Etiket: Cinsel İstismar

  • ÇOCUKLARDA CİNSEL İSTİSMAR

    ÇOCUKLARDA CİNSEL İSTİSMAR

    Çocuklarda cinsel istismar, yetişkinlerin çocukları kendi cinsel doyumları açısından cinsel temasa zorlamaları olarak karşımıza çıkmaktadır. Çocukluk dönemindeki cinsel istismar, günümüzde oldukça önemli bir toplumsal sorundur. Çünkü çocukluk döneminde cinsel istismara maruz kalmak çocuğun psikolojik, sosyal ve zihinsel gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.

    İstismara uğrayan çocuklardaki fiziksel belirtiler; genital bölge veya ağız çevresinde ağrı, renk değişimi, kanama, tuvalet yaparken birden fazla kez rastlanılan ağrı ve tuvalet eğitimi ile alakasız alta kaçırma olarak görülmektedir. Duygusal belirtiler ise; geceleri uyku sıkıntıları, kabus görme, öfke patlamaları, evden ya da okuldan kaçma, kendine zarar verme davranışları ve bazı mekan ya da kişilerden korkma olarak görülmektedir.

    Çocuklara olabildiğince erken yaşta cinsel istismar ile ilgili bilgi verilmelidir. Konuşmaya ve kendi isteklerini anlatmaya başladıkları yaşlarda vücut bölümlerinin isimleri öğretilmeli, güvenmedikleri ve istemedikleri zaman özel bölgelerine dokunulunca hayır diyebilmeleri öğretilmelidir. Güvenli ve tehlikeli gibi kavramları daha rahat anlayabildikleri yaşlara geldiklerinde konu vücut güvenliği üzerinden basit ve somut cümlelerle anlatılabilir. Çocuğa bunları anlatırkenki en önemli nokta çocuk bir olayı anlattığı zaman birilerinin cezalanmasına sebep olacağını düşündürtmemek ve korkutmamaktır.

    Anne-baba olarak çocuğun sınırlarına saygı göstermek gerekir. Çocuğun izni olmadan ona dokunmamak ve komşu, akraba gibi kişilerin çocuğun itiraz etmesine rağmen onu öpüp, sarılmasına izin vermemek gereklidir. Çünkü cinsel amaçlı olmasa bile bu dokunuşlar, çocuğun başka dokunuşlara karşı kendini savunma olasılığını da azaltmış olacaktır.

    Eğer çocuğunuz size cinsel istismarla alakalı bir şeyler anlatmaya başlarsa, mümkün olduğunca yönlendirmeden sonuna kadar dinlemek gerekir. Çünkü sorular çocuğun kafasını karıştırabilir. Aynı zamanda sakin kalmak da çok önemlidir. Bu süreç içerisinde aileleri tarafından desteklenen çocuklar, içinde bulundukları durumla daha iyi baş edebilmektedirler. Çocuğa başına gelen durumun onun suçu olmadığını ve onu her zaman sevmeye devam edeceğinizi söylemek gerekir.

    Cinsel istismar durumu ortaya çıkarsa mutlaka bir uzman denetiminde hukuki süreç başlatmak gerekir. Gerekli yasal ve koruyucu sürecin başlaması, çocuğun yaşamış olduğu duygusal karışıklığı azaltmış olacaktır.

    Cinsel istismar mağduru çocukların bu olayın üstesinden gelmelerine yardım etmek, çocuğun öz-saygısını ve kendine olan güvenini tekrar kazandırmak, onu suçluluk duygusundan arındırmak, ailenin bu süreçte çocuğa nasıl yardım edebilecekleri konusunda destek almasını sağlamak ve yetişkinlik döneminde çocuğun ciddi bir psikolojik rahatsızlığının oluşumunu engellemek için bir uzmandan destek alınmalıdır.

  • ÇOCUKLARDA CİNSEL İSTİSMAR

    ÇOCUKLARDA CİNSEL İSTİSMAR

    Cinsel istismar, psiko-sosyal gelişimini tamamlamamış olan bir çocuğun

    bir erişkin tarafından cinsel doyum için kullanılmasıdır. Cinsel istismar

    oral-genital veya oral temas ile olabileceği gibi, teşhircilik, röntgencilik

    şeklinde de olabilir.

    Çocukluk çağı travmaları içinde çocuk istismarı yinelebilirliği, çocuğa

    genellikle en yakınları tarafından yapılıyor olması nedeniyle

    tanımlanması ve tedavi edilmesi en zor olan travma olarak

    nitelendirilmektedir. Çocukluk çağı cinsel istismar çoğu zaman kimseye

    söylenmediği için birilerince fark edilinceye kadar çocuk tarafından

    saklanır ya da özellikle tanıdık biri tarafından istismara maruz kalan

    çocuk olayı bir oyun olarak algılayabilir. Bir diğer ihtimal ise ailesinin

    kendine inanmayacağını düşündüğü için sessiz kalmayı tercih edebilir.

