Etiket: Cinsel İstismar

  • Çocuklarda Cinsel İstismar

    Çocuklarda Cinsel İstismar

    Geçmişten bugüne baktığımızda değişmeyen tek şeyin çocuklarda cinsel istismarın gün geçtikçe artmasıdır. Çocukların yaşamış olduğu istismar ve ihmalin genellikle bir yetişkin yada kendi yaşıtları tarafından suistimal edilme durumudur. Ebeveynlerin duygusal ihmali ve baskıcı yapısı da yaşanan istismarları ne yazık ki önleyememektedir. Çocuklarda cinsel istismar daha gelişim çağında başlamakta ve ergenliğe kadar devam etmektedir.

    Cinsel istismara uğramış çocuklarda hem duygusal hemde fizyolojik belirtilerle beraber buna eşlik eden davranışsal sorunlarda ortaya çıkmaktadır. Genellikle bir çocuğun istismar edildiği kolay bir şekilde anlaşılmaz. Bu durum cinsel istismarı yapacak kişiler tarafından rahatlıkla kullanılabilecek bir durum haline gelir. Aileler çocuklarını cinsel istismardan korumak için öncelikle gerekli duyurulara kulak asmalıdır.

    Cinsel İstismarın Çocuklar Üzerindeki Etkileri

    Cinsel istismarın çocuklar üzerinde oldukça yıkıcı etkileri vardır. Genellikle travmaların altında bulunan nedenler istismara dayanmaktadır. Aynı zamanda bir çok patolojik rahatsızlıkları da beraberinde getirmektedir. İstismar ve ihmali yaşayan çocuklar psikolojik sorunları yaşamaya daha yatkın olurlar. Bu durum çocukların başa çıkma yöntemlerinden, savunma mekanizmalarına kadar etkilemektedir. Bir çocuğun cinsel istismara ve ihmale uğramış olması onun tüm hayatını etkileyebilmektedir.

    Sosyal hayatında içe çekilme durumu yaşayabilir aynı zamanda çok aktif bir hayat döngüsüne de sahip olabilir. Yaşanılacak dengesiz tutumları da beraberinde getirmektedir. Cinsel istismar mağduru çocuklar yetişkinlik dönemlerinde cinsel sorunlarla da karşılaşabilmektedir. Çocuklar cinsel istismar ve ihmal sonucunda ruhsal anlamda sosyal içe çekilme ve travma sonrası stres bozukluğu gibi patolojik sorunlar yaşayabilmektedir. Cinsel istismar ve ihmal oldukça riskli bir durumdur. Bu yüzden her ailenin bu konuda oldukça hassas ve bilinçli olması gerekmektedir.

    Önlemek İçin Neler Yapılmalıdır?

    Öncelikle cinsel istismar ve ihmal konusu üzerinde bireyler bilinçlendirilmelidir. Bilinmelidir ki ilk eğitim ailede başlar. Bunun farkında olan bireyler çocuklarını daha sağlıklı yetiştirebilir. Fakındalık sahibi aileler sayesinde çocuklar cinsel istismarın ve ihmalin tespiti açısından oldukça önemli bir rol oynar. Bir durum hakkında bilgi sahibi olmak oluşacak tüm sorunların önlemi açısından değerlidir. Aileler çocuklarını bu konuda bilgilendirdiği noktada daha

    anlaşılabilir noktaya gelebilir. Sorunun tespiti açısından çocuklar bilgi sahibi olacağından yaşacakları bu durumu kolaylıkla dile getirebilirler. Bu da sürecin daha sağlıklı atlatılabilmesini sağlar.

    Cinsel istismarı ve ihmali sadece çocuklar için düşünmemek gerekir. Buna maruz kalan yetişkinlerde dünya genelinde oldukça fazladır. Bu noktada gerekli mercilere başvurmaları ve sessiz kalmamaları gerekmektedir. Cinsel istismar mağduru bireyler buna sessiz kaldığı aşamada bu sorun gün gittikçe daha da artmaktadır.

  • Cinsel İstismar

    Cinsel İstismar

    Çocuk istismar, karışık sebepleri ve dramatize neticeleri olan, tıbbi, hukuki, gelişimsel ve psiko-sosyal kapsamlı gerçek bir sorundur. Cinsel istismar asırlardır bilinen bir mevzudur. Bununla birlikte çocuk istismarlarında son zamanlarda gözle görülür bir artış mevcuttur. Amerika Birleşik Devletleri’nin yapmış olduğu araştırmalarda görülmüştür ki çocukların; 1998’de binde 1.6’sının cinsel istismara uğramıştır. Başka ülkelerde yapılan epidemiyolojik çalışmalarda da benzer oranlardan söz edilmektedir.

    Çocuk istismarının patolojik koşulları hem türetici hem de yıkıcı olan gerçeküstü yeteneklerin ilerletilmesini zorlar. Cinsel istismar çocuklarda birçok etkeni beraberinde getirmekte ve yetişkinlikteki oluşum süreçlerini de zedelemektedir. Çocukta güven duygusunun yıkıcı bir hale gelmesine neden olmakta aynı zamanda normal gelişim süreçlerini de sarsmaktadır. Cinsel sömürünün yaşandığı her yaş insan patolojisini değiştirmektedir. Cinsel istismar birçok patolojik sonuçları oluşturmaktadır.

    Aile İçi Cinsel İstismar: “Ensest”

    Ensest, yakın akrabalar arasında istekli ya da isteksiz cinsel ilişkiye girmesidir. Birçok kültürde bu durum yıkılamayan bir tabudur. Evlenmeleri yasal, ahlaki ve dini boylamlarda men edilmiş birinci ve ikinci kuşak akraba olan kadın ile erkeğin cinsel ilişki yaşama anlamında kullanılmaktadır. Cinsel sapkınlık olarak bilinen ensest “akraba aşkı” olarak da tanımlanabilmektedir.

    Toplum tarafından kabul edilmeyişi ve ayıplanmış olması ensest ilişkinin saklı tutulmasına sebep olmaktadır. Ensest birliktelik klasik olarak dayandığı nokta kan bağıdır. Benzer birliktelikler kurulduğu, aile bağının ve güvencesinin oluşmuş olduğu veya aile bireyleriyle olan ensest birliktelik uzun seneler süresince görünmezlikten gelmiştir.

    Cinsel Sömürünün Çocuklar Üzerindeki Tesirleri

    Çocuklarda cinsel sömürü ahlaksal bir suç olmasıyla beraber olumsuz halk sağlığı ve uzun sürelerde olumsuz sonuçlarda doğurmaktadır. Bu sonuçlar içinse tek bir hastalık tablosu yoktur, ancak cinsel sömürü tehlike etmeni olarak kabul görülmektedir. Genellikle kaygı bozuklukları cinsel sömürüye uğramış çocukluklarda kısa zaman içerisinde ortaya çıkabilmektedir.

    Normal olmayan cinsel eylemlerin uygun olmayan ortamlarda sergilenmesi davranışlarıdır. Cinsel bir ilişkinin kendince taklit edilmeye çalışılması, cinsel organlarına yabancı cisimleri sokmak, bireylere karşı sürtünme eyleminde bulunmalarıdır. Çocukluk dönemlerinde cinsel tacize uğramış kişiler yetişkinliklerinde ya cinsel istismarda bulunurlar ya da kendi cinselliklerini maddi anlamda kazanç sağlamak için kullanmaktadırlar.

  • Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Hangi Yöntemlerle Önleyebiliriz?

    Çocuğa Yönelik Cinsel İstismarı Hangi Yöntemlerle Önleyebiliriz?

    ÇOCUKLARINIZLA KONUŞUN

    Toplumda karşılaşan en acı olayların başında çocuğa yönelik cinsel istismar gelmektedir. Bu durum gerçekleşmeden aileler olarak ‘neler yapmalıyız?’sorunusunu ön plana çıkararak, şunları söylemeliyiz ki; Çocuklarınızla konuşun! Cinsel istismarın ne demek olduğunu ve kendilerini nasıl koruyacaklarını bilmelerine izin verin. Sonrasında, çok “özel” olabilecek konularda sizinle konuşmaları konusunda rahat hissetmelerini sağlayın.

    Çocuklarımızla neden cinsel istismar hakkında konuşmamız gerektiğine dair birçok sebep vardır. İlk ve öncelikli olarak, aileleri cinsel istismar konusunda konuşan çocukların, bunun olmasını engelleme konusunda çok daha hazırlıklı oldukları bilinmektedir.

    Bir başka sebep ise bu suçun görülme sıklığıdır. Daha da endişe verici bir istatistik ise cinsel istismara uğrayanların ortalama yaşının altı ile dokuz arasında olmasıdır.

    Cinsel istismarın yoksul mahallelerde yaşayan, düzgün işlemeyen ailelerin sorunu olduğunu düşünsek de, durum böyle değil.

    Cinsel istismarı, iyi ailelerin evleri dışında olan bir şey olarak düşünmeye meyilli olsak da bir çok çocuk ensest kurbanıdır. Ama yine de cinsel istismar herkesin evinde, üvey anne babalar, kardeşler, kuzenler, amcalar, büyükanne, büyükbabalar arasında dahi görülebilen bir durumdur. Yani, nerede yaşarsak yaşayalım ya da ne kadar sağlam aile bağlarına sahip olursak olalım, çocuklar cinsel istismar problemi konusunda önceden bilgilendirilmeli ve uyarılmalıdır.

    Çocuklarınızla Cinsel İstismar Hakkında Ne Zaman Konuşmalısınız?

    Cinsel istismar hakkında konuşmak için en iyi zaman, çocuğunuzun potansiyel olarak tehlikeli bir durumda olmadığı ve kendisini güvende hissettiği zamandır. İstismar ihtimalinin olacağını veya ne zaman olacağını bilmek mümkün olmadığından bu konuyu, erken yaşta konuşmak önemlidir. Okul öncesi dönem bile çok erken olarak düşünülmemelidir.

