Etiket: Değerlendirme

  • Yüz analizinde kantitatif (sayısal ölçümler yapılarak) değerlendirme yöntemi bölüm 1

    Yüz analizinde kantitatif (Sayısal ölçümler yapılarak) değerlendirme Yöntemi Bölüm 1

    Yüzde estetik analizler başlıca yüzde deri, destek dokular ve yüz kemiklerinin ilişkileri üzerine odaklanmış olup çok sayıda değişken tarafından tanımlanmıştır. Yüzde estetik uyumsuzlukları değerlendirirken hastadan elde edilen bilgilerle normal ortalamalar ve değişkenler karşılaştırılır. Bu tarzdaki analizler, bireysel değişimleri ölçmeye yararken tedavi planlamasını uzman doktorlar arası iletişimi ve tedavi yöntemlerinin öğretilmesini de kolaylaştırmaktadır.

    Her analiz çalışma tanı ve tedavi planına ulaşmak adına pek çok değişik ölçümü tetkik eder. Aynı hastayı değerlendirmek amacıyla farklı analizler kullanıldığında farklı tanılar, tedavi planlamaları ve sonuçlar meydana gelmektedir. Bu analizlerde kullanılan ölçümler değişimi hesaplamada birer rehber olarak hizmet etmektedir.

    Yüz iskeleti ve onu çevreleyen yumuşak dokular, yüz uyumunu ve dengeyi belirler. Yüzün görsel etkisini sağlayan örtücü yumuşak dokuların yapısı ile birbirleriyle olan göreceli orantılarıdır.Yüzde iskelet sisteminde olası anomalilerin yumuşak dokular tarafından maskelenip veyahut abartılabileceği fark edilmiştir.

    Bu analizler sonunda elde edilen standart kavramı, normal yüz paternini ve ortalamayı çok iyi bir şekilde tanımlayabileceği gibi verilen başka insanlar gözünde en iyi ve en güzel olmayabilir.

    Yüz analizinde kantitatif yani sayısal ölçümler yapılarak değerlendirme yapılması 2 ye ayrılmaktadır.

    1. Yüzün genel kantitatif değerlendirmesi;

    2. Yüzün anatomik alanlara ayrılarak kantitatif değerlendirmesi;

    Alnın değerlendirmesi

    Göz ve göz kapaklarının değerlendirmesi

    Kaşların değerlendirilmesi

    Burunun değerlendirilmesi

    Dişler ve çene kemiklerinin değerlendirilmesi

    Dudakların değerlendirilmesi

    Gülmenin değerlendirilmesi

    Yüzün genel kantitatif değerlendirmesi

    Yüzün kantitatif değerlendirmesinde ölçümler ve ideal fotoğraflama için başın doğal pozisyonda olması gerekmektedir Bunun için bir standart geliştirilmiştir. Dış kulak yolunun hemen üzerinden göz lar kemik sınırna doğru çizilen hat yere paralel olmalıdır. Buna Frankfort çizgisi denilmektedir.

    Kusursuz orantılara sahip bir insanın boyunun, başının yedi buçuk katı olduğu bilinmektedir. İnsan başına önden bakıldığında baş, yüksekliği 3.5 ve genişliği 2.5 oranlarında olan dikdörtgen meydana getirir.

    Yüz trichion-saç çizgisi, glabella-kaşların arasındaki en belirgin nokta ve menton-çenenin en belirgin noktası referans alınarak üst orta ve alt olarak 3 alana bölünmektedir. Normalde bu 3 bölüm eşit olmalıdır. Erkeklerde kadınlara göre orta bölüm daha fazladır.

    Batı ırklarında yüzün orta 1/3 kısmı üst 1/3 den daha kısadır. Üst ve orta bölüm alt 1/ 3 den daha kısadır.

