Etiket: Dondurma

  • Yumurta Dondurma

    Yumurta Dondurma

    DOĞURGANLIK ŞANSINIZI KORUYUN

    Toplumların sosyoekonomik olarak gelişmesiyle, kadının da toplum hayatındaki yeri

    değişiyor. Bu değişimleri, kadınların eğitim düzeyinin artması, iş hayatında beklentilerinin

    yükselmesi, kariyer planlarının ve beklentilerinin artması şeklinde sıralayabiliriz. Bunların

    sonucu olarak da evlilik ve çocuk sahibi olma yaşı maalesef yükseliyor. Kadınlar söz konusu

    beklentilerini gerçekleştirmek için ya evliliklerini ya da çocuk doğurma planlarını erteliyorlar.

    Yaş Neden Önemli

    Yeni doğan bir kız bebek her iki yumurtalığında yaklaşık 400-500 bin adet yumurta

    öncüsü hücre taşır. Adet görmeyle birlikte her ay bu hücrelerin bir tanesi olgunlaşır ve

    döllenme şansına sahip olur, belli kısmı da yok olur. Bu nedenle yıllar ilerledikçe kadının

    yumurtalıklarındaki hücre sayısı azalır. Bu da doğurganlığın azalması demektir.

    Çevresinde 38-40 yaşlarında doğal yollardan gebe kalan kişileri gören kadınlar, 40 lı

    yaşların başında bile kolaylıkla hamile kalınabileceğini düşünüyorlar. Oysa gerçek hiç te öyle

    değil. 35 yaşlarından itibaren kadının hem yumurta hücre sayısı azalmaya hem de hücre

    kalitesi giderek bozulmaya başlar.

    Bu nedenle 30 yaşlarını geçmiş, henüz evlenmemiş veya çocuk sahibi olmamış

    kadınların yıllık muayenelerinde over rezervleri değerlendirilmeli. Özellikle ailesinde erken

    menapoz, ailevi kanser hastalıkları olanlarda bu değerlendirme çok önemlidir.

    Bu Değerlendirmeler Neyi Değiştirir?

    Son yıllarda yardımcı üreme tekniklerinde önemli gelişmeler ve yasal düzenlemelerde

    değişiklikler meydana gelmiştir.

    Yumurta dondurmada vitrifikasyon (çok hızlı dondurma) yöntemi ile yumurta

    hücrelerinin % 90-100 oranında canlı kalması sağlanmakta ve her bir hücreden yaklaşık %7

    oranında gebelik elde edilebilmektedir. Yani bir kadının belli sayıda sağlıklı yumurta

    hücresinin dondurulması, ona gelecekteki doğurganlığıyla ilgili önemli avantajlar

    sağlayacaktır. Kadının bu hücrelerinden, 40 lı yaşlarında bile hamile kalma şansı vardır.

    Ülkemizde 2014 yılına kadar,

    a) Kemoterapi ve radyoterapi gibi yumurta hücrelerine zarar veren tedaviler

    öncesinde,

    b) Üreme fonksiyonlarının kaybedilmesine yol açacak olan ameliyatlar

    (yumurtalıkların alınması gibi operasyonlar) öncesinde,

    yumurta dondurulmasına izin veriliyordu.

    2014 Eylül ayında değişen yönetmelikle;

    c) Düşük over rezervi olup henüz doğurmamış veya aile öyküsünde

    erken menopoz hikayesinin, üç uzman tabipten oluşan sağlık kurulu raporu ile

    belgelendirilmesi durumunda, yumurta dondurulmasına izin verilmeye

    başlanmıştır.

    Yumurta Dondurma İşlemi Kimlere Uygulanır?

    1-Kanser tedavisinde uygulanan kemoterapi ve radyoterapi gibi uygulamalar kadınların

    yumurtalıklarına zarar vermektedir. Bu tedavilerden önce yumurta dondurma işlemi

    uygulanır.

    2-Yumurtalıkların alınması gereken ameliyatlar öncesinde uygulanabilir

    3- Over rezervinin azalma riski olan durumlar

    a)-Ailede erken menopoz öyküsü: Ailede kalıtsal olarak erken menopoz varsa, yani genç

    yaşlarda doğurganlık özelliğini kaybetme riski olan kadınlara bu yöntem uygulanabilir.

