Etiket: Demir Eksikliği

  • Demir eksikliği kansızlığı ve bununla karışan durumlar

    Demir eksikliği kansızlığı ve bununla karışan durumlar

    Kanımıza rengini veren alyuvarlar kılcal damarlar aracılığıyla vücudun en ücra köşelerine kadar oksijen taşıyan hücrelerdir. Bunu, içindeki hemoglobin denen madde aracılığıyla yapar.

    Kansızlık denince işte bu hemoglobin denen madde miktarındaki azalma anlaşılmalıdır. Kansızlık tek bir hastalık değildir. Çok farklı hastalıklar nedeniyle ortaya çıkan ortak bir bulgudur. Bu durum oluşunca vücudun oksijen ihtiyacının karşılanmasında sorunlar ortaya çıkar. Halsizlik ve bitkinlik olur, solukluk görülür. Vücut, eksikliği giderebilmek için dokulara daha fazla kan göndermeye çalışır. Bu yüzden kalp daha çok kan pompalamak zorunda kalır, taşikardi (kalp atım sayısının artması) ve çarpıntı olur.

    İnsanlarda en sık görülen kansızlık türü, demir eksikliği kansızlığıdır. Genellikle kadınlarda görülür. Bunun en önemli nedeni de aşırı menstruasyonla oluşan kan ve bunun sonucundaki demir kaybıdır. Gebelikte ve büyüme çağındaki çocuklarda da ihtiyacın artmasına bağlı olarak demir eksikliği görülebilir. Erkeklerde demir eksikliği en çok mide barsak sistemindeki gizli kanamalardan dolayı oluşur. Farkında olmadan ortaya çıkan bu kanamalar; gastrit, ülser, polip ve hemoroid gibi hastalıklara bağlı olabilir. Ancak en ciddi hastalık, kalın barsak kanseridir. Bu nedenle yetişkin bir erkekte demir eksikliği var ise mutlaka kalın barsak kanseri yönünden incelenmelidir.

    Demir eksikliğinde serum demiri azalır, demir bağlama kapasitesi artar ve kemik iliği depolarının göstergesi olan serum ferritin düzeyi azalır.

    Tedavide ağızdan demir hapları verilir. Demir hapları aç karnına ya da etle alınmalıdır. C vitamini emilimi artırır. Bu nedenle demirle birlikte portakal suyu içilmesi, C vitamini tabletleri alınması kansızlığın daha çabuk düzelmesine imkan verir. Özellikle süt ve çay gibi içecekler demir emilimini bozduğundan bu tür gıdalar alındıktan en az iki saat sonra demir hapı yutulmalı ve hap alındıktan sonra demirin emilimine izin vermek amacıyla en az bir saat et ve portakal suyu dışında bir başka gıda tüketilmemelidir. Bazen demir tedavisine rağmen kansızlık düzelmeyebilir. Bunun başlıca iki nedeni olabilir: Birincisi, kan kaybı devam ettiği için verilen demir yeterli olmuyordur. İkinci neden, verilen demirin sindirim sistemindeki emilimi bozuktur. Emilim bozukluğu saptanırsa demir tedavisi damar yoluyla yapılmalıdır.

    Demir eksikliği yoksa gereksiz yere demir vererek oyalanılmamalıdır. Bu durumda kansızlık yapan diğer hastalıklar araştırılmalıdır.

    Sıkça görülen bir başka kansızlık nedeni Akdeniz anemisi yani talasemidir. Ülkemizde ve Kıbrıs’ta beta talasemi taşıyıcılığı nadir olmayarak görülmektedir. Ayrıntılı bir inceleme, demir eksikliğiyle Akdeniz anemisi taşıyıcılığının birbirinden kolaylıkla ayırt edilmesini sağlar. Akdeniz anemisi taşıyıcılığı doğumsal bir hastalık olduğundan önceki yıllara ait kan düzeyleri var ise bunlar tekrar gözden geçirilmelidir. Yıllar önceye ait düşük hemoglobin düzeyleri Akdeniz anemisi taşıyıcılığından kuşku duyulmasına neden olur. Tabii burada yıllar boyunca tekrarlayan demir eksikliği anemisi olan ve tam tedavi edilmemiş hastaları da göz ardı etmemek gerekir. Bir diğer önemli nokta kalıtsal bir hastalık olduğundan Akdeniz anemisi taşıyıcılarının anne, baba ya da yakınlarında da aynı durumun söz konusu olmasıdır. Bu kişiler de araştırılmalıdır. Demir eksikliği ile Akdeniz anemisi taşıyıcılığını birbirinden kesin ayırmak için başvurduğumuz bazı testler vardır: Demir eksikliğinde kemik iliğinde depolanan demir çok azaldığından bunun kandaki göstergesi olan “ferritin” düzeyi normal sınırların altındadır. Oysaki Akdeniz anemisinde kemik iliği demir depoları azalmamıştır ve ferritin düzeyleri normal sınırlardadır. Bu nedenle bu hastalara istediğiniz kadar demir verin kansızlığı düzeltemezsiniz. Akdeniz anemisinin kesin tanısı için “hemoglobin elektroforezi” denen bir yönteme başvurmak gerekir. Bu testlerin her ikisi de hastadan basitçe bir kan alarak yapılabilir. Akdeniz anemisi taşıyıcılarında genellikle hafif bir kansızlık vardır ve bu tolere edilebilir. Kansızlığın tolere edilemediği durumlarda kan transfüzyonu yapılmalıdır. Bu kişilerde alyuvarlar çabuk yıkıldığı için kemik iliği daha çok çalışmak zorunda kalır. Bu da bir B vitamini olan folik asite ihtiyacı artırır. Akdeniz anemisi taşıyıcıları her ne kadar kendileri için belli bir risk oluşmadan yaşamlarını sürdürebilirlerse de çocuk sahibi olmak istediklerinde eşlerinin de bu yönden araştırılması gerekir. Eşte de Akdeniz anemisi taşıyıcılığı varsa doğacak çocuğun normal ya da taşıyıcı olmasının yanı sıra gerçek talasemili olma riski de vardır

    Romatizmal hastalıklar, bağ dokusu bozuklukları, brusella ve tüberküloz gibi iltihapla seyreden bazı kronik hastalıklarda da bazen demir eksikliğiyle karışabilen kansızlık görülebilir. Bu kişilerde serum demiri azalmıştır ama ferritin çok yüksektir. Demir vermekle kansızlık düzelmez. Kansızlığın tedavisi altta yatan hastalığın tedavisiyle mümkün olur.

