Etiket: Düşünme

  • Algılarınıza Ne Kadar Güveniyorsunuz?: Bilişsel Çarpıtmalar

    Algılarınıza Ne Kadar Güveniyorsunuz?: Bilişsel Çarpıtmalar

    Algılarınıza ne kadar güveniyorsunuz?

    Karşılaşılan olayları yorumlama şekli kişiden kişiye göre değişir. Örneğin sınavdan düşük alan bir öğrenci ‘ben zaten hep başarısızım’ diyebilirken diğeri ‘bu sınav zordu’ diyebilir. Bu yorumlama farkının içinde bazı bilişsel çarpıtmalara da rastlarız. Bilişsel çarpıtma gerçekleri olduğundan farklı anlama durumudur. Bakış açımızı genişletmek ve yaşam kalitemizi arttırabilmek için atmamız gereken ilk adım bilişsel çarpıtmaları farketmektir. Peki nedir bu bilişsel çarpıtmalar?

    Zihin Okuma: Kimsenin aklından okumamız mümkün değildir fakat sıkça insanların aklından geçen şeyler hakkında varsayımlarda bulunuruz. Örneğin, sohbet ettiğimiz kişi bir önceki gece iyi uyuyamadığı için esnerse ve biz bunu ‘benden çok sıkıldı, onun uykusunu getirdim’ diye yorumlarsak zihin okumuş oluruz.

    Ya hep ya hiç tarzı düşünme: Hayatı siyah ya da beyaz olarak görmek, grilere yer vermemek çok yorucu olabilir. Hayat aslında grilerden ibarettir, sadece iyi ya da sadece kötüye rastlanmaz. Örneğin, yazdığım yazı en güzeli olmayacak, o halde hiç yazmayayım. Hep ya da hiç tarzı düşünme bizi yorucu bir mükemmeliyetçiliğe sürükler.

    Olumluyu Yok Sayma (Büyütme-Küçültme): Başarılarımızı küçümserken başarısızlıklarımızı büyütmeye meyilli olabiliriz. Örneğin bir öğrencinin yüksek not aldığı sınav için ‘kolaydı’ diyerek başarısını küçümsemesi.

    Keyfi Çıkarsama: Kişinin elinde yeterince kanıt olmamasına rağmen bazı varsayımlarda bulunmasıdır. Örneğin, ‘kadınlar sadece zeki erkeklerden hoşlanır’, ‘pikniğe gideceğimiz gün yağmur yağdı kısmetsiziz’ demek.

    Seçici Soyutlama: Bir durumu bütün olarak değerlendirmek yerine sadece bir detaya odaklanıp o detay üzerinden yorum yapmak seçici soyutlamadır. Örneğin, herşeyin yolunda gittiği bir gün kişinin otobüsü kaçırması ve sadece otobüsü kaçırmasına odaklanarak tüm gününü ‘kötü’ olarak değerlendirmesi.

    Aşırı Genelleme: Kişinin karşılaştığı bir durumu hayatının tümüne genellemesidir. Örneğin, sevgilisi tarafından aldatılan kişinin bundan sonraki tüm ilişkilerinde aldatılacağını düşünmesi.

    Kişiselleştirme: Kişinin kendisiyle ilgisi olmayan ya da çok az ilgisi olan bir olayı kendine mal etmesidir. Örneğin, derslerinde başarılı olamayan çocuğu karşısında annenin kendini suçlu hissetmesi ve başarısız bir anne olduğunu düşünmesi.

    Felaketleştirme: Bir durumun sonucunun gerçekte olandan veya olacaktan daha kötü olarak hayal edilmesi. Örneğin iş görüşmesine giden bir gencin görüşmenin sonucu olumusuz olursa başka bir yerde işe giremeyeceğini düşünmesi ve ‘işe giremezsem hayatım biter’ demesi.

    -meli, -malı ifadeleri: ‘Bu böyle olmalıdır’ şeklinde inanışlarımız olabilir ve bu inanışlar doğrultusunda yaşamak kolay değildir çünkü hayat her zaman bu kurallarımıza uymayabilir. Bu kurallara uyulmadığında ise kişi kendini huzursuz hisseder ve hatta bunu bir felaket olarak görür. Örneğin, ‘her zaman en iyisi olmalıyım’, ‘herkes tarafından sevilmeliyim’,  ‘zayıf yanlarımı kimseye göstermemeliyim’.

    Hayat kalitenizi iyileştirmek için..

