Geçtiğimiz günlerde çocuklarımızla otururken sık sık yaşadığımız bir diyalog tekrar etti:
Çocuklar: Anne, baba bize ne zaman cep telefonu alacaksınız?
Biz: Biraz daha büyüyünce, hem bizce şu an cep telefonuna ihtiyacınız yok.
Çocuklar: Ama bir sürü arkadaşımızın cep telefonu var, aileleri almış, bizim niye yok?
Biz: Çünkü hem herkes için ama daha da çok çocuklar için zararlı etkileri var, hem de şu an cep telefonu sizin için gerekli değil.
Çocuklar: Peki siz alsanız, biz az kullansak, sadece yanımızda taşısak. Böylece hem zararlarından uzak oluruz hem de siz istediğinizde bizi arayabilirsiniz.
Biz: Ne yazık ki öyle değil çocuklar. Sadece yanınızda taşımakla bile uzun yıllar sonra ciddi hastalıklar ortaya çıkabilir. Yaşınız biraz daha büyüyünce bakarız.
Çocuklar: Öffff anne, öfffff baba, çok kötüsünüz.
Benzer konuşmalar pek çok ailede yaşanıyordur tahmin ederim ya da umarım yaşanıyordur. Çünkü başlıkta dediğim gibi hiç birimiz çocuklarımızın cebine kendi ellerimizle ve ne zaman patlayacağını bilmediğimiz bir bomba koymak istemeyiz.
Cep telefonu ve benzeri radyofrekans yoluyla manyetik dalga radyasyonu üreten cihazların güvenilirliği yıllardır tartışma konusu. Ancak pek çok veri bu cihazların ciddi zararları olduğunu ortaya koyuyor.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bünyesinde toplanan Uluslararası Kanser Araştırmaları Ajansı (IARC)’ın 2011’de 14 farklı ülkeden gelen 30 uzman ile aldığı karara göre cep telefonu ve benzeri manyetik alan radyasyonu üreten cihazlar güvenlik açısından “2B” sınıfında değerlendirilmişler yani “İNSANLAR İÇİN OLASI KANSER YAPICI ETKİLİ”
Bu kararı almalarına neden olan pek çok bilimsel veri mevcut.
Sadece cep telefonları değil, kablosuz ev telefonları, Wi-Fi bağlantıları, bluetooth cihazlar, yüksek elektrik akımı oluşturan ev aletleri, baz istasyonları da risk içeren cihazlar arasında
Hepimiz risk altındayız ancak kanıtlar çocuklarımızın daha da büyük bir tehdit altında olduğunu gösteriyor. Çocuklar ve anne karnındaki bebekler hızlı çoğalan ve büyüyen hücrelere sahip olduklarından her türlü kanser yapıcı etkene daha duyarlı. Cep telefonu kaynaklı tehlikeye neden daha duyarlılar dersek:
1. Çocukların beyin dokuları manyetik alan radyasyonunu erişkinlere göre 2 kat daha çok emiyor. Kafatasındaki kemik iliğinde ise bu oran 10 kat fazla.
2. Bariyer etkisiyle koruyucu olabilecek kafatası kemikleri çocuklarda daha ince.
3. Beyin dokusunun erişkinlere göre daha küçük olması alınan manyetik alan radyasyonun daha yoğun zarar vermesine neden oluyor.
“Cep telefonu gerçekten zararlı olsa bir sürü insan kanser olurdu, ben çevremde bunu görmüyorum” diyenlerdenseniz buna iki cevabım var. Birincisi az sonra vereceğim pek çok veri böyle bir artış olduğunu ortaya koyuyor, ikincisi ise kansere neden olan etken ile katı (solid) doku kanseri oluşumu arasında geçen sessiz dönem 30 yıla kadar uzayabiliyor. Bu açıdan olumsuz sonuçları ne yazık ki önümüzdeki 5-10 yıl içinde görmemiz muhtemel.
Ne yazık ki ekonomi çok zaman insan hayatından çok kazanca değer veriyor. Olası kanser yapıcı denen bu cihazların çocuklar için cazip hale getirildiği, çocuklara yönelik pazarlama stratejileri geliştirildiğini görüyoruz. Tehlikelerinden yeterince haberdar edilmediğimiz için de oyalanmaları için daha birkaç aylık bebeğin bile hemen önüne bu cihazları koymaktan, oyun oynasınlar diye hediye etmekten çekinmiyoruz. Hatta okullarımızda bile küçücük öğrencilerin sürekli wi-fi etkisi altında, ellerinde tabletlerle dolaşması eğitim sisteminin gelişmesi olarak değerlendiriliyor, tüm tehlikeler göz ardı edilerek.
