Etiket: Doğru

  • Çocuklarda omurga eğriliği (skolyoz)

    Çocuklarda omurga eğriliği (skolyoz)

    Vücudumuzu dik tutan bel kemiği (omurga) bazan eğrilikler gösterir. Çok genç yaşlarda başlayabilen eğrilikleri ancak dikkatli anneler yakalayabilir. Çocuklar elbiseli iken yeni başlayan ve hafif eğrilikleri fark etmek mümkün değildir. Ama anneler çocukları elbisesiz de görebilirler. Daha çok kız çocuklarda gözlenen omurga eğiriliklerini erken fark etmek ana-baba, öğretmen gibi büyüklere düşmektedir. Omurga silindir yapıda birçok kemiğin, disk denilen kıkırdak yapılarla birleşmesinden oluşur. 7 tane boyun,12 tane sırt, 5 tane bel omur kemiği koksiks adı verilen piramide benzer parça ile birleşip iskeletin esas parçası olan bel kemiğini (omurgayı) oluşturur. Omurga vücudu dik tutan bir destek, omuriliği koruyan bir yapıdır.

    Omurganın boyun ve bel bölgesi oldukça hareketlidir. Omur kemiklerinin mükemmel bir şekilde birbirine eklem ve bağlarla birleşmesinden oluşan omurga yandan belirli normal eğrilikler gösterir, yandan bakılınca boyun ve bel bölgesinde içeri doğru girintili sırtta ise dışa doğru çıkıntılıdır. Ama omurgaya önden bakılınca dümdüzdür. Önden bakıldığında omurganın bir bölümünün sağa veya sola doğru kavis yapması ve rotasyon (dönme) göstermesi bir bozukluktur. Bu bozukluğa Skolyoz denir. Ancak annelerin bu konuya daha duyarlı olması ile bu rahatsızlık daha erken yakalanabilir.

    Vakaların çoğunda neden bilinemez. Nedeni bulunmayan eğriliklere idyopatik skolyoz denir. Genetik geçiş özellikleri vardır. Kız çocuklarda daha fazla görülür. Ağır vakalarda eğrilmeler ergenlikte çok hızla ilerler. Araştırmalar çocukların %5′inde skolyoz görüldüğünü bildirmektedir. Eğrilikler çeşitli tiplerde olabilir. Sırtta sağa veya sola belde sağa veya sola veya hem sırt hem belde karşılıklı eğrilikler olabilir. Omurga eğrilikleri çocukluktan sonra da oluşabilir. Erişkinlerde sırt kaslarının dengesizliği, aşırı şişmanlık, osteoporoz (kemik erimesi) gibi durumlarda sonradan skolyoz gelişebilir. Çoğu zaman eşit çalışmayan kaslar sırt kaslarında dengesizliğe neden olur ve omurgada eğrilik gelişir. Bu durum omurgada kalıcı bozukluk yapmadan fark edilebilirse düzeltilebilir.

    Belirti ve Bulgular

    Hafif bir eğrilik hiç bir fiziksel aktiviteyi engellemez. Çoğu zaman dikkat edilmeden fark bile edilemez. Bazan tesadüfen röntgen filminde omurgada eğrilik görülür. Ağır eğrilikler ise elbiseli iken bile fark edilebilir. Kötü gidişli skolyozda omurganın giderek eğrilmesi ileri yaşlarda göğüs boşluğunu daraltır. Bu daralma ileride kalp ve akciğer sorunlarına yol açar.

    Teşhis

    Basit bir çekül doğrultusu ile omurganın doğruluğuna bakılabilir. Ensenin tam ortasına konulan çekül ipinin omurgadan düz olarak geçip yere tam iki ayak ortasına inmesi gerekir. Ayrıca her iki omuzun aynı seviyede olması, öne doğru eğilince sırtta asimetri veye bir tarafta farklılık olmaması gerekir. En ufak bir şüpheniz varsa doğru teşhis için uzman doktor muayenesi ve radyolojik tetkikleri yaptırın. Gerekli omurga filmlerinde omurgalardaki dönmeler tesbit edilir ve skolyozun açısal ölçümleri yapılır. Skolyozlu hasta belirli aralıklarla mutlaka kontrol edilmelidir çünkü eğrilikler hızla ilerleyebilir.

    Tedavi

    Hafif vakalar sadece gözlem altında tutulur, erişkin veya çocuk zaman içinde takip edilir. Bu arada kaslardaki dengesizliğin, sertleşme ve kısalmaların önlenmesi için düzenli egzersizler yapılmalıdır. Kötü gidişli vakalarda eğrilik ve omurgada dönmenin artması ile göğüs boşluğunu zamanla çok daralır. Akciğere giren çıkan hava azalır. Yaş ilerledikçe ve çocuk büyüdükçe akciğerde sık sık problemler çıkabileceği için bu tip vakalarda korse uygulaması ve ameliyat yapılmasını gerektirebilir.

  • Her bacak ağrısı bel fıtığına mı işaret eder?

