Etiket: Dehb

  • Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu, genellikle dikkate ilişkin güçlükler, dürtü kontrolünde azalma ve aşırı hareketlilik ile karakterize olan nörogelişimsel bir bozukluktur. Okul çağı çocuklarında %3 ila %12 oranında görülür. Güncel araştırmalar gösteriyor ki…

    DEHB aynı zamanda çalışma belleği, yürütücü işlevler, psikomotor hız ve koordinasyon, işlemleme hızı ve zeka gibi birçok bilişsel alandaki yetersizlikle de ilişkilidir.

    DEHB tanısı konurken psikolojik, nöropsikolojik veya davranışsal özellikler belirlenmelidir. Bu süreçte; doğrudan gözlemleme, yapılandırılmış aile ya da öğretmen görüşmeleri, davranış değerlendirme ölçekleri, bilişsel profiller ve WİSC4 zekâ ölçeği her biri değerli bilgiler sunar. Özellikle çalışma belleği ve işlemleme hızı gibi dikkat içeren bilişsel işlevleri ölçmesi açısından zekâ testlerinin kullanımı önemlidir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu tanısının konulabilmesi için, belirtilerin 7 yaşından önce başlamış olması, birden fazla ortamda görülüyor olması, süreklilik göstermesi ve kişinin günlük yaşamını olumsuz yönde etkileyecek boyutta olması gerekmektedir

    DEHB’NİN ALT TİPLERİ;

    1. KARIŞIK TİP

    2. DİKKAT BOZUKLUĞUNUN ÖNDE OLDUĞU TİP

    3. HİPERAKTİVİTENİN ÖNDE OLDUĞU TİP

    DİKKAT EKSİKLİĞİ TANI KRİTERLERİ:

    • Detaylara dikkat etmez, sürekli hata yapar,

    • Dikkatini korumada sıkıntı yaşar,

    • Dinlemez görünür,

    • Verilen komutları izlemede güçlük çeker,

    • Organizasyon sorunu yaşar,

    • Yoğun düşünme gerektiren işlerden kaçınır ya da bu işleri yapmaktan hoşlanmaz,

    • Eşyalarını kaybeder,

    • Dikkati kolayca dağılır,

    • Günlük işlerini unutur

    HİPERAKTİVİTE VE DÜRTÜSELLİK TANI KRİTERLERİ:

    • Durduğu yerde duramaz; elleri, ayakları kıpır kıpırdır,

    • Uzun süre oturmada sıkıntı yaşar,

    • Sürekli koşar ya da bir yerlere tırmanır

    • Sessizce bir şeyle meşgul olmada sıkıntı yaşar,

    • Sürekli ve aşırı bir hareketlilik içindedir,

    • Çok konuşur,

    • Karşıdaki kişi sorusunu bitirmeden hemen cevap verir,

    • Bekleme gerektiren ya da sırayla yapılan işlerde sıkıntı yaşar,

    • Başkalarının sözünü keser

    Her bir alt tip farklı profil gösterir. Çocuğun iyi değerlendirilmesi ve ona uygun tedavi yönteminin izlenmesi önemlidir. DEHB birçok bilişsel alanla ilişkili nöropsikolojik bir sorun olduğundan, bu bozukluğun değerlendirilmesi yapılırken daha fazla dikkat ve çaba gerektirir.

    DEHB ile en sık görülen diğer bozukluklar; özel öğrenme güçlüğü (disleksi, diskalkuli, disgrafi), davranım bozukluğu ve karşıt gelme bozukluğudur. Her DEHB olan çocukta diğer tanılar da görülür gibi bir durum yoktur. Sadece bu tanılar sıklıkla DEHB ile beraber görülür. Eş tanı olarak beraber görülmesi problemi artırır. Örneğin; DEHB ve özel öğrenme güçlüğü beraber görüldüğünde genellikle okul başarısını olumsuz etkiler. Davranım bozukluğu ve DEHB beraber görüldüğünde, çocuğu kontrol etmek imkansız hale gelebilir.

    DEHB ile ilgili toplumumuzda görülen birçok eksik ve yanlış bilgi bulunmaktadır. Örneğin; erkek çocuk yaramaz olur, şımarık, huysuz, bize inat yapıyor, kudurmayı seviyor, derslere kendini vermiyor, isteksiz, kimseyi dinlemiyor, üstün zekalı ondan böyle gibi gerçek tanı ve belirtilerden çok uzak yorumlar yapılabiliyor. Bilgiler eksik ve hatalı olunca müdahale yöntemleri de genellikle sonuçsuz kalıyor hatta bazen olumsuz etki yaratıyor. Çocuğu böyle davrandığı için cezalandırmak, dışlamak, suçlamak, görmezden gelmek ya da belirtileri yüceltmek çocuklara daha çok zarar veriyor. Bu sebeple, anne-baba ve eğitimcilerin DEHB hakkında daha fazla bilgilenmesi erken tanı ve tedavi açısından hayati öneme sahip.

    DEHB TEDAVİSİ

    Tedavinin en önemli adımı anne-baba ve öğretmenlerin DEHB hakkında doğru bilgiye sahip olması ve birbirleriyle işbirliği içinde çalışabilmeleridir. Sorun ne kadar iyi anlaşılırsa o kadar iyi üstesinden gelinebilir. Birbirini suçlamak ve işlevsiz çözümler bulmak hem tedaviyi aksatır hem de çocuğa daha fazla zarar verir.

    İlaçlar; çocukta dikkat süresini ve dikkatini yönlendirebilme becerisini artırır, aşırı hareketlilik ve dürtüselliği kontrol altına alır, öğrenme ve hafızayı güçlendirir ve motor becerileri artırır.

    Tabii ki ilaçlar tek başına yeterli değildir. İlaçlarla eş zamanlı olarak dikkat geliştirmeye ve dikkatini doğru yönlendirmeye yönelik bilişsel destek çalışmaları da gerekmektedir. Ayrıca dürtüselliğe bağlı olarak zarar gören sosyal becerileri geliştirmek, akran ilişkilerini güçlendirmek, duyguları düzenleme, duyguları doğru ifade etme ve günlük aktiviteleri organize edebilme gibi becerileri desteklemek için de uzman yardımı almak DEHB tanısı almış çocuklar için önemlidir.

  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)  Nedir?

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), son derece önemli akademik, sosyal ve psikolojik sorunlara yol açabilen ve olumsuz etkileri yaşam boyu sürebilen bir hastalıktır.

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun toplumda görülme sıklığı nedir?

    Toplumda görülme sıklığı %5-7 gibi çok yüksek orandadır, çocuklukta başlayıp %60-70 oranında, yetişkinlikte de devam edebilen bir rahatsızlıktır.

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun nedenleri nelerdir?

    DEHB, anne-babaların veya öğretmenlerin tutum hatalarından kaynaklanmaz.
    DEHB genetik nedenli, nörobiyolojik bir hastalıktır.

    İzlem çalışmaları ortaya koymuştur ki;

    • DEHB olanların olmayanlara göre okulu bırakma oranı (% 32-40),

    • Üniversiteyi tamamlama oranı (% 5-10),

    • Çok az ya da hiç arkadaşa sahip olmama oranı (% 50-70),

    • İş yaşamlarında düşük performans oranı (%70-80),

    • Antisosyal aktivitelerle ilgilenme oranı (%40-50),

    • Sigara ve madde kullanma oranı çok daha yüksektir,

    • Ayrıca, DEHB ile büyüyen çocukların, ergenlikte hamile kalma ve cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma oranı (),

    • Yetişkinlik döneminde depresyon oranı (%20-30),

    • Kişilik bozukluğu gösterme oranı (yüzde 18-25),

    • Çeşitli şekillerde hayatlarını yanlış yönlendirme ve yaşamlarını tehlikeye atma durumları çok daha yüksek orandadır.

    Tüm bu yaşanan ciddi sonuçlara rağmen, çalışmalar gösteriyor ki; DEHB’i olan kişilerin yarısından azı, tedavi olmaktadır.

    DSM 5’e göre Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun belirtileri nelerdir?

    *DSM–5 (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders): Amerikan Psikiyatri Birliği tarafından yayınlanan ve zihinsel hastalıklara tanı koymak için ölçütleri belirleyen Mental Bozuklukların Tanısal ve İstatistiksel El Kitabı.

    Dikkat eksikliği olan kişi:

    • Detaylara dikkat etmez, sürekli hata yapar,

    • Dikkatini korumada sıkıntı yaşar,

    • Dinlemez görünür,

    • Verilen komutları izlemede güçlük çeker,

    • Organizasyon sorunu yaşar,

    • Yoğun düşünme gerektiren işlerden kaçınır ya da bu işleri yapmaktan hoşlanmaz,

    • Eşyalarını kaybeder,

    • Dikkati kolayca dağılır,

    • Günlük işlerini unutur.

    Hiparaktivite-dürtüsellik sorunu yaşayan kişilerin davranış biçimleri nasıldır?

