Etiket: Cihazlar

  • Lazer -ıpl epilasyonda yenilikler

    Lazer -ıpl epilasyonda yenilikler

    Lazer ve Ipl ile epilasyon uygulamalarında temel prensip; selektif fototermolizdir. Selektif fototermoliz; verilen ışık enerjisinin hedef kromofor olan melanin tarafından emilmesi ve ısıya dönüştürülmesi bu ısı sayesinde kıl kök hücrelerinde kalıcı hasar oluşturulmaya çalışılmasıdır. Yok edilmeye çalışılan kıl kök hücreleri; Saç gövdesinin üretilmesini sağlayan, pigmentsiz, kıl folikülünün derin kısmında ve errektör pili çıkıntısına yakın dış kök kılıfında yerleşen hücrelerdir.

    Hayvan deneyleri; Lazer ışının, pigmentin daha yoğun olduğu anagen fazda daha etkili, katagen ve telegen fazda az etkili olduğunu bulmuştur. Fakat insanlar üzerinde yapılan çalışmalar; Lazer epilasyon etkinliğinin her zaman saç büyüme döngüsüyle ilgili olmadığı göstermektedir. Bunun nedeni ise insan kıl folikülünde her fazda ışını emecek kadar melanin olduğu düşünülmesidir. Epilasyon amaçlı kullanılan ışık kaynaklarının, oluşturduğu ısının, kıl kök hücresi yanı sıra, peribulbar alandaki vasküler yapıda hasar oluşturarak kıl yok etmede etkili olduğu gösterilmiştir. Buna rağmen pratikte; aynı alandaki kıl folikülerinin içerdikleri melanin miktarı farklı olduğu için aynı seansın sonunda bir kısım kıl folikülü kalıcı hasırlanırken bazılarında daha az etki görülmektedir. Başka bir çalışmada, lazer uygulama sonrası yapılan histopatalojik ve immünohistokimyasal incelemeler sonrası kıl şaftının termal ısıyla yok olduğu, ancak kıl folikülünün immünohistokimyasal yapısının genellikle aynı kaldığı saptanmıştır. Bu nedenle, lazer ve Ipl sistemlerinin kıl kök hücresini yok ederek değil fonksiyonlarında değişikliğe yol açarak etki ettiği öne sürülmüştür. Görüldüğü üzere lazer ve ıpl sistemleri ile yapılan epilasyon işleminin fizyopatolojisini daha iyi anlamak için kapsamlı araştırmalara ihtiyaç vardır.

    Çok açıktır ki yenikler daha çok lazer ve ıpl cihazlarında olmaktadır. Ruby Lazer ( 694nm), Aleksandrite Lazer(755nm), Diot Lazer (800-810nm), Nd:YAG Lazer(1064nm), IPL ( İntense Pulse Light)(590-1200nm) cihazları 1996 yılından bu yana epilasyon amaçlı kullanılan cihazlardır. Cihazların dalga boyları ne kadar kısa ise melanin selektivitesi o kadar fazladır yani o fazla etki eder. Fakat melanin selektivitesi fazla olması epidermisdeki melaninde çok etkileyeceğinden yanık ihtimali o kadar fazladır. Ayrıca daha boyu penetrasyon derinliğini belirler. Kısa dalga boyları yüzeyel kalırken uzun dalga boyları daha derinlere etki edecektir. Bu nedenlerle kısa dalga boyuna sahip Ruby lazer hem epidermisdeki melanini etkilemesi yüksek, hem de çok yüzeysel kalması nedeniyle ilk kullanılan lazer olmasına rağmen artık kullanılmamaktadır.

    Diğer dalga boylarındaki lazerlerle ilgili sonuçları karşılaştıran bir çok çalışma vardır. Bunların bir kısmı farklı lazer sistemleri arasında fark bulmazken bir kısmı belirli dalga boylarının sonuçlarını daha başarılı bulmaktadır. Benim kişisel görüşüm epilasyonda altın standart Aleksandrite lazerdir. Fakat cilt tipi daha koyu hastalarda, bronzlaşmış hastalarda daha uzun dalga boyuna sahip Diot ve Nd:YAG lazer daha güvenlidir.

