Etiket: Dikkat

  • Bebek ve çocuklar güneşten nasıl korunmalı?

    Bebek ve çocuklar güneşten nasıl korunmalı?

    Bebek ve Çocukların Cildi Yaz Güneşine Nasıl Hazırlanmalı?

    Havalar ısınıp güneş yüzünü yavaş yavaş göstermeye başladıkça bahçelerde ve parklarda geçirilen süre artmaya başladı. Bebeklerin ve çocukların açık havada zaman geçirmesi, temiz hava alması ve bir miktar güneşten faydalanması gerekiyor. Ancak özellikle güneşe çıkma konusu alınacak bazı önlemlerle ilerde yaşanabilecek pek çok problemin önüne geçebilmeyi sağlar.
    Güneş ışınları UV A ve UVB adı verilen iki kısımdan oluşur. UVA tüm gün boyunca dünyayaya gelirken UVB sadece 11-14 saatleri arasında gün ışığında bulunur. Burada mevsim ayırımı olmadığı için yılın her günü, hava kapalı ve yağmurlu bile olsa UV ışınlarının gelişi bu şekildedir. Vücudumuz için gerekli güneş ışınları fazlası sözkonusu olursa cilde zarar verir ve erişkinlik döneminde Melanom başta olmak üzere pek çok deri kanserine zemin hazırlar. Bu nedenle çok küçük yaşlardan itibaren güneşten bir dost olarak faydalanmak ancak yakıcı ve kavurucu etkilerinden ve birikici özellik gösteren tahribatlarından kaçınmayla olur. Bahar mevsiminde yaz güneşine hazırlık için tatlı geçiş yapılırsa bebeklerinizin ve çocuklarınızın cilt yapısı bozulmaz. Hastalık riski artmaz.

    Bu konuda dikkat edilmesi gerekenleri sıralarsak;
    • 6 aydan küçük bebekleri n cildi çok savunmasızdır. Dakikalar içinde güneşte kavrulabilir. 6 aydan küçük bebeği kıyafetsiz ve çıplak olarak direkt güneş altında bırakmak cilt sağlığı için doğru değildir. Mutlaka üzerinde kıyafet, başında şapka olmalı ve mümkünse gölgede, yeşillik ortamda bulunmalıdır.
    • 6 aydan küçük bebeğe güneş koruyucusu sürülmesindense kıyafetle korumak daha doğru olacaktır.
    • Özellikle UVA ve UVB nin beraber yoğun olduğu 10-14 saatleri arasında bebek güneşte bırakılmaz.
    • Pusetlerin özellikle üst koruyucu tentesinin UV korumalı olmasına dikkat etmek gerekir. Koruyucu tentenin örtülü olması bebeği direkt güneş yanığından korur.
    • Bebek , güneşin doğrudan gelmediği mümkünse ağaçlık, yeşillik yerlerde sabah 10 dan önce, öğlen 14 den sonra dışarı çıkarılır. 6 aydan büyük bebeklerde hava bulutlu bile olsa parka çıkarken eller, yüz mutlaka bebekler için hazırlanmış güneş koruma kremiyle dışarı çıkmadan 15 dakika önce korunmaya alınır. Başa takılacak şapkanın mutlaka kulakları da koruması gerekir. Saçsız olan tepe bölgesi ve kulaklar güneş korumasında en çok unutulan ve erişkinlik döneminde sıklıkla cilt sorunu görülen bölgeler olmaya adaydır.

    Bahar aylarında çocuk ve bebeklerin korunmasında bizim tercihimiz mümkün olduğunca kıyafetle ve saate dikkat ederek güneşten korunmakdır. Güneş ışınlarının sağlık ve kemik gelişimi için vereceği fayda dermatolog için de önemli olduğundan cilt kanseri ve yanıklardan korunmak için bu konulara dikkat etmek yeterli olacaktır. Bebek ve çocuk için seçilecek güneş koruyucu ürün ve nasıl kullanılacağı konusu bir sonraki yazıda ele alınacaktır. Eğer temin edilebilirse sıkı dokunmuş, açık renkli ve UV koruyucu ibaresi taşıyan kıyafetler cilt sağlığının korunması için faydalı olacaktır. Burun kulaklar, eller ve ayakkabı giyilmiyorsa ayakların altı ve üstü güneş koruyucu kremle korunur.
    Bu konuda dikkat edilmesi gereken ve genelde unutulan en önemli nokta, çocuğumuzu bakan bakıcının veya büyüklerimizin de bu duruma dikkat etmesi ve özen göstermesi olacaktır. Bebeklerin ve çocukların cildinde oluşacak güneş yanığı daha da kötüsü su toplamasıyla ve soyulmayla olan kabarcıklanmanın ilerde kötü sonuçlara neden olan deri kanseri riskine sebeb olacağı unutulmamalıdır.

  • Yüzü estetik olarak çekici ve çirkin kılan nedir?

    Güzelliğin iki önemli bakış açısı vardır. “Güzellik, şekil ile hacim arasındaki dengedir” tanımı ile güzelliğin objektifliği vurgulanırken; “güzellik, bir canlının, somut bir nesnenin veya soyut bir kavramın algısal bir haz duyumsatan, hoşnutluk veren hususiyetidir” şeklinde de subjektifliği vurgulanmıştır. Genel tanımı ile; “güzellik, insan yüzünde ya da diğer bir objede görünüşü keyiflendiren biçim, orantı, renk gibi kalitelerin kombinasyonudur” şeklinde tanımlanabilir.

    İnsanlarda görme ve gözlerin bir objeye bakması sırasında odaklanma ile ilgili yapılan fizyolojik çalışmalarda ilginç sonuçlara ulaşılmıştır. Biz bir objeye baktığımızda gözlerimiz objenin bütününden çok belli alanlarına odaklanmaktadır. Buna objenin odaklanma noktaları denilmektedir. Gözün bir objeye bakması sırasında kısa sürede ve hızlı hareketleri ile ilk olarak bir noktaya odaklandığı sonra diğerlerine odaklandığını biliyoruz. Bu noktalar objenin 2-3 alanından fazlası olmamaktadır.
    Yüze bakıldığında odaklanan noktaların yüzün açıları ve eğimleri olduğu bilinmektedir. Bunu yaparken yüzde alışık olmadığımız açı ve eğimleri daha önce farkedilmektedir.

    Yüzde odaklanma noktaları

    Yüze yandan bakıldığında ağız köşeleri, göz iç ve dış açıları yüzün köşeli noktaları daha fazla dikkati çekmektedir.

