Etiket: Disk

  • Bel ve boyun fıtıklarında yeni yöntem ile ameliyatsız çözüm

    Diskolizis (Ozon Diskektomi)

    Bel ağrısı, kollara yada bacaklara vuran fıtık ağrılarında yeni bir yöntem olan ” ozon mikrodiskektomi” diğer isimleri ile ” diskolizis” yada ” ozon nükleolizis” uygulamasıdır. Ozonun fıtık dokusu içersine verilerek fıtığın büzüştürülmesi, sinirlere yaptığı baskının kaldırılması ve ağrının yok edilmesi işlemidir. Ozon mikrodiskektomi denmesi, cerrahi mikrodiskektomi ile benzer klinik sonuçların elde edilmesi nedeni ile bu terim kullanılmaktadır. Kısaca Açık cerrahi ameliyatı kadar etkili bir tedavi yöntemi olduğu literatürde belirtilmektedir.

    Diskoliz işlemi ameliyatsız, narkozsuz, kansız kısa sürede gerçekleştirilebilen etkili bir yöntemdir. Klinik olarak bel ağrısı , bacak yada kollara yayılan ağrılarla birlikte MR görüntüsünde Fıtık tesbit edilen hastalar ilaç tedavisine yada fizik tedavi uygulamalarına yanıt vermiyor ağrılar devam ediyorsa bu yöntem idealdir denilebilir.

    Bel ve boyun fıtıklarında diğer uygulanan yöntemlere göre daha büyük avantajlara sahiptir. Doğal bir tedavi olduğu için vucuda asla zarar vermez, yan etkileri hemen hemen yoktur. Diğer yöntemlere üstünlüğü kısa sürmesi, ucuz olması, hastanın o saat hastaneden yürüyerek ayrılabilmesi, iş kaybına neden olmaması, ve işlemin mekanik hiçbir zararının olmamasıdır.

    Diğer uygulamalarda örneğin narkoz altında açık cerrahi yapılıyorsa gereğinden fazla doku o sahadan alınmakta bu durum disk mesafesinde azalma ve diskin dejenerasyonuna yol açabilmektedir. Nüks ve yapışıklık olayları her zaman potansiyel bir komplikasyon olup tedavisi güç sorunları beraberinde taşır.

    Bugüne kadar binlerce hastaya uygulanan bu yöntem ile bel ve boyun fıtığından yakınan hastalar şikayetlerinden kurtulmuşlardır.

    İşlem hareketli görüntüleme Cihazları eşliğinde yapılmakta yaklaşık beş-on dakika kadar sürmektedir. Girişim sırasında hasta uyanık olmakta ve işlemden sonra evine gidebilmektedir. Uygulamalarda, deneyimli ellerde hastanın zarar görme riski yoktur.

  • Ozon mikrodiskektomi nedir?

    Diskolizis

    Bel ya da boyun fıtıklarını tedavi etmek amacı ile fıtığa neden olan omurlar arsındaki disklerin içersine ozon gazı verilmesi ile gerçekleştirilen işleme verilen addır. Bu işlem, tıbbi literatürde Ozon Diskolizis, Ozon diskektomi, ozon nükleolizis başlıkları altında sunulmaktadır. Aslında diskektomi deyimi tıbbi anlam olarak diskin kesilip çıkarılması işlemine verilen addır. Fakat ozon ile yapılan çalışmalar, bel ya da boyun fıtığı nedeni ile ameliyat olan hastaların sonuçlarına eş başarı sağladığı için “ ozon mikrodiskektomi “ ya da “ozon diskektomi” başlığı altında birçok makalenin konusu olmuş ve bu adla anılmaya başlanmıştır.

    Daha önceleri bel – boyun fıtıklarını tedavi etmek için kullanılan yöntemler arasında insan bünyesine en zararsız yöntem olarak güncel girişimler arasında yerini almıştır. Sadece İtalya ve İspanyada yılda 30 000 hasta bu yöntemle ameliyatsız şifa bulunaktadır. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde ve Amerika da artık rutin tedaviler arasında yer almaktadır. Ülkemizde henüz emekleme safhasında olan bir girişimsel yöntemdir.

