Etiket: Doku

  • Fraksiyonel  lazer

    Fraksiyonel lazer

    Akne izleri hem fiziksel hem de ruhsal açıdan hastaları çözüm arayışına iten rahatsızlıklardır. Er:YAG lazer ile deri yenileme, akne sikatrislerinin tedavisinde etkili ve güvenli bir tedavi şeklidir.Lazer ile deri soyma yöntemi son yıllarda kırışıklığı, fotoyaşlanması ve akne sikatrisi olan hastalar için popüler bir tedavi yöntemi olmaya başlamıştır. Bu yöntem sayesinde deri buharlaşma yoluyla tabaka tabaka soyulur. Ayrıca dokunun ısınması da kollagenin büzülmesine ve böylece kırışıklıkların ve akne izlerinin azalmasına neden olur. Deri soyma işlemi deri eklerini (sebase bezler, kıl folikülleri ve ter bezi kanalları) koruyarak yapılan epidermisin ve üst dermisin soyulması işlemidir. Bu işlem derinin rejenerasyonuna izin verir ve ayrıca kollagen üretimini artırır.

    Fraksiyonel Lazer

    Fraksiyonel lazerde yüksek enerji fraksiyone edilerek, yani bölünerek mikroskobik sütunlar şeklinde cilt altına iletilmekte ve bu bölgede oluşturduğu ısı nedeniyle doğal yara iyileşmesi hızlanmaktadır.Kollagen, elastin ve hyaluronik asit sentezi tetiklenmekte yeni ve sağlıklı doku oluşmaktadır. Doku onarılırken cilt gerginleşip sıkılaşmakta, daha genç ve canlı bir görünüm elde edilmektedir.

    Fraksiyonel Lazerin Diğer Lazer Sistemlerinden Farkı Nedir?

    Bu sistemde iyileşme ve sosyal hayata dönüş daha çabuk olmaktadır.Özellikle günümüzde zaman sıkıntısı göz önüne alındığında bize büyük avantaj sağlamaktadır.

    Fraksiyonel Erbium-Yag Lazer (Merkezimizde Alman Asclepion Firmasının MCL 30 Dermablate modeli kullanılmaktadır)

    Erbium-Yag lazer güvenli, kontrol edilebilir doku ablasyonu sağlayan bir lazerdir. Bu lazerin dalga boyu CO2 lazer ışınına göre 13 kat hızlı apsorbe edilebilir. Bu da dokudaki suyun çok hızlı buharlaşmasını sağladığı için hasar ciltte devamlı kalmamakta ve nonspesifik ısı hasarı oluşturmamaktadır. Deri üst tabakasının kontrollü bir şekilde soyulmasını ve yaşlanmış, hasarlanmış deri yüzeyinin yeni ve pürüzsüz olmasını sağlar.

    Uygulama anestezi gerektirmeyen bir işlemdir. Sonrasında uygulama bölgesinde kızarıklık ve hassasiyet olur. Hassasiyet aynı gün geçer, kızarıklık ise 24-48 saatte geçer. 48 saat sonunda ince kabuklanmalar oluşur. Kabuklanma da yaklaşık 4-5 günde geçer. Probleme göre 3-6 seans 4-5 hafta aralarla yapılır.

    Fraksiyonel Erbium-Yag Lazer Nerelerde Kullanılır?

    Tüm yüz kırışıklıklarında kullanılır. Özellikle dudak ve göz etrafındaki kırışıklıklarda en iyi tedavi şekillerinden biri olarak bilinir.

    Sivilce izlerinin azaltılmasında ,

    Karın çatlaklıklarının tedavisinde,

    El gençleştirmede,

    Yüz ve vücuttaki iyi huylu tüm lezyonların ve iyi huylu benlerin alınmasında güvenle kullanılır

  • Ftc terapi

    Son yıllarda popüler olan, iple asma yöntemidir.

    Uygulaması son derece kolaydır. Uygulama sonrası ödem ve morluk olmaması nedeniyle vakanın işten izin alması gerekmez. Sosyal hayatına hemen devam eder. Muayenehane şartlarında lokal anestezi ile yapılabilir. Hastane ortamı gerektirmez. Cilde uygulandığında ameliyatla gerilmiş gibi bir görünüm vermemesi büyük avantajdır. Böylece çevredeki meraklı gözlerden saklanma olanağı tanır. Uygulama yapıldığı anda, sonuç görülebilir. Uygulama sırasında hastanın da elinde ayna ile işlemi takip edebilmesi ve fikir verebilmesi, koopere olması açısından fayda sağlar. Aynı anda birçok estetik işlemle birlikte yapılabilmesi, bu yöntemin giderek yaygınlaşmasını sağlamaktadır. FTC yönteminde, cildin asılacak ve kırışıklıkların giderileceği yerlerine özel PDO iplikler yerleştirilir. İplik gerilince deriyi çeker ve istendiği kadar gerer. Hastanın 1-2 gün kadar yemek yerken, konuşurken, mimik yaparken dikkatli olması uygulamanın
    kalıcı sonucunu olumlu etkiler.

    İplikle Ameliyatsız Cilt Germe Yöntemi

    Güvenli absorbsiyon sağlayan PDO

    Minimal invaziv yöntem

    Yüz, boyun ve vücutta belirgin kontur etkisi

    Kolay uygulama (~30 dk)

    Uzun süreli başarılı sonuç (~ 2yıl)

    Doğu ve Batı Tıbbının Estetikte Buluşması

    FTC terapisi, doğu ve batı tıbbından ilham alınarak geliştirilmiştir. Özetle; doğu tıbbının yüzlerce yıllık başarılı tecrübesi ile batı tıbbının geleneksel cilt kaldırma felsefesinin birleştirilmiş halidir.

