Etiket: Cilt

  • Radyofrekans -thermaclınıc

    Radyofrekans dalgalarının enerjisi ile ciltte sıkılaşma ve toparlanma sağlayan bir uygulamadır. Yurt dışında 4-5 yıldan beri kullanılan bu yöntemin en önemli özelliklerinden birisi ameliyatsız, acısız ve güvenli bir uygulama olmasıdır.

    Özellikle yüz germe ameliyatı için erken kabul edilen 35-45 yaşlar ve ameliyat korkusu hissedilen daha ileri yaşlarda, cildinde gevşeme ve sarkma görülen kişilerdeki elastikiyet kaybını gidermek için kullanılmaktadır. Çene altı (gıdı) bölgesinin toparlanmasında, bozulan yüz ovalinin sıkılaştırılmasında başarılı sonuçlar alınmaktadır.

    THERMACLINIC tedavisi nasıl etkili olur ?

    Bi-polar başlık ile radyofrekans dalgalarının enerjisi uygulamanın yapıldığı bölgedeki cilt ve

    cilt altına gönderilir. Selektif (seçici) ısı etkisi ile ciltte kolajen yapımı uyarılarak zamanla yeni ve düzgün kolajen oluşumu sağlanır. Böylece cilt sıkılaşır, yüz ovali belirginleşir, daha genç bir cilt kalitesi elde edilir.

    THERMACLINIC uygulaması ne kadar sürer? Hangi bölgelere uygulanabilir ?

    İşlem süresi, yapılacak alanın büyüklüğüne bağlı olarak, 20 dakika ila 2 saat arasında

    değişir.

    Yüzde alın, göz çevresi, yanaklar, ağız çevresi, çene ve çene altı, boyun ve dekolte

    bölgesine uygulanabilir.

    Kaç seans gereklidir ve sonuçlar ne zaman görülür ?

    Seans sayısı ve hastaya uygulanacak tedavi yöntemi, hastanın ihtiyaçları ve istekleri

    doğrultusunda, doktor tarafından belirlenmelidir. Aslında bazı değişiklikler ilk seanslardan hemen sonra

    ayırt edilebilmektedir. Ancak görülebilir sıkılaşma ve şekillenme, uygulamadan sonraki 2-6 ay arasında

    giderek artan bir şekilde ortaya çıkmaktadır.

    THERMACLINIC tedavisinin etkinliği ne kadar sürer?

    Tedavinin etkinliği varolan kolajeni sıkılaştırması ve altı ay içinde yeni kolajen yapımını başlatması şeklindedir. Yapılan klinik çalışmalara göre sonuçların yeterince uzun süreli olduğu ve bunun hastanın doğal yaşlanma hızına bağlı olarak değişkenlik gösterdiği bildirilmiştir.

    Güvenli bir yöntem midir?

    THERMACLINIC uygulaması mükemmel bir güvenlik kaydına sahiptir. Şu ana kadar ciddi ve

    kalıcı hiçbir yan etki bildirilmemiştir.

    Dermatolog doktorlar tarafından geliştirilen bu sistemin, ciltteki kırışıklıklar ve cildin

    toparlanması ile ilgili olumlu etkileri, yüzlerce hasta üzerinde yapılan klinik

    çalışmalarla kanıtlanmıştır.

    Sonuç olarak denilebilir ki, kadınlar kadar erkeklerin de yararlanabildiği THERMACLINIC uygulamaları ile daha genç görünümlü, sıkılaşmış ve canlanmış bir cilde kavuşmak mümkün olabilmektedir.

  • Mezolifting

    Doğal yaşlanma süreci yaşam boyunca devam eder. Cildin görünümü, yaşın değerlendirilmesinde temel bir göstergedir. Kimisinin kırk yaşındayken yüzü kırışıklık içinde, cildi lekeli ve mattır; kimisinin altmış yaşındayken yüzü hala gergin ve pırıl pırıldır. Sağlıklı yaşam biçimi, kozmetik ürünler ve uygulamalar ile insanın yaşını anlamak mümkün olmayabilir. Mezolifting ile cildi güçlendirmek, cilde sağlıklı, genç ve canlı bir görünüm kazandırır.

    Kırışıklıkların doğum yeri, altderidir.

    Dıştan uygulanan kremler daha çok cildin üst tabakasını etkiler. Ancak, unutulmamalıdır

    ki cilde asıl destek görevini yapan, canlılığını sağlayan ve kozmetik görünüm açısından kilit işlevi gören tabaka altderidir. Bu temel tabakanın kalınlığı ve nemi, yaşla birlikte azalır. Dışarıdan uygulanan kremlerin derinin gözeneklerinden geçerek bu tabakaya ulaşması, anahtar deliğinden bir topu geçirmek kadar olanaksızdır. Bu yüzden asıl etkinin hedeflenen tabakada görülmesi pek olası değildir. Enjeksiyon yoluyla derinin alt tabakasına ulaşarak deriyi canlandırmak gereklidir.

    Mezolifting, cildi yenileyici vasıfta özel protein-vitamin-mineral karışımı serumun deri içine enjeksiyonu şeklinde uygulanır. Mikropunktur yöntemiyle, çok ince uçlu iğneler kullanılarak yapılan, on dakikalık bir işlemdir. Genellikle A, C, E gibi vitaminler, antioksidan maddeler, mineraller, aminoasitler ve hiyalüronik asit gibi dolgu maddeleri özel bir karışım haline getirilerek derinin alt tabakalarına enjekte edilir.

    Hiyalüronik asit,tüm yaşayan organizmaların bağ dokusunda doğal olarak bulunan, bulunduğu dokuya esneklik ve sağlamlık veren, su tutma kapasitesine sahip temel bir maddedir. Vücudumuzda en çok (% 60) deride, kas, göz ve eklemlerde bulunur. Genç yaşlarda cildin gerginliği ve eklemlerin hareketliliğini, dokuların nemli ve canlı kalmasını sağlar, onlara mekanik olarak destek verir. Deri altında doğal olarak bulunan bu madde yaşla birlikte azalır, 50'li yaşlarda yarıya düşer. Sonuçta deri önemli bir desteğini kaybeder, deri yaşlanması ortaya çıkar. Enjeksiyon yoluyla dışarıdan destek yapıldığı zaman, deri daha gergin, sıkı ve kırışıksız görünür. Hiyalüronik asit, laboratuvar koşullarında biyoteknolojik şeffaf bir jel formülasyonunda, sentetik olarak elde edilir. Bu madde, doğal hiyalüronik aside çok yakındır ve insan cildiyle uyumludur.

