Etiket: Çin

  • Akupunkturun tarihçesi, türkiyede ve dünyada akupunktur

    Akupunkturun tarihçesi, türkiyede ve dünyada akupunktur

    AKUPUNKTURUN TARİHÇESİ

    Akupunktur’un tarihçesi, 5.000 yıl öncesine kadar uzanır. Bu tıp bilimi gün geçtikçe tüm dünyada ve ülkemizde de saygın yerini alarak ilerlemektedir. Günümüzden tam 4700 yıl önce (M.Ö. 2597- 2697) Çin’in Sarı krallık döneminde yazılan “Huang Di Nei Jing (Klasik Dâhiliye) kitabı günümüzdeki tıp alanında yazılmış en eski kitap olarak bilinir. Bu kitap Akupunktur ve Moksa (ısı ile yapılan bir tedavi ) ile ilgili Çin Tıbbının babası olarak bilinen Shen Nung’dan bile daha önce yazılmış olduğu söylenir.

    Han Hanedanlığı döneminde (M.Ö.206-M.S.220) kaleme alınmış olan Shuo Wen Jie Zaadlı kitaba göre Akupunktur tedavisinde BİAN adı verilen taştan yapılmış iğneler kullanılmıştır. Zamanla bian taşlarının yerini balık kılçığı, kemik veya bambudan yapılan iğneler almaya başlamıştır. Günümüzde ise kıl kadar ince çelik,altın ve gümüş iğneler kullanılmaktadır.

    Avrupa’da ise akupunktur ile ilgili kitapların yazılması 1600’ lü yıllara kadar uzanır. Akupunktur ilk olarak Dabry (1853) ve Morant (1927) tarafından Batı’ya tanıtıldı.

    Yine eski Mısır tarihi Hiyelografik yazılarında (günümüzden 2500 sene önce ) Mısırlıların akupunktur iğnesi ile kulağın belirli bölgesini dağlayarak siyatik tedavisi yaptıkları görülmüştür.

    1911 yılındaki Çin’deki krallık dönemi bittikten sonra akupunktur daha fazla yayılmaya başlamıştır. Akupunktur 1944 den sonra Çin devlet Başkanı Mao Zedong’ un bu konuya önem vermesi ile de yayılması hız kazanmıştır. Akupunktur 1945 yılında Çin’de ilk defa enternasyonal bir hastane de uygulanmaya başlanmıştır.1948 yılından itibaren de resmi olarak eğitim verilmeye başlamıştır.

    Akupunktur 1970 yılından itibaren de WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından onaylanmış ve desteklenmiştir.

    İlk defa 1972 yılında Amerikan başkanı Richard Nixon Çin’i ziyaret etmiştir. Gezi sırasında Amerikalı gazetecilerden biri apandisit olmuş olup apandisit ameliyatını akupunktur anestezisi altında hiçbir genel anestezi yapılmadan ağrısız bir şekilde yapılmıştır. Bu gören Amerikalı bilim adamları bu tarihten itibaren akupunkturla çok yakından ilgilenmeye ve eğitim almaya başlamışlardır.

    1998 yılında ise Amerika’nın NIH (National Institute of Health=Ulusal Sağlık Örgütü) tarafından da akupunkturun birçok hastalığın tedavisinde kullanılabileceği ve çok etkin olduğunu açıklamıştır.

    Avrupa ülkelerine baktığımızda akupunkturla ilk ilgilenen ülke 2. Dünya Savaşı sıralarında (1945) Fransa olmuştur.

    1957 de Fransa’da Dr. Nogier kulağın ters homunculus şeklinde olduğunu ve kulakta bütün vücut noktalarının bulunduğunu ileri sürerek auriküloterapi’yi geliştirmiştir. Aynı dönemde İngiltere’de Sir Henry Head teorileri ile akupunkturu açıklamaya çalışmıştır. Ayrıca Felix Mann yazdığı akupunktur kitapları ile akupunkturun yaygınlaşmasına ciddi katkılarda bulunmuştur.