    Yüze yandan bakıldığında odaklanma noktaları

    Yüze önden bakıldığında dikkat çeken odaklanma noktaları

    Yüze önden bakıldığında daha dikkatimizi çeken odaklanma noktaları

    Yüze yandan ve oblik bakıldığında odaklanılan en belirgin konkav ve konveks eğimlerdir. Burun kökü alanı, burun- üst dudak arası alan, alt dudak-çene arasındaki labiomental alan ve çene altı-boyun arası alan en belirgin konkav eğilerken, burun ucu, dudaklar ve çene en belirgin konveks yapılardır. Yüzün estetik olarak güzel ve çekici görünmesi sağlayan bu konkav ve konveks alanların düzleşmesi yada tersine dönmesi yüzde istenmeyen estetik görüntüye neden olmaktadır.

    Yüzde yan ve oblik bakıda konkav ve konveks eğimlere odaklanırız.

    Yaşlanma ve doğumsal yada travma sonradan gelişen yüz deformasyonuna bağlı olarak yüzde noktalar, konveks ve konkav eğimler ile çizgiler değişmektedir. Yüze bakılırken bu değişimlere daha fazla odaklanılmakta ve dikkat çekilmektedir. Örneğin burun sırtındaki bir düzensizlik hemen fark edilmektedir.

    Burun sırtında düzensizlik daha fazla dikkat çekmektedir.

    Bazen yüzde olmaması gereken nokta ve eğrilerin varlığı dikkat çekici olabilmektedir. Örneğin yaşlanma ile çene konveksitesinde jowl-gıdık ortaya çıkması gibi.

    İlk resimde çene kemiği kenarı düzenli ancak ikinci resimde yaşlılığa bağlı olarak jowl-gıdık gelişmiş ve bu daha dikkat çekmektedir.

    Yüzde mevcut konkav yada konveksitenin açısının değişimde dikkati çekebilmektedir. Örneğin aşağıdaki resimde gelişimsel alt çene geride olduğu için yüz profilden tüm eğrileri etkilenmektedir.

    Çenenin doğumsal geride gelişimi; yüzün tüm konturlarını değiştirmektedir.

    Yüzde olması gereken konkavite yada konveksite eğrilerinin olmaması yada düzleşmesi de görsel dikkati çekebilmektedir. Örneğin burun kökünde olması gereken konkavite olmadığında burası düzleştiğinde buna “Yunan Burnu”denilmektedir. Bu yüzün profil görüntüsünde çekici ve güzel olmayan bir görüntüye neden olmaktadır.

    Burun kökünde olması gereken konkavitenin kaybolması ve düzleşmesi “Yunan Burnu” ile çekici olmayan görsel görüntüye neden olmaktadır.

    Yüzde anatomik noktaların yer değişimide yüze çekici ve güzel olmayan bir görüntü vermekte ve yüze bakıldığında daha dikkat çekmektedir. Örneğin aşağıdaki resimde olduğu gibi burun kökünün daha aşağıda yerleşimi burunun daha kısa gibi algılanmasına ve daha dikkat çekmesine neden olmaktadır.

    Burun kökünün olması gereken alandan daha aşağıda yerleşimi burnun kısa ve estetik olarak çirkin görünmesne neden olmaktadır.

    Göz baktığı objelerde simetri ve oranların tam olmasını aramaktadır. Yüze bakıldığında yüzün simetrik ve orantılı olması gerekmektedir. Simetrik ve orantılı bir yüz daha güzel ve çekici olarak algılanmaktadır.

    Yüzde orta hatta özellikle burun sırtında asimetrik yapılanma

    Güzellik yarışmaları, kadınları bir kaidenin üzerine oturtup onları nesneleştirerek, bir ideale dönüştürdüğü gibi, güzelliğin evrensel bir değer olduğunu ve bütün kadınların bu güzelliğin peşinde olması gerektiği mesajını iletirler. Güzellik yarışmalarının ana öğesi olan kadın, moda ile yakın ilişkiler içerisindedir. Medya aracılığı ile topluma tanıtılması, toplumdaki algılanışı yönlendiren önemli bir gösterge olmuştur.

    Küreselleşmenin yoğun olarak yaşandığı günümüzde güzellik yarışmaları; toplumdaki değişen güzellik anlayışı hakkında bilgilenmemize yardımcı olmakta ve toplumsal olarak değişmeler izlenebilmektedir. Güzellik yarışmalarına yönelik yapılacak çalışmalar dönemin değişen güzellik anlayışı ve moda eğilimlerinin değerlendirilmesine de imkan sağlamaktadır.

  • Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite

    Dikkat Dağınıklığı ve Hiperaktivite

    Dikkat dağınıklığı, öğrenme mekanizmasının gerçekleşmesi için gerekli olan konsantre olma ile yakından ilgilidir. Kişinin bir konu ya da bir duruma tam anlamıyla odaklanamaması demektir. Nörolojik bir temeli olup hem çocuklar hem de yetişkinler de dahi görülebilen bir hastalık özelliği olarak görülür.

    Çocukların dikkat süresi, odaklanmaları yetişkinlere göre oldukça kısa sürelidir. Bir de bu sürece dikkat dağınıklığı eklenince yaşanılan sorunlar daha ciddi bir hal almaya başlamaktadır.

    Dikkat dağınıklığı, kişinin kendini kontrol etmesindeki zayıflığından kaynaklanır. Ve zayıflığın utangaçlıkla, sıkılganlıkla ya da tembellikle bir ilişkisi olmayıp hastalık şeklinde düşünülmesi gerekir.

    Dikkat dağınıklığı ile hiperaktivite çoğunlukla birlikte ifade edilmektedir. Ancak bu yanlış algıyı düzeltmek önemlidir. Her dikkati dağınık olan çocuk hiperaktif değildir. Sadece dikkat dağınıklığı, sadece hiperaktivite ya da her ikisi de birlikte bulunabilir.

    Çoğunlukla ebeveynler dikkat dağınıklığı yaşadığını düşündükleri çocukları için şunları söylerler:

    • Aklı hep başka yerde.

    • Ödev zamanı tam bir karmaşa.

    • Bir kulağından giriyor diğer kulağından çıkıyor.

    • Bir dakika önce söylememişim gibi…

    • Bir duvarla konuşuyorum.

    • Dağınık.

    • Dikkatsiz.

    • Düzensiz.

    • Sürekli rüyada gibi hep hayal kuruyor.

    • Yapabileceği soruları bile yapmıyor.

    • En ufak bir ses bile yetiyor dağılması için.

    • Sürekli eşyalarını kaybediyor.

    • Odasını toplamayı öğrenemiyor.

    • Başladığı hiçbir işi bitiremiyor.

    • Kalem, silgi almaktan bıktık.

