Etiket: Çiftlerin

  • Tüp Bebek Tedavisi Kaç Kez Denenir?

    Tüp Bebek Tedavisi Kaç Kez Denenir?

    Kısırlık gibi oldukça komplike olgularda belli bir başarı tablosu çizen ve çiftlerin sorunlarına yönelik uygulanan tüp bebek tedavi yöntemleri, günümüzde normal yollardan çocuk sahibi olamayan çiftler için alternatif çözüm yolu sunmaktadır. Teknolojiyi paralel olarak başarısını desteklese de, %100’lük başarı garantisi yoktur. Çiftlerin bu ihtimali göz önünde bulundurması ve tedaviye bu bilinçle başvurması önerilmektedir. Aksi halde başarısızlık karşısında ortaya çıkan maddi ve manevi kayıplar çiftleri olumsuz yönde etkileyerek, sonraki denemelerde elde edilebilecek başarı oranı görmezden gelmelerine yani tedaviyi reddetmelerine neden olmaktadır. Bu nedenle çiftlerin başarıya odaklanmaları ancak başarısızlık ihtimalinin de olduğunu düşünerek her şeye karşı hazırlıklı olmaları gerekir. 

    Tüp bebek tedavilerinde deneme sayısı olarak belirlenmiş belli bir sınırlandırma yoktur. Anne ve baba adaylarının isteği doğrultusunda başarı elde edinene kadar deneme yapılabilir. Ancak bu denemeler daha çok çiftlerin maddi ve manevi yeterlilikleri doğrultusunda sınırlandırılmaktadır. Eğer yeni deneme için maddi ve manevi olarak kendilerini hazır hissediyorlar ise, tedaviye tekrar başvurabilir. Bu durum başarısızlıkla sonuçlanan her deneme için geçerlidir. Ancak uzmanlar 3 deneme sonunda başarı elde edilememiş ise, gebelik şansının düştüğü yönünde ortak görüşe sahiptir. Fakat ilk denemelerin başarısızlıkla sonuçlanması ciddi bir sorun olarak görülmemekle beraber, ikinci denemeler için daha uygun tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesini sağlamaktadır. Bu nedenle uzmanlar ilk başarısızlığın rehber niteliğinde olduğunu vurgulayarak, çiftlerin hemen ümitsizliğe kapılmamasını önermektedir. Ayrıca ilk başarısızlıktan sonraki denemelerde ciddi bir sorun bulunmuyor ise, mutlak başarı elde edilmektedir.

    Tüp bebek neden tutmaz?

    Tüp bebek tedavi yöntemlerine başvuran çiftlerin sorunlarına yönelik uygulanan alternatif tedavi seçenekleri ile oldukça karışık birçok faktörün birbirine paralel olarak işleyişi sonucunda başarılı bir şekilde sonuçlanmaktadır. Kısacası tüp bebek başarısını etkileyen birçok faktör vardır. Özellikle anne adayının ilerleyen yaşı yumurta rezervleri için ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Ayrıca yaş ilerledikçe genetik risk faktörleri de ortaya çıkmaktadır. Bu durumlar tedaviyi başarısız kılarken, yumurta gelişimi aşamasında uygulanan ilaçlara karşılık yumurtalıklardan istenilen cevaplarda yetersiz olmaktadır. Bu nedenle anne adayını yaşı tüp bebek tedavilerini tutmama nedenlerinin başında gelmektedir. Bunun dışında baba adayından kaynaklanan sorunlarda başarısızlığı etki kılmaktadır. Tüp bebek tutmama nedenleri aşağıdaki gibi olmaktadır:

    • Sperm sayısının, kalitesinin, hareketliliğinin yetersiz olması
    • Rahim duvarının yeterli kalınlıkta olmaması
    • Başarısız embriyo transferi
    • Embriyo kalitesinin yetersiz olması
    • Yanlış tedavi
    • Tedavi kapsamında kullanılması gereken ilaçların zamanında kullanılmaması
    • İlaçların hatalı dozlarda kullanılması
    • Sağlıksız ve düzensiz beslenme alışkanlıkları gibi birçok faktöre bağlı olarak tedavi başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.