    • Durduğu yerde duramaz; elleri, ayakları kıpır kıpırdır,

    • Uzun süre aynı yerde oturmada sıkıntı yaşar,

    • Çocukken koşar ya da tırmanır, yetişkinken yerinde duramaz,

    • Sessizce bir şeyle meşgul olmada sıkıntı yaşar,

    • Motor takılmış gibi veya düz duvara tırmanırcasına hareketlidir,

    • Çok konuşur,

    • Karşıdaki kişi sorusunu bitirmeden cevabı yapıştırır,

    • Bekleme gerektiren ya da sırayla yapılan işlerde sıkıntı yaşar,

    • Başkalarının sözünü keser,

    DEHB teşhisi konulabilmesi için yukarıda sıralanan belirtilerin çocuklarda 6 ya da fazlası, 17 yaş sonrası için en az 5 belirti olmalıdır. Ayrıca belirtilerin arada bir ortaya çıkması tanı için yeterli değildir.  Belirtiler birçok ortamda ve çok sayıda kendini göstermiş olmalıdır.

    Yaşa göre Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu’nun belirtileri değişir mi?

    Bireyin hayatının farklı dönemlerinde (çocukluk, ergenlik, yetişkinlik) DEHB’nin belirtileri değişebilir. Bu zaman zarfında yıllar içinde belirtiler birbiriyle yer değiştirebilir ve geçişler yaşanabilir. Dolayısıyla da aynı kişinin hayatının faklı zamanlarında DEHB’nin o anda ve o kesitte kendini gösterme şekli değişkenlik gösterebilir. Hayatının bir döneminde hiperaktivite-dürtüsellik baskınken diğer bir döneminde ise dikkat eksikliği daha ön planda olabilir. 

  • Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir ?

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir ?

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, iki ana özelliği “Dikkatsizlik ve Hiperaktivite” ve dürtüsellik” olan nörolojik bir bozukluktur.

    DEHB’nin temel özelliği, benzer gelişim düzeyindeki çocuklara oranla dikkati verme ve sürdürme güçlüğü, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik olarak tanımlanır.

    DEHB çocuk ve ergen ruh sağlığı ve hastalıkları bölümlerine yapılan başvuruların en sık nedenlerinden biridir.

    Bazen bebeklikte başlayan (çok ağlayan, zor yatıştan, zor beslenen, aşırı hareketli, sürekli yeni uyaranlar peşinden koşan bebekler) ve okul öncesi dönemde fark edilen yetişkinlikte de değişik bulgularla giden kronik bir bozukluktur. Tedavi edilmediğinde ruhsal, sosyal ve akademik sorunlara neden olur.

    DEHB’li çocukların dikkatlerini yöneltecekleri şey kendi kontrolleri altında değildir. Bu çocukların çoğunda yürütme işlevinde sorunlar görülür. Bunlar arasında ileri dönük plan yapamama, içeriden gelen olumsuz tepkileri bastıramama, çalışan belekte bilgileri tutamamadır. 

    Bunun doğurduğu sonuçlardan biri DEHB’li çocukların bir dakikaya kadar olan süreleri tahmin etmede çok başarısız olmalarıdır, bunun dışında, sonradan gelecek daha büyük ödülü, şimdi gelecek küçük ödül uğruna feda etmeleridir. Bu yüzden yapacakları şeye karar verirken diğer çocukları oranla gelecekteki ödüllere daha az değer verirler.
    DEHB’nin temel özelliği, benzer gelişim düzeyindeki çocuklara oranla dikkati verme ve sürdürme güçlüğü, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik olarak tanımlanmaktadır.

    Bu tip davranışlar tüm çocuklarda bulunmasına rağmen, DEHB olanlarda kronik ve çok belirgindir. Ve hayatlarının tüm koşullarında kendilerini gösterirler. (örneğin evde ve okulda ).
    DEHB’nin neden olduğu akademik zorluklara rağmen, bu bozukluk ve zeka arasında bir ilişki yoktur. Normalin Üstü, Normalin Altı ya da Normal zekaya sahip her çocuk DEHB’i yaşayabilir.

    Dünyadaki çocuk nüfusunun % 5 ila % 8’inde DEHB bulunduğu bilinmektedir.

    Erkeklerin kızlardan daha fazla etkilendiği uzun süredir düşünülmüştür, ancak en yeni çalışmalar cinsiyete özgü olmadığını ortaya çıkarmıştır.

    Bu bozukluk genellikle 7 yaş civarında tespit edilir, ancak ondan sıkıntı çeken çocuklar sıklıkla bebeklikten ve 2 yaşından itibaren zor davranışlara sahiptir. Belirtilerin birçoğu da, DEHB yetişkinlikte devam eder, ancak belirtiler ergenlik döneminde azalabilir. DEHB hakkında bilgi, araştırmalar ve tedavi seçenekleri son yıllarda çok yol kastetmiş ve bakımı çok gelişmiştir.

    DEHB olan çocukların yaklaşık yarısının da öğrenme güçlüğü, kaygı, karşıt gelme veya davranışsal sorunlar gibi başka sorunları vardır. Bu sorunlar genellikle sosyalleşme zorluklarına ve düşük benlik saygısına yol açar. Bu nedenle, çocukların psikiyatrist ve psikolog tarafından profesyonel bir değerlendirmeden geçmesi gerekir.

    DEHB belirtileri, bazı disiplin veya çaba gerektiren durumlarda artma eğilimindedir ve çocuğun oyun oynadığı zamanlarda azalır, yeni bir durum yaşar veya iyi bir davranış için övgüye değerdir.

    DEHB’nin belirtileri nelerdir ?

    Dikkatsizlik belirtileri nelerdir ?

    Dikkat Eksikliği : Dikkat süresinin ve yoğunluğunun bireyin yaşına göre olması gerekenden az olmasıdır.

    • Ayrıntılara karşı dikkat eksikliği gösterir.
    • Okul ve diğer ödevlerinde birçok hatalar yapar.
    • Çalışmaları plansız, düzensiz ve karmakarışıktır.
    • Oyun vb. etkinliklerde dikkatlerini uzun süre toplayamaz.
    • Başladıkları işleri tamamlamakta zorlanır.
    • Sanki akılları başka yerdedir.
    • Söylenenleri dinlemiyor duymuyor görünümü verir.
    • Talimatlara uymaz ve okulu veya ev ödevlerini tamamlayamaz.
    • Faaliyetlerini veya işlerini organize etmekte zorlanır.
    • Sürekli zihinsel çaba gerektiren (okul çalışması ya da ev ödevi gibi) görevleri önler, beğenmez ya da isteksizce yapar.
    • Faaliyetleri için gerekli nesneleri (örneğin oyuncaklar, ev ödevi kitapları, kalemleri) kaybeder.
    • Etkinliklerde yer almaya karşı isteksizdir.
    • Ödevlerini yaparken uzun süre sandalyede oturamaz.
    • Anne-babalarının zoruyla bir süre derslerinin başında oturabilir ama kalem, silgi ve kalemtıraş gibi nesnelerle oynar.
    • Düşük düzey dış uyarıcılar tarafından kolayca dikkati dağılır.

    Hiperaktivite veya dürtüsellik belirtileri nelerdir?

    Hiperaktivite: Bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayacak biçimde hareketli olmasıdır.

    Dürtüsellik: Bireyin kendini kontrol etmesinde yaşadığı güçlüklerdir.

    • Yerinde rahat duramaz.
    • Oturduğu yerde bile kıpırdanıp durur.
    • Gerektiği zamanlarda yerinde oturamaz.
    • Uygunsuz ortamlarda koşuşturur.
    • Eşyalara, bir yerlere tırmanır.
    • “Motor takılmış gibi” sürekli hareket halindedir.
    • Hareketlik bir amaca yönelik değildir.
    • Uyarıları dinlemez.
    • Durmak yorulmak bilmeden birbiri ardına hareket eder.
    • Sınıfta sık ayağa kalkar ve gezinir.
    • Sağa sola sataşır.
    • Arkadaşlarına laf yetiştirir.
    • Koltukların üzerinden atlar.
    • Dolaplara tırmanır.
    • Tehlikeli ve kaza yaratan durumlara girer.
    • Çok hareketli oldukları için tehlikeyi hemen kavrayamaz.
    • Çok konuşur.
    • Sessiz etkinlikler sırasında gürültü yapar.
    • Çoğu zaman sorulan soru tamamlanmadan cevaplar.
    • Çoğu zaman başkasının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer.
    • Sırasını beklemekte zorlanır.
    • Diğer çocukları da rahatsız eder.
    • Hareketlerini ve sözlerini stresli anlarda kontrol etmekte güçlük çeker, bu da onun sözleri veya eylemlerinde kibirli ve bazen saldırgan kılar.
    • Belirli talimat ve kuralların getirdiği hüsranı tolere edemez.
    • Ruh hali çabuk değişir.