  • Anemiler

    Anemi nedir, kimlerde görülür?

    Kırmızı kan hücreleri ve hemoglobin miktarının yaş ve cinse göre normal değerin %10undan fazla azalması durumuna anemi denir.Anemiye yol açan birçok klinik neden mevcuttur.Her yaş ve cinste anemi görülebilir.

    Anemi belirtileri nelerdir?

    Başlıca anemi belirtileri,halsizlik,yorgunluk,çabuk yorulma,soluk görünüm,çarpıntıdır.Anemi ileri derecede ise nefes darlığı,baş dönmesi,düşük tansiyon,bayılma,göğüs ağrısı olabilir.

    Aneminin nedenleri nelerdir?

    Anemi nedenleri 3 ana başlıkta toplanabilir:

    1.Kan kaybı (yaralanma,menstrüel periodlar,kanser vb..)

    2.Kırmızı kan hücrelerinin yetersiz yapımı (Demir eksikliği,B12 vitamin eksikliği,kronik hastalıklar,kemik iliği bozuklukları,hemoglobin bozuklukları:talasemiler)

    3.Kırmızı kan hücrelerinin yıkımında artış (Hemoliz(kan hücresi yıkımı) yapan hastalık ya da durumlar:ilaçlar,infeksiyonlar,genetik nedenler)

    Demir eksikliği anemisinin sebepleri nelerdir?

    Demir eksikliği,beslenmeyle yetersiz demir alımı,demirin mide ve barsaktan yetersiz emilimi ya da kronik kan kaybına bağlı olarak gelişebilir.

    Büyüme çağındaki çocuklar,gebeler ve emziren annelerde demir ihtiyacı artar.Beslenme ile ihtiyacı karşılayacak kadar alınmazsa demir eksikliği gelişir.

    Vejeteryan diyet yapanlarda yetersiz alım sözkonusudur.

    Mide ve barsak ameliyatları sonrası,gluten enteropatisi (Çölyak hastalığı),Pika sendromu(toprak,kil ,buz,kuru kahve çay vb..yeme alışkanlığı) demir emiliminde azalmaya neden olur.

    Aşırı lifli beslenme,fazla miktarda çay tüketimi de demir emilimini azaltır.

    Kronik kan kaybı ile oluşan demir eksikliğinin en sık nedenleri menstruasyon periodları,mide ülseri,gastrit,inflamatuar barsak hastalıkları,aspirin alma alışkanlığı,sindirim sistemi kanserleridir.

    Anemi tedavisinde hangi yöntemler kullanılır?

    Anemi tedavisinde önemli nokta öncelikle anemiye yol açan nedeni ortaya çıkarmaktır.Tedavi şekli aneminin nedenine ve şiddetine göre değişir.

    Ani kan kaybına bağlı anemilerde hastaya kan verilmesi gerekir.Demir,B12 vitamin eksikliğine bağlı anemilerde eksik olan maddenin yerine koyulması ile tedavi edilir.Kronik hastalıklara bağlı anemilerin tedavisi ilgili hastalığın ya da hastalığa bağlı anemi oluşturan nedenin tedavisi ile mümkündür.

    Kansızlıktan korunmak için nasıl beslenmeli?

    Beslenmeye bağlı olarak oluşan anemilerin en sık görülen tipi demir eksikliği anemisidir.

    Günlük diyet ile alınan ortalama demir miktarı 10mg dır.Bunun%10-15’i (yaklaşık 1 mg) emilir.Karaciğer,baklagiller,kırmızı et demir açısından zengin besinlerdir.Tahıl ürünleri,yeşil sebzeler,meyveler,halk arasında bilinenin aksine pekmez,ıspanak demir açısından zengin gıdalar değildir.Demir içeriği zengin olan besinlerin dengeli olarak tüketilmesi,bunun yanı sıra emilimi azaltacak ya da önleyecek fazla çay tüketimi,aşırı lif içeren beslenmeden kaçınılmalıdır.

    Bebekleri demir eksikliğinden korumak için annelere düşen görevler nelerdir?

    Bebeklerin demir eksikliğinden korunması için öncelikle annelerin kendi demir ihtiyaçlarını karşılamaları önemlidir.Zira gebelik ve emzirme dönemlerinde demir ihtiyacı normale göre daha fazladır. Bebeğin anne sütü alması demir eksikliğ anemisinekarşı koruyucudu.Anne sütü yerine inek sütü verilen bebeklerde demir eksikliği gelişir.Anne sütü içindeki demirin emilimi inek sütüne göre daha fazladır.

    Çocuklarda ve bebeklerde kansızlık nasıl anlaşılır?

    Büyüme ve motor gelişmede duraklama,huzursuzluk,uykuya eğilim,öğrenme ve davranış bozuklukları,sık infeksiyonlar bebek ve çocuklarda aneminin en sık görülen belirtileridir.

    Hamile ve yetişkinlerde kansızlığı önlemek için ipuçları nelerdir?

    Gebelik ve emzirme döneminde artmış demir ihtiyacının karşılanması için demir ilaçları ile destek verilmelidir.Beslenme ve kanama bozukluğu olmayan bir yetişkinde kan değerleri normal olduğu sürece demir ilacı kullanılmasına gerek yoktur.Ancak uzun süren menstruasyon dönemleri ya da vejeteryan beslenme alışkanlığı varsa ilaç desteği ile anemi oluşumu önlenebilir.

    Anemi tedavi edilmediğinde ortaya çıkan hastalıklar/riskler nelerdir?