    Yumurtaların dondurulması sayesinde bu risk ortadan kalkacaktır.

    b)-Ailede Meme Kanseri öyküsü

    c)-Endometriozis varlığı

    d)-Bazı genetik hastalıklar: Turner Sendromu, Frajil-X sendromu, Musküler distrofi,

    BRCA-1 taşıyıcılığı

    4-Over rezervi azalmış kadınlar: Bu durum infertilitede deneyimli bir hekim tarafından

    yapılan ultrasonografik muayene ve hormon testleri ile tespit edilebilir.

    Yumurta Dondurma İşlemi

    İşlem ortalama 10-15 gün sürmektedir.

    Adetinin 2-3. günü yumurtaları uyarıcı gonadotropin iğnelerine başlayarak, mümkün

    olan en çok sayıda yumurta geliştirmeye çalışılır. Belli aralıklarla ultrasonografik muayene

    yapılır.

    Yumurtaların Toplanması (OPU): Yumurta – follikül büyüklükleri istenilen düzeye

    ulaştığında, yumurtalar vajinal ultrasonografi eşliğinde özel iğnelerle toplanır. Bu işlem

    anestezi altında yapılmakta ve yaklaşık 15-20 dakika sürmektedir. Hasta birkaç saat

    hastanede dinlendikten sonra normal yaşamına dönebilir.

    Yumurtaların Dondurulması: Toplanan yumurtaları, antifriz özellikli kimyasal

    solüsyonlarla (kriyoprotektan) işlemden geçirerek, -196 C°' de sıvı azot tanklarında uzun süre

    saklanacak şekilde dondurulur. Dondurma işlemi; vitrifikasyon (camlaştırma) dediğimiz,

    tecrübe isteyen, çok hızlı dondurma prensibine dayanan, amacı dondurma sırasında

    yumurtalara ciddi zararlar verebilecek su kristallerinin oluşmasını engellemek olan, özel bir

    teknikle yapılmaktadır. Öncelikle 5 yıllık olan dondurma süresi, hastanın talebi üzerine

    uzatılabilir.

    Gebelik istenmesi durumunda: Hastanın rahim iç zarı gebelik için hazırlanır. Yumurta

    hücreleri çözünme sonrası yaklaşık % 90-100 oranında canlı kalmaktadırlar. Canlı olarak

    çözüldüğü saptanan yumurtalara, eşlerden alınan spermlerle mikroenjeksiyon (ICSI) ile

    dölleme işlemi yapıp, gelişen embriyolar hastaya transfer edilir.

    Vitrifikasyon ile dondurulup çözülen yumurtalardan elde edilen embriyoların transferi

    ile, taze embryo transferine yakın gebelik oranları sağlanabilmektedir.

  • Dondurma ve çocuk; doğrular / yanlışlar

    Dondurma, yaz aylarının vazgeçilmez lezzetlerindendir. Büyük küçük herkesin severek yediği bir besindir. Kültür ve alışkanlıklara bağlı olarak, sadece yazın değil, 4 mevsim de tüketilen bir besindir. Dondurmanın temel maddesi süttür. Bunun içine katılan şeker, salep, diğer meyve özleri vs. ile değişik lezzetlerde dondurmalar üretilir. Temel maddesi olan süt ve süt ürünleri, çocuk ve büyükler için temel besleyici proteinleri içerir. Doğru tüketildiği taktirde, yararlı bir besindir. İçinde protein, karbonhidrat ve yağ, ayrıca yine sütte bulunan a, b vitaminleri açısından da zengindir. Bir diğer zenginliği de yine sütte bulunan zengin kalsiyumdur. Kalsiyumun çocuklarda büyüme ve gelişmede, özellikle de kemik gelişimindeki rolü ve önemi bugün çok iyi bilinmektedir. Kalsiyum sadece çocuklarda değil, her yaşta gerekli bir mineraldir. Büyümesini tamamlamış insanlarda da yaşla birlikte gelen ve osteoporoz denen kemik erimesini önlemede, oluşanın tedavisinde yeri çok önemlidir. Dondurmayı yaparken kullanılan süt ve şeker temel maddelerini, sütün diğer ürünlerinde de görebiliriz. Sütlaç, muhallebi gibi süt tatlılarında aynı maddeler bulunur. Besleyicilik açısından hemen hemen eşit değere sahiptirler. Küçük bir çocuğun günde 2 su bardağı süt içmesi gerektiğini düşünürsek, bir kase dondurma ile bunun yarısına yakın bir kısmı karşılanabilir. Dolayısı ile günlük kalsiyum ihtiyacının da bir kısmı dondurmadan karşılanabilir. Dondurmalar hazırlanırken, değişik lezzetler elde etmek için içine çeşitli aromalar, renk ve koku katkı maddeleri katılmaktadır. Bunlar, sağlık bakanlığının ve ilgili sağlık kuruluşlarının zararsız olarak belirlediği miktar ve türdeki katkılar olduğunda, sağlık açısından zararlı değildir. Bu katkılar, tamamen lezzete yönelik, çocuğun dondurma yemesini etkileyen katkılardır. Beslenmeye ek getirmezler. Ancak bazı dondurmalara, aynı sütlerde ve mamalarda olduğu gibi çeşitli vitamin ve mineral katkıları yapılmaktadır; işte bu tür katkılar, o dondurmanın besleyici özelliğini artırır.