    Antioksidan maddeler ve vitaminler cildi güneşin, sigaranın ve diğer çevresel etkenlerin neden olduğu erken yaşlanma belirtilerinden korur; oluşan yaşlanma belirtilerini onarırlar. Özellikle güneşin zararlı etkilerinden korunmak için, bahar ve yaz aylarında; sigara içimi, kapalı mekanlarda yaşam ve hava kirliliğinin cilt üzerindeki zararlı etkilerinden korunmak ve erken yaşlanma belirtilerini önlemek için de kış aylarında yapılması uygundur.

    Mezolifting yüz gençleştirmede en etkili yöntemlerden biridir; cilt yaşlanması, ince ve kuru ciltlerdeki hafif kırışıklıklar ve cilt sarkmasının tedavisinde kullanılır. Tüm yüz, boyun, dekolte ve eller gibi farklı bölgelere uygulanabilir. Seanslar halinde uygulanan bu yöntem ile cilt parlak bir görünüm kazanır ve kırışıklıklar giderek azalır.

  • Lazer epilasyon

    İstenmeyen tüylerden kurtulmanın en hızlı ve sağlıklı yolu Lazer Epilasyon yöntemidir.

    İstenmeyen tüyler çoğu kişi için önemli bir sıkıntı nedenidir ve ağda, sir vb. gibi geçici çözümlerin denenmesinden en geç bir ay sonra yeniden çıkarlar.

    Lazer epilasyon işleminde, cilt üzerine uygulanan lazer ışığı seçici şekilde kıl kökünde yoğunlaşarak ısı oluşturur ve çevre dokuya zarar vermeden sadece kıl kökünü yok eder. Böylece birbirini izleyen seanslar sonunda uygulama bölgesi tüylerden arındırılmış olur.

    İstenmeyen tüylerin bölgeleri cinsiyete göre değişiklik gösterir. Kadınlarda bacaklar, karın bölgesi, yüz ve kollarda; erkeklerde ise sırt, göğüs, ense, yüz ve kaşlarda oluşan bu tüylerin nedenleri farklı olabilir. Kişide hormonal bir sorun olup olmadığı tıbbi tahliller ile araştırılır. Hormonal bozukluk saptanmış ise medikal tedavi ve epilasyon birlikte uygulanır. Bazen herhangi bir sorun saptanamayıp tümüyle yapısal ya da genetik nedenlerle kişide aşırı tüylenme sorunu yaşanabilir, bu durumlarda yalnız epilasyon yapılır.

    Hem etkisi hem de güvenilirliği yüksek olan epilasyon işleminin yapılmasında lazer teknolojisi ve tıp birlikteliği ön plana çıkar. Tıpta yaklaşık 40 yılı aşkın bir süredir kullanılan lazerler günümüzde göz ameliyatlarından diş dolgusuna kadar çeşitli alanlarda en etkili tedavi seçeneklerinin başında gelmektedir. FDA onaylı bu cihazlar ABD'den İngiltere'ye, Hollanda'dan Avustralya'ya kadar birçok gelişmiş ülkede yaygın olarak kullanılmaktadır.

    Lazer Epilasyon Kimlere ve Hangi Bölgelere Uygulanabilir?

    Hamile bayanlar dışında herkes Lazer Epilasyon yaptırabilir. Tüy rengi ve cilt tipi, lazer epilasyonun başarılı sonuçlanması için önemli unsurlardır. Açık tenli ve koyu renk tüylere sahip kişilerde sonuca ulaşmak daha kolay olmakla birlikte, koyu tenli kişilerde de, deneyimli uygulayıcılar, daha fazla özen ve uygun özellikte lazer cihazları aracılığı ile başarılı sonuçlar almak mümkündür.

    Yüz, kollar, bacaklar, koltuk altı, bikini bölgesi başta olmak üzere, vücudun herhangi bir bölgesine uygulanabilir.

    Lazer Epilasyon Öncesinde Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Kliniğimizde hekimin yapacağı değerlendirme sonucunda lazer epilasyonun uygun olup olmadığına karar verilir. Genel sağlık durumu, varsa hastalık ile ilgili özellikler, kullanılan ilaçlar, olası riskler ve beklentiler değerlendirildikten sonra uygulamalara başlanır.

    Lazer epilasyonunun başarılı olabilmesi için tüylerin noktasal olarak görünmesi idealdir. Jilet uygulamasından hemen sonra, ağda uygulamasından 3–4 hafta sonra, tüyler seçilebilir.

    Kliniğimizde Long Pulse Nd:Yag özelliğinde “Cool Glide Vantage”(Cutera) ve Diode özelliğinde “Mediostar” (Asclepion) Epilasyon Cihazları kullanımaktadır. “Long Pulse Nd:Yag – Cutera Cool Glide Vantage” lazer sistemi ile, uygun güneş koruyucuların kullanılması önerilerek, yaz ya da kış ayrımı olmaksızın, çok esmer ve bronz ciltler dahil olmak üzere, yaz aylarında da epilasyon uygulaması güvenli bir şekilde yapılabilmektedir.

    Lazer Epilasyon Uygulaması Nasıl Olur ?

    Uygulama cilt tipine ve tüy yapsına göre uygun olarak seçilmiş lazer ışığının, soğutucu bir cihaz ve şeffaf jel eşliğinde tatbik edilmesiyle gerçekleştirilir.

    Milisaniyelik atışlarla cilde uygulanan lazer ışığı seçici olarak kıl köküne gider, orada yoğunlaşıp ısıya dönüşür ve sadece kıl kökünü tahrip eder.

    Lazer Epilasyon Esnasında Neler Hissedilir?

    İstenmeyen bir durumla karşılaşmamak açısından, öncelikle lazer koruyucu gözlük takılır. Lazer uygulaması sırasında iğne batması-yanma şeklinde hissedilecek rahatsızlık soğutucularla giderilir. Ancak ağrı eşiği düşük ve hissedilen rahatsızlık yüksek seviyede ise, uygulamadan 45 dakika önce cilt üzerine uygulanabilecek anestezik krem ve ağızdan alınacak ağrı kesici tablet olası rahatsızlığı en aza indirmeye yararlı olacaktır. Uygulama esnasında hissedilecek yanmış tüy kokusu normal ve kaçınılmazdır.

    Seans süresi, uygulama yapılacak alanın büyüklüğüne bağlıdır. En küçük bölge olan dudak üstü 4-5 dakika, en büyük bölge olan bacaklar ortalama 60 dakika süre alır.

    Lazer Epilasyon Sonrasında Neler Olabilir?

    Lazer epilasyon sonrasında herhangi bir ilaç alınmasına gerek yoktur. Ciltte oluşan ve birkaç saat sonra ortadan kalkması beklenen kızarıklık ve kıl foliküllerine uyan noktasal kabarıklıklar olağan tepkilerdir. Oluşabilecek olumsuzlukların üstesinden gelmek için yapılabilecek en uygun işlem ise birkaç gün antibakteriyel-epitelizan kremlerin sürülmesidir.

