Etiket: Civa

  • Çocuklarda ateş ölçüm metodları nelerdir ve nasıl ölçülmektedir?

    Çocuklarda ateş ölçüm metodları nelerdir ve nasıl ölçülmektedir?

    Bugün kullanımda çok farklı ateş ölçüm cihazları bulunmaktadır. Ateş ölçerler kullanılarak çocukların ateşleri koltuk altından, ağızdan, kulak zarından ve makattan ölçülebilmektedir. En eski ve en çok bilineni civalı cam termometrelerdir. Son yıllarda gündeme gelen civa zehirlenmeleri ile ilgili kaygılar bu tip termometrelerin kullanımının sorgulanmasına neden olmuştur. Bu termometrelerin kırılması ve civanın oda içine yayılımı solunum yolu ile civa alınımına neden olabileceği, seyrek olmakla birlikte ağızdan ölçümlerde termometrenin ağız içerisinde kırılması ve civanın yutulması gibi nedenlerle zehirlenme gelişmesi olasılığı düşünülerek civalı termometrelerin kullanımı sınırlandırılmıştır.

    Son yıllarda özellikle ev kullanımlarında yaygınlaşmış ve ölçüm tamamlandığında sesli uyarı veren, kullanım kolaylıklarına sahip ve kolay okunabilen ekranları ile dijital termometreler ön plandadır. Özellikle koltuk altı ve ağızdan ateş ölçümlerinde kullanılan bu termometrelerde en önemli sorun zamanla ölçüm duyarlılıklarını kaybetmeleridir. Hastane şartlarında veya kreş gibi ortak kullanımın söz konusu olabileceği ortamlarda enfeksiyon bulaş tehlikesi ve ölçüm güvenilirliklerinin tartışmalı olması nedeni ile tercih edilmemektedir.

    Genel olarak uzaktan ölçüm termometresi olarak da bilinen infrared termometreler ile kulaktan ölçüm yapılabilmektedir. Bu yöntemin en önemli avantajı temasa gerek kalmadan, uzaktan sıcaklığın ölçülmesine olanak tanımasıdır. Kullanım kolaylığı, kolay ulaşılabilir olması ve hijyenik oluşu da diğer avantajlarıdır. Kulak zarı, vücudun ana arterlerinden karotid arterin direkt dalından kanlandığı ve beyindeki ısı merkezi ile aynı atardamarın dalını kullandığı için vücut merkez sıcaklığını en iyi yansıtan odaklardan biridir. Bu termometrelerde karşılaşılan en önemli sorun dış kulak yolunda uygun olmayan yerleşime bağlı olarak hatalı ölçümler olabilmektedir. Ayrıca çalışma özellikleri nedeni ile kulak zarını net olarak görecek pozisyondan ölçüm yapmaları gerektiği için yenidoğan döneminde ve ilk bir yaşta ölçüm güvenilirliği düşüktür.

    Vücut sıcaklığının en yüksek ölçüldüğü vücut bölgesi makat’dır. Genel olarak güvenilir bir ölçüm bölgesi olarak kabul edilmesine rağmen, özellikle yenidoğan ve küçük süt çocuklarında makat yırtılması tehlikesi taşımaktadır. Büyük çocuklarda ve yetişkinlerde ise fiziki şartlar ve hastaların psikolojik tutumları nedeni ile de çok tercih edilen bir ölçüm bölgesi değildir.

    Koltukaltından ateş ölçümleri güvenli, kolay ve hastaya çok rahatsızlık vermeden uygulanabilir olması önemli avantajlardır. Özellikle ateşin yükselmeye başlaması ile birlikte küçük uç damarlarda kasılma geliştiği için koltuk altı ateş ölçümlerinde hata oranı artmaktadır.

  • Hep yorgun ve halsiz mi hissediyorsunuz? Nedeni toksinler..

    Hep yorgun ve halsiz mi hissediyorsunuz? Nedeni toksinler..

    Yorgun ve isteksiz misiniz? Kendinizi halsiz ve güçsüz mü hissediyorsunuz?