    • Bazen zekasından ciddi anlamda şüphe ediyorum.

    • Saatlerce çizgi film izleyebiliyor .

    • Okuldaki sürekli problem çıkarıyor.

    • Öğretmeni başka şeylerle uğraştığını söylüyor.

    • Ödevlerini almayı unutuyor sürekli başkalarından öğreniyoruz.

     

    Genelde okul yıllarının ilk yıllarında fark edilen dikkat dağınıklığı, çocukların okul yıllarının çok sancılı geçmesine neden olabiliyor.

    Dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite sorunu olan çocuğunuza yaklaşımınızın farkındalıklı olması, tedavide yol alabilmeniz için gereklidir.

    Ebeveynlere Tavsiyeler

    Dikkat dağınıklığı ve hiperaktivite problemi yaşayan bir çocuğa sahip olmak çok kolay bir durum değildir. Ebeveynlerin bu konuda çok bilinçli olması tedavi sürecinin yolunda gidebilmesi için en önemli gerekliliktir. Çocuğun yaşadığı zorlukları anlamalı, takip etmeli ve uzmanlarla birlikte çalışılmalı. Dikkat dağınıklığı ve hiperakitivitesi olan çocuğunuza yaklaşımınızın hastalığa uygun olarak gerçekleşmesi çok önemlidir. 

    Dikkat edilecek unsurlar:

    • Dikkat dağınıklığının beyin fonksiyonlarını ilgilendiren bir hastalık olduğunu ve çocuğun sizi kızdırmak veya inatlaşmak adına yapmadığını bilmeniz gerekir.

    • Bu problemler zeka düzeyi ile ilgili değildir. Çocuğun geri zekalı ya da üstün zekalı olması ile alakalı değildir.

    • Ebeveynlerin birbirini suçlamasını gerektirecek doğrudan aile yapıları ile bir bağlantı görülmemektedir ve  bu nedenle tedavide doktor, aile, öğretmen işbirliği içerisinde çalışılmaktadır.

    • Çocuğunuz grip olduğunda onu nasıl azarlamıyorsanız bu rahatsızlıklar yüzünden de kızgın ya da kaygılı davranmayın.

    • En fazla rastlanılan bir diğer durum takma isimler kullanılması ve alay edilmesidir. (aklı bir karış havada, leyla, yarım akıllı, hayalci…)

    • Ona saygı duyun.

    • Aile bireyleri arasında olumlu ilişkilerin yaşanmasına dikkat edin.

    • Çocuk başarısız olduğunda tembel, gerizekalı gibi ifadeler kullanmayın. 

    • Uzun ve dolaylı yönergeler yerine kısa kısa cümlelerle anlatın.

    Sonuç olarak; dikkat süreçleri ile problem yaşayan çocukların durumunu ciddiye almak çok önemlidir. Çünkü bunun bir nevi hastalık olarak düşündüğümüzde tedavi edilmeyen hastalığın ilerledikçe ağırlaşacağını bilmeliyiz. 

    • Öncelikle bu konu ile ilgili bir uzmana başvurun ve dikkat süreçlerinin değerlendirilmesi için güvenirliği ve geçerliliği yapılmış testler uygulansın. Bazı merkezlerin internette bulunan basit dikkat oyunları ile değerlendirdiğini gördüğüm için bu konuda bilinçli olmak çok önemli.

    • Sonuca göre destek almanız gerekiyorsa destek alın.

    • Ancak bu desteğin aile kanadının çok önemli olduğunu ifade etmem gerekiyor. Evde de bir yaşam biçimi oluşturulması gerekiyor ve bu işbirliği içerisinde olması gerekiyor. Nasılsa uzmanla çalışıyor diyerek evde hiçbir katkı sağlanmazsa ilerleme katetmek hiç de kolay olmayacaktır. Ki ben aile destek olmadığı sürece çalışmalara devam etmiyorum. Kimsenin maddi-manevi kaybına sebep olmak istemiyorum ve kendimin de zamanını korumaya çalışıyorum. İŞBİRLİĞİ ŞART!!!

    • Bir konuda daha uyarmak istiyorum: Dikkat egzersizleri yaptıklarını söyleyen merkezlerde neler yapıldığını takip edin lütfen. Evet aşağıdaki kaynaklardan faydalanılabilir. Ancak tek bir kaynak üzerinden gidiyorlarsa bu iyiye işaret değildir.(Tek seansı sadece akıl oyunları oynatarak geçirmesi gibi)  Bilinen bir gerçek var ki evde yapılan çalışmalar uzmanlarla yapılanlar kadar etkili ve disiplinli olamıyor. Siz destek aldığınız kişinin çalışma sürecini anlayın.

    • Her evde olmasını önereceğim kaynaklar:

    • Miniyup Eğitim Setleri

    • Osman Abalı Dikkat Güçlendirme Setleri 

    • Akıl Oyunları

    • Dikkat Oyunları

    • Ritim Oyunları

    • Morpa Kültür Yayınları

  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu

    Çocukların her hangi bir şeye odaklanmalarını istiyorsanız öncelikle onların ilgilerini çekmeniz gerekir. Yazılarımda hangi yaş aralığındaki çocuklarla hangi ilginç oyunlarla ve eğlenceli bir şekilde dikkatlerini nasıl çekebileceğinizi gösterecğim. Yaşam boyun kendilerine fayda sağlayacak dikkat ve odaklanma becerilerini nasıl geliştirebileceğiz aktaracağım.

    Hepimiz bir şeylere dikkat ederiz ve önemseriz ancak bu şeylerin ne olduğu ve dikkatimizi ne kadar cezbettiği herkese göre değişir.

    İki dikkat türü vardır: Birincisi kendiliğinden ve genel dikkattir.Çevrenizdeki uyaranlara kısa bir süreliğine gözleriniz takılır, size kendinizle ilgili izlenim verir.Bir eğlence mekanında olduğunuzu düşünün. İnsanların vücut dillerinin yanı sıra, çeşitli ses, koku ve görüntülerini de algılayarak eğlencenin ruhu ve duygusunu hissedebilirsiniz. Ya da bisiklete binmeyi ele alalım. Bisiklet kullanırken bir yandan bisikleti idare etmeye, pedalları çevirmeye , bir yandan da trafiğe odaklanırsınız hafif rüzgarın saçlarınızı okşamasına izin vererek.

    Diğer bir dikkat türü ise odaklanılmış dikkattir. Bu dikkat türünde sadece tek bir şeye uzun süre dikkatinizi verirsiniz. Bilinçli dikkat büyük miktardaki bilgiyi aktif olarak süzgeçten geçirmeyi gerektirir ve ayrıntıların hepsini tek seferde algılamak yerine sırayla algılarsınız. Kendiliğinden dikkat başınızın üstündeki tepe ışığı iken, iradeli dikkat bir fenerden çıkan dar açılı ışıktır.

