Etiket: Cilt

  • Gebelikte görülen cilt değişiklikleri

    Gebelikte hormonlarınızın değişime uğramasıyla tüm vücutta değişiklikler gözlenmekle birlikte cilt değişikliğin gözlendiği en belirgin organdır!! Bu doğal süreçte en sık görülen 13 değişiklik;

    1-Gebelik maskesi:

    Yanaklar, alın, çene ve burunda kloazma adı verilen kahverengi lekeler oluşabilir. Gebelik hormonları pigment hücrelerinin fazla üretimine yol açar ve gebelik maskesi oluşumunu sağlar. Gebelik maskesi koyu tenli kişilerde daha belirgin olabilir. Güneşten korunarak bu lekelerin daha fazlalaşması önlenebilir.

    2-Akne:

    Gebelikte akne şikayeti oluşabilir. Fakat gebelikte cilt çok hassas olduğundan sert sabun ve temizleyicilerden kaçınmak gerekir. Ayrıca akne ilaçlarının çoğu gebelikte bebeğe zararlı olduğundan kullanılamaz. Hafif içerikli temizleyicilerle cildi temiz tutmak gerekir. Akneleriniz şiddetli ise dermatoloğunuzdan yardım alınız.

    3-Çatlaklar:

    Gebelikte kilo aldıkça; gebelik hormonlarının da cildi etkilemesiyle çatlaklar oluşabilir. Doğum sonrası 6 ay içinde bu çatlaklar beyaz ve silik hale gelir. Ne yazıkki yapınız müsaitse bu çatlakları önlemek zordur fakat en aza indirgemek de mümkündür. Ne yapabilirsiniz?

    Kilo alımına sağlıklı bir şekilde dikkat etmek gereklidir. Besinsel değeri yüksek gıdalar, E vitamini, C vitamini, çinkodan zengin besinler cildinizin sağlıklı olmasına yardımcıdır.

    Yağlı kremlerle yumuşak hareketlerle masaj yapmanız faydalı olacaktır.

    Ayrıca koltuk altı ve kasıklar gibi terleyen bölgeleri kuru tutmak gerekir. Bunun için dar olmayan hava aldıran giyecekler tercih ediniz.

    4-Göbekte kahverengi lekelenme:

    Bazı kadınlarda özellikle esmer tenlilerde normalde var olan göbek çizgisi gebelikte iyice belirgin hale gelir. Doğumdan aylar sonra bu lekelenme kaybolur.

    5-Kahverengi alanlar daha da koyulaşabilir!!

    Küçük benler, çillenmeler ve kahverengi lekeler daha belirginleşip büyüyebilir. Yeni benleriniz oluşabilir. Benlerinizde şekil ve sınır değişiklikleri olabilir. Bu durumun riskli olup olmadığını tespit amaçlı dermatoloğunuza başvurunuz.

    Meme uçları daha koyu hale gelebilir, bu durum gebelik sonrasında da devam edebilir.

    6-Gebelik kızarıklığı:

    Kan fazlalığı sebebiyle cilt yüzeyindeki damarlar belirginleşir ve yanaklarda kızarık bir görünüme yol açar.Ateş basması sebebiyle utangaç yüz görünümü ortaya çıkar.

    7-Avuç içi ve ayak tabanında kızarıklık:

    Gebelikte avuç içi ve ayak tabanları hormonların değişimine bağlı kırmızı olabilir.

    8-Örümcek venler:

    Gebelik hormonları nedeniyle artan kan akımına bağlı yüzeysel damarlarda belirginlik olabilir, örümcek damarlanmalar oluşabilir, varisler belirginleşebilir. Bunların bir kısmı gebelikten sonra kalabilir. Doğum sonrasında görünümü rahatsız eden bu tarz yapılar dermatoloji uzmanları tarafından çeşitli şekillerde yok edilebilir.

    9-Kızarıklıklar:

    Vücut ısısının artışına bağlı gebelerin cildi hassaslaşır ve kızarıklıklar gelişebilir. Özellikle çok sıcak ve çok soğuk ortamlardan kaçınmak gerekir.

    10-Deri ekleri ve et benleri:

    Bazı gebelerde özellikle koltuk altı, boyun, meme altı başta olmak üzere vücutta deri ekleri ve et benleri oluşabilir. Bunların birkısmı doğum sonrasında kendiliğinden kaybolabilir. Fakat sizi rahatsız eden ve büyüyen et benleri dermatoloğunuz tarafından kolayca alınabilir.

    11-Saç ve tırnak problemleri:

    Bazı gebelerde saç ve tırnak problemleri belirebilir. Bunlar hormon değişiklikleri, kansızlık ve vitamin eksikliklerine bağlı olabilir. Doğum sonrası ilk 6 ayda saç dökülmesi çok belirgindir. Saçın kendini yenilemesi için vakit gereklidir. Fakat 6 aydan daha uzun süren ve devam eden saç dökülmelerinde doktorunuza başvurunuz, çünkü bu durumun nedeni saptanmalı ve önlem alınmalıdır.

    12-Kaşıntılar:

    Gebelikte özellikle çatlak oluşan bölgeler ve cilt kuruluğu olan bölgeler kaşınabilir. Kaşıntı göbek üzeri, kol ve bacaklarda daha belirgindir. Cildin kuru olduğu bölgeler uygun nemlendiricilerle nemlendirilmeli, su tüketimine dikkat edilmelidir. Kaşıntı şiddetli olursa eklenen hastalıklar açısından mutlaka doktorunuza başvurunuz!!

    13-Döküntüler:

    Bazı gebelerde göbek, kol ve bacaklarda kırmızı, kaşıntılı döküntüler belirebilir. Bu durum doğum sonrasında çoğunlukla düzelir. Bu tarz döküntüler gelişen gebelerin dermatologlarına muayene olmaları ve öneri almaları gerekir!!

    Gebelikte önceden var olan cilt rahatsızlıkları şiddetlenebilir veya gebelik hormonlarından bağımsız bir cilt hastalığı oluşabilir. Bu konuda dikkatli davranıp doktorunuza başvurmalısınız!!

  • Ftc terapi

    Son yıllarda popüler olan, iple asma yöntemidir.

