Etiket: Dikkat Eksikliği

  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedenleri ve İpuçları

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedenleri ve İpuçları

    Çocuğun okul, ev ve sosyal ortamında yapılacak düzenlemeler ile dikkat becerisini nasıl daha verimli kullanabileceği konusunda gelişmeler sağlanır. Okulda sınıf ortamında düzenlemeler yapılması mümkündür. Dikkat eksikliği bozukluğu olan öğrencinin, pencere kenarında değil, duvara yakın ve ön sırada oturması önerilir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun nörokimyasal temelleri olan bir rahatsızlık olduğu bilinir. Yani hiperaktif çocuk bu davranışları şımarıklığından veya anne- babanın evde disiplin vermemesi nedeniyle yapmaz. Bu nedenle öğretmenler çocuğu veya anne-babayı suçlar tarzda bir yaklaşım sergilememeye özen göstermeli, aksine, tedavi konusunda destekleyici ve motive edici bir tavır göstermelidir. Hiperaktif çocuğu ve ailesini anlayabilmek ve onlara en doğru şekilde yardımcı olabilmek için öncelikle bozukluğu tanımak çok önemlidir.

    Öğrencinin sahip olduğu Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’na bağlı olarak dikkatinin çabuk dağıldığı göz önünde bulundurularak, sınıf içinde hareketli görevler vermek ona kendisini toparlaması için zaman kazandıracaktır. Derste etrafla ilgilendiği veya dalıp gittiği fark edildiğinde, öğrencinin dikkatini konuya çekmek üzere sözel uyaran verilebilir. DEHB’si olan öğrencinin sürekli olumsuz davranışlarına odaklanmak yerine, olumlu davranışlarını ön plana çıkarmak olumlu davranışların artmasını sağlayacaktır. Görevlerini düzgün yaptığı zamanlar gözden kaçırılmamalı, olumlu mesajlar vererek ödüllendirilmelidir.

    DEHB’Sİ OLAN ÇOCUKLARIN YAŞITLARINDAN FARKLARI

    Dikkat eksikliği bozukluğu olan öğrenciler, kendinden, zekâsından beklenenin altında bir başarı gösterebilirler. Bir sınavdan yüksek not alırken, başka bir sınavdan düşük bir not alırlar. Son derece iyi bildiği bir konudan çıkan soruyu, doğru okumadıkları için yanlış cevapladıkları görülür. Soruyu doğru okusalar da, cevaplarken işlem atlayabilirler. Uzun metinlerin olduğu soruları da sabırla okuyamazlar. Sınavlarda zamanı iyi kullanamadıkları için tüm soruları okuyup cevaplayacak za- manları kalmaz. Dersleri takip etmek, dinlemek, uygulamak, günlük programı takip etmek bu çocuklar için zordur. Yönergeleri takip etmede, anlamada ve uygulamada zorluk çekerler. Bu durum sadece okulda değil, günlük yaşantıda da sorunlar yaşanmasına sebep olur ve sınırları zorlayan, söz dinlemeyen, sorumluluklarını yerine getirmeyen, davranış sorunları yaşa- yan çocuklar haline dönüşebilirler.

    Dikkat Eksikliği ve/veya Hiperaktivite Bozukluğu olan öğ- renciler, diğer öğrencilere göre daha yaratıcı, daha özgür dü- şünceli ve sıcakkanlı olma eğilimindedir. DEHB’li öğrencinin sahip olduğu özel yeteneklerin ortaya çıkartılabilmesi için, aile içi sağlıklı iletişimin çok iyi kurulmuş olması gereklidir. Bu sayede DEHB’li çocuk uygunsuz arkadaşlıklar ve kötü alış- kanlıklar yerine, yaratıcı zekâsını ve dürtülerini olumlu yönde kullanmayı öğrenecektir. Hareketliliğini anlamlı şekilde bir takım sporuna yönlendiren DEHB’li çocuk için, takım sporu tedavide de önemli bir adım olacaktır.

    YETİŞKİNLERDE GÖRÜLEN DEHB’NİN ZORLUKLARI NELERDİR?

    Yetişkin DEHB’li bireylerde hiperaktivite bozukluğuna bağlı yaşanan sıkıntılar yaşla birlikte azalmış olsa da, dikkat bozukluğuna bağlı sorunlar yaşamı olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Özellikle iş yaşamında dikkatin odaklanması ve sürdürülmesi gereken durumlarda yaşanan sıkıntılar sebebiyle, çok sayıda iş değiştirmek zorunda kalınması mümkündür. Dikkatin yürütücü fonksiyonlarında (odaklama-sürdürme) yaşanan sorunlar sebebiyle dikkat becerisi gerektiren işlerde sorunlar yaşanmaktadır, örneğin araç kullanılması. Tedavide öncelikle tanının doğru konulması çok önemlidir, çünkü dikkati odaklama konusunda yaşanan sorun birçok başka psikiyatrik hastalıkla benzer bir bulgudur. Psikiyatrik muayene sonrası tanı konulan yetişkin DEHB’lilerde ilaç tedavisi, neurofeedback terapisi ve davranışçı bilişsel terapi uygulanabilir.

  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Toplumumuzda son yıllarda çocuklar için kullanılan sıfatlardan biri de hiperaktif. “Benim çocuğum hiperaktif” ya da “bu çocuk hiperaktif” gibi yorumların çoğu yanlış yorumlardır. Çünkü her hareketli ya da yaramaz çocuk hiperaktif değildir. Aslında hiperaktivitesi olan çocuklara hiperaktif denir ve hiperaktivite bir psikopatolojidir; tam adı “dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu”dur. Dikkat eksikliği ve hiperkativite bozukluğu, çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik rahatsızlıklarındandır. Görülme oranı %4-8 arasındadır. Gün geçtikçe görülme sıklığı maalesef artmaktadır. Erkek çocuklarda daha fazla görülmektedir (3-4 kat). Sebepleri tam olarak henüz anlaşılamamıştır.

    Belirtileri şu şekildedir: Dikkat eksikliği için; detaylara dikkat etmez, sürekli hata yapar, dikkatini korumada sıkıntı yaşar, Doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür, verilen yönergeleri izlemede güçlük çeker, Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker /organizasyon sorunu yaşar, yoğun düşünme gerektiren işlerden kaçınır ya da bu işleri yapmaktan hoşlanmaz, eşyalarını kaybeder, dikkati kolayca dağılır, günlük işlerini unutur.