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu tanısı almış çocuktaki tipik davranış herşeyi fark etmesi ancak hiçbir şey algılayamamasıdır.Başka bir çocuk öğretmeninin anlattıklarına odaklanırken, DEHB’li çocuk sınıfta vızıldayarak uçan sineği, arkadaşının kırmızı tokasını, duvar boyasındaki çatlakları farkeder. Seanslarımdan birinde DEHB’li bir çocuğun annesi şöyle demişti: “Çocuğum çok iyi gözlemcidir, kimsenin fark etmediklerini farkeder, bağlantı kurar. Örneğin ben konuşurken, söylediklerime odaklanmak yerine saç rengimi, giydiğim kıyafetin rengini fark eder.”

  • Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, genellikle dikkate ilişkin güçlükler, dürtü kontrolünde azalma ve aşırı hareketlilik ile karakterize olan nörogelişimsel bir bozukluktur. Okul çağı çocuklarında %3 ila %12 oranında görülür. Güncel araştırmalar gösteriyor ki…

    DEHB aynı zamanda çalışma belleği, yürütücü işlevler, psikomotor hız ve koordinasyon, işlemleme hızı ve zeka gibi birçok bilişsel alandaki yetersizlikle de ilişkilidir.

    DEHB tanısı konurken psikolojik, nöropsikolojik veya davranışsal özellikler belirlenmelidir. Bu süreçte; doğrudan gözlemleme, yapılandırılmış aile ya da öğretmen görüşmeleri, davranış değerlendirme ölçekleri, bilişsel profiller ve WİSC4 zekâ ölçeği her biri değerli bilgiler sunar. Özellikle çalışma belleği ve işlemleme hızı gibi dikkat içeren bilişsel işlevleri ölçmesi açısından zekâ testlerinin kullanımı önemlidir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısının konulabilmesi için, belirtilerin 7 yaşından önce başlamış olması, birden fazla ortamda görülüyor olması, süreklilik göstermesi ve kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyecek boyutta olması gerekmektedir

    DEHB’NİN ALT TİPLERİ;

    1. KARIŞIK TİP

    2. DİKKAT BOZUKLUĞUNUN ÖNDE OLDUĞU TİP

    3. HİPERAKTİVİTENİN ÖNDE OLDUĞU TİP

    DİKKAT EKSİKLİĞİ TANI KRİTERLERİ:

    • Detaylara dikkat etmez, sürekli hata yapar,

    • Dikkatini korumada sıkıntı yaşar,

    • Dinlemez görünür,

    • Verilen komutları izlemede güçlük çeker,

    • Organizasyon sorunu yaşar,

    • Yoğun düşünme gerektiren işlerden kaçınır ya da bu işleri yapmaktan hoşlanmaz,

    • Eşyalarını kaybeder,

    • Dikkati kolayca dağılır,

    • Günlük işlerini unutur

    HİPERAKTİVİTE VE DÜRTÜSELLİK TANI KRİTERLERİ:

    • Durduğu yerde duramaz; elleri, ayakları kıpır kıpırdır,

    • Uzun süre oturmada sıkıntı yaşar,

    • Sürekli koşar ya da bir yerlere tırmanır

    • Sessizce bir şeyle meşgul olmada sıkıntı yaşar,

    • Sürekli ve aşırı bir hareketlilik içindedir,

    • Çok konuşur,

    • Karşıdaki kişi sorusunu bitirmeden hemen cevap verir,

    • Bekleme gerektiren ya da sırayla yapılan işlerde sıkıntı yaşar,

    • Başkalarının sözünü keser

    Her bir alt tip farklı profil gösterir. Çocuğun iyi değerlendirilmesi ve ona uygun tedavi yönteminin izlenmesi önemlidir. DEHB birçok bilişsel alanla ilişkili nöropsikolojik bir sorun olduğundan, bu bozukluğun değerlendirilmesi yapılırken daha fazla dikkat ve çaba gerektirir.

    DEHB ile en sık görülen diğer bozukluklar; özel öğrenme güçlüğü (disleksi, diskalkuli, disgrafi), davranım bozukluğu ve karşıt gelme bozukluğudur. Her DEHB olan çocukta diğer tanılar da görülür gibi bir durum yoktur. Sadece bu tanılar sıklıkla DEHB ile beraber görülür. Eş tanı olarak beraber görülmesi problemi artırır. Örneğin; DEHB ve özel öğrenme güçlüğü beraber görüldüğünde genellikle okul başarısını olumsuz etkiler. Davranım bozukluğu ve DEHB beraber görüldüğünde, çocuğu kontrol etmek imkansız hale gelebilir.

    DEHB ile ilgili toplumumuzda görülen birçok eksik ve yanlış bilgi bulunmaktadır. Örneğin; erkek çocuk yaramaz olur, şımarık, huysuz, bize inat yapıyor, kudurmayı seviyor, derslere kendini vermiyor, isteksiz, kimseyi dinlemiyor, üstün zekalı ondan böyle gibi gerçek tanı ve belirtilerden çok uzak yorumlar yapılabiliyor. Bilgiler eksik ve hatalı olunca müdahale yöntemleri de genellikle sonuçsuz kalıyor hatta bazen olumsuz etki yaratıyor. Çocuğu böyle davrandığı için cezalandırmak, dışlamak, suçlamak, görmezden gelmek ya da belirtileri yüceltmek çocuklara daha çok zarar veriyor. Bu sebeple, anne-baba ve eğitimcilerin DEHB hakkında daha fazla bilgilenmesi erken tanı ve tedavi açısından hayati öneme sahip.

    DEHB TEDAVİSİ

    Tedavinin en önemli adımı anne-baba ve öğretmenlerin DEHB hakkında doğru bilgiye sahip olması ve birbirleriyle işbirliği içinde çalışabilmeleridir. Sorun ne kadar iyi anlaşılırsa o kadar iyi üstesinden gelinebilir. Birbirini suçlamak ve işlevsiz çözümler bulmak hem tedaviyi aksatır hem de çocuğa daha fazla zarar verir.

    İlaçlar; çocukta dikkat süresini ve dikkatini yönlendirebilme becerisini artırır, aşırı hareketlilik ve dürtüselliği kontrol altına alır, öğrenme ve hafızayı güçlendirir ve motor becerileri artırır.