    Yüzün üst, orta ve alt bölümleri

    Alt yüz yüksekliği yüzün alt 1/3 ünü ifade eder. Bu bölüm gelişim sürecinde değişmektedir. 6 yaşındaki erkekler için ortalama alt yüz yüksekliği 61.4mm’dir ve 18 yaşında 71.9mm olur. Kızlar için ise 6 yaşındaki ortalama yükseklik 58.8mm iken 18 yaşında 65.5mm’ye yükselir. 8–18 yaşları arasında, her yıl için ortalama artış erkeklerde 0.9mm iken kızlarda 0.6mm’dir.

    Alt yüz yüksekliğinin artışı aşırı alt yüz yüksekliğine işaret eder. Asıl önemli olan ise orta ve alt yüzün tam ölçümlerini orantısal bir ölçümle karşılaştırmaktır.

    Burun tabanından-subnaseleden çenenin en alt yumuşak dokusu-menton’a kadar olan bölüm yüzün 1/3 alt bölümüdür. Alt yüz yüksekliği Subnasale’den Menton’a dik olarak ölçülür. Glabella’dan, yumuşak doku Menton’a ölçülen değer ise total yüz yüksekliğidir. Alt yüz yüksekliği için normal oran total yüz yüksekliğinin %53-56’dır. Bu oran gelişim sırasında göreceli olarak sabit kalır. Aşırı alt yüz yüksekliği olan hastalarda dikey boyutun kontrol edilmesi çok önemlidir.

    Yüzü yüksekliği artabilir. Bu yükseklik nedenleri;

    Üst çene kemiği-maxilla uzunluğu; Maxillanın gelişimsel süreçte uzun. Bu normal ve gülme sırasında diş ve diş etlerinin fazla görünmesine neden olmaktadır.

    Alt çene uzunluğunun artışı; Yüzün alt kısımında dudakların birleşme çizgisi-stomion ile çene alt noktası-menton arasındaki mesafenin uzamasıdır. Bu çene uzunluğu ile kendisini göstermektedir.

    Gözün iç ve dış köşeleri-intercanthal arasındaki uzunluk kadar yüz dik olarak 5 bölüme ayrılmaktadır.

    Yüzün yükseklik ve genişlik oranı yüz indeksini – “Facial indeks” vermektedir. Bu indeks yüzün şeklinin belirlenmesi sağlamaktadır(uzun, kısa, kare gibi).

    Yüzün uzunluğu/genişliği erkeklerde 1.35, kadınlarda 1.3 dür.

    a;saç çizgisi- trichion ve çene alt sınır-menton mesafesi, b; elmecık kemiği-zygomatik arkın en çıkıntılı alanı arasındaki mesafe, Burada b a nın % 70 kadar olmalıdr. c; şakaklar arası-bitemporal mesafe. c b nin %80-85 kadar olmalıdr. d çene kemiği köşeleri-bigonial mesafe. d b nin %70-75 kadarı olmalıdır.

  • Yüz analizinde kalitatif (sayısal ölçümler yapmadan) değerlendirme yöntemi bölüm 1

    Yüz analizinde kalitatif (Sayısal ölçümler yapmadan) değerlendirme Yöntemi

    Bölüm 1

    Bu yüz analizinde sayısal ölçümler yapılmadan kalitatif değerlendirme yapılmaktadır. Öncelikle hastanın yaş, cinsiyet, boy ve kilo, ırksal özellikler, hormonsal denge gibi özellikleri sorgulanarak kayıt edilmektedir.

    Bu analiz yönteminde baş pozisyonu son derece önemlidir ve diğer parametreleri etkileyebilmektedir.

    Bu analiz yönteminde yüzün estetik alanları üzerinde kullanılan değerlendirme tanımları; normal, simetrik-asimetrik, var-yok, uzun-kısa, küçük büyük, geniş –dar, derin-yüzeysel, konkav-konveks, tam-eksik, düz-eğimli, uzak-yakın, dengeli-dengesiz şeklindedir.