    Anlatacaklarınızın ayrıntıları çocuğunuzun yaşına göre değişecek olsa da, diğer güvenlik konularıyla birlikte saldırıyı önlemeye dair genel bir eğitim tüm yaştaki çocuklara verilmelidir.

    Örneğin;

    • Küçük çocuğunuza yabancılardan şeker almaması gerektiğini öğrettiğiniz gibi, birisi bedenlerinin özel bölgelerine dokunmak isterse ona hayır demesi gerektiğini de öğretebilirsiniz.

    • Çocuğunuzla, sokakta bulduğu veya bilmediği bir maddeyi yiyip içmemesi gerektiğini konuşurken, kişisel gizlilik ve rahatsız eden dokunuşlara karşı gelme haklarını da konuşabilirsiniz.

    • Uyuşturucuya neden hayır demeleri gerektiğini açıklarken, onlara dokunan ve kendilerini rahatsız hissettiren bir kişiye de neden hayır deme haklarının olduğunu açıklayabilirsiniz.

    Cinsel İstismar Hakkında Nasıl Konuşmalısınız?
    Çocuklarınıza cinsel istismar hakkında konuşurken bilgileri, onları gereğinden fazla korkutmadan ve dehşete düşürmeden aktarmak önemlidir. Aslında “cinsel istismar” tanımını da kullanmanız gerekmez. Sizin amacınız çocuğunuza, o istemedikçe kimsenin bedenine dokunmaya hakkı olmadığını olumlu ve tehditkar olmayan bir şekilde öğretmektir. Verilmek istenen bu mesaj, (hassas, kişisel veya tabu olarak düşünülse dahi) aileler rahatça konuşulabilecek bir ortam sağladığında kolayca yerine ulaşır. 

    Aynı zamanda istismarı önleme konusunu konuşmak kendi beden parçalarının isimlerini, genital bölgeler de dahil, bilen çocuklarla çok daha kolaydır. 

    Ne Söylemelisiniz?

    Çocuğunuzla cinsel istismar hakkında konuşurken, iki hedefe ulaşma amacında olmanız önemlidir. 

    • Çocuğunuzun, cinselliği istismar eden bir davranışı tanıması ve ayırt edebilmesi için spesifik ve doğru bilgiler verin.

    • Çocuğunuza, tehlikeli olma potansiyeli olan bir durumla başa çıkabilmesi için spesifik yollar öğretin.

    Bu hedeflere ulaşmak için aşağıdaki yönergeleri takip edebilirsiniz:

    “Kişisel Parçaları” açıklayın.

    “Baba, neden sıcak olduğunda kızlar tişörtlerini çıkaramazlar?”

    “Anne, neden banyoya seninle birlikte giremiyorum?”

    “Neden salonda giyinip soyunamam?”

    Çocukların sordukları sorular bize “kişisel parçaları” konuşmak için olanak sağlar. 

    Bedenimizin bu bölümlerinin kirli ya da utanılacak yerler olduğu algısı yaratmadan, mayoyla kapattığımız bölgelerin çok özel ve kişisel olduğunu açıklayın. Daha sonra bu kişisel bölgelerin neden kapalı olması gerektiği ve kişinin gerekirse ebeveyninin ve ebeveynin izniyle doktorların dışında kimse  tarafından görülmemesi ve dokunulmaması gerektiğini açıklayın.
    “Cinsel İstismarı” açıklayın.

    Çocuklar; bazı yetişkinlerin veya genç insanların, kendi özel yaşamlarını gasp etmeye çalışabileceklerini ve bunu durumun kabul edilebilir olmadığını bilmelidirler. Çocuklarınızın bilmesi gereken iki tür cinsel istismar vardır:

    • Dokunmadan istismar: cinsellik ile ilgili sözel veya görsel uyaranlarla çocuğun uyarılması, müstehcen telefon aramaları, teşhircilik, röntgencilik ya da özelin gizlenmesini ortadan kaldırarak çocuğun cinsel birleşme eylemine görsel ya da işitsel olarak tanık olacağı durumları içerir.

    • Dokunarak istismar: okşama, tüm özel bölgelerle cinsel birleşme ya da teşebbüste bulunma; özel bölgelere dokunma, ensest ve tecavüz durumlarını içerir.

     

    Bunların yanında çocuğunuz, istismarı yapan kişilerin yabancı olmak zorunda olmadığını bilmelidir. Çocuk tacizcilerinin yüzde seksen beşi çocuğun tanıdığı kişilerdir. Son zamanlardaki haberler, dehşet verici durumların altını çizmektedir. Çocuğunuza “Hiç kimse; öğretmenler, akrabalar, arkadaşalar vs. sana dokunabilirim ya da vücudunun özel bölümlerine bakabilirim diyemez.” diye anlatın.

    Nasıl Hayır Diyebileceğini Açıklayın.

    Çocuğunuz bedeninin ona özel ve kişisel bölümleri olduğunu öğrendikten sonra birisi ona dokunmaya çalıştığında, bedeninin kişisel bölümlerine bakmaya çalıştığında ya da kendi kişisel parçalarına onu maruz bırakmaya çalıştığında ne yapması gerektiğini konuşun.

    Çocukların, kendi bedenlerini kontrol edebileceklerine dair sizin izninize ihtiyaçları vardır; çünkü genelde, yetişkinlere itaat etmeyi ve saygı duymayı öğrenmişlerdir. Bu durumda, olan şey onların hoşuna gitmiyorsa hayır diyebileceklerini ve demeleri gerektiğini bilmelidirler.

    Çocuğun potansiyel bir saldırıyı durdurması için en etkili yol yüksek

     ve katı bir sesle “HAYIR” diye bağırmak ve durumdan hızlıca uzaklaşmaktır. Ya olursa! oyunları uydurarak hayır demenin provasını yapabilir ve çocuğunuza yardım edebilirsiniz.

    Bu oyunu çeşitli olası tehlikeli durumlar için kullanın:

    • Ya yabancı bir adam gelip polis olduğunu, sorular sormak için arabaya binmen gerektiğini söylerse, ne dersin?

    • Ya bir arkadaşın veya akraban doktorculuk oynayalım, kıyafetlerini çıkar derse, ne dersin?

    • Ya tanıdığın birisi bacaklarının arasındaki bölgeye dokunmak sürtünmek isterse, ne dersin?

    Bu durumlarda güçlü cevaplar vermesi için çocuğunuza koçluk edin:

    • Hayır, bunu yapma!

    • Hayır, anneme söylerim!

    • Dur, yapamazsın!

    • Ailem bunu yapamayacağını söyledi!

    Çocuklarınız bir kez bu oyunla tanıştıktan ve onlarla alay etmeden, onları utandırmadan oynayacağınızı öğrendikten sonra kendi  ya … olursa sorularını sormaya başlayabilirler.  Bu, sizden hassas bir konuda bilgi ve destek almakta rahat hissetmeye başladıklarına dair iyi bir işarettir.

    Koşulsuz Sevgi ve Destek Verin.

    Çocuk tacizcileri kurbanlarını üç şekilde kontrol etmeye çalışırlar:

    1. Çocuğu baskı altına alarak ya da otorite gücünü kullanarak,

    2. Çocuğu istenmeyen fiziksel bir temasla sonuçlanacak “eğlenceli bir oyun” oynayacakları konusunda manipüle ederek,

    3. Hediyeler ya da seveceği şeyler vereceğini söyleyerek. 

    Bu teknikler oldukça ikna edicidir ve çocuğa bir şekilde  sorumluymuş hissi verebilir. Çocuklarınızı, bir yetişkin veya büyük bir çocuk ona dokunmaya ya da kendi bedenini göstermeye çalışırsa kendilerini suçlamamaları gerektiği konusunda ikna edin.

    Aynı zamanda, bir yetişkin ya da kendilerinden büyük bir çocuk, çocuğunuzun özel yaşamını gasp etmeye çalıştığı zaman bunu size anlatmasının kesinlikle çok güvenli ve iyi bir yol olduğunu da çocuklarınıza anlatın. Tacizcilerin çocukları güzel sözlerle kandırdıklarını ya da bu durumu “özel” bir sır olarak tutmaları konusunda tehdit ettiklerini bilmelerini sağlayın. Başka yetişkinlerin ne dediklerinin önemli olmadığı, her zaman sizinle konuşabilecekleri konusunda da onlara güven verin. 
    Vermek istediğiniz Mesajı Tekrarlayın.
     

    Tek bir konuşmada çocuğunuza cinsel istismar konusunda yeterince etkili bir uyarı veremezsiniz. Tekrar etmek, öğrenme sürecinin gerekli bir parçasıdır. Bu sebeple açıklamalarınızı değişik durumlar için tekrarlayın. Konuşmalarınızdan birkaç gün sonra çocuğunuzu bazı sorularla takip edin. Bu onlara, olabilecek endişelerini dile getirmeleri için fırsat verir. Şöyle sorabilirsiniz:

    “Vücudun özel bölgeleri ile ilgili konuşmamız hakkında düşündün mü”

    “Biri sana istemediğin şekilde dokunmaya kalkarsa ne yapacağın konusunda herhangi bir sorun  var mı? “

    “Sana oyuncak ya da şeker vermeyi teklif eden yabancılara ne demen gerektiğini hatırlıyor musun?”

    Açığa Vurulmamış Korkuları Dinleyin.

