Etiket: Disk

  • Bel fıtığında yeni bir tedavi metodu hidrodiskektomi tedavisi

    Erişkinlerin %60-80 ‘i yaşanlşarı boyunca en azından bir kez bel ağrısından muzdarip olurlar. Akut bel ağrılarının %70-80 i hiç bir tedaviyi gerek kalmaksızın iyileşebilir. Yada basit tedavilerle ile(ftr, masaj, ozonterapi, lazer, proloterapi, akupunktur gibi ) düzelir. %15-20 ‘si tıbbi tedaviye rağmen devam eder ve kronikleşir.

    Bel ağrılarında minimal invazif teknikler günümüzde oldukça populerdir. Mümkün olduğunca artık daha basit ,anestezi gerektirmeyen işlemlerle ve hastayı daha çabuk iyileşltirirp daha çabuk normal yaşama donmesini sağlayan müdaheler tercih edilmektedir. Bunlar arasında populer olan yöntemler son donemlerde girişimsel ağrı enjeksiyonları,lazer nukleoplasti, ozon terapi kök hücre terapisi, radyofrekans, perkutan lazer disk dekompresyonu, gibi işlemler yapılmaktadır.

    En son çıkan ve amerika ve avrupada basarıyla uygulanmaya başlayan yeni yöntem ise hidrodiskektomi yöntemidir. Hidrodiskektomi diğer lazer diskektomiye avantajı ısısya bağlı komplikasyonların olmaması, tuzlu su kullanılarak kopan parçaların aspirasyonla tamamen alınması, görüntümede lazer ucucnun bazen net görülmeemsine rağmen hidrodiskektomide kataterin ucunun çok net görülmesi belli başlı avatajlarıdır.

    KİMLERE UYGULANABILIR

    Bel fıtığı tanısı konmuş prtrude yada taşma dediğimiz bası yapan dşisk,extrüde disk varsa yanı halk arasında patlamış fıtık, bacak ağrısı yapan fıtık varsa rahatlıkla uygulanabılır. Kimlere uygulanmaz dersek, kanma hastalığı olanlar, fıtığı kemik hale gelmiş kirçlenmiş hastalar, omurga kemikleri arası daralmış hastalarda uygulanmaz. Yaş sınırı yoktur.

    NASIL YAPILIR

    En onemli avantajı lokal anesyezi altında yapılamsı. Ameliyathanede steril şartlarda ama görüntüleme altında hastaya disk mesafesine girilir ve patlamış fıtıklar dahil protruze fıtıklarda basınçlı tuzlu sonrası kopan disk parçaları aspiratorle alınır, işlem sonrası hasta 1 saat hastanede kalır ve sonrasında aynı gün işine donebilir normal yaşamını sürdürebilir.

  • Disk mesafesi ve önemi

    Omurlar arasında yer alan disk materyalinin önemli görevleri vardır. Disk, belde maruz kalınan yükleri karşılar, vücudun üst kısmını dik tutar ve belin her yöne hareket etmesini sağlar.

    Disk materyalinin yırtılması sonucu içeriğinin dışarı çıkması günlük yaşantıyı etkiler. Dışarı çıkan disk materyali hemen yakın mesafede bulunan omurilik ve sinir köklerine bası yaparak bel ağrısı ve bacak ağrısına neden olur.

    Disk Nasıl Yırtılır (Bel fıtığı)

    Disk materyali içte daha sulu olan nukleus pulposus dışta anulus fibrosis denilen daha sert bir yapıdan oluşur. Yaşlanmayla beraber içte yer alan nukleus pulposus su yapısını kaybetmeye başlar ve esnek olması gereken disk mesafesi yüksekliği azalır. Disk mesafesi maruz kaldığı yükleri taşıyamaz ve diskin dış kısmında ortaya çıkan yırtıkla beraber dışarıya çıkmaya başlar. Bu süreç genellikle uzun bir zamanı alır.
    Ağır yük kaldırmak yada kontrolsüz bir hareket genelde diskin yırtılmasına neden olabilir. trafik kazası yada yüksekten düşme gibi ani olarak maruz kalınan kuvvetler karşısında disk materyali yırtılabilir.

    Risk Faktörleri Nelerdir?

    Erkeklerde kadınlardan daha sık görülür. Genelde orta yaşlarda görülmekle beraber her yaş grubunda görülebilir. Obezite, ağır işlerde çalışma ve sigara kullanımı bel fıtığı oluşma olasılığını arttırır. Ailesinde bel fıtığı olanlarda görülme sıklığı daha fazladır.

    Bel Fıtığının Bulguları Nelerdir?

    Disk materyalinin dışarı çıkması sonucu yakın komşuluğunda bulunan sinir köküne bası yapması yada burada ortaya çıkan yangı (enflamasyon) ile beraber ortaya çıkan ilk bulgular bel ağrısı ve bacak ağrısıdır. Bel ve bacak ağrısı birlikte görülebileceği gibi iki şikayetten biri de görülebilir.

    • Bel ağrısı

    Genellikle hareket etmekle ve oturmakla artar. İstirahat halinde ağrı genellikle azalır.
    Bacak Ağrısı
    Etkilenen sinir köküne göre bacağın değişik seviyelerine yayılan ağrı olabilir. Ağrı genelde hastalar tarafından keskin ve elektrik çarpması şeklinde tarif edilir.

    Uyuşma-Bacakta kuvvetsizlik

    Hastaların bir kısmında uyuşma ve karıncalanma görülür. Sini kökünün basısına bağlı olarak bacakta kuvvetsizlik yada fonksiyon kaybı görülebilir.

    Kauda Equina Sendromu

    Omuriliğin son kısmının bası altında kalmasına bağlı olarak mesane ile ilgili sorunlar ortaya çıkabilir ve acil olarak tedavi edilmesi gerekir.

  • Boyun fıtıklarında mikrodiskektomi

    Saatlerce bilgisayar karşısında çalışmak ve hareketsizlik sonucu ortaya çıkabilen boyun fıtığı, hastaların yaşamını kısıtlıyor.Ancak beyin ve sinir cerrahisindeki yeni yöntemler teşhis ve tedavi süreçlerini kısaltarak yaşam kalitesini artırıyor.