    TÜRKİYE’DE AKUPUNKTUR

    Son 40 yıldır dünyadaki bir çok tıp fakültesinde akupunktur uygulanmaktadır. Akupunktur Ülkemizde akupunktur tedavisinin, diğer tedavi metotlarında olduğu gibi, bilimsel yöntemlerle yapılmasının esas ve usullerini düzenlemek amacıyla 29.5.1991 tarih ve 20885 sayılı Akupunktur tedavi yönetmeliği yayınlanmıştır. Böylece İlk defa 29 Mayıs 1991’de Sağlık Bakanlığı tarafından resmi olarak alternatif değil, bilimsel bir tedavi metodu olarak kabul edildi.

    Bugün Ülkemizde devlet hastaneleri başta olmak üzere bir çok Tıp Fakültesi hastanelerinde de akupunktur uygulanmaktadır. Sağlık Bakanlığı 13 Mart 2002 tarih 24694 Sayı ile ‘Akupunktur Tedavi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ yayınlayarak Akupunktur yönetmenliğinde düzenlemeler yapmıştır.

    1991 yılında yayınlanan Akupunktur yönetmeliğinden sonra ilk defa 1994 yılında Trakya Üniversitesi Edirne tıp fakültesinde Akupunktur dernekleri tarafından Akupunktur sertifika eğitimi verilmiştir. Bu eğitimler Akupunktur dernekleri tarafından kurs, sempozyum ve kongreler şeklinde verilmeye devam etmiştir. İlk defa sağlık bakanlığının izni ile 2002 yılında Gazi üniversitesi Tıp fakültesince verilmeye başlanan Akupunktur eğitimleri çeşitli üniversitelercede halen verilmeye devam etmektedir.

  • Akupunktur ve tarihcesi

    Akupunktur ve tarihcesi

    Akupunktur’un tarihçesi, 5.000 yıl öncesine kadar uzanır. Bu tıp bilimi gün geçtikçe tüm dünyada ve ülkemizde de saygın yerini alarak ilerlemektedir. Günümüzden tam 4700 yıl önce (M.Ö. 2597- 2697) Çin’in Sarı krallık döneminde yazılan “Huang Di Nei Jing (Klasik Dâhiliye) kitabı günümüzdeki tıp alanında yazılmış en eski kitap olarak bilinir. Bu kitap Akupunktur ve Moksa (ısı ile yapılan bir tedavi ) ile ilgili Çin Tıbbının babası olarak bilinen Shen Nung’dan bile daha önce yazılmış olduğu söylenir.

    Han Hanedanlığı döneminde (M.Ö.206-M.S.220) kaleme alınmış olan Shuo Wen Jie Za adlı kitaba göre Akupunktur tedavisinde BİAN adı verilen taştan yapılmış iğneler kullanılmıştır. Zamanla bian taşlarının yerini balık kılçığı, kemik veya bambudan yapılan iğneler almaya başlamıştır. Günümüzde ise kıl kadar ince çelik,altın ve gümüş iğneler kullanılmaktadır.

    Avrupa’da ise akupunktur ile ilgili kitapların yazılması 1600’ lü yıllara kadar uzanır. Akupunktur ilk olarak Dabry (1853) ve Morant (1927) tarafından Batı’ya tanıtıldı.

    Yine eski Mısır tarihi Hiyelografik yazılarında (günümüzden 2500 sene önce ) Mısırlıların akupunktur iğnesi ile kulağın belirli bölgesini dağlayarak siyatik tedavisi yaptıkları görülmüştür.

    1911 yılındaki Çin’deki krallık dönemi bittikten sonra akupunktur daha fazla yayılmaya başlamıştır. Akupunktur 1944 den sonra Çin devlet Başkanı Mao Zedong’ un bu konuya önem vermesi ile de yayılması hız kazanmıştır. Akupunktur 1945 yılında Çin’de ilk defa enternasyonal bir hastane de uygulanmaya başlanmıştır.1948 yılından itibaren de resmi olarak eğitim verilmeye başlamıştır.

    Akupunktur 1970 yılından itibaren de WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından onaylanmış ve desteklenmiştir.