    Hiperaktivite ve dürtüsellik için; durduğu yerde duramaz; elleri, ayakları kıpır kıpırdır, uzun süre oturmada sıkıntı yaşar, koşar ya da tırmanır, yerinde duramaz, sessizce bir şeyle meşgul olmada sıkıntı yaşar/ sakin bir biçimde, boş zamanları geçirme etkinliklerine katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır,, motor takılmış gibi veya düz duvara tırmanırcasına hareketlidir, çok konuşur, karşıdaki kişi sorusunu bitirmeden cevabı verir, bekleme gerektiren ya da sırayla yapılan işlerde sıkıntı yaşar, başkalarının sözünü keser.

    Bu belirtilerden altı ve daha fazla varsa mutlaka uzmana başvurmak gerekir. Bu belirtilerin sadece birden fazla ortamda görülüyor olması, en az altı ay boyunca sürmesi ve yedi yaşından önce başlamış olması gerekmektedir. Çocuktaki bozukluğun fark edilmesi ve uzman tarafından tanılanması genellikle okula başladıktan sonra öğretmenlerin aileyi yönlendirmesi ile olmaktadır. Bu konudaki bilgi düzeyi ve bilinçlilik son yıllarda artmıştır. Ancak hala çok geç fark edilme ve tedaviye başlama söz konusudur. Ne kadar erken tanılanıp, tedaviye başlanırsa o kadar iyi sonuçlar alınmakta ve çocuğun yaşadığı problemler aza indirilebilmektedir. Bu bozukluk kısa sürede geçen bir hastalık değildir. Ömür boyu sürme ihtimali yüksektir.

    Bu bozukluğa sahip çocuklar eğlenceli faaliyetlerde bulunurken, televizyon izlerken ve telefon/bilgisayar oyunları oynarken dikkatlidirler ve uzun süre oturabilirler. Bu durum aileleri yanıltabilmektedir.

    Bazı çocuklarda dikkat eksikliği baskındır, hiperaktivite görülmez. Bazen de hem dikkat eksikliği hem de hiperaktivite birlikte görülmektedir. Erkek çocuklarda ikisinin birden görülme olasılığı fazlayken, kız çocuklarda dikkat eksikliği baskın olan tip daha fazla görülmektedir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu derslerdeki başarıyı düşürür ve sosyal hayatta uyum sorunları yaratır. Belirtiler yaşla birlikte azalma gösterir. Ancak yetişkinlerde görülmez diye bir şey yoktur. Bu bozukluğun yanında öfke-saldırganlık, karşı gelme gibi davranış bozuklukları da görülebilmektedir. Tedavi edilmediğinde: Okul başarısında düşüklük, ileriki dönemde iş hayatında başarısızlık, sosyal ilişkilerde bozulma, madde bağımlılığı, şiddete eğilim, suça yönelme ve diğer psikolojik bozukluklar (depresyon, anksiyete, bağımlılık vb.) görülmektedir. Yapılan araştırmalar, bu kişilerde okulu bırakma, düzenli bir iş sahibi olamama, evliliklerinde problem yaşama, kaza geçirme ya da yapma olasılıklarının daha yüksek olduğunu göstermiştir. Bu nedenle bu bozukluğu ciddiye almak ve uzmanlara başvuruda bulunup doğru tedavinin görülmesi şarttır.

    Bu bozukluğa sahip çocuğu olan aileler, çocuğa anlayışla yaklaşmalıdır. Çocukların bu davranışları isteyerek yapmadıkları, ellerinden gelen bir şey olmadığını kabul etmek gerekmektedir. Ailenin olumsuz davranışları (bağırma, kötü sözler söyleme gibi), arkadaşlarının dışlaması, derslerde başarısız olması nedeniyle bu çocuklarda yetersizlik duygusu, özgüvende düşme ve depresyon gelişebilir. 

    Çocuk için günlük bir program yapılmalı, çocuğunuzun uyandığı, yemek yediği, okula gitmek için evden çıktığı ve yattığı saatlerin her gün belirli ve aynı olması sağlanmalı, çocuğu kalabalık alışveriş merkezleri gibi çok fazla uyarının bulunduğu ortamlardan mümkün olduğunca uzak tutmaya çalışılmalıdır. Çocuğa yönergeler açık, kısa ve kesin şekilde verilmelidir. 

    Bu çocukların zekalarında bir problem olmamasına rağmen dikkatlerini toplayamadıkları için derslerden geri kalmaları, sınavlardan düşük notlar almaları çok muhtemeldir. İmkanlar dahilinde birebir eğitimle daha iyi öğrenirler. Ödev yaparken ya da ders çalışırken aralar verilmelidir., çalışma süreleri normalden daha kısa tutulmalıdır, küçük parçalara bölünmelidir. Okulda pencere kenarında oturmamaları, öğretmene yakın ön sırada oturmaları iyi olacaktır.

    Çikolata, şeker gibi gıdalardan, enerji veren abur cuburlardan uzak tutulmaları ve spor etkinliklerinde bulunmaları da faydalıdır. 

    Bu bozukluğun tedavisinde davranış değiştirme teknikleri, dikkat attırma çalışmaları, aile eğitimleri ve ilaç tedavisi etkili olmaktadır. Bu süreçte aile, uzman ve öğretmen işbirliği büyük önem taşımaktadır.

    Yapılan birçok araştırma göstermektedir ki 3-6 yaş arasında fazla televizyon izleyen, bilgisayar veya cep telefonuyla oyun oynayan çocukların dikkat ve öğrenmede sorun yaşama oranları daha fazladır. Bu nedenle küçük çocuklarımızın aktivitelerle, eğitici oyunlarla oyuncaklarla zamanlarını geçirmelerini sağlamalı, küçük kapalı mekanlarda/evlerde hareketsiz durmaları yönünde baskı yaparak enerjilerini atmalarını engellememeliyiz.

  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

    Dikkat eksikliğini, dikkati toplamakta ve sürdürmekte zorluk çekmek, hiperaktivite bozukluğunu ise kontrolsüz hareketler sergileme, aşırı hareketlilik olarak kısaca tanımlayabiliriz. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu olan bireylerin hayatlarında en az bir ortamın (okul, ev…) etkiliyor olması gerekmektedir. DEHB tanısı koyabilmek için; farklı iki ortamdaki davranışların değerlendirilmesi ve o doğrultuda karar verilmesi gerekmektedir.