    Boyun fıtığı özellikle ofis çalışanlarını tehdit ediyor.Omurga, dikey yönde etki yapan vücut ağırlığı ve dış kuvvetlere karşı koymanın yanında hareket fonksiyonunu da yürütmek durumundadır. Bu yüzden sabit kalmak ve hareketli olmak gibi çatışan iki özelliğe sahip olmalıdır. Bu ikili özellik, omurganın bölümlü yapısı ve omurlar arasındaki diskler tarafından sağlanır. Diskler dikey yönde, yana eğilme ve dönme sırasında uygulanan kuvvetleri emerler. İnsanoğlunun iki ayak üzerindeki duruşu da disk üzerine yansıyan kuvvetleri artırır.

    Sonuç olarak omurlar arasındaki diskler yaşla belirginleşmek üzere yıpranmaktadır. Yük emme yetenekleri ve dayanıklılıkları azalır, fıtıklaşma gelişebilir. Boynun fazla ağırlık taşımamasına rağmen hareketli yapısı nedeniyle bozulması ve disk fıtığı görülme riski yüksektir. Boyun bölgesinde her omur, cismi hizasından çıkan sinirlerde kola ve sırta yayılarak, bu bölgelerin duyu ve hareketini sağlar. Omurgalar arasındaki disk dokusunun jelatin kıvamındaki iç kısmının, daha kuvvetli bir bağ dokusundan oluşan dış kısmı yırtarak omurilik ve sinirlere bası yapması sonucu boyun fıtığıortaya çıkar.

    Kolda ağrı ve uyuşmaya neden olabilir

    Boyun fıtığı, omurilik ve sinir köklerini etkileyen, en sık hayatın 30’lu yaşlardan sonra rastlanılan bir hastalık grubudur. Belirtileri; fıtığın yerine, hastalığın süresine ve ciddiyetine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Hastalar genellikle tek taraflı, kola doğru yayılan bir ağrıdan rahatsızlık duyarlar. Ağrı, parmak uçlarına kadar yayılır ve uyuşma ile beraber olabilir. Ağrının yayıldığı kolda kuvvet kaybı olabilir. Hastalar ellerine aldıkları ağır cisimleri yere düşürmekten şikayet ederler. Eğer bası daha da ilerlerse yürüme güçlüğü ve dengesizlik de oluşur.

    Mutlaka doktora başvurun

    Ağrı ve uyuşukluğun sıklaşması ve belirli sürede yatak istirahatı ile geçmemesi durumunda mutlaka bir beyin ve sinir cerrahına başvurulması gerekir. Detaylı öykü alma ve fiziksel muayenenin önemi çok büyüktür, sadece bunlarla tanı koymak bile mümkündür. Ama görüntüleme teknikleri ile de boyun fıtığının varlığını teyit etmek ve seviyesini saptamak gereklidir. Yapılan muayene ile sinir tahribatına ait bulgular yoksa hastaya mutlak yatak istirahati, ağrı kesici kullanımı ve fizik tedavi önerilmektedir. Ancak sinir tahribatına ait bulguların mevcudiyetinde ve diğer tedavi yöntemlerinin başarısız kaldığı durumlarda cerrahi uygulanır.

    Omurganın hareket kabiliyetini korumak çok önemli

    Şikayet oluşturan boyun fıtığına yapılan cerrahi tedavinin amacı; omurilik ve buradan çıkan sinirlerin sıkışıklığını giderirken, birçok anatomik yapıyı ve boyun omurgasının yük taşıyabilme ve hareket edebilme fonksiyonunu korumaktır.

    Cerrahi Ne Zaman Gereklidir ?

    Myelopatisi ( omurilik basısı ) olan santral fıtıklı hastalar zaman kaybetmeden cerrahi tedavi olmalıdır. Radikülopati ( sinir kökü basısı ) yapan yan-dış yerleşimli fıtıklarda 3-4 haftalık medikal tedavi ile iyileşme sağlanamazsa cerrahi önerilir.

    Boyun Fıtıklarında Kullanılan Cerrahi Yöntemler;

    Anterior ( Ön Boyundan ) Yaklaşımla Mikrodiskektomi

    Boyun ön-yan kısmında yapılan 3 cm’lik cilt kesisi ile girilip mikroskop altında disk aralığının orta hattan boşaltılmasıdır. Santral fıtıklarında çıkartılmasına izin verdiği için aralığa konulacak malzemenin ( kafes,protez ) özelliğine göre ameliyatın çeşitleri ortaya çıkmıştır.

    Basit Anterior Diskektomi : Cerrahide disk çıkarıldıktan sonra,disk aralığına hiçbir şey yerleştirilmez. Tek düzeyli ve boyun deformitesi olmayan olgularda kullanılabilir.

    Basit Anterior Diskektomi+ Kafes : Cerrahide disk çıkarıldıktan sonra,disk aralığına metal veya PEEK denilen özel alaşımlı kafesler yerleştirilir.

    Basit Anterior Diskektomi+ Yapay Disk : Cerrahide disk çıkarıldıktan sonra,disk aralığına boyun hareketlerine uyumlu üretilmiş metal ve cage protez konur.

    Kullanılan protezler ve greftlerle sağlanan füzyon,boyunda çökme ,deformite oluşumunu engellemek bakımından yararlıdır.

  • Bel fıtıklarında mikrodiskektomi tedavisi

    Bel ağrısı ve bel fıtığı toplumun büyük bölümünü etkileyen yaygın bir sağlık problemidir.

    İnsan omurgasının en çok yük binen ve hareket sistemi ile ilgili rahatsızlıkların en sık ortaya çıktığı alan bel (lomber) bölgesidir.

    Bel Fıtığı Nedir?