    Cinsel istismar hiçbir zaman çocuğun hatası değildir ve sır olarak tutulmamalıdır. Bazı çocuklar karşılaştıkları ve onları rahatsız eden durumları konuşmakta zorlanıyor olabilirler. O yüzden, onların size bir şey anlatmaya çalıştığının sinyallerini gördüğünüz zaman dikkatli olmanız çok önemlidir. Örneğin, normalde arkadaş canlısı olan çocuğunuz, “ben X amcanın evine gitmekten  nefret ediyorum” diyorsa, ya da keman dersine gitmeme konusunda alışıldığın dışında bir inatçılık gösteriyorsa, biraz araştırma yapın. Reddettikleri yetişkin hakkında ne hissettiğini çocuğunuza sorun. Lafı çocuğun ağzına tıkmadan, o kişiyle son görüştüklerinde ne olduğu konusunda açıkça konuşmaları için onları cesaretlendirin.

    Eğer Çocuğunuz Cinsel İstismara Uğradıysa Ne Yapmalı?

    Hiçbir şey çocukları birisi tarafından cinsel istismara uğrayan ebeveynleri bu durumla başa çıkmaya hazırlayamaz. Böylesine acı ve rahatsızlık verici bir olayla  yüzleşmek için doğal bir direnç olsa da, ailenin bununla nasıl başa çıktığı, çocukta travmatik bir etkiyle olup olmayacağını belirler.

    Yetkili Otoriteye Bildirin. 

    Herhangi bir istismar fark ettiyseniz, aile içinde ya da dışında işlenmiş bir suç olabilir, hemen polise rapor edin.

    Bazı aileler cinsel istismarı bildirmekten korkarlar; çünkü çocuklarını toplumsal baskıdan korumak isterler. Böyle bir suçlamada bulunmak ya da cinsel istismarı kanıtlamak hiç kolay olmasa da, bu durum olmamış gibi davranmak çocukta çok yıkıcı etkilere sebep olabilir. Olayı polise bildirmezseniz, çocuğunuz bir suçluyu koruyor olduğunuz hissine kapılacaktır. 
    İstismarın bir sır olarak kalması için aldığınız karar çocuğunuza, bunun gerçekten olduğuna inanmadığınızı ya da çocuğunuzun bir şekilde hata yapıyor olabileceği ve o yüzden otoritelere bildirilmemesi gerektiğini düşündüğünüzü ima edebilir. Tabi ki, istismarı bir sır olarak tutmayı seçerseniz, bir suçluyu korumuş ve suçlunun küçük çocukları cinsel istismara uğratmaya devam etmesine imkan vermiş olursunuz.

    İstismar şüphenizi polise ya da sosyal hizmetlere bildirdiğinizde, sizi nelerin beklediğini bilmeniz önemlidir.
    Çocuğunuzun ihtiyaçlarına kulak verin.
    Yetkililer kendi işlerini yaparken çocuğunuza, kontrol ve güven hissini geri kazandırmasında yardımcı olmak için yapabileceğiniz çeşitli şeyler olabilir.

    • Çocuğunuzu yatıştırın: Çocuğunuza sevginizi göstererek ve onu rahatlatarak duygusal ilk yardım verin. Bunun başlarına gelebilecek en kötü şey olduğu gibi bir izlenim vererek gerginlik yaratmayın. Uygun olan tepki şefkat ve sempatidir, histeri ya da acıma değil.

    • Kendi duygularınızı kontrol edin; çoğumuz bir çocuk söz konusu olduğunda aşırı bir öfke ve kızgınlık duyarız. Bu kızgınlık ya da suçluluk duygularınızı başka bir yetişkinle tartışmalısınız, çocuğunuzla değil. Böylelikle çocuğunuz bu duygularınızın sorumluluğunu kendi üstüne almayacak ya da öfkenizden korkmayacaktır.

    • Çocuğunuzu, deneyimi hakkında konuşması için cesaretlendirin; iyi bir dinleyici olun ve çocuğunuzun yaşıyor olabileceği korku, kızgınlık, düşmanlık, suçluluk, şaşkınlık ya da utanma duygusunu ifade etmesi için yardımcı olun. Çocuk bu deneyimi hazmedene kadar, hakkında tekrar tekrar konuşmaya ihtiyaç duyabilir.

    • Çocuğunuza inanın; profesyonel deneyimler, çok az çocuğun cinsel istismar konusunda yalan söylediğini göstermektedir.

    • Çocuğunuzu, bunu bildirdiği için takdir edin; olayı anlatmakla kesinlikle doğru bir şey yaptığının güvencesini verin.

    • Çocuğunuzu suçluluktan kurtarın; cinsel istismar asla bir çocuğun suçu değildir, çocuğunuza “bunun olmasına nasıl izin verdin?” ya da “Ailesi evde değilken başkasının evine gitmemen gerekirdi” gibi şeyler söylemeyin. Sorumluluğun ve suçun sadece bunu yapan diğer kişide olduğu konusunda net olun.

    • Başka bir istismara karşı koruma oluşturun. Çocuğunuza, bunun tekrar yaşanmaması için mümkün olan her şeyi yapacağınız konusunda güvence verin. 

    • Profesyonel yardım alın; cinsel istismar vakasında profesyonel yardım almayı ciddi bir şekilde göz önünde bulundurmalısınız. Profesyonel tedavi, mümkün olan en kısa zamanda, çocuğun yetişkinlikte ciddi sorunlar geliştirmemesi için en iyi yoldur. Bir çocuk psikoloğu çocuğun öz güvenini geri kazanmasına ve istismardan dolayı duyduğu suçluluktan kurtulması yardım edebilir. Aynı zamanda terapi aile üyelerine de, çocuğun travmayla başa çıkmasında nasıl yardımcı olabilecekleri konusunda destek olur. 

  • Çocuklar Savunmasızdır, Kendilerini Korumaları Beklenemez!

    Çocuklar Savunmasızdır, Kendilerini Korumaları Beklenemez!

    Türkiye’de yılda 8 bin çocuğun (yaklaşık %80’ni kız çocuğu) cinsel istismara maruz kalıyor. Cinsel istismarın önüne geçilmesi, önlenebilmesi için neler yapabilirizi sizlere aktarmaya çalışacağım.

    Evet herkesin de hissettiği ve bildiği gibi; kızınız ya da oğlunuzla cinsel istismar hakkında konuşmak kolay olmamakla birlikte onun olası bir durumdan korumak için gereklidir.

    Çocuğunuzla cinsel istismar ve riskli durumlar hakkında konuşmuş olmak onun gelecekte olası bir durum karşısında riskler hakkında bilgilendirilmiş olmasını sağlar ve bu durumun kurbanı olmasını engeller.

    Cinsel İstismarın Önlenmesi:

    Cinsel istismarı önlemek için, bu riski çocuğunuzla konuşmanız önemlidir.

    Onunla bir kez açık ve net bilgi verecek şekilde konuşun ve konuyu anlatın. Bu konuyu anlatıp bilgilendirdikten sonra, medyada çıkan haberleri ve görselleri gösterip, sürekli konuşmayı sürdürmeyin. Eğer bu konuyu gereğinden fazla dramatize ederseniz, çocuğunuzun rahatsız olmasına ve dünyanın çok tehlikeli bir yer olarak algılanmasına ve artık kimseye güvenmemesi gerektiği konusunda bir korku da geliştirmesine yol açabilirsiniz.

    Cinsel İstismarla ilgili bilinmesi gerekenler:

    Çoğu cinsel tacizin çocuklara tanıdığı insanlar tarafından yapıldığını unutmamak gerekir.

    Çocuğunuz bu durumun farkına varsa dahi, cinsel tacizi önleme sorumluluğu her şeyden önce ebeveyne aittir.

    Kendiniz de çocukken cinsel taciz kurbanı iseniz, çocuğunuzla cinsel istismar ve riskleri hakkında konuşmaktan rahatsızlık duyabilirsiniz veya çocuğunuzun başına da gelebilir diye korkabilirsiniz. Böyle bir durumda cinsel istismar konusunda uzman bir psikoloğa, psikiyatriste danışın.

    Çocuğunuzla cinsel istismar riskleri hakkında bir tartışma başlatmanıza yardımcı olacak bazı sorular:(Aşağıdaki soruları çocuğunuza yöneltin ve ne yapardın diye sorun)

    Ne yapardın………..?
    →Bizi kalabalığın içinde kaybettin..?
    →Komşu, X abi / amca seni okul çıkışı ya da parkta oynarken yanına geldi ve seni annen evde bekliyor dedi… ?
    →Seni tanıyan bakim veren/bir kişi/erkek ” Hadi uyumadan önce seni çıplak görmeme izin ver.” dedi… ?
    →Tanıdığımız X biri senin isteğin ya da iznin olmadan seni parka götürmeyi teklif etti ..?
    →Tanıdığınız X biri sevdiğimiz biri “hadi bu aramızda sır olsun, anneye sakin söyleme!”dedi?
    →Yüzme dersiniz sırasında sorumlu kişi, senin cinsel organınla ilgili bir davranışı ya da konuşması oldu ..?
    →Yolda iyi birine benzeyen bir yetişkin, sokakta kedisini kaybettiğini söyleyip , bulmama yardım eder misin dedi…?
    →Büyük abi/baba sana ve cinsel organına dokunmayı istedi …?
    →Yetişkin biri çıplak resimleri çekmek istedi…?
    →Yetişkin biri sana çıplak insanların resimlerini göstermek isterdi …?

    Tanıdığınız birinin çocuğunuza cinsel istismarda bulunduğundan endişeleniyorsanız:

    Çocuğunuza aile üyelerinden, komşu ve akrabalardan birinin cinsel istismarda bulunduğunu hissettiyseniz, o kişi kim olursa olsun, sezgilerinize güvenin ve size yanlış olduğunu düşündüğünüz durumdan kaçınmak yerine, gerçekte ne olduğunu öğrenmeye çalışın.

    Nasıl Davranmalıyım?