Hindistan, Fransa, Belçika gibi ülkelerde kablosuz cihazların çocuklara yönelik zararlarına yönelik uyarıcı bilgilendirmeler ve bu tür cihaz reklamlarının çocuklara yönelik olmasını engelleyen kanunlar çıkarılıyor.
Tüm akıllı telefonlarda, diz üstü bilgisayarlarda ve tablet bilgisayarlarda cihazların insana tehlikeli olabilecek manyetik alan radyasyonundan kaçınmak için kendimizden ne kadar uzakta tutmamız gerektiğine dair yazılan, ancak pratikte uygulanması mümkün olmayan bilgilendirmeler mevcut. Örneğin akıllı telefonlar için 10-20 mm, Tablet ve dizüstü bilgisayarlar için 20 cm ve üzeri gibi. Peki cep telefonunu kaç kişi taşırken veya konuşurken kendinden 20 mm; dizüstü bilgisayarını kullanırken vücudundan 20 cm uzakta tutuyor?
Pek çok uzun süreli çalışmada cep telefonuyla konuştuğumuz kulak tarafında beyin tümörleri ve tükrük bezi tümörleri gelişme riskinin arttığı gösterilmiş. Bir başka yazıda 20’li yaşlarda meme kanseri tanısı konan 4 genç kadının risk faktörleri incelenmiş ve bunlardan ikisinin 15 yaşından beri cep telefonunu sütyen içinde taşıdıkları saptanmış, tesadüfe bakın ki meme kanserleri de telefonu koydukları taraftaki memede ortaya çıkmış.
Risk, bu cihazların toplam ve günlük kullanma süreleri ve vücudumuza olan yakınlığı ile artıyor.
Wi-fi bağlantılarının olası etkilerine yönelik de bilgiler mevcut. En çarpıcılarından biri bir Wi-fi bağlantılı bir dizüstü bilgisayara 4 saat kadar yakın mesafede tutulan sperm hücrelerinin hareketliliğinde azalma ve DNA yapılarında kırılmalar saptanmış.
Peki bu konuda neler yapabiliriz? O da bir sonraki yazımızın konusu.
Çocukların cep telefonu kullanma yaşı giderek düşmekte. Son yapılan bir çalışmada ilkokul çağındaki çocukların %22’ si, 8-12 yaş çocukların % 60’ı , ergenlerin % 84’ü kendilerine ait cep telefonları olduğunu belirtmiş.
Tabii bu durumda da, aileler çocuklarına ne zaman cep telefonu alacakları konusuyla karşı karşıya kalmaktalar. Her olay için geçerli olan çocukların cep telefonu kullanımının da avantaj ve dezavantajları bulunmakta.
Çocuğunuzun Cep Telefonu Kullanmasının Geçerli Nedenleri
Çoğu anne babanın çocuğuna cep telefonu almasının en büyük nedeni güvenlik ihtiyacından kaynaklanmakta. Aileler istediği zaman çocuğuna ulaşabiliyor böylece. Ayrıca çocuklarının da istediği zaman kendilerine ulaşması güvencesini de vermek istiyorlar. Bu özellikle çocuğunuz okuldan sonra evde yalnız kalıyor veya okuldan eve yürüyorsa zorunlu olmakta.
Riskleri Tartın
Çocuğunuz eğer cep telefonu kullanıyorsa, internet aracılığıyla uygun olmayan web sitelerine girebilir. Şiddet içeren, ölüm ve cinsel içerikli görüntüler içeren içerikler seyredebilir. Çoğu çocuk anlamadıkları içeriklerle ilgili hayal kurarlar.
Cep telefonu olan çocuklar tüm gece telefonla oyun oynama veya arkadaşlarıyla mesajlaşma uğruna uyanık kalma eğilimindeler.
Cep telefonu tabii ki siber saldırı riskini de beraberinde taşır. Evinizde kapınızı kapattığınız anda güvendesiniz ama bir cep telefonu ve sosyal hesabınız varsa artık hiç kimse siber saldırılara karşı güvende değildir.
Cep telefonu kullanan çocuklar mesajlaşma ve sosyal medyayı kullanarak aslında giderek sosyal olarak izole olabilirler. Çünkü artık arkadaşlarıyla veya çevredeki kişilerle görüşme ihtiyacı ve zamanı kalmamaya başlar.