    Bel fıtığı (Lomber Disk Hernisi) iki omur arasında omurgaya binen yükü emen (absorbe eden) ve eşit dağılımını sağlayan disk olarak tanımlanan yapını omuriliğe ve/veya sinir köklerine doğru fıtıklaşması sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlıktır

    Cerrahi Teknikler Nelerdir?

    Lomber disk hernisinin cerrahinde gelişen teknoloji ve pratik uygulamanın artması ile farklı cerrahi teknikler gelişmiştir.

    Hangi hastaya hangi tekniğin uygulanacağı hastanın şikayeti, radyolojik bulguları ve hekimin değerlendirilmesi sonucunda karar verilir?

    Temel cerrahi yöntem klasik (basit) diskektomidir. Mikrodiskektomi; basit diskektomiye göre daha küçük bir insizyondan girilerek yapılan ve daha az travmatik olan, hastanın erken hareket etmesine imkan veren mikroskop altında uygulanan bir tekniktir. 1-2 cmlik küçük bir kesi ile mikroskobun büyütmesinden faydalanılarak geniş bir görüş alanına ulaşılır.

    Mikrodiskektomi

    İşlem 1-2 cmlik bir alanda gerçekleştiği için kan kaybı ve enfeksiyon riski azalmış olmaktadır. Postoperatif (ameliyat sonrası) ağrı daha az olmaktadır.
    Hastanede kalış süresi azalmaktadır. İş gücü kayıpları da bu şekilde önlenmiş olmaktadır.

  • Bel fıtıgı kabusunuz olmasın

    Erişkinlerin %80’i, yaşamlarında en az bir kez ciddi bir bel ağrısı atağı geçirirler. Bu sorun da çoğunlukla yatakta dinlenme ve/veya ilaç tedavisi ile çözülür. Bel ve bacaklara vuran ağrının en önemli nedenlerinden biri; bel fıtığıdır.

    Belimizde 5 omur ve aralarında yastıkcık görevi gören diskler bulunur. Sağlıklı bir disk omurgada tıpkı araba amortisörü gibi şok emici olarak çalışır. Disklerimiz omurgayı yer çekimine karşı ve atlama, çekme, itme gibi güçlü hareketlerden korur.Yatma dışındaki tüm hareketlerde özellikle ayakta ve uzun süre oturmada, omurgamiza ve disklere yükleniriz.

    Fıtıklaşma diskin merkezindeki çekirdek dışarı doğru basınç yapmaya başladığında oluşur.Fıtıklaşan disk bel ağrısı oluşturabilir veya omurilikten çıkan sinir köklerine bası yapıp bacak ağrısına neden olabilir.

    Bel ve bacak ağrısı şikayetiyle başvuran hastaları öncelikle muayene ederek , gerekli laboratuvar ve radyolojik incelemeleri(BEL MR) sonucunda tanınızı belirledikten sonra tedavi planlarız.Kuvvet kaybı omayan Bel MR ında belirigin fıtığı olmayan hastalarda istirahat, ilaç tedavisi, fizik tedavi uygulamaları, ağrı tedavisine yönelik girişimsel uygulamaları içeren tedavilerdir.

    Cerrahi tedaviye karar vermemizde temel etkenler: Yatak istirahati , ilaç tedavisi ve fizik tedaviye rağmen ağrısı geçmeyen, sosyal ve iş yaşantısı etkileyen ,bacak ve/veya ayakta ciddi kuvvet kayıpları ortaya çıkan hastalardır. Cerrahi girişimler bu gün hızla gelişmekte, hasta kısa sürede eski yaşantısına dönmektedir. Tedavisinde gecikilen vakalardaysa, ağrılar ve felçler kalıcı olabilmektedir.

    Cerrahi tedavide amaç, ağrı ve bacakta güçsüzlüğe neden olan fıtıklaşmış diskin sinire olan basısının ortadan kaldırılmasıdır. Bel fıtığı olan hastada günümüzde mikrocerrahi tekniği ile mikrodiskektomi (kapalı ameliyat )ameliyatı önerilir.

    Bel ve bacak ağrılarınızdan yarım saatte kurtulmak mümkün.

    Mikrodiskektomide daha küçük (1-2cm)cilt kesisi kullanılarak, hastanın ameliyat sonrası dönemini daha rahat ve ağrısız geçmesine neden olur. Hastalar ameliyat sonrasında 5 saat sonrasında ayağa kalkar ,tuvalet gereksinimi yardımsız görebilir .Ameliyattan 1 gün sonrada hastaya egzersiz programı ve günde en az 1 saat tempolu yürüyüş önerilerek taburcu edilir. Kullandığımız mikroskop hastaların ameliyat sonrası erken dönemde işlerine ve sosyal hayata dönmelerini sağlar.

  • Bel fıtığı (lomber disk hernisi) hakkında

    Bel fıtığı (lomber disk hernisi) hakkında

    Bel bölgemizde bulunan omurgaların arasındaki kıkırdak yapının yırtılarak, omurilikten çıkan sinirleri sıkıştırmasıdır. Önce şiddetli bel ağrısı, daha sonrada ayağa yayılan ağrıyla ortaya çıkar. Yatak istirahati ve bazı ağrı kesicilerle tedaviye rağmen, ağrısı geçmeyen, sosyal yaşantısı etkilenen ve ayakta felçler ortaya çıkan hastalarda uygulanan cerrahi girişimler bu gün hızla gelişmekte, hasta kısa sürede eski yaşantısına dönmektedir. Tedavisinde gecikilen vakalardaysa, ağrılar ve felçler kalıcı olmaktadır.

    Bel Anatomisi

    – Omurgada boyun, sırt ve bel bölgesinde 3 adet doğal eğrilik (kavis) vardır.

    – Bu eğrilikler sayesinde omurgamız üstüne düşen yük miktarını en aza indirir ve esnek bir biçimde hareket edebilir.

    – Bel bölgesi 5 adet omur ve sakrum(sağrı) kemiğinden oluşur.

    – Omurlar üst üste gelerek; içinden omurilik ve sinirlerin geçtiği omurga kanalını oluşturur.