    Anne ve babaların DEHB’li çocuklara yönelik yakınmaları şu şekildedir;

    Bizi dinlemiyor, kendisinden yapmasını istediğimiz işleri yapmıyor, günlük yapması gereken görevlerini yerine getirmiyor, çok ısrarcı, istekleri yerine gelene kadar diretiyor, çok hareketli, yerinde durmak bilmiyor, ses yükseltilerek oturması sağlandığında bile bir yolunu bulup hareket ediyor, oturduğu yerde elini, kolunu sallıyor, sürekli kımıl kımıl bir şekilde…

    Yukarıda sayılan şikayetler her çocukta görülebilir. Anne ve babaların çocuklarını gözlemleyerek bu davranışların sıklığına ve yoğunluğuna bakmalıdırlar. Yaptıkları gözlemler doğrultusunda çocukların davranışları değerlendirilmelidir.

    Çocuklara dikkati dağınık demeden önce hangi durumlarda dikkatsiz olduğuna bakılmalı. İlgisini çekmeyen, anne-baba zorlaması ile yapılan görevlerde çocuklardan dikkatli davranmalarını bekleyemeyiz. Sevdiği, hoşlandığı oyunları oynarken ya da ailesiyle keyifli vakit geçirirken ki dikkat düzeyi nasıl? Dikkat dağınıklığına dair ipuçlarını bu ortamlarda sergilediği davranışlara göre elde edebiliriz.

    Çocuklar hareketli, enerjik olurlar. Hareketli çocuklara hiperaktif denemeden önce gözlemlenmeli. Hareketli davranışları hangi durumlarda sergiliyor? Hareketsiz kalması istendiğinde nasıl tepki veriyor? Dürtüsel mi? İçinde bulunduğu ortama, kurallara göre mi hareket ediyor yoksa çevresinde olup bitenleri önemsemeden istediği şeyi anlık olarak mı yapıyor?

    Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte hayatımızın birçok alanında elektronik aletler ile içi içe bir yaşantı içerisindeyiz. Çocuklar da çevresinde gördükleri bu teknolojiye kayıtsız kalamaz durumdalar. Aileler çocuklarını ne kadar erken teknolojik aletler ile tanışırlarsa dikkat eksikliği riski oluşmasına neden oluyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki; günde 2 saati ekran karşısında geçiren çocuklar, dikkati sürdürebilme, odaklayabilme ile ilgili olan testlerde başarısız olurlar. Yine yapılan araştırmalar gösteriyor ki; 1-3 yaşlar arasında ekran karşısında zaman geçiriyor olmak ileride dikkat eksikliği riskinin oluşmasını artırmakta ve günde fazladan her bir saatlik ekran süresi bu riski %10 daha fazla arttırıyor.

    Telefon, tablet gibi çocukların kolaylıkla ulaşabilecekleri teknolojik aletlerin içerisinde birçok uyaran aynı anda veriliyor. Çocukların oynadıkları oyunlara dikkat edilirse; ses, ışık, hareket gibi uyaranlar seri şekilde çocuklara sunulmaktadır. Birçok uyaranı aynı anda almayı öğrenen çocukların sınıf içerisinde tek bir uyarana odaklanmalarını beklemek yanlış olacaktır. Öğretmen tahtada ders anlatırken çocuğun dikkatinin kalemiyle oynayan sıra arkadaşından, dışarıda oyun oynayan çocuklara kadar kaymasının sebebinin büyük ölçüde bunlardan kaynaklandığı düşünülmektedir.

    Yine; çocukların oynamış olduğu oyunlar düşünüldüğünde, oynadıkları oyunlarda yaptıkları her hareketin karşılığını hemen almaya alışmış durumdalar. Çocuklardan dikkat gerektiren görevler verildiğinde yapmak istememelerinin ya da odaklanmadan güçlük çekmelerinin büyük ölçüde sebebi bu durumdan kaynaklanmaktadır.

    Sonuç olarak; günümüzde çocukların davranışları gözlemlendiğinde dikkat eksikliğine neden olabilecek risklerin fazlalaştığı, ailelerin bu riskleri kontrol etmekte zorluk çektiği görülmektedir. Eğer; sizler çocuğunuzda dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olduğundan şüpheleniyorsanız bir uzman desteği almanız faydalı olacaktır.

  • Dikkat Eksikliği Nedir?

    Dikkat Eksikliği Nedir?

    Dikkat eksikliği, kalıcı ve sürekli olan dikkat süresinin kısalmasıyla birlikte zihinsel ve fiziksel işlevlerde azalma görünmesidir. “sürekli hayallere dalan”, “ düşünmeden davranan”, “çabuk sıkılan “, “dalgın” vs. gibi tanımlanan birçok çocuk aslında dikkat eksikliği problemi yaşıyor olabilir. Belirtilerin sıklığına bakarak tanı koymak bir uzman gerektirir. Dikkat eksikliği %4-8 oranında sıklıkla görülen bir bozukluktur. Tedavi edilmezse birçok alanda başarısızlık getirebilir. Dikkat eksikliği yaşayan çocuklar artı olarak dürtüsellik ve fazla hareket etme gibi belirtileri gösteriyorsa , “dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu” olarak tanımlanmaktadır.

    Dikkat eksikliği belirtileri nelerdir?

    • Yönergeleri takip edemez, yaptığı işe veya oyuna dikkatini veremez.
    • Eşyalarını kaybeder, düzensiz görünür.
    • Siz konuşurken dinlemiyormuş gibi görünür, detayları gözden kaçırır.
    • Unutkandırlar, kolayca başka bir şeyle ilgilenebilir.

    Hiperaktivite belirtileri nelerdir?

    • Yerinde duramaz, sessiz sakin oyun oynamakta güçlük çeker.
    • Çok konuşur, sorulan sorunun tamamlanmasını beklemeden cevap verir.
    • Sırasını beklemekte zorlanır, olaylara ya da konuşmalara müdahale eder.
    • Sürekli hareket halindedirler.

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yaşayan çocuklara karşı nasıl davranmalıyız?