    Bel fıtığı veya lomber disk herniasyonu dediğimiz durum bel ağrısı ile başlayıp fıtıklaşmanın olduğu taraftaki sinir kökünü sıkıştırmasına bağlı o tarafta bacağa doğru yayılan ağrı yapar. Bel fıtığında hastalığın başlangıcında önce bel ağrısı olur, daha sonra ise hastalığın ilerlemesi ile bacak ağrısı gelişir. Bacak ağrısının görülme şekli bel fıtığı hangi bel omurları arasında ise o şekilde karşımıza çıkar. Örneğin; belde üçüncü ve dördüncü bel omurları arasında bir bel fıtığı varsa ağrı genellikle kalçadan bacağın ön kısmından dize doğru yayılırken, belde L5-S1 aralığında bir bel fıtığı varsa ağrı dizin altında ve ayağın dış kısmına doğru yayılmaktadır. Bel fıtığında ağrıya uyuşma, kuvvet kaybı ve refleks kaybı da eşlik eder. Bu bulgular yine ağrıda olduğu gibi fıtığın oluştuğu intervertebral aralığa göre (hangi bel omurları arasında olduğuna göre) değişiklikler gösterir.

    Sorumuza gelince her bacak ağrısı tabiki bel fıtığı değildir. Bazı hastalıklar bacağa vuran ağrı yaparak bel fıtığı ile karışabilir. Bunlara baktığımızda sakroileitis (sakroiliak eklemin iltihabi hastalıkları), kalça ve diz eklemlerinin artrozları (kireçlenmeleri), priformis sendromu (kalçada siyatik sinirin priformis kası tarafından sıkışması durumu), faset sendromu (belde omurlar arasındaki faset eklemlerinin hastalığına bağlı durumlar), siyatik sinirin veya bel omuriliğinden çıkıp bacağa doğru ilerleyen sinirlerin nöropatileri, belde omurilik kanalında darlık (spinal stenoz), lateral recess sendromu (belden çıkan sinirlerin omurilik kanalında değilde kanalın yan kısmındaki kanala (foramene) girişte sıkışması) ve omurilik kökenli tümörler, apseler, iltihaplanmalar gibi durumlar bacak ağrısı yapan en önemli nedenlerdir.

    Belden bacağa vuran ağrılar veya siyatik olarak adlandırılan bacak ağrıları öncelikle iyi bir hasta hikayesinin alınması ve sonrasında dikkatli bir fizik ve nörolojik muayene ile tanınabilir. Yukarıda bahsettiğimiz bacak ağrısına neden olan bir kısım hastalıkların tanısında aslında uygulanan bazı spesifik testler vardır ve muayene esnasında bunlar yapıldığında doğru tanıya yaklaşılır. Daha sonra istenen laboratuvar ve radyolojik incelemelerle (direk röntgen, tomografi ve MRG gibi) kesin tanı konularak bel fıtığı kökenli bacak ağrısı ile diğer hastalıklar birbirinden ayrılır. Bazen iki hastalık beraber olabilir (örneğin kalça kireçlenmesi ve bel fıtığı gibi); bu durumlarda hangi hastalık daha ön planda ise öncelikle o tedavi edilmelidir.

  • Kol ve boyun ağrılarının tedavisi

    Konservatif Tedavi

    Yatak istirahatı: 2-3 gün yarı yatar pozisyonda boyun eğriliğine uygun ince yastıkla istirahat konservatif tedavinin ilk aşamasıdır. Erken dönemde (ilk 48 saat) soğuk, sonra sıcak uygulamaları faydalıdır.

    İlaçlar: Ağrı kesiciler (aspirin, asetaminofen), Anti-inflamatuar ilaçlar (Naprosyn, İndocin vs) inflamasyonu önleyerek ağrıyı azaltırlar. Kas gevşetici ilaçlar kas spazmlarını rahatlatır, sinir iritasyonunu azaltırlar.

    Boyunluk: Boyunluk genellikle akut ağrılı dönemin ilk 2 haftasında dinlendirme ve hareketi kısıtlamak için önerilmektedir. Kaza geçirenlerde araştırmalar tamamlanana kadar mutlaka boyunluk takılmalıdır. Üç haftadan sonra uzun süreli boyunluk takılması önerilmemektedir. Boyun kaslarında erime ve kuvvetsizlik gelişmektedir. Geç dönemde mutlak boyun egzersizlerine önem verilmelidir. Geçirilen boyun ameliyatlarından sonra da doktor önerisiyle uzun süreli boyunluk takmak gerekebilmektedir.

    Fizik tedavi: Boyun ağrısı olanlarda özellikle kronikleşen ağrılarda fizik tedavi son derece faydalıdır. Masaj, hidroterapi(su tedavisi), ültrason, elektrikli sinir dalgaları(TENS) diğer tedavi yöntemleri olup mutlaka uzman kişilerce uygulanmalıdır.


    Boyun Çektirme (şiropraksi): Yapılan işlemin boyundaki yük miktarını azaltıp ağrıyı geçirdiği bildirilmektedir. Ciddi boyun fıtığı, romatizma yakınmaları, tümör, enfeksiyon gibi ciddi rahatsızlığı olanların uzak durması gerekmektedir. Mutlaka doktor önerisiyle ve bizzat kontrolünde uygulanmalıdır.Düzeltmek yerine sonuçlar daha da kötü olabilir.