    – Omurga omuriliği ve sinirleri korur; vücudumuzun hareketini sağlar.

    – Omurlar birbirlerine önde “disk” dediğimiz yastıkçıklar, arkada “faset” eklemleri ile tutunurlar.

    – Diskler aslında omurların birbirine sürtünmesini engelleyen jöle kıvamında amortisörlerdir.

    – Disklerin görevi yürüme, oturma, yük kaldırma sırasında oluşan sarsıntıları emmek, omurların üzerine düşen yükü eşit olarak azaltarak, ağırlığı dengeli biçimde alt seviyelere iletmektir.

    – Omurlar birbirlerine arkadan iki adet faset eklemi ile tutunur.

    – Her disk iki bölümden oluşur: sağlam liflerle örülmüş dış bölüm yumuşak ve jölemsi iç bölüm.

    – Sağlam dış bölüm yumuşak ve jölemsi iç bölümü korur ve esnek hareketi sağlar.

    – Omurga bu oluşumlar dışında bağlar ve kaslar tarafından desteklenir. Bağlar, diskleri ve omurları yerinde tutan sağlam şeritlerdir.

    – Kaslar ise hareketi denetler, omurgayı destekler ve sağlamlık kazandırır.

    -Omurilik beyinimizin verdiği emirleri vücudumuzun diğer bölümlerine taşınmasından sorumludur.

    – Omurilik üst bel bölgesinde sonlanarak bacak kaslarına, idrar kesesine, cinsel organlara giden sinir dalları verir.

    – Bu sinirler bacağın hareketini, hissini, idrar çıkarma, dışkılama ve cinsel fonksiyonunuzu sağlar.

    Bel Fıtığı Nasıl Oluşur?

    Ağır bir yükü kaldırmak veya ters bir hareket yapmak gibi pek çok dış faktörün yanında kişiye ait faktörler de bel fıtığının oluşmasında önemli rol oynarlar.

    Çünkü öyle insan vardır ki 120 kg. kaldırır, hiçbir şey olmaz; öylesi de vardır ki 5 kg. kaldırır, bel fıtığı olur.Kişiye ait faktörlerin başında omur kemikleri arasında bulunan ve disk adı verilen kıkırdaklardaki dejenerasyon gelir. Kâinatta hiçbir şeyin tesadüfe bırakılmamış olması gibi diskin beslenmesi de belirli bir plan ve program dahilinde gerçekleşmektedir.

    Belirli maddeler diskin belirli yerlerinden geçmektedir. Ancak yaş ilerledikçe diski besleyen damarlar da azalır ve yaklaşık sekiz yaşından sonra hiç görülmezler. Bu yaştan sonra diskin beslenmesi diffüzyonla olur. Disklerin ihtiva ettiği su oranı da çocuk yaştan itibaren yavaş yavaş azalmaya başlar. Bir ceninin diskinde su oranı % 90 iken, çocuklarda bu oran % 80’e, yetişkinlerde ise % 50-60’a düşer.

    Neticede disk de giderek küçülür ve yüksekliği azalır. Buna disklerdeki beslenme bozukluğu ve mikro seviyedeki değişiklikler ile kimyasal değişiklikler ve disk üzerine uygulanan mekanik kuvvetlerin yaptığı dejenerasyon eşlik eder.

    Diske giren oksijen ve besin miktarı giderek azalırken metabolizma artıklarının atılması zorlaşır. Disk zamanla elastikiyetini yitirir, artık kuvvet aktarma ve kuvveti çevre dokularda dengeli bir şekilde yayma görevini yapamaz olur. Diskin içinde bulunan ve tamir görevi üstlenen destek hücrelerinin sayısı da yaş ilerledikçe azalır.

    Tamir olayı zayıflar. Mikro düzeyde bulunan çatlaklar üzerine aşırı yük binince veya kişi yanlış bir hareket yaptığında diskin içindeki yumuşak kısım etrafındaki kapsülü kolayca yırtarak dışarıya doğru çıkar ve bel fıtığı oluşur. Yani zemin hazır hale geldikten sonra bardağı taşıran son bir damla gerekmektedir ki bu, hafif bir cismi kaldırmak veya sadece öksürmek de olabilir. Bazı ailelerin tüm fertlerinde kıkırdak yapıdaki dejenerasyon nispeten daha erken yaşlarda olmakta, dolayısıyla daha sık ve kolay bel fıtığına yakalanmaktadırlar.

    Öyle aileler vardır ki, dede, baba ve çeşitli yakın akrabaları bel fıtığından ameliyat etmişizdir. Yani kıkırdak yapıdaki dejenerasyonun genetik yönünün olduğu da söylenebilir.

    Hangi Hastalar Ameliyat Edilmelidir?

    Bel fıtığına yakalanan hastaların büyük çoğunluğu cerrahi dışı yöntemlerle tedavi edilir. Ancak bazı hastalar vardır ki, mutlaka ameliyat olmaları gerekir.

    Konservatif tedavi dediğimiz cerrahi dışı metodlarla tedavi edilen hasta herşeye rağmen iyileşmiyorsa, yani dayanılmaz inatçı bir ağrıya sahipse ve bu ağrı doğal olarak hayat kalitesinin düşük seyretmesine yol açıyorsa, söz konusu hasta cerrahiye aday demektir. Ne kendisinin ne de çevresinin sürekli ıstırap çekmesine gerek yoktur.

    Bazı hastalar konservatif tedaviyle iyileşirler fakat bir süre sonra rahatsızlıkları yeniden nükseder. Bazen iyi, bazen kötü durumdadırlar. Hastalığı bu şekilde senelerce sürüp giden insanlar vardır. Her rahatsızlık döneminde iş, aile ve sosyal hayatları bundan ciddi şekilde etkilenir ve adeta altüst olur. Bunlar genelde cerrahiden çok korkan hastalardır.

    Bel fıtığı böyle sık nükseden ve özellikle iş hayatlarındaki verim ve kalite ciddi boyutlarda düşen, bu şekilde haftalar boyu normal yaşantıdan kopan kişilerde cerrahi müdahale gündeme gelmektedir. Bu gruptaki hastalara rahatsızlıklarının nedeni teferruatlı olarak anlatılmalı ve ameliyat kararı kendilerine bırakılmalıdır.