    Anemide kanın oksijen taşıma kapasitesi azalır.Dokulara giden oksijen miktarının azalması ile dokularda fonksiyon bozukluğu oluşur.Bu nedenle pek çok sistemde anemi belirtileri ortaya çıkar.Bunlardan özellikle kalp sinir sistemi ve kaslarda oluşanlar önemlidir.Anemi nedeniyle kalpte üfürüm,kalp dilatasyonu (genişlemesi),kalp kasının beslenememesi (myokardial iskemi),kalp hızında artış görülür.

    Son yıllarda aneminin seyrinde bir farklılık gözleniyor mu?

    Anemi tedavisindeki olanaklar son 25-30 yılda oldukça genişlemiştir.Kan ürünleri daha güvenilir olarak kullanılmakta,özellikle kronik hastalıklar,kalıtsal bozukluklara bağlı anemi tedavileri için yeni geliştirilen uygulamalar ile başarılı sonuçlar alınmaktadır.

    Vejetaryan beslenme ile anemi arasında bir bağlantı var mı?

    Vejetaryan beslenmede demir açısından zengin olan kırmızı et tüketimi olmaması nedeniyle anemi oluşumu görülebilir.

    Anemi ilaçlarının kilo aldırdığına dair inanışlar doğru mu?

    Anemi tedavisinde en sık kullanılan ilaçlar demir preparatlarıdır.Bu ilaçlar eksik olan demiri yerine koyar.Kilo aldırıcı etkileri yoktur.

    Anemi tedavi edilebilen bir sorun mudur, kronikleşir mi?

    Anemi nedene yönelik olarak tedavi edilir.Kronik anemi ,neden olan kronik bir hastalığın sonucudur.

    Kadınlar ve erkekler arasında görülmesinde ve seyrinde bir farklılık var mı?

    Demir eksikliğine bağlı anemi,menstruasyon periodları,gebelik,emzirme dönemleri nedeniyle kadınlarda daha sık görülür.Ayrıca erişkin erkeklerde depo demiriyaklaşık 1000mg iken bu değer kadınlarda daha azdır.

    Anemi dönemsel olarak atak yapar mı?

    Demir eksikliği anemisi,mevsimsel atak göstermez ancak yaşam sürecinde ihtiyacın arttığı süt çocukluğu,gebelik emzirme dönemlerinde ve alımın ya da emilimin azaldığı ileri yaş döneminde daha sık görülür.

    Çocuklarda anemi tanısı alan bir kişi tedavi edildikten sonra yetişkinlikte de tekrar ortaya çıkma riski var mı?

    Anemitedavi ile bağışıklık sağlanan bir durum değildir.Anemiye yol açan nedenler ortaya çıktığı sürece anemi tekrarlayabilir.Demir eksikliği tedavisi alan bir kişi,beslenme ile yeterli demir almaz ya da emilim bozukluğu gelişirse tekrar demir eksikliğine bağlı anemi görülebilir.

    Kronik hastalıklara ya da genetik bozukluklara bağlı anemilerde ilgili hastalığın tedavisindeki regülasyonun bozulması ile anemi ortaya çıkabilir ya da ağırlaşabilir.

    Anemi gebelik için bir risk oluşturur mu?

    Demir eksikliği anemisi olan gebelerde bebek gelişiminde olumsuzluklar,erken doğum eylemi görülebilir.

  • Demir eksikliği ve kansızlık

    Demir eksikliği tüm dünyada kansızlığın (anemi) bir numaralı nedenidir. Kadınlarda sık görülür ve önemli bir sağlık sorunudur.

    DEMİR EKSİKLİĞİ NEDEN OLUŞUR?

    Diyetle alımın yetersiz olabilir. Demir esas olarak hayvansal gıdalarda, özellikle kırmızı ette bulunur. Ekonomik yetersizlikler, zayıflama amacıyla yapılan diyetler, bilinçsiz beslenme, iş yaşamının zorlukları nedeniyle düzensiz gıda alımı gibi nedenlerle yetersiz demir alıyor olabilirsiniz. Vejeteryanlarda da zaman içinde demir eksikliği gelişir.
    Emilim bozukluğu: Ameliyatla midesi, oniki parmak bağırsağı veya ince bağırsağı çıkarılmış kişiler ve Çölyak hastalığı olanlarda demir emilimi bozulur.
    Gereksinim artması. Kadın hastalarda fazla sayıda doğum demir eksikliği anemisinin sık nedenlerindendir. Her gebelik yaklaşık 500-1.000 mg demir kaybı yaratır. Büyüme dönemindeki gençlerde de ihtiyaç arttığı için demir eksikliği gelişebilir.
    Kan kayıpları. Kadınlarda önemlidir. Bir kadının normal adet kanamalarıyla her ay yaklaşık 20 mg demir kaybedilir. Aşırı kanaması olan kadınlarda demir eksikliği sık görülür. Uterus myomları önemli kan kayıplarına neden olabilir.
    Mide bağırsak sistemi (Gastrointestinal kanal) kan kaybında önemlidir. Bunlar arasında şu örnekleri verebiliriz: yemek borusu varisleri, mide fıtığı, reflü özofajitleri, peptik ülser, gastrit, kronik aspirin kullanımı, mide polipleri ve kanserleri, kolon kanserleri, ülseratif kolit, kalın bağırsak polipleri, divertiküller, hemorroidler.
    Özellikle erişkin erkekte demir eksikliği saptandığında kan kaybı kaynağı olarak öncelikle mide bağırsak sistemi incelenmelidir.

    DEMİR EKSİKLİĞİNDE BELİRTİ ve BULGULAR
    Bu hastalarda halsizlik, çabuk yorulma, eforla gelen nefes darlığı, çarpıntı, solukluk ve isteksizlik gibi şikayetler ortaya çıkar.
    Dilin üzerindeki papilla denilen ufak pürtükler düzleşir veya silinir. Bazen dilde yanma duyusu olabilir. Ağız kenarında çatlaklar oluşur. Tırnaklar kolay kırılır hale gelir. İleri vakalarda yemek borusunda, yutma güçlüğü yaratabilen bir zar oluşabilir. Demir eksikliği anemilerinde gastrit sıktır.
    Anormal şeylerin yenilmesine PİKA denir. Bu hastalar sıklıkla kil, buz ve benzeri şeyleri yerler. Demir eksikliğinde PİKA sıktır.