    • Çok fazla kural koymayın ve kural oluşturduğunuz zaman bu kuralların spesifik ve basit olmasına özen gösterin. Kuralların yazılı olduğu kağıtları duvara asmayı deneyebilirsiniz.
    • Çocuğunuzun yaptığı şeylerle ilgilendiğinizi gösterin ve sık sık geri bildirim vererek yaptıklarını pekiştirin.
    • Başarısızlık ya da olumsuzluklar olduğunda cezalandırmak yerine başarılı olabileceğini bildiğinizi anlatın, destek olun.
    • Çocuğunuz “inatçı, laf dinlemez” olduğu için değil, biyolojik bir bozuklukla karşı karşıya olduğu için zorlandığınızı aklınızdan çıkarmayın.
    • Sürekli nasihat vermeyin, sizi rol model olarak gördüğünü ve davranışlarınızın onu daha çok etkilediğini unutmayın.
    • Sabırlı ve hoşgörülü olmanın hayatınızı kolaylaştıracağını unutmayın. Bu işte birliktesiniz ve elinizden geleni yapıyorsunuz.
  • Dikkat Eksikliği / Aşırı Hareketlilik

    Dikkat Eksikliği / Aşırı Hareketlilik

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu her zaman aynı anda görülmez. Bazen dikkat eksikliğine aşırı hareketlilik (hiperaktivite) durumu eşlik etmez aksine bazı durumlarda hipoaktivite (ağır hareket etme, aşırı sakinlik, içe kapanıklık) eşlik edebilir.

    Dikkat Eksikliği Olan Bireyler;

    • Okulda, işte ya da yaptığı etkinlikler sırasında ayrıntıları gözden kaçırır, kolay yanlışlar yapar.

    • Bir iş yaparken, oyun oynarken ya da ders esnasında dikkatini toplamakta veya sürdürmekte güçlük çeker.

    • Kişi kendisiyle konuşanlara dinlemiyormuş, aklı başka yerdeymiş gibi görünebilir.

    • Okulda verilen görevleri, günlük işleri ya da iş yerinde verilen sorumlulukları tamamlamakta güçlük çeker (işe başlar ancak hızlı bir şekilde odağını yitirir, dikkati dağılır).

    • Okulda verilen ödevler, rapor hazırlama, form doldurma, uzun yazıları gözden geçirme gibi zihinsel çaba gerektiren işlerden kaçınır.

    • Okul gereçleri, kitap, kalem, cüzdan, anahtarlık, cep telefonu gibi işi ya da etkinlikleri için gerekli nesneleri kaybeder.

    • Telefon aramalarına geri dönme, faturalarını ödeme, randevularına uyma gibi günlük etkinliklerde unutkandır.

    Aşırı Hareketli ve Dürtüsel Bireyler;

    • Bu kişiler genelde otururken el ve ayaklarını sallar, yere vurur, sürekli kıpırdanır.

    • Sınıfta ya da iş yerinde oturmasının beklendiği durumlarda oturduğu yerden kalkar, dolanır.

    • Çocuklar uygunsuz ortamlarda koşturur ya da bir yerlere tırmanır.

    • Boş zaman etkinliklerine sessiz bir biçimde katılamaz ya da sessizce oyun oynayamaz.

    • Her an hareket halindedir, başkalarınca yerinde duramayan kişiler olarak görülürler.

    • Bazı durumlarda aşırı konuşurlar, sorulan soru tamamlanmadan yanıtını yapıştırır, başkalarının sözünü keser ya da araya girerler.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu çocukluk çağında başlayan, tedavi edilmediğinde ise etkisinin yetişkinlikte de sürdüğü bir nöropsikiyatrik bozukluktur.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite tedavilerinde en işe yarayan yöntemler

    • Psikofarmakolojik ilaçlar

    • Psikoterapi ve psikofarmakolojik ilaç kullanımı

  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Son yıllarda hem tanısı hem de tedavisi tartışılan bir problem; dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu. DEHB, çevre kirliliğinden tutun kanserojen maddelerin artmasına, annenin hamilelik döneminde sigara içmesinden, hızlı yaşam kültürüne birçok nedenle ilişkilendirilen bir bozukluktur. DEHB tanılaması, aile, okul ve çocuk ekseninde gözlem ve görüşmeler sonucunda detaylı olarak değerlendirildikten sonra yapılabilen bir tanılamadır. İlaç tedavisi bu rahatsızlıkta uygulanabilmektedir. Çoğunlukla tek başına ilaç tedavisi yeterli değil. Kombine yaklaşım, yani hem terapi hem ilaç ve hem de aile eğitimi ve okuldaki düzenlemelerle bu bozukluk iyileştirilebilmekte. Tedavisinde ve düzenleme aşamalarında sabır çok değerlidir. Günümüzde % 5 oranında çocuklarda görülen bu rahatsızlık oldukça yaygın. Tedavi edilmediğinde ilerleyen yaşlarda anksiyete ve duygu durum bozuklukları ve çeşitli bağımlılıklara neden olabilmektedir.

    DEHB kriterleri

    DEHB 7 yaşından önce başlayan, en az 6 ay süreyle görülen, akademik ve sosyal işlevlerde bozulmaya yol açan, gelişime uygun olmayan yetersiz dikkat süresi, yaşa uygun olmayan aşırı hareketlilik ve dürtüsellik ya da her ikisiyle tanımlanan bir bozukluktur. Okul, ev ve iş gibi iki ya da daha fazla ortamda belirtilerin görülmesi gerekir (Kaplan ve Sadock, 2004).

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozuklukları ayrı değerlendirilse de özellikle hiperaktivite olan durumlarda doğal olarak dikkat eksikliğiyle beraber görülmektedir.

    Dikkat Eksikliği Görülen Durumlarda Nelerle Karşılaşılır:

    Dikkatini ayrıntılara veremez ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerde dikkatsizce hatalar yapar. Aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır. Doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür. Yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da iş yerindeki görevlerini tamamlayamazlar. Üzerine aldığı görevi ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çekebilirler. Sürekli mental (akıl) aktivite gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir. Üzerine aldığı görev ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybedebilirler. (örneğin oyuncaklar, okul ödevleri, kalemler, kitaplar ya da araç gereçler). Dikkati dış uyaranlarla kolayca dağılır. Günlük etkinliklerinde unutkan olabilmektedirler.