    Kliniğimizde seans sonrasında uygulanan dermatolojik kremler, nemlendiriciler ve güneş koruyucularla sonuçların mükemmel olması hedeflenmektedir.

    Lazer Uygulaması Sonrasında Nelere Dikkat Edilmelidir ?

    *Cilt tipine göre 1-2 hafta süreyle, epilasyon yapılan bölgenin doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmaması gereklidir. Uygun güneş koruyucuların 2-3 saatte bir uygulanması güneşin zararlı ışınlarından koruyacaktır.

    *Uygulamanın yapıldığı gün bedensel egzersizden kaçınılmalıdır, çünkü terleme lazer epilasyon bölgesinde huzursuzluk hissine neden olabilir.

    *Tedaviye uzun bir süre ara vermek zorunda kalınmadığı sürece, seans aralarında, uygulama bölgesindeki tüyleri kökten alacak ağda, ip, cımbız vb. herhangi bir yöntem uygulanması önerilmez.

    Lazer Epilasyon Sonuçları Nelerdir?

    Yapılan çalışmalarda, lazer epilasyon uygulanan bölgelerdeki tüy miktarında %90’lara varan oranlarda azalma sağlandığı bildirilmiştir. Cilt tipi, tüy rengi, genetik ve hormonal faktörler gibi pek çok kontrol edilebilen ve edilemeyen nedenlerle, seansların verimi ve sayısı değişebilmektedir. Bazı kişiler çok az sayıda seansla istedikleri sonuca ulaşırken, bazılarında bu sayı uzayabilmektedir.

    Lazer Epilasyona Bağlı Yan Etki ve Komplikasyonlar Nelerdir ?

    *Deri renginin koyulaşması (hiperpigmentasyon ): Nadir görülen bir durum olup, geçicidir.

    *Deri renginin açılması (hipopigmentasyon): Bu durum özellikle koyu renk cilde sahip hastalarda görülebilir. Lazer gücünün yüksek kullanılması veya bronz ten üzerinde yapılan uygulamalardan sonra ortaya çıkabilir. Geçici olmakla birlikte bazen aylarca devam edebilir.

    *Kabuklanma: Nadir ve geçicidir.

    *Su dolu kabarcık ve yanma: Çok nadir ve geçicidir.

    *Tüy yapısı değişimi: Bazen yeni tüyler daha koyu renkli gelebilir, ancak daha sonraki uygulamalarda yavaş yavaş yanıt alınmaya başlanır. Özellikle yüz ve boyun bölgesindeki uygulamalarda, ayva tüyü olarak tanımlanan çok ince ve açık renkteki tüylere işlem yapmamak daha uygundur.

    Türkiye'de ilk kurulan lazer merkezlerinden birisi olan ve 14 yılı aşkın süredir hizmet veren kliniğimizde, lazer epilasyon uygulanan hastalara, doğru ve etik bulunmadığı için, seans sayısı belirtilerek tüylerden kesin olarak kurtulma vaadi verilmemektedir. Çünkü uluslararası kabul gören en iyi cihazların kullanılması, deneyim vb. hiçbir gerekçe bu konuda kesin taahhüt için yeterli gerekçe oluşturamaz.

  • Elektro – kriyoterapi

    Akne ve yara izleri, vücut çatlakları, bazı cilt lekeleri çözümlenmesi zor olan problemlerdir. Estetik tıp alanında bu konularla ilgili yıllardır farklı yöntemler geliştirilmiş ve uygulanmıştır:

    1- Lazer tedavileri (Er:YAG, Er:Glass, CO2 lazerler ve bu lazerlerin fraksiyonel formları)

    2- Diğer yöntemler (Dermabrazyon, Mikrodermabrazyon, çeşitli derinlikle uygulanan kimyasal peelingler vb.)

    Tıbbi ve kozmetolojik tedavilerde en iyi sonucu alma amacının yanı sıra, istenmeyen yan etkileri mümkün olduğunca azaltmak da çok önemlidir. Günümüzde seçilen tedavi yönteminin etkinliği kadar, yan etkisinin olup olmaması, “down time” dediğimiz iyileşme sürecinin mümkün olduğunca kısa olması önemlidir.

    Bu noktalar dikkate alınarak geliştirilmiş olan “ELEKTROKRİYOTERAPİ” yöntemi,

    akne ve yara izleri, vücut çatlakları ve lekelerde etkin ve farklı bir metoddur. Yaklaşık -32 derecede soğuk etkisinin, belirlenen sürelerde cilde uygulanması ile tedavi gerçekleştirilir. Bu metodun etkisi ciltte 2-4 mm derinliğe kadar ulaşabilir. Zaten ciltteki asıl canlılık ve destek görevini sağlayan kolajen yapı bu derinlikte yer almaktadır.

    Sıvı azot gazı (-196 derece nitrojen) kullanılarak yapılan geleneksel kriyoterapi (dondurma tedavisi) tıpta, dermotoloji alanında çok uzun zamandan beri kullanılmakta olan bir tedavi yöntemidir. Ancak, bu eski yöntemde hızlı soğutmanın yapıldığı alanın orta kısmı aşırı donmakta, yan tarafındaki sağlam cilt yeterince korunamamaktadır. Etki edilmek istenen derinlik kontrolsüz olarak aşılmakta, bu nedenle de istenmeyen yan etkiler (ülserizasyon, renk bozukluğu, skar-iz vb.) oluşabilmektedir.

    Uygulamalar Nasıl Yapılır?

    Lezyonun ya da problemli bölgenin büyüklüğüne ve şekline göre uygun başlık seçilerek, hekim tarafından belirlenn sürede cilde temas edilir. Tedavi esnasında çok kısa süreli olarak, “soğuk ısırığı” diye ifade edilen bir his oluşur. Bunu hissetmek istemeyen hastalarda, tedaviden yarım saat kadar önce uygulama bölgesine topikal anestezik kremler uygulanabilir. Tedavi sonrasında uygulama bölgesinde 3-4 gün sürecek bir kabuklanma olur ve hafif pembe renkte yeni bir cilt oluşumu başlar, yaklaşık 3-4 haftada cilt tümüyle normale döner.

    Cilt problemlerinin türüne ve derinliğine göre seans sayısı değişkendir, ortalama 1-6 seans arasında uygulama gerekebilir.

    “ELEKTROKRİYOTERAPİ” yöntemi ile bir çok cilt problemi tedavi edilebilmektedir:

    a) Skar (yara izleri) – keloid

    b) Akne izleri

    c) Stria (deri çatlakları)

    d) Cilt lekeleri

    e) Cilt kırışıklıkları

    f) Diğer dermatolojik problemler (Aktinik keratom, hemanjiyom, nevus pigmentosum ve diğer ben çeşitleri, siğil, seboreik keratoz vb.)