    Enjeksiyon tedavileri: Ağrıya neden olan yerin bulunup, oraya ağrıyı algılamayı
    engelliyen ilaçların verilmesidir. Tedavi dışında tanı koymakta da yardımcıdır.

    Ozon terapi:Enjeksiyon tedavisi gibidir.Sorunlu bölgeye uygun doz ve konsanteasyonda ozon gazı enjekte edilir.

    Akapunktur ve biyolojik geri iletim (Biyoenerji): Günümüzde kısa süreli düzelme sağlamakla birlikte; boyun ağrılarının tekrarını önlediği ve düzelmeyi hızlandırdığı kanıtlanamamıştır.

    Güçlendirme egzersizleri, Aerobik: Boyun ağrısının tedavisinde ve korunmada çok önemlidir. Boyun eğriliğinin düzeltilmesinde yardımcı olur.

    Kimlere Cerrahi Tedavi Önerilir?

    – Omurgada tümörü veya apsesi olanlara,
    – Yürüme zorluğu, elde beceriksizlik yapan dar kanal hastalarına,
    – İlerleyici kas gücü kaybı, duyu kusuru ve refleks kaybı olacak şekilde kol sinirlerine ve omuriliğe bası yapan boyun fıtıklarına,
    – Tedaviye rağmen şikayetleri 4-6 hafta sürenlere,
    – Omurga kırığı ve omurga kayması olanlara,
    – Ciddi omurilik ve sinir basısı olanlara,
    – Yapılan radyolojik incelemelerin (CT, MRI gibi ) problemin varlığını gösterilenlere

    Cerrahi yöntemler:

    1) Servikal laminektomi: Genel anestezi altında cerrah omurgaya arkadan ulaşır ve omurilik üzerindeki basıyı kaldırmak için arka yerleşimli kemik dokularını çıkartır. Omurilik rahatlatılır.

    2) Önden basit diskektomi: Genel anestezi altında boyunun ön kısmına küçük bir kesi yapılır. İki omurga arasındaki disk dokusu mikroskop yardımıyla tamamıyla çıkartılır. Hasta ertesi gün taburcu edilir. Çıkartılan diskin yerine özel durumlar hariç kemik parçası (greft) konulmasına gerek yoktur.

    3) Arkadan diskektomi: Genel anestezi altında boyun arkasından kaslar kesilerek eklem üzerine bir pencere açılır ve sinire bası yapan disk parçası çıkartılır.

    4) Korpektomi: Bu işlemde cerrah diskler ile birlikte omuruda tamamen çıkartır. Amaç omuriliği tamamen rahatlatmaktır. Çıkarılan omur yerine kemik greft ve plak konulması gereklidir.

    Bütün bu ameliyatlarda kemik parçası (greft) hastanın kalçasından veya kadavradan alınmaktadır. Amaç kemik kaynamasını sağlamaktır. Plak-vida takılması ise sadece belli vakalarda uygulanmaktadır. Sorun çıkmazsa plak ve vidayı çıkarmak gereksizdir.

    Egzersizler

    Sağlıklı Boyun İçin 15 Dakikalık Program

    Boyun egzersizleri boyun kaslarını kuvvetlendirir.
    Boyunun duruş pozisyonunu düzelterek boyundaki hareket kabiliyetini arttırır.
    Boyun ameliyatı olanlar ve uzun süreli boyunluk kullananlar mutlak egzersiz yapmalıdır.

    Boyun eksersizleri omuzunuzdaki, sırtınızdaki gerginlik ve sertlik hissini rahatlatır.
    Egsersiz ağrısız ,güçlü ve sağlıklı bir boyun sağlar.

    15 Dakikalık Egzersiz Programı:

    Günde 1-2 kez ,sadece 15 dakika yaparak sağlıklı boyuna sahip olabilirsiniz.
    Sabah yapılması tercih edilmelidir.
    Egzersizleri 2 ve 3’e bölerekte evde, işde uygulanabilir. Gittikçe sayı kontrollü arttırılabilir.

    1. Sandalyede oturarak: Başınızı yavaşca sağa döndürerek 3 saniye böyle durun. Sonra aynı
    işlemi sol tarafa doğru tekrarlayın. En az 5 defa tekrarlayın ve dinlenin.

    2. Sandalyede oturarak: Başınızı yavaşca çeneniz göğsünüze deyecek şekilde öne eğmeye çalışın.
    Dinlenin. Başınızı yavaşca rakaya bükün ve dinlenin.
    En az 5 defa tekrarlayın.


    3. Sandalyede oturarak: Başınızı yavaşca kulağınız omuzunuza değecek kadar sağa ve sola eğdirin. Yavaşça ve dinlenerek. En az 5 defa tekrarlayın.

    4. Sandalyede oturarak: Başınızı yavaşca saat yönünde geniş bir çember çizecek şekilde döndürün. Aksi yönde de en az 3 kez tekrarlayın.