    Şüphelendiğiniz kişiden rahatsız olup olmadığını öğrenmek için çocuğunuzla konuşun.

    Bu konuşmayı yaparken, sakin bir ses tonuyla suçlamadan, tavsiye vermeden sadece bilgi almaya çalışın.
    Bu konuşmayı yapamıyorsanız, çocuğunuza hangi fiziksel temasların uygun olduğunu ve hangilerinin uygun olmadığını anlatın.

    Hiç kimsenin kendisini rahatsız edici veya korkutucu şekilde vücuduna dokunma hakkı olmadığını söyleyin, açıklayın.

    Uygunsuz, kendi isteği dışında fiziksel temas deneyimi yaşarsa size anlatması gerektiğini onu suçlamayacağınız ve ona kızmayacağınız konusunda size güvenmesini sağlayın.

    En önemli konunun da onun güvende ve iyi olması olduğunu hatırlatın.

    Ya çocuğunuz size tacize uğradığını itiraf ederse?

    Çocuklar, yaşadıkları istismar hakkında konuşmaktan genellikle korkarlar.

    Çocuğu istismar eden kişi bunu sır olarak saklaması gerektiğini söylemiş olabilir, çocuğu tehdit ediyor veya durumu çeşitli şekillerde manipüle ediyor olabilir.

    Ya da çocuk olanlardan utanıyor, suçlu hissediyor olabilir ya da sizin ona/olanlara inanamayacağınızdan korkabilir. (İstismarların %80 yakın akraba/baba/abi gibi tanıdık kişilerden olması nedeniyle)

    Çocuk istismar edildiğini paylaşıyorsa, onun sizin yanınızda güvende hissettiğini ve size güvendiğinin göstergesidir.

    Çocuk istismar hakkında konuşuyor ise, bu davranışın yanlış olduğunu bildiğini ve bunu durdurmak için yardım istediğini gösterir.

    Nasıl tepki vermeliyim?

    Onu dikkatle dinlediğinizi ve sözlerini ciddiye aldığınızı anlamasını sağlayın. “Anlat bana!”, “Saklama!” , “konuş! ” demek yerine sakin bir ses tonuyla “Emin misin?” deyin ve ona inanmadığınızı düşünmesin, korkmadan size anlatabilsin.

    Yaşananları çocuğun kendi kelime ve cümleleriyle anlatmasına izin verin, sorularınız ile çocuğun içine kapanmasını neden olmayın, önce dikkatlice dinleyin.

    Bu süreç boyunca ne olursa olsun, ona destek olacağınızı ve yanında olacağınızı söyleyin.

    Anlattıkları karsısında şok olsanız da dehşete düşerseniz de sakinliğinizi koruyun.

    Kızgınlığınızı, üzgün ve öfkeli olduğunuzu belli etmeyin, çocuk sizi rahatsız ettiği ve bunu taşımadığınızı düşünerek suçluluk duyabilir.

    Ona kendi hatası olmadığını anlatın ve rahatlatın. Asla şunu unutmayın: Çocuklar savunmasızdır ve kendilerini korumaları beklenemez!

    Çocuk sizden sessiz kalmanızı isterse, ona korktuğunu anladığınızı fakat ona yardım etmek için yanında olduğunuzu söyleyin. Onun anlattıklarının çok önemli olduğunu, yetkili ve ilgili kişilere konuyu anlatmamanız durumunda istismar eden kişinin eylemlerine devam edebileceğini anlatın.

    En yakın Polis Çocuk Şube birimine giderek konuyu kimliği/niz gizli kalacak şekilde bildirin.

    Ne zaman endişelenmeliyim?

    Aşağıdakiler küçük bir çocukta çok sik görülmeyen davranışlardır ve karşılaşıldığında da dikkatli olmak gerekir. Bazıları cinsel taciz işaretidir.

    Çocuğunuz özel bölgesine o kadar sık ​​dokunuyor ki diğer hiçbir etkinliği önemsemiyor ise..

    Defalarca uyarmış olmanıza rağmen, diğer insanların yanında özel bölgesine dokunmaya devam ediyor ise…

    Çocuğa küfürlü, toplum içinde kullanılması ayıp sayılan kelimelerin açıklamış ve öğretmiş olmanıza rağmen defalarca onu uyarmış olmanıza rağmen, ayıp ve söylememesi gereken kelimeleri (ya da cinsel çağrışımlı kelimeleri) söylemeye devam ediyor ise konuyu dikkate almanız gereklidir.

    Konuyla ilgili çocuğunuza yardımcı olabilmek adına aşağıda isimleri yer alan kitapları resimlerine bakarak, çocuğun yaşına uygun hikayeler anlatarak surecin anlatılması ve anlaşılması için mutlaka edinin.

    1. Bedenim Bana Ait

    2. Ben Herkesle Gitmem Ki

    3. Sır Versem Saklar mısın?

  • Çocuklarımızı Cinsel İstismardan Nasıl Koruruz?

    Çocuklarımızı Cinsel İstismardan Nasıl Koruruz?

    Yapılan araştırmalarda dünyada her 100 çocuktan 20’si istismara uğramaktadır. Ülkemiz gibi ‘gelişmekte olan’ toplumlarda maalesef ki uluslararası literatürde daha fazla istismar olayı yaşandığı bilinmektedir.  Hiç şüphesiz, cinsel istismar çocuklarımızın başına asla gelmemesini umduğumuz bir olaydır. Öte yandan, bu konuyu uygun zamanda çocuklarımızla konuşmuş olmak, oldukça önemlidir. Çünkü çocuklarımızı cinsel istismardan korumanın en iyi yolu budur. Cinsel istismar konusunda bilgilendirilmiş çocuklar, bu talihsiz deneyimi engellemek ve yaşadıkları istismarı güvendikleri bir yetişkin ile paylaşmak konusunda daha hazırlıklı olurlar. Cinsel istismar çoğunlukla çocuğun yakın çevresindeki biri tarafından gerçekleşmektedir.

    Bu anlamda ebeveynlere düşen ilk ve en önemli görev, çocuklarını cinsellik ile ilgili bilgilendirmeye başladıkları okul öncesi dönemde, tam adıyla kullanılmasa da “cinsel istismar” konusuna değinmektir. Çocuğunuzun cinsel anlamda kendini korumasını sağlamak için bilgilendirici bir konuşmaya “Bedenimiz özeldir, oyun oynamak için kullanmayız ve başkalarının da bedenimizle oyun oynamasına izin vermemeliyiz” gibi bir ifadeyle başlayabilirsiniz. Çocuğunuza “iyi dokunuş” ve “kötü dokunuş”tan bahsedip, başkasına dokunmanın veya başkası tarafından dokunulmanın bir sevgi işareti olduğunu ve birine sarılmayı veya birinin ona sarılmasını, sevmesini istediğinde bunu söyleyebilmeyi öğretmelisiniz.

    Bununla birlikte ona, her dokunuştan hoşlanmayabileceğini; bu yüzden de karşısındaki kendisine hoşlanmadığı bir şekilde dokunuyorsa bunu da ifade edebilmesi, engelleyemediği takdirde de bir büyüğüne söylemesi gerektiğini öğütlemek çok önemlidir. Ona istemediği şekilde dokunan kişi ısrar etse bile kesinlikle bunu “sır” olarak saklamaması gerektiğini ve ancak gerçeği söylerse onu koruyabileceğinizi vurgulamak önem taşır. Anne-babalar iyi ve kötü dokunuşları anlatırken çocuklarını korkutup kaygılandırmadan, sakin ve yumuşak bir ifadeyle açıklama yapmaya özen göstermeliler. Dikkat edilmesi gereken bir diğer nokta ise anne-babaların bu tarz konuşmalarda, “kötü dokunuş” lara çok fazla vurgu yapmamalarıdır. Çünkü olumsuz cinsel deneyimlere fazla dikkat çekmek çocuğun kaygılanıp en yakınlarından gelen sevgi ve şefkat içeren ‘iyi dokunuşların’ da yanlış algılamasına neden olabilir. Bu konu, çocuğunuzun yaşı ilerledikçe farklı bağlamlarda ele alınabilir.

    Bizler neler yapabiliriz;

    • Çocuklar bizleri dinlemezler, İZLERLER.

    • Çocuğunuzu tanımak ve onunla konuşmak aranızda ki güvenli bağı kuvvetlendirecektir.

    • Çocuğunuzun kimlerle birlikte zaman geçirdiğini bilmek sizin ve çocuğunuzun güvenliği açısından önemlidir.

    • Çevrenize yeni taşınan birisi varsa ve çocuğunuzla çok ilgilendiğini düşünüyorsanız, hakkında biraz bilgi toplayabilirsiniz.

    • Teknolojiyi yakından takip etmek önemli. Çocuğun ulaşabileceği her türlü internet iletişim hattını, kontrol etmeyi unutmayın. Ancak bu kontrol durumu baskıcı bir tutumda değil, çocuğunuz ile anlaşarak olmalıdır.

    • Çocuğunuzun arkadaşları ile iletişim içinde olun. Onları eve davet edip, arkadaşları ile tanışmayı ihmal etmeyin.

    • Çocuğunuzun son zamanlarda değişik davranışları olup-olmadığını gözlemleyebilirsiniz.

    • Çocuğunuzun yakınındaki kişilere karşı dikkatli olun, ancak denetlemeyi abartmayın. DENGE ÖNEMLİDİR.

    • Çocuğunuzla iletişiminiz bozuksa profesyonel destekle (çocuk psikiyatristi ya da psikoloğuna başvurun) iletişiminizi geliştirin.

    • Çocuklarınızın davranışlarını gözlemleyin. Değişiklikleri izleyin, nedenlerini bulun. Nedenini bulamadığınız durumlarda şüpheci olabilirsiniz.