    Uygulaması son derece kolaydır. Uygulama sonrası ödem ve morluk olmaması nedeniyle vakanın işten izin alması gerekmez. Sosyal hayatına hemen devam eder. Muayenehane şartlarında lokal anestezi ile yapılabilir. Hastane ortamı gerektirmez. Cilde uygulandığında ameliyatla gerilmiş gibi bir görünüm vermemesi büyük avantajdır. Böylece çevredeki meraklı gözlerden saklanma olanağı tanır. Uygulama yapıldığı anda, sonuç görülebilir. Uygulama sırasında hastanın da elinde ayna ile işlemi takip edebilmesi ve fikir verebilmesi, koopere olması açısından fayda sağlar. Aynı anda birçok estetik işlemle birlikte yapılabilmesi, bu yöntemin giderek yaygınlaşmasını sağlamaktadır. FTC yönteminde, cildin asılacak ve kırışıklıkların giderileceği yerlerine özel PDO iplikler yerleştirilir. İplik gerilince deriyi çeker ve istendiği kadar gerer. Hastanın 1-2 gün kadar yemek yerken, konuşurken, mimik yaparken dikkatli olması uygulamanın
    kalıcı sonucunu olumlu etkiler.

    İplikle Ameliyatsız Cilt Germe Yöntemi

    Güvenli absorbsiyon sağlayan PDO

    Minimal invaziv yöntem

    Yüz, boyun ve vücutta belirgin kontur etkisi

    Kolay uygulama (~30 dk)

    Uzun süreli başarılı sonuç (~ 2yıl)

    Doğu ve Batı Tıbbının Estetikte Buluşması

    FTC terapisi, doğu ve batı tıbbından ilham alınarak geliştirilmiştir. Özetle; doğu tıbbının yüzlerce yıllık başarılı tecrübesi ile batı tıbbının geleneksel cilt kaldırma felsefesinin birleştirilmiş halidir.

    FTC terapisi; yüz, boyun ve diğer vücut bölgelerine uygulanır. Biyolojik olarak absorbe edilebilen antimikrobiyal flamentlerle cilt rejuvenasyonuna yardımcı olur. Bununla birlikte, minimal invaziv kozmetik bir prosedür olan FTC terapisi, cilt rejuvenasyonunun yanında, lifting etkilere de sahiptir.

    FTC, abzorbe olabilen antimikrobiyal flamentlerin, iğne yardımıyla cilt altına ya da SMAS bölgesine yerleştirilmesi yöntemidir. Boyutları 26 G ile 30 G arasında değişmektedir.

    Bu iğnelerin ucunda biyoljik olarak absorbe edilebilen antimikrobiyal flamentler bulunur. Bu flamentlerin çapları 0,05 mm’den 0,15 mm’ye kadar değişir. 3 cm’den 24 cm’ye kadar değişen farklı uzunluktadır. Birçok farklı çap ve uzunluk alternatifi sunması sayesinde yüz, boyun ve vücudun farklı bölgelerinde kolayca çalışabilmeyi mümkün kılar.

    Uygulama sırasında düzinelerce iğne ve bu iğnelerin uçlarında bulunan flamentler, cildin derin tabakalarına penetre olur. Böylece, ciltte açılan mikro kanallar sayesinde tetiklenen yara iyileşmesinin yanında, doğal yenilenme süreci ve doku elastikiyetinin artırılması süreci başlar. Sonuç olarak, cildin rejuvenasyonu ve mekanik yara iyileşme
    süreci aktifleşir.

    Yakın zamanda ortaya çıkan yeni tip flamentler, sarkık dokuya mekanik olarak daha büyük bir lifting etkisi sağlamaktadır. Bu flamentler, standart PDO ipliklerinden daha güçlü bir lifting etkisine sahiptir. Ayrıca, yarattığı daha yüksek seviyede sağladığı kronik enflamatuar reaksiyon sayesinde, yara iyileşmesi sürecindeki fibroblastların
    (daha elastik olan) myofibroblastlara dönüşmesinde artırıcı rol oynar. Güvenli ve biyouyumlu bir ürün olan PDO iplikler, 6 ay içerisinde deri tarafından absorbe edilebilir.

    FTC’NİN DOKUDAKİ ETKİLERİ

    Kontrollü yara oluşumu

    Yara iyileşmesinin tetiklenmesi

    İğnenin sağladığı mekanik stimülasyon

    PDO’nun dokuya verdiği yapısal destek

    PDO’nun sağladığı yabancı madde tepkisi

    Cilt rejuvenasyonu

    FTC’NİN KULLANIM ALANLARI

    Nasolabiel fold

    Çene çizgisi (jaw line)

    Kaş kaldırma

    Gözaltı torbaları

    Çene altı

    Kazayakları

    İndian fold

    Alın ve boyundaki derin kırışıklıklar

    FTC terapisinin lipolitik enjeksiyona ve makine etkisine yardımcı ve konturuyla doku biçimini koruma amaçlarıyla iplikleri fiziksel destek olarak kullanmanın etkili ve yararlı olduğu kanıtlanmıştır. Dokuyu yeniden modellediğinden, vücut stretchmarkları ve sarkmış dokuları sıkılaştırıcı etkisi vardır

    Uygulamanın Avantajları

    Kısa sürede uygulanır

    Konforlu ve zararsızdır

    Kolajen üretimini tetikler

    İnce kırışıklıkları giderir

    Kolay ve güvenlidir

    Lokal anestezi altında uygulanır

    Gerektiğinde uygulama tekrarlanabilir

    Tedavi sonrasında hemen makyaj uygulaması mümkündür

    Hiçbir yan etkisi yoktur

  • Cilt bakımı ( aletli, kozmetik ve medikal)

    Cilt bakımı ( aletli, kozmetik ve medikal)

    Cilt bakımı bilinçsiz ve tecrübesiz ellerde istenmeyen sonuçlara yol açabilir. Cilt tipi belirlenerek yapılan aylık cilt bakımı cildin sorunlarını azaltır. Cilt problemlerinin gelişmesi engeller.