    DEMİR EKSİKLİĞİNDE TEDAVİ
    Ağızdan alınacak haplarla yapılır. İlacın tercihan aç karna alınması, daha iyi emileceği için önerilir. Ancak, aç karna alınan demir preparatları sıklıkla gastrointestinal sistem yakınmalarına yol açar. Bu durumda dozlar yemeklerle birlikte alınabilir. Demir tedavisi en az 6 ay sürdürülür.

    DEMİR TEDAVİSİNİN YAN ETKİLERİ
    Demir ilaçları sıklıkla midede yan etkisi yapar. Ağrı, yanma, bulantı gibi sorunlar görülebilir. Kabızlık, bazı hastalarda da tam tersine dışkıda yumuşama hatta ishal görülebilir. Demir kullanırken dışkı rengi koyulaşabilir.

    İĞNE İLE DEMİR TEDAVİSİ
    İğne ile yapılan demir tedavisinin ağızdan hapla yapılana göre daha etkili olduğu doğru değildir. Malesef bu yanlış düşünce bazı hekimlerimizin uygulamasına da yansımaktadır.
    İğne ile demir tedavisinin ciddi yan etkileri olabilir. Bu nedenle sadece özel durumlarda ve hekim gözetiminde uygulanmalıdır.

  • Akdeniz anemisi nedir?

    Soru: Ben 26 yaşında bir kadınım. Senelerden beri kansızlığım vardır. Bunun için çok çeşitli doktorlara gittim. Her seferinde demir noksanlığı olduğunu söyleyerek demir hapları ve demir şurupları verdiler. Sürekli bu ilaçları kullandığım halde kansızlığım bir türlü düzelmedi. Son olarak gittiğim doktor Akdeniz anemisi olabileceğimi söyledi, bir kan testi istedi. Sonucunu bekliyoruz. Akdeniz anemisi nedir, nasıl tedavi edilir?

    Yanıt: Akdeniz anemisi tıp dilinde talasemi olarak bilinen hastalık grubuna verilen isimdir. Akdeniz anemisi denince genellikle anlatılmak istenen talasemi minör olarak da bilinen talasemi taşıyıcılığıdır. Talasemi taşıyıcılığı kendini hafif bir kansızlık ile gösterir. Kalıtsal bir hastalıktır. Yani anne ya da babadan birisi talasemi taşıyıcısıysa çocuğun da taşıyıcı olma olasılığı vardır; ancak normal de olabilir. Hem anne hem de baba talasemi taşıyıcıysa çocuğun ağır talasemili olma olasılığı ortaya çıkar. Bu nedenle evlenmeden önce eş adaylarının kan tetkikleri yapılarak talasemi taşıyıcısı olup olmadıkları araştırılmalıdır.

    Sizin de vurguladığınız gibi talasemi taşıyıcılığı demir eksikliği anemisi ile sıklıkla karışır. Daha doğrusu toplumda demir eksikliği en çok görülen kansızlık olduğu için bu yakınmayla gelen bir hastada en çok demir eksikliği düşünülür. Her ikisinde de kan hücreleri birbirine benzediğinden ileri araştırma yapılmazsa kolaylıkla birbirine karıştırılır. İkisini ayırmak için kemik iliğindeki demir depolarının tespiti gerekir. Bunun için ilik incelemesine gerek yoktur. Kanda ferritin düzeyine bakmak, kemik iliği depolarını anlamak için yeterlidir. Ferritin düzeylerinin azalması demir eksikliğini gösterir. Talaseminin kesin tanısını koymak için hemoglobin elektroferezi denilen kan testi yapılmalıdır. Doktorunuzun istediği test de muhtemelen budur.

    Talasemi taşıyıcılığında depo demiri azalmadığı için tedavide demir verilmez. Hatta demir eksikliği düşünülerek sürekli demir verilmesi, demir yüklenmesine yol açarak hastaya zarar bile verebilir. Talasemi taşıyıcılığında kansızlık doğuştan beri olduğu için genellikle vücut bu duruma adapte olmuştur. Kansızlığın nedeni alyuvarların erken yıkılması olduğundan bu durumu kompanse etmek için kemik iliği daha çok çalışmak zorundadır. Bu da bir B vitamini olan folik asite gereksinimi artırır. Dolayısıyla talasemi taşıyıcılarına demir değil, folik asit desteği yapılmalıdır.

    Prof. Dr. Coşkun Tecimer

  • Anemi – kan değerinde düşme – kansızlık

    Toplumumuzun en sık rastlanan kronik hastalıklarının ilk beşinden biri olan kansızlık-anemi aslında birazda bizlerin var ettiği bir durumdur.Oysa günlük gıdalarla demir alımını yeterli tutmak mümkündür .Dünyada her 5 çocuktan 2 si ( % 40’ ı)kansızdır ancak pek ÇOĞU bu durumlarını ne yazık ki bilmemektedir. Gelişmiş ülkelerde 0-5 yaş arası çocuklarda kansızlığa rastlanma sıklığı % 4-20 iken, az gelişmiş ülkelerde aynı yaş grubunda bu oran % 80’lere kadar çıkmaktadır. Ülkemizde bu oran % 50 (her iki çocuktan biri) gibi oldukça yüksek bir değerdedir.Önemsenmediğinde çocuklarda sık hastalık ve gelişme geriliği sebebi olan ANEMİ-KANSIZLIK Kanda bulunan alyuvarların veya alyuvarların içinde bulunan hemoglobinin azalmasına verilen isimdir.Çocuklarda kansızlığın birçok nedeni olmakla beraber, en sık görülen neden demir eksikliğine bağlı kansızlıktır. Demir eksikliğine yol açan nedenler ise; yeterli ve dengeli beslenememe yüzünden yetersiz demir alınımı, hızlı büyüme nedeni ile demir ihtiyacının artması ve çeşitli nedenlerle oluşan kan kaybıdır.