    Yüzde anatomik yapılarının değerlendirilmesi

    Yüzde yumuşak doku kemik, kıkırdak ve diş yapıları ile desteklenmektedir. Göz küreleri göz kapaklarını ve göz çevresini desteklemektedir.

    1. resimde yüzde destek dokulardan kemik, burun kıkırdakları, dişler ve göz küreleri gösterilmektedir. 2. resimde ise yüzde destek dokuların yoğun olduğu alanlar, 3. resimde ise en koyu alanlar destek dokuların en yoğun oldukları alanlardır.

    Yüz analizinde lokal yağlanma artışının değerlendirilmesi

    Yüzde kilo artışı ile yanaklar, kulak ön kısmı, çene altı ve çene kemiği altında yağ birikimi olmaktadır. Buna karşın alın ve burunda yağ birikimi olmaz. Bu yüz estetik değerlendirmelerinde önemlidir. Bu nedenle bu alanlarda dikkatli olunmalıdır.

    Yüzde deriden en alttaki kemik dokulara kadar anatomik alanların değerlendirilmesinde şu adımlar kullanılmaktadır.

    1. Derinin değerlendirilmesi; bu deri muayenesi ile yapılmaktadır. Derinin tonuna, elastikiyetine, pitozisine, pigmentasyonuna, dinamik yapısına ve yüzeyindeki skar gibi izlerine bakılmaktadır.

    Deri değerlendirilmesinde cildin güneş reaksiyonuna ve tonuna göre sınıflama yapılmaktadır. Aşağıdaki tabloda bu gösterilmektedir.

    2. Deride kırışıklıkların değerlendirilmesi; Bunun için aşağıdaki sınıflama kullanılmaktadır.

    3. Yüzün iskelet yapısı/dolgunluğunun değerlendirmesi; Aşağıdaki sınıflama kullanılmaktadır.

    4. Yüzde yumuşak dokunun laksatisitesi yada derinin alttaki kemik ve kas dokusu üzerindeki hareket edebilme özelliğinin değerlendirilmesi5.Yüz kaslarının çalışma aktivitelerinin değerlendirilmesi; özellikle göz çevresi ve ağız çevresindeki kaslar ile bu değerlendirilebilir.

    Yüzün önden analiz

    Yüzün önden genel değerlendirmesinde yüzün orta oval kısmı son derece önemlidir. Burası belki en dikkat çeken ilk alandır. Bu alanda kaşlar, gözler, burun, elmacık kemikleri ağız ve dudaklar ve çene ön plana çıkmaktadır

    Yüzün ön oval kısmı

    Yüzün genişlik ve uzunluklarının değerlendirilmesi ve yüz tipinin saptanması

    Yüzün erkek ve kadında farklı şekillerde olduğunu biliyoruz. Bu şekillerin tanımlanması için yüzün genişlikleri ile yüksekliği karşılaştırılmaktadır. Böylece yüzün uzun-kısa, geniş-dar ve kare-üçgen tanımlamasının yapılması sağlanmaktadır. Bunun için kullanılan yükseklik ve genişlikler

    Kadınlarda yüz şekilleri

    Erkeklerde yüz şekilleri

    Yüz yüksekliği; Alında saçların başladığı sınır-trichion ile çenenin en alt noktası-menton arası mesafe

    Bigonial genişlik; Alt çene kemiğinin köşelerinin yüze önden bakışta en dışta kalan iki noktası arası genişlik

    Bimental genişlik; Çenenin en belirgin iki noktası arası genişlik

    Bitemporal genişlik; temporal yani şakakta en geniş iki nokta mesafesi

    Bizygomatic genişlik; Elmacık kemiklerinin yüze önden bakışta en dışta kalan iki noktası arası genişlik.

    Yüzün şeklinin belirlenmesinde yüzün yüksekliği genişlikler ile karşılaştırılmaktadır.

    Geniş/dar yüz; yüzün genişliğinin 4 katı yüz yüksekliğinden fazla ise geniş yüz anlamına gelmektedir.