    Dermo-kozmetik ürünlrle yapılan cilt bakımı:
    Akneli cilt bakımı

    Yağlı cilt bakımı

    Normal cilt bakımı

    Hassas cilt bakımı

    Kuru cilt bakımı

    Sarkma ve kırışıklıklara karşı cilt bakımı

    Lekeli cilde uygun cilt bakımı

    Cilt dengeleyici cilt bakımı

    Cilt bakımı sonrası cilt yapınıza ve ihtiyacınıza en uygun cilt bakım ürünleri önerilir.

    Akneli ve yağlı ciltlere, cilt tedavileri ile birlikte ve tedavi sonrasında cilt bakımı yapılması akne sorununu çok azltabilir.

    Aylık cilt bakımı sayesinde yaşlanma etkilerini azaltabilir. Henüz sorun oluşmadan ve tıbbi müdahaleye gerek kalmadan cildinizin gençliğini ve güzelliğini cilt bakımı ile koruyabilirsiniz.

    TERMOKOAGÜLASYON (TC 3000) (Kılcal varis tedavisi)

    TC 3000 ince varislerin yok edilmesini amaçlayan, her cilt tipinde kullanılabilen bir cihazdır. Herhangi bir bölgede, her biçim ve renkteki ince varisler TC 3000 ile tedavi edilebilir. Özellikle, çok küçük çaplı ve mikro-skleroz yöntemiyle ulaşılamayan varisler için uygundur. TC 3000 çok yüksek frekanslı (4 MHz) bir dalganın termal bir lezyon oluşturması prensibiyle çalışır.

    Cihaz, bir jeneratör ve sadece damara enerji verilmesini sağlayan çevredeki dokuya herhangi bir zarar vermeyen tek kullanımlık izolasyonlu nikel iğnelerden oluşur. Jeneratörün gücü optimum enerji vererek nekroz riskini önlemektedir. Nikel allerjisi olan kişilerde altın iğneler kullanılır.

    Cihazın kullanılamayacağı durumlar:

    Uygulama yapılacak bölgede enfeksiyon olması

    Uygulama yapılacak kişinin pacemaker taşıması

    Uygulama yapılacak kişinin hamile olması

    Cihazın uzun süren yan etkisi yoktur.

    Cihazın kullanımından sonra ince varislerin anında yok olduğu görülür. Termokoagülasyon nedeniyle cilt üzerinde kısa süreli kızarıklıklar oluşur. Bunlar birkaç gün içinde kabuk bağlar. 4-6 hafta içinde tamamen normale döner.

    Avantajları

    Kişiye özel iğneler kullanıldığından hijyeniktir.

    Telenjiektazik ve ince retiküler venler anında yokolur.

    Alerji yapmaz.

    Pigmentasyon olmaz.

    Yanık olmaz.

    Yan etkisi yoktur.

    Hasta için rahattır, bandaj gerektirmez

    Her çeşit telenjiektazik ve ince retiküler varisler üzerinde son derece etkilidir.

    Her cilt tipinde uygulanabilir.

    Hızlı tedavi

    Bir seans 250-500 palsa karşılık gelir.

    Bir seansta 40 ila 50 cm telenjiektazik ve ince retiküler varis temizlenebilir.

  • Fraksiyonel co2 lazer nedir ve nasıl çalışır?

    Fraksiyonel co2 lazer nedir ve nasıl çalışır?

    Fraksiyonel CO2 Lazer tedavisi, anti-aging ve kırışıklık tedavisinde, akne ve skar izlerinin tedavisinde, leke tedavisinde, vücut çatlaklarında, deride ki çukurlukların yok edilmesinde nokta atışı yaparak iyileştirme ve tedavide kullanılmaktadır. CO2 lazerler, cerrahi olmayan yöntemler arasında şu an tüm dünyada en derin etkili iz ve kırışıklık tedavisi yöntemi olarak kabul edilmektedir. Derin uygulamaların yanı sıra yüzeysel bozuklukların giderilmesinde de kullanılmaktadır. Fraksiyonel teknolojide lazer ışını, tek bir geniş ışık hüzmesi yerine mikron boyutlarında çok sayıda ışının deriyi derinlemesine etkileyebilecek şekilde yapılandırılmıştır. Bu ışın noktaları arasında ki uzaklık ve etki derinliği kişinin ihtiyacına göre ayarlanabilmektedir. Noktalar arasında sağlam deri bölgelerinin bulunması iyileşmeyi hızlandırmakta ve istenmeyen etkilerin ortaya çıkmasını engellemektedir. Noktaların sıklığı, derinliği, deride kalma süresi, kişinin derisinin durumuna bağlı olarak, yani uygulamanın amacına göre (akne, kırışıklık, yüz ve boyun derisinde sarkma, leke, iz) her kişide farklı ayarlanmaktadır. Normal yaşlanma sürecine, güneş hasarı ve fiziksel faktörlerin zararlı etkileri de eklendiğinde kollajen yıkımı hızlanır. Kollajenin ciltteki miktarı azaldıkça kırışıklıklar gözlenmeye başlar. Lazer ışınlarının hedefi öncelikle dokuda ki sudur. Kollajen, kan damarları, keratinositler gibi su içeren yapılar, seçici termal hasara uğrarlar. Termal hasar oluşan bölgenin hemen yanındaki hasar görmemiş bölgelerdeki canlı hücreler hasarlı alana göç ederek buradaki onarım mekanizmasını uyarırlar. Böylece cilt altında yeni kollajen üretimi başlar. Yeni jenerasyon fraksiyonel CO2 lazerlerin en büyük özelliği cildin üst yüzeyine hasar vermeden

    işlevlerini cildin altında gerçekleştirmeleridir. Böylece cildin üst yüzeyinde çok daha hızlı bir iyileşme oluşur ve kişiler sosyal hayatlarına kısa süre içinde dönebilirler. Fraksiyonel lazer uygulamaları sırasında tedavi edilen cildin kalınlığı kimyasal peeling veya dermabrazyonda olduğu gibi göz kararı veya tecrübeye dayalı şekilde değil, inilen derinlik kesin olarak bilinir. Güçlü olmasına karşın fraksiyonel özelliği sayesinde uygulama sonrası iyileşme hızı çok yüksektir ve iyileşme süresi kısadır. Dalga boyu daha uzun olduğu için, daha derin dermisde etkisini gösterdiğinden benzer sistemlere göre etkisi çok daha yüksektir.