    Hiperaktivite Görülen Durumlarda Nelerle Karşılaşılır:

    Ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur. Sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar. Uygunsuz olan durumlarda koşturup durur ya da tırmanır

    (ergenlerde ya da erişkinlerde öznel huzursuzluk duyguları ile sınırlı olabilir). Sakin bir biçimde boş zamanları geçirme etkinliklerine katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır. Hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranırlar. Çok konuşurlar. Dürtüleriyle hareket etmeye meyillidirler. Sorulan soru tamamlanmadan cevap

    verebilmektedirler. Sırasını beklemede güçlük yaşayabilirler. Başkalarının sözünü kesebilir ya da başkalarının yaptıklarının arasına

    girebilirler. (örneğin başkalarının konuşmalarına ya da oyunlarına burnunu sokabilir).

    Not: Bu durumların son 6 ay içersinde sık sık gerçekleşmesi, bu faktörlerin en az yarısından fazlasının bulunması bu durumu düşündürmektedir.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite İçin Ebeveynler Neler Yapmalılar:

    – Öncelikle tanının iyi konulması gerekir. Her hareketli çocuğun hiperaktivite, her dikkatini vermeyen çocuğun dikkat dağınıklığı tanısı konulması gerekmez. Bunda zaman, davranışın şiddeti ve sıklığı gibi kriterleri olduğu unutulmamalıdır. Dikkat eksikliği görülen çocuğun durumu motivasyonsuzlukla ilgili olabilir. Hareketli çocuk da bunu dönemsel olarak yapıyor olabilir. Bunun sağlıklı tanılanabilmesi için de uzman desteği alınmalıdır.

    – Aileler konuya ilişkin bilgilenmelidir. Ayrıca çocukla iletişim konusunda bilgilenmelidirler. Bu konuda yazılan pek çok kitap bulunmaktadır.

    – Kurallar DEHB’ de çocuk ve ebeveyn için sorun oluşturmaktadır. Kurallar çabuk unutulabilir. Bunun için de kuralları yazabilir ve her dakika göz önünde olacağı bir yere asabilirsiniz. Çocuklar kendilerinden ne beklendiğinden emin olduklarında, çevrelerindeki kişilere daha fazla güven duyacaklardır.

    – Göz kontağı kurmak değerlidir. Sık sık göz göze gelin. Dikkat eksikliği olan bir öğrenci ile göz göze gelerek, onu nereye daldıysa geri getirebilirsiniz. Sık sık tekrarlayın. Dikkat eksikliği olan öğrencinizi size en yakın noktaya oturtun. Böylece dalıp gitmeye meyilli öğrencinizin dikkatini her an üzerinizde tutabilirsiniz.

    – Sınırlar konulmalıdır. Bu sınırlarda internet kullanımı, oyun ve televizyon izlemeye koyulacak sınırlandırmalar başlarda gelmelidir.

    – Anda kalmayı çocukların öğrenmesi değerlidir. Bunun için yapılacak birçok şey olabilir. Yemeği çiğneyerek ve duyumsayarak yemeyi öğrenmesinden tutun; bir manzaraya bakarken ondan keyif almaya kadar pek çok şeyin haz değeri vurgulanmalıdır. Bunu yaparken kendimizin önemli model olduğumuzu da unutmamalıyız.

    – Dikkat eksikliği için bilmece ve bulmacalar, puzzlelar kullanılabilir. Ayrıca internet üzerinden bulabileceğiniz değişik oyunlar ve konuya ilişkin kitaplar da vardır. Bunlardan el becerisinin ön planda olduğu çalışmaların önemsenmesi daha geliştirici olabilmektedir.

    – Düzenli ve çeşitli beslenme değerlidir. Sportif faaliyetlerden özellikle grupla yapılan sporlar çocuğun sosyal yönünün gelişmesine ve kuralları öğrenmesine destek verir. (futbol, basketbol)

  • Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

    Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite

    Beynin ön bölümlerinde yer alan dikkat şebekesi, kişinin belli bir konuya odaklanması, belli bir görevi başlatması, planlaması, organize olması, dikkat işlevlerinin yönetilmesi gibi becerileri gerçekleştirir. Dikkat eksikliği olan çocuklarda beynin bu bölgesindeki bir takım düzensizlikler, olgunlaşmasındaki yetersizlikten bahsedebiliriz. Dolasıyla diğer öğrenme güçlükleri gibi nörolojik temellidir.

    Buna bağlı olarak çocuğun dikkatini özellikle onu zorlayan keyif almadığı bir konuya odaklanmasında bir güçlük yaşamasına sebep olur. Bu nedenle çocuğun çok sevdiği bir konuya rahatlıkla odaklanırken (bilgisayar oyunu gibi) ödev yaparken aynı odaklanma ve sürdürme becerisini sergileyemeyebilir. Bir kişi istemeyerek yapmak zorunda olduğu şeyleri ne kadar kaliteli yapabiliyorsa o kadar beynini aktif kullanıyordur.  

    Üstün yetenekli olan çocuklarda öğrenme güçlüğü olma ihtimali diğer çocuklara kıyasla yüksektir. Bu sebeple dikkat eksikliği ve hiperaktivite görülebilir.

    Dikkatin üç hali bulunmaktadır, seçici dikkat, bölünmüş dikkat ve sürdürülen dikkat. Kısaca seçici dikkat, özel bir noktada dikkatin toparlanması, bölünmüş dikkat eş zamanlı iki girdi arasında dikkatin bölünme hali, sürdürülen dikkat ise kişinin zaman içinde performansını sürdürme yeteneğidir. 

    DEHB Genetik nedenlidir. Anne-babadan birinde veya her ikisinde de DEHB varsa, bunların çocuklarında da DEHB belirtilerine rastlanabilir. DEHB çocukluk çağı hastalıklarından sonra görülebilir. Gelişimsel sorunlar DEHB ile bağlantılı olabilir. Beyin dokusundaki doğumsal ya da sonradan olma zedelenmeler DEHB ye sebep olabilir. Doğuştan yatkınlıklarla dünyaya geliyoruz, kanser hastası örneği Çocuğun DEHB ye yatkınlığı vardır ve uygun olmayan bir çevre ile karşılaştığı zaman bu tanıyı alabilir.

    Dikkat eksikliği olan çocuklar; yönergeleri başından sonuna kadar takip edemez, dikkatini yaptığı işe vermekte zorlanır. Evde veya okulda silgisini kitabını kaybeder, kalemini düşürür, defterini evde unutur, düzensiz görünür.  ilgisi kolayca başka yönlere kayar. hayatlarını planlayamazlar, neden sonuç ilişkisini kuramazlar. Duymakta güçlük çekerler.