    Demir eksikliğine bağlı kansızlık her yaş grubunda görülmekle beraber en sık 6 ay ile 2 yaş arasında görülür.Özellikle annelerimizin kan değeri düşük ve demir depoları yetersiz olduğu için doğuma 1-2 ay kala bebeğe geçmesi gereken demir miktarı yetersiz olur.Bundan dolayı demir depoları eksik olan bebeğin 4. aya doğru ihtiyacı artış gösterir ve bu ayda çocuklara kiloya 1-2 mg dozda demir damlaları takviye ederiz.Bu damlaların çocukta ateş var ise ateşli iken verilmesini önermemekteyiz.Kansızlık hafif ise belirti görülmeyebilir. Ancak kan analizleri sonucu kansızlık saptanabilir.Bazen anemi hastaları PİKA ile başvururlar.Pika gıda olmayan maddelerin yenmesidir.Mesela çocuk kil,kum,kül,toprak,kağıt yemeye başlar;bu bir davranış bozukluğudur ama en çok demir eksikliği ile beraberdir ve demir tedavisinden sonra düzelir geçer.

    Bunlar dışında şu belirtiler olabilir:

    Baş dönmesi, kulak çınlaması,

    Ağız kenarında çatlaklar,

    Tırnakların kaşık şeklini alması, çatlaklar oluşması,

    Dilde kızarma, çatlak ve kabarcık oluşumu,

    Yutarken zorlanma, ağrılı yutma,

    Demir eksikliği olan çocukların yürümesi, oturması, konuşması gecikir. Bu çocuklarda davranış bozukluğu ortaya çıkar ve öğrenme güçleşir. Bağışıklık sistemi zayıflar ve hastalığa yakalanma ihtimali artar.

    Çocukluk yaş grubunda demir eksikliğini belirtileri özgün değildir. Belirgin kansızlık ortaya çıkana kadar tanımlaması güçtür. Öylesine yavaş gelişme eğilimindedir ki sıklıkla bunları fark etmek zordur. Demir eksikliği anemisi yaş gruplarına göre farklı belirti ve bulgular verebilir.

    Bebeklerde kansızlık ve demir eksikliği belirtileri; iştahsız, huzursuz, neşesiz, halsizdir, hareketleri yavaştır, uyku bozuklukları olabilir. Bu bebeklerde fizik muayenede göz kapaklarının içi, avuç içi, ayak tabanı, tırnak yatakları soluktur. Ancak bütün bu belirtiler silik kalabilir.Kansızlık belirgin ise, solukluk, halsizlik, huzursuzluk, iştahsızlık, çabuk yorulma, oturma emekleme ve yürümede gecikme, katılma nöbetleri,çarpıntı, nefes darlığı görülebilir.Özellikle saç dökülmesi yaşayan veya saçları geç çıkan kişilerde demir eksikliği sıkça vardır;ve buna demir hariç çinko ve biotin eksikliğide eşlik eder.Gene yapılan bazı yurtdışı çalışmalarında 2 yıldan daha uzun süre demir eksikliği yaşayan çocuklarda algıda azalma,anlama güçlüğü ve zor öğrenme gibi bulgularda tespit edilmiştir. Hastalığın teşhisi Kan analizleri sonucu konulur.

    kandaki hemoglobin miktarının erişkin erkeklerde 13 g/dL, kadınlarda 12 g/dL değerlerinin altına düşmesidir. 6 ay ile 6 yaş arası çocuklarda 11 g/dL nin, 6-14 yaşlarda 12 g/dL’nin altı kansızlık olarak kabul edilir.

    Kan analizleri sonucu anemi saptanan hasta, demir eksikliği dışındada kansızlık yapan nedenler açısından değerlendirilir, gerekirse nedene yönelik testler yapılır. Demir içeren damla ya da şuruplar kullanılır. İlaçlar öğünler arasında verilir. Beslenmede demir yönünden zengin gıdalara (et, balık, tavuk, kuru üzüm, üzüm pekmezi, tahin, yumurta, kuru baklagiller, kuru yemişler) ağırlıklı olarak verilir.Ispanak zannedildiği kadar demirden zengin değildir. Demir EKSİKLİĞİNE İYİ GELEN GIDALAR;

    Hayvansal gıdalardan kırmızı sakatat en zengin demir kaynağıdır. Diğer yararlı gıdalar ise; kırmızı et, tavuk, yumurta, kabuklu deniz mahsulleri ve balıktır (en zengini somon). Bitkilerden ise buğday, mısır ve yulaf, taneli olduğunda demirden daha zengin durumdadır. Diğer pek çok vitamin ve mineral gibi demirde özellikle tahıl tanelerinin dış kısmında bulunur; örneğin buğday öğütülürken içerdiği demirin %75’i kepeğinde kalır, yani buğday unu tane buğdaya göre ancak %25 demir içerir. Ispanağın, demir içeriği açısından zengin olarak bilinmesine karşın bu bilgi tam doğru değildir, zira içerdiği bazı maddeler nedeniyle ıspanak, kara lahana gibi birçok sebzenin yapısında bulunan demirin vücuda sanıldığı kadar bir faydası olmamaktadır. Kuru üzüm, kuru kayısı, kuru erik, badem, fıstık, ceviz gibi kuruyemişler ile çekirdekler demir yönünden çok zengin olmamakla beraber yeterli düzeyde demir içerirler. Bir çorba kaşığı pekmezde yaklaşık 3 mg demir bulunur. Günde bir bardak portakal suyunun içilmesi bitkilerden alınan demirin emilimini bir kat artırırken, çay ve kahve tüketimi demir emilimini %75 oranında azaltmaktadır.Birde demir içeren gıdaların ve ilaçların kalsiyum içeren süt ürünleri ile beraber verilmemesi arada bir saat bulunması demirin emilmesi için iyi olur.