  • Fraksiyonel lazer – kırışıklık, iz ve leke tedavisi

    Son 15 yıl içerisinde lazer teknolojisinin kullanılması ile akne (sivilce) izi, gözenekler, yara ve yanık izi, yüz ve boyun kırışıklıklarının tedavisinde önemli ilerlemeler kaydedilmiştir.

    Etkili cilt gençleştirme ve iz tedavisi amacıyla son yıllarda 3 çeşit lazer sistemi tasarlanmıştır; günümüzde bu sistemler çeşitli iz ve kırışıklıkların tedavisinde en başarılı yöntemler olarak tercih edilmektedir:
    1. Erbium:Glass lazer (Er:Glass): 1,540 nanometre dalga boyu
    2. Erbium:YAG lazer (Er:YAG): 2,940 nanometre dalga boyu
    3. Karbondioksit lazer (CO2): 10,650 nanometre dalga boyu
    Lazerin etkinlik derecesini belirleyen en önemli faktörler; lazer ışınının dalga boyu, lazerin sahip olduğu teknolojik özellikler ve hastanın cilt yapısıdır.

    Kliniğimizde yaklaşık 4 yıldan beri Fraksiyonel Er:YAG Lazer tedavisi uygulanmaktadır.Fractional MCL 30 Lazer yeni jenerasyon bir lazer teknolojisidir. Ciltte yara oluşturmadan, cilt yenileme, kolajen yapıyı sıkılaştırma, göz etrafındaki kırışıklıkları hafifletme, cilt lekelerini ve yara izlerini tedavi etme amaçlı uygulanabilmektedir. Ciltte sağlam doku içinde “mikrotermal tedavi” bölgeleri olarak bilinen, binlerce küçük ama derin köprüler oluşturup, mikroskopik küçük yaralar meydana getirir. Bu “çok küçük-mikrotermal tedavi”, tüm bölgenin bütünüyle tedavi edilmesine oranla, cildin çok daha hızlı iyileşmesini sağlar. Fraksiyonel lazer yöntemi ile cildin doğal iyileşme süreci kullanılarak, yeni, sağlıklı, daha sıkı bir dokunun oluşturulması ve cilt kusurlarının giderilmesi amaçlanır. Böylece cilt içeriği düzenlenir, lekeler silinir ya da azalır; cilt rengi düzelir, kalitesi ve elastikiyeti artar.

    Fraksiyonel lazer uygulamaları sırasında tedavi edilen cildin kalınlığı, kimyasal peeling ve dermabrazyonda olduğu gibi göz kararı ya da tecrübeye bağlı değildir; inilenderinlik belirlidir. Etkisi güçlü olmasına karşın, fraksiyonel özelliği sayesinde uygulama sonrası iyileşme süresi kısadır. Tedavinin beklenen sonucu ise benzer sistemlere göre çok daha olumludur.

    Fraksiyonel Lazer’in kullanım alanları:

    1- Sivilce izlerinin tedavisi: Sivilce izlerini gideren en etkili yöntem fraksiyonel lazerdir. Bölgenin özel bir ışıkla taranması sonucu iz dokusu buharlaştırılır. Buharlaşan kısmı vücut taze hücrelerle doldurur. Her seansta iz dokusu kademeli olarak küçülür. Ortalama 3-6 seans uygulanır. Seans sonrası kızarıklık ve kabuklanma oluşur.

    2- Gebelik çatlaklarının tedavisi: Lazer dokuyu derinlemesine gözenekli bir biçimde etkiler. Düzensiz alanları buharlaştırır. Taze doku yıpranmış dokunun yerini alır. İnce çatlaklar silinir, derin çatlaklar hafifler.

    3- Yara izi tedavisi: İnce yara izleri silinir. Ameliyat izi, darbe ve jilet yaralarının tedavisinde kullanılır. Yara izi alanına gönderilen ışık demetleri sorunlu alanı buharlaştırarak düzeltir.

    4- Boyun ve dekolte gençleştirme: Yıpranmış ve sarkmış boyun ve dekolte cildi yenilenir. Mezolifting veya PRP tedavisi ile birlikte uygulanması etkinliği arttırır.

    5- Cilt lekelerinin giderilmesi: Ciltteki güneş lekeleri, melasma denilen doğum lekeleri, yaşlanmaya bağlı lekeler ve cilt tonunda değişiklikler, sivilce lekeleri vb. tedavisi için kullanılan bir yöntemdir. Daha çok Erbium Fraksiyonel lazer kullanılır.

    6- Göz altı morluklarının ve torbalanmalarının tedavisi: Göz altı morlukları kişiyi daha yorgun ve yaşlı göstermektedir, bu duruma tıbbi dilde hiperpigmentasyon (renk artışı) denir. Genellikle alt kapağın iç kısmında daha yoğun olarak gözlenir. Nedenleri arasında; genetik yatkınlık, alerji, göz ovuşturma alışkanlığı, bazı hastalıklar (böbrek, tiroid) sayılabilir. Bu renk artışı için en çok K vitamini kremleri ve soldurucu kremler denenmiştir; ancak çoğu kez tatmin edici sonuçlar elde edilememiştir. Göz altındaki renk maddesi buharlaştırılarak ve deriyi yeniden yapılandırarak pigmentasyon azaltılmaktadır. Lazer uygulamasının şekli, hastanın cilt özelliklerine göre seçilir.

    Klinik çalışmalar ışığında, etkili bir tedavi ve güzel bir sonuç için, yaklaşık 2-4 hafta aralıklarla, ortalama 3-5 seans önerilmektedir. Lazer uygulaması sonrasında etkinlik hemen görülse de, kolajen yapılanması (remodelizasyonu) 2-3 ay sürdüğü için, asıl gelişmeler ve sonuçlar 2-3 ay sonra ortaya çıkmaktadır. Bu bize hastanın yakınması ve cilt yapısının özelliklerine göre uygun olan fraksiyonel lazer yöntemini belirleme ve tedavisinin planlaması aşamasında farklı seçenekleri kullanma olanağı vermektedir.