    FTC terapisi; yüz, boyun ve diğer vücut bölgelerine uygulanır. Biyolojik olarak absorbe edilebilen antimikrobiyal flamentlerle cilt rejuvenasyonuna yardımcı olur. Bununla birlikte, minimal invaziv kozmetik bir prosedür olan FTC terapisi, cilt rejuvenasyonunun yanında, lifting etkilere de sahiptir.

    FTC, abzorbe olabilen antimikrobiyal flamentlerin, iğne yardımıyla cilt altına ya da SMAS bölgesine yerleştirilmesi yöntemidir. Boyutları 26 G ile 30 G arasında değişmektedir.

    Bu iğnelerin ucunda biyoljik olarak absorbe edilebilen antimikrobiyal flamentler bulunur. Bu flamentlerin çapları 0,05 mm’den 0,15 mm’ye kadar değişir. 3 cm’den 24 cm’ye kadar değişen farklı uzunluktadır. Birçok farklı çap ve uzunluk alternatifi sunması sayesinde yüz, boyun ve vücudun farklı bölgelerinde kolayca çalışabilmeyi mümkün kılar.

    Uygulama sırasında düzinelerce iğne ve bu iğnelerin uçlarında bulunan flamentler, cildin derin tabakalarına penetre olur. Böylece, ciltte açılan mikro kanallar sayesinde tetiklenen yara iyileşmesinin yanında, doğal yenilenme süreci ve doku elastikiyetinin artırılması süreci başlar. Sonuç olarak, cildin rejuvenasyonu ve mekanik yara iyileşme
    süreci aktifleşir.

    Yakın zamanda ortaya çıkan yeni tip flamentler, sarkık dokuya mekanik olarak daha büyük bir lifting etkisi sağlamaktadır. Bu flamentler, standart PDO ipliklerinden daha güçlü bir lifting etkisine sahiptir. Ayrıca, yarattığı daha yüksek seviyede sağladığı kronik enflamatuar reaksiyon sayesinde, yara iyileşmesi sürecindeki fibroblastların
    (daha elastik olan) myofibroblastlara dönüşmesinde artırıcı rol oynar. Güvenli ve biyouyumlu bir ürün olan PDO iplikler, 6 ay içerisinde deri tarafından absorbe edilebilir.

    FTC’NİN DOKUDAKİ ETKİLERİ

    Kontrollü yara oluşumu

    Yara iyileşmesinin tetiklenmesi

    İğnenin sağladığı mekanik stimülasyon

    PDO’nun dokuya verdiği yapısal destek

    PDO’nun sağladığı yabancı madde tepkisi

    Cilt rejuvenasyonu

    FTC’NİN KULLANIM ALANLARI

    Nasolabiel fold

    Çene çizgisi (jaw line)

    Kaş kaldırma

    Gözaltı torbaları

    Çene altı

    Kazayakları

    İndian fold

    Alın ve boyundaki derin kırışıklıklar

    FTC terapisinin lipolitik enjeksiyona ve makine etkisine yardımcı ve konturuyla doku biçimini koruma amaçlarıyla iplikleri fiziksel destek olarak kullanmanın etkili ve yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Dokuyu yeniden modellediğinden, vücut stretchmarkları ve sarkmış dokuları sıkılaştırıcı etkisi vardır

    Uygulamanın Avantajları

    Kısa sürede uygulanır

    Konforlu ve zararsızdır

    Kolajen üretimini tetikler

    İnce kırışıklıkları giderir

    Kolay ve güvenlidir

    Lokal anestezi altında uygulanır

    Gerektiğinde uygulama tekrarlanabilir

    Tedavi sonrasında hemen makyaj uygulaması mümkündür

    Hiçbir yan etkisi yoktur

  • Awt (akustik dalga tedavisi)

    Awt (akustik dalga tedavisi)

    Selülit uzun zamandır birkaç tedavi yöntemi olmasına rağmen bütünüyle kaybolmayan bir sorundur. Fakat çok yeni bir sistem olan (AWT) Akustik Dalga Tedavi yöntemi selülit tedavisinde dünyada kanıtlanan başarıları ile selülit yok etme yolları arasında en gözde uygulama olmuştur. Kimyasal nitelikli herhangi bir madde kullanmayarak, lazer, vakum yada farklı bir tekniğe gerek kalmadan güçlü ses dalgalarının verdiği şoklar ile alt dermis içerisinde bulunan çukurlara etki eder. Selülit tedavisi yapan AWT bu sayede üretilen ses dalgaları deri ve yağlardan geçerek selülite neden olan tüm etkenleri düzeltir.

    Akustik Dalga Terapisi 6-10 cm derinliklere kadar güçlü mekanik enerji dalgaları ile tam kat doku kontrolü sağlar. Sorunlu doku içinde şok dalgaların mekanik gücünden yararlanılarak metabolik ve iyileştirici özellikleri açığa çıkarır.

    Dünyada ilk uygulama ABD’li şarkıcı Madonna ile yapılan Akustik Dalga Terapisi, selülit tedavisindeki etkili ve başarılı sonuçlar üzerine kongreler düzenlenerek bilimsel olarak kabul görmüştür.

    Vücut Selülit Neden Yapar?

    Derideki gevşeklik,

    Yüzeyde bulunan yağ dokusundaki aşırı şişkinlik,

    Yağ dokusu ile deri arasındaki bağlarda aşırı gerginlik,

    Sertleşen bağ dokularında yavaşlayan kan ve lenf akımından kaynaklı aşırı sıvı birikimi,

    Selülit tedavi edilmediği takdirde yukarıdaki etkenler birbirini etkileyerek sorunun daha da ilerlemesine neden olmakatdır.