    Nedenlerini bilirseniz daha mı iyi hissedeceksiniz bilemeyiz ama en azından kendinize biraz daha iyi bakıp korunmanıza yardımcı olabilir belki aşağıdaki bilgiler…

    Normalde metabolizmamız ter, idrar, dışkı, solunum ve safra aracılığı ile bedeni toksinlerden arındırır. Ancak bedenimizde ve çevremizdeki olumsuz faktörlerin giderek artması bu görevini yerine getirmesine engel olur ve hormonsal ve fizyolojik dengesizliklere, sinir sistemi bozukluklarına, direnç kaybına, geriye dönüşü olmayan hastalıklara (kanser) neden olabilirler..

    Topraktan, sudan, soluduğumuz havadan, aldığımız gıdalardan bize geçen kimyasal toksik ve zehirleyici maddeler, vücudumuzdaki enfeksiyonlarla mücadele sonrası oluşan ve dışarı atılamayan zararlı atıklar, çevresel kirlilik ile bize ulaşan tarım ilaçları, böcek öldürücüleri, hormonlar, petrol ürünü yakıtların atıkları, evlerde kullanılan temizleyiciler, kuru temizleme maddeleri ve benzerleri… beden direncimizin azalmasına, yok olmasına neden olurlar. Öte yandan gıda yoluyla geçen zararlı maddeler bağırsak floramızı bozarak bağırsaklarımızın normal görevini yapamaz hale gelmesine neden olurlar. Ruhsal ve fiziksel stresler de toksin etkisi yapmaktadır.

    Biorezonans terapileri ile detoks:

    Bünyemizde biriken ve kronik hastalıklara neden olan bütün bu zararlı maddelerden, ağır metal ve toksin birikimlerinden Biorezonans terapileriyle arınmak mümkündür.

    Öncelikle hücre sağlığını kazanmayı amaçlayan Biorezonans terapileri sağlıklı ve dinç bir yaşam için bedene dışarıdan bilinçli bir şekilde yardım edebilmemizi ve organizmadan toksinlerin atılmasını sağlar.

    Tedavi detaylı anemnez ve kinezyolojik muayeneden sonra başlar. Ortalama 4-6 seanslık Biorezonans terapi programı ile vücuttan temizlenebilen toksik maddeler şunlardır:
    Civa / Amalgam (Siyah) Dolgular: Vücuttaki civa birikimi birbirinden bağımsızmış gibi duran birçok kronik hastalığın asıl sebebi olduğu artık anlaşılmıştır. Civa vücudumuzda yağ dokusunda birikir. Yağ dokumuz ise sinir sistemimizin, beynimizin, böbreklerimizin, akciğerlerimizin, salgı bezlerinin ve diğer birçok önemli organımızın yapıtaşıdır.

    Birçok kişide civa birikimini tetikleyen faktör dişlerdeki amalgam dolgulardır. Diş dolgusu olarak kullanılan amalgam civalı bir bileşiktir. İçeriğinde civa, gümüş ve diğer bazı metaller bulunur. Ağız içindeki amalgam dolgular (bazen tek bir amalgam dolgu bile) “ağız içi pil” denilen elektriksel aktiviteyi oluşturur. Milivolt ve mikroamper cinsinden ölçülen bu aktivite amalgamdan iyonlaşmanın (yani civa salınımının) göstergesidir. Bu ölçüm biorezonans cihazıyla kolaylıkla yapılabilmektedir.

    Kurşun: Vücutta yerleşen bir diğer önemli ağır metal de kurşundur. Yağ dokusunda birikir. Birçok farklı organ sistemi üzerinde problemler yaratır. Duygu durumda bozulmalar, hatırlama güçlükleri, depresyon eğilimi ve psikiyatrik problemler ve kronik yorgunluk hali, genel halsizlikler az ya da çok kurşun birikimiyle ilişkilidir. Kurşunun vücudumuza girişi soluduğumuz havadan, içtiğimiz sudan, yediğimiz sebzelerden ve diğer besinlerden oluşmaktadır.

    Cadmiyum: Pillerin içerisinde, otomotiv ve diğer sanayide kullanılan ve çevresel kirlilik sonucu vücudumuzda biriken bir ağır metaldir. Sigaranın içinde de bulunur. Çinko ve selenyum gibi bizi kötü hastalıklardan koruyan ve bağışıklık sistemimizi güçlendiren iyi metallerin emilimini azaltır.