    Lazer ve ıpl epilasyonda daha iyi sonuçlar alabilmek için çok sayıda yeni denemeler yapılmaktadır. Bunlardan bir tanesi; Q- Switch lazerlerdir. Bu lazerler nanosaniyede atış yaparlar. Etki mekanizmaları; Fotomekanik hasardır. Yani fotoakustik şok dalgaları ile folikülü patlatmaya çalışılmaktadır. Değişik dalga boylarında Q- Switch sistemleri olsa da en sık kullanılan Q- Switch Nd:YAG lazerdir. Başarılı sonuçlar veren çalışmalar olsa da benim klinik gözlemim ancak çok ince kıllarda uzun seanslar sonucu çok az bir azalma sağlamaktadır. Buna rağmen esmer, yüz bölgesinde ince kılları olan hastalarda diğer cihazların çok başarılı olmadığı hatta paroksimal hipertrikoz olabileceği düşünülürse, sonuçlar iyi olmasa da denenebilir. Diğer araştırmacılar da sonuçların çok iyi olmadığını düşünmüşler ki fotomekanik hasarı artırabilmek için, şu çalışmayı yapmışlar; Önce 10 mikro milim çapındaki karbon partikülleri ağdalanmış cilde sürüp daha sonra düşük enerji ( 2-3 j/cm2 Q-switched Nd: YAG lazer 1064nm, 10 Hz, 10 ns pulse duration, 7 mm spot size) ile atış yapılıyor. Fotoakustik şok dalgaları ile karbon partiküllerin patlatılması ve follükülü hasarlaması hedeflenmiş. Kılların büyümesini geciktirmekte çok etkili olmasına rağmen uzun dönem sonuçları iyi bulunmamıştır.

    Cihazlardaki bir diğer yenilik; İki farklı dalga boyu kullanan kombine cihazlar yani; İki farklı dalga boyunda ışını aynı pluse içinde atabilen cihazlardır. Bunu hem ardışık olarak yani atış pedalına basınca önce bir dalga boyunu aynı pluse içinde sonra diğer dalga boyunu atarak, hem de eşzamanlı olarak yani her iki dalga boyunu her bir pedala basışta beraber atarak çalışan cihazlardır. Kombine cihaz kullanımı ile tek dalga boyunda kullanımında fark bulan ve bulmayan çalışmalar vardır. Benim kişisel gözlemim sonuçları çok değiştirmemesine karşılık kullanılan her iki dalga boyunun koplikasyonlarının toplamı nedeniyle koplikasyon oranı artmaktadır.

    Lazer ve ıpl cihazlar Radyofrekansla da kombine edilebilmektedir. Radyofrekans dokuya ışıkla beraber uygulanır. Kıl radyofrekansa iletken ya da absorban değildir. RF akımları kılın çevresinde çok yoğunlaşır ve bu bölgeyi çok fazla ısıtır. Bu ısınmaya ışığın absorbsiyonu ile sağlanan ısınma da eklenerek folikül koagüle edilir. Çok iyi sonuçlar bildiren çok çalışma vardır. benim kişisel gözlemim sonuçların radyofrekansın sonuç çok büyük bir artı sağlamadığı halde koplikasyon oranın artmasına neden olduğu yönündedir.

    Lazer ve ıpl cihazlarındaki yeniklerden beni en fazla heyecanlandıran, Robot lazerlerdir. Bunlar yüksek çözünürlüklü web kamerası, ısı ve mesafe sensörü ile veriler eş zamanlı olarak bilgisayar ara yüzü ile kontrol edilerek seçilen alanın homojen ve yeterli enerji alması sağlayan bilgisayarlı sistemlerdir. Anlık cilt yüzeyinde ısı ölçümü yaptığından yanık ihtimalini azaltmaktadır.

    Lazer ve ıpl cihazları dışında bahsedilebilecek diğer yenilikler; Eflornithine kremdir. Bu krem Eflornithine ornitine dekarboksilaz enziminin geri dönüşümsüz blokörüdür, bu blokajla hızlı bölünen dokuların yapı taşlarından olan poliminlerin azalmasına yol açar. Yapılan çalışmalar da lazer tedavilerine eklenmesinin tedavi başarısını artırdığı görülmüştür. Türkiye’de bulunmayan krem yurt dışında Vagina adı ile satılmaktadır, ne yazık ki pahalıdır.