    Fraksiyonel CO2 Lazer Hangi Alanlarda Kullanılır?
    1- İnce ve derin kırışıklıkların giderilmesi, cilt yenileme, yüz gençleştirme: Yüz, göz kapakları, boyun, dekolte bölgelerindeki, el üstündeki kırışıklıklar ve çizgilerin giderilmesi ve genital bölge estetiğinde kullanılır
    2- Cildin geniş gözenekli ve kaba görünümünün giderilmesi
    3- Ciltte meydana gelen güneş lekesi, yaşlılık lekesi, doğum sonrası oluşan lohusalık lekelerinin ve yüzeysel renk bozukluklarının giderilmesi
    4- Sivilce izleri ve lekelerinin ( akne skarı) giderilmesi
    5- Doğumsal veya sonradan oluşan benlerin tedavisi
    6- Göz kapaklarında oluşan kollesterol plaklarının( ksantalezma ) tedavisi
    7- El, ayak, genital bölge gibi yerlerde oluşmuş kitlelerin tedavisi ( verruka-siğil, kondilom…)
    8- Aşırı yara iyileşmesi durumlarında ( Hipertrofik skar ve keloidlerin azaltılması)
    9- Kanser öncesi cilt lezyonlarının tedavisi
    10- Cilt kanserlerinin tedavisi
    11- Ciltteki kitlesel cilt lezyonlarının tedavisi (dermal nevüs – et beni, senil keratoz-yaşlılık beni, papillom- et benleri, nevüs sebaseus, milium, siringoma, dermatofibroma, kondrodermatit, epidermal nevüs, kist, nörofibroma, trikoepitelyoma …)
    12- Saç, kaş ve sakallı bölge içindeki kitlesel lezyonların tedavisi
    13- Piyojenik granülom tedavisi
    14- Rinofima ve otofima tedavisi
    15-Vücut çatlakları
    16-Yara ve yanık izleri

    Fraksiyonel CO2 Lazer Sonucu Ciltte Oluşan Değişiklikler Nelerdir?
    Fraksiyonel CO2 lazer uygulaması sonrası, ani olarak cilt altı kollajen liflerinde %25-30 oranında kısalma meydana gelir. Sonraki 1 – 3 aylık süreçte ise cilt altında yeni kollajen oluşumu ve cilt altı bağ dokusunda yeniden düzenlenme meydana gelir. Tüm bunların sonucu olarak cilt gençleşmesi olarak adlandırılan ciltte gerilme, cilt üzerindeki pürüzlerde, lekelerde ve izlerde yüksek seviyede azalma olur. Ciltteki gözenekler daralarak cildin yapısı 2 – 5 yıl önceki durumuna geri döner.

    Fraksiyonel CO2 Lazer Uygulaması Ağrılı mıdır?

    Uygulama sırasında yanma ve acı hissi olur. Bu his lokal anestetik kremler kullanılarak azaltılabilir.

    Fraksiyonel CO2 Lazer Uygulaması Kaç Kez Yapılır?

    Fraksiyonel CO2 lazer sisteminde seans sayısı sorunun şiddetine göre ve uygulamanın gücü ve derinlik ayarlarına bağlı olarak değişmektedir. Hafif – orta derece kırışıklıklar ve izlerde 2 – 3 seans yeterli iken çok derin sivilce izleri ve kırışıklıklarda tedavi 4-6 seans olarak düzenlenir. Seansların aralığı 1 – 1.5 aydır.

    İyileşme Sürecinin Özellikleri Nelerdir?

    Fraksiyonel CO2 lazer uygulaması sonrası pansuman gerekmez. Ciltte ilk gün kızarıklık ve ödem meydana gelir. Sonrasında 3 – 7 gün süren noktasal kabuklanma dışında bir şikayet olmaz. Hasta 3. günden itibaren makyaj yapabilir. CO2 fraksiyonel lazerin bu avantajı hastanın günlük yaşamına devam etmesine olanak sağlar.

    Uygulama Öncesi Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Hasta uygulama öncesi güneş ve solaryumdan 1 ay uzak kalmalıdır. Kanın pıhtılaşmasını engelleyen ilaçlar (aspirin,heparin), retinoid içeren ilaçlar (isotretionin), ışığa duyarlılığa neden olan ilaçlar (tetrasiklin, naproksen, östrojen, progesteron, doğum kontrol hapları, klorokin) alınmamalıdır. Uygulama öncesinde cildi aşındırıcı dermabrazyon ve peeling gibi tedaviler veya cilt germe operasyonu uygulanmışsa mutlaka uygulama yapan doktora söylenmelidir. Hastada geçmişte herpes (uçuk) çıkarma öyküsü var ise, mutlaka uygulama öncesinde ilaç almalıdır.

    Uygulama Sonrası Nelere Dikkat Edilmelidir?

    Uygulamadan 2 gün sonra ılık duş alınabilir. Ödem ve inflamasyonu azaltmak için soğuk kompres uygulanabilir. Uygulama sonrası ciltte oluşabilecek kabuklanmayı azaltmak için cilt nemli ve temiz tutulmalıdır. İlk hafta içinde bu nemlendirme işlemi günde 3 – 4 kez tekrarlanmalıdır. Hastanın cilt tipine ve çevre koşullarına bağlı olarak iyileşme sonrası güneş koruyucular kullanılmalı, cilt soyucu kremler ise en az 1 ay kullanılmamalıdır.

    Tedavi kimlere uygulanmaz?

    • Kişide son 3 ay içinde izotretinoin kullanma öyküsü varsa bu tedavi uygulanmaz.
    • Hamilelere uygulanmaz.
    • Deride aktif enfeksiyonu ve aknesi olanlara uygulanmaz

  • Güzel cildin püf noktaları

    Güzel ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak herkesin özellikle de kadınların arzusudur. Bunun için cilde günlük bakım uygulamak ve çeşitli kremler kullanmak isteriz. Bu isteğimiz çok da doğrudur çünkü bakımsız kalan cildin ilerleyen yaşlarda bakımı daha zor bir hal alabilir. Cilt tipine ve yaşa uygun günlük uygulanan bakım, ileriki dönemlerde cildimiz için geç kalmamamız açısından önemlidir.

