Etiket: Danışma

  • Çift ve Aile Terapisi

    Çift ve Aile Terapisi

    Genel anlamda aile, toplumun en küçük yapı taşıdır. Aileyi geniş aile ve çekirdek aile olarak iki gruba ayırabiliriz. Çekirdek aile, geniş aileden daha sınırlı olup ortak tarafları aynı evi paylaşmaları ve kan bağlılığı, evlilik vs diğer yollardan aralarında akrabalık ilişkisi bulunan bireylerden oluşmasıdır. Ailede bireyler cinsel, psikolojik, sosyal ve ekonomik ihtiyaçlarını karşılarlar. Aile topluma uyum ve katılımların sağlandığı ve düzenlendiği temel bir birimdir.

    AİLE DANIŞMANLIĞI NEDİR?

    Hayatın ilk yıllarında fizyolojik ihtiyaçlar baskın gelirken ileriki yıllarda psikolojik ihtiyaçlar baskın hale gelir. Yaş ilerledikçe psikolojik ihtiyaçlarda güçlenir ve kişilik yapısı ve davranışlarda etkili olurlar.Bu psikolojik ihtiyaçlarımızı doyuma ulaştırdığımız en doğal ortam ise ailemizdir.Kişinin yaşamında doyum sağlaması, yaşadığı topluma uygun birey olarak yetişmesi önce aile çevresinde sağlanır.

    Aile danışmanlığı da aile içerisinde sorunlu ilişkileri, evlilik, boşanma sırasında çocuklarla ilgili tüm sorunların üstesinden rahat bir şekilde gelmelerine yardımcı olur.

    AİLE DANIŞMANLIĞINI GEREKTİREN NEDENLER NELERDİR?

    Günümüzde geleneksel aile yapıları teknolojinin gelişmesiyle birlikte değişime uğramıştır. Değişik aile yapılarının meydana gelmesi aile danışmanlığının gelişmesine neden olmuştur. Yine günümüzde ekonomik sıkıntılar ve stresörlerin artması sebebiyle artık iki eşin birden çalışması, ev işlerinin paylaşımında, çocukların bakımı, evin geçimiyle ilgili problemlere neden olur. Aile danışmanlığında aile üyeleriyle bu problemler ele alınarak onların ihtiyaçlarını ve ilgilerini belirleyen ve bunlara cevap veren yeni kurallar tartışılabilir. Her iki eşin ihtiyaçları göz önünde bulundurularak anlaşma, uzlaşma ve değişimin devamlılığı sağlanır.

    Yine eşler anlaşmazlıklara düşebilir ve bunları çözmek için gerekli iletişime sahip olamayabilirler. Bu durumda her ikisi de hem bireysel hem de birlikte danışmaya gelmelidirler.

    Tek ebeveynli aileler (anne veya baba), aileyi tek başına geçindirmek için birçok problemle karşı karşıya kalabilir. Tek başına problemlerle baş etmeye çalışmak stres yaratabilir ve kontrolünü kaybettiğini hissedebilir. Yapılacak olan aile danışması ile bu gerilim ve stres azaltılabilir.

    Ailenin bir üyesi ilaç veya alkol bağımlısı ise diğer aile üyeleri bundan etkilenir. Alkol ve/veya ilaç bağımlılığı sorunları ile ilgili olarak bağımlı eş ve diğer aile üyeleriyle aile danışma son derece önemli bir ihtiyaçtır. Aile danışmasında bu kalıpları nasıl devam ettirdiklerine ve birbirlerini nasıl etkilediklerini bulma konusunda çaba harcanır.

    Çocuğun okulla ilgili problemleri varsa ve bu problem aileden kaynaklanıyorsa, soruna ilişkin değerlendirme yapabilmek için aile üyeleriyle, gerekirse öğretmenleri de danışma sürecine dahil edilir. Okul ile ailenin eşgüdümünün sağlanması faydalı olacaktır.

    Bazen de anne baba arasında çocuğa nasıl davranılacağı ve nasıl disipline edileceği konusunda anlaşmazlıklar yaşanır. Bu anlaşmazlık çözülmezse evdeki gerilimin artmasına neden olabilir. Aile danışmanlığı, aile üyelerinin sorunu devam ettiren rollerinin doğru şekilde teşhis etmesinde en etkili yoldur ve ailenin bozuk iletişim örüntülerini değiştirmede yardımcı olur.

    Eğer ailede ergenlik çağında çocuk varsa bu dönemde de istekler ve beklentiler farklı olabilir. Ergenlik çağındaki çocuk beklentileri yerine getiremediği zaman depresyon geliştirmeye başlar. Şiddetli depresyon intihar düşüncelerini de beraberinde getirir. Aile danışmanlığı bu konuda tüm aile üyelerinin depresyon hakkında duyarlı hale getirir.