    Tüp bebek tedavisi en fazla kaç kere yapılabilmektedir?

    Tüp bebek tedavi deneme sayısı hakkında yasal olarak ya da bilimsel olarak başarısızlık olarak adlandırılacak bir sınırlama yoktur. Fakat tedavinin başarısını etkileyen en önemli faktörlerden biri olan tecrübeli ve güvenilir merkez seçimi, deneme sayısında da etkili olmaktadır. Ancak genel olarak anne adayının yaşı ile alakalı olarak belli bir başarı oranı izlenmektedir. Eğer anne adayını yaşı ilerlemiş ise, başarı şansı her denemede biraz daha düşecektir. Ancak yaş sorunu olmayan ve ciddi kısırlık vakaları dışında kalan sağlıklı çiftlerde bu risk faktörü içinde yer alabilmektedir. Bu nedenle çiftlerin sorularına yönelik maddi ve manevi yeterlilikleri doğrultusunda tüp bebek denemelerinin gerekliliği konusunda doktorunuz sizi bilgilendirecektir. Günümüzde ilk 3 denemede başarıyı yakalayan çiftlerin yanı sıra 8. ve 10. denemelerinde de başarıyı elde eden çiftler de vardır.

    Tüp bebek tedavisi hangi durumlarda iptal edilir?

    • Yumurtalık fonksiyonlarının yetersiz olması, istenilen cevabın alınamaması
    • Yumurtalıkların beklenen tarihten daha önce çatlamış olması
    • Elde edilen üreme hücreleri ile döllenmenin olmaması
    • Baba adayının menisinde hiç sperm hücresi olamaması ya da testislerden sperm elde edilememesi
    • Sağlıklı embriyonun elde edilememesi halinde embriyo transferi gerçekleştirilmeden önce tüp bebek tedavisi iptal edilmektedir.
  • Gebe Kalmayı Kolaylaştıran 10 Püf Nokta

    Gebe Kalmayı Kolaylaştıran 10 Püf Nokta

    Hamile kalmayı planlayan çiftlerin dikkat etmesi gereken unsurlar nelerdir? Hamileliği kolaylaştırailecek faktörler ve bir süre denemelerine rağmen neden çocuk sahibi edinmeyen çiftlerin merak ettikleri soruların temeli bu şekildedir. Öncelikle düzenli ve korumasız olarak ilişkiye girildiği halde 1 sene içerisinde beklenen hamilelik gerçekleşmemişse çok büyük ölçüde çiftlerden birisinde kısırlık bulunmaktadır. Bu durumda çiftlerin doktora başvurmaları ve kısırlık tedavisi olmaları gerekmektedir. Bunun dışında kadın yaşına bağlı olarak hamile kalınamaması ile karşı karşıya kalınabilir. Çünkü 35 yaş üstü kadınlarda östrojen hormonundaki azalmaya bağlı olark doğurganlık azalmaktadır. Hamile kalmak için kadınların en ideal yaş aralığı 20 ile 30 yaştır. Bu dönem kadınların en çok doğurganlık içerisinde oldukları dönemdir.

    Gebe kalmayı kolaylaştırmanın 10 püf noktası
    Yumurtlama döneminde ilişkiye girin
    Kadınlarda hamilelik durumu, erkekteki spermin kadın yumurtalıklarındaki yumurtalar ile birleşip döllenmesi ile gerçekleşmektedir. Ancak spermin yumurtalıklara girip döllenmesi ve ardından rahme tutunması kolay bir durum değildir. Bunun için özellikle kadınların iki adet dönemi arasında doğurganlık ve cinsel isteklerinin arttığı dönemde çiftlerin ilişkiye girmeleri çok önemlidir. Kadının son adet gününden geçen 11. ve 16. günler arasındaki süreç, doğurganlık oranının zirve yaptığı dönemlerdir.  Bu dönemde çiftlerin bulunabilecekleri ilişki gebelik için olumlu sonuçlar verecektir. Ayrıca haftada iki ya da üç kez ilişkide bulunulması tavsiye edilmektedir. Ancak her kadındaki yumurtlama dönemi farklılık gösterebileceğinden, tıp kadınlar için kolaylaştırı imkanlarda sunabilmekte. Yumurtlama gününün hesaplanabilmesi için evlerde yapılabilecek yumurtlama (ovulasyon) testlerini de kullanabilirsiniz.