    Akustik Dalga Terapisi Şok Dalgalar Sonucu Nedir?

    Selülitin bulunduğu bölgenin elastikiyeti artar ve sıkılaşır,

    Fibroz bantlar; çözülerek cildi bırakır ve selülit giderilir,

    Yağ hücrelerinde hücre zarı geçirgenliği arttığı gibi Bu sayede hücre içi yağlar serbestleşir ve yağ dokuda hacim azaltılır,

    Kan ve lenfatik dolaşım güçlenerek düzenlenir,

    Kaslarda biyomekanik uyarı ile kas kondüsyonu artar,

    Metabolizma hızını artırarak kilo vermeye yardımcı olur.

    Akustik Dalga Terapisi Kimlere Uygulanamaz?

    Ciddi karaciğer ve börek yetersizliği olanlar,

    Hamillik ve emzirme durumu olanlarda,

    Bacakta flebit ve derin ven trombozu var ise,

    Tedavi edilecek alanda iltihap durumların var ise,

    Bacaklarda varis sorunu için cerrahi operasyon yapılmışsa,

    Ciddi kalp damar hastalıkları olanlar,

    Tedavi edilmemiş kanama bozukluğu olanlar yada kan sulandırıcı ilaç almak zorunda olanlar,

    İleri düzey şeker hastalığı olanlarda.

    Akustik Dalga Tedavisinde Nelere Dikkat Edilmeli?

    Tedavi günü 4 litre ara günler 3 litre su içilecek,

    Her gün 20 dakika yürüyüş yapılacak,

    Kan sulandırıcı ilaçlar kullanılmayacak.

    Akustik Dalga Terapisi Uygulaması

    Akustik Dalga Terapi AWT güvenli, acısız, ağrısız ve konforlu bir tedavi yöntemidir. Uygulama yapılacak olan selülitli bölgede anlık yoğun bir basınç ve titreşim hissedilmektedir. Uygulama yaklaşık olarak 15-45 dk. sürmektedir. Öğle arası uygulanabilen bu tedavi ile günlük hayatınız etkilenmez. Deri sıkılaşması ve yağ doku kayıplar ile diyete gerek kalmadan bölgede %5-12 arasında incelme görülebilmektedir. Dokuların kendini yenileme sürecine bağlı 1-2 ay içersinde kendini göstermeye başlar.

  • Ameliyatsız yüz germe!!

    Yaz mevsimi, güneş ışınlarının cildimize en çok temas ettiği mevsimdir. Güneş ışınlarının D vitamini sentezi gibi faydalı etkilerinin olmasının yanında, yaşlanma sürecini hızlandırdığı artık bilinen bir gerçektir. Bu nedenle yaz sonrasında güneş ışınlarının etkisiyle bağ dokumuzda oluşan elastikiyet kaybının tedavisine erkenden başlarsak, sonbahara daha sağlıklı girebiliriz.

    Günümüzde ameliyat olmadan yapılan gençleşme işlemlerine talep oldukça artmıştır. Bunun sebepleri arasında ameliyat sürecinin zahmetli olması, anestezi zorunluluğu olması, ameliyat sonrasında sosyal hayata dönmenin zaman alması sayılabilir. Artık teknolojinin de gelişmesi ile ameliyata gerek olmadan yapılan gençleşme işlemleri de çok çeşitlenmiştir. Bu konuda yapılabilecek işlemler, kişinin dokusunun özelliğine, kişinin cilt tipine göre seçilebilmektedir.

    Özellikle yazın yoğun güneş ışınlarına maruziyet sonrasında, genetik faktörlerin etkisiyle, sigara kullanımı ve sağlıksız beslenmeyle, çeşitli serbest radikal hasarları ile bağ dokumuzu oluşturan kollajen lifler ve elastik lifler güçsüzleşerek gevşerler. Bu etkiler cildimize özellikle yanaklarda, göz kapaklarında, burun kenarından dudağa doğru uzanan hatta ve boyun bölgesinde sarkma olarak yansır. Bu görüntü kişiyi olduğu yaştan daha yaşlı gösterir. Özellikle sarkma başlangıç evresinde yakalanır ve doğru tedaviler uygulanırsa; sarkmalar ilerlemeden önüne geçilir. Bu nedenle özellikle yaz mevsimi sonrasında, bağ dokusunun toparlanmasıyla yapılan yüz germe işlemi oldukça faydalı olan bir tedavi yöntemidir.

    Ameliyatsız yüz germe işlemleri arasında en sık kullandığımız yöntemlerin başında radyofrekans tedavileri gelmektedir. Radyofrekans tedavilerinin birçok çeşidi bulunmaktadır. Radyofrekans enerjisi cilde verildiğinde ısıya dönüşür. Isı, kollajen bantlar arasında oluşan ve kollajen bantların gevşemesine neden olan bağların kırılmasını sağlar. Ayrıca yeni kollajen ve elastik doku sentezini uyarır. Bu sayede bağ dokusunda sıkılaşma, gevşeyen cilt dokusunda toparlanma oluşur.