    • Cinsel istismardan şüphe ederseniz çocuğunuzla onun anlayabileceği kelimelerle, doğru şekilde, panik yapmadan konuşmaya çalışın. Asla suçlayıcı ya da korkutucu olmayın.

    • Denetleme yaparken güvenini kaybetmeyin, gerekirse onunla konuşun ve anlaşın.

    • İnsanlara karşı güvenlerini sarsmadan bilgilendirme yapın. Örneğin; Saçını okşayan bir büyüğüne karşı sinirli bir tepki vermemelidir

    • Ona vücudun özel bölümlerini (Göğüs, bacak arası ve popo bölgesi) anlatın, gösterin, öğretin. Buralara kimsenin dokunamayacağını, ona özel olduğunu bilmesini, anlamasını sağlayabilirsiniz.

    • Doktorun sadece anne-baba yanındaysa bu özel bölgelere dokunabileceğini anlatmayı unutmayın.

    • Sır saklamamak gerektiğini anlatın. ASLA “bu aramızda sır” demeyin!

    • “Hayır” demeyi öğretin.

    • Cinsel istismar durumunda ne yapması gerektiğini anlatın. Biri onun özel bölgelerine dokunulduğunda “Hayır, dokunmanı istemiyorum” demesini öğretin. Buna rağmen dokunuyorsa; kaçması, çığlık atması, olayı anne ve babasına anlatmasını öğretin.

    • Şüphelendiğiniz durumlarda, cinsel istismarcı her kim olursa olsun olaya asla sessiz kalmayın, korkmayın, utanmayın ilgili kurumlara başvurun. Kurumların gizlilik ve uzman ekipler tarafından hassasiyetle çalıştığını bilin.

    Cinsel istismara uğrayan çocukta görülebilecek tepkiler;

    • Korku,

    • İçe kapanma, hayattan zevk alamama,

    • İkinci defa idrar-kaka kaçırmaya başlama,

    • Davranış problemleri,

    • Okul problemleri,

    • Cinsel problemler,

    • Yaşına uygun olmayan cinsel oyunlar

    • Yabancılardan korkma,

    • Nedensiz ve bedensel olmayan bulantı, kusma, karın ağrıları, baş ağrıları gibi sorunlar,

    • Öfke tepkileri, agresif davranışlar ya da öfkeyle baş edememe (Cinsel istismara uğrayan erkek çocuklarında en sık görülen bulgulardandır.)

    • Aşağılık duygusu, kendine zarar verme isteği. (Cinsel istismara uğrayan kız çocuklarında en sık görülen bulgudur)

    • Sürekli “karşı olma, karşı gelme” davranışları görülebilir.

    • Parmak emme, tırnak yeme görülebilir.

    • Her türlü davranışta abartılı olma,

    • Uyku bozuklukları,

    • Başka bir çocuğa aşırı ilgi duyma,

    • Kız çocuklarında erkek çocukların yanında güvensizlik ve strese girme,

    • Suçluluk hissi ve depresyon görülebilir,

    • Suça eğilim,

    • Panik ataklar (özellikle hemcinsinden saldırı yaşayan erkek çocuklarda izlenir) – Kirli ve değersiz olma hissi,

    • Kontrolsüz mastürbasyon,

    Yukarıda sayılan maddeler ve bunların dışında çocuğunuzda anlam veremediğiniz HER farklılıkta CİNSEL İSTİSMAR aklınızın bir köşesinde bulunmalıdır.

  • Çocuk İstismarı

    Çocuk İstismarı

    Gözler görmeye, kulaklar duymaya hazır mı acaba?

    Son 3 yılda 13 bin çocuğun istismar mağduru söylenmektedir. Acı ama gerçek. Dünyanın her köşesinde bazen gün yüzüne çıkan bazen de hiç bilmediğimiz olaylar yaşanmakta. Çocuk gelinler, küçük anneler, çocuk pornocuları ve maalesef daha birçokları.

    Üzülerek söylemekteyim ki sıkça duyduğumuz bir takım soruların cevaplarını ne kadar biliyoruz?

    Çocuk istismarı nedir?

    Cinsel istismar neye denir?

    Cinsel istismar içerisinde çocuk istismarını saptamak en zor olanıdır. Çünkü daha çocuktur ve belki de kendini ifade edemeyecek ya da ne olduğunu henüz kavrayamayacak kadar küçüktür. Saptanamamasının en kritik noktası ise; yetişkinler tarafından bildirilmemesi ve üzerinin örtülmesidir. Konuyla ilgili yetkilileri bilgilendirmek utanılacak bir durum değildir. Aksine ne kadar çok gün yüzüne çıkarsa o kadar farkındalık da artacaktır.

    Çeşitli cinsel istismar bulunmaktadır.

     Bunlar:

    1.      Seksi konuşma

    2.      Teşhir

    3.      Röntgencilik

    4.      Cinsel dokunma

    5.      Oral-genital seks

    6.      Interfemoral ilişki (korku ve acı duyulan cinsel ilişki)

    7.      Seksüel penetrasyon (objelerle, dijital, genital, anal)

    Aile içi ve aile dışı cinsel istismarlar bulunmaktadır. Aile içi cinsel istismar da ensest dediğimiz, evlada yönelik olan cinsel istismarlar ve diğer akrabalardan da kaynaklı istismarlardır. Üvey babalar ve birlikte yaşanan partnerlerde aile içi sayılırlar.

    Aile dışı cinsel istismarlar ise; aileyle hiç bağı olmayan bireyler tarafından yapılan istismarlardır.

    Geçmişten günümüze hep “aman sus, sen bilmezsin, sen küçüksün, karışma, konuşma” şeklinde bir çocuk yetiştirme şekli olduğundan çocuklar sorgulamıyor ve araştırmıyorlar. Her zaman itaat etmeye hazır söyleneni koşulsuz yapan bireyler haline gelebiliyorlar. Elbette ki her ailenin yetiştirme şekline göre bu değişkenlik gösterebilmektedir.

    Peki, çocuklarımıza neler öğretmek gerekir?

    ·         “Yalnız yerler güvenli değildir!

    ·         Tanımadığı kişilerden şeker, oyuncak, çikolata v.b. gibi şeyler almamalıdır!

    ·         Aileden izinsiz arabalara binmemelidir!

    ·         Yardım gerekiyorsa, üniformalı birinden yardım istemelidir!

    ·         Kendi adını, annesi ve babasının adını, telefon numarası ve ev adresini bilmelidir!

    ·         Su birikintisi, kuyu, nehir veya denize ailesi yanında olmadan girmemeli ve yaklaşmamalıdır!

    ·         İstemediği şeylere HAYIR diyebilmelidir!

    ·         Tedirginse oradan uzaklaşmalı ve bağırmalıdır!

    ·         Birinin dokunmasından rahatsızlık duyuyorsa HAYIR DOKUNMA diyebilmelidir!

    ·         Bir çocuğun sesi ALARMı olmalı, ÇIĞLIK ATMAyı öğrenmelidir!

    ·         Başkalarının söylediklerini ailesi ile paylaşması gerektiği öğretilmelidir!

    ·         Bir yere gitmeden önce ailesine sormalı, söylemelidir!

    ·         Büyük biri çocuktan yardım isterse ailesine danışmalıdır!”

    Çocuklar; güvende olmaya hakları olduğunu, bedenlerinin kendilerine ait olduğunu bilmelidirler. En önemlisi de bazı sırların hiçbir zaman saklanmaması gerektiğini onlara öğretin.

  • Çocuk Tacizlerinin Önüne Geçebilmenin Yolları

    Çocuk Tacizlerinin Önüne Geçebilmenin Yolları

    Son zamanlarda çocuklara dair cinsel istismar haberlerinin ve hukuksal düzenlemelerin fazlaca gündemde yer alıyor olması ailelerin bu konu ile alakalı kaygılarını arttırmış durumda.

    Bizler de bu yazımızda cinsel istismar nedir ve korunma yolları nelerdir, sizleri aydınlatmak istedik:

    1. Cinsel istismar nedir?

    Cinsel istismar, ruhsal ve fiziksel açıdan henüz cinselliği anlayabilecek olgunluğa gelmemiş çocuk veya ergenin kendisinden en az 5 yaş büyük bir kişi tarafından cinsel haz amacıyla zorla veya ikna edilerek olgun bir kişi tarafından cinsel doyum amacıyla kullanılmasıdır.

    Bu türden bir davranışa cinsel istismar diyebilmek için davranışı yapan kişi ile mağdur arasında beş yaş farkın olması önemli bir psikolojik ve hukuksal kriterdir. İstismarın bütün türlerinde çocuğun rızasının olup olmaması kriter değildir.

    1. Taciz en çok hangi çevreden geliyor?

    Çoğunlukla çocuğun ve ailenin tanıdığı ve belirli bir düzeyde güvendiği büyüklerden geliyor.

    1. Cinsel istismar ile ilgili çocuğa nasıl bir eğitim verilmeli?

    Çocuklar onlara ne öğrettiğimizden çok çevremize nasıl davrandığımızdan öğrenirler.

    Çocuklarımıza sadece fiziksel değil, ruhsal konularda da sınır koymakta da zorlanıyorsak, o da bir başka yetişkine sınır koyarken zorlanacaktır. Örneğin, çocuğunuz arkadaşıyla oyuncağını paylaşmakta zorlanıyor ve siz inatla onun bu davranışının arkadaşını üzdüğünü, ona oyuncağını vermesini öğütlüyorsanız, o da bunu “canın istemese de hoşuna gitmeyen bir şeyi bir başkası için yapmalısın”ı öğrenecektir. Bir başka örnek verecek olursak, çocuğunuzu sıkıştırarak, zorlayarak seviyorsanız ve o bu duruma itiraz ettiğinde “ama bak beni üzüyorsun”u ifade eden eleştirilerle çocuğunuzu zorluyorsanız, o da bir başka kişiyi bedeni konusunda sınırlamayacaktır ve kendisine yapılanlar konusunda izin verecektir.