    Tabii ki ilaçlar tek başına yeterli değildir. İlaçlarla eş zamanlı olarak dikkat geliştirmeye ve dikkatini doğru yönlendirmeye yönelik bilişsel destek çalışmaları da gerekmektedir. Ayrıca dürtüselliğe bağlı olarak zarar gören sosyal becerileri geliştirmek, akran ilişkilerini güçlendirmek, duyguları düzenleme, duyguları doğru ifade etme ve günlük aktiviteleri organize edebilme gibi becerileri desteklemek için de uzman yardımı almak DEHB tanısı almış çocuklar için önemlidir.

  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)  Nedir?

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), son derece önemli akademik, sosyal ve psikolojik sorunlara yol açabilen ve olumsuz etkileri yaşam boyu sürebilen bir hastalıktır.

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun toplumda görülme sıklığı nedir?

    Toplumda görülme sıklığı %5-7 gibi çok yüksek orandadır, çocuklukta başlayıp %60-70 oranında, yetişkinlikte de devam edebilen bir rahatsızlıktır.

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun nedenleri nelerdir?

    DEHB, anne-babaların veya öğretmenlerin tutum hatalarından kaynaklanmaz.
    DEHB genetik nedenli, nörobiyolojik bir hastalıktır.

    İzlem çalışmaları ortaya koymuştur ki;

    • DEHB olanların olmayanlara göre okulu bırakma oranı (% 32-40),

    • Üniversiteyi tamamlama oranı (% 5-10),

    • Çok az ya da hiç arkadaşa sahip olmama oranı (% 50-70),

    • İş yaşamlarında düşük performans oranı (%70-80),

    • Antisosyal aktivitelerle ilgilenme oranı (%40-50),

    • Sigara ve madde kullanma oranı çok daha yüksektir,

    • Ayrıca, DEHB ile büyüyen çocukların, ergenlikte hamile kalma ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma oranı (),

    • Yetişkinlik döneminde depresyon oranı (%20-30),

    • Kişilik bozukluğu gösterme oranı (yüzde 18-25),

    • Çeşitli şekillerde hayatlarını yanlış yönlendirme ve yaşamlarını tehlikeye atma durumları çok daha yüksek orandadır.

    Tüm bu yaşanan ciddi sonuçlara rağmen, çalışmalar gösteriyor ki; DEHB’i olan kişilerin yarısından azı, tedavi olmaktadır.

    DSM 5’e göre Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun belirtileri nelerdir?

    *DSM–5 (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders): Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan ve zihinsel hastalıklara tanı koymak için ölçütleri belirleyen Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı.

    Dikkat eksikliği olan kişi:

    • Detaylara dikkat etmez, sürekli hata yapar,

    • Dikkatini korumada sıkıntı yaşar,

    • Dinlemez görünür,

    • Verilen komutları izlemede güçlük çeker,

    • Organizasyon sorunu yaşar,

    • Yoğun düşünme gerektiren işlerden kaçınır ya da bu işleri yapmaktan hoşlanmaz,

    • Eşyalarını kaybeder,

    • Dikkati kolayca dağılır,

    • Günlük işlerini unutur.

    Hiparaktivite-dürtüsellik sorunu yaşayan kişilerin davranış biçimleri nasıldır?

    • Durduğu yerde duramaz; elleri, ayakları kıpır kıpırdır,

    • Uzun süre aynı yerde oturmada sıkıntı yaşar,

    • Çocukken koşar ya da tırmanır, yetişkinken yerinde duramaz,

    • Sessizce bir şeyle meşgul olmada sıkıntı yaşar,

    • Motor takılmış gibi veya düz duvara tırmanırcasına hareketlidir,

    • Çok konuşur,

    • Karşıdaki kişi sorusunu bitirmeden cevabı yapıştırır,

    • Bekleme gerektiren ya da sırayla yapılan işlerde sıkıntı yaşar,

    • Başkalarının sözünü keser,

    DEHB teşhisi konulabilmesi için yukarıda sıralanan belirtilerin çocuklarda 6 ya da fazlası, 17 yaş sonrası için en az 5 belirti olmalıdır. Ayrıca belirtilerin arada bir ortaya çıkması tanı için yeterli değildir.  Belirtiler birçok ortamda ve çok sayıda kendini göstermiş olmalıdır.

    Yaşa göre Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun belirtileri değişir mi?

    Bireyin hayatının farklı dönemlerinde (çocukluk, ergenlik, yetişkinlik) DEHB’nin belirtileri değişebilir. Bu zaman zarfında yıllar içinde belirtiler birbiriyle yer değiştirebilir ve geçişler yaşanabilir. Dolayısıyla da aynı kişinin hayatının faklı zamanlarında DEHB’nin o anda ve o kesitte kendini gösterme şekli değişkenlik gösterebilir. Hayatının bir döneminde hiperaktivite-dürtüsellik baskınken diğer bir döneminde ise dikkat eksikliği daha ön planda olabilir. 

  • Yetişkinlerde Dikkat Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

    Yetişkinlerde Dikkat Eksikliğinin Belirtileri Nelerdir?

    Dikkat Eksikliği Neden Gözlenir? Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan çocukların, tedavi programlarının oluşturulmasının yanı sıra yaşam kalitelerinin arttırılmasına yönelik yaşamsal düzenlemelerin de yapılandırılması son derece önemlidir. 2016 yılında Journal of Attention Disorders’da yayımlanan araştırma, Amerikan Pediatri Akademisi, Ulusal Uyku Vakfı ve Amerika Tarım Bakanlığı işbirliği ile hazırlanmıştır ve anne babalara rehber olma niteliğindedir. Ayrıca Amerikan Washington Üniversitesi’nde yayınlanan araştırmada, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan çocukların yaşam kalitesini arttırmaya yönelik adımların nasıl yapılandırılabileceğinin ayrıntıları şu şekilde verilmiştir.

    Dikkat Eksikliği Neden Gözlenir? Çocuğun Yaşam Kalitesini Arttırmaya Yönelik İpuçları:

    1- Anne babalar çocuklarının televizyon karşısında geçirdikleri süreyi sınırlandırmalıdır. Televizyon karşısında geçirilen süre maksimum 1- 2 saat olmalıdır.

    2- Fiziksel egzersiz, günlük ritüelin bir parçası haline getirilmelidir. Çocukların günde  en az 1 saat fiziksel aktivitelere zaman ayırması sağlanmalıdır.

    3- Çocuğun beslenme alışkanlığı gözden geçirilmelidir. Özellikle yapay gıda katkı maddelerinin ve tatlandırıcılarının bulunduğu yiyecek ve içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır.

    4- Çocuğa sağlıklı  bir uyku alışkanlığı kazandırılmalıdır. Yaş grubuna göre değişebilmekle birlikte, çocuğun ihtiyaç duyduğu 9 ila 11 saatlik gece uykusunun alındığından emin olunmalıdır.