    Oksijeni 02 olarak biliyoruz OZON ise O 3 tür . Yani %99 oksijenden elde edilen bir gaz olup birçok hastalığın tedavisinde kullanılan aktif oksijendir. Ağrı tedavisinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle bel boyun ağrılarında ve kireçlenme tedavilerinde kullanılmaktadır ilaç uygulamalarından yarar görmeyen hastalarda çok iyi sonuçlar elde edilmektedir. Mutlaka deneyimli uzmanlar tarafından uygulanmalıdır. Neşter ve narkoza gerek duyulmayan fakat ameliyathane koşullarında ve görüntüleme cihazları eşliğinde yapılması gereken “ ameliyatsız “ bir tedavi şeklidir.

    Ozon ile yapılan bel-boyun fıtığı tedavilerinde mükemmel sonuçlar elde edilmektedir. Hasta narkoz almamakta işlem 5 dakika gibi çok kısa bir sürede gerçekleşmekte ve işlemden sonra hasta hemen evine yürüyerek gidebilmektedir.

    İşlemden hemen sonra fıtık ağrısı hemen geçmeyebilir birkaç gün beklemek gerekir. Genellikle tek uygulama yeterli olmaktadır, dirençli bazı vakalarda işlem tekrarlanabilir ve güvenli bir yöntemdir.

    Hangi hastalıkta uygulayalım

    Discolizis yani ozon diskektomi ilaç ve diğer konservatif tedavilerden yarar görmeyen hastalara uygulanması tercih edilir.

    Servikal disk hernisi

    Dorsal disk hernisi

    Lomber disk hernisi

    Lomber dejeneratif disk hastalığı

    Dejeneratif spinal kanal darlığı

    Ameliyat sonrası yapışılıklar ( postsurgical fibrozis )

    Faset sendromu ( bel-boyun kireçlenmeleri)

    Kimlere uygulanmaz

    Şüphelenilen gebelik

    Böbrek veya karaciğer yetmezliği

    Son miyokard infarktüsü

    Alkol, uyuşturucu ve psikotrop ilaç müptelaları

    Bir başka hastalık nedeni ile tedavi görüdüğü sürecte Doktorunun uygun görmemesi.

    Kan pıhtılaşma bozukları, Trombositopeni, Favizm, Kontrolsüz Hipertiroidi ve Hipertansiyon varlığı.