    Bu örneklerden yola çıkarak öncelikle çocuğunuzun size koyduğu sınırlara saygı duymalısınız ki o da bir başkasına “hayır” derken zorlanmasın.

    Diğer önem verilmesi gereken durumlar, ailenin çocuklarına herhangi birisi onlara istemedikleri şekilde dokunduğunda veya onların kendilerine/başkalarına dokunması istenildiğinde “hayır” demeyi öğretmesidir.

    Herkesin olduğu gibi onların da bazı “özel” vücut bölgeleri olduğu, bu bölgelerin adlarının ne olduğu, buralara kimlerin ne şartlarla nasıl dokunabileceği anlatılmalı ve bu sınırları korumaları için yüreklendirilmeliler.

    1. Çocuğun bir tacize maruz kaldığının belirtileri nelerdir?

    • Çocuğun normaldeki halinden daha içe kapanık veya huzursuz olduğu durumlar

    • Geceleri uykuya dalmakta güçlük, sıkça kabus görme

    • Bulunduğu yaşın gerisinde bazı davranışlara dönme hali (alt ıslatma gibi)

    • Öfke patlamaları yaşıyor olması

    • Bazı yer veya kişilerden korkma/çekinme hali

    • Yemede düzeninde değişim (azaltma veya artma)

    • Cinsel konular hakkında yaşının ötesinde bilgi artışı (daha önce hiç söylemediği argo kelimeler gibi)

    • Oyuncakları ile oynarken yaşının ötesinde bilgide cinsel hareketler ile oynaması

    • Kendine zarar verme davranışları (tırnak yeme, kesme, saç yolma, vb.)

    • Evden/okuldan kaçma

    • Genital bölge, anüs veya ağız çevresinde ağrı, renk değişimi (çürüme gibi) veya kanama

    • Tuvalet yaparken ağrı (birden çok defa)

    1. Peki aileler böyle bir durumla karşılaştıklarına dair şüphelenirlerse ne yapmalı?

    Öncelikle çocuklarını korkutmadan, güven veren bir ses tonu ve sakinlikte durumu çok da sorgular gibi görünmeden son dönemde canlarını sıkan ya da onları zorlayan olayları ve kişileri sorabilirler. Bu noktada sakin kalmakta zorlanacaklarını düşünen aileler bir uzmandan (psikolog, psikiyatr) destek alabilirler. Çocuğun ilk açıklamasına verilmesi gereken tepkiler oldukça önemlidir;

    • Çocuk sakin bir şekilde; telaşlanmadan, öfkelenmeden dinlenmeli,

    • Çocuğa inanılmalı, kendisine olanların onun suçu olmadığı anlatılmalı.

    Çocuklarda olanları anlatırlarsa; istismarcılarının onlara zarar vereceğinden, ebeveynlerini üzüp öfkelendireceklerinden, ailelerinin dağılacağından (özellikle de tacizci aile üyesi ise), ailelerinden koparılacaklarından korkarlar.

    • Çocuk, tacizcinin ona tekrar zarara vermesi ihtimaline karşı korunmalıdır.

    • Bu noktada adli makamlarla iletişime geçmek gerekir. Çocuğun olası tıbbi sorunlarının tedavisi için tıbbi yardım alınırken bir ruh sağlığı profesyoneli ile iletişime geçerek mağdur çocuğun değerlendirilmesini ve gerekli görülen desteği almasını sağlamak önemlidir.

    • Unutulmaması önemli olan nokta şudur: üstü kapatılarak veya olmamış gibi yaparak çocukların böylesi ciddi bir olayın üstesinden gelmesini beklemek yarardan çok zarar verecektir. Susmak veya susturmak yaraları derinleştirirken konuşmanın iyileştirici olduğunu ve çocuk istismarı konusunda yetkin psikoterapist desteğinin iyileşmeyi hızlandırıcı olduğunu biliyoruz.

    • Olayın açığa çıkması sonrasında çocuğa adli süreçler konusunda bilgilendirme yapmak gerekir. Ona nasıl bir süreç yaşanacağını önden basitçe anlatmak süreci daha az sorunlu yaşamasına yardımcı olacaktır.

    • Çocuğun ailesi tarafından sevilmeye devam edildiğinin hatırlatılması, olanların onun suçu olmadığı ve ailesinin onu sevmeye devam ettiğinin çocuğa açıkça söylenmesi iyileşmenin başlaması için son derece önemlidir.

  • Çocuklarda Cinsel İstismar

    Çocuklarda Cinsel İstismar

    Son günlerde çocuklara yönelik olan cinsel istismar konusu gerek ruh sağlığı profesyonelleri arasında gerekse alan dışında olan herkesin dikkatini çekmekte ve bu durumdan duyulan rahatsızlık sesli bir şekilde dile getirilmektedir. Çocuk istismarı/ihmali sıklıkla rastlanılan ve çocukların yaşamlarında acıklı olaylarla sonuçlanabilen bir problem olarak kabul edilmektedir. Dünya Sağlık Örgütü çocuk istismarını,“ bir yetişkin eliyle bilerek veya bilmeyerek yapılan ve çocuğun sağlığına, fiziksel ve psikososyal gelişimine negatif biçimde tesir eden davranışlar” olarak değerlendirmektedir. Çocuk istismarı fiziksel, cinsel ya da duygusal istismar ve ihmal (fiziksel ya da duygusal ihmal) olarak 4 grupta tanımlanmaktadır. Bunlar içinde hiç kuşkusuz en çok dikkat çekeni cinsel istismardır.

    Cinsel istismar; ebeveynlerin veya çocuğa bakmakla yükümlü olan yetişkinlerin veya yabancı herhangi birinin, kendi cinsel isteklerini tatmin etmek için çocuğu kullanması, çocuk üzerinde güç kullanarak, çocuğu korkutarak, tehdit ederek, kandırarak veya ikna ederek çocukla cinsel yakınlık kurmaya çaba göstermesi ve cinsel haz almasıdır. Bunlar; fiziksel temas içermeyen cinsel içerikli konuşma, teşhircilik, röntgencilik, çocuğa cinsel içerikli film vb. gösterme/izletme, cinsel ilişkiye tanık olmaya zorlama, çocukla cinsel ilişki kurma, çocuğa zorla dokunma, çocuğun dokunması için zorlama, çocuğa sürtünme, çocuğu pornografik yayınlarda kullanma, çocuğu fuhuşa veya evlenmeye zorlama cinsel istismar örnekleridir. Son zamanlarda giderek yaygınlaşan sosyal medya ve çeşitli teknolojik uygulamalar aracılığıyla çocukla cinsel ve duygusal istismar amaçlı ilişki kurulma biçimleri de istismar olarak kabul görmektedir.

    Yapılan araştırmalara göre, her dört kız çocuktan birinin ve her on erkek çocuktan birinin cinsel istismara uğradığı tahmin edilmektedir. Bir diğer çalışmada ise buna benzer olarak her üç kız çocuktan birinin ve her on erkek çocuktan birinin 18 yaşından önce cinsel istismara uğradığı belirtilmiştir. Gerçekte bu oranların rapor edilenlerden ve tahmin edilenlerden çok daha fazla olduğunu düşünülmektedir. Özellikle istismar sadece kız çocuklarına yapılıyormuş gibi bir algı hakimdir. Oysa araştırmalar erkek çocuklarında hiç de küçümsenmeyecek bir oranda, çocukluk döneminde cinsel istismara maruz kaldığını göstermektedir. Erkek çocukların cinsel istismarı çoğunlukla olduğundan daha az rapor edilmekte ve daha az farkına varılmaktadır. Yani çocuklarda cinsel istismar cinsiyet farkı olmaksızın her yaş grubunda giderek artan bir tehlike olarak görülmektedir.

    İstismarların büyük çoğunluğuna bakıldığında en sık karşılaşılan istismar türünün aile bireyleri veya akrabaları (çocukla birinci dereceden kan bağı olan bireyler) tarafından gerçekleştirilen ensest durumları olduğu görülmektedir. Çocukların özellikle tanıdıkları biri tarafından bu durumu yaşamaları istismarı ve istismarın boyutunu tanımlamayı güç kılmaktadır. Bununla beraber çocuk pornografisinin tüm dünyada giderek yaygın bir pazara dönüştüğü ve zavallı çocukların bu pazara ve yüksek cirolara alet edildiği bilinmektedir.

    Çocuklar kimsenin kendilerine inanmayacağını düşünüp sessiz kalırlar. Başlarının belaya gireceğinden, istismarcının tehditlerinden, anlatırlarsa arkadaşları tarafından dışlanabilecekleri düşüncesinden, homoseksüel olarak adlandırılabileceklerinden korkabilirler. Bu durumu nasıl anlatacakları gerektiğini bilmeyebilir, cinsel davranışın veya kendilerine yapılan davranışın yanlış olduğunu bilmeyebilirler. Bu durumdan dolayı günah işlemiş olduklarını düşünebilir, kendilerini suçlu, günahkar olarak hissedebilir ve yaşadıklarından dolayı utanç duyabilirler. Özellikle tanıdığı biri tarafından istismara maruz kalan çocuk bu durumu oyun olarak görebilir ve tehlikenin farkında olmayabilir.