    DEHB’nin Nedenleri Nelerdir ?

    Bu karmaşık nörolojik bozukluğun tek bir nedeni yoktur. DEHB yatkınlığı genetiktir ve kalıtım oranı %70-80 civarındadır, muhtemelen beyindeki belirli kimyasallarla ilgilidir, karşılanmamış duygusal ihtiyaçlardan veya psikososyal sorunlardan kaynaklanmaz.

    Kalıtsal bir bozukluk olsa da, riski artırabilecek bazı faktörler vardır, örneğin: fetüsün belirli toksik maddelere (alkol, tütün veya ilaç) maruziyeti, bakteriyel menenjit, kafa travması, prematüre doğum, bebeğe oksijen eksikliğine neden olabilecek herhangi bir doğum problemleridir.

    Ne zaman bir uzmana başvurulmalı?

    Yukarıda belirtiler çocuğunuzla uyum gösteriyor ve en az 6 aydır devam ediyorsa, haftada birkaç kez krizler şeklinde hem okulda hem de evde yaşanıyorsa bir psikiyatrist ya da uzman psikoloğa danışmak gereklidir.
    Teşhisi yapan uzman psikolog, psikiyatrist çocuğu ve çevresini kapsamlı bir şekilde değerlendirir. 

    Bir çocuğun DEHB’si olup olmadığını belirlemek için de, sağlık uzmanı ayrıca aşağıdakiler gibi birkaç araç kullanır:

    • Ruhsal Bozuklukların Tanısal El Kitabı DSM-5 (ana araç) tarafından tanımlanan davranış kriterleri,

    • Çocuğun değerlendirilmesi

    • Psikolojik testler,

    • Nöropsikolojik testler;

    • Ebeveynler ve öğretmenler tarafından doldurulmuş bazı davranışsal ölçekler .

    Nasıl tedavi edilir?

    Müdahalenin amacı, bu bozukluğun çocuk üzerindeki etkilerini, yani akademik sıkıntılarını, dikkatini bir konu üzerinde yoğunlaştıramamasını, algılama bozukluğu ve sakarlığını, sürekli azarlanmasından, eleştirilmesinden, uyarılmasından kaynaklanan düşük benlik saygısına yöneliktir. Bir DEHB iyi tedavi edildiğinde genellikle iyi sonuçlar alınır.

    DEHB tanısı konduğunda, çocuk tartışma ve kararların bir parçası olmalıdır. DEHB tedavisi bireyselleştirilmiştir ve çeşitli uzmanların, ailenin ve okul ortamının işbirliğini gerektirir.
    DEHB çocuğun hayatının birçok alanını etkilediği için (kendine olan saygısını, okul sonuçlarını, aile ilişkilerini) çok yönlü tedavi gerektirir. Bu nedenle, tıbbi tedavi her zaman psikososyal müdahale ile birleştirilir (örn. Sosyal beceri yardımı programı, davranışsal psikoterapi, aile terapisi, eğitim desteği veya spor veya toplum faaliyetlerine katılım). Okullarda, iş organizasyonunu uygun bir çerçeve ile teşvik eden müdahaleler tavsiye edilir.

    İlaç Tedavisi (Sadece Çocuk ve Erken Psikiyatristleri tarafından)
    Anne-Baba Egitimi
    Bilişsel Davranışsal Terapiler
    ATTENTIONER Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Programı
     Home Based Reinforcement Programı
     Parent traning in contingency management Programı
    Gıda kısıtlamaları (örneğin, gıda katkı maddelerinden veya konsantre şekerlerden kaçınmak) veya besin takviyeleri (vitaminler, mineraller) olsun, konsantrasyon üzerinde olumlu bir etkiye sahip olabilecek yüksek omega-3 diyetidir. (Bunların etkililiğini kanıtlayacak bilimsel bir kanıt yoktur.)

    Aile ne yapabilir ? 

     Aile uzman kişilere danıştıktan sonra tüm tedavi sürecine dahil olmalıdır. Aile dahil olmadan tedavi programının faydası yok denecek kadar azdır.

     Çocuğun güçlü yanlarını vurgulayın ve tedavinin kendisinin daha iyi kontrol edilmesi ve okulda daha iyi sonuçlara ulaşması için ona yeni araçlar sağlayacağını açıklayın.

    Çocuğa, DEHB’nin zeka ile ilgisi olmayan bir nörolojik bozukluk olduğunu söyleyin.

     Sevgi gösterin , Empati kurun, etkili iletişim yollarını kullanın, başarı duygusunu yaşamasına yardım edin, Sorumluluk ve yardımseverliğin gelişimini sağlayın ve bu davranışlarını övün, problem çözme ve karar verebilme becerilerini geliştirin .

    Disiplin yöntemlerini kullanın.

    Çocuğunuza her seferinde bir görev verin ve ona başka bir tane vermeden önce iyi yaptığından emin olun. Gerekirse, talimatları anlaşılması ve yapılması kolay adımlara ayırın.

    Onu çalkantılı, fazla hareketli bir grupta bırakmak ya da huzursuz ya da sabırsız bir kişinin gözetimine bırakmaktan mümkün olduğunca kaçının.

     Ev ödevi ve dikkat gerektiren diğer görevleri yapmak için sessiz bir yer bulun.

    Odaklanmaya yardımcı olmak için ortamınızdaki televizyon, video oyunları, tablet ve bilgisayar gibi uyaran ve dikkat dağıtıcı kaynakları azaltın. Sessiz aktiviteleri teşvik edin.

     Eğer uyumakta güçlük çekiyorsa, onu gün boyunca fiziksel olarak egzersiz yapmaya ve yatmadan önce sessiz hareketler yapmaya teşvik edin. Yatmadan önce rahatlatıcı bir atmosfer yaratın (ışığı azaltın, yumuşak müzikle açın vb.).

    Her zaman ona göz kulak olun: Tehlike kavramı, algısı olmadığı için Hiperaktif bir çocuk, oynarken diğerlerine göre daha fazla zarar görür.

     Fiziksel ceza ve kuvvet kullanmayın.

     “Ajitasyon – ceza – denetim” döngüsüne girmekten kaçının. Cezalar yerine detaylı açıklamalar yapın.

     Hataları göstermekten kaçının: motivasyon ve teşvik, daha iyi sonuçlara yol açar. İyi davrandığında tebrik ederek ve teşekkür ederek benlik saygısını geliştirin.

     Sabrınızı kaybetmeden önce sınırlarınızı tanıyın, çocuğa anlatın ve gerektiğinde yardım isteyin. Net ve açık komutlar (yerinde sessizce otur vb.)

    Tek seferde tek görev verin ve bitince takdir edin. Bir zor bir kolay görevler vermeye çalışın. 

     Dışarıya çıkmadan önce çocukla konuşun: Örnek; ’markete gideceğiz, sadece benim sana söylediklerimi arabaya koyacaksın. Eğer böyle yaparsan sana istediğin krakeri alacağım, eğer yapmazsan almayacağım .Anladın mı?’’

    Sonuç olarak; DEHB’li çocuklar ne yapmaları ya da yapmamaları gerektiğini bilirler ama o bildikleri şeyi uygulayamazlar. Bir kuralı biliyorlardır, sorarsanız uygun bir biçimde açıklayabilirler ama düşünmeden hareket ettikleri için o kuralı yine bozabilirler. Bu durum gerek anne baba gerekse öğretmeni daha çok öfkelendirir. Bu davranışlar bilerek yapılan, ya da kurallar önemsenmediği için yapılan davranışlar olarak nitelendirilirler. Bu nedenle de daha acımasız yöntemlerle ele alınırlar.
    DEHB’nin belirtileri zaman içinde değişebilir. Bilimsel literatürde yapılan bir tahmine göre, önceden DEHB teşhisi konmuş erkek çocuklar 18 yaşına geldiklerinde, DEHB belirtilerinin ortalama olarak yüzde 60’i ortadan kalkmış olur. DEHB olanların yaklaşık %40’ında Belirtilerin sürmesi gözlenir. Belirtiler çeşitli sosyal ve duygusal güçlüklerle erişkin dönemde de sürer. DEHB olan çocukların %30 Gelişimsel bozulma gözlenir. DEHB bulguların yanı sıra alkolizm, madde kullanımı ve anti sosyal kişilik bozukluğu gibi psikopatolojilerin eklendiği gruptur. Artmış aktivite genellikle ilk kaybolan belirti iken çelinebilir dikkat son kaybolan belirtidir.