    Bel ve bacak ağrısıyla birlikte bacaklarında uyuşma, kuvvetsizlik, bacak adalelerinde zayıflama ve incelme bulunan hastalar da vardır. Sürekli kötüye gitmektedirler. Bunların daha fazla kötüye gitmelerine izin verilmemeli, ameliyatın gerekliliği kendilerine anlatılmalıdır.

    Bel fıtığı bulunan bir hastada idrar ve büyük abdest yapamama veya tutamama, makat ve cinsel organlar civarında uyuşma, bacaklarda felce gidiş gibi belirtiler varsa o kişi acilen ameliyata alınmalıdır.

    Böyle bir hastada saatlerin hatta dakikaların dahi önemi vardır. Gece yarısında bile olsa derhal ameliyata girilerek sinir elemanları üzerindeki bası bir an önce ortadan kaldırılmalıdır.

    Beklendiği takdirde bel fıtığının kendiliğinden iyileşeceği fikri her hasta için geçerli değildir. Bizim uzun yılları kapsayan tecrübelerimiz göstermiştir ki, başarılı bir cerrahi girişim iyileşme sürecini kısaltmakta ve hastalar işlerinin başına genellikle daha kısa sürede dönmektedirler.

    Bel fıtığı değişik tekniklerle ameliyat edilebilir. Ameliyat tekniği fıtığın yeri, büyüklüğü ve sayısına bakarak değişebilir. Doktor MR sonucuna bakarak her hasta için en uygun tekniğe karar verir.

    Başlıca 3 teknik vardır;

    Tam kapalı (endoskopik) yöntem

    Mikrocerrahi (mikroskop altında küçük kesi yeri ile) ameliyat

    Lazer (nükleoplasti) ile çok küçük fıtıkların yakılması

  • Bel fıtılarında ameliyatsız disk içi ozon tedavisi

    BEL VE BOYUN FITIKLARINDA OZONTERAPİ

    İntradiskal ozon fıtıklar eğer akut cerrahi gerekmiyorsa acil ameliyat dışında bel ya da boyun fıtıklarını tedavi etmek amacı ile fıtığa neden olan omurlar arasındaki disklerin içerisine ozon gazı verilmesi ile gerçekleştirilen işleme verilen addır. Normalde lazer nukleoplast,i yada prp de bu işlemler içinde sayılabilir eğer bacağa vuran ağrı var tedaviye yanıt vermiyorsa ameliyat yerine lazer nukleopalsti yada ozon terapisi (kas içine yapılan ozonlar bunun dışında onların gerçek bel fıtıklarında anlamı yoktur yapılabilir ve hastalar düzelebilir) Bu işlem, tıbbi literatürde Ozon Diskolizis, Ozon diskektomi, ozon nükleolizis başlıkları altında sunulmaktadır. Aslında diskektomi deyimi tıbbi anlam olarak diskin kesilip çıkarılması işlemine verilen addır. Fakat ozon ile yapılan çalışmalar, bel ya da boyun fıtığı nedeni ile ameliyat olan hastaların sonuçlarına eş başarı sağladığı için “ ozon mikrodiskektomi “ ya da “ozon diskektomi” başlığı altında birçok makalenin konusu olmuş ve bu adla anılmaya başlanmıştır.

    Daha önceleri bel – boyun fıtıklarını tedavi etmek için kullanılan yöntemler arasında insan bünyesine en zararsız yöntem olarak güncel girişimler arasında yerini almıştır. Sadece İtalya ve İspanyada yılda 30 000 hasta bu yöntemle ameliyatsız şifa bulunmaktadır. Hindistan, Çin, Japonya gibi ülkelerde ve Amerika da artık rutin tedaviler arasında yer almaktadır. Ülkemizde henüz emekleme safhasında olan bir girişimsel yöntemdir.

    Oksijeni 02 olarak biliyoruz OZON ise O 3 tür . Yani %99 oksijenden elde edilen bir gaz olup birçok hastalığın tedavisinde kullanılan aktif oksijendir. Ağrı tedavisinde de yaygın olarak kullanılmaktadır. Özellikle bel boyun ağrılarında ve kireçlenme tedavilerinde kullanılmaktadır ilaç uygulamalarından yarar görmeyen hastalarda çok iyi sonuçlar elde edilmektedir. Mutlaka deneyimli uzmanlar tarafından uygulanmalıdır. Neşter ve narkoza gerek duyulmayan fakat ameliyathane koşullarında ve görüntüleme cihazları eşliğinde yapılması gereken “ ameliyatsız “ bir tedavi şeklidir.

    Ozon ile yapılan bel-boyun fıtığı tedavilerinde mükemmel sonuçlar elde edilmektedir. Hasta narkoz almamakta işlem 5 dakika gibi çok kısa bir sürede gerçekleşmekte ve işlemden sonra hasta hemen evine yürüyerek gidebilmektedir.

    İşlemden hemen sonra fıtık ağrısı hemen geçmeyebilir birkaç gün beklemek gerekir. Genellikle tek uygulama yeterli olmaktadır, dirençli bazı vakalarda işlem tekrarlanabilir ve güvenli bir yöntemdir.

    Hangi hastalıkta uygulayalım

    Discolizis yani ozon diskektomi ilaç ve diğer konservatif tedavilerden yarar görmeyen hastalara uygulanması tercih edilir.

    Servikal disk hernisi

    Dorsal disk hernisi

    Lomber disk hernisi

    Lomber dejeneratif disk hastalığı

    Dejeneratif spinal kanal darlığı

    Ameliyat sonrası yapışılıklar ( postsurgical fibrozis )

    Faset sendromu ( bel-boyun kireçlenmeleri)

    Kimlere uygulanmaz

    Şüphelenilen gebelik

    Böbrek veya karaciğer yetmezliği

    Son miyokard infarktüsü

    Alkol, uyuşturucu ve psikotrop ilaç müptelaları

    Bir başka hastalık nedeni ile tedavi görüdüğü sürecte Doktorunun uygun görmemesi.