    Fazla inek sütü kansızlık yapabildiğinden günde yarım litreden fazla tüketilmemelidir.Demir içeren İlaçların bazı yan etkileri vardır-Dişler geçici olarak siyaha boyanabilir, ilaçlar dil köküne doğru verilirse boyanma çok az olacaktır.Kakada koyu renk oluşabilir.Bulantı, kusma, ishal ya da karın ağrısı görülebilir. Yakınmalar sürekli olursa doz azaltılır ya da ilaç grubu değiştirilir.Hastanın kan hemoglobin düzeyi yaşına göre normal düzeye gelinceye kadar demir ilaçlarına devam edilir. Kan düzeyi normale ulaştıktan sonra vücudun demir depolarının dolması amacıyla da yarı dozda 1-2 ay daha ilaç alımı sürdürülür.Çocukların büyüme dönemi tamamlanana kadar her yıl bir kere 18 yaşına kadar kan tahlili ve demir ölçümü yaptırması ,kişinin daha sağlıklı büyümesi için iyi olacaktır.

  • Demir eksikliği nedenleri

    Organizmada, Hb sentezi için gerekli olan demirin eksikliği sonucu gelişen anemiye denir.

    Dünyada %10-30 insanda Fe eksikliği anemisi vardır. En sık süt çocukluğu, adölesan ve gebelik döneminde görülmektedir. Demir eksikliği tüm yaş gruplarında özellikle 6-24 aylar arasında bebek ve çocuklarda aneminin en yaygın nedeni olarak kabul edilmektedir. Erkekte 50mg/kg, kadınlarda 40mg/kg Fe bulunur. Vücuttaki demirin %65-70’i hemoglobinde, %25-30 ferritin ve hemosiderin, %3-4 myoglobin ve %1’i enzimler de bulunur.

    Etyolojik Faktörler :

    Diette eksik alım :Diette 0,75 mgr/L süt.

    Anne sütü ve inek sütü 0.5-1.5mgr/L (Anne sütünde %49,inek sütü %10 absorbe

    Artmış gereksinim: Büyüme, düşük doğum ağırlığı, prematürite, ikizlik, multipl doğumlar, adölesan dönem, gebelik, siyanotik konjenital kalp hastalıkları

    Kan kayıpları

    DEMİR EKSİKLİĞİ ANEMİSİNİN ETKİLERİ

    A.GIS:

    Anorexia- genel ve erken

    Pica –pakofaji (buz), geofajia(toprak yeme)

    Atrofik glossit

    Disfaji

    Özofajial webler (Kelly- Peterson sendromu)

    Azalmış gastirik asidite

    Sızıntılı (Leaky) Barsak sendromu -Gizli kan(+)Exudatif enteropati

    Malabsorbsiyon sendromu

    SSS :

    İrritabilite

    Halsizlik

    İletim bozukluğu

    Mental motor gelişmede düşme

    Azalmış dikkat

    Okul performansında düşme

    Nefes tutma nöbetleri

    Pupil ödemi

    KVS:

    Eksersizle kalb hızı ve kardiak outputta artış

    Kardiak hipertrofi

    Artmış plazma volumü

    Artmış ventilasyon değerleri

    Dijital toleransında artış

    Muskulo iskeletal sistem:

    Myoglobulin ve sitokin eksikliği

    Azalmış fizik performansı

    Radyografik kemik değişikliği

    Fraktür iyileşmesinde gecikmeler

    İmmünolojik Sistem: İmmünolojik sistem üzerine etkiler zıttır.

    Enfeksiyon potansiyelinde artma belirtisi

    Klinik:

    Demir eksikliği çocuklarda demir tedavisiyle akut hastalık azalır.

    Demir eksikliğinde respiratuar enfeksiyon sıklığı artar.

    Laboratuar:

    Lökosit transformasyonu bozulur.

    Granülosit öldürme ve NBT bozulur.

    Barsak ve lökosit myeloperoksidaz azalır.

    Demir eksikliğinde de enfeksiyon sıklığı artar.

    Enfeksion potansiyelinde azalma belirtisi:

    Klinik:

    Azalmış bakteriyel enfeksiyon

    Demir yüklenmesi ile enfeksiyon sıklığında artış

    Laboratuar:

    Trransferrine bağlanan demirin azalması ve serbest olan demirin artması bakteri büyümesine uygundur.

    Demir ile non patojenik bakteri büyümesi artar.

    TANI :

    Hb’de azalma

    KK indisleri: MCV, MCH, MCHC azalması, RDW artması

    PY: hipokromik, mikrositik KK’ ler

    Retikülosit : normal veya hafif artar

    Trombosit : Trombositopeni-trombositozis

    FEP: N=15,5-+8,3 microg/dl, Demir eksikliği ve Pb zehirlenmesinde artar

    Serum Ferritin: Azalır

    Serum demiri azalır, total demir bağlama kapasitesi artar, transferrin yüzdesi azalır

    Tedavi deneyimi: Uygun demir tedavisine Hb cevabı en güvenilir kriterdir. 7-10 gün içinde Retikülositte artma, Hb artma, Retikülositozu takiben Hb:0,25 – 0,4 gr / gün, Htk: %1/gün artar.

    Kemik İliği:

    Gecikmiş sitoplazmik matürasyon

    Azalmış veya yokluğu

    AYIRICI TANI :

    Demir eksikliği

    Hemoglobinopatiler-Talasemi,

    Hem sentezi bozuklukları-Pb,pyrazinamid,INH

    Sideroblastik anemiler

    İdiopatik-

    Herediter-sexe bağlı

    Familial hipokromik anemi

    Piridoksine yanıt veren anemi

    Sekonder

    İlaçlar

    Sistemik hastalık

    Malign hematolojik hastalıklar

    Kronik enfeksion ve diğer influmatuar hastalıklar

    Malignansi

    Herediter orotik asiduria

    Hipo veya atransferrin enzimi

    Konjenital

    Edinsel: Malignansi,malnütrisyon,nefrotik sendrom

    Bakır eksikliği

    Demir metabolizmasının doğumsal hataları

    TEDAVİ :

    Sütün kısıtlanması(1/2lt/gün)

    Demir içeren yiyecekler

    Buharlaşmış süt veyasoyalı formüller (inek sütü allerjisi varsa)

    Demir tedavisi: Ferrous demir 3-6 mg /kg 1defa / gün 6-8 hafta

    Demir tedavisine yanıt yoksa :

    Demir alımında yetersizlik

    Doz azlığı

    Preparatın yetersizliği

    Israr eden bilinmeyen kanama

    Yanlış tanı

    Eşlik eden hastalık(enfeksion,malignite,renal,KChastalık)

    Bozuk GIS absorbsiyonu

    Demir metabolizmasında sorunlar düşünülmelidir.