  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), son derece önemli akademik, sosyal ve psikiyatrik sorunlara yol açabilen ve olumsuz etkileri yaşam boyu sürebilen bir hastalıktır. DEHB, anne-babaların veya öğretmenlerin tutum hatalarından kaynaklanmaz. DEHB genetik nedenli, nörobiyolojik bir hastalıktır. Kız çocuklarına oranla, erkekler çocuklarda daha sık rastlanmaktadır. Evde ve okulda dikkatlerini yoğunlaştırmakta zorluk çekerler, çünkü onlar önemli-önemsiz duyumları ayırt etmekte zorlanırlar. Sınıfta hem öğretmeni duyarlar, hem caddedeki arabayı, hem de yandaki sandalyenin gıcırtısını… Aynı şekilde, hem ders anlatan öğretmeni görür, hem tahtadaki resimleri, hem de yanındaki arkadaşının kazağındaki çizgileri… Odaklanmakta o denli zorlanırlar ki, büsbütün vazgeçerler. Sadece ilgilerini çokça çeken heyecanlı bir film ya da bilgisayar oyununa konsantre olabilirler ve aileler bu nedenle ‘isterse yapar’ düşüncesine kapılır. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun olduğunun söylenebilmesi için, çocukta bahsedilen belirtilerin 7 yaşından önce görülmesi ve bu belirtilerin diğer insanlardan çok daha şiddetli görülmesi gereklidir. Yani her hareketli çocuk ya da her dikkat dağınıklığı olan çocuk DEHB olarak tanımlanamaz.   DEHB tanısı konabilmesi için bazı dikkatsizlik semptomları çocuklarda gözlemlenmelidir. Bu belirtilerin hem ev hem de okul ortamında gözlemlenmesi gerekir.

    Bu belirtiler;

    Çocuğun dikkati dış etkenlerden kolaylıkla dağılır.
    Çocuk çoğunlukla unutkandır.
    Dikkatini ayrıntılara veremez, yaptığı aktivitelerde okula gidiyorsa ödevlerinde dikkatsizlikten kaynaklı hatalar yapar.
    Eşyalarını kaybeder.
    Çocuk mental yani zihinsel aktivite gereken görevlerden kaçmak ister.
    Çocuk yönergeleri izleyemez, ödevlerini, aktivitelerini, üzerine düşen ufak tefek görevleri tamamlayamaz.
    Plan yapmakta sorun yaşar.Kısaca kişinin sosyal yaşantısını olumsuz etkilemektedir.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB)’ nun türleri

    DSM-IV’ TR’ nin yaptığı sınıflamaya göre, Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB) DEHB’ nun üç alt tipi bulunmaktadır.

    1. Dikkat eksikliğinin ön planda olduğu tip,

    2. Hiperaktivite-impulsivitenin ön planda olduğu tip,

    3. Hem hiperaktivitenın hem de dikkat eksikliğinin bir arada bulunduğu tip.

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB)’nu tam anlamıyla ;değerlendirebilmek için beyin gelişimini anlamak gerekir. Bu gelişimdeki Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB) için önemli olabilecek en fazla çeken şey unsur, yaşla beraber beyindeki dopamin konsantrasyonun azalmasına paralel olarak inhibitör etkinin artmasıdır. Çocuk tedavi olmasada hiperaktivite zaman içeriside azalır. Ancak dikkat eksikliği yönündeki belirtilerde herhangi bir gerileme olmaz. DEHB üç temel belirti kümesinden oluşur:

    Dikkat Eksikliği:

    – Belirli bir işe ya da oyuna dikkat vermekte zorlanma

    – Dikkatin kolayca dağılması

    – Dikkatsizlikten kaynaklanan hatalar yapma

    – Başlanan işin yarım bırakılması

    – Kendisiyle konuşulurken, dinlemiyormuş gibi görünme

    – Görev ve etkinlikleri düzenlemekte zorlanma

    – Ev ödevi, ders içi etkinlikleri gibi yoğun zihinsel çaba gerektiren işleri yapmaktan kaçınma

    – Etkinlikler için gereken eşyaları kaybetme

    – Günlük etkinliklerde unutkanlık

    Aşırı Hareketlilik:

    – Oturduğu yerde kıpırdanma, ellerin ayakların oynatılması

    – Belirli bir süre bir yerde oturamama, sürekli hareket etme

    – Gereksiz yere sağa sola koşturma, eşyalara tırmanma

    – Sakin bir biçimde oyun oynayamama ya da başka bir işle uğraşma

    – Çok konuşma

    Impulsivite/Dürtüsellik:

    –Sorulan soru tamamlanmadan yanıt verme

    – Sırasını beklemekte güçlük çekme

    – Başkalarının sözünü kesme ya da oyunlarında araya girme

    – Sonucunu düşünmeden koşma, itme, çekme

     Tedavi yöntemleri;

    İlaç tedavisi

    DEHB sıklıkla, DEHB’li kişilerin beyinlerinin kontrol işlevinin harekete geçirilmesi için uyarıcı ilaçlarla tedavi edilir. Bazı kişilerin tedavilerinde ise uyarıcı olmayan ilaçlar tercih edilebilir. Uyarıcı olmayan ilaçlar, uyarıcı ilaçların %70-80 etkisine sahiptirler, yan etkileri daha azdır ve  bir tedavi seçeneğidirler. Hiperaktivite ve dürtüselliği azalttığı ve odaklanma, çalışma ve öğrenme becerilerini arttırdığı için DEHB için kullanılan ilaçlar bazı kişilerde faydalı olup, fiziksel koordinasyonlarında da gelişim gözlemlenir. Ancak hepimiz farklıyız. Birçok ilaçta olduğu gibi, herkesin aynı ilaç tedavisine vereceği cevap da farklı olur. Kişiden kişiye farklılıklar nedeniyle en doğru ilacı ve en doğru dozajı bulmak için genel bir formül maalesef yok. Tolere edilebilen yan etkilerle birlikte uygun olan en iyi dozaj, o kişiye en iyi etki eden dozajdır.

    1960’larda Dr. GuyBérard tarafından geliştirilen yöntem, kulaklık vasıtasıyla gelen seslerin ayrıştırılarak algı sistemini uyarmasına dayanır. Özel olarak seçilmiş, frekanslarla ve filtrelerle değiştirilmiş müzikler, özel bir kulaklık vasıtasıyla eğitimi alan kişiye ulaştırır. Uygulama sonrası algının artması, işitmenin dinlemeye dönüşmesi; sonuç olarak öğrenilenlerin davranışa dönüşmesi sağlanır.

    Play attention:

    1996’dan beri Amerika’da okullarda, evlerde, öğrenme merkezlerinde, hastanelerde ve psikolojik danışmanlık ofislerinde, uzman eğitmenler tarafından uygulanan yöntem, sınıfta yada günlük hayattaki gerekli becerileri geliştirir. Yöntemde odaklanmayı gösteren beyin dalgalarını okuyan bir kol cihazı kullanılır, çocuk beyin dalgaları ile bilgisayardaki oyunları kumanda eder. Bu oyunlar, kullanıcının gerçek zamanda dikkatini görmesini sağlar, odaklanma süresini geliştirir. Ayrıca dikkat dağıtıcıları önemsememeyi, hafızayı geliştirmeyi, yapması gereken görevleri bitirmeyi ve organize olmayı da öğretir.

    Neurofeedback (NF)

    Neurobiofeedback, nöroterapi ya da sinir geri bildirim tedavisi diye de bilinen yöntem, beyin dalgalarını istenilen şekilde değiştirmeye ya da şekillendirmeye yarayan mental egzersiz yöntemidir. Uygulama yapılacak kişinin kulağına, parmağına elektrotlar takılır. Böylece beyin aktiviteleri bir bilgisayara aktarılıp görünür hale getirilir. Yapılan inceleme sonrasında beynin hangi bölgesi ile çalışılacağı, hangi bölgelerin taranacağı, hangi bölgelere tedavi uygulanacağı tespit edilir. Bu tespit sonrasında kişiye özel olarak hazırlanmış grafikler ve eğlenceli aktivitelerle kişi düzensiz olan vücut aktivitelerini düzeltmeye çalışır. Aynı kaslar çalıştırarak vücut kuvvetlendirilir, beynin bozuk olan frekansları için beynesürekli egzersiz yaptırılır. Amaç düzelmeyi kalıcı hale getirmektir.

    DEHB Koçluğu

    Kimi zaman koçluk, ilaç tedavisine ek olarak kullanılır; kimi zamansa ilaç tedavisine başlamadan önce alternatif olarak denenebilir. DEHB koçu tüm uygulanan yöntemler arasındaki koordinasyonu sağlayabildiği gibi, kişiye ihtiyaç duyduğu konularda kendi ayakları üzerinde durabilmesi için gereken desteği verir. Kişinin potansiyelini doğru kullanmasında, yöntem ve yapı oluşturmasında, yaşadığı zorlukların üstesinden gelmesinde kendi gücünün ve becerilerinin farkına varması için yardımcı olur. 

    DEHB’liler kendi koydukları hedefleri gerçekleştirmek için ihtiyaçları olan her şeye sahiptirler; ilaç kullanımından koçluk desteğine, iyi beslenmeye kadar kendileri için uygun olan destek yöntemlerini belirlemeleri gereklidir.