  • Cilt lekeleri ve dövme silme tedavisi

    Teknolojik gelişmelere paralel olarak gelişen lazer cihazları estetik alanında mucizevi sonuçlar vaad etmeye devam ediyor. Lazer cihazlarında ışık istenilen kalıba sokularak, istenilen etki için kullanılmaktadır. Lazer teknolojisindeki son gelişmelerinden olan Q switched Nd YAG (Kalite anahtarlı) lazer cihazlarından spectra ile klasik dövme silme tedavilerinde sağladığı başarılardan farklı olarak diğer pek çok q switched lazerde bulunmayan özel modu sayesinde mikrosaniye süresince de uygulama yapabilmektedir. Bu mod ile beraberinde uygulanan özel karbon solüsyonu mikrolazer peeling efekti sağlamaktadır.
    Uygulama başlığından ayarlanabilen, 8 milimetre çapa kadar büyüyen robot kol cihaz ile geniş alanlarda 10 hertze kadar çıkabilen hız sayesinde, kısa sürede geniş alanları tedavi imkanı bulunmaktadır. Karbon peelingte kullanılan mod dışında, dört farklı başlıktaki dalga boylarındaki ışık ile aynı hız ve konforda farklı renklerde dövme silme, cilt leke tedavileri yapılabilmektedir.
    Karbon peeling’te ilk adım, cilt yüzeyinin karbon kremle örtülmesidir. Karbon kremi, gereken enerjinin, yüzeysel deride maksimum yükseklikte yoğunlaşmasını sağlamaktadır. Lazerin özelliğine göre, çok özel olarak hazırlanmış bu karbon krem, ani bir ısınmayla yüzeysel tabakayı karbonla birlikte buharlaştırarak kaldırmaya yardımcı olur. Bu bölgedeki etki kimyasal peeling ile elde edilen etkiye benzer olarak yüzeysel bir spyma işlemidir. Bununla beraber, lazerin hücre yenilenmesini sağlayan foto aktivasyon etkisi de gerçekleşir. Bu ciltte kollajen üretiminin tetiklenmesini sağlayarak elastikiyetinin gelişimine katkı sağlar. Uygulama 15 dakika gibi kısa bir sürede tamamlanır ve günlük yaşantınızı etkileyecek bir durum oluşturmaz.
    Özellikle akne ve geniş porların tedavisinde kullanılan özel modda ise uygulanan karbon solüsyonu mikrosaniyelik atımlarla gözeneklerin içine iyice yerleştirilir ve bu noktalar hedef haline getirilir. Sonrasında yapılan nanosaniyelik atımlar ile bu partiküller tümüyle patlatılarak temizlenir. Uygulamadan hemen sonra ciltte fark edilebilen bir pırıltı görülmektedir.
    Karbon peeling, hiçbir yan etki olmaksızın, her mevsimde ve koyu ciltlerde yapılabilecek kadar emniyetli, hızlı, çabuk sonuç veren bir peeling etkisi gerçekleştirir. Yanık, yani kızarıklık ve kabuklanma oluşturmaz. Birçok peeling yönteminden farklı olarak Karbon Peeling yazın da rahatlıkla uygulanabilmektedir. Kısa ve konforlu uygulamadan sonra gündelik hayattan kopmayı gerektiren sorunlar yaşanmaz. Beklenen sonuçlar;
    Erken sonuçlar; Hemen tedavi sonrasında görülebilen pürüzsüzlük, parlaklık, birçok lekenin kısa sürede açılması, porların hemen sıkılaşma cevabı gözlenebilir.
    Daha sonra ise; lekelerin açılmaya devam etmesi, cildin sıkılaşmasının artması, kollajen üretimindeki artışa bağlı olarak ciltte sıkılaşma, toparlanma gibi etkiler görülebilecektir.
    Düzenli olarak ortalama 1-2 hafta aralıklarla, 5 seans şeklinde yapılan kürler ile ciltteki yağ dengesinin sağlanması ve akne tedavisinde oldukça başarılı sonuçlar alınabilmektedir. Hormonal etkilere bağlı lekelenme olarak bilinen melasmada ise biraz daha uzun olmak üzere, ortalama 10 seanslık uygulama kürü ile iyi sonuçlar alınabilmektedir. Halen bu uygulama tedavisinde pek çok güçlük yaşanan melasmada en etkin yöntemlerden biri olarak kullanılmaktadır.