  • Her 2 çocuktan 1’i demir eksikliği sorunu yaşıyor

    Vücudun en temel ihtiyaçlarından biri olan ve besinlerle alınan demirin eksikliği pek çok sağlık sorununa yol açabiliyor. Bebeklik ve çocukluk döneminin en sık görülen kan hastalığı olan demir eksikliği anemisi, dünya nüfusunun %70-80’inde çeşitli hastalıkların görülmesinde büyük rol oynuyor. Gelişmekte olan ülkelerde ise okul çağındaki çocukların yaklaşık %50’sinde demir eksikliği anemisi tespit edliyor.

    Demir eksikliği çocukları zihinsel ve fiziksel olarak etkiliyor

    Ülkemizde değişik yaş gruplarında yapılan geniş kapsamlı çalışmalarda, demir eksikliği anemisinin %30-%78 gibi çok yüksek oranlarda olduğu tespit edilmiştir. Demir eksikliği, hemoglobin oluşumunu engellemeyecek miktarda vücut demirinin eksik olmasıdır. Demir eksikliği anemisi ise demir eksikliği sonucu Hb miktarının azalmasıdır. Süt çocukluğu döneminde büyüme ve gelişmenin hızlı olması nedeni ile demir gereksinimi artmaktadır. Besin maddelerinin yeterli demir içermemesi sonucu bu dönem, demir eksikliği ve demir eksikliği anemisinin en sık görüldüğü yaş grubudur. Demir eksikliği, küçük çocuklarda düşük bilişsel test skorları, zayıflamış okul başarısı, kısalmış dikkat aralığı, gerilemiş kas fonksiyonu ve fiziksel aktiviteye neden olabilirken, daha büyük çocuklarda ve yetişkinlerde zayıflamış zihinsel becerilerle ilişkilidir.

    Çocuğunuzda demir eksikliği olduğunu nasıl anlarsınız?

    Anne ve babalar çocuklarındaki fiziksel ve davranışsal durumları iyi gözlemleyerek demir eksikliği olup olmadığını anlayabilirler. Demir eksikliğinin erken evreleri, anemi olmaksızın, belirtilerin görülmediği bir dönem olabilir. Anemiye bağlı olarak özellikle avuç içlerinde olmak üzere deride solukluk, hızlı soluma, kalp çarpıntısı, iştahsızlık, halsizlik, huzursuzluk, dikkat eksikliği, hiperaktivite sendromu, büyüme geriliği, iştahsızlık, öğrenme fonksiyonlarında gerilik, uyku bozuklukları, nefes tutma nöbetleri, tırnak ve saçlarda kolay kırılma, kaşık tırnak, ağız kenarında yaralar, düz ve parlak dil, gibi bir dizi sorun demir eksikliği anemisinin anlaşılmasını kolaylaştırmaktadır. Ancak erken evrede durumun tespiti ve tedavi seçeneğinin belirlenebilmesi açısından doktorun belirlediği tetkiklerin yapılması uygun olacaktır.

    Çocuğunuz toprak yiyorsa…

    Pika, besleyici değeri olmayan yabancı madde yeme alışkanlığıdır. Kil, toprak, kağıt, kahve çekirdeği, tuz, bez, buz, kireç, kum, sabun, saç gibi maddeler en sık yenilen maddelerdir. Pika varlığında, çocuk demir eksikliği anemisi ve çinko eksikliği açısından mutlaka tetkik edilmelidir. Başlangıçta demir ve çinko eksikliği olmayabilir ancak pika devam ettikçe gelişme olasılığı fazladır. Bunların eksikliği uygun şekilde tedavi edilmelidir.

    Demir eksikliğinin nedeni araştırılmalı

    Başlangıç olarak demir eksikliği anemisinin nedeni araştırılır. Özellikle süt çocukluğu ve adolesan dönemde bu duruma en sık yol açan neden, artan demir ihtiyacının beslenme ile karşılanmamasıdır. Çocukluk ve adolesan dönemde altta yatan kanama, parazitoz veya çölyak hastalığı gibi bağırsaktan demirin emiliminin bozulduğu hastalıklar araştırılmalıdır.

    Tedavide öncelikle, demir eksikliğinin nedeni ortadan kaldırılır ve demir tedavisi hekimin belirleyeceği dozlarda başlanır. İlaçların emiliminin en yüksek düzeyde olması için aç karına alınması (yemeklerden 2 saat sonra) daha uygundur. Ağızdan alınan demir ilaçları ile bulantı, kusma, hazım sorunları, kabızlık, ishal, gaz, dışkının siyah renkli olması, dişlerin siyaha boyanması gibi yan etkiler olabilir. Dişlerin siyaha boyanmasını en aza indirmek için, damla veya şurup formunun dilin arkasına doğru, dişlerle temas etmeyecek şekilde verilmesi; ilacın meyve suyu veya su ile seyreltilerek verilmesi; ilacın bir pipet ile verilmesi önerilir.

    Çocuğunuzun beslenmesini demiri tamamlamaya yönelik planlayın

    Ülkemizde bebeklere 4-6 aylık olduğu dönemde başlanan koruyucu demir tedavisinin, hekimin uygun gördüğü süre boyunca, düzenli kullanılması önemlidir. Çocuklarda demir eksikliği olması zihinsel gelişimde önemli sorunlar oluşturabilen kanda yüksek kurşun düzeylerinin olmasını da tetiklediği için koruyucu demir tedavisinin kullanılması bu açıdan da çok önemlidir. Çocuklara demirden zengin yiyecekler uygun miktarda ve sıklıkta sunulmalıdır. Demirden zengin gıdalar dana ve koyun eti gibi kırmızı et çeşitleri, karaciğer, yumurta sarısı, mercimek-nohut gibi bakliyat ve üzüm pekmezidir. Çocuklarda bu gıdaların uygun porsiyonlar halinde her birinin haftada en az üç-dört kez tüketilmesi demirden yeterli beslenmeyi sağlar. Ispanak gibi yeşil yapraklı sebzelerde fazla demir yoktur ve bitkisel yapısı nedeniyle içeriğindeki demirin emilimi de azdır. Ama sunum amacı ne olursa olsun hiçbir gıda çocuklara zorla verilmemelidir.