    Peki hangi tip ürünü kullanmalıyız? Cildimize uyguladığımız kremler cilt tipimize uygun mu? Ciltte bir probleme yol açabilir mi?

    Kuru cilt: Nem oranı çok düşük, mat görünümlü cilt tipidir. Kuruluk çok dikkate alınmaz ve uygun nemlendiriciler kullanılmazsa bu cilt tipi güneş ve rüzgardan daha fazla etkilenir ve kırışıklıklar daha erken yaşta ve daha fazla oranda oluşabilir. Ayrıca kuru ciltte gözenekler küçük ve kapalıdır.

    Kuru cilde sahip kişiler cilt bakımında nelere dikkat etmeli?

    Cildi yeterince nemlendirecek yoğun içerikli ve yağlı nemlendirici kremler, nem maskeleri, göz çevresi kremleri, boyun bölgesine uygun kremler günlük kullanılmalıdır. Özellikle kış aylarında havadaki nem oranı düşeceğinden cildimiz daha da kurumaya meyillidir. Yazın hafif yağ içerikli, kışın ve sonbaharda yoğun ve daha yüksek yağ içerikli nemlendiriciler kullanılabilir. Ayrıca deniz kenarından uzak bölgelerde nem oranı daha da düşüktür, cildin kuruluğu artabilir ve ekstra nem ihtiyacı olabilir. Tabiki özellikle güneşli günlerde, bilhassa yazın kuru ciltlere uygun güneş koruyucular da ihmal edilmemelidir Güneş koruyucu içerikli nemlendiriciler, makyaj ürünleri de tercih edilebilir. Yalnız leke problemi olanlar, cilt kanserine yol açabilecek cilt hastalığı veya güneşle tetiklenen cilt hastalığı doktor tarafından tespit edilenler, dermatologları tarafından tavsiye edilen ayrı bir güneş koruyucu kullanmalıdırlar.

    Yaş ilerledikçe cilt gençleştirici hyaluronik asit gibi maddeler içeren nemlendirici kremler, gece-gündüz serumları ve kremleri eklenebilir. Kuru cilde sahip kişiler sert temizleyicilerden ve kurutucu sabunlardan, temizleme jellerinden kaçınmalıdır. Cildi kurutmayan süt tipi temizleyiciler, gliserin veya zeytinyağı içerikli sabunlar tercih edilmelidir. Alkollü tonikler cildi kurutacağından tercih edilmemelidir.

    Makyaj temizleyici olarak yine cildi kurutucu içeriğe sahip olmayan örneğin süt tipi temizleme ürünleri tercih edilmelidir.

    Yağlı cilt: Görünümü parlak ve yağlıdır. Gözenekler açıktır. Siyah noktalı, sivilceye müsait cilt tipidir.

    Yağlı cilde sahip kişiler cilt bakımında nelere dikkat etmeli?

    Bu cilt tipine sahip kişilerde yağ salgısı normalin üstünde olduğundan parlaklık ve yağlı görünüm olur. Bu görünümü azaltacak temizleyici jel veya yüze uygun sabun, makyaj temizleyiciler, alkollü tonik, temizleyici- sıkılaştırıcı ve gözeneklerin belirginliğini azaltan maskeler, peeling kremler tercih edilmelidir. Günlük kullanımda yağlı nemlendiriciler akne ve siyah noktaları artırabileceğinden, cildi temizledikten sonra çok hafif yağsız nemlendiriciler tercih edilmelidir. Tabiki makyaj ürünlerini de özellikle pudra, fondöten ve allıklarını yağsız ürünlerden tercih etmelidirler. Göz çevresine uygun, boyun bölgesine uygun kremleri ayrı tercih etmelidirler. Yağlı ciltlere uygun güneş koruyucularını da ihmal etmemelidirler. Yağlı ciltler, yaş ilerledikçe gevşeyip sarkma eğiliminde olur ve ileriki yaşlarda sıkılaştırıcı, gençleştirici bakım ürünleri ve gece-gündüz serumları eklenebilir.

    Sivilce(akne) ve siyah noktaları yoğun olan kişiler dermatolog kontrolünde medikal tedaviler kullanmalıdır. Medikal tedaviye ek günlük bakım ürünlerini yine dermatologlarının önerisiyle tercih etmelidirler.

    Cildi yağlı olmasına rağmen nemsiz olan ve hassasiyet, kızarıklık, pullanma sorunu yaşayan kişiler yine dermatolog kontrolünde hassasiyet giderici kızarık görünümü azaltabilen kremler, yağ dengeleyici maskeler veya kremler, hassas cilde uygun süt tipi temizleyici ve makyaj temizleyicileri kullanmalıdırlar. Günlük kullanımda ise çok hafif yağsız nemlendiriciler tercih etmelidirler.

    Karma cilt: Göz çevresi ve yanaklar normal veya kuru, T bölgesi dediğimiz alın, burun ve çene yağlı görünümdedir. Yağlı olan kısımlarda gözenekler açıktır, sivilceler ve siyah noktalar görülebilir.

    Karma cilde sahip kişiler cilt bakımında nelere dikkat etmeli?

    Günlük kullanımda cildin ihtiyacına uygun jel veya süt tipi temizleyiciler, makyaj temizleyicileri yine cildin ihtiyacına göre nemlendiriciler, göz çevresi ve boyun bölgesine uygun kremler kullanılmalıdır. Gerekliyse uygun tipte peeling kremleri, nemlendirici sıkılaştırıcı ve yağ dengeleyici maskeler, alkol oranı düşük tonik kullanılmalıdır. T bölgesi özellikle temizlenmeli tonik kullanılacaksa yalnızca bu bölgelere kullanılmalıdır. Yanaklar daha yoğun nemlendirilmeli, T bölgesi daha az nemlendirilmelidir. Yazın nemli havalarda yağlı bölgeler daha çok yağlanabilir ve sivilcelenme olabilir. Kış aylarında yanaklar çok kuruyup, kızarıklık, gerilme olabilir. Mevsime göre kış ve sonbaharda yanaklara daha çok nemlendiriciler kullanılmalıdır. Yağlı olan T bölgesine kurutucu ürünler tercih edilmelidir. Akne problemi olanlar dermatolog önerisiyle medikal tedavileri kullanmalıdırlar. Yine yaş ilerledikçe karma ciltlere uygun gençleştirici bakım ürünleri, gece-gündüz serumları eklenebilir. Özellikle yazın karma ciltlere uygun güneş koruyucular ihmal edilmemelidir.