    Hiperaktivite ön plandaysa yerinde duramaz, oturması gerektiği halde oturamaz, yerli yersiz koşup tırmanır. Bu çocuklar aşırı konuşur, sessiz sakin oyun oynamakta güçlük çeker, her zaman bir şeylerle uğraşır, cevapları ağzından kaçırır, sırasını beklemekte zorlanırlar. Olaylara yada konuşmalara müdahale eder, yarıda keser.

    Okul öncesi çocuklarda Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı koymak zordur, çünkü bu yaşlar çocukların genelde hareketli oldukları ve öz denetimlerinin yetersiz olduğu yıllardır. Bu dönemde DEHB tanısı koymakta aceleci davranmamak önemlidir. Hiperaktivitesi olan pek çok çocuk bebekliklerinde de huzursuz, hareketli, çok ağlayan, az uyuyan, beslenme sorunları olan zor mizaçlı bebekler olarak gösterilebilir, hatta anne karnın da bile fark edilir. Ancak dikkat eksikliği okul çağında fark edilir.

    Dikkat eksikliğinin tanısı ayrıntılı psikiyatrik muayene, okul ve ebeveynden alınan bilgiler ışığında çocuk ve ergen psikiyatri uzman doktoru tarafından konulmalıdır.

    İlaç tedavisiyle birlikte DEHB tanısı almış çocuklarla nörolojik tabanlı terapi programları uygulanmalıdır.

    Dikkat arttırıcı egzersizlerle beynin ön bölgesinde yer alan dikkat şebekesine giden kan akışı hızlanır.

    3T (televizyon, tablet, telefon) kullanımı DEHB’yi olumsuz etkilemektedir

    . Televizyon ve oyunlarda devamlı uyaranlar olduğu var. Beyin uyaranlara, hareketli görüntülere ne kadar alışırsa durağan ve sıkıcı uyaranlara (ders çalışmak, kitap okumak) karşı o kadar dikkat sorunu yaşar.

    Çocukların evde uygulayabilecekleri dikkat arttırıcı alıştırmalar ve oyunlar; son harften kelime bulma, okuduğunu anlatma, anlatılan öykü ve masalla ilgili soru sorma, benzer iki resim arasındaki farklılıkları bulma, farklı olan resmi bulma, saklanan eşyayı bulma gibi benzer bir çalışmada tepsi içine konulan bir bardak suyu dökmeden getirebilmesi gibidir. Şişirilmiş balonu avucun içinde düşürmeden evin içinde dolaşması, yılan şeklinde uzatılmış ipin üzerinden yürümeye çalışması gibi oyunlar çocuğun konsantrasyonunu artırmaya yöneliktir.

    DEHB li çocuklar anne ve babaların yönergelerini duymazlar, söyleneni çoğu kez duymadıkları için yapmazlar. Bu yüzden evde kurallar basit ve anlaşılır olmalıdır. Görevler açık, net ve kısa olarak anlatılmalıdır. ‘Aferin’, ‘İyi gidiyorsun’, ‘Yaptın mı’, ‘Başladın mı?’ gibi geri bildirimler verilmelidir.

  • Dikkat eksikliği nedenleri

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun nedenleri bilmek hem bu sorunu yaşayan bireyleri anlamak hem de dikkat eksikliği tedavisini doğru yönetmek açısından kritiktir.

    Aileler dikkat eksikliğini genellikle bir irade sorunu ya da isteksizlik olarak görürler. Çünkü çocukları istediğinde, eğlenceli faaliyetler olduğunda ya da bol ödül aldığında hiç dikkat sorunu yaşamamaktadır. Dikkatini, enerjisini ve hafızasını bu faaliyetler sırasında çok iyi kullanabilmektedir. Bir başka deyişle oyunlara, televizyona ya da bilgisayara dikkatini hiç olmadığı kadar iyi verebilir. Örneğin bilgisayar oyunlarında çok zor görevleri yerine getirebilir, tüm detayları fark edebilir oyunda çok yüksek puanlara ulaşabilirler.

    Fakat aynı çocuk ödev, görev, sorumluluk ya da tekrarlayan rutin işler söz konusu olduğunda değişir. O çocuk gitmiş başka bir çocuk gelmiş gibidir. Ödeve başlamayı erteler, başladığında çabuk sıkılır, isteksizdir, dikkatsizdir, bahaneler bulur, çabuk unutur. Az önce tüm yeteneklerini kullanan çocuk yeteneklerini ve kapasitesini kullanmakta ciddi güçlük yaşar.

    Tabi bu iki farklı durumunu dışarıdan değerlendiren aileler ‘istese yapar, canı isteyince çok güzel yapıyor, ödevleri sevmiyor ya da inadına yapmıyor gibi’ değerlendirmelerde bulunurlar. Ama yapılan çalışmalar aslında bunun dışarıdan görülenden çokta farklı olduğunu göstermiştir. Çok basitçe anlatmak gerekirse bilimsel çalışmalar aslında dikkat eksikliğinin beynin otomatik olarak işleyen fonksiyonlarının yetersizliğinden kaynaklandığını saptamışlardır. Bu otomatik fonksiyonlar (yönetici fonksiyonlar) bizim kontrolümüz dışında çalışırlar. Bu yönetici fonksiyonlar son derece karmaşık süreçlerdir ve çok az bir kısmı bilincin erişimine açıktır.Bu nedenle yapması gerektiği bilincine sahip olsalar da bununu uygulamaya koyamazlar. Başka bir deyişle dikkat eksikliğinde istememe durumu değil ‘yapamama’ durumu söz konusudur. Dikkat eksikliği olan çocuklar ders çalışması gerektiğini bilir hatta yapacağı konusunda sözler verebilir ama bu sıra ders çalışmaya geldiğinde verimli çalışmakta çok zorlanırlar. Bir uçağın otomatik pilot programının arızalı olmasında benzetebilir. Otomatik pilota aldığında uçak düşüşe geçecektir. Kaptan otomatik pilot olmadan uçağı uçurmak için sürekli emek ve dikkat harcamak zorunda kalacaktır ve çok yorucu olacaktır. Ayrıca bir otomatik program kadar kusursuz bir uçuş olmayacaktır. Otomatik sistemler bize sürekli yaptığımız faaliyeteler sırasında zaman kazandırır, az emek harcamamıza ve yaptığımız işlerde uzmanlaşmamızı sağlarlar. Bu süreç bisikleti ilk öğrenirken yaşadığımız güçlük ve sonrasında yaşadığımız kolaylığa benzetilebilir.