    Sizin için en doğru kararı verebilmek adına gerçekten bilgilenmeyi ve araştırma yapmayı ihmal etmeyin.

  • Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB)

    Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu(DEHB)

    DEHB, günlük hayatın birden çok görevi üstünde, özellikle organizasyon, planlama ve sürekli odaklanma gerektiren karmaşık görevlerin yapılmasını zorlaştıran bir rahatsızlıktır. DEHB belirtileri ve belirtileri tipik olarak yedi yaşından önce ortaya çıkar. Bununla birlikte, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu ile normal “çocuk davranışı” arasında bir ayrıma gitmek zor olabilir. Bunu belirlemek için çeşitli ölçüm araçları kullanmak gerekir. DEHB olan çocuklar genellikle tembel,haylaz gibi düşünülebilir ya da potansiyelinden daha az akademik başarı gösterebilirler. DEHB’nin yetenekle hiçbir ilgisi olmadığını da unutmayın. DEHB olan birçok çocuk entelektüel ya da sanatsal açıdan yeteneklidir. Fakat odaklanma problemi olduğu için bu yeteneklerini açığa çıkartamazlar. Çocuğunuzun dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik semptomlarının DEHB’den kaynaklanıp kaynaklanmadığına bakılmaksızın, tedavi edilmesi gerekir,aksi takdirde birçok soruna neden olabilir. Doğru destek ile çocuğunuz hayatın her alanında başarı elde edebilmektedir. Lise öğrencileri üzerinde tarafımızdan yapılan bir araştırmada DEHB’nin şiddeti arttıkça sayısal yeteneğin DEHB olmayan çocuklara göre daha düşük olduğu bulunmuştur. Aynı zamanda yapılan bir araştırmaya göre de özellikle matematiksel başarı söz konusu olduğunda, problem çözme ve hesaplama becerilerinin DEHB belirtileri göstermeyen akranlarınınkinden daha düşük olduğu sonucuna varılmıştır (Lucangeli & Cabrele, 2006; Zentall, Smith, Lee & Wieczorek, 1994).

    Aşağıdaki kriterleri siz veya çocuğunuz karşılıyorsanız mutlaka bir uzmana danışınız.

    TANI KRİTERLERİ (Dsm-5’e göre)
    A. Aşağıdakilerden (1) ya da (2) vardır: 
    (1) Aşağıdaki dikkatsizlik semptomlarından altısı (ya da daha fazlası) en az 6 ay süreyle uyumsuzluk doğurucu ve gelişim düzeyiyle uyumsuz bir derecede sürmüştür: 

    Dikkatsizlik

    a. Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yapar. 
    b. Çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı oyunlarda dikkati dağılır. 
    c. Doğrudan kendisiyle konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür. 
    d. Çoğu zaman yönergeleri izleyemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da iş yerindeki görevlerini tamamlayamaz (karşıt olma bozukluğuna ya da yönergeleri anlayamamaya bağlı değildir). 
    e. Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemede zorluk çeker. 
    f. Çoğu zaman sürekli zihinsel çaba gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almada isteksizdir. 
    g. Çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder (örneğin; oyuncaklar, okul ödevleri, kalemler,kitaplar ya da araç gereçler). 
    h. Çoğu zaman dikkati dış uyaranlarla kolaylıkla dağılır. 
    i. Günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır. 
    (2) Aşağıdaki hiperaktivite-dürtüsellik semptomlarından altısı (ya da daha fazlası) en az altı 6 süreyle uyumsuzluk doğurucu ve gelişim düzeyine aykırı bir derecede sürmüştür: 

    Hiperaktivite

    a. Çoğu zaman elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur. 
    b. Çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar. 
    c. Çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır (ergenlerde ya da erişkinlerde öznel huzursuzluk duyguları ile sınırlı olabilir). 
    d. Çoğu zaman sakin bir biçimde boş zamanları geçirme etkinliklerine katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır. 
    e. Çoğu zaman hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır. 
    f. Çoğu zaman çok konuşur. 

    Dürtüsellik

    g. Çoğu zaman sorulan soru tamamlanmadan önce cevabı yapıştırır. 
    h. Çoğu zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır. 
    i. Çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer (örneğin; başkalarının oyunlarına ya da konuşmalarına burnunu sokar). 

    B. Bozulmaya yol açmış olan bazı hiperaktif-dürtüsel semptomlar ya da dikkatsizlik semptomları 12 yaşından önce de vardır. 
    C. İki ya da daha fazla ortamda semptomlardan kaynaklanan bir bozulma vardır [örneğin; okulda (ya da işte) ve evde]. 
    D. Toplumsal, okul ya da mesleki işlevsellikte klinik açıdan belirgin bir bozulma olduğunun açık kanıtları bulunmalıdır. 
    E. Bu semptomlar sadece bir yaygın gelişimsel bozukluk, şizofreni ya da diğer bir psikotik bozukluğun gidişi sırasında ortaya çıkmamaktadır ve başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz (örneğin; duygudurum bozukluğu, anksiyete bozukluğu, dissosiyatif bozukluk ya da kişilik bozukluğu).

  • Çocuklarda en sık görülen psikiyatrik durum: dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu (dehb)

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), çocuklarda en sık görülen psikiyatrik durumlardan biridir. Etiyoloji, klinik, tedavi ve seyir hakkındaki bilimsel bilgilerin araştırmalarla artması, DEHB’nin klinikte izlemini yıllar içinde değişmiştir. DEHB’nin son yıllarda yaşam boyu bir durum olarak kabul edilmesine ve değerlendirme, tedavi ve idame için uluslararası protokoller olmasına rağmen hala birçok genç, yetişkin hayata tanı konmamış DEHB ile başlamaktadır. Bu da çocukluk çağında tanının gözden kaçırıldığı ya da yanlış tanı konulduğunu göstermektedir. Aynı zamanda bu gençlerin, yaşadıkları belirtiler ve ilişkili sorunları için en uygun tedaviyi almadıkları anlamına da gelmektedir. Birçoğu sahip oldukları potansiyele ulaşamamakta, bazıları da bu yüzden belirsiz bir geleceğe doğru ilerlemektedir. İyi haber, DEHB için geliştirilmiş olan müdahalelerin tedavi etkinliklerinin geniş olması ve DEHB’ye her yaşta müdahale edilebilmesidir. Ancak DEHB’si olan çocukların psikolojik olarak sağlıklı ve yaşam kalitesi yüksek, kendine güvenli bireyler olarak yetişkinliğe erişmelerini istiyorsak, mümkün olduğunca erken teşhis ve müdahale edilmelidir.

    Bazı bireylerde yaşla birlikte belirtiler azalır (en sık hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileri), bazı bireylerde ise belirtiler ısrarcıdır ve yetişkin dönemde belirtilere bağlı bozulmalar görülür. DEHB’nin görülme sıklığı çocuklarda %5, yetişkinlerde %2.5 olarak saptanmıştır. Çocukluk çağında kızlara oranla 4 kat daha fazla erkek DEHB tanısı alırken, yetişkinlikte kadınların tanı alma oranları erkeklerle hemen hemen aynıdır. Bu durum, erkek çocuklarının kızlara oranla daha fazla hiperaktivite göstermesi ve böylece fark edilme ve değerlendirmeye yönlendirilme olasılıklarının daha yüksek olmasından kaynaklanıyor olabilir.

    Çocuklarda okul öncesi dönemde var olan ancak bir şekilde idare edilen bazı sorunlar bu dönemde gün yüzüne çıkabiliyor. Bunlardan birincisi öğrenmeyle ilişkili problemler; özellikle dikkat, derse adaptasyon, konsantrasyon ve öğrenme ile ilgili sorunlar çocukların akademik başarısını olumsuz yönde etkileyebilir. Sınıf içerisinde oturmakta, sınıf kurallarına uyumda sorun yaşama ile kendini gösteren hiperaktivite ve dürtüsel davranışlar ise davranış bozukluğu ile kendini gösterebilir. Bu tarz davranış ve sorunlar sadece çocuğun akademik yönden olumsuz etkilenmesine yol açmaz, bunun yanında arkadaşları tarafından dışlanmasına ve etiketlenmesine ve bu etki yoluyla özgüven sorunları ve depresyona neden olabilir.