    Kan pıhtılaşma bozukları, Trombositopeni, Favizm, Kontrolsüz Hipertiroidi ve Hipertansiyon varlığı.

  • Bel fıtığı olan hastalar için rehber

    Bel fıtığı tanımı insanlar arasında disk kayması olarak tanımlansa da aslında omurlar arasında yerleşmiş olan yastığın merkezindeki yapının kapsülünü yırtması ile oluşan durumdur. Bu rehber bel fıtığının nasıl ve neden olduğunu, bel fıtığının belirtilerini, hastanın tedaviden neler beklediğini, doktorunuzun elinde bulunan alternatif tedavilerini size sunmak içindir.

    Bel fıtığı oluşumu: İnsanlarda omurgada toplam 23 disk bulunmaktadır. Bunlardan beş tanesi bel bölgesinde bulunur. Bel bölgesinde kuvvetin en çok yüklendiği dördüncü ve beşinci omurlar arasındaki yastıkçık en sıklıkla etkilenen yastıkçıktır. Bu yastıkçık kollajenden oluşan bağdokusundan meydana gelmiştir. Yastıkçık merkezinde jelatine çekirdek, bunun etrafını ise yoğun kollajenden oluşan disk sarar.
    Normalde sağlıklı insanlarda bu yastıkçık koşma, atlama, ağır yük kaldırma anında bele gelen yükü süspansiyon gibi emer. Otuzlu yaşlarda suyunu kaybeden ve kollajen yapısında bozulmalarda diskte kırılmalar olur. Bu kırılmalar öncelikle sebepsiz bel ağrıları halinde tespit edilir. Ters bir hareket veya ağır yük kaldırılması ile ortadaki jelatine oluşum çevresindeki diski arkadan yırtar ve omurilik kanalındaki
    bacaklara, ayaklara giden sinir köklerini omurilik kanalında veya sinir kökünün kanaldan çıktığı dar açıklıkta baskıya uğratır. Bu baskı ile oluşan hastalık haline bel fıtığı denir.

    Bel fıtığı neden oldum? Beslenmekle ilgisi var mıdır?

    On iki yaşına kadar elastikiyetini koruyan omurga ergenliği takiben omurgada yirmili yaşlara kadar gerçek boyut ve gücüne ulaşmış olur. Yaşın ilerlemesi ile yastıkçıkta yükseklik azalması, omur içine doğru şişkinlik, omurga kanalındaki bağda bası olmaktadır. Ağır yük kaldırma, boşta bulunup gövdeyi ani döndürme, merdivenden düşme diskte yırtılmalara neden olur. Omurganın uygunsuz hareketi nedenlerden biridir.

    Risk faktörleri:
    -Yaşlanma
    -Geçirilmiş bel travması,
    -Ağır işte çalışma,
    -Fazla kilo, sedanter hayat
    -Kötü oturuş şekli,
    -Ağır sporlar

  • Bel fıtığı belirtileri, teşhis ve tedavisi

    Bel fıtığı belirtileri, teşhis ve tedavisi

    Sırtımızda hemen hemen boyun bölgesinden başlayıp kalçamızdan daha aşağıya kadar uzanan ve omurilik kanalını oluşturan 31 adet omur vardır. Bu omurlardan beş tanesi fıtıklaştığı zaman sorunlar yaşanan bel bölgesinde bulunur. Bu omur kemiklerinin arasında hareketi kolaylaştıran, omurganın dayanıklı olmasını sağlayan ve darbelere karşı koruyucu görev yapan disk şeklinde özel bir bağ dokusu bulunur.
    Bu disk iç ve dış tabaka olmak üzere iki kısımdan oluşur. Dıştaki tabakanın yapısı bozulunca içte bulunan yumuşak tabaka dışarıya doğru taşar. Bu taşan (fıtıklaşan) kısım omurilik kanalındaki sinirlere baskı yapar ve bu sinirleri sıkıştırır. Bazen de bu fıtıklaşan bölgeden kimyasal maddeler salgılanır ve ağrı hissedilir. Bu şekilde ortaya çıkan hastalığa bel fıtığı denir.

    Bel fıtığı kimlerde görülür?

    Toplumun yüzde 80’inden fazlası en az hayatında bir kere bel ağrısı çekmektedir. Bu sebeple doktora başvuranların sayısı oldukça fazladır. Sıklıkla orta yaşlarda görülür fakat her yaşta ortaya çıkabilir. Oturarak çalışan ve de bunu yanlış bir sandalye üzerinde yapan kişilerde bel fıtığı görülme ihtimali yüksektir. Ağır yük kaldırmak zorunda olanlar, spor yaparken dikkatsiz davrananlar, egzersize ısınmadan başlayanlar, duruş ve oturma bozukluğu olanlar risk altındadır.

    Hemen hemen her hastalıkta risk faktörü sayılan sigara ve alkol kullanımı da bel fıtığını tetikleyebilir. Stresli ve huzursuz bir yaşamı olanların da bel fıtığına yakalanması muhtemeldir. Bu risklere ne kadar çok maruz kalıyorsanız bel fıtığı olma ihtimaliniz de o kadar fazladır.

    Bu faktörlerin yanında kalıtsal (aileden gelen) faktörleri de unutmamak gerekir. Ailesinde bel fıtığı olanlar risk altındadır.

    Nedenleri

    Bel fıtığının oluşmasında yapılan bilinçsiz ve düzensiz hareketler ile ağır yük kaldırmak önemli rol oynamaktadır. Çok hafif bir yük kaldırıldığında bile bel fıtığı ortaya çıkabilir. Örneğin; eğilerek bir şey kaldırdığımızda bu yük sırtımızın her bölgesine eşit olarak dağılmaz. Düzensiz dağılan yük de bel fıtığı oluşumuna neden olur.