    5. Sandalyede oturarak : Elinizi alnınıza dayayarak,
    baş öne doğru itilmeye çalışılırken ellerle engel olunmaya çalışılır. 10′ a kadar sayılır ve enaz 3 kez tekrarlanır.

    6. Sandalyede oturarak : Elinizi bu kez enseye konup, baş arkaya doğru itilirken ellerle engel olunmaya çalışılır. 10’a kadar sayılır ve enaz 3 kez tekrarlanır. Aynı hareket
    yana doğru eğilirkende tekrarlanır.

    7. Sandalyede oturarak : Ellerinizi kollar yere paralel olacak şekilde göğüs hizasında birleştirin be birbirine bastırın. 10 a kadar sayarak bu şek,ilde tutun sonra bırakıp gevşeyin ve dinlenin en az 5 kez tekrarlayın. Aynı pozisyonda durarak elleriniz birbirinden ayırmaya çalışın.

    8. Ayakta dik dururken elinize bir sopa alıp dirsekleriniz gergin iken sopayı yukarı doğru kaldırın. Hareketi en az 10 defa tekrarlayın.

    9. Ayakta dik dururken avuç içlerinizi duvara yapıştararak dirseğinizi bükmeden duvara doğru hafifçe abanıp vücudunuzu tartın.

    10. Dizleriniz bükülü, sırt üstü yatınız.(Başınızın altında ince yastıkla daha rahat edebilirsiniz).Dirsekleri yerden kaldırmadan tam yana açın ve ellerinizi havaya kaldırın. Dirsekleriniz 90 derece açılı yerden kaldırmadan yukarı aşağı hareket ettirin.

    11. Dizleriniz bükülü, sırt üstü yatınız.(Başınızın altında ince yastıkla daha rahatedebilirsiniz). Başınızı vücudunuzla beraber yukarı doğru kaldırmaya çalışın ve dinlenin. En az 5 kere tekrarlayın.

  • Bel egzersizleri

    Egzersizler; bel ve omurganın zayıf kaslarını güçlendirir.

    · Mekanik yüklenmeyi azaltarak, hareket kabiliyetini arttırır.

    · Yanlış postürü ve duruşu düzeltir.

    · Ağrıyı azaltır.

    GENEL İLKELER

    · Egzersizler düzenli olarak her gün yapılmalıdır. Devamlılık olmadıkça sonuç alınamaz.

    · Başlangıç için sabah 15 dakika, akşam 15 dakika idealdir. Süreler daha sonra uzatılabilir.

    · En az iki ay devam ettikten sonra günde bir kez on dakika yeterlidir.

    · Her bir hareketi sabah akşam 5 kez yaparak başlayın ve giderek arttırır. On gün sonunda sizin için ideal sayıya ulaşın.

    · Egzersizin sayısına değil, iyi yapılmasına önem verin.

    · Egzersiz halsizlik, kas ağrısı ve sertlik yapabilir. Bu normaldir. Bu durum birkaç gün sonra devam ediyorsa, egzersizleri çok ve hızlı yapıp yapmadığınıza dikkat edip, yavaşlayın.

    · Bu sertlik ve ağrılar üç hafta sonunda hala sürüyorsa doktorunuza müracaat edin.

    · Yatarken ve yataktan kalkarken kurallara uygun davranın.

    · Egzersiz esnasında en az 2 defa gevşeme pozisyonuna geçin.

    Gevşeme pozisyonu
    Düz bir zeminde sırt üstü uzanın, dizlerinizi bükün, baldırlarınızın altına 2 yastık koyun (yaklaşık 30 cm.) ve gevşeyin.
    15 dakikalık egzersiz programında 2 kez toplam 5 dakika gevşeyin.

    Yatarken Yataktan Kalkarken
    Önce yatağın kenarına yanaşıp yan dönün, bacaklarınızı karnınıza doğru çekip kıvırın, bacaklarınızı aşağıya doğru sallandırırken dirseğinizden kuvvet alarak oyalanmadan doğrulun ve oturun.

    Yatarken de önce oturun aynı; işlemin tam tersini uygulayın.

    Boyun- Sırt Gerdirme
    Gevşeme egzersizinden sonra egzersizlere ayakta yapılan hareketlerle devam edilmelidir. Baş öne ve arkaya doğru
    yavaşça eğilir.
    Daha sonra baş sağa ve sola doğru eğilir.
    Bu süre içinde başın
    dönmemesine özen gösterilmelidir.

    Yarı Eğilme Pozisyonu

    Eller açılır ve sağ ve solda uyluk bölgesine konurken vücut öne doğru eğilir.
    Bu hareket sırasında sırt kaslarınızı mümkün olduğunca germeye özen gösterin.

    Yan Gerdirme Egzersizi
    Sol el havaya doğru kaldırılır . Sağ el uyluk bölgesine yakın tutulur ve sağ tarafa doğru yavaşça vücut eğilir. Hareketin devamında gerdirme yavaş yavaş arttırılır. Daha sonra sağ el kaldırılarak sola doğru gerdirme sağlanır.

    Sırtın Yere Teması
    Ayakta yapılan ısınma hareketlerinden sonra hareketlere yerde devam edilir. Başlangıç için idealdir.