    Uzun/kısa yüz; Yüz yüksekliğinin 4 de biri yüz genişliğinden fazla ise uzun yüz anlamına gelmektedir.

    Yüzün Simetrinin değerlendirilmesi

    Yüzün orta noktaları(kaş ortası, buru sırtı, üst dudak orta noktası ve çene gibi) işaretlenerek simetri değerlendirilmektedir. Bunun için bir kalem kullanılacağı gibi bilgisayar yardımı ile simetri değerlendirilmesi yapılabilmektedir.

    Orta hat çizgileri birleştirildiğinde hastanın yüzünde asimetri gözlenmektedir.

    Orta hat çizgileri birleştirildiğinde hastanın yüzünde asimetri gözlenmektedir.

    Bilgisayar ile yüz simetrisi değerlendirilmekte.

    Bilgisayar ile yüz simetrisi değerlendirilmekte.

    Yüzde dokuların oluşturduğu üçgenin değerlendirilmesi

    Genç ve güzel bir yüzde yüzü oluşturan dokular açıklığı aşağı bakan bir üçgen oluşturmaktadır. Yaşlanma ile destek dokuların azalması ve yer çekimi ile bu üçgen tersine dönmektedir.

    İlk resimde yaşlanma ve dokuların yer değiştirmesi ile yüzün doğal üçgen yapısının tersine dönmesi. Yüzde daha yaşlı ve yorgun ifade vermesi. Estetik uygulamalar sonrası bu üçgenin tekrar yapılandırılması

    Yüzün bazaldan analizi

    Yüzün bazal görünümünde yanaklar, burun, burun uzu, göz küreleri ve elmacık kemik bölgesindeki zygomatik ark ile çene arasındaki ilişki ve simetri değerlendirilmektedir.

    Yüzün yüz tabanı değerlendirmesi simetrinin kontrol edilmesi

    Yüzün oblik açıdan analizi

    Yüzün oblik açıdan değerlendirmesinde alan 2 ye ayrılarak değerlendirilmektedir.

    1. Oblik bakış açısında yüzün önde kalan kısmı daha iyi değerlendirilmektedir. Şakaklar, elmacık kemikleri, gözler, yanaklar, kulak ön kısmı ve çene kemiği bu açıdan en iyi değerlendirilmektedir.

    Bu oblik değerlendirmede burun ve burun sırtı da daha iyi değerlendirilmektedir.

    Bu açı burun sırtının değerlendirilmesi için idealdir.

    2.Oblik değerlendirmede yüzün dış hattı ile zemin arasında beliren profil hattı oluşmaktadır. Bu hat yumuşak eğimlere sahiptir ve S şeklindedir “Ogree line” olarak tanımlanmaktadır. Genç bir yüzde bu S eğrisi gözde başlamakta göz yanak bileşkesinde genişleyerek konveks olmakta. Bu konveks yapı burun tipinde en belirgin olmaktadır. Bu konveks üst dudaklara kadar devam etmekte burada hafif konkav olmakta çene ile konveks devam ederek boyunda sonlanmaktadır.

    Bu açı yüzün oblik dış kenarı yani S hattının değerlendirilmesi için idealdir.

    1. resimde hastada oblik açıdan değerlendirme yapıldığında S çizgisinin değişimi görülmektedir. Hastaya yapılan estetik uygulamalar sonrası S çizgisinin estetik olarak normale dönmesi

    Bazen yüz analizinde bu değerlendirme yüzün açı değerlendirmelerinden daha değerli olabilmektedir.

    Yukarıdaki 3 resimde tüm yüzlerde açılar aynı ancak soldan sağa S çizgisi daha ideal olmaktadır.