    İlk defa 1972 yılında Amerikan başkanı Richard Nixon Çin’i ziyaret etmiştir. Gezi sırasında Amerikalı gazetecilerden biri apandisit olmuş olup apandisit ameliyatını akupunktur anestezisi altında hiçbir genel anestezi yapılmadan ağrısız bir şekilde yapılmıştır. Bu gören Amerikalı bilim adamları bu tarihten itibaren akupunkturla çok yakından ilgilenmeye ve eğitim almaya başlamışlardır.

    1998 yılında ise Amerika’nın NIH (National Institute of Health=Ulusal Sağlık Örgütü) tarafından da akupunkturun birçok hastalığın tedavisinde kullanılabileceği ve çok etkin olduğunu açıklamıştır.

    Avrupa ülkelerine baktığımızda akupunkturla ilk ilgilenen ülke 2. Dünya Savaşı sıralarında (1945) Fransa olmuştur.

    1957 de Fransa’da Dr. Nogier kulağın ters homunculus şeklinde olduğunu ve kulakta bütün vücut noktalarının bulunduğunu ileri sürerek auriküloterapi’yi geliştirmiştir. Aynı dönemde İngiltere’de Sir Henry Head teorileri ile akupunkturu açıklamaya çalışmıştır. Ayrıca Felix Mann yazdığı akupunktur kitapları ile akupunkturun yaygınlaşmasına ciddi katkılarda bulunmuştur.

    TÜRKİYE’DE AKUPUNKTUR

    Son 40 yıldır dünyadaki bir çok tıp fakültesinde akupunktur uygulanmaktadır. Akupunktur Ülkemizde akupunktur tedavisinin, diğer tedavi metotlarında olduğu gibi, bilimsel yöntemlerle yapılmasının esas ve usullerini düzenlemek amacıyla 29.5.1991 tarih ve 20885 sayılı Akupunktur tedavi yönetmeliği yayınlanmıştır. Böylece İlk defa 29 Mayıs 1991’de Sağlık Bakanlığı tarafından resmi olarak alternatif değil, bilimsel bir tedavi metodu olarak kabul edildi.

    Bugün Ülkemizde devlet hastaneleri başta olmak üzere bir çok Tıp Fakültesi hastanelerinde de akupunktur uygulanmaktadır. Sağlık Bakanlığı 13 Mart 2002 tarih 24694 Sayı ile ‘Akupunktur Tedavi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ yayınlayarak Akupunktur yönetmenliğinde düzenlemeler yapmıştır.

    1991 yılında yayınlanan Akupunktur yönetmeliğinden sonra ilk defa 1994 yılında Trakya Üniversitesi Edirne tıp fakültesinde Akupunktur dernekleri tarafından Akupunktur sertifika eğitimi verilmiştir. Bu eğitimler Akupunktur dernekleri tarafından kurs, sempozyum ve kongreler şeklinde verilmeye devam etmiştir. İlk defa sağlık bakanlığının izni ile 2002 yılında Gazi üniversitesi Tıp fakültesince verilmeye başlanan Akupunktur eğitimleri çeşitli üniversitelercede halen verilmeye devam etmektedir.

  • Akupunkturun tarihçesi ve türkiye’de  akupunktur

    Akupunkturun tarihçesi ve türkiye’de akupunktur

    AKUPUNKTURUN TARİHÇESİ

    Akupunktur’un tarihçesi, 5.000 yıl öncesine kadar uzanır. Bu tıp bilimi gün geçtikçe tüm dünyada ve ülkemizde de saygın yerini alarak ilerlemektedir. Günümüzden tam 4700 yıl önce (M.Ö. 2597- 2697) Çin’in Sarı krallık döneminde yazılan “Huang Di Nei Jing (Klasik Dâhiliye) kitabı günümüzdeki tıp alanında yazılmış en eski kitap olarak bilinir. Bu kitap Akupunktur ve Moksa (ısı ile yapılan bir tedavi ) ile ilgili Çin Tıbbının babası olarak bilinen Shen Nung’dan bile daha önce yazılmış olduğu söylenir.

    Han Hanedanlığı döneminde (M.Ö.206-M.S.220) kaleme alınmış olan Shuo Wen Jie Za adlı kitaba göre Akupunktur tedavisinde BİAN adı verilen taştan yapılmış iğneler kullanılmıştır. Zamanla bian taşlarının yerini balık kılçığı, kemik veya bambudan yapılan iğneler almaya başlamıştır. Günümüzde ise kıl kadar ince çelik,altın ve gümüş iğneler kullanılmaktadır.