  • Bel ve boyun fıtığı tedavisinde yeni uygulamalar

    Bel ve boyun fıtığı tedavisinde yeni uygulamalar

    BEL VE BOYUN FITIĞI TEDAVİSİNDE YENİ UYGULAMALAR
    Omurga ağrıları toplumun büyük bölümünü etkileyen en yaygın ağrı problemlerinin başında gelmektedir. Omurga kemikleri arasında, ortaya çıkan yükün taşınmasını kolaylaştırmak ve hareketlerde elastikiyet kazandırmak için disk denilen yastıklar bulunmaktadır. Bu disklerin çeşitli nedenler ile omurilik kanalından çıkan sinirleri sıkıştıracak derecede fıtıklaşmasına disk hernisi denilmektedir. Gövdenin ağırlığına en fazla maruz kalan saha, omurganın bel bölgesidir. Bu nedenle fıtık (herni) rahatsızlığı da en sık olarak omurganın bel bölgesinde ortaya çıkmakta ve “bel fıtığı” olarak adlandırılmaktadır. Omurganın en üst bölgesi olan boyun bölgesinde de aynı şekilde boyun fıtığına bağlı problemler ortaya çıkmakta ve boyun, omuz ve kol ağrılarına neden olmaktadır.
    Bel ve boyun bölgesinden kaynaklanan her ağrı fıtığına bağlı olmayabilir. Omurilik kanalını oluşturan kemiklerdeki kireçlenmeler, omurilik kanalındaki daralmalar veya geçirilmiş bir omurga cerrahisine bağlı kanal içinde ortaya çıkan yapışıklılar da bel ve boyun ağrılarına neden olabilen faktörlerdendir.
    Bu yüzden hastanın bir uzman hekim tarafından değerlendirilmesi ve gerekli radyolojik tetkiklerin de yapılmasından sonra teşhisin doğru konulması gereklidir. Doğru teşhis sonrası durumun ciddiyetine göre ilaç tedavisinden, cerrahi müdahaleye kadar uzayabilen geniş bir yelpazede hastanın tedavisi yapılmaktadır.
    Bel ve boyun fıtığına bağlı ağrılar genellikle sıkıştırılmış olan sinir kökü boyunca kollara yada bacaklara kadar yayılmaktadır. Ağrı duyusu sinirin baskı altında olduğunu ancak henüz kalıcı bir hasar oluşmadığını gösterir. Zaman içerisinde ağrının azalmaya başlamasıyla birlikte, etkilenen bölgede his kaybı veya kaslarda güçsüzlük gibi problemlerin ortaya çıkması ise, fıtığın sinire hasar verecek derecede büyüdüğünü düşündüren bulgulardır.
    Bacaklarda veya kollarda ortaya çıkabilecek ciddi derecede güç kaybı veya hissizlik durumunda, sinirlerin kalıcı hasara uğramaması için acil cerrahi müdahale gerekebilmektedir.
    Bu problemin ortadan kaldırılması için öncelikli olarak uzman hekimler tarafından muayene yapılmalı ve doğru teşhis konulmalıdır. Acil ameliyat seçeneğinin düşünülmediği uygun hastalarda, perkütan yöntemler dediğimiz, fıtıklaşmış disk içine ulaşmamızı sağlayan özel iğneler ile çok küçük boyutta kanallar oluşturularak, narkoza gerek kalmadan lokal anestezi altında yapılan kapalı ameliyatlar uygulanabilmektedir. Bunlar:
    1- Lazer diskektomi: Fıtıklaşmış disk bölgesinin direk lazer uygulanarak küçültülmesi.
    2- Discogel uygulaması: Disk içine jelleştirilmiş alkol uygulanması sonucu disk hacminin, dolayısıyla fıtığın küçültülmesi.
    3- Mikro dekompresyon: Diskteki fıtıklaşmış bölgenin içeriğinin mekanik bir sistem yardımıyla boşaltılması.
    4- Ozon nükleolizis: Disk içine ozon uygulanması.
    Uygulama nasıl yapılır?
    Tüm bu tedaviler, mikroptan arındırılmış ameliyathane koşullarında ve radyolojik görüntüleme eşliğinde yapılmaktadır. Hasta yüzüstü pozisyonda yatırılır. Girişim bölgesi mikroplardan arındırılmak için bir solüsyon ile silinir. Radyolojik olarak bel fıtığı olan bölge işaretlenir. Hastanın bel bölgesine lokal anestezik ilaç yapılarak girişim sahası uyuşturulur. Hedeflenen disk içine özel bir kanül yerleştirilerek, uygun görülen tedavi yöntemi uygulanır. Girişim sonrası hasta 1 – 2 saat gözlem altında tutulur. Ardından, yürüyerek evine gönderilir. Sonraki 1 hafta süresince iyileşmenin daha hızlı olabilmesi için, hastanın bel bölgesinde ağırlık oluşturabilecek işlerden kaçınması önerilir. 4 haftalık kontrol süresi sonunda, klinik düzelmenin derecesine göre işlem tekrarlanabilir.
    Kapalı yöntemle yapılan bu tedavilerin en büyük avantajı, narkoza gerek kalmadan lokal anestezi ile uygulanmaları, girişim sonrası hastanede yatmaya gerek kalmadan hastaların yürüyerek evlerine gidebilmeleri ve açık ameliyat sonrasında fıtık bölgesinde ortaya çıkabilen yapışıklıkların, bu tedaviler sonrasında söz konusu olmamasıdır.

  • Bel fıtığı,

    Bel fıtığı,

    Ozon İle tedavi!!

    Bel fıtığı, bel ve bacağa yayılan AĞRILARIN başlıca sorumlularındandır. Mekanizma olarak, ya sinirler üzerine mekanik baskı söz konusudur ya da diskin içersinde bulunan nükleus pulpozus dediğimiz jöle kıvamındaki yapıdan salgılanan bazı biyoşimik madelerin etkisi ile oluşan ve bizim inflamasyon dediğimiz hadise başlıca AĞRI kaynağıdır. Özetle:

    1-Mekanik Bası

    2-Enflamasyon

    Bu temel soruna yaklaşım basit ağrı kesici ve kas gevşetici ilaçların alımından, açık cerrahi ameliyatlara kadar giden bir süreci kapsar. Yeni teknoloji, teknik ve olaya yaklaşım farklılıkları artık açık cerrahi işlemin bel ve boyun fıtıklarındaki yerini oldukça daraltmış bazı kırmızı bayrakları bizim önümüze koymuştur. Yani bu kırmızı bayraklar söz konusu ise ve de diğer yöntemlerden netice alınamamışsa son çare olarak ameliyat( açık cerrahi) önerilmektedir. Nedir bu kırmızı bayraklar;

    a) idrar ve büyük abdestini tutamama

    b) ilerleyici kuvvet kaybının yanında kol ve bacak kaslarında incelmeye başlama

    c) her türlü tedaviye rağmen geçmeyen ağrılar. Eğer bu ağır tablo oluşmuşsa cerrahi girişim sizin için çözümdür.

    Lomber disk cerrahisinde başarı oranı %49 ila %95 arasında ve lomber disk cerrahisi sonrası re-operasyon olasılığı ise %4 ile %15 arasındadır. Bu düşük başarı oranının arkasındaki sebepler ise şunlardır: 1) dural fibrozis, 2) araknoidal adezyonlar, 3) kas ve fasyal fibrozis, 4) ameliyat icin gerekli olan kemik ve ligamentöz yapıların kısmi çıkarılması sonucu oluşan mekanik instabilite ve faset & sacro-iliac eklem fonksiyonu bozukluğuna yol açabilen basının azalması 5) radikülopati, 6) tekrarlayan disk fıtıklaşması. Dolayısıyla, yapısal stabiliteyi sağlayan sinir kök dekompresyonu için daha güvenli alternatif metodlarının araştırılmasına artan bir ilgi bulunmaktadır.

    Güncel Uygulamalar

    Gelelim güncel anlayış ve uygulamalara. Demiştik ki AĞRI kaynağı ya sinire mekanik baskı ya da enflamasyon. Bu gün artık minimal invaziv girişimler başlığı altında bir çok yeni metod uygulanmaktadır. Nükleoplasti, nükleotomi, LASER, IDET bunlardan hemen akla gelenlerdir.Bu teknikler daha çok mekanik baskıyı azaltmaya yönelik girişimler olup % 70-90 arası sizi fıtık probleminizden kurtarır.

    Enjeksiyon tedavisi dediğimiz sinir çevresine kortizon verilmesi de esas nedenlerden biri olan inflamasyonu yani sinir dokusunda bazı şimik maddelerin oluşturduğu dolaşım bozukluğuna bağlı oluşan Ağrıları ortadan kaldıran bir yöntemdir. Başarı şansı %75-85 oranındadır.

    Gelelim OZON tedavisine

    Ozon da nereden çıktı diyebilirsiniz? Çünkü gün geçmiyor ki televizyonlarda ozon şöyle zayıflatır böyle güzelleştir kanser hücrelerini öldürür babından görüntülere. Evet bunları da yapabilir. Fakat biz OZON’u başlıca ağrı tedavisinde kullanıyoruz.

    Oksijeni 02 olarak biliyoruz OZON ise O 3 tür . Yani %99 oksijenden elde edilen bir gaz olup birçok hastalığın tedavisinde kullanılan aktif oksijendir.

    Bel-Boyun fıtıklarında hem mekanik baskıyı azaltmak hem de inflamasyonu düzeltmek için yani yukarıda saydığımız ileri teknoloji uygulama sonuçlarını elde etmemizi sağlayan önemli bir tedavi aracıdır. Bu gün özellikle İtalya, İspanya, Fransa, Almanya, Hindistan, Çin ve Japonya da yaygın olarak bel fıtıklarının tedavisinde kullanılan yan etkileri yok denecek kadar az, narkoz gerektirmeyen, neştersiz yani ameliyatsız bir çözüm aracıdır. % 65-90 arası başarı oranına sahiptir. Bizim uygulamalarımızda da aynı sonuçları elde etmekteyiz.

    Ozon bel fıtığına nasıl etki eder ?