    Önceki yıllarda radyofrekans enerjisi yüksek dozlarda uygulanarak sıkılaşma sağlanmaktaydı. Bu şekilde etki artmaktayken, enerjinin yüksek olmasından dolayı işlem ağrılı olmaktaydı. Son yıllarda radyofrekans enerjisi daha düşük dozlarda tutularak, beraberinde kombinasyon tedavileri ile etkisi arttırılmaktadır. Bu sayede radyofrekans tedavisi ağrılı olmayıp, etkisi kombinasyon tedavisi sayesinde daha gözle görülür hale gelmektedir. Son yıllarda en sık tercih edilen kombinasyon tedavi seçeneği radyofrekans ve ultrason enerji kombinasyonu olmuştur. Bu sayede radyofrekans cilt altında ısıya dönüşerek etkili olurken; ultrason ses dalgalarının oluşturduğu mekanik etki ile bağ dokusunda etkili olmaktadır. Günümüzde sıkça uygulanan ve saten yüz germe adı da verilen radyofrekans ve ultrason kombinasyon tedavisi, ameliyatsız yüz germe işlemleri arasında en etkili yöntemlerden biridir.

    Ameliyatsız yüz germe işleminin avantajlar:

    Anesteziye gerek olmaması

    İşlem sonrasında herhangi bir dinlenme veya işten izin alma gibi bir sürecin gerekmemesi

    Sosyal hayata hemen devam edilebiliyor olması

    Ağrısız olması

    Etkinin kalıcılık süresinin yüksek olması

    Uygulama sonrası herhangi bir komplikasyonun olmaması

    Uygulamanın çok kolay olması olarak sayılabilir.

    Ameliyatsız yüz germe işlemleri hayat kalitesini bozmadan etkili olduğu için en çok tercih edilen yöntemler arasına girmiştir. Özellikle sosyal hayattan kopmadan, yaz mevsiminin ve güneşin yüzde oluşturduğu yaşlanma bulgularından bir an önce kurtulabilmek için ameliyatsız yüz germe tedavisi seçilmesi gereken tedavi yöntemidir.

  • Üzüm Gebeliği-Mol Gebelik

    Üzüm Gebeliği-Mol Gebelik

    Molar Gebelik nedir?

    Molar gebelik plasenta dediğimiz bebeğin anne rahmine yapışan eşinde görülen bir anormalliktir.Bu hastalıkta bebeğin anneye yapışan villi denilen parmaksı çıkıntılarında şişme,ödem,su toplama meydana gelir .Parmaksı çıkıntılarda su kesecikleri oluşur ve görünümleri üzüm salkımını andırır.

    Görülme sıklığı nedir?

    Molar gebeliğin görülme sıklığı 1000’de 1 olmakla birlikte daha önce molar gebelik geçiren gebelerde görülme riski 10 kat artar.

    Kaç türü vardır?

    Molar gebeliğin iki türü vardır.

    1)Komplet(Tam) ve ya Klasik mol:Bu durumda gebede yalnız bebeğin eşinde(plasenta) bulunan anormal dokulardan bulunur.Rahimde bebeğe ait hiçbir doku yoktur.Molar gebeliğin en sık görülen türüdür.Komplet mol de 46XX yani kız kromozom görülür fakat bu iki cinsiyet belirleyen kromozomda anormal olarak babadan geçmedir.

    2)Parsiyel(Kısmi) mol:Gebede anormal plasenta gelişimi ile birlikte bebeğe ait dokularda bulunur.Parsiyel mol de genellikle polipoid kromozomal anormallikler baskındır ve çoğunlukla Triploidi görülür.Başka değişle normal bir yumurta hücresi iki spermle döllenir.Gebede bebek gelişmiş olsa da bebekteki genetik kusur nedeniyle yaşama şansı yoktur.

    En çok kimlerde görülür?

    1)İleri yaşlardaki anne adaylarında özellikle 40 yaş üstü

    2)Genç yaştaki anne adaylarında özellikle 20 yaş altı

    3)Sosyoekonomik seviyesi düşük gebelerde

    4)Kötü beslenen kadınlarda

    5)Uzakdoğulu ve Meksikalı kadınlarda

    Belirtileri nelerdir?

    1)Vajinal Kanama

    2)Hiperemesis Gravidarum dediğimiz gebelikte görülen aşırı bulantı ve kusmadır.Genellikle tedaviye dirençli bir seyir izler.

    3)Gebelik Hipertansiyonu özellikle gebeliğin ilk aylarında görülür.Genelde yirminci gebelik haftası sonrası gözlenir.

    3)Hipertiroidi belirtileri görülür.Bunlar sıcak deri,taşikardi yani çarpıntı,tiroid bezinde büyüme olarak sayabiliriz.

    4)Trofoblastik embolizasyon yani bu anormal dokuların anne kanına girerek solunum sistemine etki ederek oluşturdukları öksürük,nefes darlığı ,deride soluklaşma ve morarma gibi belirtiler.

    5)Vajenden üzüm tanesine benzer keseciklerin gelmesi.

    6)Yaygın damariçi kan pıhtılaşmaları

    Bulgular nelerdir?

    1)Gebelerin yarısından fazlasında rahim beklenen gebelik haftasından büyüktür. Bunun nedeni anormal dokunun daha hızlı çoğalması ve rahim içinede oluşan kanamalardır.

    2) Vajinal gebelik muaynesinde rahim ayrıca çok yumşaktır.

    3)Yumurtalıklarda çift taraflı 8cm ve daha büyük Teka Lütein kistlerinin görülmesi.

    Tanı nasıl konur?

    Hastanın şikayetlerinin dinlenmesi ve muaynesi sonrasında veriler değerlendirilir. Hasta ultrasonografik incelemeye tabi tutulur.Ultrasonda rahimiçinde çoklu ekoların oluşturduğu tipik kar fırtınası görünümü gözlenir.Ayrıca kanda gebelik haftasına göre aşırı artmış Beta HCG tanıyı destekler.