  • Çocuğunuzda demir eksikliği olduğu nasıl anlaşılır?

    Çocuğunuzda demir eksikliği olduğu nasıl anlaşılır?

    Demir eksikliği ve demir eksikliği anemisi (kansızlığı)

    Kan hücreleri için çok önemli ve gerekli bir element olan demirin eksikliğine bağlı gelişen kansızlığa demir eksikliği anemisi denir. Demir eksikliği her yaş grubunda görülmekle birlikte özellikle 6-24 aylık bebeklerde ve ergenlik çağında aneminin en önemli nedenidir. Ülkemizde demir eksikliği anemisi okul öncesi dönemde her 3 çocuktan birinde görülmektedir. Genellikle annede çok ağır demir eksikliği olmadıkça bebekte yeterli demir deposu bulunmakta, bu nedenle hayatın ilk 6 ayında demir eksikliği görülmemektedir. Altıncı aydan sonra demir eksikliği anemisi; hızlı büyüme, alınan besinlerde demirin yetersiz bulunması ve aşırı miktarda inek sütü ile beslenme (günde 500 ml den fazla) nedeniyle görülmeye başlar.

    Demir neden önemli?

    Demir, yaşam için çok önemli bir elementtir. Oksijen taşınması, yaşam için önemli olan proteinlerin sentezlenmesi, hücre solunumu, pek çok enzimin yapı ve işlevinde görev alır. Eksikliğinde sadece anemi değil, sinir sistemi gibi diğer sistemlerin işlevlerinde de bozukluklar ortaya çıkar.

    Demir eksikliği neden ortaya çıkar?

    Besinlerle alınan demirin %10’u ancak bağırsaktan emilmektedir.

    -Besinlerle alınan demir miktarında azalma olması,

    -Demirin bazı hastalıklarda bağırsaktan emiliminin bozulması,

    -Vücuttan kan kayıplarının olması(adet gören kızlarda),

    -Vücutta bazı durumlarda(hızlı büyüme dönemi gibi) demir ihtiyacının artması nedeniyle demir eksikliği görülür.

    Demir eksikliği yada demir eksikiği anemisi nasıl anlaşılır?

    Çocuğunuzda demir eksikliği ya da anemisi olabileceğini gösteren belirtiler şunlardır:

    -Halsizlik, yorgunluk

    -Çabuk yorulma

    -Baş ağrısı, baş dönmesi

    -Çarpıntı

    -Deri renginde solukluk

    -Tad alma duyusunda azalma

    -Tırnaklarda kırılma ve çizgilenme

    -Ağız köşelerinde yara

    -Sinirlilik

    -İştahsızlık

    -Derslerde dikkati toplayamama

    -Okul başarısında düşme

    -Anlama ve algılama güçlüğü, zeka düzeyinde azalma

    -Sık enfeksiyon geçirme

    -Halk arasında uvunma denen, ağlarken morarıp kalma (katılma nöbeti)

    -Büyüme-gelişmelerinde duraklama

    -Azımsanmayacak derecede görülen; besin değeri olmayan toprak, kağıt, tuz, kireç gibi maddeleri yemek de demir eksikliğinin bir belirtisidir.

    Demir eksikliği anemisinin tedavisi nasıl yapılır?

    Tedavi olarak ağızdan alınacak damla veya şurup şeklinde demir içeren ilaçlar verilir. İlaçların tercihen çocuk aç iken verilmesi önerilir. Süt ve süt içeren gıdalarla birlikte verilmemelidir, verilmişse de en az yarım saat sonra ilaç verilmedir. C vitamini içeren içecek ve yiyecekler demir emilimini artırır. Beraber alınması faydalı olacaktır. Demir tedavisinin dozu ve süresi konusunda hekim önerisine uyulmalıdır, çünkü dozu ve süresi hastadan hastaya değişiklik göstermektedir.

    Çocuğum demir ilacını içmiyor, ne yapmalıyım?

    Demir içeren ilaçların tadı genelde pek hoş sayılmaz ve çoğu zaman çocuklar tarafından reddedilmektedir. Bu durumda ilacı portakal suyuna karıştırıp hem tadı nedeniyle içilmesini sağlar, hem de içerdiği C vitamini nedeniyle demir emilimini arttırmış oluruz.

    Demir tedavisi sırasında ne gibi yan etkiler görülür?

    Demir tedavisi sırasında dişlerde boyanma görülebilir. Bazen karın ağrısına neden olabilir, karın ağrısı varsa ilaç akşamları verilebilir. Bazı hastalarda midede yanma şikayetine neden olabilir. Böyle durumlarda ilaç tok karna alınarak bu problemle baş edilebilir. Zaman zaman ishal, kabızlık ve dışkı renginde siyahlaşma yada koyulaşma görülebilir.

    Çocuğumu demir eksikliğinden nasıl koruyabilirim?

    Çocuğunuz eğer zamanında doğmuşsa 4.ayda, erken doğmuşsa (prematür bebek ise) 1.aydan sonra çocuk hekiminiz tarafından koruyucu demir tedavisi başlanacaktır. Bunun yanında ek gıdaya geçildikten sonra demir yönünden zengin gıdalar verilmelidir. İnek sütüne 12.aydan sonra başlanması ve günde 500 ml’nin üstüne çıkılmaması da dikkat edilmesi gereken bir diğer husustur.

    Demir yönünden zengin gıdalar nelerdir?

    Yumurta sarısı, kırmızı et, karaciğer, üzüm pekmezi, mercimek, nohut, fındık, fıstık, susam gibi gıdalarda bol miktarda demir elementi bulunmaktadır.