    Bu çocuklarda görülen belirtiler; dikkat eksikliği, derse odaklanma ve dikkatin sürdürülmesinde problem, unutkanlık, eşya kaybetme, dış uyaranlarla (gürültü, kalabalık gibi) dikkatin çabuk dağılması, kendisiyle konuşulurken dinlemiyormuş gibi görünme, dikkatsiz hatalar yapma, ders sırasında konuşma, sınıfta oturmakta güçlük çekme, sürekli yerinden kalkma isteği, sonucunu düşünmeden yapılan hareketler, sabırsızlık ve lafa dalma olarak sıralanabilir.
    DEHB tanısı alan bir çocukta bu belirtilerin hepsinin bir arada bulunmayabileceğini, “Bu hastalık için alt tipler tanımlanmıştır. Birinci grupta ‘sadece dikkat eksikliği’ görülmektedir. Bu çocuklar sessiz ve sakin oldukları için genellikle okuldan hiç şikâyet gelmez. Ancak dalgın olduklarından okuldan akademik bir kazanç sağlayamazlar ve genellikle hiperaktif olan gruba göre daha geç tanı alırlar. İkinci grup ‘hiperaktivitesi olan ancak dikkatte bozulma görülmeyen grup’tur. Üçüncüsü ise ‘hem dikkat eksikliği hem de hiperaktivitenin bir arada görüldüğü mixt tip çocukların oluşturduğu gruptur. Tanı için, DEHB ile ilişkili davranış ve zorlukların kişinin işlevselliğini önemli ölçüde etkiliyor olması gerekir.

    Öncelikle bir çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı tarafından mutlaka çocuk ve gencin DEHB olup olmadığı belirlenmelidir. Tedavi çocuğu hayati risk taşıyabilecek kazalardan koruyabilmek, gerçek akademik performansını ortaya koyma şansını sunmak, aşırı hareketlilik ve dürtüselliğinin kontrol altına alınması, tedavi edilmediğinde oluşabilecek riskli durumlardan korumak için gereklidir.

  • Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

    Çocuklarda Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)

    Dört yaşındaki çocuklara bile Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı konabilmektedir. Ancak verilen talimatlara uymamak, dikkat süresinin kısa olması, enerjik davranışlar gibi DEHB belirtileri aynı zamanda 1-5 yaş arası çocuklarda yaşları gereği sıkça görülen davranışlardır. Bu nedenle bu yaş grubunda DEHB tanısı koymak güçtür. Genellikle çocuk kreşe ya da okula başlayana dek ebeveynler DEHB’ye işaret eden sorunları fark etmezler. Fakat kreş ya da sınıf ortamının yapısı ve rutini evde fark edilmeyen sorunları daha belirgin hale getirebilir. Ayrıca, bu ortamlarda başka çocukların da bulunması ebeveynlere ve öğretmenlere çocuğu akranlarıyla kıyaslama imkânı verir.

    Küçük Çocuklarda DEHB Belirtileri Nelerdir?

    Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu her çocukta farklı şiddetlerde farklı belirtilere neden olabilir. Ancak DEHB’li küçük çocuklarda aşağıdaki sorunlar ortak olarak görülür:

    • Yerinde oturamama

    • Öğle uykusu uyumak istememe ya da uyuyamama

    • Gece uykuya dalmakta güçlük çekme

    • Sırası gelmeden konuşma ve sürekli söz kesme

    • Yüksek sesle konuşma

    • Sürekli konuşma

    • Durmadan kıpırdanma

    DEHB, küçük çocukların kreşte ya da okullarda cezalandırılmalarına yol açacak davranışlar sergilemelerine neden olabilir. Bu duruma bağlı olarak olumsuz sonuçlar doğabilir. Öğretmenlerinin ya da akranlarının kafasında bu çocuklara dair olumsuz bir imaj yer edebilir ya da bu çocuklar kendilerini yalnız ve dışlanmış hissedebilirler.

    Ne Yapmalı?

    Bir çocuğun fazla hareketli olması ya da düşünmeden hareket etmesi her zaman DEHB olduğu anlamına gelmez. Bazı davranışlar ve tutumlar görme bozukluğu, işitme kaybı ya da öğrenme güçlüğü gibi fiziksel ya da zihinsel sorunlardan kaynaklanıyor olabilir. Ayrıca, DEHB’yi çağrıştıran birçok davranış küçük çocuklarda yaygın olarak görülmektedir ve geçicidir.

    1-5 yaş arasındaki çocuğunuzda DEHB olduğundan şüpheleniyorsanız önce bir doktorla görüşmeniz gerekmektedir. Çocuğunuzun davranışlarının fiziksel bir sorundan kaynaklanmadığına emin olduktan sonra bir çocuk doktoru ya da çocuk psikiyatristi tanı koymak için bir plan oluşturacaktır. Genellikle kesin olarak DEHB tanısı konmadan önce belirtilerin birbirini takip eden en az 6 ay boyunca tekrar etmesi gerekir. Ayrıca, söz konusu belirtiler yalnızca ev ya da okul ortamına özgü olmamalı, çocuğunuz aynı belirtileri farklı ortamlarda ve alanlarda da gösteriyor olmalıdır.

    Çocuğunuza DEHB tanısı konması durumunda çeşitli tedavi yöntemleri bulunmaktadır. Genellikle ilk tercih edilen yöntem ilaç değildir. Davranış terapisi küçük çocuklarda daha başarılı olmaktadır. Zira ebeveynler erken yaşlarda başlandığında bir yandan olumlu davranışları ve sorunlara baş etme yöntemlerini teşvik ederken diğer yandan da olumsuz davranışları ve “kötü alışkanlıkları” ortadan kaldırabilir. Davranış terapisinin asıl amacı çocuğun bir duruma ya da ortama yaklaşım şeklini değiştirmektir. Ebeveynler ve öğretmenler ise iyi davranışların takdir edildiği kötü davranışların ise göz ardı edildiği ödüllendirmeye dayalı bir sistem kullanabilirler. Bir diğer önemli nokta ise evde bir düzen ve rutin oluşturmaktır. Bu rutin çocuğunuzun ihtiyaçlarına göre genel hatlarıyla günlük bir programdan, belli işlerin belli saatlerde yapıldığı daha spesifik bir programa farklı şekillerde oluşturulabilir.

  • Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğunun tedavisinde altın kural!!!

    Tedavinin aslında en önemli bölümünü bu bozukluk hakkında aile ve çocuğu bilgilendirmek almaktadır. Birçok yerden DEHB’nun klinik belirtilerinin ne olduğu konusunda bilgi edinilmektedir. Fakat ailelerin tedavi konusunda ki kafa karışıklığı maalesef ki halen oldukça yaygındır. Bu nedenle, DEHB ile ilgili yanlış bilgileri ve önyargıları öncelikle konuşmak gerekmektedir. Bozukluğun belirtileri, seyri ve tedavisi hakkında aile ve çocuğunda anlayacağı şekilde gerekli aydınlatmalar yapılmalıdır.

    DEHB nöropsikiyatrik bir bozukluktur ve bu bozukluğun ortaya çıkardığı davranışsal sorunlar beyin kimyası ile ve yapısı ile ilgilidir. Anlaşılır düzeyde beyin çalışmalarından bahsedilmesi ve durumu beynin yapısal ve kimyasal durumunun oluşturduğu güzelce açıklanmalı, bu durumu anne-baba tutumlarının oluşturmadığı belirtilmelidir. Tabi ki de, yanlış ebeveyn tutumları belirtilerin şiddetini arttırmaktadır ve bu durumda ailenin bozukluk hakkında eğitimi çok önemlidir.

    Tedavi konusunda, çocuğun davranışlarını değiştirme eğitimi, anne ve baba eğitimi, tutumsal değişiklikler, aile terapisi, çocuğun yetersizlik alanlarına göre bireysel özellikleri göz önüne alınarak gerekli sosyal beceri ve akademik eğitimler, çocukla bireysel psikoterapi, uygunsuz, amaçsız hareketleri kontrol etmeye yönelik fiziksel aktiviteler gibi müdahaleler göz ardı edilmemelidir. Fakat, bunların hiç birisi tek başına DEHB’nun çekirdek belirtilerinin düzelmesinde etkili değildir. Çekirdek klinik belirtiler için ilaç tedavisi etkisi yadsınmayacak düzeyde fazladır.

    Stimulan ilaç tedavileri, şu an dünyada DEHB’nun tedavisinde birinci sıradadır. Bu ilaçlar ile ilgili çok uzun yıllardır, etkinlikleri ve yan etkileri konusunda ciddi bilimsel çalışmalar vardır ve halende devam etmektedir. Fakat, ilaç seçiminde ilk tercih edilecek ilaç şudur şeklinde net veriler yoktur. Bu konuda ki karar klinik değerlendirmeyi yapan uzman hekimin tecrübesine bağlıdır. Eğer klinik olarak bir stimulandan fayda sağlanmaz ise ikinci tercih yine başka bir stimulan olmalıdır. Çünkü DEHB olan bireylerin yaklaşık %25 i bir stimulana cevap vermezken diğerinden gayet olumlu sonuçlar alınabilmektedir. Ve bu stimulan ilaçların kısa sürede etkin oldukları birçok defa gösterilmiştir. Yapılan son zamanlarda ki çalışmalar özellikle uygun doz ve sürede kullanımda tedavi edici etkilerini de göstermektedir. Takip çalışmalarında bağımlılık yapıcı özellikleri olmadığı tespit edilmiştir.