    Yukarıda yazdığımız ağrıya neden olan olan her iki mekanizmaya da tesir ederek etkilerini oluşturur. Olayı biraz daha anlatacak olursak; Omurlarımız arasındaki amörtisör görevi gören disk dediğimiz oluşumlar herhangi bir nedenden dolayı hasarlanırlarsa FITIK dediğimiz hadise oluşur. Diskin içersinde Jöle kıvamında olan bu kısım sinir dokusu üzerine taşarak baskı yapar. Bu taşma hadisesinde bozulan diskin şişmesi ve su tutması söz konusudur. Belde yada hem belde hem de bacağa yayılan ağrılar oluşur. OZON disk içersine verildiğinde bu bizim proteoglikan dediğimiz yapılar parçalanır ve su tutamaz hale gelir. serbest oksijen radikallerinin oluşumunu engellenir. Disk mekanik olarak büzüşür ve mumyalaşır yani artık şişerek ağrıya neden olamaz. Diskin küçülmesi sinirlerin basıdan kurtulmasına, sinirlerin serbestleşmesine neden olur, birinci iyileştirici mekanizma budur.

    İkincisi: İnflamasyonu ortadan kaldırarak; Ozon çok güçlü anti inflamatuar etkilere sahiptir. Bu bağlamda sitokinlerin artışı, prostoglandinlerin baskılanması Endojen morfin salınımına yol açması ve kan damarları ile bölgeye aktif oksijenin gidişi( kan hücrelerindeki 2,3 difosfogliseratın artması) ile doku oksijenini arttırır. Bütün bunlar sinir kökü serbestleşmesine, sinir köklerindeki inflamasyonun azalmasına ve hastalıklı dokunun iyileşmesine yol açarlar. Kasılı vaziyette bulunan ve AĞRI’ ya neden olan bel adaleleri gevşer, hastanın yaşam kalitesi artar, ağrıdan da kurtulur.

    Sonuçta bel fıtığı iyileşir, Ağrı ortadan kalkar, hasta günlük normal yaşamına geri döner.

    OZON bel fıtığında nasıl verilir ?

    İki yöntem söz konusudur.

    1- Ameliyathane koşullarında ve görüntüleme cihazlarının eşliğinde bizzat fıtığa neden olan diskin içersine verilerek. 1 kez uygulanır. Narkoz neşter gerektirmez. Yan etkisi yok denecek kadar az olan ve tekrarlanabilir bir yöntemdir. Hastanede kalmanıza gerek yoktur. İşlem 15 dakika civarında sürer.Bu yöntem araştırmalarda ameliyat kadar etkili olduğundan “ozon diskektomi” olarak da adlandırılmaktadır. Biz ozon nükleolizis diyoruz.

    2- İkinci yöntem normal poliklinikte bel fıtığına neden olan omurgalar civarına belin iki yanına 3 sağ 3 sol tarafa 5 santim derine çok ince bir dental iğne ile 10 cc kadar Ozon enjekte edilir. Ozon gazı derinliklere, disk etrafına ve şişmiş sinir civarına nüfuz ederek emilir ve etkilerini gösterir. Her gün uygulanması gerekir toplam 12-14 uygulama ile hasta sorunlarından kurtulur. Bu yönteme DİSKOSAN adı verilmektedir.

    İşte böyle.

    Fıtıksız, ağrısız, sağlıklı ve kaliteli yaşam sizlerin olsun.

  • Bel ağrısı / diskojenik ağrı

    Bel ağrısı / diskojenik ağrı

    Siz zannediyormusunuz ki her beli ağrıyan bel fıtığı hastasıdır? Neden doktorlar, bel fıtığını tedavi ediyoruz diye ortaya çıkan , kimi zaman bel çeken kimi zaman farklı, örneğin bele zift yapıştıran yada kafasına göre afedersiniz hamamda masajla bel fıtığı tedavisi yapıyorum diye ortaya çıkan ve hekim olmayan şarlatanlara karşıdır?

    Doktorların kaygısı paramıdır? Bunların uyguladıkları yöntemler külliyen yanlışmıdır ?

    1- Her bel ağrısı bel fıtığı değildir

    2- Çekme veya manuplasyon ( yani elleri kullanarak bele bazı metotların uygulanması)

    3- Bel bölgesine sıcak tatbikatı Bütün bunlar ilgili branş hekimlerinin bizzat yada gözetiminde uygulayacağı tedavi yöntemleri arasında yer alır. Ancak hangi bel ağrısında hangi metodu kullanacağınızın ayırdını yapmak seneler gerektiren uzun bir sürecin meyvesidir. Omurgamız çok karmaşık anatomik yapıları içerir.

