| Bel fıtığına yakalanan hastaların büyük çoğunluğu konservatif tedavi dediğimiz ameliyat dışı yöntemlerle tedavi edilebilmektedir. Fakat cerrahi lüzumluysa bunu da geciktirmemek gerekir, çünkü günümüzde uygun ve yeterli bir teknikle ameliyat edilen hastalarda başarı oranı % 95 civarındadır. Doğru hasta, doğru zamanda, doğru teknikle, doğru ekip tarafından, doğru âlet ve cihazlar kullanılarak ameliyat edilirse başarı şansı yükselmektedir. Cerrahın dikkat ve deneyimi, ciltten itibaren dokulara çıplak gözle müdahale edilmemesi, aydınlatmanın iyi olması, gerektiğinde spinal veya epidural anestezi kullanılarak genel anestezinin devre dışı bırakılması elde edilen yüz güldürücü sonuçların oranını artırırken, komplikasyonları da giderek azaltmaktadır. Ameliyat yerindeki yüzeyel veya derin dokuların iltihabı, yapışıklıklar, epidural nedbe dokusu teşekkülü, dura mater denilen kalın zarın zedelenmesi gibi nisbeten basit komplikasyonların yanında sinir elemanlarının, komşu yapıların, iç organların, büyük damarların zarar görmesi gibi önemli komplikasyonlar ve diğer birtakım istenmeyen olaylar tıpta en ileri düzeydeki merkezler dahil tüm dünyada görülebilmektedir. Anesteziye ait komplikasyonları da unutmamak gerekir. Ancak uygulanan üstün teknik ve elde edilen muazzam deneyimle beraber gerektiğinde genel anestezinin devre dışı bırakılabiliyor olması komplikasyonları en alt seviyeye indirgemektedir. Bütün bunlara rağmen her türlü risk hâlâ sıfırlanabilmiş değildir. Bilim sürekli gelişiyor. Birçok olumlu şey yapılmış olmasına karşılık daha katedilecek çok yolumuz vardır. |
Etiket: Doğru
-

Doğru egzersizle spor yapın

Yaptığınız egzersiz kilonuza ve yaşınıza uygun olabilir ama kas ve bağ dokunuza uygun mu?
Kas ve bağ dokunuza uygun olmayan egzersizler vücudunuzda yaygın ağrılara sebep olabilir.Sağlıklı yaşamın kaynağı doğru hareket ve egzersizdir ve doğru hareketin ağırlığa göre değil, kaslara göre yapılması gerekmektedir. Kişinin vücuduna ve kaslarına göre ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve bu bilgiler ışığında, doğru egzersizin yapılması, yaşlılık ve hareketsizliğe bağlı yıpranmayı azalttığı gibi kalp ve damar sistemi fonksiyonlarını da geliştiriyor. Kişinin kas ve bağ dokusuna uygun olmayan egzersiz programları, bir çok hastalıkta iyileşmeyi yavaşlattığı gibi vücut mekaniğini de bozabiliyor.
Doku hasarlarında egzersiz çok önemli
Proloterapi yöntemi ile vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizması aktive edilir ve iyileştirme mekanizmasıyla beraber bölgede yeni bir doku oluşturulur. Özel dokularda bulunan bağlara enjekte edilen solüsyon sayesinde mikropsuz iltihap oluşturulur, tamirci hücreler iltihabı yok etmek için çalışır, bunun sonucunda o bölgede sağlam bir doku oluşur.
Proloterapi Türkiye ekibinden Fizyoterapist Natali Helen Kazan’ın yaptığı açıklamaya göre ise “Oluşmakta olan dokunun düzgün şekillenmesi ve gerekli uzunluğu kazanması için sadece kas germesi değil, ligamentlere (bağlara) yönelik de germe yapmak şarttır. İyileşmenin ilerleyen safhalarında da kuvvetli dengeleyici egzersizlere geçiş yapılıyor. Proloterapide doğru zamanda doğru egzersizin hastaya doğru teknikle verilmesi iyileşme için çok büyük önem taşımaktadır” diyor.
-

Egzersiz programınız kas ve bağ dokunuza uygun mu?

Havaların ısınmasıyla birlikte özellikle kilo vermek için yapılan spor aktivitelerine katılım artıyor. Yaptığınız egzersiz kilonuza ve yaşınıza uygun olabilir ama kas ve bağ dokunuza uygun mu? Kas ve bağ dokunuza uygun olmayan egzersizler vücudunuzda yaygın ağrılara sebep olabilir.
Sağlıklı, ağrısız bir şekilde yıllara ve yer çekimine meydan okuyabilen bir vücut için, doğru hareket ve egzersizin vücudun kas ve bağ dokusuna göre yapılması gerekiyor.
Sağlıklı yaşamın kaynağı doğru hareket ve egzersizdir ve doğru hareketin ağırlığa göre değil, kaslara göre yapılması gereklidir. Kişinin vücuduna ve kaslarına göre ihtiyaçlarının tespit edilmesi ve bu bilgiler ışığında, doğru egzersizin yapılması, yaşlılık ve hareketsizliğe bağlı yıpranmayı azalttığı gibi kalp ve damar sistemi fonksiyonlarını da geliştiriyor. Kişinin kas ve bağ dokusuna uygun olmayan egzersiz programları, bir çok hastalıkta iyileşmeyi yavaşlattığını gibi vücut mekaniğini de bozabiliyor.
Doku hasarlarında egzersiz çok önemli
Proloterapi yöntemi ile vücudun kendi kendini iyileştirme mekanizması aktive edilir ve iyileştirme mekanizmasıyla beraber bölgede yeni bir doku oluşturulur. Özel dokularda bulunan bağlara enjekte edilen solüsyon sayesinde mikropsuz iltihap oluşturulur, tamirci hücreler iltihabı yok etmek için çalışır ve bunun sonucunda o bölgede sağlam bir doku oluşur. Oluşmakta olan dokunun düzgün şekillenmesi ve gerekli uzunluğu kazanması için sadece kas germesi değil, ligamentlere (bağlara) yönelik de germe yapmak şarttır. İyileşmenin ilerleyen safhalarında da kuvvetli dengeleyici egzersizlere geçiş yapılıyor. Proloterapide doğru zamanda doğru egzersizin hastaya doğru teknikle verilmesi iyileşme için çok büyük önem taşımaktadır.