    İleriye dönük yapılan çalışmalarda, DEHB tanısı almış çocukların yaklaşık %75-80’nin belirtileri ergenlik döneminde de devam ettiği belirlenmiştir. Özellikle tedavi almamış olan çocukların, ergenlik döneminde daha belirgin olarak davran bozukluğu, kaygı bozuklukları, depresyon, bilişsel ve akademik sorunlar, cinsel aktivitelerde erken yaş girişimleri, bağımlılık yapıcı maddelere yatkınlık, kanunlar ile başının derde girmesi gibi durumlar daha sık görülmektedir. Yani stimulanlar ile tedaviler madde bağımlılığına yatkınlığı arttırmaz, aksine bağımlılık yapıcı maddelere yatkınlığı kontrol etmektedir.

    DEHB başka diğer psikiyatrik, nöropsikiyatrik bozukluklar ile sık görülen bir bozukluktur. Örneğin Özgül Öğrenme Bozukluğu, Zeka Geriliği olan bir çocuk sadece ilaç ile tedavi edilemez. Bu yetersizlik alanlarına göre bireysel akademik destekler mutlaka şarttır. Çocuğun depresyon, anksiyete, obsesif kompulsif bozukluk, tik bozukluğu gibi herhangi başka bir ek psikiyatrik durumu varsa mutlaka bu durumlara yönelik gerekli psikiyatrik yaklaşımlar, oyun terapisi, dürtü kontrol çalışmaları, bireysel destekler ve ek ilaç tedavileri de tedaviye eklenmelidir. Epilepsi, konuşma bozukluğu gibi başka durumlar da eşlik ediyorsa, ilgili uzmanlık alanlarına yönlendirilmesi ve gerekli tedavileri alması sağlanmalıdır.

    DEHB kalıtsal özellikleri belirgin bir bozukluk olduğu için, anne, baba, kardeş vs de de DEHB bulguları olabilir. Bu gibi durumlar çocuğa yaklaşımları, onun durumu için ortak çalışmaları olumsuz etkileyebilir. Bu nedenle ev içinde başka DEHB olan birey var ise onların tedavileri konusunda da destek verilmesi ilerlemeler için çok önemlidir.

    Görüldüğü üzere, DEHB tedavisi olan bir bozukluktur. Tedaviye başlamak için altın dönem okul öncesi ve okul başlangıç yıllarıdır. Çünkü tedavi alma süreci ne kadar uzarsa, çocuğun ya da gencin yapısal zorluklardan kaynaklanan davranış sorunları, akademik gerilikleri, sosyal uyum sorunları gibi durumların şiddeti artacaktır. Ve bu durum, çocuğun ya da gencin çevreden sürekli olumsuz tepkiler almasıyla birlikte kendilik algısında bozulmalara yol açacaktır. Durum böyle olduğunda, kişi öfkeli, gergin, ya da içe dönük, yetersizlik hissi gibi olumsuz duygular ile boğuşmak zorunda kalacaktır. Açıkcası, tedavide geç kalınması bireyin ikincil psikiyatrik durumlara maruz kalmasında rol oynayan temel bir durumdur. Böyle olunca bireyin ilerde ki iş hayatı, aile hayatı, sosyal yaşamı da olumsuz etkilenecektir.

    DEHB’nun tedavisin de ki başarı sadece hekime ve ilaca bağlı değildir. Tedavinin olumlu sonuçlar vermesinde aileye ve öğretmenlere de önemli görevler düşmektedir. Tedavinin temel amacı, çocuğun yaşam kalitesini arttırmaktır. Ve bu konuda tabi ki de ilaç tedavileri tek başlarına yeterli olmayacaktır. Gerekli değerlendirmeler sonrasında ilaç tedavisi almasına karar verilen bireylerin kendileri, aileleri ve öğretmenleri ile de işbirliği yapılması altın kurallar içinde değerlendirilmektedir.

  • Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) çocukluk çağında başlayan, etkisi tüm bir yaşama yayılabilen, süreğen bir nöropsikiyatrik bozukluk olarak tanımlanır.

    Psikiyatri Derneği Yetişkin Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Bilimsel Çalışma Birimi Türk toplumundaki DEHB yaygınlığının çocuklukta % 8, ergenlikte % 6 ve yetişkinlikte yüzde % 4 olduğunu belirtmektedir (Tufan ve Yaluğ, 2010).

    Son zamanlara kadar, dikkat eksikliği ve hiperaktivitenin bir çocukluk çağı sorunu olduğu ve yetişkinlikte ortadan kaybolduğu düşünülürdü. Ancak yapılan çalışmalar ve klinik gözlemler, bu sorunun yetişkinlikte de devam ettiğini göstrmiştir (Biederman ve ark., 2007)

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) aşırı hareketlilik, dikkat sorunları ve dürtüsellik (istekleri erteleyememe) belirtilerinin görüldüğü bir sorundur. Bir çocukta bu bozukluğun tanısının konabilmesi için belirtilerin yedi yaşından önce görülmeye başlamış olması gereklidir. Ayrıca dürtüsellik, dikkat eksikliği ve hareketlilik belirtilerinin çocuğun yaşamını, kişilerarası ilişkilerini veya okul hayatını olumsuz biçimde etkileyecek düzeyde olmalıdır (APA, 2000).

    Uluslararası sınıflandırma sistemi DSM-IV tanı ölçütlerine göre tanı üç ayrı grupta ele alınmaktadır.

    1. Dikkat, aşırı hareketlilik ve dürtüsellik problemi olanlar;
    2. Sadece dikkat problemi olanlar;
    3. Sadece aşırı hareketlilik ve dürtüsellik problemi olanlar.

    DSM IV Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite/ Aşırı Hareketlilik Bozukluğunun Tanı Ölçütleri:

    a) Dikkatsizlik 
    1. Çoğu zaman dikkatini ayrıntılara veremez ya da okul ödevlerinde, işlerinde ya da diğer etkinliklerinde dikkatsizce hatalar yapar, 
    2. Çoğu zaman üzerine aldığı görevlerde ya da oynadığı etkinliklerde dikkati dağılır, 
    3. Doğrudan kendisine konuşulduğunda çoğu zaman dinlemiyormuş gibi görünür, 
    4. Çoğu zaman yönergeleri izlemez ve okul ödevlerini, ufak tefek işleri ya da iş yerindeki görevlerini tamamlayamaz (karşıt olma bozukluğuna ya da yönergeleri anlayamamaya bağlı değildir), 
    5. Çoğu zaman üzerine aldığı görevleri ve etkinlikleri düzenlemekte zorluk çeker, 
    6. Çoğu zaman sürekli zihinsel çabayı gerektiren görevlerden kaçınır, bunları sevmez ya da bunlarda yer almaya karşı isteksizdir, 
    7. Çoğu zaman üzerine aldığı görevler ya da etkinlikler için gerekli olan şeyleri kaybeder (örn. Oyuncaklar, okul ödevleri, kalemler, kitaplar ya da araç-gereçler), 
    8. Çoğu zaman dikkati dış uyaranlara kolaylıkla dağılır, 
    9. Günlük etkinliklerinde çoğu zaman unutkandır. 

    b) Hiperaktivite/ Aşırı hareketlilik 
    1. Çoğu zaman elleri, ayakları kıpır kıpırdır ya da oturduğu yerde kıpırdanıp durur, 
    2. Çoğu zaman sınıfta ya da oturması beklenen diğer durumlarda oturduğu yerden kalkar, 
    3. Çoğu zaman uygunsuz olan durumlarda koşuşturup durur ya da tırmanır (ergenlerde ya da erişkinlerde öznel huzursuzluk duyguları ile sınırlı olabilir), 
    4. Çoğu zaman, sakin bir biçimde, boş zamanları geçirme etkinliklerine katılma ya da oyun oynama zorluğu vardır, 
    5. Çoğu zaman hareket halindedir ya da bir motor tarafından sürülüyormuş gibi davranır, 
    6. Çoğu zaman çok konuşur.

    c) Dürtüsellik
    1. Çoğu zaman sorulan sorunun tamamlanmasını beklemeden cevabını verir, 
    2. Çoğu zaman sırasını bekleme güçlüğü vardır, 
    3. Çoğu zaman başkalarının sözünü keser ya da yaptıklarının arasına girer.

    Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu tanısının konulabilmesi için, yukarıda yer alan belirtilerin 7 yaşından önce başlaması, en az 6 aydan beri devam ediyor olması ve en az iki ortamda (okulda ve evde) görülüyor olması gerekir (APA, 2000).

    Yetişkinde DEHB, yakın zamana kadar çok az klinisyenin üzerinde eğitildiği bir alandı. DEHB belirtisi gösteren bir yetişkine, genellikle çift kutuplu duygudurum bozukluğu, kişilik bozukluğu, atipik depresyon veya antisosyal gibi tanılardan biri verilirdi çünkü bu hastalık psikiyatri ve psikolojide depresyon ya da panik bozukluğu kadar iyi tanınan bir hastalık değildi (Tınaz, 2004). Ancak günümüzde net bir tanı kriteri olmamasına rağmen, klinik gözlemler bize DEHB tanısı hakkında fikir verebilmektedir.