    Tedavi nasıl yapılır?

    Tanı kesinleştikten sonra hastalıkla ilgili komplikasyonlar gelişmeden rahim içindeki hastalıklı materyal boşaltılmalıdır.Rahim içindeki materyal boşaltılmadan hastaya kan sayımı ve biyokimyasal tahlililer yapılır.Rahim çok yumuşak olduğundan tahliye öncesi 1000ml sıvı içinde 10-20 ünite oxytocin verilerek rahmin tonusu artırılır.Hasta küretaja genel anestezi altıda hazırlanır.Önce Suction(vakum) Küretaj yapılarak rahim içindeki materyal hemen hemen tümüyle boşaltılarak patolojik tahlil için ayrı bir kaba konur.Sonra kalan materyali toplamak ve rahmi tamamıyla boşaltmak için dikkatli olarak Sharp yani keskin küretle küretaj yapılarak bu materyalde patoljik tahlil için ayrı kaba konur.Kanama kontrolü sonrası küretaja son verilir.

    Tedavi sonrası takip nasıl yapılır?

    1)Göğüs filmi küretaj öncesi mutlaka çekilir.Takiptede küretaj sonrası 4 ve 8 ‘inci haftalarda tekrarlanır.

    2)Beta-HCG üç hafta üst üste negatif değer elde edilene kadar devam ettirilir.Sonra altı ay boyunca her ay,kalan altı aydada iki ayda bir toplam bir yıl tahlil tekrar edilir.Genellikle küretajdan ondört hafta sonra değerler normal değerine iner.Bu süre zarfında doğum kontrol hapıyla gebelik önlenir.Hastalık takibinde takip seyri böyle devam etmiyor,tedaviye direnç veya beta-hcg’de yükselme oluyorsa hastalığın kanser formu gelişip gelişmediği değerlendirilmelidir. Komplet(Tam) mol gelişen hastaların %20’de kanser formu gelişir.

  • Rahim Ağzı Yarası-Servikal Erozyon

    Rahim Ağzı Yarası-Servikal Erozyon

    Rahim Ağzı Yarası-Servikal Erozyon nedir?

    Rahim ağzını kaplayan normal dokunun çeşitli patolojik etkiler sonrasında bozulmasıdır.Rahim ağzı normal dokusunu kaybettiğinden dolayı genellikle kırmızı,düzensiz ve çevre dokudan belirgin olarak farklı görülür.Bazen bu alanın üstü koyu enfekte akıntı ile bulaşık,bazende iltihaba bağlı hassaslaşan dokuda kanama odaklarıda görülebilir.

    Rahim Ağzı Yarasının belirtileri nelerdir?

    Rahim ağzı çevresindeki dokuların tahrip olmasından dolayı bu alan mikroplar tarafından kolayca istila edilerek enfekte olabilir.Dökülen doku bölgesinden koyu kıvamlı,sümüksü bir akıntı başlar.Enfekte olduktan sonra akıntının rengi koyu gri renkten yeşile kadar çeşitli renklerde olabilir.İltihaba neden olan mikroba bağlı olarakta çeşitli kötü kokularada neden olur.

    Rahim ağzı dokunun bozulmasından dolayı çok hassaslaşmıştır.Hafif dokunuşlarla beraber hemen kanar.İlişki sırasında derin penetrasyonda penis rahim ağzına dokunduğunda kanamalar görülür.Yani cinsel ilişki sırasında az miktardan bir kaç petliğe kadar kanar.

    Rahim Ağzı Yarasının sebepleri nelerdir?

    Rahimağzı yarasının en sık sebebi bakterial enfeksiyonlardır.Vajende başlayan enfeksiyon ihmal edildiğinde ilerleyerek rahin ağzında kronik iltihaplanmalara neden olur.Kronik iltihap dokunun zaman içinde bozularak ülserleşmesine yani yaraya dönmesine yol açar.

    Diğer sayabileceğimiz nedenler ;doğum sırasında rahim ağzının zedelenmesi,hormonal değişiklikler,enfekte erkeklerle cinsel ilişki,sık vajinal duş,spermisid veya kayganlaştırıcı kremler kullanılması,hamilelik dönemi,doğum kontrol hapı kullananlarda görülebilir.

    Tedavi nasıl yapılır?

    Rahim ağzını kaplayan doku bozulduğunda ve döküldüğünden dolayı antimikrobiyal ilaç tedavisi mümkün değildir.Diğer etiyolojik nedenlerdede tedavi ile bir yarar elde edilemez.Rahim ağzı karaciğerimiz gibi kendini yenileme potansiyeli olan bir organdır.Rahim ağzının bir bölümünü tahrip etsek bile kendini rejenere edebilir.Tedavide temel amaçta bozulan dokunun çeşitli yöntemlerle tahrip edilip kronikleşen yaranın tedavisi için rahim ağzına şans vermektir.Genellikle iki yöntem kullanılır,koterizasyon yani ısı ile tedavi veya kriyoterapi yani dokunun dondurulmasıdır.

    Yara Yakılması(Koterizasyon)

    Rahim ağzı yaralarında en sık kullanılan tedavi yöntemi,koterizasyon(yara yakma) yöntemidir.Koterizasyon öncesi rahim ağzında yara tespit edilen hastaya smear testi yapılır.Amaç yaranın varlığını patolojik olarak teyit etmek ve alta yatan kötü huylu her hangi bir patolojiyi ekarte etmektir.