    Dikkat eksikliğine neden olan bu otomatik fonksiyonlar neden iyi çalışmazlar?

    Çalışmalar sonucunda en sık nedenin genetik olduğu gösterilmiştir. Ayrıca daha az olarak gebelik ya da doğum sürecinde yaşanan çeşitli hastalıklarında dikkat eksikliğine neden olabileceği saptanmıştır.

    Dikkat eksikliği oluşmuş kişilerde beyin fonksiyonları yeterince verimli çalışmadığı nasıl saptanmıştır?

    Dikkat eksikliği olan kişilerin beyin fonksiyonları çeşitli görüntüleme teknikleri ile sağlıklı bireylere kıyasla çeşitli beyin bölgelerinin daha az çalıştığı gösterilmiştir. Özellikle beynin ön bölgesinin (frontal bölge) daha az aktif olduğu (verimli çalışmadığı) gösterilmiştir. Bu bölgelerde çeşitli maddelerin (Dopamin ve Noradrenalin gibi) yeterince salınması ve üretilmesinde sorunlar saptanmıştır.
    Aşağıdaki fotoğraf beyin haritalama yöntemleri ile yapılmış bir çalışmadan alınmıştır. Soldaki fotoğrafta normal bir bireyin sağlıklı çalışan beyin bölgeleri yeşil ile, solda ise dikkat eksikliği olan bir beynin yetersiz fonksiyon gösteren kısımları kırmızı ile gösterilmiştir.

    Peki bu bilgiler bize neleri gösterir?

    1. Dikkat Eksikliği beynin sinir hücrelerinin yeterince çalışmaması sonucu oluşan bir nörokimyasal (beyin kimyasına ilişkin) bir bozukluktur.

    2. Dikkat eksikliğinin nedenleri biyololojik olduğundan ve çoğunlukla otomatik süreçleri ilgilendirdiğinden ana tedavi bu otomatik süreçlerin düzenleyecek olan ilaçtır. Diğer dikkat eksikliği tedavileri bu ana temel üzerine inşa edilmelidir.

    3. Dikkat eksikliği olan bir bireyle yapılacak etkili bir konuşma süreci kalıcı olarak düzeltmez, sadece kısa süreli toparlanmalara neden olabilir, terapi süreci kişinin sorunu çözmesine yetmez.

    Saygılarımla

    Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğuna ilişkin diğer yazılara ulaşabilmek için tıklayınız.

    Bu yazının tüm hakları psikiyatricocuk.com’a aittir. “www.psikiyatricocuk.com” biçiminde açık kaynak gösterilmek kaydıyla yayınlanması için tarafımıza başvuru yapılabilir.

    Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır. ©

  • Dikkat eksikliğinin 6 yönü (1) odaklanma-dikkat

    Dikkat Eksikliği Sendromunun 6 yönü:(Odaklanma-dikkat):

    Dikkat Eksikliği şeklinde isimlendirilmiş olmasına karşın bu tanımlama biraz kafa karıştırıcıdır. Dikkat eksikliği olan bireylerde ana sorunun sadece dikkat alanında olmadığı dikkati de yöneten karmaşık beyin fonksiyonlarında (yönetici işlevler) sorunlar olduğu gösterilmiştir. Bu yönetici beyin fonksiyonları günlük hayatta birçok işlevden sorumludur. Beynimizin patron bölgesi gibi düşünülebilir ve birçok süreci yönetir. Dikkat eksikliği olan bireylerin bu yönetici işlevlerden 6’sında sıklıkla sorun yaşadığı gösterilmiştir.
    1.Odaklanma (dikkat),
    2.Plan yapma,
    3.İstek (motivasyon),
    4.Öfke kontrolü,
    5. Hafıza
    6. Organizasyon
    Bu sorun alanları her bireyde faklı şiddette görülebilir.

    1. Odaklanma sorunları (dikkat eksikliği):

    ‘Dikkat’ farklı beyin bölgeleri tarafından son derece karmaşık sinir ağları ile yönetilen bir fonksiyondur. Bu nedenle birçok şekilde insanlar dikkat sorunları yaşarlar fakat Dikkat Eksikliği tanısı koyabilmek için bu sorunun sık yaşanması, uzun süredir olması ve yaşam kalitesine etki edecek boyutta görülmesi gerekir.
    DEHB’li çocuklar özellikle kendi istedikleri değil de onlara verilmiş görevleri yerine getirirken yoğun dikkat sorunları yaşarlar. Örneğin dikkat eksikliği olan bir öğrenci ödev yapması istendiğinde okuduğuna kendini veremez. Çoğunlukla okuduğu kelimeleri seslendirebilir fakat cümlenin ya da paragrafın ne anlama geldiği çözmekte zorlanır.

    Okuduğuna kelime kodlarını çözecek kadar zihin odaklanmıştır fakat bu kelimeleri bir eski okudukları ile ilişkilendirmek, cümlenin ya da paragrafın ne anlama geldiğini çözmeye yetecek kadar dikkati (enerjiyi) tahsis etmemiştir. Aslında bunu yapabilecek yeteneği vardır. Eğer okuduğu yada yaptığı iş ilgisini çeken bir konu üzerine olursa dikkati fazlası ile verir ve okuduğunun tamamını hatta ince detaylarını bile çözebilirler. Bazen dikkat eksikliği olmayan bireylerde ‘dalgın okuyabilirler’ birkaç satır sonra okuduklarından bir şey anlamadıklarını fark edip geri dönerler. Bu durum yoğun ve sık yaşanması durumda dikkat eksikliği bir bozukluk olarak değerlendirilebilir.

    Dikkatin çabuk dağılması:

    Bu çocuklarda görülen diğer sorun ise dikkatin çabuk dağılabilmesidir. Özellikle isteksizce yaptığı bir faaliyet sırasında kafalarından geçen bir başka düşünce, çevreden gelen ses herhangi bir uyaranla dikkatleri çabucak kayar. Derste öğretmenini dinlemeye çabalıyorken arkadaşının kalemini düşürmesi, dışarıda gördüğü bir nesne ya da akşam izlediği filmle ilgili düşünceleri araya girebilir. Bu şekilde sık sık kopmalar ve geri gelmeler yaşanır.