    Düz bir zeminde sırt üstü uzanın dizlerinizi bükün, ayak tabanı yere gelecek şekilde bel bölgenizi yere değdirip kaldırın. En az 10 defa yapın.

    Omuz Bel Egzersizi
    Sırt üstü sert bir zeminde uzanın. Sırtınızı yere temas ettirin, sonra kalçanızı
    ve sırtınızı yerden hafifçe kaldırın. 10 kez tekrarlayıp, gevşemeye geçin.

    Diz Göğüs Egzersizi
    Yatar pozisyonda bir bacağınızı kavrayarak, göğsünüze doğru yavaşça çekin. Sonra ayağınızı uzatın ve bu hareketi diğer bacağınızla tekrarlayın.

    Emekleme Pozisyonu
    Emekleme pozisyonunu alın, belinizi aşağı yukarı hafifçe hareket ettirin. Aynı zamanda başınızı da aşağıya yukarıya hareket ettirerek bel kaslarınızı çalıştırın.

    Yüz Üstü Gerdirme
    Yüz üstü pozisyonda baş kaldırılıp belli bir
    süre bu pozisyonda durulur daha sonra gevşenir.Yüz üstü konumdayken ilk önce sol bacakdüz biçimde yukarıya doğru kaldırılır belli bir süre sonra gevşemeye geçilir. daha sonra bu hareket sağ bacak için de kullanılır.

    Yüz Üstü Destekli Gerdirme

    Bu kez ellerden destek alınarak vucut kaldırılır. Bu pozisyonda en az 5 saniye beklenir. daha sonra gevşenir.

    Yatarken Yana Dönme
    Yatar pozisyonda eller başın arkasında kenetlenir, ayak ayak üstüne atılır ve sağ tarafa vücudun belden aşağısı döndürülür. 5 saniye bu pozisyonda kaldıktan sonra gevşenir ve hareket sol tarafa doğru olmak üzere tekrarlanır.

    Kısmi Doğrulma
    Düz zeminde yatarak dizleriniz kıvrık ve ayak tabanlarınız zemine dayalı olarak çenenizi göğsünüze değdirmeye
    çalışın ve ellerinizi mümkün oldukça
    dizlerinize uzatın 10 kez tekrarladıktan
    sonra gevşeme pozisyonunuzu alın.

    Bacak Kaslarını Germe
    Sırt üstü uzanın bir bacak bükülü olarak diğer bacağınızı elinin yardımıyla kaldırıp, indirin. Aynı işlemi her iki bacağınızla da tekrarlayın.

  • Skolyozda erken tanı önemlidir!!

    *Skolyoz nedir?

    Skolyoz ( omurga eğriliği) omurganın; sağ ya da sol yana doğru eğrilmesi anlamına gelmektedir.

    Normal ve sağlıklı omurgada omurlar arkadan bakıldığında düz bir hat şeklinde uzanır. Skolyozda ise; ( yukarıdaki fotoğrafta olduğu gibi) omurlar sağa ve sola doğru yer değiştirir ve aynı zamanda kendi eksenleri etrafında da dönebilir.

    Omurgaya arkadan bakıldığında S şeklinde belli olabilir ya da hiçbir belirti vermeyip öne doğru eğildiğinde ya da röntgen yardımıyla teşhis konulur.

    Günümüzde bir çok insanın omurgasında az ya da çok olacak şekilde skolyoz vardır. Bu da daha çok çantaların tek taraflı kullanılması ve bilgisayar başındaki yanlış duruşlardan kaynaklanabilmektedir. Eğer 10 dereceden fazlaysa ve varsa yapılacak gerekli tetkikler sonrasında skolyoz tanısı konulur ve hemen tedaviye başlanması gerekebilmektedir Erken teşhis ve tedavi de yüzde yüze yakın başarı şansı vardır.

    *Skolyozun Belirtileri Nelerdir?

    1)Kalçalar ve omuz seviyeleri arasında eşitsizlik görülüyor.

    2)Göğüs kafesinde asimetri ve bir kürek kemiğinde yükselti olabiliyor.

    3)Bir bacağın daha uzun olduğu hissine kapılmak.

    4)Kollar ile vücut arasındaki mesafesinin ve vücut görüntüsünün bozulması.

    5) Rastgele çekilen röntgen filmlerinde fark edilebiliyor.

    6) Antrenör ya da beden eğitimi fark edebiliyor.(Cümle anlaşılamamaktadır)

    *Skolyoz Tipleri Nelerdir?

    1) Doğuştan ( konjenital) :Doğuştan skolyoz hastalığı tıpkı çocuk felci veya beyin felci durumları sonucunda oluşan skolyoz gibi omurganın göğüs veya bel bölgelerinde görülen yana doğru eğriliğidir.Doğuştan skolyoz 0-3 yaş arasında görülebilmektedir

    2) Polio ( çocuk felci) : Beyin felci veya kas erimesi gibi durumlardan ötürü kas felci oluşabilir. Bu da durduk yere skolyozun oluşmasına neden olabilir.