    Zamanla bunun bir suç, kendi işlediği bir günah olduğunu düşünür, suçlu

    hisseder ve utanç duyar.

    ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARA MARUZ KALDIĞININ İPUCUNU

    VEREBİLECEK OLAN DAVRANIŞLAR VE FİZİKSEL

    BELİRTİLER:

    Aşağıdaki maddeler genelde aniden ve başka bir açıklama olmaksızın

    (hastalık, ailede sorun-boşanma, taşınma, kardeş kıskançlığı ölüm vb)

    ortaya çıkarsa dikkatli olmak gerekli. Ayrıca bunlardan sadece biri yeterli

    değil birkaçının birden gözlenmesi gerekir:

     Çocuğun normalinin dışında içe kapanıklık veya huysuzluk

     Geceleri uyku sorunları, kabuslar

     Tuvalet eğitimli bir çocuğun yatak ıslatması

     Öfke nöbetleri

     Ani korku ve çekinme davranışları

     Yemede azaltma veya çoğaltma

     Argo kelimeler kullanma

     Oyuncakları ile oynarken yaşının ötesinde bilgide cinsel hareketler ile

    oynaması

     Kendine zarar verme davranışları (vurma, saç yolma, v.b.)

     Evden veya okuldan kaçma

     Genital bölge, anus veya ağız çevresinde ağrı, renk değişimi (çürüme

    gibi) veya kanama

     Tuvalet yaparken ağrı (birden çok defa)

    Tüm bunları çocuğunuz da fark ederseniz cinsel istismar ihtimalini göz

    önünde bulundurmalısınız. ‘Kim yapabilir ?’ demeyin. ‘Etrafında kimse

    yok sadece aile bireylerimiz var.’ Gibi durumlara aldanıp bu belirtileri

    göz ardı etmemelisiniz. Unutmamalısınız ki çocuklara cinsel istismar en

    çok yakınları tarafından uygulanıyor.

    CİNSEL İSTİSMARA KARŞI ÇOCUĞUNUZU BİLGİLENDİRİN

    Bu anlamda anne-babalara düşen ilk ve en önemli görev, çocuklarını

    cinsellik ile ilgili bilgilendirmeye başladıkları okul öncesi dönemde, adı

    tam olarak kullanılmasa da “cinsel istismar” konusuna değinmektir.

    Çocuğunuzun cinsel anlamda kendini korumasını sağlamak için

    bilgilendirici bir konuşmaya “Bedenimiz özeldir, oyun oynamak için

    kullanmayız ve başkalarının da bedenimizle oyun oynamasına izin

    vermemeliyiz” gibi bir ifadeyle başlayabilirsiniz. Yanı sıra, çocuğunuza

    “iyi dokunuş” ve “kötü dokunuş”tan bahsedip, başkasına dokunmanın

    veya başkası tarafından dokunulmanın bir sevgi işareti olduğunu ve birine

    sarılmayı veya birinin ona sarılmasını, sevmesini istediğinde bunu

    söyleyebilmeyi öğretmelisiniz.

    Bununla birlikte ona, her dokunuştan hoşlanmayabileceğini; bu yüzden

    de karşısındaki kendisine hoşlanmadığı bir şekilde dokunuyorsa bunu da

    ifade edebilmesi, engelleyemediği takdirde de bir büyüğüne söylemesi

    gerektiğini öğütlemek çok önemlidir. Ona istemediği şekilde dokunan

    kişi ısrar etse bile kesinlikle bunu “sır”olarak saklamaması gerektiğini ve

    ancak gerçeği söylerse onu koruyabileceğinizi vurgulamak önem taşır.

    Anne-babalar iyi ve kötü dokunuşları anlatırken çocuklarını korkutup

    kaygılandırmadan, sakin ve yumuşak bir ifadeyle açıklama yapmaya özen

    göstermeliler. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise anne-babaların

    bu tarz konuşmalarda, “kötü dokunuş”lara çok fazla vurgu

    yapmamalarıdır.

    Çünkü, olumsuz cinsel deneyimlere fazla dikkat çekmek çocuğun

    kaygılanıp en yakınlarından gelen sevgi ve şefkat içeren “iyi

    dokunuşların da yanlış algılamasına neden olabilir. Bu konu,

    çocuğunuzun yaşı ilerledikçe farklı bağlamlarda ele alınır. Örneğin,

    ergenlik dönemindeki çocuğunuz iyi dokunuş ve kötü dokunuşu ayırt

    edebilecek yaş ve farkındalığa ulaşmıştır. Fakat, bu dönemde de

    vurgulanması gereken, çocuğunuzun sevgi ve ilgi duyduğu arkadaşı ile

    ilişkisinde de istediği noktada sınırlarını belirleyip “dur” diyebilmesi

    gerektiğini bilmesidir.