    Avrupa’da ise akupunktur ile ilgili kitapların yazılması 1600’ lü yıllara kadar uzanır. Akupunktur ilk olarak Dabry (1853) ve Morant (1927) tarafından Batı’ya tanıtıldı.

    Yine eski Mısır tarihi Hiyelografik yazılarında (günümüzden 2500 sene önce ) Mısırlıların akupunktur iğnesi ile kulağın belirli bölgesini dağlayarak siyatik tedavisi yaptıkları görülmüştür.

    1911 yılındaki Çin’deki krallık dönemi bittikten sonra akupunktur daha fazla yayılmaya başlamıştır. Akupunktur 1944 den sonra Çin devlet Başkanı Mao Zedong’ un bu konuya önem vermesi ile de yayılması hız kazanmıştır. Akupunktur 1945 yılında Çin’de ilk defa enternasyonal bir hastane de uygulanmaya başlanmıştır.1948 yılından itibaren de resmi olarak eğitim verilmeye başlamıştır.

    Akupunktur 1970 yılından itibaren de WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından onaylanmış ve desteklenmiştir.

    İlk defa 1972 yılında Amerikan başkanı Richard Nixon Çin’i ziyaret etmiştir. Gezi sırasında Amerikalı gazetecilerden biri apandisit olmuş olup apandisit ameliyatını akupunktur anestezisi altında hiçbir genel anestezi yapılmadan ağrısız bir şekilde yapılmıştır. Bu gören Amerikalı bilim adamları bu tarihten itibaren akupunkturla çok yakından ilgilenmeye ve eğitim almaya başlamışlardır.

    1998 yılında ise Amerika’nın NIH (National Institute of Health=Ulusal Sağlık Örgütü) tarafından da akupunkturun birçok hastalığın tedavisinde kullanılabileceği ve çok etkin olduğunu açıklamıştır.

    Avrupa ülkelerine baktığımızda akupunkturla ilk ilgilenen ülke 2. Dünya Savaşı sıralarında (1945) Fransa olmuştur.

    1957 de Fransa’da Dr. Nogier kulağın ters homunculus şeklinde olduğunu ve kulakta bütün vücut noktalarının bulunduğunu ileri sürerek auriküloterapi’yi geliştirmiştir. Aynı dönemde İngiltere’de Sir Henry Head teorileri ile akupunkturu açıklamaya çalışmıştır. Ayrıca Felix Mann yazdığı akupunktur kitapları ile akupunkturun yaygınlaşmasına ciddi katkılarda bulunmuştur.

    TÜRKİYE’DE AKUPUNKTUR

    Son 40 yıldır dünyadaki bir çok tıp fakültesinde akupunktur uygulanmaktadır. Akupunktur Ülkemizde akupunktur tedavisinin, diğer tedavi metotlarında olduğu gibi, bilimsel yöntemlerle yapılmasının esas ve usullerini düzenlemek amacıyla 29.5.1991 tarih ve 20885 sayılı Akupunktur tedavi yönetmeliği yayınlanmıştır. Böylece İlk defa 29 Mayıs 1991’de Sağlık Bakanlığı tarafından resmi olarak alternatif değil, bilimsel bir tedavi metodu olarak kabul edildi.

    Bugün Ülkemizde devlet hastaneleri başta olmak üzere bir çok Tıp Fakültesi hastanelerinde de akupunktur uygulanmaktadır. Sağlık Bakanlığı 13 Mart 2002 tarih 24694 Sayı ile ‘Akupunktur Tedavi Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’ yayınlayarak Akupunktur yönetmenliğinde düzenlemeler yapmıştır.

    1991 yılında yayınlanan Akupunktur yönetmeliğinden sonra ilk defa 1994 yılında Trakya Üniversitesi Edirne tıp fakültesinde Akupunktur dernekleri tarafından Akupunktur sertifika eğitimi verilmiştir. Bu eğitimler Akupunktur dernekleri tarafından kurs, sempozyum ve kongreler şeklinde verilmeye devam etmiştir. İlk defa sağlık bakanlığının izni ile 2002 yılında Gazi üniversitesi Tıp fakültesince verilmeye başlanan Akupunktur eğitimleri çeşitli üniversitelercede halen verilmeye devam etmektedir.