  • Akne izleri, gözenekler ve kırışıklık tedavisi

    Akne izleri, gözenekler ve kırışıklık tedavisi

    “ FRAKSİYONEL CO2 LAZER “
    Günümüzde “ Akne izleri, Gözenekler ve Kırışıklık Tedavisi ”adı altında uygulanan yöntemler yetersiz kalabilmekte…Yıllardan beri deri yaşlanması, kırışıklıklar ve akne ( sivilce ) izlerinin tedavisinde farklı yöntemler kullanılmıştır. Bunlar :
    1. Kimyasal Peeling
    2. Mikrodermabrazyon
    3. Mekanik Dermabrazyon ( zımparalama )
    4. Botox ve Dolgu Maddeleri
    5. Işık Tedavisi ( Intense Pulsed Light : IPL )
    6. Lazer Tedavisi:
    a. Nd:YAG Lazer
    b. Er:Glass ve Er:YAG Lazer
    c. CO2 Lazer : Dünyanın en derin etkili iz ve kırışıklık tedavi yöntemidir. Oldukça derin etkili olduğu gibi yan etkileri de ciddi olabilir. Bu yüzden son 5 yıldan beri “ Lazer Dermatoloji ” dünyasında devrim niteliği taşıyan ve bu sistemin yan etkilerini neredeyse sıfıra düşüren “ Fraksiyonel CO2 Lazer ”geliştirilmiştir.
    FRAKSİYONEL CO2 LAZER HANGİ ALANLARDA KULLANILMAKTADIR ?
    1. Cilt yenileme , yüz gençleştirme : Yüz, göz kapakları, boyun ve dekolte bölgelerindeki kırışıklıklar ve çizgilerin giderilmesinde tartışmasız en etkili yöntemdir.
    – İnce kırışıklıkların giderilmesi
    – Derin çizgilerin giderilmesi ve yüz gençleştirmede
    2. İz tedavisi : Yüz, sırt ve göğüste oluşan akne izleri ( sivilce izleri ), gözenekler ve çukurluklar, yara ve yanık izleri ve deri çatlamalarında en güçlü ve en etkili tedavi yöntemidir .
    1. Akne izlerinin ( sivilce izlerinin ) tedavisi : akne izleri, yüzeyel ve derin olmak üzere iki ana grupta sınıflandirılmaktadır :
    a. Yüzeyel akne izleri ve gözenekler : cildin üst tabakasını etkileyen izlerdir. Bu izler özellikle sivilce tedavisi sonrası daha çok ortaya çıkar ve kızarıklık zemininde hafif çukurlar ve çökmeler şeklinde görülür. Yüzeyel sivilce izi, genellikle kimyasal peeling gibi yüzeyel cilt soyma yöntemleri ile kısmen azaltılabilir, ancak iyileşmeyen sivilce izlerinin tedavisi kolaylıkla fraksiyonel lazer ile mümkündür.
    b. Derin akne izleri
    Ice pick ( buz kıracağı ) akne izi ve derin gözenekler : deri üzerinde buz kıracağı ile delinmiş alanlar şeklinde görülen çapları genellikle 2 mm.nin altında olan noktasal çukurlardır. Bu izlerin çapları fazla olmamalarına rağmen aşırı derin olabilir, bazen deri altı yağ tabakasına kadar inebilirler. Bu yüzden “ ice pick ” akne izinin en iyi tedavisi lazerdir. Lazer istemleri arasında en etkili ve aynı zamanda en az yan etkili sistem ise fraksiyobel CO2 lazerdir.
    Box car ( yük vagonu )akne izi : yuvarlak veya oval şeklinde oluşan akne izleridir.
    Rolling scar ( dalgalı )akne izi : genellikle derin olan bu çeşit sivilce izleri, cildin üst tabakasının alt tabakalar tarafından içeriye doğru çekilmesinden kaynaklanırlar. Tedavisi en zor olan bu tip akne izlerinde fraksiyonelCO2 lazer ile %80 e kadar iyileşme gözlemlenmektedir.
    2. Cildin geniş gözenekli ve kaba görünümünün giderilmesi
    3. Ciltte meydana gelen güneş lekesi, yaşlılık lekesi, doğum sonrası oluşan lekeler ve yüzeysel pigment bozukluklarının giderilmesi
    4. Aşırı bağ dokusu ( hipertrofik skar ) ve keloidlerin azaltılması
    3. Özel lazer uygulama başlığı sayesinde estetik göz kapağı ameliyatlarında, yüzdeki küçük cerrahi işlemlerde ve yaralanmaların düzeltilmesinde kullanılmaktadır:
    – Kanser öncesi cilt lezyonlarının tedavisi – Cilt kanserlerinin tedavisi- Ciltteki kitlesel cilt lezyonlarının tedavisi- Saç, kaş ve sakallı bölge içindeki kitlesel lezyonların tedavisi- Piyojenik granülom tedavisi- Rinofima ve otofima tedavisi- Doğumsal veya sonradan oluşan benlerin tedavisi-Göz kapaklarında oluşan kolesterol plaklarının tedavisi- El ayak, genital bölge gibi yerlerde oluşmuş kitlelerin tedavisi
    FRAKSIYONEL CO2 LAZER SONUCU CİLTTE OLUŞAN DEĞİŞİKLİKLER NELERDİR ?
    CO2 lazer uygulaması sonrası ani olarak cilt altı kollajen liflerinde %30 oranında kısalma meydana gelir. Sonraki 1-3 aylık süreçte ise cilt altında yeni kollajen oluşumu ve cilt altı bağ dokusunda yeniden düzenlenme meydana gelmektedir. Tüm bunların sonucu olarak cilt gençleşmesi adlandırılan ciltte gerilme, cilt üzerindeki pürüzlerde, lekelerde ve izlerde yüksek seviyede azalma meydana gelir. Ciltteki gözenekler daralarak cildin yapısı 10-15 yıl önceki durumuna geri döner.
    FRAKSIYONEL CO2 LAZER UYGULAMASI AĞRILI MIDIR ?
    Uygulama sırasında lazer epilasyonda olduğu gibi çarpma hissi olur. Bu his anestetik kremler ve soğuk hava kullanılarak azaltılabilir.
    FRAKSIYONEL CO2 LAZER UYGULAMASI KAÇ KEZ YAPILIR ?
    Seans sayısı sorunun şiddetine göre ve uygulamanın gücü ve derinlik ayarlarına bağlı olarak değişmektedir. Her uygulama sonrası ortalama %40 kadar iyileşme gözlenir. Hafif-orta derece kırışıklıklar ve izlerde1-2 seans yeterli iken çok derin sivilce izleri ve kırışıklıklarda tedavi birkaç ( 3-5 ) seans olarak düzenlenir. Seansların sıklığı uygulama derinliğine göre değişir : tedavi yüzeysel uygulamalarda 1-1.5 ayda bir, derin uygulamalarda ise 2-3 ayda bir tekrarlanır.
    İYİLEŞME SÜRECİNİN ÖZELLİKLERİ NELERDİR ?
    Fraksiyonel CO2 lazer uygulaması sonrası pansuman gerekmez. Ciltte 3-7 gün süren pullanma ve ardından birkaç günlük kızarıklık dışında bir şikayet olmaz. Hasta ikinci veya üçüncü günden itibaren makyaj yapabilir. Fraksiyonel lazerin bu avanyajı hastanın günlük yaşamına devam etmesine olanak sağlar.

  • Fraksiyonel lazer

    Fraksiyonel lazer

    FRAKSİYONEL LAZER NEDİR ?

    Fraksiyonel lazer yeni bir anlayışla üretilen yeni lazer sistemlerindendir. Lazer teknolojisinin kozmetik dermatolojide kullanımının son halkalarındandır. Hassas ve kontrollü bir cilt soyma gerçekleştirilmektedir. Her seansta %20’ye kadar cilde etki edildiğinden Fraksiyonel Lazer adı verilmiştir.

    NASIL ETKİ EDER ?

    2940 nm dalga boyunda gönderilen lazer ışını ciltteki su tarafından emilir ve çok hızlı bir şekilde ciltteki suyu ve onunla beraber dokuyu buharlaştırarak etki eder. Lazer ışığını mükrosütunlar halinde yayar ve cilt altında kolonlar halinde pıhtılaşma (koagülasyon)alanları oluşturur. Bu sütunlarda yeni, sağlıklı dokuyu oluşturacak olan doğal iyileşme süreci başlar.

    NERELERDE KULLANILIR ?

    -Sivilce İzleri -Yaşlılık Lekeleri -Cilt yenileme
    -Kırışıklıklar (anti-agıng tedavi ) -Benler
    -Güneş Lekeleri -Cilt Sarkmaları
    -Cilt çatlakları -Gözenekli Cilt
    -Ameliyat ve yara izleri -İyi huylu et benleri

    İŞLEMİN UYGULANMA SÜRESİ NEDİR ?

    İşlem türüne ve uygulama alanına göre değişkenlik gösterir.Genellikle 2-3 dakika ile 30 dakika arasında değişir.

    UYGULAMA SIRASINDA NE HİSSEDİLİR ?

    Ağrısız bir uygulamadır.Hafif yanma şeklindedir.İsteyene uygulama öncesi uyuşturucu kremler sürülebilir.İşlem sonrası birkaç saat süren hassasiyet ve yanma hissi olur.Kızarıklık 24-48 saat kadar sürebilir, daha sonra ince bir kabuklanma ve soyulma gerçekleşir.

    KAÇ SEANS UYGULANIR ?

    Seans sayısı ciltteki probleme ve hastaya göre değişir.Genellikle 3-4 haftalık periyodlarla ortalama 1-5 seans uygulanır.

