Etiket: Cinsel

  • Cinselliği konuşmak

    Çoğu anne baba cinselliği konuşmaktan utandığı için,mümkün olduğunca bu konuyu erteleme çabasına girer.Oysa çocuklar tüm saflıklarıyla,kafalarını karıştıran ve merak ettikleri konular hakkında soru sormak isterler. Nasıl davranması gerektiği konusunda hazırlıksız olan anne babalarda cinsellikle ilgili bu sorular kaygı uyandırabilir. Bu kaygı bazen yeterince bilgili olmadıklarını düşünmelerinden de kaynaklanabilir. Bu durumda yapılması gereken,çocuğun gelişim dönemleri ve bu dönemlerindeki fiziksel ruhsal ihtiyaçları konusunda bilgi sahibi olmaktır. Ayrıca bu konu eşler arasında da konuşulması gereken bir konudur.

    Ebeveyni ile her konuda konuşabilen bir çocuk cinsellikle ilgili sorularını da öncelikle ailesiyle paylaşacaktır.Cinsellik ayaküstü konuşulacak bir konu değildir ve çocuğunuzun soruları olduğunda ona yeterli zamanı tanımak sağlıklı bir iletişim kurmanızı sağlayacaktır.

    Cinsellik hakkında anlatacağımız bilgi,çocuğumuzun gelişim düzeyine uygun olmalıdır. Bizlere yönelttikleri sorular onların bigi düzeylerini de anlamamıza yardımcı olur. Sordukları sorulara kısa ve net cevaplar vermek en doğrusudur.Bu bilgiyi algılayıp sindirdikten sonra kendi tanımını yapacaktır.Sonra başka bir soruyla karşımıza gelebilir.Çocuklar hazır olduklarında bize soru sorarlar.Fazlaca sunulan ve hazır olmadıkları halde verilen bilgi kafalarını karıştırabilir.Sorularına gülmek, yargılamak ve ayıp gibi cümleler kurmak asla yapılmaması gereken bir tavırdır.Ses tonumuz ve vücut dilimiz şevkatli ve kabullenici olmalıdır.Herkesle cinselliğin konuşulamayacağını ve sınırların olduğunu hissettiren bir tutum içinde olmalıyız.

    Çocuklar merak ettikleri soruların yanıtlarını ebeveynlerinden öğrenemezse internetten,arkadaşlarından,televizyondan veya başka kaynaklardan öğrenmeye çalışacaklardır.Kontrolsüzce sunulan bu bilgi yarardan çok zarar getirebilir.

    Çocuğunun bir arkadaşıyla cinsel oyun oynadığını farkeden anne ona kızmadan”sanırım siz bedenlerinizi merak ediyorsunuz”deyip kız ve erkek çocukların cinsel organlarının farklılığı hakkında bilgi verirse,doğru mesaj vermiş olur.Erkek çocuğun”acaba kızların da benim gibi pipisi var mı?” merakı;”kızlar ve erkekler birbirinden farklıdır,erkeklerin penisi vardır kızların ise vajinası”demek yeterli bir açıklama olacaktır.Böyle bir cevap vererek çocuğa merak ettiğinde sorabilirsin mesajı da verilmiş olur.

    Okul öncesi dönemde,cinsiyet farkı gözetmeksizin cinsellikle ilgili sorulara hem anne hem baba cevap verebilir. Daha sonraki yaşlarda çocuğun hemcinsi olan ebeveyn ile konuşması uygun olacaktır.Ancak diğer ebeveyn de konudar haberdar edilmelidir.Eğer tek ebeveynli bir aileyse ve çocuk ebeveynlerinden hemcinsi olanla görüşmüyorsa,özdeşim kurabileceği ve güvenebileceği bir yakın akraba devreye girebilir.

    Cinsel eğitim ile öncelikle çocuğun kız ve erkek rollerini kabul etmesine,kendi cinsinin özelliklerini öğrenmesine yardımcı olunur.Toplumsal rollere farkındalık sağlanmış olur.Çocuk kendi bedeni ve karşı cinsin bedenini tanır,kendi bedenine ait kişisel bakım gibi sorumlulukları öğrenir.

    Yine çocuğun aile içerisinde sağlıklı bir cinsel eğitim alması bedeninin özel olduğunu,mahremiyet sınırlarını öğrenmesini sağlar ve çocuğu olası bir cinsel tacizden korur.