  • Akupunkturun tarihçesi

    Akupunktur; dünyada hemen hemen uygulanan en eski tıp bilimlerinden birisidir. Günümüzden 5000 yıl öncesine dayanan bu tıp bilimi gün geçtikçe tüm dünyada da saygın yerini alarak ilerlemektedir. Günümüzden tam 4700 yıl önce Çin’in Sarı krallık döneminde yazılan “Huang Di Nei Jing =Klasik Dâhiliye Kitabında” ki günümüzdeki tıp alanında yazılmış en eski kitap olarak bilinir. Bu kitabın Akupunktur ve Moksa ile ilgili (ısı ile yapılan bir tedavi ) Çin Tıbbının babası olarak bilinen Shen Nung’dan bile daha önce yazılmış olduğu söylenir.
    Shen Nung’a göre vücutta bir enerjinin var olduğu; bunun da vücudun her yerinde dolaştığı söylenir. Çin’de bu enerjiye Qi=Çi adı verilir. Çi, vücudun ruhsal, emosyonel=tavır, davranış, mental=akıl ve de fiziksel aktivitesi olarak kabul edilir. Çin deki bu inanışa göre; Çi=enerji; YİN=negatif ve YANG = pozitif anlamında evrensel güçlerin etkisi altındadır. Çindeki bu inanışa göre vücut enerjisinin (Çi) herhangi bir azlığı, denge bozukluğu veya kesintiye uğraması Yin ile Yang’ın arasındaki dengenin de bozulmasına neden olur ,bu da kişilerin hasta olmasına yol açar.
    Çin tababetine göre Çi=Enerji; vücutta bazı özel meridyenler ve kanallar ile taşınır ve dolaşır. Bu meridyenlerin 12 adeti vücudun her iki tarafında olmak üzere çifttir. Ayrıca vücudun ön ve arka kısmından giden 2 ekstra meridyen vardır. Bu meridyenler vücudun dikeysel olarak deri altından bir yukarı bir aşağı dolanır. Bu meridyenler üzerinde de akupunktur noktaları bulunmaktadır. Meridyen boyunca enerji akımındaki herhangi bir tıkanıklık, eksiklik veya denge bozukluğu Yin ve Yang arasındaki dengeyi de bozacağından hastalıklar meydana çıkar. İşte Akupunktur bu dengeyi sağlamak için meridyen üzerindeki özel akupunktur noktalarına iğne batırmak suretiyle yapılır. Böylece hastalığı yenmek için belirli aralıklarla seanslar (15–45 dakika) şeklinde uygulanır.
    Yin ve Yang akupunktur tedavisindeki tartışmalarda kullanılan en önemli bir teori (Tao filozofisi) haline gelmiştir.
    TAO filozofisi:
    YİN=negatif, kadın, gece, karanlık, pasif, soğuk, nem, elektron, baz
    YANG =pozitif, erkek, gündüz, aydınlık, aktif, sıcak, kuruluk, proton ve asit i temsil eder. Dikkat edilirse bu her iki öğe:
    1-Birbirine zıt, (negatif- pozitif)
    2-Birbirlerini takip eden (gece bitince gündüzün gelmesi gibi )
    3-Birbirlerini çeken bir güç olması(negatifin pozitifi çekmesi gibi )
    4-Her bir öğenin az da olsa birbirlerini kendi içinde barındırması veya birbirine dönüşebilmesi.
    5-Birbirlerini doğurması neslini devam ettirmesi(Her kadının (Yin) veya erkeğin (Yang)bir annesi(Yin) bir de babası (Yang) vardır.
    Çin’deki bu inanışa göre bu öğeler sağlıklı vücutlarda hep bir denge içindedir. Yin meridyenler vücudun daha çok korumaya muhtaç olan iç kısımlarında (kol ve bacakların medial=iç kısmında) bulunurken, Yang vücudun ve uzuvların (bacak ve kol )dış ve arka kısmında yer alır. Burada da görüldüğü gibi iç kısımlar (kıllardan az olan bölgelerdir) korunmaya muhtaç Yin=kadınsıdır. Bacak ve kolların ön ve dış ce arka kısımları (kıllı olan kısım) darbelere daha dayanıklı olan Yang=erkektir.