    İşlem için Elektrokoter adı verilen cihaz kullanılır.Cihaz elektrik enerjisini ısı enerjisine çevirir.İşlem esnasında hastaya lokal anestezi uygulanır.Toplamda anestezi dahil 10-15 dakika süren basit bir işlemdir.

    Hasta jinekoljik muayne masasına hazırlanır.Koter uygulanırken plastik spekulum uygulanması gerekir çünkü koter ucu metal spekuluma değdiğinde hastanın konforu bozulur.Plastik spekulum yerleştirildikten sonra vajen batikon ile boyanır ve dezenfekte edilir.Rahim ağzına lokal anesteik madde dört noktadan uygulanır.Anestezi sağlandıktan sonra koter işlemine geçilerek yara tahrip edilir.Kanama kontrolü sağlandıktan sonra batikonla koterize edilen bölge sterilize edilir.Hastanın perine temizliği yapıldıktan sonra hasta masadan kaldırılır.Hasta koterize edilen bölgede hafif ısınma dışında hiçbir şey hissetmez,günlük yaşamına hemen geri dönebilir.Hasta yaklaşık bir, birbuçuk ay sonra kontrole çağrılır.Kontrole kadar cinsel ilişkiye girilmemelidir.Tampon kulanılarak denize girilebilir fakat deniz çıkışı tampon hemen çıkarılmalıdır.İşlem sonrasında başta pembe daha sonra zamanla grileşen bir akıntımız olacaktır.Bunun nedeni tahrip olmuş dokuların yerine normal doku bırakarak dökülmesidir.

    Yara Dondurulması(Krioterapi)

    Krioterpide , çeşitli dondurucu gazlar krio denen cihaz ile uygulanarak yaranın dondurularak tahrip edilmesidir.En sık Nitrous Oxide gazı kullanılır.Hasta jinekolojik muayne masasında hazırlanır.İşlem sırasında lokal anestezi uygulanmasına gerek yoktur.Yine plastik spekulum uygulanması konfor açısından daha iyidir.Spekulum yerleştirdikten sonra rahim ağzı temizlenir.Krionun aplikatör ucu yaranın büyüklüğüne göre ayarlanır.Aplikatör uç yaraya yaklaşık olarak 5 dakika kadar uygulanır.Hasta işlem sonrası hemen günlük yaşamına geri dönebilir.Yaklaşık bir ay sonra kontole çağrılır.Kontrole kadar cinsel ilişkiye girilmemelidir.Tampon kullanarak denize girilebilir.Tedavi sonrası bol akıntımız olabilir.Bu durumdan korkulmamalıdır çünkü tahrip olmuş dokunun temizlenmesinden kaynaklanır.

    Krioterapi ve Koterizasyonun tedavi etme oranları birbirine yakındır.Uygulacak tedavi yaklaşımı hekim tarafından hastanın durumu değerlendirilerek karar verilir.

  • Kızlık Zarı Onarımı

    Kızlık Zarı Onarımı

    Kızlık zarı nedir?

    Kızlık zarı anne rahmindeki kız fetusta cinsel organlar gelişirken, vajen boşluğunun dış genital organla birleştiği bölgede kalan embiriyonik doku artıklarından oluşan deri kalıntısıdır.Anatomik veya fizyolojik olarak hiçbir işlevi saptanamamıştır.Dolayısıyla kızlık zarına yüklenen dini,mistik ve ahlaksal misyonların bilimsel hiçbir geçerliliği yoktur.Ahlaki ve dini anlamı anaerkil toplumdan ataerkil topluma geçtikten sonra mal mülkiyet kavramları geliştikçe belirginleşmeye başlamıştır.

    Kızlık zarı vajinanın neresindedir?

    Kızlık zarı genellikle vajina girişinin 1-2 cm içinde bulunur.Bazen daha derinde bulunabilir .Dış genital organdan kızlık zarına ulaşmak kolay değildir.Anatomik bütünlüğününde vajen içine girecek gerek yabancı bir materyal gerekse cinsel ilişkiye girilmeden bozulma pek mümkün değildir.

    Kızlık zarı yapısal olarak kişiden kişiye farklımıdır?

    Kızlık zarı kişiden kişiye hem anatomik biçim hem de oluşum yeri olarak farklılık gösterir.Çoğunlukla halkavi ve yarımay şeklinde olan kızlık zarları görülür.Bununla beraber çeperinin genişliği farklılık gösterebilir.

    Kızlık zarı ilk ilişkide mutlaka kanar mı?

    Hayır!!! ,çünkü kızlık zarının halk tabiriyle yırtılması ve kanaması birçok koşula bağlıdır.Bunlar,

    1)Kızlık zarının biçimi

    2)Kızlık zarı cidarının eni

    3)Kızlık zarının esnekliği

    4)Kızlık zarı yırtığının oluştuğu bölgedeki damar yapısı ve kanlanma

    5)Vajen girişinin genişliği ve ya darlığı

    6)Penisin çapının inceliği veya kalınlığı

    Bu koşulara bağlı olarak kızlık zarı ilk ilişkide kanamayabilir veya yırtılmayabilir.Bazen yırtılsa bile kanama olmayabilir ve yanlız muayne sırasında saptanır.

    Kızlık zarı ne zaman yırtıldığı anlaşılabilir mi?

    Kızlık zarı tipine,oluşan yırtığın derinliğine ve çokluğuna bağlı olarak genellikle 7-10 gün içinde iyileşir.Bu zaman sonrasında dokular iyileşeceğinden zaman tayini yapmak imkansızlaşır.Eski yırtık veya iyileşmiş yırtık olarak adlandırılır.Kızlık zarında yırtılmış dokular iyileşir ama bütünlüğü bozulmuş zardaki bu yırtıklar kalıcı olarak kalır.