    Vücudumuzda dört özel bölge olduğunu ve bunlara kimsenin

    dokunmaması gerektiğini söyleyebilirsiniz. Bu dört özel bölge: Dudak,

    göğüs, genital ve kalça bölgesidir. Genital ve kalça bölgesini iç çamaşırı

    bölgesi olarak tarif edebilirsiniz. Bir iç çamaşırı kuralı olduğunu ve

    kimsenin oraya dokunamayacağını, onun da kimsenin iç çamaşırı

    bölgesine dokunmaması gerektiğini ve bu bölgelerin kişiye özel olduğunu

    vurgulamalısınız.

    Önemli ayrıntılardan birisi de tüm bu konuşmanın ardından böyle bir

    durumla karşılaşırsa size mutlaka gelip söylemesi gerektiğini asla böyle

    bir konuda sır saklamaması gerektiğini anlatmalısınız. Çünkü

    istismarcılar genellikle böyle bir durumda çocuğa oyun oynadıklarını ve

    bu oyunun aralarında sır kalması gerektiğini söylerler.

    Fizyolojik ve psikolojik olarak çocuğunu yakından izleyip her ihtimali

    düşünmeniz gerekmektedir.

    Hiçbir çocuğun böyle bir durumla karşılaşmaması dileğiyle…

    Psikolog Büşra

  • Çocuk istismarı ve ensest

    Çocuk istismarı ve ensest

    Çocuklara karşı kötü davranım tutumu insanlığın tarihinden bugüne kadar süregelmiştir. Geçmiş zamanlarda çocuklar köle yapılıp para karşılığında satılmış, yaralanmış, öldürülmüş ve kimi zamanlarda ise diri diri toprağa gömülmüştür. Kız çocuklarının değer görmediği, doğar doğmaz yakıldığı toplumlar dahi mevcuttur. Bu suretle istismar vakaları tarihten bugüne belki aynı belki farklı yollar kullanılarak sürekli devam etmiştir.

    İstismar, on sekiz yaş altı çocukların sağlığına, yaşamına, gelişimine veya saygınlığına gerçek veya gizli zarar ile sonuçlanan her türlü fiziksel ve duygusal kötü davranışı, cinsel istismarı, ihmali, dikkatsizliği, ticari ve diğer sömürüleri kapsar1 (WHO, 2006, 2010). İstismar yaşantılarının yaygınlığı ile ilgili farklı istatistiksel sonuçlara rağmen uluslararası çalışmalarda kadınların yaklaşık % 20’sinin, erkeklerin ise yaklaşık % 5-10’unun çocukluk döneminde cinsel istismara maruz kaldıkları, tüm bireylerin ise % 25-50 oranında fiziksel istismara maruz kaldığı bildirilmektedir (WHO, 2010)2

    İstismar, çocukların bedensel, sosyal ve psikolojik sağlığını kısa, orta ve uzun vadede ciddi bir şekilde etkileyen bir olgudur. Özellikle kendisini korumakla yükümlü kişiler tarafından kötü muameleye maruz kalması, çocuğu psikolojik açıdan derinden etkiler (Topçu, 2009).3
     

    . Bu konuyla ilgili birçok yasa ve düzenleme çıkmış olmasına rağmen şu an da dünyanın en gelişmiş ülkeleri de dahil olmak üzere bu sorun bir türlü giderilememiş, topluma bu bilinç halen kazandırılamamıştır.

    Çocuğun cinsel istismarı fiziksel, duygusal, sosyal, ahlaki, kültürel ve hukuki boyutları olan geniş kapsamlı ve karmaşık bir sorundur. Cinsel istismar; ‘henüz cinsel gelişimini tamamlamamış bir çocuğun ya da ergenin, bir erişkin tarafından cinsel arzu ve gereksinimlerini karşılamak için güç kullanarak, tehdit ya da kandırma yolu ile kullanılması olarak tanımlanmaktadır. İstismar çocuk ya da ergen ile kan bağı olan ya da ona bakmakla yükümlü birisi tarafından yapılmışsa bu durum “ensest” olarak adlandırılır. Cinsel istismardan söz ederken bir çocuk ile bir erişkin arasındaki cinsel aktivite üzerinde durulmakla birlikte, iki çocuk arasındaki cinsel aktiviteler; yaş farkı en az 5 yıl olduğunda, küçük çocuğun zorlama ya da ikna ile cinsel haz amacı güden aktivitelere maruz bırakılması durumunda da cinsel istismar olarak ele alınır (İşeri, 2008).4 Cinsel istismarın mutlaka şiddet içermesi gerekmez, bu açıdan çocuğun rızasının olup olmadığına bakılmaz (Nurcombe, 2000).5