    3) İdiyopatik Skolyoz: Skolyozda en sık görülebilen çeşittir. Kalıtsal olabileceği düşünülmektedir. Daha çok ergenlik döneminde ortaya çıkar. Kız çocuklarında psikolojik sorunlara bile dayanabilir. O dönemde kız çocuklarının göğüslerini saklama çabası bile skolyoza neden olabilmektedir.. Çocuğun omurgası büyüyünceye kadar düzenli bir şekilde kontrol edilmesi gerekir. Öne doğru eğilmede daha çok fark edilir ve ameliyatlık duruma gelmeden tedaviye başlanılması gerekir.

    4) Serebral Palsi : Spastik olan hastalarda skolyoz çok fazla görülebilmektedir. Sürekli tekerlekli sandalyede oturmak zorunda kalan hastalarda da oturma pozisyonundan ötürü skolyoza rastlanabilmektedir.

    **SKOLYOZ TEDAVİ YÖNTEMLERİ:

    Başta da belirttiğimiz üzere erken teşhis edildiğinde büyük başarı sağlanabilmektedir.

    -Yüzde yirminin altında skolyozu olanlar gözlem altında tutulur. Egzersizler verilir. Kasları güçlendirmek için pilates,yüzme vs önerilir.

    -Yüzde otuz ve üzerinde olan skolyozlara da ilerlememesi için korse önerilir.

    -Yüzde kırk ve üzerinde olan skolyozlarda ise istisnai haller haricinde cerrahi yöntem kaçınılmaz olabilmektedir.. Ergenlik döneminde omurgası büyümekte olan bir çocuk için de istisnai haller haricinde cerrahi yöntem kaçınılmaz olabilmektedir.

  • Bel ağrısına iyi gelen ev egzersizleri

    Ellerinizi belinize koyun, ciddi bir rahatsızlık hissetmediğiniz noktaya kadar geriye doğru eğilin, bu pozisyonda 3 saniye durun daha sonra normal pozisyona dönün. Bunu 5 kez tekrarlayın.

  • Yürüyememek ve ayakta duramamak kader mi?

    Yürüyememek ve ayakta duramamak kader mi?

    Belde kanal daralması veya kireçlenme nedir?

    Genellikle 50 yaşından sonra kemik yapıdaki yıpranmaya, kemik erimesine ve ailesel yatkınlığa bağlı olarak ayakta 1-2 dakika durmakla ve 50 metre yol yürümekle kalçadan başlayıp bacağa, ayağa kadar ilerleyen, oturmakla veya belini öne doğru eğmekle kısmen azalan ağrılar olmaktadır. Bu klinik tabloya belde dar kanal veya halk arasında kireçlenme denilmektedir.

    Son 3-4 yıl içerisinde her yıl bir önceki yılı aratacak kadar ağrıda artma ve yol yürüme mesafesi ile ayakta durma süresinde kısalma olmaktadır.. Hastalığım nedir?, başka hangi klinik bulguları verir?

    Bir önceki yıl 100 metre mesafeyi ve 3-4 dakikalık ayakta durma süresini oturmadan ve öne eğilmeden tamamlamaya çalışan kişi bir yıl sonra 1-2 dakika ayakta duramaz ve 50 metre yol yürüyemez. Hasta bu klinik tabloyu dakika veya metre olarak verebildiği gibi lavaboda elimi yıkayacak kadar ayakta duramıyorum ve ağrıdan dolayı oturma ihtiyacı hissediyorum veya tıraş olacak kadar ayakta duramıyorum ve oturmak zorunda kalıyorum şeklinde yakınır. Bayanlar ise mutfak tezgahının başında ayakta duramıyorum ve dirseğimden destek alarak mutfak tezgahına iki büklüm yaslanıp işlerimi ancak tamamlıyorum veya oturuyorum şeklinde yakınırlar. Son 3-4 yıl içerisinde öne doğru belini bükerek yürüyen birini gördüğümüzde belde dar kanalı hatırlamalıyız.

    Bu ağrılar başka hangi hastalıklarla karıştırılıp yanlış ameliyatlara neden olabilir?

    Bu yakınmalar belde kayması olanlarda da görülür fakat farklı olarak belde kayması olanlarda oturup kalkarken ve öne eğilip doğrulurken de ağrılar olmaktadır. Ayağa kalkıp ayaklarının üzerine bastıklarında ağrı olanlarda ağrı sadece kalçaya lokalize ve bacağa yayılmıyor ise o zaman da kalçaya ait problemi düşünmek gerekiyor. Belde dar kanalda ağrı oturmakla ve öne doğru eğilmekle azalırken bel fıtığında farklı olarak ağrı öne doğru eğilmekle ve oturmakla azalmaz ve her zaman devam etmektedir.

    Belde kanal daralmasında ameliyat şart mı?