    İstismara uğramış olan bir çocukta;

    Kendisine dokunulduğunda aşırı tepki verme,

    Fiziksel temas veya yakınlıktan kaçınma,

    Yaşa uygun olmayan cinsel davranışlar sergilenmesi,

    Cinsel içerikli oyun oynamada artış,

    Cinsel söylemlerin başlaması veya artması,

    Sosyal anlamda içe kapanma,

    Ani ve aşırı kilo değişimi (zayıflama ya da şişmanlama),

    Belli yerlerden ve kişilerden çok fazla korkma,

    Tanıdık bir yetişkinden kaçma ya da kaçınma davranışı sergileme,

    Çocuğun ifadelerinin donuklaşması,

    Kendine ve yakınlarına güvensiz davranma,

    Uyku problemleri yaşanmaya başlaması,

    Enürezinin (alt ıslatmanın) başlaması,

    Parmak emme davranışının görülmesi,

    Aşırı suçluluk duygusunun dışavurumunda artış,

    Sık sık banyo yapma isteği,

    Okula gitmek istememe,

    Okul başarısında düşüş,

    Kendini suçlama (benim hatam), utanç, depresyon, kaygı, ruhsal gelgitler, öfke tepkileri vs. görülen belirtiler olarak sayılabilir.

    Anneler, babalar, aileler, uzmanlar, yetişkinler…

    Bir çocuk size istismara uğradığını söylediğinde yapmanız gereken en önemli ilk şey çocuğun daha fazla zarar görmesini engellemek ve kuşkularınızı bir kenara bırakarak çocuğa güvenmek ve inanmaktır. Çocuklarının hayal dünyalarının geniş olduğu bu nedenle uydurabilecekleri algısından vazgeçerek hemen gerekli yerlere (polis, sosyal hizmetler, en yakın çocuk polis şubesi, travma konusunda alanda çalışan uzman psikologlar, pedagoglar, çocuk ve ergen psikiyatri) başvurun. Çocuklar böyle bir durumu söylemekte zorlanmakta ve size kendini zaten zor açmaktadır, ona inanmayarak bu hislerini pekiştirmiş olacaksınız.

    Unutmayın ki; her sosyo-ekonomik düzeyden ve her sosyo-kültürel gruptan gelen çocuklar, cinsel istismara maruz kalabilir.İstismarın gerçekleştiği mekanlar genellikle çocuğun içinde bulunduğu yakın çevredir (ev, mahalle, okul, akraba evi vs.). Araştırmalara göre istismar eden kişiler çoğunlukla 20-40 yaşları arasında, tanıdık, evli ve çocuklu erkeklerdir.

    Kaynakça:

    Lanning, B.,Ballard, J.D. ve Robinson, J. (1999). Child sexual abuse preventionprograms in Texas publicelementaryschools. The Journal of School Health, 69(1), 3-8.

    Smith, M. ve Bentovim, A. (1999). Sexual abuse. Child and Adolescent Psychiatry. 3rd. Ed. New York.

    Mor Çatı Kadın Sığınma Vakfı, Çocuk İhmalini ve İstismarını Önlemek Elimizde! Sessiz Kalma, Suca Ortak Olma!, Erişim: https://www.morcati.org.tr/tr/yayinlarimiz/brosurler/186-cocuk-ihmalini-ve-istismarini-onlemek-elimizde-sessiz-kalma-suca-ortak-olma.

    Gonca Yılmaz G, İşiten N, Ertan Ü, & Öner A. (2003). Bir çocuk istismarı vakası. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi, 46, 295-298 § Taner, Y., Gökler, B. (2004). Çocuk istismarı ve ihmali: psikiyatrik yönleri, Hacettepe Tıp Dergisi, 35, 82-86.

    Turhan, E. Sangün, Ö, &İnandi, T. (2006). Birinci Basamakta Çocuk İstismarı ve Önlenmesi, Sted, 9, 153-157.

    Kırımsoy E. vd., 2013, Sosyal Çalışma Görevlileri için Eğitim Kitabı, Çocuk Adalet Sistemi Çalışanları Eğitim Programı, Ankara. Erişim: http://www.unicef.org.tr/vera/app/var/files/s/o/sosyal-calisma-gorevlileri-icin-egitim-kitabi.pdf.

    Jacobi, G. et al., 2010, “Child Abuse and Neglect: Diagnosis and Management”, Deutsches Ärzteblatt International, 107(13): 231-39.

  • Cinsel İstismar!

    Cinsel İstismar!

    Dünya Sağlık Örgütü çocuk istismarını, “Çocuğun sağlığını, fiziksel ve psikososyal gelişimini olumsuz etkileyen, bir yetişkin, toplum ya da devlet tarafından bilerek ya da bilmeyerek uygulanan tüm davranışlar çocuğa kötü muameledir.” şeklinde tanımlar. Çocuk istismarının birçok boyutları vardır, fiziksel istismar, cinsel istismar, duygusal istismar ve ihmaldir. Cinsel istismar, çocuk istismarı tipleri içerisinde saptanması en zor olanıdır. Cinsel istismarın yaygınlığı konusunda bildirilen oranlar büyük farklılıklar göstermektedir. Gerçek yaygınlığın kadınlar için %12-17, erkekler için %5-8 olduğu düşünülmektedir.

    Cinsel istismar, kişinin kendi isteği dışında cinsel eyleme maruz kalmasıdır. Çocukların psikolojik, sosyal ve bilişsel gelişimini etkileyen cinsel istismar, her yaşta, her sosyoekonomik düzeyde, her bölgede ve her türlü etnik grupta ve kültürde yaşanabilen evrensel bir sorundur.

    Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2015 verilerinde suç mağduru çocuk sayısının yılda 122 bini geçtiği, bunların %10 oranında cinsel suçlar olduğu bildirilmektedir. Adalet Bakanlığı’nın 2015 verilerine göre, yılda ortalama 8 bin çocuğun cinsel olarak istismar edildiği belirtilmektedir. Türkiye’de kadınların %9’u 15 yaşından önce cinsel istismara maruz kalmıştır. Çocukluk çağı cinsel istismarı kentsel yerleşim alanlarında kırsal bölgelere göre üç kat daha sıktır. İstismarcıların %96’sı erkek ve %80’i de çocuğun tanıdığı birisidir. 18 yaşından önce evlenen kadınların %19’u, 18 yaşından sonra evlenen kadınların %10’u cinsel şiddete maruz kalmıştır. Cinsel istismarın %70’i 2-10 yaş arası çocuklarda görülmektedir.

    Cinsel istismarın sık görüldüğü ailelerde genel olarak şu patolojiler bulunmaktadır. Boşanma, şiddet, alkol ve madde kullanımı, cinsel sorunlar, sosyal izolasyon, baskın ve koşulsuz söz tutma isteyen ana baba modeli, rol çatışması.

    Cinsel istismara uğramış çocuklarda kaygı bozuklukları kısa, uyku bozuklukları, kabuslar, fobiler, bedensel yakınmalar ve korku tepkileri gözlenebilir. Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu, ikincil enürezis daha sık ortaya çıkmaktadır. Yüksek oranda depresyon gözlenmekte ve istismara uğrayan kişinin benlik saygısı ciddi hasara uğramaktadır. İntihar düşünceleri ve girişimleri sık görülebilir. Kişiler arası ilişki kurma ve sosyal ilişkileri sürdürme becerisi olumsuz olarak etkilenebilir. Cinsel istismar öyküsü olan çocukların daha fazla cinsel saldırıda bulunduğu bildirilmektedir.

    Çocuk ve ergen cinsel istismarı ileriki yaşantısında çeşitli sorunlara yol açabilmektedir. Çocukluk döneminde cinsel istismara uğramış olmanın, erişkin dönemde sigara, alkol, madde kötüye kullanımı, yeme bozukluğu, intihar girişimi, major depresyon, anksiyete bozuklukları ve diğer ruhsal hastalıkların sıklığını arttırdığı gösterilmiştir. Ayrıca erişkin dönemdeki sınır kişilik bozukluğu, çocuklukta yaşanan cinsel istismar öyküsü ile ilişkilendirilmiştir. Cinsel istismar mağduru çocukların erişkin dönemde yakın ilişkilerinde de sorunlar yaşadığı belirtilmektedir.

    Çocuğun bakımıyla doğrudan ilgilenen babaların daha az istismar uyguladıkları saptanmıştır. Ayrıca cinsel istismara uğrama riskini, çocuk ve gencin zihinsel ve bedensel engelli olması ya da şizofreni, bipolar bozukluk, dürtü denetim bozukluğu, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu gibi psikiyatrik bozukluklarının olması gibi faktörler artırır. Bu gibi durumlarda, çocuklar maruz kaldıkları durumun kötülüğünü değerlendiremeyebilirler.

    İstismarcı özellikleri:

    İstismarcıların özelliklerine bakılacak olursak, istismarcılar genellikle erkektir, olayların % 5-15’sinde ise kadındır. Kadınların istismarı genellikle erkek çocuğa yöneliktir. Erkeklere yapılan istismarların % 20’den fazlası kadındır. Kadın suçlular genellikle bekardır. Klinik olmayan çalışmalara göre, tanıdık birisi ya da bir yabancı tarafından aile dışı istismar, çocuk ve erişkin arası cinsel temas vakalarının % 30-50’sini oluşturur.

    İstismarcıda gözlenen başlıca kişilik özellikleri; aile içi ve sosyal iletişimi sınırlı, içe kapanık kişilik, eşi ya da ailesiyle sıcak ilişki kuramayan kişilik, psikoseksüel ve sosyal açıdan olgunlaşmamış, kendi çocukları ile birlikte başka çocukları da istismar eden pedofilik kişilik olarak saptanmıştır. İstismarcıların birçoğu çocukluklarında ya cinsel istismara uğramışlardır ya da ailede şiddet olgusu vardır. Cinsel istismarcı birey, genelde düşük eğitim ve sosyoekonomik düzeye sahiptir. İstismarcı bireyin doyumu erteleme kapasitesi azdır ve engellenmeye karşı toleransı düşüktür. Çoğu zaman emosyonel gelişim geriliği nedeniyle gerçekçi yaklaşımlarda bulunamaz. Empati duyguları ya yoktur ya da sınırlıdır. Düşük özsaygısını ve suçluluk hissini bastırıp karşıt tepki kurarak saldırgan davranış şeklinde çocuğa yansıtma eğilimi içerisindedir. Karşılanmamış doyum nedeni ile anksiyete yaşar ve bu enerjiyi çevresine saldırganlık şeklinde aktarır. Çocukluk döneminde özdeşleşeceği birisinin olmaması, sosyal komponentler açısından patolojik bir aile yapısına sahip olması, destek sistemlerinden yoksun bir birey olması, istismarcı bireyin diğer özellikleri arasında sayılabilir.