    CİLT ÇATLAKLARINDA NASIL ETKİ EDER ?

    Fraksiyonel Lazer uygulamalarında çatlak olan deride hem yüzeysel bir soyulma sağlar, hem de derinin derin tabakalarına doğru, açtığı çok sayıda oluklar sayesinde cildin kendi kendini onarma mekanizmasını çalıştırır.Böylece çatlakların daralmasına, azalmasına, görünümünün düzelmesine, kozmetik olarak kabul edilebilir bir düzeye gelmesine olanak sağlar.

    SİVİLCE İZLERİNDE ETKİN MİDİR ?

    Son yıllarda iz tedavisinde uygulanan yöntemler içinde en etkin olanlarındandır.Ortalama 3-5 seans 3-4 haftalık periyodlarla uygulanır.Sivilce izi olmayan, fakat gözenekli ve yağlı ciltlerde gözenekleri sıkıştırmak, cildin genel görünümünü düzeltmek amacıyla başarılı bir şekilde kullanılmaktadır.

    KIRIŞIKLIK TEDAVİSİNDE HANGİ BÖLGELERE UYGULANIR ?

    Yüz, boyun ve dekolteye uygulanabilir.

  • Plazma tedavisi nedir ?

    Plazma tedavisi nedir ?

    Plazma tedavisi diğer adıyla PRP trombositten zengin plazma tedavisidir. Son yıllarda pek çok tıp alanında onarım, doku yenilenmesi istenen durumlarda uygulanmakta ve başarılı sonuçlar alınmaktadır.

    Vücudumuzun herhangi bir yeri yaralandığında bu bölgede bazı hücrelerin topladığı ve diğer bölgelere göre konsantrasyonunun arttığı tespit edilmiştir. bu hücreler bazı reaksiyonları başlatarak dokularda iyileşmeyi sağlar. Pek çok doku yenilenme işleminde biz isteyerek dokularda kontrollü bir hasar oluştururuz ki bu hasar bölgede hücre toplanmasını arttırarak iyileşmeyi başlatır ve bölge gençleşir.

    Plazma tedavisi bu mekanizmadan hareketle oluşturulan bir tedavidir. Sanki bir hasar oluşmuş gibi bölgede bazı hücrelerin ve büyüme faktörlerinin yoğunlaşması sağlanır ve böylece onarım süreci başlatılır.

    PLAZMA TEDAVİSİ NASIL UYGULANIR?

    Tedavi 15 gün arayla seanslar şeklinde yapılır. Uygulanmak istenen tedaviye göre seans sayısı 3 veya daha fazladır.

    Uygulama öncesinde veya sonrasında dikkat edilecek herhangi bir şey yoktur. Uygulama öncesinde tetkik yapılması gerekmez. Tedavi sonrası iyileşme süresi gerektirmez hasta hemen günlük aktivitesine dönebilir.

    Tedavi için özel geliştirilen kitler vardır ki bunlar tek kullanımlıktır. Hastanın kanı bu tüplere alınarak ayrıştırılır. Kanın istenmeyen kısmı aşağıya çökerken istenen kısmı üstte toplanır, bu kısım ince uçlu iğnelerle çok kısa bir işlemle tedavisi planlanan bölgeye uygulanır. Ayrıştırılan kısımda trombositler ve büyüme faktörleri bulunur. Bunlar bir dizi onarım ve iyileştirme reaksiyonunu başlatarak kök hücrelerin bölgeye toplanmasına neden olur.

    PLAZMA YEDAVİSİ KİMLERE UYGULANMAZ?

    Kanser hastalarına uygulanamaz.

    PLAZMA TEDAVİSİNİN RİSKLERİ NELERDİR?

    Hastanın kendi kanından özel ve tek kullanımlık tüplere alınarak hazırlanan bir işlem olduğu için enfeksiyon bulaşma riski ve alerji riski taşımaz . Oldukça güvenli bir tedavidir.

    PLAZMA TEDAVİSİYLE CİLT GENÇLEŞTİRME

    Bu tedavinin en önemli tedavi alanlarından biri cilt gençleştirme alanıdır. Uygulama hastanın cilt özelliklerine göre 2 hafta arayla 3 veya 4 kez yapılır. Kalıcı sonuçlar 1,5-2 ay sonra alınmaya başlanır. Ciltte alınan değişiklik tamamen doğaldır. Herhangi bir ifade değişikliği veya şiş görünüm oluşmaz.

    Ciltteki akneler azalır

    Akne izleri azalır veya kaybolur.

    Cilt rengi genel olarak açılır. Lekelerde, kızarıklıkta azalma olur.

    Sıkılık artışı olur. Yüz ovali toparlanır.

    İnce çizgiler ve kırışıklıklar kaybolur veya azalır.

    Cilt görünümü daha sağlıklı ve parlak olur. Cilt dolgunlaşır.

    Ciltteki skarların tedavisinde kullanılır

    Bu sonuçlar 2 ay sonra belirginleşir, giderek artar. 1 yıl sonra herhangi bir bozulma tespit edilmez. Ancak daha iyi sonuçlar için 1-3 seans uygulama yapılması önerilir.

    PLAZMA TEDAVİSİYLE SAÇ DÖKÜLMESİ TEDAVİSİ

    Çok çeşitli sebeplere bağlı olarak saç dökülmesi görülebilir. Bu sorunla karşılaşıldığı zaman mutlaka bir dermatoloğa başvurarak saç dökülmesinin kaynağını ve tipini tespit etmek gerekir.

    Saçlardaki dökülme başka bir nedene bağlıysa mutlaka buna yönelik tedavi de uygulanmalıdır.

    Plazma tedavisi hemen her tip saç dökülmesi tedavisinde ek olarak kullanılabilir bazen tek başına kullanımı bile çok başarılı sonuçlara neden olur.

    Saçlardaki kullanımı 15 gün arayla en az 4 seanstır. Sonuçların alınması 1,5-2 ay sonra başlar ve artarak devam eder. 1 yıl sonra gerekli görülürse tekrar edilebilir. İhtiyaç olmazsa böyle bir zorunluluk yoktur.

    Saçlarda büyüme hızlanır.

    Saçlar güçlenir daha hacimli durur.

    Dökülme durur.

    Yeni saçlar gelmeye başlar.

    Yeni gelen saçlarda grileşme azalır. Kendi doğal renginde çıkar.

    SIK SORULAN SORULAR

    Plazma tedavisinin belli bir süresi var mı? Bir süre sonra etki kaybolur mu?

    Plazma tedavisinde belli bir süre sonra bozulma olmaz. Hastanın durumuna göre tekrarlanan seanslar tedaviden alınan sonuçları arttırır.