    Düzenli olarak cinsel ilişkiye girin
    Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin haftada en az iki ya da üç kez düzenli olarak cinsel ilişkide bulunması hamilelik şanslarını yüksek ölçüde arttıracaktır. Her gün birden fazla ilişkide bulunulması hamilelik şansını daha fazla arttırmayacaktır. Çünkü spermin rahimle buluştuktan sonra orada üç gün kadar yaşayabilmektedir. Bu yüzden çiflterin haftada 2 ya da 3 kez cinsel ilişkide bulunmaları daha yararlıdır. Böylelikle erkekteki sperm miktarında da azalma olmaz. Her gün ilişkiye giren ve boşalma yaşayan erkeğin sperminde ve sperm üretiminde ciddi oranda azalma yaşanabilir. Bunun yerine gün aşıra yaşanan cinsel birleşmede erkeğin spermleri birikeceği için daha verimli ve kaliteli olacak bu durumda hamile kalınmasını daha da kolaylaştıracaktır.

    İlişiki esnasında doğru boşalmanın önemi
    Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin ilişki esnasında dikkat etmesi gereken noktalardan birisi de birleşme esnasında erkeğin yaşadığı boşalma anıdır. Erkek ilişki esnasında boşalmaya başladığında vajinanın tamamen içine boşalması ve penisini hemen dışarı çıkarmaması gerekmektedir. Böylelikle sperminin tamanını kadının yumurtalıkları ile buluşturma şansını yakalayabilir. Kadının da ilişki sonrasında 15 dakika kadar ayağa kalkmadan sırt üstü yatması önerilmektedir. Hemen kalkılması durumunda spermlerin dışarı akmasına neden olabilir ve bu da beklenen gebeliği engelleyebilir. Kadın sırt üstü yattığı sırada bir miktar spermin dışarı çıktığı görülebilir. Bu normal bir durumur, içeride kalan spermler hamilelik için yeterli olabilecektir.
    Hamilelik çalışmalarının yürütüldüğü dönemde sigara ve alkolden uzak durulmalıdır
    Sigara içmek ve aşırı alkolün tüketilmesi erkek spermlerinde ciddi oranda azalma meydana getirebilmektedir. Erkek sperminin azalması durumunda, spermeler yumurtalıkla buluşsa bile yetersiz sperm miktarından dolayı rahime tutunamayabilirler. Bu durumda hamilelik şansı çok büyük ölçüde azaltmaktadır. Bu yüzden çiftlerin hamilelik çalışmalarını yürüttükleri dönemde sigara ve alkolden özellikle uzak durmaları gerekmektedir.

    Stresten uzak durun
    İki ya da üç birleşme sonucu hamilelik hemen gerçekleşmeyebilir. Bu durumda çiftlerde sıkıntı yaratabilmektedir. Çiftlerin bu dönemde yaşadıkları kaygıların sebeplerinin nedeni stres olmalarıdır. Stres hamileliği olumsuz yönde etkileyen çevresel faktörlerdendir. Çiftler ilk denemelerinde beklenen gebelik sağlnamamışsa hemen umutsuzluğa kapılmamalıdırlar. Hamilelik çalışmalarına devam etmeleri ve kendilerini stresten korumaları gerekmektedir.

    Doğru ilaç kullanımı
    Bu dönemde çiftler kullandıkları ilaçlara dikkat etmeleri gerekmektedir. Çünkü kadın ya da erkeğin kullandığı ilaçlar çiftlerin çocuk sahibi olmalarını engeleyebilir. Örneğin anne adayının kullandığı bir ilaç yüzünden yumurtlama işleme gerçeklemeyebilir. Aynı şekilde erkek bireyin kullandığı ilaç iktidarsızlık, erken boşalma ya da sperms sayısında azalmaya neden olabilir. Bu dönemde kullanılan tüm ilaçların kadın doğum uzmanı bir doktoruna gösterilip, ilaç kullanımının kesilip kesilmeyeceğine karar verilmesi önemlidir.