    Kızaran, kaşınan, cildinde aşırı hassasiyet olan, kılcal damarları belirgin olan kişilerde ise egzama, rozase gibi cilt hastalıkları olabileceğinden dermatolog kontrolünde cilt bakım ürünleri kullanmalıdırlar.

    Unutmayalım ki mükemmel cilt yoktur fakat uygun ürünlerle cildimize bakmak bizim elimizdedir ve uygun bakım cilt görünümünü olabildiğince güzelleştirir.

  • Yaşlanmanın cildimiz üzerindeki etkileri

    Cildimiz yaşlanırken birçok durumdan etkilenir: güneş, kötü hava koşulları ve kötü alışkanlıklar. Bu durumları bilirsek cildimizin yaşlanırken de daha canlı ve sağlıklı görünmesine yardımcı olabiliriz.

    Peki cildimiz birçok durumdan nasıl etkileniyor: Yaşam biçimimiz, diyet, genetik yapı ve kişisel özellikler. Örneğin sigara içmek serbest radikalleri açığa çıkararak kırışıklıkların artmasına yol açıyor ve cilde zarar veriyor. Başka sebepler de var tabii kırışıklıkları ve lekeyi artıran; mesela güneş ışınları ve hava kirliliği ciltaltı yağ dokusu desteğinin azalmasına yol açıyor. Stres, günlük mimiklerimiz, obezite ve uyku pozisyonumuz bile cilt yaşlanırken etkinlik sağlıyor.

    Biz yaşlanırken doğal olarak oluşan cilt değişiklikleri nelerdir?

    Cilt daha kabalaşır

    Cilt üzerinde tümörler gibi bazı lezyonlar gelişir.

    Cilt elastikiyetini yitirir.

    Üst cilt tabakası incelir ve hassaslaşır. İncelen üst tabaka sonucu alt cilt tabakası da kötü yönde etkilenir.

    Cilt daha çabuk incinir ve morarmaya meyillidir. Bunun sebebi ise ciltte incelen damar duvarlarıdır.

    Ayrıca:

    Yağ dokusu kaybı yanaklarda, çenede burunda ve göz çevresinde gelişir ve yorgun görünüm olmasına sebep olur. Ağız kenarları ve çenede bulunan kemiklerde küçülme olur ve 60 yaşından sonra ağız kenarlarında büzüşme daha belirgin hale gelir. Burundaki kıkırdak dokusu kayba uğrar ve burun ucu daha düşük görünmeye başlar.

    Güneş ve cildimiz:

    Güneş ışınlarına aşırı maruziyet yaşlanma etkilerinde en büyük suçlulardandır. Güneş maruziyeti zamanla elastin liflerde hasarlanmaya yol açar. Elastin lif kaybı sonucu deri elastikiyetini kaybederek sarkar. Ayrıca morarmaların ve yaraların iyileşmesi daha uzun sürede olur. Fakat bu etkiler gençken değil yaş ilerledikçe ortaya çıkar. Bu sebeple güneş maruziyetini devamlı hale getirmeden, cildin kendini onarmasına izin vermek gereklidir.

    Cilt değişikliklerini etkileyen diğer faktörler mimikler, uyuma pozisyonu gibi durumlardır. Cilt elastikliğini kaybettiğinde kaşlar, göz kapağı, yanaklar ve çene altı bölgeler ve kulak memeleri yerçekimi etkisiyle sarkmaya başlar.

    Mimiklerle oluşan çizgiler 30-40 yaş arası iyice belirgin hale gelmeye başlar. Alında paralel çizgiler, burundan aşağı bölge ve ağız çevresinde dik çizgiler belirgin hale gelir. Sürekli yüzüstü yatmakta şakaklarda ve yanakta çizgilerin artmasına yol açabilir.

    Sigara içenlerde içmeyenlere göre daha fazla kırışıklık oluşur.

    Yaşla birlikte cilt su kaybettiğinden ve yağ dokusu azaldığından ciltte kuruluk artar. Kışın bu kuruluk daha fazla olduğundan yaşlılarda kış kaşıntısı oluşmaktadır. Ayrıca yaşla birlikte lenf drenajı azalır ve östrojen üretimi azalır ki bunlar da cildi destekleyen faktörlerdir.

    Cildin yaşlanmasını önlemenin en kolay yolu gençken cildimize daha sağlıklı ve daha düzenli bakım sağlamaktır. Bu konularda yardıma ihtiyacınız olduğunda dermatoloğunuza danışabilirsiniz. Bu süreçte cildin nem desteğini sağlamak, özellikle A vitaminli yiyecekler ve kremler cildin yapısını korumasında faydalı olur. Ayrıca antioksidanlar, omega-3 ve omega-6 da cildin yapısını korumasında faydalı olacaktır.

    Ruh sağlığımız da cildimiz yaşlanırken etkileyici faktörlerdendir. Mutlu olduğumuz zamanlarda cildimizin parlaması da bu sebepledir. Mutlu, sağlıklı ve genç kalmanız dileklerimle..

  • Leke tedavisi;

    Derimize rengini veren, deride bulunan melanosit adlı hücrelerimizin ürettiği melanindir. Bazı genetik olarak yatkın insanlarda; güneş, gebelik doğum kontrol hapları gibi hormonal nedenler, yaşlılık, ilaç kullanılması gibi nedenlerle bölgesel melanin miktarı artar, leke olur. Lekenin bir diğer nedeni de apda gibi tahriş edici işlemlerden sonra güneşe çıkılmasıdır.