    Aileler bağımsız ve kendi ayakları üzerinde durabilen çocuklar yetiştirmek isterler. Öte yandan da onların bunu başarabilecekleri konusunda endişe duyarlar. Eğer evde evden ayrılan yetişkin çocuk varsa tüm aile kriz yaşayabilir aile danışmanlığı bu konuda evden ayrılan çocuğa yardım eder ve anne ve babalarının da ayrılışı desteklemede etkili şekilde davranmalarını sağlamaya çalışır.

    Eğer evde bakıma muhtaç anne-baba varsa, pek çok çift onlara bakmaktan kendini sorumlu hissetmektedir ve bazen bu his stres yaratabilir. Özellikle yaşlı anne babanın beklentileri ile çiftin başka sorunları örneğin yetişkin çocukların evden ayrılma süreciyle çakıştığında stres artabilir. Bu durumda yaşlı anne ve babalarına bakmakla sorumluluk hisseden karı-koca anne-babalarına yapılacak olan danışma ile gerilim azaltılabilir. Yaşlı anne baba bu konuda bilinçlendirilebilir.

    AİLE TERAPİSİNİN AMAÇLARI VE HEDEFLERİ NELERDİR?

    Aile terapisinin ilk amacı, aile üyeleri arasında pozitif iletişimi arttırmak, iletişimi olumsuz etkileyen çevresel koşulları değiştirmektir. Aile üyelerini geliştirdikleri olumlu davranışları ve olumlu iletişimi sürdürmeleri konusunda eğitmektir.

    AİLE TERAPİSİ NASIL UYGULANIR?

    Aile terapisinin uygulandığı birçok yöntem ve yaklaşım vardır. Sistematik yaklaşıma göre ailenin yalnızca bir üyesinde görülen bir problemi ailedeki diğer üyeler devam ettirebilirler. Bu nedenle, sistemciler aile sisteminin diğer üyelerinin davranışlarının problemi etkilediğin belirtir. Aile içinde bireylerin birbirini etkilediğini fark eden araştırmacılar, mesleki danışmanlık hizmetlerinde aile sistemi üzerinde durmanın çocukların farkındalıklarını arttırdığını madde bağımlılığı ve mücadele programlarında aile üyelerini de dahil etmenin etkili olduğunu, öğrencilerde duygusal ve davranış problemlerini gidermede aile sitemini dikkate alan programların daha iyi netice verdiğini belirtmektedirler. Bu yaklaşımla, aile üyeleri birbirlerine karşı olumlu ve olumsuz duygularını açıkça ifade etme özgürlüğüne kavuşmaları hedeflenir. Aile üyelerinin bireysel farklılıkları hoşgörüyle karşılanarak bütün aile üyeleri kendi potansiyellerini geliştirebilmeleri için cesaretlendirilir ve onlara destek olunur. Aile üyeleri, ilgi ve sevgiyle etkileşimde bulunurlar. Bu durum, aile üyelerinin değerli oldukları duygusunu ve aileye ait olma duygusunu destekler. Aile üyeleri arasında sağlıklı iletişim kalıpları kurulur ve aile üyeleri düzenli olarak birbirlerini takdir ederler.

    AİLE TERAPİSİ KAÇ SEANS SÜRER?

    Aile terapisinde seans süresi ve aralığı ailenin getirdiği soruna ve kullanılacak olan terapi yöntemine göre değişiklik gösterilebilir. Genel olarak tüm aile üyeleriyle 6-10 hafta buluşulur ve sonlara doğru seansların arası uzatılabilir. (Ör: Ayda 1-2 seans). Terapi bittikten sonra takip etmek için bir seans yapılır.

  • Psikolojik Danışma ve Psikoterapi, Farklar Koşullar ve Kurallar

    Psikolojik Danışma ve Psikoterapi, Farklar Koşullar ve Kurallar

    PSİKOLOJİK DANIŞMA

    Bireylere; problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar alması, kendisini ve çevresini daha iyi tanıması, kapasitesini kendisine en uygun düzeyde geliştirmesi, çevresine sağlıklı bir şekilde uyum sağlaması için uzman kişilerce verilen psikolojik yardımlardır.

    Psikolojik danışma 1-5 seans süren, kişiye problemi ve çözüm yolları üzerine genel bir bakış açısı sağlayan bir süreçtir.

    PSİKOTERAPİ

    Psikolojik ve duygusal hastalıkların ilaç veya diğer herhangi bir tıbbi araç olmaksızın konuşma ile psikoterapi yöntemlerine bağlı olarak çözümlenmesidir. Bu noktada psikoterapinin ilaç tedavisinin yanında da kullanılabileceğini belirtmek gerekir.