    Bunun dışında; Melanin solüsyonları ile bölgenin melanin açısından zenginleştirilmesi için Lipoxome adı verilen melanin içeren lipozomal kapsüllerin topikal kullanıldığı bir araştırmada melanin uygulanan ve uygulanmayan bölgeler arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmış olsa da uygulamadaki ek çaba ve maliyete bakıldığında sonuç hayal kırıklığı olarak değerlendirilmiştir.

    Lazer ve ıpl epilasyonda yenilikler deyice mutlaka ev için üretilen lazer ve Ipl cihazlardan bahsetmek gerekmektedir. Şu anda ıpl ve Diot lazer dalga boylarında üretilmekte olan düşük güçlü cihazlardır. Ev tipi cihazları, etkili bulan çalışmalar bir çok araştırma olmasına rağmen bu kadar düşük güçte enerji üreten cihazlar ile kalıcı kıl azalması elde edilebilmesi çok mümkün değildir. Yapılan ölçümler uygun kullanıldığında, düşük doz nedeniyle göz için güvenli bulsalar da yanlış kullanım (göze çok yakın atış yapılması) veya cihazdaki arızalar koplikasyon ihtimalini artıracaktır. Diğer bir sorun, paroksimal hipertrikozdur. Bildiğimiz üzere bölgenin etkin dozdan daha düşük dozlarda ısıtılması özellikle ince kıllarda artış yapmaktadır. Zaten ev tipi cihazlar ile epilasyon yapan kişilerde kılların daha fazla arttığı konusunda yayınlar vardır. Benim görüşüm hiçte ucuz olmayan bu cihazlar alan bir çok kişinin daha sonra kıllarım artı diye yine biz dermatologlara şikayet bildireceklerdir.

    Dr. Fatma Yıldız

  • Hava nemlendiricileri gerekli midir?

    Hava Nemlendiricileri Gerekli midir?

    ‘Her çocuklu eve bir tane lazım mı? Bu cihazlar gerçekten işe yarıyor mu? Yoksa bize mi öyle geliyor? Hava nemlendiricilerinin zararlı etkileri olabilir mi?' İşte bu yazıda bu sorulara cevap vermeye çalışacağım.

    Hava nemlendiriceleri üst solunum yolu enfeksiyonlarında ya da bronşiolitte işe yarar mı?

    Bilimsel çalışmalara baktığınızda çocuklarda üst solunum yolu enfeksiyonları sırasında hava nemlendiricilerin kullanımının işe yaradığını söylemek zor.

    Bronşiolitli bebeklerde , çocuklarda nefes borularında balgam ve spazm oluyor. Bu hastalarda nefes borularındaki spazmı giderici ilaçların yanı sıra, buhar tedavisi özellikle düşük gelirli ülkelerde halen yaygın olarak kullanılan kolay erişilebilir ve ucuz bir tedavi. Buhar tedavisinin bronşiolitli hastalarda hava yolarındaki balgamın temizlenmesine yardımcı olabileceği düşünülmüş. Ama çalışmalar bu hastalarda soğuk ya da sıcak buhar tedavisinin bir faydası olmadığını göstermiş ve rutin kullanımı önerilmiyor.

    Soğuk Buhar Krup enfeksiyonunda işe yarar mı?

    Çocuğunuz gecenin bir yarısı havlar gibi öksürmeye mi başladı? Muhtemelen krup denilen bir enfeksiyon geçiriyordur. Üst hava yollarında ses tellerimizin olduğu bölgede viral enfeksiyon nedeni ile oluşan şişlik (ödem) sonucunda bu bulgular ortaya çıkar. Buhar tedavisi özellikle soğuk buhar tedavisi, eskiden kruplu çocukların tedavisinde hastanelerde çok yaygın kullanılır evde de kullanılması önerilirdi. Ama yapılan çalışmalar krup tedavisinde buhar tedavisinin çocuğun şikayetleri üzerinde anlamlı bir iyileşmeye neden olmadığını göstermiş.

    Alt solunum yolu enfeksiyonlarında ( zatürre) tedavisinde soğuk ya da sıcak buhar tedavisinin yeri var mı?