  • Çocuklarınıza  Cinsel  Eğitimi Doğru zamanda doğru bilgilerle vermelisiniz

    Çocuklarınıza Cinsel Eğitimi Doğru zamanda doğru bilgilerle vermelisiniz

    Cinsellik biyolojik ve sosyal olarak inşa edilen, kültürel ve dini inançları yansıtan bir olgudur.

    Anne babalar çocuklarıyla konuşmaktan utandıkdıkları için bu konuda konuşmayı sürekli ertelerler.

    Çocuklar ise tüm masumiyet ve saflıkları ile öğrenmeye ve meraklarını gidermeye yönelik sorular sorarlar. Çoğu anne baba bu sorulara hazırlıksız yakalanırlar ve beklenmedik anda gelen bu sorular kaygı yaratır. Kaygı da hata yapma olasılıklarını arttırır.

    Ebeveynler çocuklara duyusal uyaranları nasıl yorumlayacaklarını ve deneyimlerini tanımlarken hangi kelimeleri kullanacaklarını öğretirler. Ayak parmağı ya da göbeği gıdıklandığında agulayıp kahkaha atan bebek, cinsel organına dokunulduğunda aynı tepkiyi verir. Bebek, vücudunun bu kısmının cinsel bir bölge olduğunu henüz öğrenmemiştir. Çünkü yetişkinlerin zihinlerindeki cinsel kavram ve düşüncelere sahip değildir. Çocuk için burası zevkli tepkiler veren vücudun her hangi bir bölümüdür. Anne babaların bu bölgeler hakkında nasıl tepkiler verdiği ve onu nasıl tanımladığı önemlidir. Demek ki çocuklar için cinsellik yetişkinlerde olduğundan farklıdır.

    Genel anlamda cinsel eğitim; çocukların ve ergenin bedensel, duygusal, sosyal, zihinsel ve cinsel gelişimlerini takip etmek, kız ve erkek rollerini kabul etmesine, kendi cinsinin özellikleri ve karşı cinsin özellikleri ile bir bütün içinde yaşamasına yardımcı olmak amacıyla verilen  bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmalarıdır.

    Cinsel eğitim doğumdan başlayan ergenlik dönemini de içine alan uzunca bir süreçtir. Gerek anne, gerek baba tarafından verilecek cinsel eğitim, çocukların ve ergenin başka kaynaklara yönelmesini engelleyecektir.

    Cinsel eğitime başlamak için belli bir yaş bulunmamasına rağmen, anne babalar, çocukları okul öncesi dönemdeyken (3-4 yaş dolaylarında) ilk sorularla karşılaşırlar.

    Açıklamalar sade bir dille, rahat, utanmadan  ve bilimsel kaynaklardan yararlanarak yapıldığı takdirde gelecekte karşılaşılabilecek olası zorluklar yaşanmayacaktır.

    Anne babalar çocuğa iyi ve kötü dokunuşu ayırt etmeyi öğretmeli, uygun cinsel davranışın sınırlarını belirlemeli, çocuğu doğru cinsel bilgiyle donatmalılar.

    Demokratik aile ortamında yetişen çocukların, cinsel gelişim sürecinde sorun yaşama olasılıkları azdır. Merak ettiklerini rahatlıkla sorabilir ve uygun yanıtlar alabilirler. Kendilerine olan güvenleri nedeniyle  ve ne isteyip ne istemediklerini rahatlıkla ifade edebildikleri için cinsel tacize uğrama olasılıkları çok azdır. Çünkü bunu önleyebilirler. Herhangi bir duygusal açlık yaşamadıkları için, bu anlamda kendilerini kullandırmaları söz konusu değildir. Sağlıklı kız/erkek arkadaş iletişimini rahatlıkla kurabilirler.

    Ergenlik döneminde babası ile konuşabilen onun tarafından kabul gören ve aşağılanmayan , çocukluğundan itibaren baba oğul kaliteli zaman geçiren bir erkek ergenin cinsel kimlik bulma süreci sağlıklı geçecektir.

    Aynı şekilde annesi ile h,iç korkmadan, yalan söyleme ihtiyacı duymadan konuşabilen kız çocuğu da merak ettiği tüm bilgiyi annesinden alabildiğinde yanlış bilgilerle donanmayacak , sınırlarını bilecek ve ileride kendi cinsel kimliği ile barışık, sağlıklı bir cinsellik yaşayabilecektir.

    Gençlere verilecek cinsel eğitimde en önemli mesaj  , cinselliğin sadece kadın erkek arasındaki fiziksel bir ilişki olmadığı , aynı zamanda duygusal , sevgiye ve saygıya dayalı bir ilişki olduğudur.

    Cinsel İstismar nedir? Nasıl çocuğumu korumalıyım?

    Cinsel istismar, bir çocuk ya da yetişkinin başka çocuk/çocukların veya başka yetişkin/yetişkinlerin, istemediği cinsel davranışlarına maruz kalmasıdır. Cinsel istismar, genelde çocuğa yakın olan kişiler tarafından  gerçekleştirilmektedir. Bu tür eylemler yinelenen tarzda olduğunda çocuk için daha ağır sonuçlar doğurabilir.

    Çimdikleme, okşama, sıkıştırma, öpme, el ile sarkıntılık etme, laf atma, uygunsuz sözcüklerle rahatsız etme, cinsel ilişkiye teşebbüs, tecavüz cinsel istismar kapsamına girer. İstismarın verdiği hasar; sürekliliğine, çocuğun yaşına, istismar edenin çocuğa olan yakınlığına, bağlılık derecesine ve aradaki yaş farkına, fiziksel zorlama ve şiddet içermesine, istismar davranışının derecesine bağlı olarak değişir.

    Cinsel istismarın derecesi ne olursa olsun unutulmamalıdır ki kimse cinsel istismara maruz kalmak istemez; kimse cinsel istismarı hak etmez; hiçbir davranış cinsel istismarı, taciz ve tecavüzü haklı gösteremez ve her türlü cinsel istismar kanunlar ve toplum önünde suçtur.

    Çocuğumu cinsel istismardan korumak için ne yapmalıyım?

    • Anne baba olarak, cinsel istismar konusunda bilgili ve bilinçli olmalısınız
    • Çocuğunuza yeterince ilgi ve şefkat göstermeli,  güven ve sevginizi hissettirmelisiniz.
    • Çocukla açık iletişim kurmalı, sizden korkmamasını sağlamalısınız ki size olası yaklaşımları rahatlıkla anlatabilsin
    • Çocuğu severken sevgi göstermenin yolu ellemek, sağını solunu çimdiklemek, ısırmak değildir. Böyle sevilen çocuklar sevgiyi göstermenin yolunun “dokunmak” olduğu yargısına sahip olurlar. Bu da istismar ile sevgi göstermeyi ayırt edememelerine neden olur.
    • Yabancı insanlarla öpüşmemesi, yanına fazla yaklaşmalarına izin vermemesi ve kuşkulu davranışların neler olduğunu öğretilmelidir.
    • Hayır deme becerisi öğretilmelidir. Günlük yaşamda hayır diyemeyen çocuk böyle bir durumda da “HAYIR” deme becerisini gösteremeyebilir.
    • “ Hiç kimsenin senin, özel yerlerine dokunmaya hakkı yoktur. Hiç kimsenin seni, kendi özel yerlerine dokundurtmaya  da hakkı yoktur. Birisinin senden özel yerlerine dokunmanı istemesi ya da seninkilere dokunması saklayacağın bir sır değildir. Anlatmama sözü vermiş olsan bile, anlatırsan başına çok kötü şeyler geleceği söylenmiş olsa bile, böyle bir şey olursa anlatmalısın. Mutlaka söylemelisin. Sır saklaman gerektiği doğrudur. Ama bu saklanmaması gereken kötü bir sırdır.”

    Çocuğum ergenlik yaşında; onun cinsel istismara uğramaması için ne yapmalıyım?

    Çocuğunuzla bir arkadaş gibi konuşmalısınız, şu konularda onunla açık ve net konuşmalısınız…

    • Genç kendi cinsel arzularını ve sorunlarını bilmelidir.
    • Hoşlanmadığı bir durumla karşılaştığında net olarak hayır diyebilmelidir.
    • Yanlış anlaşılmamak için duyguları, davranışları ve sözlerinin uyum içinde olması gerektiğini bilmelidir.
    • Kendi başına gidip dönemeyeceği yere iyi tanımadığı birinin eşliğinde gitmemelidir.
    • Yaşı tutmuyorsa disko, bar, vb. yerlere gitmemeli, başkalarından içecek ve yiyecek almamalıdır.
    • Alkol ve uyuşturucular sağlıklı düşünmeyi ve kendini ifade etmeyi engelleyebileceği için bunlardan uzak durmalıdır.
    • Arkadaşının yönlendirici olmasına izin vermemelidir.
    • Süreklilik arz eden istismar davranışlarını mutlaka yakınlarına bildirmelidir.
    • Cinsel istismara (saldırı, tecavüz, vb.) uğradığında hemen kendisini anlayabilecek, destek  ve yardımcı olabilecek bir yakını ile bu durumu paylaşmalıdır.