    LEKE TEDAVİSİNDE KULLANILAN YÖNTEMLER;

    KİMYASAL PEELİNG;
    Glikonik asit, TCA(triklor asetik Asit)gibi kimyasal splusyonlar ile cildin üst tabakasının (epidermisin)soyulmasıdır. Kimyasal peeling yüzeysel bir işlemdir. Lekelerin tam olarak grçmesini sağlayamaz fakat lekelerin rengini açar, cildin daha parlak daha sağlıklı görünmesini sağlar hepsinden önemlisi daha sonra yapılacak leke işlemleri için cildi hazırlar. Kimyasal peeling yazın yapılmaz yanlızca kışın yapılır işlemden sonra güneş koruyucu kullanmak gerekmektedir.

    PRP ;
    Kişinin kendinden alınan kanın, santifüj işleminden geçirilip iyileştirici hücrelerin ayrılıp, tekrar aynı kişiye iğne ile verilme işlemidir. Tek başına leke yok etmeye yetmez fakat kolajen miktarını artırır, cilt kalitesinin daha iyi olmasını sağlar. Böylece, leke açıcı tedavilerden daha iyi sonuç alınmasını sağlar.

    FRAKSİYONEL CO2 LAZER;
    Cildin derin katmalarına inebilecek kadar güçlü enerji sağlayabilir. Bu sayede hem leke tedavisinde hemde akne skarı, kesi izi gibi cilt yenilemeyi gerektirecek diğer tedavilerde kullanılabilir. Koyu tenli kişilerde dikkatli kullanılmalıdır. Yazın kullanılmaz.

    Q-SWITCH Nd-YAG LAZER;
    Günümüz teknolojisinde cilde zarar vermeden leke açmak için kullanılan en etkili yöntemdir. Ağrılı bir yöntem değildir. Tedaviden sonra ciltten herhangi bir kabuklanma oluşturmaz.

    2 hafta aralıklarla uygulanmaktadır.

    Lazer tedavileri uzman doktor tarıfından yapılması gereken ciddi işlemlerdir. Bu işlemler uzman doktorlar tarafından yapılmazsa yeni lekelerin oluşmasına neden olabilir.

    Görüldüğü gibi leke tedavisinde en iyi sonuç için tek tedavi yetmemektedir.

    Kişinin cilt tipine, lekenin derinliğine göre farklı tedavileri birlikte uygulamak gerekmektedir.

    Hangi tedaviden kaç seans yapılacağı kişinin tedaviye verdiği cevaba göre değişiklik gösterir.

    Ortalama 5 -6 seansta %50 azalma sağlanabilmektedir.

    Seanslar arasında size önerilen leke acıcı kremleri kullanmanız gerekmektedir. Lekelerin yeniden oluşmaması için güneş koruyucu şarttır. Güneş koruyucu; yüksek koruma faktörlü(sph 50)olmalı ve günde 2 – 3 kez yaz- kış kullanılmalıdır.

    LEKE TEDAVİSİ UYGULAMA ALANLARI;

    Güneş lekeleri,

    Melezma (gebelik maskesi),

    Efelid (çil),

    Lentigo (yaşlılık lekeleri),

    Post inflamatuar hiperpigmentasyon(cilt yaralanmaları sonucu oluşan lekeler)

    Sivilce lekeleri

  • Cildiniz tatil için hazır mı?

    Bütün bir yıl boyunca beklenen tatil zamanı geldi. Tatil mekanı için rezervasyon, yazlık kıyafet seçimleri gibi hazırlıklar yapılırken genellikle cilt sağlığı ihmal ediliyor. Ancak tatile çıkmadan alınacak birkaç küçük önlem ile cilt yaz mevsiminin olumsuz etkilerine karşı daha güçlü hale getirebiliyor.

    Yeşil yapraklı sebzeler cildin nem dengesini korur

    Kusursuz bir ten için cilt bakım ürünleri ve uygulanan bakımlar kadar tüketilen yiyecekler de oldukça önemlidir. Nem dengesini korumak ve pürüzsüz bir cilde sahip olmak için ilk kural doğru beslenmeye dikkat etmektir. Sağlıklı bir cilt için; vitamin ağırlıklı beslenmek, taze sebze ve meyve tüketmek, yeşil yapraklı sebzeler tüketmek bütün bunlara destek olarak A,C ve E vitamini almak tatilde daha güzel ve sağlıklı görünmeye yardımcı olacaktır. Cilt için yararlı gıdaların yanı sıra su tüketimi de çok önemlidir. Cildin nem dengesini korumak için günlük yeterli miktarda su tüketilmelidir.

    Cilt tipine göre nemlendirici, güneş koruyucu

    Her cilt tipi için saat 11.00-15.00 arası direkt güneş görmek zararlıdır. Bu saatlerde uzun süre güneşe maruz kalan cilt kurur, yıpranır ve erken yaşlanır. Eğer dışarı çıkılacaksa cilt tipine uygun, güneş koruma faktörü içeren kremler veya losyonlar kullanılmalıdır. Açık renk tipine sahip kişiler yüksek güneş koruma faktörlü ürünler tercih etmelidir. Örneğin; sarışın ya da kızılların SPF 50, kumralların SPF 30, Esmerlerin ise SPF 15-20 özellikli güneş koruyucu kullanması uygundur. Güneş koruyucu kremler dışarı çıkmadan 20 dakika önce sürülmeli ve 2-3 saatte bir yenilenmelidir.

    Dudakların kurumaması için…

    Dudaklar yaz döneminde, denize ve güneşe bağlı olarak kurur ve çatlar. Uzun süre güneşe maruz kalındığında dudaklarda ‘aktinik keilit’ olarak adlandırılan dudakta belli bölgelerde kalınlaşma, çatlama, kapanmayan yaralar ve kabuklanmalar oluşabilir. Zamanla kronikleşen bu durum, önlem alınmazsa kanserleşmeye kadar ilerleyebilmektedir. Sağlıklı ve güzel görünümlü dudaklara sahip olmak için seramid ve üre içeren nemlendiricilerle sık sık nemlendirme, en az SPF 15 olan güneş koruyucu kremler kullanmak gerekir.