    Bir diğer neden ise bu disklerin beslenmesinin bozulmasıdır. Yaşımız ilerledikçe bu diskleri besleyen damarlar ve diskteki su miktarı azalır. İçindeki su miktarı azalan ve yeterince besin alamayan disk küçülür. Bu yüzden iki omur arasındaki mesafede azalmış olur. Bu olumsuzluklarla beraber beslenmesi azalan dolayısıyla da oksijen miktarı azalan diskte bir de fiziksel hareketlerden kaynaklanan bozulma görülür. Diskteki hücre sayısı da azalır.

    Bu etkilerden dolayı kişinin yaptığı yanlış bir hareket sonrasında içteki kısım dışarıya doğru çıkar ve bel fıtığı oluşur.

    Belirtileri nelerdir?

    Bel fıtığının en büyük belirtisi belde ve bacakta oluşan ağrıdır. Hasta doktora gittiğinde belimin ağrısı bacağıma vuruyor der. Ama sadece bel veya sadece bacak ağrısı da olmuş olabilir. Bacakta uyuşma, güç kaybı görülebilir. Ayrıca daha önce yaptığı hareketleri yapmada zorlanma, hareket kabiliyetinin kısıtlanması ve yürürken topallamak görülebilir.

    Bel fıtığının daha ilerlemiş ve şiddetli şekillerinde cinsel bozukluklar, idrarını ve büyük abdestini yaparken zorlanmak ya da idrarını tutamamak görülebilir. Bacaklarda felç oluşabilir ya da bacağın hissetmesi azalabilir.

    Teşhis

    Her bel ağrısı bel fıtığı değildir. Kanser, romatizma, bel kayması, spor yaparken belini incitmek gibi bir çok sorun bel fıtığı gibi belirtiler verir. Bu yüzden teşhis koyarken dikkatli olmak gerekir. Bel fıtığı teşhisinde MR önemli bir yer tutmaktadır. Bu yöntemle sorunun nerde ve hangi dokuda olduğu kolaylıkla tespit edilebilir. Ayrıca bilgisayarlı tomografi kemiğin durumunu daha iyi ortaya koyduğu için tercih edilebilir. Bu görüntülerin, yapılan tetkikler ve klinik testler sonucu desteklenmesi gerekir.

    Korunma

    Sağlığımızın kıymetini ancak onu kaybettikten sonra anlıyoruz. Fakat önemli olan hastalığa yakalanmadan önce gerekli olan tedbirleri alarak bel fıtığına yakalanma riskini en aza indirmektir. Bunun için hiç bir zaman ağır yük kaldırmamaya özen göstermek gerekir. Vücudun yapısına ters gelen hareketlerden kaçınmalıyız. Beli kullanarak eğilmek yerine çömelip yani dizlerimizi kırıp eğilmek gerekir. Bir yerden bir şey alırken olabildiğince alacağımız cisme yaklaşmak gerekir. Uzanarak bunu denemek yanlıştır.

    Hareketsiz bir yaşam tarzından kaçınmamız lazım. Bel kaslarını güçlendirici egzersizler (sağlıklı iken yapılan) çok faydalıdır. Fakat bunları yapmak bel fıtığı olmayacağımız anlamına gelmez. Genetik faktörler, kişiye ait durumlar da bu hastalığın oluşmasında rol oynar.

  • Boyun fıtıkları neden olur ve tedavileri nelerdir?

    Boyun fıtıkları neden olur ve tedavileri nelerdir?

    Boyun ağrısı şikâyeti ile günlük hayatta sıklıkla karşılaşılmaktadır. Çoğu zaman boyun ağrıları şiddetli olmaktadır. Boyun kasları pozisyona bağlı bilgisayar başında çalışırken veya ev işleri ile ilgilenirken öne eğilme durumunda gerilebilir. Çeşitli romatizmal hastalıklarda boyun ağrısı ile sıklıkla karşılaşılmaktadır. Fakat bazen boyun ağrıları medikal tedavi gerektirecek kadar şiddetli olabilir.

    Aşağıdaki durumlarda medikal tedavi alabilmek için doktorunuza başvurunuz:

    Boyun ağrınız omuz ve parmaklara doğru yayılıyorsa,

    El veya kolda uyuşma, karıncalanma veya kuvvetsizlik varsa,

    İdrar-gaita inkontinansı durumlarında,

    Çenenin göğse değirilmesinde problem varsa,

    Bulgular

    Boyun ağrısının lokalizasyonu ve şiddeti ağrıya neyin yol açtığını göstermede önemli ipuçları göstermektedir. Doktorunuza baş ve boynunuzun hangi pozisyonda rahat olduğunu veya ağrının hangi pozisyonda rahatladığınızı bildiriniz.

    Doktora ne zaman gidilmelidir?

    Boyun ağrınız omuz ve parmaklara doğru yayılıyorsa,

    El veya kolda uyuşma, karıncalanma veya kuvvetsizlik varsa,

    İdrar-gaita inkontinansı durumlarında,

    Çenenin göğse değirilmesinde problem varsa,

    Boyun ağrısı nedenleri

    Boyun ağrıları boynun zorlamaktan kaynaklanabileceği gibi boyun fıtıkları veya omurga tümörleri gibi daha önemli hastalıklar nedeniyle de ortaya çıkabilmektedir.

    Kas gerilmesi

    Boyunun uzun süre arabada, çalışma masasında ve bilgisayar önünde bükülü şekilde kalması kasların gerilmesi ve zorlanmasına yol açar. Özellikle boyunun arka tarafındaki kaslar aşırı yorulur ve neticede zorlanır. Boyun kasları kısa süre içinde çok zorlanırlarsa kronik boyun ağrıları ortaya çıkabilir. Yatakta kitap okumak veya dişleri gıcırdatmak gibi küçük hareketlerde de boyun kaslarında zorlama olabilmektedir.

    Eklemlerde yıpranma

    Vücudun diğer bölgelerindeki eklemler gibi boyunda bulunan eklemlerde zamanla aşınarak yırtılabilirler. Sonuçta boyun eklemlerinde osteoartrit gelişir.