  • Temel cilt bakımı

    Temel cilt bakımı

    Aslında cilt bakımını çok basitçe yapmak mümkündür. Yüzünüzü yıkamak 10 adımlı bir süreç değildir ve size çok fazla masraf çıkartmaz. İyi bir cilt bakımının üç temel adımı içermesi gereklidir.

    Temizlik; günlük temizlik ile cilt üzerindeki kir ve kimyasal maddeler uzaklaştırılır.
    Nemlendirme ile cildin nemi ve tazelenmesi sağlanır.
    Güneşten korunmayla UV ışınlarının zararlı etkilerinden korunulur.

    Temizlik

    Çoğumuz cilt bakımında temizliğin ne kadar önemli yer tuttuğunu bilmeyiz. Temizliğin amacı cilt üzerinde bulunan kir, yağ, dökülen hücreler ve bakterilerin uzaklaştırılmasıdır. Ancak bazen de bu temizliği yaparken, temizleyicilerin cilde zararlı etkileri olur.

    Çoğu insanın cildi, normalde kuru değilken, kullandığı temizleyicilerden dolayı kurur. Sıklıkla insanlar cilt temizliğinin ardından, ciltlerini kuru ve gergin hissetmezlerse temiz olduğunu düşünemezler. Bu hislerinin normal olmasına alışmışlardırlar. Bu temizliğin ciltlerine zarar vereceklerini bilmezler. Peki hangi temizleyicinin size uygun olduğunu nasıl bileceksiniz? Bunun için ilk öğrenmeniz gereken şey ne tür cilt temizleyicilerinin olduğudur.
    Sabun şeklindeki temizleyiciler en çok tahriş eden gruptur. Ancak en iyi temizlik yapan da onlardır.
    Sıvı şeklindeki temizleyiciler her cilt için özellikle yağlı ciltler için uygun temizliyicilerdir. Toleransı yüksek ürünlerdir.
    Yüz temizleyicileri en yumuşak şekilde cildi temizleyen gruptur. Fakat yağ ve kirleri tam anlamıyla temizlemeyebilirler.
    Sonuç olarak temiz olduğunuzu hissetmek için cildinizin kuruması gerekmez. Seçebileceğiniz pek çok ürün vardır. Cildinizdeki kir ve yağlardan kurtulabilmenizi sağlayacak en hafif temizlik ürününü kullanmaya çalışın.

    Nemlendirme

    İyi bir cilt bakımı için nemlendirme de önemli bir noktadır. İyi bir nemlendirme ile çatlamış ve kalın bir cildin oluşmasını engelleyebilirsiniz. Etkili bir nemlendirmenin içinde cildin düzgün yapısının devam etmesine yardımcı olacak doğal maddeler bulunmalıdır. Böylece serbest radikallerin zarar verici etkilerini önleyip, hücre fonksiyonlarının normal şekilde devam etmesine yardımcı olunur.

    İyi bir nemlendiricinin içinde neler olması gereklidir?

    Geçmişte nemlendiricilerin içinde bulunan su ve yumuşak yapılı malzemelerle, cildin su tutması için uğraşılırdı. Bu tür nemlendiricilerin üretimindeki tek fark tüketicinin nasıl hissetikleriyle ilgili olurdu. Şimdi ise bu tür ürünlerin üretilmesinde artık oldukça karmaşık bir sanat ve bilim desteği vardır. Günümüzdeki nemlendiricilerin içinde bulunan maddeler şöyledir;

    Gliserol, cildin ihtiyacı olduğu yerdeki su ve diğer içeriklerin hücre içine girmesine yardımcı olur.
    Seramid, cildin doğal yağlarının tazelenmesine yardımcı olur.
    Hidroksi asitler, ölü cilt hücrelerinin atılmasına yardım eder.
    Niyasinamid, cildin doğal yağının üretimine yardım eder ve güneşten dolayı oluşan kahverengi leke ve iz gibi bazı sorunların azaltılmasına katkıda bulunur.

    Nemlendirici nasıl seçilmelidir?

    Her cilt aynı olmadığı gibi her nemlendirici de aynı olmaz. Sizin cildiniz için en uygun nemlendiriciyi seçmedeki en önemli nokta, cildinizin ihtiyaçlarıdır. Bu yüzden nemlendirici seçerken cildinizin durumunu dikkate almanız gerekecektir.

    Aşağıdaki gibi pek çok türde nemlendiricileri piyasada bulabilirsiniz .
    Kuru ciltler için nemlendiriciler
    Yağlı ciltler için nemlendiriciler
    Normal ciltler için nemlendiriciler
    Akneye meyilli ciltler için nemlendiriciler
    Kızıl ciltler için nemlendiriciler
    Hassas ciltler için nemlendiriciler
    Güneş koruyuculu nemlendiriciler gibi pek çok çeşitte nemlendirici bulmak mümkündür.

    Güneş koruyucular

    İyi bir cilt bakımı için son adım güneş koruyucu bir ürün kullanmaktır. Ancak nedense hep ihmal edilir. Cildiniz kirli veya kuru ise bunu tespit edip, yıkamak ve biraz nemlendirici sürmek kolaydır. Bunu kolayca görür veya hissedersiniz. Ancak UV ışınlarından cildinizin nasıl etkilendiğini görmeniz o kadar kolay olmaz. Bu etki çok yavaş ve cilt altından başladığı için farketmeniz oldukça zordur. Çoğu insan UV ışınlarına maruz kalmanın güneş yanıkları, foto yaşlanma ve cilt kanserinde risk artışına neden olduğunu bilmektedir. Ancak bu etkilerin gün içinde evden arabanıza doğru giderken ya da pencerenizin kenarında otururken de devam ettiğini biliyor musunuz? Bu kadar az miktardaki maruziyet bile yıllar içinde kırışıklık, koyu lekeler ve hatta cilt kanserine dahi neden olabilmektedir.

    Güneş koruyucular nasıl seçilmelidir?

    Güneş koruyucunuzu seçerken dikkat edeceğiniz pek çok faktör vardır.

    Güneş koruyucunuz nasıl etki göstermektedir?
    Günlük kullanılan güneş koruyucu mu?
    Sadece güneş koruyucu etkisi mi var yoksa nemlendirici özellikleri de var mı?
    UV koruyuculuk oranı ne kadardır?
    Güneşteyken ne kadar güvenebilirsiniz?

    Sonuçta cildinizin bakımı için temizlik ve nemlendirme işine önem veriyorsunuz. Ancak bunlarla cildinize yaptığınız iyilikleri, güneşten gelen UV ışınlarıyla bozmayın. Kendinize uygun, güzel bir güneş koruyucu bulun ve bunu kullanmayı tıpkı temizlik ve diş fırçalama gibi günlük yaptığınız işlerin arasına alarak ihmal etmeyin.