    Bu konu ile ilgili de çok az sayıda çalışma var ve bu çalışmalar da diğer solunum yolu hastalıklarında olduğu gibi zatürrede de hava nemlendiricilerinin pek de bir faydası olmadığını göstermiş.

    Hava nemlendiricileri ne işe yarayabilir ?

    Nem havadaki su buharı miktarıdır. Havadaki nem oranı mevsime, nerede yaşadığınıza ve hava koşullarına bağlıdır. Genellikle havadaki nem yaz aylarında yüksektir, kış aylarında düşüktür. İdeal olarak bir evde nem oranı % 30- 50 civarı olmalıdır. Her şeyde olduğu gibi havadaki nemin fazlası da azı da iyi değildir.

    Düşük nem deride kuruluğa yol açar burun ve boğazı rahatsız eder, gözlerin kaşınmasına yol açar. Evet teorik olarak hava nemlendiricileri burun ve sinusleredeki kuruluğun, üst solunum yolu tıkanıklığının giderilmesinde faydalı olabilir. Ama çocuğunuz hastalandığında bu cihazları kullanmanın bilimsel olarak kesin bir faydası yok.

    Ayrıca cihazları kullanır iken dikkatli olunması gerekir eğer nem düzeyi olması gerekenin üzerinde ise ya da hava nemlendirici cihazların bakımı gerektiği gibi yapılmıyor ise çocuğunuzu iyileştireceğine da ha da hasta olmasına neden olabilir.

    Soğuk ve sıcak buhar hava nemlendirme cihazları olmak üzere iki çeşit cihaz vardır. Soğuk buhar hava nemlendiricileri: Bu makinelerdeki buhar ısıtılmadığı için çocuğun suyun dökülmesi ya da yüzünü buhara yaklaştırdığında yanması gibi sorunlar olmaz. Ama soğuk buhar makinelerindeki en büyük sorun soğuk su bakteri ve küflerin üremesi için harika bir ortam oluşturmasıdır. Bu neden ile hava nemlendiricinin her gün önerilen şekilde su ve sabun ile yıkanması önerilmektedir. İyi temizlenmeyen cihazlar enfeksiyon kaynağı olabilir.

    Ayrıca soğuk buhar hava nemlendiricilerinin distile su kullanılması önerilmektedir. Musluk suyu eşitli mineralller içerir bu mineraller hava nemlendiricisinin içinde birikerek mikropların yerleşmesini kolaylaştırır. Buhar makinesi çalıştırıldığında bu mineraller mobilyalarınızın üzerinde beyaz toz şeklinde görebilirsiniz. Bu minerallerin solunması çocuklarda sorunlara yol açabilir.

    Sıcak Buhar hava nemlendiricleri: Bu cihazlarda bakteri ve küf üremesi daha zordur fakat yanık riski vardır.Bu neden ile özellikle küçük çocukların bulunduğu ortamlarda kullanılmaması önerilir.

    Hava nemlendiriciler zararlı olabilir mi?

    Ev içerisindeki fazla nem halılarda ya da ev içindeki başka alanlarda küf mantarlarının, zararlı bakterilerin ve ev tozu akarlarının üremesinde artışa neden olabilir.Özellikle astımı olan çocuklarda bu durum astım şikayetlerinin kötüleşmesine yol açabilir.

    Çocuğunuzun astımı yoksa bile eğer yeterince iyi temizlenmemiş ve havaya mikrop yayan bir buhar makinesi var ise cihazının kendisi üst solunum yolu enfeksiyonları benzeri şikayetlere hatta akciğer enfeksiyonlarına neden olabilir.

    Özellikle yaz aylarında iç ortamdaki nemin yoğun olduğu zamanlarda nemi azaltmak için ne yapabiliriz?

    Havadaki fazla nemi alan cihazlar vardır, aslında bu cihazlar aynı klimalar gibi çalışır ama soğutucu etkisi yoktur. Özellikle bodrum katları gibi nemin önemli sorun olduğu alanlarda kullanılabilir. Nemi azaltmak için klima da kullanılabilir. Klimalar havayı ideal ve sağlıklı bir düzeye kadar kurutur.