Etiket: Demans

  • Demans

    Demans

    Öfke, dikkat ve algı bozuklukları, cinsellik ve uyku bozukluğu hemen herkes için dönem dönem görülebilen durumlardır; fakat orta yaştan sonra bu durumların bir arada görülmesi demans, bunama sinyalleri veriyor olabilir.

    Demans genellikle 50-55 yaş üzerinde görülen ve genellikle yakın zamana dair bilgileri unutmakla seyreden nörolojik bir hastalıktır. Demans başlangıcı bazı ipuçları verir. ,Görülen temel belirtileri, kişinin son zamanlarda aşırı tepkisel olması, olur olmaz her şeye sinirlenmesi, algılamasının yavaşlaması, dikkat sorunları yaşanması, cinsel dürtü ve aktivitede artış göstermesi, uykularının sık sık bölünmesi veya uyku saatlerindeki değişiklikler.. vb. daha birçok belirti sayılabilir; göze çarpabilecek en önemli belirtiler bunlardır. Bu belirtilere zamanla depresif bir duygu durumu eşlik edebilir. Henüz unutmanın başında olunan şu dönemde kişi, henüz her şeyin farkındadır ve yaşadıklarına anlam verememektedir. Dolayısıyla çökkün ruh hali ile seyredebilir. Hastalığa müdahale edilmediğinde, çökkün ruh haline, iştahsızlık, isteksizlik, ağlama nöbetleri, değersizlik hisleri gibi belirtiler eşlik ettiği durumda ise depresyonun eşlik etmeye başladığı düşünülebilir.

    DEMANSIN NE KADAR İLERLEDİĞİ NASIL ÖĞRENİLEBİLİR? NE YAPMALI?

    Davranışlarda değişiklikler, kişilik değişimleri, uyku sorunları ile karşı karşıya kaldığınız zaman bir ‘Nöroloğa’ başvurmanız gerekir. Bu belirtiler kimi zaman yoğun bir strese veya başka bir bozukluğun sonucunda ortaya çıkmış belirtiler olabilir. Nörolojik muayene sonrası, unutmanın kaynağı, demansın varlığı veya demans var ise ne düzeyde olduğu bilgisini nöropsikologlar tarafından yapılan nöropsikolojik bataryalar verir. Hasta eğer demans bulgusu vermiyor ise, unutkanlığının temelinde bir başka vitamin eksiklikleri olabilir. Aynı zamanda unutkanlığa ve kontrolsüz öfke durumuna, psikolojik temelli ruhsal bozukluklar da sebep gösterilebilir.

  • Nöropsikolojik Test (Batarya) Nedir?

    Nöropsikolojik Test (Batarya) Nedir?

    Organik beyin hasarının tespiti için birçok tıbbi cihazdan yararlanılır. Bunlar, MRI, PET taraması, Elektroensefalografi gibi.. hepsinden öte organik beyin anomalilerinin davranışsal ve psikolojik bozulmaları, hasar tespit eden cihazlardan önce de anlaşılabilir.

    Hasarın tespiti, ciddiyeti ve beynin hangi bölümünde meydana geldiği ile ilgili bizlere güvenilir bilgiler veren ve uzman psikologlar tarafından yapılan bir grup test vardır.

    Bilişsel, davranışsal, ruhsal birçok psikolojik belirtiden yola çıkarak, uygulanan testlerin sonuçları raporlanır. Rapor, nöropsikolojik bataryayı isteyen ilgili Nöroloji Hekimine gönderilir.

    Testin sonucuna göre yalnızca mevcut beyin hasarının tespitiyle ilgili ipucu alınmaz, bununla birlikte oluşabilecek ruhsal sorunlar öngörülebilir. Çoğu zaman unutkanlık şikayeti ile kliniğe başvuran hastalarda depresyon, obsesyon veya vitamin eksiklikleri kaynaklı unutkanlıklar görülebilir. Aynı zamanda başka bir psikiyatrik hastalık sonucunda unutkanlık görülebilir. İlgili hekim, kendi nörolojik muayenesinden sonra, batarya raporunu göz önünde bulundurarak gerekli tedaviyi uygular.

    Nöropsikolojik Batarya Kimlere Yapılır?

    Nöropsikolojik testler ile unutkanlığa dair organik veya inorganik (organik olmayan) tüm hastalıkların tespiti yapılmakla beraber aynı zamanda kişinin gerçekten Alzheimer olup olmadığı, unutkanlığın temelinin neyden kaynaklandığı tespit edilebilir.

    Çoğunlukla demans ile depresyon birbirleriyle karıştırılan, ortak birçok semptom barındıran iki farklı hastalıktır.

    Bilindiğinin aksine, test yalnızca ileri yaştaki hastalara uygulanmaz, çoğu zaman nöropsikiyatrik birçok hastalığın belirtilerinden biri olan unutkanlığın sebebinin anlaşılmasında da önemli bir araçtır.