    Yoksa , komşu şurada bel çeken birisi var biz iki büklüm gittik” belimi çekti odur budur belimde tık yok” senide götürelim. İyide belde ağrı kaynağı olan bir sürü probleme hep aynı yöntemi yani bel çekmeyi uygularsanız bize gelen hastalardan bildiğimiz için söylüyorum geri dönüşü olamayan sakatlılarla karşılaşabilirsiniz. Uyarması bizden.

    İşte Dejeneratif disk Hastalığı (DDH) da halk arasında az bilinen fakat mutlaka hekimlerin tedavi etmesi gereken ve bel ağrılarının en sık görülen nedenidir. Çok ayakta kalınca, özellikle çok oturunca ve de ayağa kalkma esnasında ya da ağır bir şey kaldırıldığında AĞRI şeklinde karşımıza çıkan bir rahatsızlıktır. Yaşlanmamızın doğal bir sonucu olarak omurgalarımızın arasında bulunan disklerin (yastıkçıkların ) yıpranması, aşınması, esnekliğini kaybetmesi, doğal suyunu kaybetmesi olarak tanımlayabiliriz. Omurgalarımız arasında bulunan yastıkçıklar ağırlık taşırken veya vucudumuzun çok karmaşık hareketlerinde özellikle belimizde bir amortisör görevi görerek bedenimizin dengeli hareket etmesini ve ağrı oluşmaması için destek görevini üstlenirler, Çok farklı nedenlerden dolayı DDH görülebilir,: Bir yaşlılık hastalığı olmasına rağmen genç insanlarda da görülebilir.

    Eğer geçmeyen bel boyun ağrısı varsa sizde DDH olabilir. En çok bel de görülür. Sinsi ilerleyici gittikçe daha fazla rahatsızlık ve ağrı verici, günlük yaşam kalitemizi bozucu hatta ilaçlarla geçmemeye başlayan bir hastalıktır.Tıbbi olarak Spondiloz deyimi ile ifade edilir.

    MR çektirdiğinizde Karanlık Disk dediğimiz normalde yastıkçıkların içi jöle kıvamında olduğundan açık renkte görülür DDH olanlarda ise Tüm disk yani yastıkçık siyah görülür. Bu özelliklerini ve suyunu kaybetmiş diskler artık şok emici, ağırlığı dengeleyici ve belimizi koruyucu özelliklerini yitirmiştirler. Sıvısını kaybetmiş diskler susuz toprak gibi çatlar ve vucut onu tamir etmek için normalde orada olmaması geren damar ve sinirleri bölgeye gönderir. Çatlamış disklerin içersine giren bu sinirler zaman içinde örneğin çok ayakta kalınca ya da ağır kaldırınca hemen Ağrı alarmı verirler. Hem direk temas hemde ağrıya neden olan maddeler hasarlı disk dokusundan salınırlar. Aynı yerden fıtık olma ihtimali daha yüksektir. Şunu da belirtmeliyiz ki her karanlık disk ağrı nedeni olmayabilir. Kesin tanı koymak için bizim diskografi dediğimiz bir yöntemi uygulamak gereklidir. Ameliyathane koşullarında uygulanır.

    Tedavi olarak ilaçlara ve FTR ye yanıt vermeyen ilerlemiş vakalarda biz

    1- Epidural kortizon uygulamaları

    2- Morfin bantları

    3- IDET ( yastıkçıkların içersinde normalde olmaması gereken fakat orada oluşan ve ağrıya neden olan sinirlerin radyofrekans yöntemi yada LASER ile yakılması esasına dayanır)

    4- Pahsa cath. Uygulaması . Ağrılı yastıkçıktan kalkan uyarıların omuriliğimize taşınmasına engel olma işlemidir.

    5- Cerrahi girişimler en son düşünülecek seçeneklerdir.