    Duş sonrası nemlendirici şart

    Vücut nemlendiricilerini kullanmak cilt için önemlidir. Duş sonrası nemlendirici kullanmak bir tercih değil alışkanlık olmalıdır. Duş sonrası vücut nemlendiricileri kullanmak hem duş sonrası rahatlatacak hem de cildinizin ihtiyacı olan bakımı sağlayacaktır. Vücut nemlendiricilerini kullanırken, cilt tipinize uygun ürünler tercih edilmelidir.

    Ayaklara vazelin ile sağlıklı görünüm

    Doğru ve düzenli olarak yapılan uygulamalarla ayaklar da sağlıklı ve kusursuz görünebilir. Ayaklar yıkandıktan sonra mutlaka kurulanmalıdır; çünkü nemli kalması bakteri oluşumuna neden olabilir. Ayaklar, özellikle de topuklar; salisilik asit içeren pomatlarla yumuşatılıp, üre içeren kremlerle nemlendirilebilir. Sertleşen ayak tabanları için haftada bir ponza taşı ile hafifçe törpüleme işlemi yapılması zaman içerisinde oluşan ölü deriyi temizlemekte ve nasırlaşmanın önüne geçmekte yardımcı olacaktır. Ayaklara sık sık vazelin uygulanması, ayak derisinin yumuşak ve sağlıklı görünmesini sağlar.

    Saçlara özel bakım

    Tatilde saçların yıpranmasını önlemek için özel bir bakım gerekir. Saçın ihtiyacına göre önerilecek özel saç bakım kürleri ve maskeler ile saçların yıpranması önlenebilir hem de yıpranmış saçlara tekrar canlılık kazandırılabilir. Kuru saç tipleri için öncesinde saç özel bitki yağları ile nemlendirme sağlanabilir. Saçın daha sağlıklı görünebilmesi için mezoterapi uygulaması da yapılabilir. Mezoterapi, cildin ve saçın ihtiyacı olan minerallere kavuşmasını sağlamaktadır. Böylelikle saçlar çok daha sağlıklı bir görünüme ulaşabilir.

  • Lazerle cilt yenileme/gençleştirme

    Cilt yenileme için kullanılan lazer sistemleri cilt içinde ısı oluşturarak, kollogen demetlerini yenileyerek güçlendirerek , yeni kolloge n oluşumunu sağlayarak ciltte düzelme, parlaklık, pürüzsüzlük, kırışıklarda azalma sağlayarak daha genç bir cilde kavuşmayı sağlar.

    Tek seansla alınan başarı genellikle yeterli olmayıp bazen birkaç seans gerekli olabilir. seanslar 4-8 hafta aralıklarla yapılabilir.

    Seanslar acılı olmamakla birlikte seans sonrası ciltte yoğun kızarıklık, bazen şişlik(ödem), yanma hissi birkaç gün sürebilir. Yapılan işlemin derinliğine göre bu süre değişir.

    Lazerle ayapılan hemen her işlem sonrasında olduğu gibi güneşten korunma çok önemlidir. Leke oluşıumunu engellemek için 2-3 saatte bir güneşten koruyucu ürünler kullanılmalı kurumasının önlenmesi için de sık sık nemlendirilmelidir.

    Lazerle cilt gençleştirme işlem yoğunluğuna bağlı olarak ciltte peeling etkisi yarattığından 1 hafta kadar soyulmalar görülebilir. Güneş korumasının etkin yapılamaması riskine karşı yaz mevsiminde yapılması önerilmez.

    İşlem 30-40 dakika civarında sürer ancak sonraki bakım çok önemlidir.

  • Dermoterapi nedir?

    Dermaterapi, dermaroller veya dermapen denilen aletlerle yapılan bir uygulamadır.

    Dermaroller silindir bir tambur üzerine yerleşmiş olan mikroiğneler şeklindedir.

    Dermapen aynı mantıkla yapılan işlemdir ancak burada iğneler adeta dikiş makinesi iğneleri gibi otomatik olarak batıp çıkarlar. Dermapen üzerindeki ayar ile iğne boyutları ayarlanırken dermarollerda çeşitli ebatlarda farklı aletler vardır.

    Her ikisinde de 0.5 mm ile 2mm arasında iğne boyutları bulunmaktadır.

    İşlem öncesi cilt üzerine lokal anestezik bir krem sürülür sonra cilt yüzeyinde belirli yönlerde ve basınç altında gezdirilerek mikrokanallar açılır. İşlem sırasındaki hareket yönü ve basınç düzeyi ciltte istenmeyen sarkma ve hasarlara yol açmaması için çok önemlidir. Her roller veya dermapen ucu mutlaka kişiye özel açılmalıdır.

    Yapılan işlem cilde bir travmadır ve yara iyileşme mekanizmalarını aktive eder bölgeye kan akımı artar fibroblastlardan kollajen üretimini artışını sağlar. Kollajen cilt altında yer alan ve ciltte sıkılaşmada önemli olan protein yapılı bir maddedir. İşlem sonrası peptid ve büyüme faktörü içerikli tedavi ajanları uygulanarak cilt yüzeyinde açılan kanallardan alt tabakalara ulaşması sağlanır.

    İşlemin sterilite kurallarına uygun yapılması, uygun dermaroller veya dermapen iğne büyüklüğünün seçimi, aletlerin kalitesi gibi noktalar tedavi başarısında son derece önemlidir.

    Bu işlem;

    Hassas ve kuru cildi olanlara,

    Retinoik asid tedavisi alan hastalara,

    Aktif enfeksiyonu olan kişilere,

    Yakın dönemde yüz bölgesine peeling ve lazer uygulanmış olanlara uygulanmamalıdır.

    İşlem sonrası yaklaşık bir saat devam eden kızarıklık dışında bir sıkıntı yaşanmaz. İşlem sonrası cildin güneşten korunması, tozlu ortamdan ve el temasından kaçınma, terlemeye yol açan ortamlardan ve egzersizden kaçınma ve birkaç gün makyaj uygulanmaması önerilir.

    Dermaterapi;

    Cilt canlılığı ve sıkılaşmasının sağlanması

    Gözenek genişliğinin giderilmesi

    Cilt lekelerinde aydınlanma

    Akne ve yara izi tedavisi

    Çatlak tedavisi sorunlarında kulanılmaktadır.