    Öncelikle, psikolojik danışma hizmetini veren kişiye “psikolojik danışman” denir. Bu kişilerden yardım alan kişilere ise “danışan” denir. Danışanların bu hizmet için başvurma gerekçelerine baktığımız zaman: uyum problemleri(yeni bir çevreye, ortama, yaşam dönemine vs.), mesleki, eğitim ve kişisel problemler, kendini tanıma, kendini geliştirme, karar verme becerilerini arttırma, ileri seviyede olmayan psikolojik problemler.Psikolojik danışmanın ilk amacı bireyi tanıma ve kendine tanıtma, en temel amacı ise yaşadığı problemi anlamadır. Genel olarak uygulandığı yerler her düzeydeki okullar, sosyal kuruluşlar, kısmen hastanelerdir.

    Psikoterapi hizmetini veren kişiye ise “psikoterapist” denir. Bu hizmeti klinik psikologlar ve psikoterapi eğitimi almış psikiyatristler verebilir. Bu hizmet ileri düzeyde psikolojik problemler yaşandığı ve bu problemlerin kişinin hayatını etkilediği durumlarda kullanılır. Bu problemler hastanın uzun sürelere varacak şekilde bu hizmeti almasını gerektirebilir.Psikoterapinin genel amacına baktığımız zaman bunun açık bir şekilde tedavi ve iyileşme olduğunu görebiliriz.

    Psikolojik danışmada bireylerin daha çok pozitif yönlerinden hareketle çalışılır, pozitif yönlere vurgu yapılır. Psikoterapide ise var olan rahatsızlık iyileştirilmeye çalışılır, olumsuz olan durumun seviyesinin azaltılması ya da ortadan kaldırılmasına odaklanılmıştır.

    Danışmanlık dendiğinde kısa süreli, hatta tek seanslık ve çok nadiren beş seansı geçmeyecek şekilde profesyonel bir yardım akla gelirken, psikoterapide bu süreç daha uzundur,.Danışmanlık genelde problem merkezlidir ama psikoterapi, kişiyi merkezine alır. Psikoterapide ve danışmanlıkta yaşanan süreç benzerdir ama zaman konusunda aralarında farklılık vardır. Esasen danışmanlıkta yapılan şey, insan davranışının belli bir alanında, uzman olmuş bir kişi tarafından bilgi ve tavsiye verilmesidir ama psikoterapi, kişilerin neyi-neden düşündüklerini, hissettiklerini yada bu yönde davranışlar sergilediklerini bulmasına yardımcı olan bir süreçtir

    Örnek vermek gerekirse: Derslerini çalışmayan bir çocuğa sahip anne bu problemin çözülmesi için psikoloğa başvurur. Eğer psikolog ‘’ danışmanlık’’ yapacaksa anne ve çocuğu dinler, onlara soru sorar ve en sonunda bilgi,tavsiye verir. İki taraftan kaynaklanan problemler üzerinden bir anlaşma sağlanır, eğer anne-çocuk bu anlaşmaya sadık kalırsa problem zamanla ortadan kalkar. Bu da danışmanlığın başarılı olduğunu gösterir.

    Ancak anne ve çocuk danışmanlığa rağmen hala problemlerin devam ettiğini bildiriyorsa burada taraflardan biri veya her ikisi anlaşmayı yerine getirmiyor demektir. Bu noktada neden bu problemin devam ettiğini anlamak için psikoterapi önerilir. Eğer problemi devam ettirdiği düşünülen kişi bunu kabullenirse uzman psikoterapist rolüne bürünür. Artık bilgi ve tavsiye veren birisi değil; kişinin kendisini anlamasını sağlayan ve kişinin probleminin kaynağını görmesini sağlayan bir uzman olarak varolur. Burada eğitimini aldığı terapi yönteminin tekniklerini uygular. Süresi problemin çözümüne gore değişiklik gösterir, ancak kısa bir süreç değildir.

    Her ikisinde ortak olan nokta şudur: Seanslar psikolog ve danışanın birlikte belirlediği gün ve saatte gerçekleşir. Bu gün ve saatin süreç boyunca ( önemli bir durum olmadıkça) aynı kalması, düzenli devam edilmesi, eğer danışan çocuksanvelisinin de mutlaka bu süreçte bulunması gerekmektedir. Zaman ve devamlılık konusunda yaşanan aksaklıklar süreci de etkileyecektir. En önemli noktalardan biri de şudur: Psikoloğa gelecek olan kişinin ( çocuk-yetişkin farketmez) kendi isteğiyle gelmesi gerekmektedir. Psikologla görüşmeye zorlanan herhangi bir kişi danışmanlık ve psikoterapi sürecine alınamaz.