    Kızlık zarı mastürbasyon veya sürtünme ile yırtılabilir mi?

    Kızlık zarı vajenin girişinde olduğundan dolayı vajen içine penis,parmak veya yabancı bir materyal sokulmadıktan sonra kızlık zarında herhangi bir zedelenme oluşmaz.Mastürbasyon veya sürtünme yolu ile ilişkide yırtılma oluşması çok zordur.

    Kızlık zarı nasıl tamir edilir?

    Kızlık zarı kalıcı ve geçici olarak tamir edilebilir.Geçici tamirde kızlık zarına basit bir cerrahi müdahele yapılır.Genellikle 1-2gün içinde ilişkiye girilecekse ve kalıcı tamir için doku iyileşmesine zaman yoksa bu yöntem uygulanır.Kalıcı kızlıkzarı tamirinde cerrahi müdahalede bulunularak doku ilişkide kanayacak şekilde restore edilir.Operasyon tercihe bağlı olarak local veya genel anestezi ile yapılabilir.Yaklaşık 30 dakika süren bir operasyondur.Uygulanan cerrahi teknik hastadan hastaya farklılık gösterir.

    Kızlık zarı tamiri sonrası nelere dikkat etmek gerekir?

    Kızlık zarı tamiri sonrası bir hafta opere edilen dokunun düzgün olarak iyileşmesi için çok önemlidir.Bu dönemde hastaya enfeksiyonu engellemek için antibiyotik,lokal pansuman için antiseptik solüsyon ve ağrı kesici tedavi başlanır.Ayrıca hasta bir hafta sonra yapılacak kontrole kadar denize ve havuza girmemeli,bacak arasını gerecek spor veya hareket yapmamalıdır.Ayakta duş alınabilir.

    Ne zaman gündelik yaşamımıza dönebiliriz?

    Operasyondan bir hafta sonra doktor tarafından yapılan kontrolde doku sağlıklı bir şekilde iyileşmişse gündelik hayatımıza dönebiliriz.Aksi durumda doku iyileşmesine kadar birkaç gün daha beklememiz gerekebilir.

    Kızlık zarı tamiri anlaşılabilir mi?

    Kızlık zarı tamiri uzman bir doktor tarafından jinekolojik bir muayne yapılırsa anlaşılabilir.Bu ameliyatta esas amaç kızlık zarını eski haline döndürmek değil ,ilişkide kanama olmasını sağlamaktır.Kızlık zarını tamir ettirttiğiniz partneriniz tarafından anlaşılamaz.

  • İplerle cilt germe

    Yaşla beraber, yerçekimine bağlı olarak, yüz derisi aşağı doğru sarkmaya başlar. Yüz ovali giderek bozulur, cilt elastikiyeti yavaş yavaş kaybolur. Günümüzde bu sarkmayı toparlamak için pek çok yöntem uygulanmaktadır. Cerrahi yöntem en etkin olmakla birlikte, herkes tarafından tercih edilmemektedir. Cerrahi dışındaki yöntemlerin sayısı da her geçen gün artmaktadır. Bu yöntemlerden biri de son zamanlarda popülerliği giderek artan, iplerle gençleşme, altın iplik, örümcek ağı gibi isimlerle anılan PDO (Pdydiaksonone) ipler kullanarak yüzü germe yöntemidir.

    PDO ETKİSİNİ NASIL GÖSTERİR?

    PDO iplikler dokularda eriyerek yok olur ve yerine sağlamlık, gerginlik yaratan daha genç bir iyileşme dokusu bırakır. Bu iplikler iğneler içine yerleştirilmiş olarak bulunur. İğneler uygun derinlikteki dokuya girer ve iplikler yerleştirilir. İğne bu işlemden sonra geri çekilir. Uygulamalarda değişik boy ve tiplerde iğnelerden ortalama 50-100 adet kullanılabilir. Bu ipler 6-8 ay içinde kendiliğinden dokular içinde eriyerek yok olur. Yerine gerginleşmeyi sağlayan daha genç ve gergin bir doku kalır.

    İŞLEM SIRASINDA NE HİSSEDİLİR?

    İşlemden önce lokal anestezi uygulanacağından acı hissi çok azdır.

    ETKİSİ NE ZAMAN BAŞLAR?

    İpler yerleştirilirken yavaş yavaş etkiler gözlenmeye başlar. 1-2 ay içinde değişiklikler fark edilir. Maximum etkiye 3 ayda ulaşır. Kalıcılığı 1,5-2 yıldır.

    İŞLEM SONRASINDA NELER GÖRÜLÜR?

    İğnenin giriş noktalarında kızarıklıklar, bazı alanlarda morluklar ve ödem görülebilir. Bunların hepsi geçicidir. Çoğu hasta hemen günlük aktivitesine dönmektedir.

    UYGULAMANIN AVANTAJLARI NELERDİR?

    İşlem süresinin kısa olması (Yaklaşık 30dk)

    İnsan dokusuna uygun olan ve alerji riski düşük olan PDO iplikler

    Lokal anestezi ile uygulamanın konforlu yapılabilmesi

    Kişinin günlük hayatına hemen dönebilmesi.