    Akupunktur tedavisinde kullanılan en eski tedavi amaçlı iğneler İsa’dan 550 yıl önce BİAN adı verilen sert taşlardan yapılmıştır. İlk bulunan
    Gene eski Mısır’a baktığımızda (günümüzden 2500 sene önce ) Hiyelografik yazılarında Mısırlılar akupunktur iğnesi ile kulağın belirli bölgesini dağlayarak siyatik tedavisinde kullanıyorlardı.
    1911 yılındaki Çin’deki krallık dönemi bittikten sonra Çin kapalı bir kutu dönemini kapattıktan sonra Akupunktur daha fazla yayılmaya başlamıştır. Bu yayılma özellikle 1944 den sonraki Başkan Mao Zedong’ un bu konuya önem vermesi ile de hız kazanmıştır. Akupunktur 1945 yılında Çin’de ilk defa enternasyonal bir hastane de uygulanmaya başlanmıştır.1948 yılından itibaren de resmi olarak eğitim verilmeye başlamıştır.
    1970 yılından itibaren WHO (Dünya Sağlık Örgütü) tarafından onaylanmış ve desteklenmiştir.
    1998 yılında ise Amerika’nın NIH (National Institute of Health=Ulusal Sağlık Örgütü) tarafından da akupunkturun birçok hastalığın tedavisinde çok etkin olduğunu açıklamıştır.
    İlk defa 1972 yılında Amerikan başkanı Çin’i ziyaret etmiştir. Hatta o dönemde Amerikalı gazetecilerden biri apandisit ameliyatını akupunktur anestezisi altında hiçbir genel anestezi yapılmadan ağrısız bir şekilde uygulanmasını müteakip Amerikalı bilim adamları bu tarihten itibaren akupunkturla çok yakından ilgilenerek eğitim almaya başlamışlardır.
    Avrupa ülkelerine baktığımızda akupunkturla ilk ilgilenen ülke 2. Dünya Savaşı sıralarında (1945) Fransa olmuştur.
    Önceleri alternatif tıp olarak tanımlanan akupunktur artık tamamlayıcı tıp olarak tanımlanmaktadır.
    Almanya , Fransa, İsviçre,A.B.D ve İngiltere gibi ülkelerde akupunktur yöntemleri uygulanmakta olup, bu yöntemleri uygulayan tedavi merkezleri üniversiteler ve vakıflar tarafından desteklenmekte ve teşvik edilmektedir. Amerika,İsviçre ve Almanya’da Sağlık Sigorta şirketleri, akupunktur tedavisinde sigorta kapsamı içine almış bulunmaktadırlar. Ülkemizde de artık üniversitelerde akupunktur poliklinikleri açılmaya başlanmıştır.
    Bugün Türkiye’de bulunan Tıp Fakültelerinin uygulamalı hastanelerinin hemen hemen yarısında Akupunktur uygulanmaktadır. Ayrıca Bakanlık 17 Eylül 2002 yılında Akupunktur yönetmenliğini geliştirerek son haline getirmiştir.
    30 yıldır dünyadaki hemen her tıp fakültesi ve üniversitelerinde yaygın bir şekilde uygulanmaktadır. Akupunktur Türkiye’de 29 Mayıs 1991’de Sağlık Bakanlığı tarafından resmi olarak alternatif değil, bilimsel bir tedavi metodu olarak kabul edildi.
    Sağlık Bakanlığı son olarak 2002 yılında Akupunktur (17.09.2002 tarih 24879 Resmi Gazete) tedavisi uygulanan özel sağlık kuruluşları ile bu tedavinin uygulanması hakkında yönetmeliği çıkarıp geliştirerek son haline getirmiştir. Sağlık kuruluşlarında ”Akupunktur Tedavisi Uygulama Sertifikası” olmayan hekimler akupunktur tedavisi uygulaması yapamayacaklardır.