    5- Çocuğun yaş grubuna bağlı olarak, günlük 7-10 bardak su tüketmesi sağlanmalıdır.

    Bütün bu adımlar birbirini tamamlar niteliktedir. Çocuğun televizyon karşısında geçirdiği zamanı kısıtladığımızda, fiziksel egzersiz için zaman dilimi yaratılabilir, fiziksel egzersiz ve sarf edilen efor ile su tüketimini arttırılabilir ve yapılan egzersiz sonrası çocuğun uyku kalitesi artabilir.

    Risk Sadece Çocuklarda Mı?

    Dikkat Eksikliği neden olarak her ne kadar çocukluk çağının en sık görülen psikiyatrik bozukluklarından birisi olsa da, yetişkinlerde görülme sıklığı %4’ tür. Çocuklardaki yaygınlığının %8 ve ergenlerde %6 olduğunu göz önünde bulundurduğumuzda, yetişkinlerin de  %4’lük geniş bir dilimde yer aldığını söyleyebiliriz.

    Kings College London, Psikoloji ve Nörobilim Enstitüsü’nün 2016 yılı araştırması, yetişkinlerde, ‘geç başlangıçlı’ Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite  bozukluğuna dikkat çekmiştir. Yetişkinlerin gözlenen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun %70’inde, çocukluk döneminden gelen ve teşhis edilmemiş bir bozuklukla ilişkili olmayabileceği saptanmıştır. Yani yetişkinlerde görülen Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu semptomları, çocukluk dönemi sonrası başlangıçlı  olabilmektedir.

    Buz Dağının Görünmeyen Kısmı…

    Çocuklarda sıklıkla rastlanan Dikkat Eksikliği neden ve belirtileri nörogelişimsel bir bozukluk olarak sınıflandırıldığından, yetişkinlerdeki tespit oranının hızlı artışı yanında birçok yeni teori getirmiştir. Geç başlangıçlı Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, çocukluk döneminden bağımsız olmak üzere birçok farklı sebep ve sonuca bağlanmaktadır. İngiltere, Brezilya ve Yeni Zelanda’da yürütülen, JAMA Psychiatry tarafından yayımlanan ikiz çalışmaları, geç başlangıçlı Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun, kişilerin kalıtsal özelliklerinden ziyade sosyal yaşantısındaki komplikasyonlardan ortaya çıkabileceğine dikkat çekmektedir. Ve tüm bu bilimsel gelişmeler ilgili uzmanlara yeni çalışma alanları  açmaktadır.

  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedenleri ve İpuçları

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Nedenleri ve İpuçları

    Çocuğun okul, ev ve sosyal ortamında yapılacak düzenlemeler ile dikkat becerisini nasıl daha verimli kullanabileceği konusunda gelişmeler sağlanır. Okulda sınıf ortamında düzenlemeler yapılması mümkündür. Dikkat eksikliği bozukluğu olan öğrencinin, pencere kenarında değil, duvara yakın ve ön sırada oturması önerilir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’nun nörokimyasal temelleri olan bir rahatsızlık olduğu bilinir. Yani hiperaktif çocuk bu davranışları şımarıklığından veya anne- babanın evde disiplin vermemesi nedeniyle yapmaz. Bu nedenle öğretmenler çocuğu veya anne-babayı suçlar tarzda bir yaklaşım sergilememeye özen göstermeli, aksine, tedavi konusunda destekleyici ve motive edici bir tavır göstermelidir. Hiperaktif çocuğu ve ailesini anlayabilmek ve onlara en doğru şekilde yardımcı olabilmek için öncelikle bozukluğu tanımak çok önemlidir.

    Öğrencinin sahip olduğu Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu’na bağlı olarak dikkatinin çabuk dağıldığı göz önünde bulundurularak, sınıf içinde hareketli görevler vermek ona kendisini toparlaması için zaman kazandıracaktır. Derste etrafla ilgilendiği veya dalıp gittiği fark edildiğinde, öğrencinin dikkatini konuya çekmek üzere sözel uyaran verilebilir. DEHB’si olan öğrencinin sürekli olumsuz davranışlarına odaklanmak yerine, olumlu davranışlarını ön plana çıkarmak olumlu davranışların artmasını sağlayacaktır. Görevlerini düzgün yaptığı zamanlar gözden kaçırılmamalı, olumlu mesajlar vererek ödüllendirilmelidir.

    DEHB’Sİ OLAN ÇOCUKLARIN YAŞITLARINDAN FARKLARI

    Dikkat eksikliği bozukluğu olan öğrenciler, kendinden, zekâsından beklenenin altında bir başarı gösterebilirler. Bir sınavdan yüksek not alırken, başka bir sınavdan düşük bir not alırlar. Son derece iyi bildiği bir konudan çıkan soruyu, doğru okumadıkları için yanlış cevapladıkları görülür. Soruyu doğru okusalar da, cevaplarken işlem atlayabilirler. Uzun metinlerin olduğu soruları da sabırla okuyamazlar. Sınavlarda zamanı iyi kullanamadıkları için tüm soruları okuyup cevaplayacak za- manları kalmaz. Dersleri takip etmek, dinlemek, uygulamak, günlük programı takip etmek bu çocuklar için zordur. Yönergeleri takip etmede, anlamada ve uygulamada zorluk çekerler. Bu durum sadece okulda değil, günlük yaşantıda da sorunlar yaşanmasına sebep olur ve sınırları zorlayan, söz dinlemeyen, sorumluluklarını yerine getirmeyen, davranış sorunları yaşa- yan çocuklar haline dönüşebilirler.

    Dikkat Eksikliği ve/veya Hiperaktivite Bozukluğu olan öğ- renciler, diğer öğrencilere göre daha yaratıcı, daha özgür dü- şünceli ve sıcakkanlı olma eğilimindedir. DEHB’li öğrencinin sahip olduğu özel yeteneklerin ortaya çıkartılabilmesi için, aile içi sağlıklı iletişimin çok iyi kurulmuş olması gereklidir. Bu sayede DEHB’li çocuk uygunsuz arkadaşlıklar ve kötü alış- kanlıklar yerine, yaratıcı zekâsını ve dürtülerini olumlu yönde kullanmayı öğrenecektir. Hareketliliğini anlamlı şekilde bir takım sporuna yönlendiren DEHB’li çocuk için, takım sporu tedavide de önemli bir adım olacaktır.

    YETİŞKİNLERDE GÖRÜLEN DEHB’NİN ZORLUKLARI NELERDİR?