    Sinirlerde baskı

    Boyun omurlarında ki bir takım hastalıklar omurilikten çıkan sinirlerin geçtiği boşluğun daralmasına yol açarak boyun ağrısına yol açabilmektedir.

    Örneğin:

    Sertleşmiş disk: Yaşlandıkça omurlar arasında bulunan diskler suyunu kaybeder ve omurlar arasındaki mesafe daralır. Sonuçta aradan çıkan sinir ezilir.

    Disk hernileri: Disk hernileri omurlar arasındaki disklerin sert dış tabakalarında yırtık olduğunda disk içindeki jelatinöz materyalin dışarı çıkması ile oluşurlar. Dışa çıkan protrüzyon omurgadan dışarı çıkan sinirlere bası yapabilir ve kollarda ağrı ve kuvvetsizliğe yol açabilir.

    Kemik çıkıntılar: Boyundaki artritik eklemlerde oluşan kemik çıkıntılar omurilikten çıkan sinirlere bası oluşturabilir.

    Kazalar

    Arkadan darbe ile oluşan trafik kazalarında baş öne ve arkaya doğru hızlıca hareket ederek bir kamçı hareketi yapabilir ve sonuçta boyunun yumuşak dokuları sınırlarının üzerinde hareket ederek gerilebilirler.

    Hastalıklar

    Romatoid artrit: Romatoid artritli hastalarda el ve ayak eklemlerinden sonra boyun eklemleri en sık etkilenen eklem grubudur.

    Menenjit: Bu tür enfeksiyon hastalığında beyin ve omurilikte boylu boyunca şişlik oluşmakta ve hastalarda şiddetli boyun ağrısı ve boyunda sertlik gelişmektedir.

    Kanser: Bazen boyun ağrısı omurilik kanserlerinde de görülebilmektedir. Kanser dokusu omuriliğe vücudun diğer bölgelerinden gelebilir.

    Risk faktörleri

    Yaş: Boyunda yaş arttıkça yıpranma sonucu sıklıkla artritik değişiklikler görülmektedir.

    Meslek: Boyun ağrısı olma riski eğer işiniz uzun süre boynu bükerek çalışmayı gerektiriyor ise daha fazladır. Örn: Şoförlük ve bilgisayar kullanımı ilgili işler…

    Tanısal testler

    Doktorunuz genel olarak sizin hikayenizi dinledikten sonra boyun ağrınızın tipi, başlangıç yeri ve yayılımı ile ilgili sorular sorarak ağrı nedenini tespit ederek tedaviyi verebilecektir. Ancak kimi zaman tanı amaçlı testler yapabilir ve çeşitli görüntüleme yöntemlerini isteyebilir.

    *X-ray: X-ray boynunuzda sinir veya omuriliği sıkıştıran kemik çıkıntılarını veya diski gösterebilecektir. Fakat 60 yaş üstünde pek çok kişide filmlerde kemiklerde değişiklikler görülebilmesine rağmen her hangi bir bulguya sebep olmamaktadır.

    *Bilgisayarlı Tomografi (BT): Bilgisayarlı tomografi ile boyundaki kemik yapılar hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olunabilmektedir.

    *Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG): Manyetik rezonans görüntüleme manyetik dalgalar kullanılarak elde edilen kemik, omurilik ve sinirler hakkında ayrıntılı bilgiler edinmemizi sağlayan gelişmiş bir görüntüleme tekniğidir.

    *Sinir testleri: Dokturunuz sizin ağrılarınızın sinirin ezilmesi sonucu ortaya çıktığından şüphelenirse elektromyografi (EMG) gibi bir testi isteyebilir. EMG testi keskin iğnelerin deriden kaslar içine ilerletilerek uygulanan sinirlerin fonksiyonlarını gösteren bir testtir.

    *Laboratuar testleri: Kan testleri: Kan testleri bazen boyun ağrısına yol açan romatizma veya enfeksiyon ile ilgili durumları tespit etmemize yardımcı olurlar. Lomber ponksiyon :Beyin veya omurilikte enfeksiyondan şüphelenildiğinde tanısal amaçlı olarak belden omurilik sıvısı almak gerekebilir.

    Tedaviler ve ilaçlar

    İlaç tedavisi:

    *Ağrı kesiciler: Doktorunuz sizin iin hiç karşılaşmadığınız derecede kuvvetli ağrı kesicileri ilaçları reçete edebilir. Opioid ağrı kesiciler bazen hızla ağrınızı kesebilir. Kas gevşeticiler veya trisiklik anti depresanlar özellikle ağrı için reçete edilebilen diğer ilaç gruplarıdır.

    *Enjeksiyonlar: Enjeksiyonlar da boyun ağrısını azaltırlar. Doktorunuz kotrikosteroid ilaçları sinirlerin yakınına, faset ekleminize veya boyun kaslarınıza enjekte edebilir. Ayrıca lidokain gibi lokal anestezik ajanlarıda ağrınız geçmesi için boyun içine enjekte edebilir.

    Cerrahi tedavi:

    Boyun ağrılarında nadiren cerrahi tedavi gerekebilir. Ağrı kesiciler ile azalmayan kol ağrıları, kollarda-omuzda ilaç tedavisi ile düzelmeyen kuvvetsizlik, omurilikte bası bulguları cerrahi tedavi için gereklilik durumu ortaya çıkartır.

    Servikal disk hernisine yapılan cerrahi yaklaşınlar anterior (ön) ve posteriordan (arka) yapılabilir.

    Anterior servikal diskektomi

    Füzyon için protez kullanılmayan

    Protez kullanılan

    Anterior plaksız

    Anterior plaklı

    Disk protezi kullanılan

    Posterior yaklaşımlar

    Servikal laminektomi

    Anahtar deliği laminotomi

    Hastalar ameliyat sonrası 6. saatte mobilize edilirler ve ertesi gün taburculukları yapılır. Önden yapılan ameliyatlar hastaların boyunlarında küçük bir kesiden gerçekleştirilmektedir.