  • Orgazm bozuklukları

    ORGAZM BOZUKLUKLARI

    Kadınlardaki cinsel işlev bozukluklarından biri de orgazm olamama sorunudur.Orgazmın fizyolojisi bu gün artık ayrıntılı olarak bilinse de orgazm olamamak,kişiye ve partnere ait son derece karmaşık nedenlere dayanabilir.

    Yapılan araştırmalar göstermiştir ki ülkemizde orgazm olamama sorunu yaklaşık%40 civarındadır.Bu veriler kadın cinsel yaşamında orgazmın önemli bir yer işgal ettiğini göstermektedir.Peki orgazm nedir?Aslında orgazmı tanımlamak subjektifliği ve her kadın için orgazm deneyimi biricik olması sebebiyle zordur.Ortalama bir tanımla orgazm, insanların cinsel uyarılmanın zirvesinde yaşadıkları kuvvetli fiziksel ve ruhani bir durumdur.Orgazm esnasında nefes sık ve derin hale gelir, kalp atımı hızlanır,genital bölgede özellikle pubokoksigeal kaslar tarafından kontrol edilen vajenin 1/3 dış kısmındaki kaslarda kasılma meydana gelir.

    Bazı kadınlar tek bir orgazm yaşarken,bazıları birden fazla bçlgenin uyarımından kaynaklanan reaksiyon ile çoklu orgazm yaşayabilirler.Kadınlarla ilgili çeşitli orgazm türleri bildirilmiştir.Bunlar;klitoral orgazm,vajinal orgazm,anal seks kaynaklı orgazm ve diğer tipler olarak sınıflandırılabilir.

    Orgazm problemlerini primer,sekonder,durumsal ve total gibi çeşitli başlıklar altında inceleyebiliriz.Prmer orgazm bozukluğu,cinsel hayatın aktive olmasının başından beri olan durumu tanımlarken,sekonder orgazm bozukluğu sonradan gelişen problemleri ifade etmek için kullanılır.Durumsal dediğimizde;örneğin mastürbasyonla boşalabilen bir kadın partneriyel boşalmada sorun yaşıyorsa ve ya başka bir partnerle orgazm sorunu yaşamazken eşiyle yaşıyorsa kastedilen durumdur.Total orgazm bozukluğu ise hem mastürbasyonla hem değişik partnerlerle kişinin orgazm olamama halini tarifler.Bu sınıflama,zor vakaları ayırt etmemizde yardımcı olur.Primer orgazm bozukluğu kadınlarda sık gözlenmektedir.

    ORgazm olamama nedenlerine gelirsek;organik nedenler(omurilik travmaları,vajinal ameliyatlar ve bazı kronik hastalılar) ve psikolojik nedenler olarak ayırabiliriz.Psikolojik nedenleri açarsak;

    1.)Cinsel mitler;iyi bir sevişme orgazm ile sonuçlanmalıdır,cinsellik hakkında konuşmak ve düşünmek ayıptır,iki tarafın da aynı anda orgazm olması gerekir gibi cinsellikle ilgili bilinen yanlış inançlar ve beklentiler.

    2.)Düşük benlik saygısı ve cinsel özgüven eksikliği;kendini aşırı eleştirme,bedenini beğenmeme,yatakta iyi olmadığını düşünme gibi.

    3.)Yetersiz uyarı;kendi bedenini ve haz noktalarını bilmeme ve bununla ilgili partneriyle konuşamama,uygun ortamı sağlamadan ve ön sevişme olmadan ilişkiye geçmek gibi.

    4.)Çift ilişkisine dair problemler;eş reddi,eşe karşı duyulan öfke ve iletişim problemleri gibi.

    5.)Aşırı kontrolcü kadınlar;duygusal ve fiziksel olarak kontrolünü kaybetmekten korkmak gibi.

    6.)Cinsellikle ilgili korkular,kaygılar;erkeklerden korkmak,acı duyacağından korkmak,gebelikten ve cinsel yolla bulaşan hastalıklardan korkmak gibi.

    7.)Partnerin cinsel işlev bozukluğu;erkeğin erken boşalma ve sertleşme problemleri gibi.

    8.)Cinsel travmalar;çocuklukta ve ya sonrasında yaşanan bir cinsel travma sonrası yaşanılan suçluluk ve kendini cezalandırıp boşalmama durumu gibi.