    Kafeini azaltın
    Kafeinli ürünlerin özellikle de kahvenin direkt olarak hormonlara etkisi olabildiği için çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin bir süre uzak kalması gereken ürünlerdendir. Bu yüzden çiftlerin bir süre kafein içeren içeceklerden kendilerini uzak tutmaları gerekmektedir.

    Doktor gözetiminde olun
    Birden fazla kez ilişkide bulunulmasına rağmen çiftler çocuk sahibi olamadılar ise ortada hemen korkulacak ya da umutsuzluğa neden olacak bir durum yoktur. Böyle durumlarda uzman bir kadın doğum uzmanına başvurulabilir. Çünkü erkek de ya da kadında medikal bir hastalık olabilir bu durumda doktor tedavisi ile mümkündür. Ayrıca doktorunuzda alacağınız tavsiye de hamilelik yolunda çiftlere önemli avantajlar sağlayacaktır.

    Beslenmenize dikkat edin
    Eğer ki anne adayı hamile kalmak istediği dönemde diyet yapıyorsa derhal diyetini bırakmalıdır. Çünkü kadın vücuduna giren kalori alımı düştüğü zaman üreme hormonlarında da aynı oradan düşüş yaşanmaktadır. Ancak bu demek oluyor ki aşırı kalori alın ve üreme hormonlarınız artış göstersin. Bu da yanlış bir kanıdır. Hamile kalınmak istenilen dönemde doğru ve dengeli beslenme yeterlidir. Özellikle A ve D vitamini içeren yiyeceklerin yenmesi özellikle tavsiye edilmektedir.

    Ağrı kesici kullanımına dikkat edin
    Ağrı kesiciler hem doktor önerisi hem de reçetesiz alınabildikeri için ulaşımı çok kolay ilaçlardandır. Çocuk sahibi olmak isteyen çiftlerin dikkat etmesi gereken bir diğer unsur ise, bireylerin istedikleri zaman ağrı kesici kullanmalarıdır. Örneğin kadının yumurtlama dönemi kullanacağı ağrı kesici kadındaki üreme hormonlarına olumsuz yönde etki edebilmektedir. Ağrı kesici kullanımının bu dönemde dikkat edilmesi çok önemlidir. Kullanılması çok gereksinim duyulur ise muhakkak doktora danışılarak kullanılması önerilmektedir.

  • Uzun ilişkileri yönetmek ve cinselliği canlı tutmak

    Aşk ve tutkuyla başlayan ilişkilerde ilk yıllarda cinsellik ek bir motivasyon aracı gerektirmeden kendiliğinden akan bir enerji halinde iken,zamanla bu enerjide azalmalar ve tıkanmalar görülebilmektedir.Doğal olarak da çiftlerin yaşadığı sorunların başında cinsel isteğin azalması gelmektedir.

    Çiftlerin konuşarak kafalarındaki kaygı ve korkularını,rahatsız eden durumları,isteklerini kesin ve net bir dille anlatmaları,cinsellikte beklentilerini ve fantazilerini partnerleriyle paylaşmaları cinsel sorunların çözümünde ilk adımdır.Bunun için de kişilerin kendilerini iyi tanımaları ve cinsel beyinlerini keşfetmeleri önemlidir.Eğer cinsel isteksizliğin arkasında ağır bir patoloji yoksa büyük ihtimalle sebebi kişinin cinsel fantazilerilerinin,cinsel arzularının farkında olmayışı olabilir.

    Belli aralıklarla ilişkinin gözden geçirilmesi ve aksayan yönlerinin konuşulması ilişki yönetimi ve sağlığı açısından oldukça önemlidir.Uzun süreli ilişkilerde çiftler yoğun iş programları,çocukların temel ve sosyal ihtiyaçları,ev işleri,sanal ve bireysel sosyal ilişkiler için ayrılacak zaman gibi yoğun bir programa sahip olduklarından başbaşa vakit geçirmek gibi özel ihtiyaçlarını zaman zaman ihmal edebilmektedirler.Oysa günde sadece on dakika bile olsa çiftlerinbaşbaşa kalıp,duygu ve düşüncelerini paylaşması ve anlamlı vakit geçirmesi ilişkiye yapılan iyi bir yatırımdır.Bu özel zamanda faturalar,evle ilgili sorunlar gibi konular değil,çiftlerin ortak hobileri,duygu ve düşünceleri ve örneğin o gün okdukları ilginç bir yazı gibi konular konuşulabilir.Bu yakınlığı pekiştirir.