  • Yeme Bozukluğunun Değerlendirilmesi

    Yeme Bozukluğunun Değerlendirilmesi

    Yeme bozukluğunda değerlendirme yapılırken birçok modele ihtiyaç duyulmaktadır. Bunlar; tıbbi değerlendirme, bireysel görüşme, aile ile görüşme, diyetisyenle konsültasyon ve eğer gerekli ise standartlaştırılmış ölçme araçlarının kullanımıdır.Yeme bozukluğu problemi yaşayan ya da yeme bozukluğu olduğu şüphelenilen bireyler bir pediatrist ya da dahiliyeci tarafından detaylı bir muayeneden geçmelilerdir.

    Tıbbi Değerlendirme

    Karaciğer, böbrek ve tiroid fonksiyonlarına yönelik kan testleri yapılmalıdır. Çıkarma(kusma) sonucunda ortaya çıkan güçsüzlük, yorgunluk, kabızlık ve depresyon şikâyetlerinin ortaya çıkabileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Yeme bozukluğuna sahip olmalarının sonucunda yaşamları tehlikeye girebilecek bireyler için hastaneye yatırılması kararında tıbbi değerlendirme önemli bir etkendir.

    Psikoterapi – Bireysel Görüşme

    Yeme bozuklukları problemi yaşayan kişilerde ilişki kurmak çoğu zaman güç olabilmektedir. Görüşmeyi gerçekleştirecek uzmanla kurulacak olan ilişki oldukça önemlidir. Karşılıklı olarak güven ilişkisi kurulduktan sonra, ayrıntılı değerlendirme görüşmesi yapılmalıdır. Arzu, istek ve ihtiyaçlar göz önünde bulundurulduktan sonra terapi sürecinin devamlılığı sağlanmalıdır.

    Ailelerle Görüşme:

    Kişi, aile ile birlikte yaşıyorsa her iki ebeveynin de görüşmeye alınmasının birçok amacı bulunmaktadır. Birinci amaç kişinin gelişimsel durumunu değerlendirmektir.

    – Doğum öncesi, doğum zamanı ve doğum sonrası komplikasyonlar

    – Beslenme alışkanlıkları

    – Okul öncesinden ilköğretime geçiş

    – Anne ve babaya bağlanma farklılıkları ve kalitesi

    – Aile sorunları

    – Kardeşler ve akranlarla ilişkiler

    Diyetisyenle Konsültasyon

    Diyetisyenle konsültasyonun temel amacı kişinin beden kitle indeksini(BKİ) ve iyileşme için kilo aralığını uygun beslenme temelinde belirlemektir. Diyetisyen, yeme bozukluğuna sahip bireylerde gelişen yiyecekler hakkındaki yanlış olan inançları değiştirmesine yardım edebilir.

    Standart Değerlendirme

    Yeme bozukluklarının ölçülmesinde birçok formel araç kullanılabilmektedir. Bu ölçeklerin büyük çoğunluğu öz-aktarım ya da tanısal görüşme aracılığıyla bilişleri ve davranışları ölçmek için geliştirilmiştir. Diğerleri diyet ve yeme davranışları, diyet engelleri (birçok kez diyete girmiş ve başarısız olmuş kişiler için), beden imgesi ve görünüşleriyle ilişkili beklenti sonuçlarını ölçmektedir.

    Sağaltım Yöntemleri

    Yeme bozukluğunun psikolojik sağaltım yöntemlerinden biri Bilişsel Davranışçı Terapidir. Bilimsel bulgularla kanıtlanmış olan bu terapide amaç, danışana, stres ve olumsuz duygularla baş etmek için yemeğe yönelme davranışı yerine sağlıklı yaşam biçimi davranışlarını kazandırılmasıdır. Yeme bozukluklarında takım çalışması çok önemlidir. Bu takımın içerisinde,yeme bozukluklarında uzmanlaşmış ve bu konuya özel psikoterapi uygulayacak bir psikolog; doğru beslenmeyi öğretecek bir diyetisyen; metabolik hastalıkları ve hormon dengesizliklerini takip edecek bir endokrinolog olmalıdır. Ayrıca eğer  gerekli olduğu düşünülürse, ilaç tedavisini uygulayacak bir psikiyatrist olması gerekmektedir.