    9.)Sosyokültürel nedenler;ahlaki açıdan katı bir ailede yetişmek,kadın olmakla ilgili yasaklamalar ve önyargılar gibi.

    10.)Baba-kız ilişkisindeki olumsuzluklar;baskıcı baba figürü ve ya tam tersi idealleştirilmiş baba figürüne sahip kadınlarda görülebilen,dinamik altyapısı olan problemler gibi.

    Tüm bu sayılan nedenlere rağmen orgazm öğrenilebilen bir yetidir ve problemlerinin de tedavi edilebildiği bir durumdur.Bazı kadınlar için orgazm sözkonusu olduğunda olsa da olur olmasa da olur mantığı hala geçerliliğini korumakta.Cinsellik haz alıp verme ve partnerinizle bir ve bütün olma sanatıdır ve bu sanatın incelikleri öğrenilip daha kaliteli ve doyumlu bir cinsel yaşam mümkün olabilir.

  • Vajinismus ,

    Vajinismus

    Kadında cinsel ilişkinin olduğu anatomik bölgeye vajina denir.Vajina girişindeki kasların istem dışı kasılması ve kadının istediği halde cinsel ilişkiye izin verememesi durumuna vajiniismus denir.

    Bu kadınlarda endişe ,korku,panik hali olur.Kızlık zarlarının çok kalın ya da vajinalarının çok dar olduğunu düşünen bu kadınlar,acı beklentisi ile kendilerini koruma çabasına girerler.Yaklaşık 2cm.lik kaslardan oluşan vajina girişi,danışanın yanlış inanışına göre kasılmalar nedeniyle daralmakta,sertleşmekte ve birleşmeyi imkansız hale getirmektedir.

    Tıp litaratüründe cinsel işlev bozuklukları sınıflamasında cinsel ağrı bozukluğu olarak geçer.Ağrılı cinsel ilişki ise disparonidir.Bu durum ile vajinismus birbirini tetikleyebilir.

    Vajinismus bir erteleme sorunudur.Kişi kendini gün içerisinde cinsel birleşmeye hazırlasa da o an geldiğinde vazgeçer ve sonra yapmaya karar verir.Böylece günler,aylar ve hatta yıllar geçebilir.

    Vajinismusun nedenleri arasında;cinsel eğitimin yetersizliği,suçluluk,ayıp-günah duyguları,çocukluk ve genç kızlık döneminde yaşanan ruhsal ,bedensel travmalar,tutucu ve baskıcı aile ortamı,yanlış cinsel bilgiler ve ilk gece ile ilgili korkular sayılabilir.

    İlk gece korkusu,özellikle bizim ülkemizde,evliliğe adım atan genç çiftleri oldukça kaygılandırır.Evlendiği kişi sevdiği,aşık olduğu biri dahi olsa işk kez yaşanacak cinsel ilişki korku yaratabilir.Bunun nedeni ise,bilmemek,deneyimlememiş olmak ve çevremizdekilerin bu konuya yaklaşımı olabilir.İlk geceyle ilgili pek çok yanlış inanç yani mit vardır.Kanama olacak,acıyacak gibi mitler korku oluşturabilir.Cinsiyetçi yetiştirilen ve baskıcı aile ortamında büyüyen genç kızlar risk altındadır.

    İlk deneyimde iki tarafın da heyecanlı olması,cinselliğin başarılması gereken bir görev ve performans alanı olarak sunulması ayrıca gerginlik yaratabilir.Oysaki cinselliğin doğasında kan,acı ve stres yoktur.Bunların yaşanmasına cinsel davranış ve bilgi eksikliği,duygusal olarak hazırlık yapılmaması sebep olur.

    Bazen de zeminde bu tür risk faktörleri olmadan da kişide vajinismus olabilir.Bu durumda neden farkındalık düzeyinde olmayabilir.Bilinçdışınızın”vajeni kapat ve ilişkiye izin verme”komutunu hangi sebebe dayanarak verdiğini bilinç düzeyinde farkedemeyebilirsiniz.Bu durumda tedavi planı ona göre kurgulanır.

    Evlilik hayatında her iki tarafı da bu kadar mutsuz eden bir hastalık olmasına rağmen,tedavisi oldukça yüz güldürücüdür.