    Zaman zaman çiftler ilişkilerini romantik,entellektüel ve cinsel açıdan değerlendirmek için birbirleriyle aile toplantıları yapabilirler.İlişkideki zayıf noktalar belirlenip,çözüm yolları hakkında konuşulabilir.Bu sorunlarla başa çıkamadıkları durumlarda da profesyonel yardım konusu konuşulabilir ve gerekirse yardım alınabilir.

    Sevgiyi göstermenin ve korumanın bir yolu da cinsel olarak ifade etmektir.Bunun için cinsel randevular planlanabilir.Kadınların sekse hazırlanmaları erkeklerden daha uzun zaman alabildiğinden gün içinde küçük dokunmalar,aşk mesajları ve erotik mesajlar gibi yöntemlerle bu randevular daha tutkulu hale getirilebilir.Bu randevularda aşk oyunları gibi cinsel yaratıcılık içeren fantazilerden yararlanılabilir.Cinsellikte hayal gücünü kullanmak ve yeniliklere açık olmak rutini kırmak anlamında etkili olabilir.

    Uzun ilişkilerde bir diğer önemli konu sevgi ve saygının devam ediyor olmasıdır.Sevgi ve saygı çiftlerin cinsel yakınlaşmasına da katkıda bulunur ve özgürce isteme ve red etme hakkını saklı tutar.Bu da çiftlerin kendilerini rahatça ortaya koymasını sağlar.

    Birbirlerinin beyinlerine hitap edebilen çiftlerin cinsel istekleri de daha yoğun olmaktadır.Ortak bir projede yer almak veya birlikte bir tatil planlamak,tiyatroya,sinemaya gitmek ve sonrasında bu faaliyet hakkında sohbet edebilmek gibi ortak entellektüel faaliyetler buna katkıda bulunabilir.

    Son zamanlarda çiftlerin sağlıklı cinsel hayatlarının önündeki bir diğer engel de çiftlerden birinin porno bağımlılığı olabilir.Çiftlerden biri birlikte seks yapmak yerine tüm cinsel enerjisini bu tip bir faaliyete veriyorsa,ilişki açısından yıkıcı bir sonuca yol açabilir.Bunun yerine çiftlerin birlikte izleyecekleri erotik filmler ve her iki çiftin de onayını aldığı paylaşımlar daha sağlıklı olabilir.

    Uzun evliliklerin bir kısmının akıbeti de,boş yuva denilen bir sendromla son bulması olabilir bazen.Çocukların büyüyüp evi terketmesiyle başbaşa kalan çiftin ilişkisinin bozulması durumudur bu.Çiftler önceden bilir ve bu duruma karşı hazırlıklı olursa krizi daha sağlıklı atlatabilirler.Aslında bazı çiftler için aşklarının baharı asıl bu dönemde başlar.Yaşlı cinselliğiyle ilgili tabuların ve mitlerin de çürütüldüğü bu dönemde,sorumlulukların azalması ve istenmeyen üremenin de olmaması sebebiyle keyifli bir dönem olarak yaşanabilir.Zamanında çocuklarla ilgili sorumlulukların ve faaliyetlerin haricinde pek bir paylaşımı olmayan ve bunun üzerine de yatırımı olmayan çiftler için ise sıkıcı ve boğucu bir dönem olarak algışanabilir.Bu sebeple çiftler,çocuklar da dahil tüm diğer fertleri gerektiğinde ilişkilerinin dışında tutup,birbirlerine gereken önem ve zamanı vermelidirler.

    Sonuç olarak ilişkiler ve cinsel hayat,sadece kendi akışına bırakıldığında gideceği yönü kestirmek çok da olası görülmemektedir.Evlilik ve ilişkiler,öğrenilebilir yöntemlerle daha yönetilebilir hale gelebilir.