    Dondurma, büyük-küçük genelde herkes tarafından sevilen bir gıdadır. Ancak küçük çocuklarda, özellikle iştahsız çocuklarda aç karına yenilen tatlı bir besin, çocuğun var olan iştahını da kapatmaya neden olur. Bu nedenle dengeli beslenme için mümkünse öncelikle yemesi gereken yemeği yedirilip, dondurma daha sonra tatlı olarak verilmelidir. Ek besinlerin ve direkt şekerli gıdaların verilebildiği 1 yaş civarında dondurma da verilebilir. Beslenme dengesini bozup, içindeki şekerden dolayı aşırı kalori yüklemesine yol açmaması için, çocuklara günde 1 külah veya 1 porsiyondan fazla vermek doğru değildir. Ayrıca hızlı hızlı yenen dondurma, boğazın soğuması, kurulu mikrobik dengenin bozularak fırsatçı bakterilerin ortama egemen olma riski taşır. Bu nedenle çocuk dondurmayı yavaş yavaş yemeli, arada isterse su da verilmelidir. Dondurmanın kendisi boğaz ağrısı veya boğaz enfeksiyonu yapmaz. Ayrıca temiz ve uygun maddelerle hazırlanmış dondurma, çocuklarda hastalık oluşturmaz. Dikkat edilmesi gereken bazı özellikler vardır. Sıcak ortamlarda, tatil yörelerinde zaman zaman yaşanan elektrik kesintileri sırasında buzdolabının ısısı düşer ve dondurma kısmen de olsa erirse, o zaman tüm süt ve süt ürünlerinde olduğu gibi dondurmada da kolayca mikrop ürer. Başta ishal olmak üzere çeşitli hastalıklara yol açabilir. Hazır dondurmaların eriyip geri dondurulmuş olmamasına bu yüzden dikkat etmek gerekir. Şüpheli olanları almamak gerekir. Fabrika üretimi olmayan dondurmaların da mutlaka hijyenik ortamlarda üretilip muhafaza edilip satılıyor olmasına dikkat edilmeli, güven vermeyen açıkta satılan dondurma tüketilmemelidir.

    Dondurmada, besin zehirlenmesi yapan mikroplar da çok çabuk ürer. Aynı kaptaki dondurmanın sadece belli bir bölgesinde mikrop olup, o kısım kime gelirse onun hastalanması söz konusudur. Yani aynı dondurmadan yiyen birden fazla kişinin sadece 1 tanesi zehirlenebilir; bu o dondurmayı aklamaz. Hijyen kuralları çok önemlidir. Hijyeni etkileyen önemli bir sorun da süredir. Dondurma üretilirken, pakete son kullanma tarihi yazılır. Buna çok dikkat edip, süresi geçmiş dondurma yenmemelidir. Pastanelerde ise taze olduğundan emin olunmayan dondurma yenmemelidir. Bekleme süresi uzadıkça, içinde mikrop bulunup hasta yapma riski artar. Bir diğer sorun da dondurmanın ana maddesi olan süt’e alerjisi olan çocuklardır. Alerjinin şiddetine göre bireysel karar verilmesi doğrudur. Prensip olarak süt alerjisi olan çocuklar dondurma da yiyemez. Süt alerjisi olmayıp dondurmaya koyulan boya ve katkı maddelerine karşı da alerji olabilir. Bu durumda da katkısız, sade olan dondurmalar tercih edilmelidir. Ancak her durumda, miktar önemlidir. Beslenme dengesinin şekerli gıdalar lehine dönmesi, şu anda ve ilerde obesite problemini kolaylaştırır. Çünkü dondurma, çocuklar tarafından genellikle çok sevilir. Engel olunmazsa aşırı tüketilebilir. Yine de pek çok aşırı şerbetli, riski daha fazla olan hamur tatlılarındansa dondurma hem daha yararlı hem de riski daha az olan bir besindir. Çocuklara tatlı olarak verilmesi önerilebilir.