    Yetişkinlerdeki dikkat eksikliği ve hiperaktivite hareketlilikten öte başka türlerde kendini göstermektedir. DEHB yetişkinlerde sıklıkla;

    • Randevularını veya yapmak zorunda olduğu işleri unutma,

    • Birçok basamağı içeren işleri yapmakta zorlanma,

    • Bir işe ya da projeye başlamakta ve bitirmekte zorlanma,

    • Oyalanma,

    • Erteleme eğiliminde olma,

    • Bilgilere öncelik vermede zorlanma, 

    • Çabuk sıkılma ve sabırsızlık,

    • Sıklıkla yerinde duramama,

    • Huzursuzluk hissi yaşama, 

    • Zamanını verimli kullanamama,

    • Evde ve iş yerinde eşyalarını bulamama, yanlış yere koyma,

    • Sonuçlarını düşünmeden konuşma gibi belirtiler göstermektedir.

    Yaşın ilerlemesiyle birlikte görülme sıklığındaki azalma aslında rahatsızlık belirtilerinde azalma olduğuna işaret eder. Sıklıkla belirtiler tamamen ortadan kalkmamıştır. Dönemin özelliklerinin de eklenmesi nedeniyle özellikle ergenlerde bozukluğun varlığı riskli sağlık davranışlarının tavan yapmasına ve ileriye doğru kalıcı zararlara yol açmaktadır. Yine de iyi bilinen aşırı hareketlilik ve sonuçlarını düşünmeden yani dürtüsel davranışlarda bulunmanın zaman içerisinde azalma eğiliminde olduğu söylenebilir.

    Ancak bu azalma eğilimine rağmen erişkin DEHB olan bireylerde

    • Bir işe başlayamama,

    • İş yerinde verimsizlik

    • Kötü zaman yönetimi,

    • Çok sayıda işe başlanmasına rağmen birçoğunu bitirememe,

    • Bir toplantı boyunca oturamama,

    • Stresle baş edememe

    • Öfke atakları,

    • Aklına ilk geleni söyleme eğilimi,

    • Kötü şoförlük sorunları

    • Evlilik ve sorumluluklarının idaresi ile ilgili yoğun sorunlar sıklıkla ortaya çıkmakta ya da sürer gitmektedir. Bu bozukluk yetişkinlerde ele alınırken çocukluk döneminden farklı olarak yetişkin yaşamının karmaşıklığı gözetilmeli ve yaşla birlikte belirtilerdeki değişime önem gösterilmelidir.

    DEHB sadece bireyin kendisini  değil çevresini ve ailesini de olumsuz etkilemektedir. Riskli sağlık davranışları açısından tehdit altında olan ergen ve genç yetişkinlerde DEHB varlığında kötü akran ilişkileri, kendine güven kaybı, okul ve iş başarısında düşüklük, davranış bozuklukları, antisosyal bozukluk, alkol-madde kötüye kullanımı, depresyon gibi  psikiyatrik eş tanılar gözlenir (Tınaz, 2004). Tedavi edilmediğinde süreklilik gösteren bu rahatsızlığın doğru bir şekilde tanısının konup uygun tedavilerin alınması oldukça önemlidir. Önlenebilir kayıplara engel olabilmek için rahatsızlık fark edildiğinde tüm tedavi imkânları kullanılarak.

  • Dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu(dehb)

    DEHB temel olarak dikkat dağınıklığı, aşırı hareketlilik, davranışlarını kontrol etmede zorluk çekme belirtileri gösteren gelişimsel bir bozukluktur. Bu belirtilerden dolayı çocuk ve ergenlerde okulda uyum sorunlarına neden olabilir, ders başarısını etkileyebilir ve çeşitli sosyal sorunlara yol açabilir.Ülkemizde DEHB %5 oranında görülmektedir.

    Bazı çocuklarda dikkat eksikliği bulguları daha ön planda görülürken bazı çocuklarda aşırı hareketlilik ve davranışlarını kontrol edememe bulguları daha ön planda görülebilmektedir.

    Dikkat eksikliği ile ilgili bulgular:

    -Dikkatini uzun sürdürememe,

    -Dikkatini ayrıntılara verememe ve dikkatsizce hatalar yapma,

    -Ödev, Okuma gibi dikkat gerektiren işlerden kaçınma,

    -Günlük işlerini unutma ve eşyalarını kolayca kaybetme

    Hareketlilik-Dürtüsellik ile ilgili bulgular:

    -Uzun süre aynı yerde oturmada sıkıntı çekme,

    -Çoğu kez kıpırdanma, koşma veya tırmanma,

    -Çok konuşma, başkalarının sözünü kesme, araya girme,

    S-abrızlık ve sırasını beklemekte güçlük çekme

    DEHB tedavi edilmediğinde çocuk ve gencin okul hayatını olumsuz etkiler, ders başarısını beklenenin altına düşürür, sosyal sorunlar yaşamasına sebep olur.

    DEHB’de en etkili tedavi ilaç tedavisidir. Bunun yanında sosyal ve davranışsal düzenlemeler yapmak, ailenin ve öğretmenin bilgilendirilmesi ve eğitimi, çocukla bireysel ve destekleyici görüşmeler yapmak tedavide çok önemlidir.

    DEHB olan çocukların ailelerine öneriler:

    Ailelerin şunu unutmaması gerekir, DEHB olan çocuklar organize olma, planlama ve dikkatlerini sürdürme konusunda çok zorlanırlar, bu nedenle aileler bu konularda çocuklarla işbirliği yapmalı ve yardımcı olmalıdırlar. Davranış sorunları çocuk istediği için değil, kendini engelleyemediğinden ortaya çıkmaktadır.

    Ailelerin dikkat etmesi gereken başlıca noktalar:

    Çocuk veya ergen ile iletişim kurarken göz teması kurun, kısa ve net ifadeler kullanmaya çalışın,

    Çocuk ve ergene kural koyarken ebeveynler olarak tutarlı olun, kuralları açık ve kesin olarak koyun ve davranışlarınızla bunu desteklemeye çalışın,

    Sorumluluk veya görev verirken, anlaşıldığınızdan emin olun ve karmaşık görevleri belli sırayla verin,

    Ödev yaparken yardımcı olun, önce ortamı ayarlayıp; televizyon, tablet gibi dikkatini dağıtabilecek aletlerin olmamasına dikkat edin, çalışma ortamının sade olmasına, dikkati dağıtacak nesnelerin olmamasına dikkat edin,

    Beraber çalışırken sabır gösterin, ara vererek sıkılmamasını sağlayın,

    Bir not defteri tutturun, unutabileceği şeyleri yazabileceğini öğretin, ödev ve sorumluluklar için öğretmeni ile işbirliği yapın,

    Ev içerisinde hareket edebilmesi için ortam hazırlamaya çalışın ve fırsat verin,

    Mutlaka bir spor veya sanatsal faaliyete kaydedip bunu takip edin, ilerleme ve başarılarını destekleyin.

    DEHB olan çocukların Öğretmenlerine öneriler:

    Öğrenciyi yakınınıza oturtun, konuşurken sık sık göz teması kurmaya özen gösterin, dikkatinin dağıldığını hissettiğinizde tekrar dikkatini toplamaya yardımcı olun,

    Öğrenciyi dikkatini dağıtacak neslerin olduğu bölgelerden uzak oturtmaya dikkat edin, sınıf ortamını düzenli ve sade tutmaya çalışın,

    Öğrencinin olumlu davranışlarını vurgulayarak pekiştirin, olumsuz davranışlarında sakin kalmaya çalışın,

    DEHB’li çocuklar kolay kolay kontrol altında tutulamazlar. Sık sık hareket etmeye çalışırlar, öğrenciden sınıf içinde fiziksel hareket gerektiren işlerde yardım isteyin. Böylece öğrenci, enerjisini yararlı işlerde kullanmayı öğrenir.

    Öğrencinin organize olmasında yardımcı olun, bazı görevlerde fazladan zaman tanıyın. Verdiğiniz sorumlulukları sık tekrar etmeye çalışın,

    Öğrenciler kurallara uymakta zorlanırlar, kural listesi olşturup sınıfa asın, uygun şekilde yönlendirmeye çalışın,

    Ödevleri ve diğer sorumlukları için not tutmalarına yardımcı olun,

    Karmaşık ve zor ödevleri bölüm bölüm vermeye çalışın, talimatları basitleştirerek söyleyin, not almalarına müsaade edin,

    Aileler ile iletişim halinde olun, öğrencilerin eksikleri konusunda aileyi bilgilendirin. Gerektiği zaman bir uzmandan yardım almak için aileyi yönlendirin.