    Her yaştan insanın, beyninin hangi bölgesinin ne kadar aktif işlediğini saptayabilmek, olabilecek herhangi bir ruhsal bozukluk veya organik beyin hasarının ipuçlarını verir.

    Demans ile Alzheimer Arasındaki Fark Nedir?

    Demans kelimesi kökenini Fransızcadan alan, ‘aklın yitimi, bunama’ anlamına gelen bir sözcüktür. Unutkanlıkla seyreden tüm beyin hasarlarına verilen genel isimdir. Demans’ın ilerleyici ve ilerlemeyen türleri bulunmaktadır. Örneğin, Vasküler Demans, Normal Basınçlı Hidrosefali, Fronto-temporal Demans, Parkinson, Alzheimer..

    Alzheimer ise Demans’in ilerleyici formlarından biridir.

    Henüz tamamen tedavisi olmayan Alzheimer’ın daha sorunsuz ilerlemesi gerekli tedavi yöntemleriyle mümkün kılınmaktadır.

  • Deliryum

    Deliryum

    Akut veya ani ruhsal durum değişikliğidir. Demanstan farklıdır. Çünkü demans beyinde kademeli ilerleyen bir hastalıktır. Deliryum da tıpkı demans gibi dikkat, hafıza, biliş ve bilinç gibi şeyleri etkiler. Fakat genelde bu değişiklik, saatler veya günler içinde gerçekleşir. Oysa demans yıllar içinde gelişir.

    Deliryumu olan hastalarda çoğunlukla çevreye olan farkındalık azalır ve oldukça fazla kafa karışıklığı yaşarlar. Eğer onlarla sohbet ederseniz, belli bir konuya bağlı şekilde kalamayabilirler.
    Gezinebilirler ya da başka bir şey tarafından kolaylıkla dikkatleri dağılabilir. Etraflarına hiç cevap bile vermeyebilirler. Özellikle güncel olaylar da dâhil bir şeyleri hatırlamada güçlük çekerler. Son
    olarak da bazı vakalarda olduğu gibi halüsinasyon görebilirler veya korku, kaygı, sinir ve depresyon gibi aşırı duygular yaşayabilirler. Bunların çoğu demansın belirtileriyle de aynıdır. Diğer yandan deliryumdaki bu belirtiler gün içinde değişiklik gösterebilir. Yani hiçbir belirtinin olmadığı yani her şeyin normal gözüktüğü zamanlar olabilir. Ama sonra belirtilerin bazılarının ya da hepsinin birden ortaya çıktığı anlar da olabilir. Bununla birlikte deliryum ve demans tamamen farklı rahatsızlıklardır. Belirtilerindeki benzerlikten yüzünden doktorlar bazen ayırt etmekte zorlanabilirler. Bunun sebebi de özellikle deliryumun, demansla birlikte gerçekleşebilmesidir.
    Aradaki farkı anlayabilmek için doktorların aradığı önemli birkaç detay vardır. Öncelikle hastalığın ne zaman başladığı önemlidir. Bu da psikolojik durumun değiştiği zamandır. Deliryum bilişteki ani gelişen bir değişikliktir. Hiç belirti göstermeden çok önemli belirtilere hızlıca geçiş yapabilir. Oysa demans küçük küçük belirtilerle başlayarak gittikçe kötüleşir ve uzun bir zamana yayılır. Diğer bir yöntem olarak uzmanlar hastaların dikkatini ölçebilirler. Bir yere odaklanıp bunu sürdürmek, deliryum hastaları için ciddi derecede zordur. Diğer yandan demansın erken evrelerindeki hastalar genelde dikkatli olurlar. Son olarak ve en önemlisi uzmanlar belirtilerde bir dalgalanma olup olmadığını anlamaya çalışırlar. Deliryumlu hastalarda belirtiler, önemli derecede dalgalanma gösterir ve gün içerisinde gelir-gider. Deliryuma beyin sinyallerinin gönderilmesi ve alınması
    sırasındaki bozulmalar yol açar. Deliryum, demansın aksine geçici ve geri dönüşlüdür. Ana farklardan biri de budur. Demans gibi kalıcılığı yoktur. Fizyolojik durumlar da deliryuma sebep olabilir. Sıvı kaybı ve elektrolit dengesizliği(molekül) bunlara örnektir. Cilt, karın,
    zatürre gibi enfeksiyonlar da etkili olabilir.

    Yaşlılar arasında daha yaygındır. Birkaç teori olmasına karşın sebebi bilinmemektedir. Geçici ve geri dönüşlü olduğu için, uygun tedavi uygulanmalıdır. Sorun sıvı kaybıysa sıvı takviyesi, sorun ilaçlarsa ilaçların bir uzman kontrolünde bırakılması deliryumu ortadan kaldırabilir. Sakinlik, uyum, doğru beslenme, az stres hastalar için faydalı olacaktır.