  • Fibrocell – hücresel doku yenileme

    Hücresel doku yenilemede kullanılan Fibrocell tedavisi, kişinin kendi hücreleri kullanılarak uygulanan patentli bir tedavi yöntemidir. Bu tedavi ile kulak arkası veya kol iç yüzünden alınan küçük bir deri biyopsisi sonrasında üretilen fibroblast hücrelerinin tekrar kişiye verilerek kolajen sentezinin uyarılmasıdır. Fibroblast hücreleri, bağ dokunun iskeletini oluşturan kolajen ve elastin liflerini üreterek doku tamirini sağlayan hücrelerdir. Deri biyopsisi ile alınan dokudaki fibroblastların bir kısmı daha sonraki tedaviler için dondurulurken diğer kısmı da laboratuar şartlarında milyonlarca yeni hücre olacak şekilde çoğaltılırlar.

    NASIL UYGULANIR?

    Deri biyopsisi hastanın güneş hasarlarından uzak bölgesinden, kulak arkası veya kol içinden steril şartlarda alınır. Çok özel koşullarda soğuk zincir ile tam donanımlı laboratuara gönderilir ve üretime alınır. Parçayla birlikte aynı gün, kişiden kan alınır. Alınan deri parçası kişinin kendi kanından elde edilen serumla beslenir. Çoğaltılan hücreler bir miktar sıvının içinde 1’er aylık periyodlarla 3 seans olacak şekilde uygulanır.

    TEDAVİNİN ETKİLERİ NE ZAMAN BAŞLAR?

    Tedavinin sonuçları ilk seanstan itibaren görülmeye başlasa da gerçek etkiler 2. seanstan sonra başlar. Ortalama 12 ayda sonuçlar ortaya çıkar. Kalıcılığı ortalama 5 yıldır.

    ORTALAMA YAŞ ARALIĞI HANGİSİR?

    En etkin olduğu dönem cildin elastikiyet kaybının hissedilmeye başladığı 30-40 yaşlar arasındadır. İleri yaşlarda etki sağlanmasına rağmen, etki süresi kısalmaktadır.

    TEDAVİ HANGİ BÖLGELERE UYGULANIR?

    Kaş ortası, göz kenarı, kaz ayakları, burun-dudak hattı ve dudaklara anti-aging amaçlı

    Cilt gençleştirmede yüz, boyun, dekolte derisine

    Doku kayıplarında, yara, ameliyat izlerinde de uygulanmaktadır.

    ALERJİ RİSKİ VAR MIDIR?

    Kişinin kendi hücreleri olduğundan alerji riski çok azdır.

  • Lazerle Kızlık Zarı Dikimi

    Lazerle Kızlık Zarı Dikimi

    Lazer yöntemi birçok tedavide günümüzde kullanılıyor. Lazerin tıpta kullanılması ile birlikte,

    operasyonlar daha hızlı ve kolay hale geldi. Bu yazımızda lazer yardımı ile kızlık zarı dikiminden

    bahsedeceğiz. Lazerle kızlık zarı dikimi yöntemi yeni olduğundan dolayı, bu konuda birçok şey merak

    ediliyor ve soruluyor.

    Lazerle Kızlık Zarı Dikimi Nasıl Gerçekleştiriliyor?

    Kızlık zarı operasyonlarında lazer ışınları kesme ve yakma işlemlerinde kullanılıyor. Uygulanacak

    tekniğin türüne göre dokular lazer yardımı ile kesilerek dikim işlemine hazırlanıyor.

    Kalıcı kızlık zarı dikiminde kullanılan Flep yönteminde lazer yardımı ile vajina duvarı arkasından

    dokular kesilerek çıkarılıyor. Daha sonrasında bu dokular, vajina duvarına birleştiriliyor. Burada

    bilinmesi gereken şey, dikim işleminin lazer ışınları ile değil ameliyat iplikleri ile yapıldığıdır. Lazer

    ışınları sayesinde kesilen ya da yakılan yerlerde kanama olayı görülmüyor.

    Yüksek oranda ısı ve ışık kaynağı olan lazer ışınları ile vajina içerisindeki dokular kesilerek alınıyor. Bir

    anlamda birleştirilecek yüzeyler lazerle yakılıyor. Yani lazer aslında bir doku birleştiricisi değil

    birleştirme işlemine hazırlayıcı olarak görev yapıyor.

    Bu yüzden Lazerle kızlık zarı dikimi işlemlerinde lazer ışınları sınırlı olarak kullanılıyor. Daha çok % 10

    ve % 15 civarında vajina daraltma operasyonlarında lazer ışınları etkili oluyor.

    Kliniğimizde Fotona Fraksiyonel Lazer teknolojisini kullanıyoruz. Bu teknolojinin avantajı, birbirini

    tamamlayan özelliklere sahip iki farklı lazer kaynağından elde edilen ışınların, operasyonların

    kalitesini artırmasıdır. Böylelikle işlem daha hızlı ve ağrısız olarak gerçekleştirilir.

    Klasik olarak gerçekleştirilen kızlık zarı operasyonlarında görülen hafif kanama ve enfeksiyon riski,

    lazer ile yapılan operasyonlarda görülmez.

    Lazer ile Yapılan Operasyonlardan Sonra

    Operasyondan sonra iyileşme süresi daha hızlı gerçekleşiyor. Enfeksiyon riski bulunmuyor ve kesikler

    lazer ile yapıldığı için kanama durumu da gözlemlenmiyor.

    Ancak yine de bir gün boyunca dinlenilmesi ve aşırı hareketlerden kaçınılması gerekiyor. Dikişlerin

    zarar görmemesi için ağır aktivitelerden kaçınılması gerekiyor. Ayrıca vajen bölgesinin kuru tutulması

    gerekiyor.

    Lazerle kızlık zarı dikimi yalnızca kalıcı kızlık zarı yöntemi ile birlikte uygulanıyor. Geçici yöntemde

    lazer yöntemi uygulanamıyor.