    Basit bir örnekle anlatılmak gerekirse dikkat bir tiyatro sahnesini aydınlatan ‘spot ışığına’ benzetilebilir. Dikkat eksikliği olmayan kişilerde kişi spot ışığı(dikkat) iyi çalışır. Bir noktaya odaklandıklarında çevreden gelen uyaranlar baskılanır (ışık odaklandığı yerde yoğundur ve çevre karanlıktır). Dikkat eksikliği olan bireylerde bu spot ışığı görevler sırasında az yoğun, sık yer değiştiren (seyirciler arasında bir ses geldiğinde sahneden seyircilere gider) şekilde fonksiyon görür.

    Sabit odak (dikkatin yer değiştirememesi):

    Bazen Dikkat eksikliği olan bireyler dikkat dağınıklığından değil çok aşırı odaklandıklarını, dikkatini başka şeylere vermek isteyip veremediklerinden şikâyet ederler. Özelliklede sevdikleri TV ya da bilgisayar gibi işlerin başında kalkamazlar, sürenin nasıl geçtiğinin farkına varmazlar. Bilgisayar başından kalkıp dikkatlerini bir türlü yapmaları gereken işlere veremezler.


    Özetle DİKKAT EKSİKLİĞİ yoğun ve kronik şekilde ‘dikkatin kötü yönetilmesi’ olarak tanımlanabilir. Yeterince derin odaklanamama, dikkatin çabuk dağılması ve bazen tersi şekilde aşırı odaklanma sorunu yaşarlar.
    Saygılarımla

    Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğuna ilişkin diğer yazılara ulaşabilmek için tıklayınız.

    Bu yazının tüm hakları psikiyatricocuk.com’a aittir. “www.psikiyatricocuk.com” biçiminde açık kaynak gösterilmek kaydıyla yayınlanması için tarafımıza başvuru yapılabilir.

    Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır. ©

  • Dikkat eksikliğinin 6 yönü- (2) planlama

    Dikkat eksikliği görülen çocuklar ve yetişkinler üzerine yapılan çalışmalarda sorunun sadece dikkat alanında bulunmadığı, sıklıkla sorunların 6 grupta görüldüğünden bir önceki yazımızda bahsetmiştik. Bu yazımızda dikkat eksikliğinin 2. sorun alanı olan planlama becerilerine değinilecektir.

    1.Odaklanma (dikkat),

    2.Planlama,

    3.İstek (motivasyon),

    4.Öfke kontrolü,

    5. Hafıza

    6. Organizasyon becerileri.

    Dikkat Eksikliği Sendromunda Planlama Becerileri:

    Yapacağımız görevleri öncelik sırasına koymak, yeterince zaman ayırmak, gerekli sürede görevi yetiştirmek gelişmiş planlama becerilerine bağlıdır. Günlük yaşamınızda 2 sınırlılığımız olan zamanı ve parayı bu becerilerimizle yönetmek zorundayız.

    Dikkat eksikliği sendromunda planlama becerilerinde sorunlar sıkça çocuklar ve yetişkinler tarafından bildirilir. Ödevlerini veya işlerini zamanında bitirememe, bir yerlere zamanında yetişmeme ya da paralarını verimli kullanamama sorunlarını sıklıkla yaşarlar. Bazen ise gerçekçi planlar yapmazlar. Bir günde yapabileceklerinden çok daha fazlasını uygulamaya çalışırlar ama oluşturdukları planların çok az kısmını gerçekleştirirler.

    Eğlenceli keyif veren faaliyetlere (Oyun, Tv ya da bilgisayar gibi) gereğinden fazla zaman ayırırken, görevleri hep en sona ertelerler. Ödevlerin yapılması gerektiğini bilirler ama durum aciliyet kazanıncaya kadar harekete geçmezler. Bu durum özellikle sevmediği işlerde daha sık gözlenir. Doğru planlama yapmadığını sınavlardan düşük aldığını dönemlerde yeni planlar yaparlar. Bu planları uygulayacakları konusunda sözler verirler ama yapamazlar (yapmazlar değil). Okula, dershaneye ya da servise sık sık geç kalmaktan yakınırlar.

    Genç bir hastam ödevlerini planlayamamasının sonuçlarını şu şekilde paylaştı;

    ‘Geçen sene içerisinde sınavlarım için yaptığım ders çalışma planlarının çoğunu eğlenceli şeylere ayırdığım vakitler nedeni ile uygulayamadım. Çoğu zaman arkadaşlarımın eğlenceli önerilerine uyup çalışamadan sınavlara girdim. Arkadaşlarımın neredeyse tamamı sınıfı geçerken ben Eylül ayı bütünlemelerine kaldım. Sınıfta kalmaktan çok korktum. Bütün bir yılın konularını çalışmak zorunda kaldığımdan oldukça zorlandım. Aynı derslere zamanında çalışsa idim nerdeyse 10’da 1’i gayretle sınavlarımı geçebilirdim. Çok pişmanım.’

    Zaman planlaması konusundaki sorunlara benzer sorunlar para kullanımı konusunda da yaşanır. Dikkat eksikliği olan bireyler elindeki paraları sevdikleri şeylere hızlıca harcama eğilimindedirler. Yetişkin dikkat eksikliği olan bireyler ise kredi kartı harcamalarını abartılı yaptıklarından sık sık borç ve faiz sorunu yaşarlar.

    Peki planlama becerilerindeki sorunun kaynağı nedir?

    Bu konuda yapılan çalışmalar planlamanın beynin yönetici işlevlerinden biri olduğunu göstermiştir. Bu fonksiyonlar beynin ön bölgesi (frontal) tarafından yönetilirler. Kabaca bu bölgenin verimli fonksiyon göstermemesinin sorunun kaynağı olduğu düşünülmektedir.

    Saygılarımla

    Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğuna ilişkin diğer yazılara ulaşabilmek için tıklayınız.

    Bu yazının tüm hakları psikiyatricocuk.com’a aittir. “www.psikiyatricocuk.com” biçiminde açık kaynak gösterilmek kaydıyla yayınlanması için tarafımıza başvuru yapılabilir.

    Açık kaynak göstermeden yapılan alıntılar için yasal takip yapılacaktır. ©