    1-2 dakika ayakta duramayan ve 50 metre yol yürüyemeyen bir kişinin kendi ihtiyaçlarını karşılamasını beklemek gerçekle yüzleşmekten kaçmaktır, çünkü bu şekilde klinik tablosu olan bir kişinin birkaç yıl içerisinde 5 metre yol yürüyemeyeceğini yani bir nevi yatalak kalacağını bilmek ve kabullenmek gerekir. Kabullenmek tedavinin yarısıdır. Bu hastalar ilk başlangıç dönemlerinde fizik tedaviden kısmen fayda görürken son dönemlerinde fayda görmemekteler ve bu dönem içerisinde ısrarla fizik tedaviye devam edenlerde gecikme olmakta ve yol yürüyemez, ayakta duramaz noktasına varmaktalar. Bu aşamada cerrahi uygulananlarda da kısmen yanıt alınmaktadır. Cerrahiden ciddi anlamda yarar görmek isteyenler son nokta olan 1-2 dakika ayakta durmakla ve 50 metre yol yürümekle ortaya çıkan klinik tabloda cerrahi olmak zorundalar.

    Ameliyatlarda başarı şansınız nedir?

    Biz bu ameliyatlardan cerrahi gerekenlere binlerce uyguladık ve uygulamaya devam ediyoruz. Uygun hastaya doğru zamanda doğru cerrahi yaklaşım ile kaliteli ve kendi ayaklarının üzerinde durarak, kendi ihtiyaçlarını karşılayarak yaşamasını sağlamaktayız. Hastalarımızın içerisinde “yaş yetmiş iş bitmiş”denilen 70-78 yaşları arasında, koroner by pass ameliyatı olmuş, şeker hastası olan hastalardan oldukça fazla olup cerrahi öncesi kalp, anestezi ve dahiliye uzmanları ile ilgili branşlarda hekimlerle birlikte değerlendirilerek ameliyata alınmakta ve kendilerine, çevresindekilere eskiden olduğu gibi ayakta rahat bekleyerek ve rahat yol yürüyerek “Yaş yetmiş fakat iş bitmemiş” olduklarını göstermeliyiz.

  • Bel fıtığı tedavisi sonucu ve nüks (tekrarlama) ihtimali

    Bel Fıtığı Tedavisi Sonucu

    Günümüzde uygun ve yeterli bir teknikle tecrübeli doktorlar tarafından ameliyat edilen hastalarda başarı oranı % 94 civarındadır. Doğru hasta, doğru zamanda, doğru teknikle, doğru ekip tarafından, doğru aletler kullanılarak ameliyat edilirse başarı şansı yükselmektedir. Bütün bunlara rağmen risk hâlâ sıfırlanabilmiş değildir. Ameliyat yerindeki yüzeysel veya derin dokuların iltihabı, yapışıklıklar, epidural nedbe dokusu teşekkülü, dura mater denilen kalın zarın zedelenmesi gibi nispeten basit komplikasyonların yanı sıra sinir elemanlarının, komşu yapıların, iç organların, büyük damarların zarar görmesi gibi önemli komplikasyonlar ve diğer birtakım istenmeyen olaylar dünyanın tıpta en ileri düzeydeki merkezlerinde bile görülebilmektedir.

    Bel Fıtığı Nüks İhtimali

    Bel fıtığı hastalarında nüks olayına zaman zaman rastlanır. Ameliyat gerekmeyen ve konservatif tedaviyle iyileşen hastalarda da bel fıtığı kolayca nüksedebilir. Bugüne kadar yapılmış araştırmalarda bel fıtığı ameliyatı sonrası nüks oranı %5-11 arasında değişmektedir ve bu oran tüm cerrahi yöntemlerde benzerdir.

    Aynı mesafede ameliyat edilen tarafın karşı tarafında veya bir diğer mesafede olan bel fıtığı nüks demek değildir. Bu yeni bir bel fıtığı demektir ve nüks olarak adlandırılmamalıdır. Çünkü belde bulunan fıtıklaşmış bir disk boşaltıldığı zaman geride daha dört adet sağlam disk kalmakta ve görevlerini sürdürmektedirler. Bunların zamanla dejenere olması ve yeni bir bel fıtığının ortaya çıkması sıradan bir durumdur.

    Nüks şüphesiyle gelen vakaların değerlendirilmesi çok önemlidir. Çünkü atılacak her yanlış adım bir başka adımı davet eder. Onun için iyice araştırdıktan ve düşündükten sonra karar vermek gerekir. Hastada nüks bel fıtığı düşünülüyorsa kontrast madde verilerek yapılan manyetik rezonans(MR) tetkiki çok değerlidir. Nüks için mutlaka ağır bir yük kaldırmak da gerekmez. Bazen öksürmekle bile hastalık ortaya çıkabilir. Nüksün engellenmesi için hastanın ameliyat sonrası yaşamına özen göstermesi ve ameliyat sonrası önerilere tam anlamıyla uyması gerekir.