    Genelde bu bilişsel hataların birkaçı bir arada görülür. İlk adım olarak bunların hangilerini yoğun olarak kullandığınızı farkettikten sonra bu işlevsiz düşüncelerin yerine işlevsel olanları koymanız için profesyonel destek almanız yerinde olacaktır.

  • Aşırı Düşünme Alışkanlığı

    Aşırı Düşünme Alışkanlığı

    Yüzeysel olarak bakıldığında, aşırı düşünme kulağa çok kötü gelmiyor değil mi ?

    Ancak aşırı düşünmek problemlere sebep olabilir.

    Bir konuyu fazla düşündüğünüzde, yargılarınız puslu bir hal alır ve stresiniz artar. Negatif tarafına daha fazla yoğunlaşırsınız. Bu durumda da harekete geçmek zorlaşır. Burada aşırı düşünceden kaçınmanın 10 yolunu paylaşacağım :

    1. Farkında olmak değişimin başlangıcıdır: Aşırı düşünme alışkanlığının farkına varmadan önce ne zaman başladığınızı bilmeniz gereklidir. Kendinizi ne zaman şüphe içinde ya da stresli ve endişeli hissederseniz, geri adım atın ve duruma nasıl cevap verdiğinize bakın. Bu farkındalık anı değişme isteğinizin başlangıcı olacaktır.
    2. Bir şeylerin yanlış yöne gideceğini değil de doğru yöne nasıl gideceğini düşünün: Bir çok durumda, fazla düşünme tek bir duygunun sebebidir : korku. Bu tamamen olumsuz düşünmeye yöneldiğinizde olur. Kafanızda olumlu düşünceleri canlandırın.
    3. Kendinizi mutluluğa yönlendirin: Bu aşamada kendinizi mutluluğa, olumlu düşüncelere yönlendirmek iyi gelecektir. Dans etmek, meditasyon yapmak, resim yapmak vb. Bir şeylerle meşgul olmak sizi daha mutlu hale getirecektir.
    4. Düşüncelerinizi bir bakış açısı içine koyun: Aklımızdaki düşünceleri olduğunda fazla büyütmek ve abartmak kolaydır. Bir de bakmışsınız bu düşünceler önüne geçemeyeceğiniz birer dağ olmuş. Kendinize bu büyüttüğünüz düşüncelerin önünüzdeki 5 yıl içinde önemli olup olmayacağını sorun.
    5. Mükemmeli aramayı bırakın: Mükemmeli arıyorsanız eğer aramayı şimdi bırakın. Hırslı olmak güzel bir duygu fakat mükemmeliyetçilik gerçek dışıdır. Bir şeyin mükemmel olması gerektiği aklınıza geldiğinde şunu hatırlayın : ‘ Mükemmeli beklemek ilerleme kaydetmek kadar akıllı bir yol değildir. ‘
    6. Korkularınızla baş edin: Geçmişte yaptığınız hataların gelecekte de aynı sonuçları getireceğini aklınızdan çıkartın. Her yeni şansın yeni bir başlangıç olacağını hatırlatın kendinize.
    7. Çalışmalarınıza zaman koyun: Kendinize sınır koyun. Eğer bir şeyler hakkında çok düşünmek istiyorsanız buna bir limit koyun. Bu düşünme 5 dakikalık bir zaman dilimiyse geriye kalan 10 dakikalık dilimde sizi endişelendiren şeyleri bir kağıda yazın. Kağıdı yırtın ya da eğlenceli bir şeyler yapın.
    8. Geleceği tahmin edemeyeceğinizi fark edin: Kimse geleceği göremez ve tahmin edemez. Eğer şuandaki zamanınızı geleceğinize kaygılanmak için harcıyorsanız zamanınızdan çalıyorsunuz. Geleceğe odaklanmak hiç faydalı bir şey değil. Şuana odaklanmanız daha mantıklı olacaktır.
    9. İyi olduğunuz taraflarınıza odaklanın: Bazen en iyi yaptığınız şeyi tekrarlamak olumsuz olan ya da başarısız olduğunuz şeylere odaklanmaktan iyidir. Hangi yönünüz kuvvetliyse o alanda ilerleyin.
    10. Minnettar olun/ Şükredin: Her sabah sahip olduğunuz şeylerin listesini yapın. Sahip olmadığınız şeyleri düşünmeyin. Negatif düşünceler negatifliği getirir.

    Bunların dışında negatif düşünceler aklınıza geldiğinde bir yere not alın ama saklamayın kesinlikle. Geceleri bu tarz düşünceleri daha çok aklımıza getiririz. Konu konuyu açar (:

    ‘Fazla düşünmek bir hastalıktır’ Dostoyevski