    Yetişkin DEHB’li bireylerde hiperaktivite bozukluğuna bağlı yaşanan sıkıntılar yaşla birlikte azalmış olsa da, dikkat bozukluğuna bağlı sorunlar yaşamı olumsuz etkilemeye devam etmektedir. Özellikle iş yaşamında dikkatin odaklanması ve sürdürülmesi gereken durumlarda yaşanan sıkıntılar sebebiyle, çok sayıda iş değiştirmek zorunda kalınması mümkündür. Dikkatin yürütücü fonksiyonlarında (odaklama-sürdürme) yaşanan sorunlar sebebiyle dikkat becerisi gerektiren işlerde sorunlar yaşanmaktadır, örneğin araç kullanılması. Tedavide öncelikle tanının doğru konulması çok önemlidir, çünkü dikkati odaklama konusunda yaşanan sorun birçok başka psikiyatrik hastalıkla benzer bir bulgudur. Psikiyatrik muayene sonrası tanı konulan yetişkin DEHB’lilerde ilaç tedavisi, neurofeedback terapisi ve davranışçı bilişsel terapi uygulanabilir.

  • Dikkat Eksikliği Mi? Yoksa Disiplin Sorunu Mu?

    Dikkat Eksikliği Mi? Yoksa Disiplin Sorunu Mu?

    Dikkat sorunun nedeni doğru belirlenmelidir. Birçok farklı sebepten dolayı öğrenci ders çalışmıyor olabilir. Ders disiplini bozuk olabilir, altta yer alan başka birçok sebep olabilir.

    Dikkat ve odaklanma sorunu nedeni doğru anlaşılması çok değerlidir. Dikkat ve odaklanma sorunları dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileri ile karakterize olan gelişimsel sorunlardır. Konsantrasyon ve uyum sorunu olan çocuklarda şu belirtiler gözlenir:

    • yerinde durmakta zorlanan öğrenci

    • sıkça hayallere dalar

    • düşünmeden hareket etme eğilimindedir

    • genellikle unutkandırlar

    • Ödev ve görevleri erteleme eğilimindedirler

    • ders sırasında not tutmayı sevmezler

    Fakat bu özellikler, zaman zaman diğer çocuklarda da görülebilir. Örneğin bir çocuk herhangi bir aktiviteyi uzun süre sürdürmekte zorlanabilir veya yüksek enerjiye sahip olduğundan dolayı hareketliliği fazla olabilir.

    Peki, anne babalar çocuklarında Dikkat Sorunu ve Konsantrasyon Odaklanma Sorunu olup olmadığının ayrımını nasıl yapabilirler?

    Öncelikle anne babalar unutmamalıdır ki Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tanısı, çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı tıp doktorunun biyo-psiko-sosyal muayenesi ile konulur. Bu nedenle anne babalar ve öğretmenler, çocuğun özgüven gelişimini zedeleyecek ‘dikkatsiz’, ‘hiperaktif’ gibi etiketlemeleri yapmaktan kaçınmalıdırlar. Anne-baba ve öğretmen işbirliği, öğrenciyle ilgili durum analizi ve tanı konulmasında belirleyici olan belirtiler açısından çok önemlidir. Anne ve baba, öğretmenden alınan geri bildirim ve formları çocuk psikiyatrisi uzmanı tıp doktoruna ileterek, öğrencinin akademik sınıf ortamındaki tutum ve davranışları hakkında objektif geri bildirimi iletmeleri faydalıdır.

    Dikkat Eksikliği Nedeni Duygusal mı Kalıtsal Mı?

    Çocuk ve ergenlerin yaşadıkları duygusal sorunlar, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu benzeri şu belirtilere neden olabilir. Aşırı hareketlilik, dikkatsizlik, uyumsuzluk. Yani başka bir deyişle çocuk ve ergenlerde görülen anksiyete-kaygı bozuklukları, çocuğun bilişsel süreçlerini olumsuz yönde etkileyebilmektedir. Bu  nedenle var olan belirtilerin nörogelişimsel bir bozukluktan mı kaynaklandığı yoksa var olan anksiyete-kaygı bozukluğunun bir sonucu olarak mı ortaya çıktığının ayrımını yapabilmek, doğru tanının konulmasında ve tedavi programının oluşturulmasında belirleyici ilk adımdır.

    Dikkat Eksikliği Nedeni Beyin Dalgalarınızda Gizli !

    Dikkat Eksikliği tanısı konulmasında, Amerika  FDA kuruluşunun (U.S. Food And Drug Administration) 2013 yılında, beyin dalgalarının görüntülenmesi yöntemini onaylamıştır. Böylece çocuk ve ergenlerde görülen dikkat sorunlarının anksiyete kaynaklı mı olduğunun yoksa beyindeki yürütücü fonksiyonlardaki bozulmadan mı kaynaklandığının ayrımını objektif yapılmaktadır. Özellikle 6-17 yaş çocuk ve ergenlerde 15 dakikalık  Neuro-biofeedback görüntülemesi ile dikkatin yürütücü fonksiyonlarının yer aldığı beyin bölgelerindeki nöronların yani beyin hücrelerinin nasıl çalıştığını görüntülmektedir.

    Dikkat Gelişiminde İlaçsız Egzersizler: Neurofeedback Programı

    Neurofeedback, dikkat sisteminin istenen bölgesinde doğru egzersizler ile gelişme yapılmasına imkan sağlayan bir tedavi yaklaşımıdır. Neurofeedback yöntemi ilaçsız bir uygulamadır. Kişiye dışarıdan elektrik, ilaç ya da başka bir madde verilmeden bilgisayarda odaklanma egzersizleri şeklinde uygulanır. 

    Beynin elektriksel aktivitesi ve beyin dalgaları, bilgisayar ekranında görünür hale getirilir  ve kişiye özel oluşturulan çalışma protokolleri ile gelişme hedeflenen beyin bölgesi ile egzersizler uygulanır.  Neurofeedback Dikkat Geliştiren Egzersizler, çocukların beyinlerinde bozuk çalışan dikkat yönetim bölgelerinde kalıcı bir gelişme sağlamayı hedefler.

  • NeuroFeedback Egzersizleri Nedir?

    NeuroFeedback Egzersizleri Nedir?

    Neurofeedback dikkat geliştirici egzersizler, kişide Dikkat ve Konsantrasyon artışı sağlamaktadır. Dikkat yönetim sorununa bağlı sıkıntı yaşayan öğrenci sayısı gün geçtikçe artış göstermektedir. Dikkat eksikliği sıradan bir dalgınlık değil, tıbbi muayene ile tanısı tıp doktoru tarafından konulan bir bozukluktur.