  • Bel ağrısı

    Akut Bel Ağrısı
    Ağır kaldırma veya doğrudan travmaya bağlıdır. Travma ile birlikte belde ağrı başlar. Başlangıçta ağrı hafiftir. Daha çok kas spazmına bağlı sertlik vardır.Hasta geçer düşüncesiyle işine devam eder. Ağrı gittikçe artar. Hastayı hareketsiz bırakır. En küçük hareketle bile çok şiddetli ağrı başlar.
    Ağrı çoğu kez tek taraflıdır. Bir bölgede sınırlı kalır. Sırt muayenesinde lumbosakral kaslarda tek veya çift taraflı spazm vardır. Hasta öne doğru eğilemez. Paraspinal kas spazmı tek taraflı ise hasta ağrılı bölgeye doğru eğildiği zaman biraz rahatlar. Aksi yönde şiddetlenir. Bazı tek taraflı vakalarda konkavitesi ağrılı tarafa olmak üzere skolyoz gelişir. Spazm geniş bir alana yayılmışsa alt ekstremite hareketleri ağrılıdır. Refleks ve sensoryal bulgular normaldir. Radyolojik muayenede lumbosakral bölgede herhangi bir patoloji yoktur. Lumbar eğim düzleşmiş olabilir.
    Hastaya mutlak yatak istirahati verilmelidir.
    Kronik Lumbosakral Gerilim Ağrısı
    Kronik lumbosakral gerilim bel ağrısında en sık görülen etkenlerden birisidir. Orta yaş hastalığıdır. Diğer bel ağrıları kadar şiddetli değildir. Buna karşın tedavisi zordur.
    Orta yaşın üzerinde sık rastlanır. Ağrı çok geniş bir bölgeyi tutar. Genellikle orta şiddettedir. Hastanın hekime gelmesi için uzun süre geçmesi gerekir. Dikkatli bir anamnezle hastanın geçmişinde travma olduğu görülür. Hasta uzun süre ayakta kaldığı zaman ağrı artar. Dinlenince azalır. Kas spazmı yoktur.
    Bu sendromun asıl nedeni kişinin vücut sağlığına yeterince önem vermemesidir. Yetersiz beslanme, konstipasyon, dinlenememe gibi etkenler rol oynar. Özellikle ev kadınlarında, topuklu ayakkabı giyenlerde daha sık rastlanır.
    Tedavide önce ayrıntılı bir değerlendirmeye gitmek gerekir. Rutin laboratuvar tetkiklerinin yanı sıra radyolojik inceleme yararlı olur. Hastaya uzun süre ayakta durmaması, şişmansa kilo vermesi öğütlenir.
    Lumbar Disk Hernisi
    Vücudun anatomik yapısı nedeniyle yük en fazla L4-L5 ve L5-S1 arasına biner. Bu baskı annulus fibrosus halkasında dejeneratif değişikliklere yol açar.
    Dejeneratif değişiklikler bir kez ortaya çıktıktan sonra iyileşme zordur. Bunun nedenleri, birincisi delenerasyona neden olan ağrılar ortadan kalkmaz, ikincisi intervertebral diskin kanlanması zayıftır. Dejenerasyon gittikçe artar. Annulus fibrozusun zayıf olduğu arka cidardan nukleus pulposus kayar. Arka spinal ligamentlerin ortasının kalın, kenarların ince olması intervertebral diskin yana doğru kaymasının en büyük nedenidir.
    Ağrı hafif başlar. Bu nedenle hastalar semptomların ne zaman başladığını çoğu kez hatırlamazlar. Hasta fazla hareket etmez. İstirahat ederse semptomlar kendiliğinden hafifler. Hasta hekime artık ağrıya dayanamaz hale geldiği zaman başvurur.
    Bir travma, ağır kaldırma veya eğildiği zaman ağrı başlar. Hasta bunu bıçak saplanması şeklinde tanımlar. Hastalığın başlamasında iki belirgin özellik vardır: Belde ağrı ve elektrik çarpması, iğne batması tarzında siyatik. Otururken veya kalkarken lumbar vertebralar üzerine binen yük artar. Öksürme, hapşırma ve ıkınma ile ağrı şiddetlenir.
    Orta çizgide meydana gelen disk kaymalarında alt ekstremitelerde ve belin alt kısmında yaygın ağrılar vardır.
    -Omurların arasında yer alan diskler dayanıklı liflerden yapılmış darbe emici yastıklardır.
    -Disk patolojileri bel ağrısının en sık nedenlerinden biridir.
    -Her disk, anulus fibrosus denilen sağlam bir halka ve anulusun çevrelediği jöle kıvamında bir madde olan nu cleus pulposus’tan oluşur
    -Aksırma, öksürme, eğilme genellikle ağrıyı arttırır.
    -Genellikle sadece bir taraf etkilenir.