  • Bel için egzersizler

    Bel için egzersizler

    Genel sağlık açısından olduğu gibi bel sağlığı için de sporun ve sağlıklı iken yapılacak egzersizlerin önemi büyüktür. Bel, sırt, karın adalelerini güçlendirmek; eklem ve yumuşak dokuların esnekliğini artırmak için gerekli spor ve hareketlere ömür boyu devam edilmelidir. Ancak bel fıtığı gelişmesine zemin hazırlayabilecek veya bizzat sebep olabilecek mücadele sporları yerine, yüzme, yürüme ve bisiklet sürme gibi sporlar tercih edilmelidir. Yüzlerce egzersiz hareketi içerisinden de rastgele hepsini yapmak yerine belirli hareketlere öncelik tanınması gerektiğini düşündüğümüzden, bele fazla yük bindirmeyen ve gelişmekte olan bir bel fıtığını ilerletmeyecek en emniyetli dokuz hareketi sizler için seçtik. Hikâyesinde daha önce geçirilmiş bir bel rahatsızlığı bulunan veya bel fıtığına muhtemelen aday olan kimselerin bu hareketleri yapmaları faydalıdır. Ancak egzersizler yapılırken dikkat edilmesi gereken birtakım hususlar vardır:

    * Egzersizler havası temiz bir ortamda (hava müsaitse evde pencereler açılabilir) altında sunta veya tahta bulunan halı veya battaniye gibi sert bir zeminde yapılmalıdır. Yumuşak veya deforme olabilen yataklar üzerinde egzersiz ve spor yapılmamalıdır.

    * Bel fıtığı rahatsızlığına yakalananlar hastalığın akut ağrılı döneminde bu hareketlere başlamamalı, istirahati tercih etmelidirler. Şikâyetler geçtikten sonra doktora danışılmalı ve egzersizlere ondan sonra başlanmalıdır.

    * Egzersizlere başlanınca ilk günden itibaren çok çabuk bir iyileşme beklenmemeli, sabırla hareketlere devam edilmelidir. Hareketlerin sayısı ve tempo gün geçtikçe yavaş yavaş artırılmalıdır. Başlangıçta aşırılığa kaçarak daha kötü bir duruma düşülmemelidir.

    * Konunun uzmanı olan doktor başka şekilde tavsiye etmemiş ise ilk bir ay her hareket günde beş defa yapılmalıdır. Daha sonra her ay hareketler beşer beşer artırılarak egzersizlere devam edilmelidir.

    * Ani ve zorlayıcı hareketlerden uzak durulmalıdır. Sizin için seçtiğimiz dokuz çeşit egzersiz risksiz olup daha çok bunlar tercih edilmelidir.

    * Hareketler esnasında veya sonrasında normalde mevcut ağrının artmaması gerekir. Bu yüzden egzersiz sonrası şiddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsızlık ortaya çıkarsa doktora danışılmalıdır.

    * Rahatsızlık bir saatten fazla sürüyorsa o hareket egzersiz programından çıkartılmalıdır.

    * Bel fıtığı ameliyatı olanlar operasyonun üzerinden üç hafta geçmeden egzersizlere başlamamalı, daha sonra başlayarak her hareketin sayısını yavaş yavaş artırmalıdırlar.

    * Bu bilgiler haricinde hastanın kafasında herhangi bir soru oluşursa, uzman doktor hiç tereddüt etmeden hemen aranmalı ve yanlış bir iş yapmaktansa konunun doğrusu uzman hekimden öğrenilmelidir.

    Sırt üstü yatarken önce bir bacağınızı 90 derece kaldırınız. Sonra aynı hareketi diğer bacağa uygulayınız.

    Bacaklarınızı uzatarak sırt üstü yatınız. Bir dizinizi kırınız. O dizinizi elleriniz ile kavrayıp göğsünüze doğru çekerken diğer bacağınızı yere yapıştırınız. Aynı hareketi diğer bacakta tekrarlayınız.

    Sırt üstü yatarak dizlerinizi kırınız. Ellerinizi dizleriniz üzerinde kenetleyip göğsünüze doğru çekerken başınızı dizlerinize değdirmeye çalışınız.

    Sırt üstü yatarken mümkün olduğu kadar bir dizinizi göğsünüze çekiniz, diğerini düz tutunuz. Aynı hareketi diğer bacağa uygulayınız.

    Ellerinizi dizlerinizin üzerinde kenetleyip bacaklarınızı göğsünüze çekiniz. Bu durumda içinizden 10’a kadar sayınız. Bu esnada omuzlarınızı yerden kaldırmayınız. Daha sonra kollarınızı ve ayaklarınızı serbest bırakınız.

    Belinizi yere yapıştırarak öylece tutunuz. İçinizden 1’den 10’a kadar sayınız. Daha sonra serbest bırakınız. Bu hareketi tekrarlayınız. Bu esnada nefesinizi normal şekilde alıp veriniz.

    Ayakta dik durunuz. Ellerinizi masa veya bir iskemlenin kenarına dayayınız. Dizlerinizi kırarak yere çökünüz ve sonra ayağa kalkarak gevşeyiniz.

    El ve dizlerinizin üzerinde dururken kollarınız dik olsun. Önce kedi gibi belinizi çukurlaştırıp 10’a kadar sayınız. Sonra çenenizi göğsünüze doğru çekerken sırtınızı kamburlaştırarak yine 10’a kadar sayınız ve gevşeyiniz.

    Önce diz üstü dik oturunuz. Sonra kollarınızı ileriye doğru uzatınız. Mümkün olduğunca öne doğru eğiliniz ve bu vaziyette 10’a kadar sayınız. Tekrar diz üstü oturur pozisyondaki ilk konumunuza dönünüz.