    Dikkat ölçümleri ile elde edilen bilimsel veriler, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunda tanı konulmasında uzmanlara yol göstermektedir. Son 20 sene içinde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu tanısı konulan çocuk sayısında ciddi artış gözlenmektedir. Bunun sebebi, 20 sene öncesine kadar bu rahatsızlığın daha az gözlenmesi değil, günümüz tanı koşullarının ve uygulanan test sistemlerinin gelişmiş olmasındandır.

    Eskiden Dikkat Eksikliği Yok Muydu?

    Amerikan Pediatri Birliği’nin Aralık 2011’de yayınladığı DEHB Tedavi Kılavuzunda, tanı ve tedavi uygulamasının 4 yaşından itibaren başlatılması gerekliliği ön planda tutulmaktadır.

    Zira çocuk çağında 4 yaşından itibaren bu rahatsızlığın tanısının konması mümkün olduğu gibi, tedavi konusunda izlenecek yeni ve farklı birçok alternatifler gelişmektedir. Çocuğun dikkat düzeyi ve dikkat derinliği, öğrenme sürecinde çok önemlidir. Çevresinden doğru mesajları alması, bu mesajları doğru yorumlaması ve öğrenme sürecinde bu mesajları kullanması için, dikkat süreci eksiksiz çalışmalıdır. Eğer aile çocuğunda dikkat eksikliği sorunu olduğunu fark etmez ya da gerekli tedaviyi doğru uzmanlardan almaz ise, çocukta okul eğitim-öğretim sisteminde anaokulundan itibaren akademik sorunlar yaşanabilir.

    Dikkat Eksikliğine Bağlı Belirtiler

    Çocuklar genel olarak aktif, meraklı ve heyecanlıdırlar. Dikkat Eksikliği olan çocuğun ailesi adına bazen çocuklarında böyle bir sorun olduğunu kabul etmeleri kolay olmaz. Aileleri en çok yanıltan ise, çocuğun saatlerce televizyon izleyebilmesi ya da bilgisayar oyunları oynuyor olmasını, dikkatiyle ilgili bir sorun olmadığı yönünde değerlendirmeleridir. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu sorunu olan çocuklar, kendi istedikleri şekilde televizyon izlerken ya da bilgisayarda oyun oynarken bir sorun yoktur.

    Bu rahatsızlıkta beynin etkilenen bölgesindeki değişimlere bağlı olarak, çocuğun kendi istediği bir aktivitede ve çocuğun istediği zaman diliminde dikkatini toplamasında problem yoktur. Sorun, dikkatin özellikle yönlendirilmesi gereken bir konu olduğunda dağılmasıdır. Sınıf ortamı, ders dinlenmesi, ev ödevlerinin yapılması, bir spor aktivitesinde takım oyuna uyum gibi konularda, dikkatin özel olarak toplanması gerektiği anlarda, dikkat eksikliği ortaya çıkmaktadır.

    Dikkat eksikliğine bağlı olarak çocuklarda sıklıkla gözlenen belirtiler şunlardır:

    • Çocuk özel olarak bir konuda dikkatinin toplaması gerektiği zaman sorun yaşamaktadır: ev ödevi, takım sporu vb.

    • Detaylı ve dikkat gerektiren işlerde, dağınık ve düzensiz şekilde iş üretir

    • Başka çocukları hiç etkilemeyen dış uyaranlar, onların dikkatini çok rahatlıkla dağıtır.

    • Dikkatini toplaması ve sürdürmesi gereken görevlerde çok sıkıntı yaşarlar

    • Verilen görevlerin tamamlanmasında sıklıkla sorun yaşanır

    • Tamamlanmamış ve yarım kalmış bir işten diğer yeni bir aktiviteye geçerler.

    • Çok fazla ertelerler

    • Günlük aktivitelerde çok fazla unutkanlık yaşarlar

    • Düzensizdirler

    • Tepkisel olarak karar verirler. Dur-Düşün-Yap modelini uygulamakta sorun yaşarlar. Bu sebeple davranışlarına bağlı sorun yaşarlar.

    Dikkat ve Konsantrasyon Ölçümü

    Dikkat eksikliği veya dikkat dağınıklığı, bireyin zekâsı ile ilgili olan bir sorun değildir; beynin çalışma sisteminde farklılık vardır. Beyin görüntüleme araştırmaları göstermektedir ki, Dikkat Dağınıklığı ya da Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu olan bireylerin beyin aktivitelerinde (özellikle beyin dokusunun ön bölümü olan frontal bölgede) normale göre azalma gözlenmektedir. Beyin dokusunun her bölgesinin farklı görevleri vardır. Beyin ön bölgesi olan frontal bölgenin görevi, yürütücü fonksiyonların kontrolüdür.

    Beynin bu bölgesinde sorun yaşandığında, şu fonksiyonlarda sıkıntılar ortaya çıkar:

    • Organize olmak

    • Dikkati toplamak ve sürdürmek

    • Problem çözmek

    • Kısa süreli bellek

    • Dürtülerin kontrolü

    Dikkat eksikliği olduğunda, bu fonksiyonları kontrol eden beyin bölgesindeki aktivitenin azalmasına bağlı, sorunlar ve belirtiler gözlenir.

    DİKKAT GELİŞTİRME EGZERSİZLERİ: NEUROFEEDBACK

    Neurofeedback egzersizi, dikkat sisteminin istenen bölgesinde doğru egzersizler ile gelişme yapılmasına imkân sağlayan bir tedavi yaklaşımıdır.

    Neurofeedback kelime anlamı şudur:

    Neuro = nöronlar, yani beyin dokusu

    Feedback = geri bildirim, yani görüntülenen beyin dalgalarına yanıt oluşturmak

    Neurofeedback, İngilizce bir kelimedir ve Türkçe okunuşu şu şekildedir: nörofidbek

    Neurofeedback egzersizi, bir bilgisayar destekli dikkat egzersiz sistemidir. Kişi kendi dikkat becerisini geliştirirken, dikkatini nasıl odaklayacağını ve odaklanmış dikkatini nasıl sürdüreceğini öğrenir. Geliştirilebilen bir beceri olan dikkat becerisi, bilgisayar destekli bir program olan neurofeedback ile başarıyla geliştirilir. Dikkat becerisini oluşturan beyin dalgaları izlenerek, dikkatin odaklanma ya da dikkati sürdürme becerisine yönelik dikkat egzersizleri uygulanır. Belirli seans ve protokoller ile uygulanan bilgisayar destekli dikkat egzersiz programı neurofeedback, kişinin kendi dikkat merkezinden aldığı sinyallere karşı, kendi dikkat sistemini tekrar düzenlemesi temeline dayanmaktadır.