Cep telefonu kullanmak için hazır olmayan çocuk için başka riskler de vardır. Örneğin insanlarla yanlış bilgileri paylaşmak, uygunsuz zamanlarda sürekli aileyi aramak ve cep telefonu faturası, internet alışverişleri gibi maddi yükünün olması..
Cep Telefonu Almaya Karar Vermek
Eğer çocuğunuz cep telefonunu nasıl kullanacağı konusunda sizinle oturup karar verebilir ve anlaşabilirse cep telefonu kullanmaya hazır demektir. Bu durum aslında 12, 13 yaşlarında tam oturur. Cep telefonu kullanması, ona hediye gelmesi, anneanne-dede faktörleriyle, akranlarının da olmasıyla değil, sadece anne-baba kararı ile verilmelidir.
Kendinize çocuğunuzla ilgili daha önce geçmişte çocuğunuzun yaşına uygun olgun değerlendirmeler ve iyi kararlar verip vermediğini sorun. Eğer kötü kararları var ve immatür ise cep telefonu kullanmaya da hazır değildir. Ayrıca;
Başlarına korkutucu bir durum geldiğinde bununla nasıl başa çıkıyorlar?
Bir şeyler yolunda gitmediğinde çözmek için size başvuruyorlar mı?
Olaylar karşısında kendi iyi girişimleri oluyor mu? diye anlayın.
Çocuğunuzun neden cep telefonu istediğini de gözden geçirin. Arkadaşlarıyla mı mesajlaşacak, facebookta mı vakit geçirmek istiyor ya da akranları, kuzeninde cep telefonu olduğu için mi istiyor?
Çocuğunuzun cep telefonunu düzgün kullanabilecek zeka kapasitesinde veya daha önemli olarak duygusal olarak hazır olup olmadığına bakın. Çocuğunuzun ödevini bitirmek, kendi odasını temizlemek gibi başka alanlarda sorumluluklarını yerine getirip getirmediğine bakın. Böyle çocuklar için 9,10 yaşlarda cep telefonu kullanabilirler.
Çocuğunuzun Güvenli Cep Telefonu Kullanımı İçin Uyarılar
Çocuğunuzun cep telefonu konuşmalarını ve mesajlaşmalarını ve girdiği siteleri sınırlayan veya kontrol eden ebeveyn kontrolü sağlayan uygulama veya programlar kullanın.
Çocuğunuzun oyun veya reklam yüklemelerine izin vermeyin.
Akıllı telefondan ziyade normal bir cep telefonu kullanın.
Kendi telefonunuzu kullanma konusunda uygun bir rol model olun.
Zaman zaman çoğu doktora cep telefonları beyin tümörüne sebep olurmu diyerek soruluyor. Bazıları önemli değil diyerek geçiştirirken bazıları da ben cep telefonumu kulaklıkla kullanıyorum diyerek cevaplamaktadırlar. Maalesef bu gruba beyin cerrahları da dahildir. Cep telefonunun ilk çıktığı yıllardan bu yana mikrodalga etkisiyle tümör oluşumuna neden olup olmadığını takip etmekteyiz. Zararlı ispatlanmış bir etkisi son dönemlere kadar bildirilmemişti. Burada daha yeni kullanıma giren bir teknoloji olması bilimsel çalışmaların kısa dönemin bilgilerini vermesi yeterli olmayabilirdi. Ama son ayda İsveçli, bilim adamlarının yayınladıkları veriler elle tutulur bazı sonuçları beraberinde getirdi. Cep telefonları iletişim sistemi mikrodalga ile yapılmaktadır. Her ne kadar hücrelerde yaptığı etki radyasyona benzeyen etkiler olmasa da yine dokuların içine giren bir enerjidir. Mikrodalgaların dokuda derinde ısınmaya neden olduğu bilinmektedir. İletişim sisteminin kullanımının üzerinden 15 yıl geçmesi ve insanların uzun süreli cep telefonu kullanmaları sonrasında daha sağlıklı bilgiler elde edildi. Bugün cep telefonlarından yayılan dalgaların beyin hücrelerinin çekirdeklerinde bulunan genlerin DNA zincirlerinde kırılmalara nede olduğu bununda tümör oluşumuna ana sebep olduğu bildirilmektedir. Aynı problemler telsiz telefonlarda da yaşanmaktadır. Uzun mesafede etkili olması amacıyla daha güçlü dalga boyları farklı telefonlar üretilmekte olup kullanırken dikkat gerektirmektedir. Son yapılan bilimsel çalışmalarda 10 yıl sonunda cep telefonu kullanılan beyin yarımküresi tarafında düşük derecede anlamlı da olsa beyin tümörü görülme sıklığında artış tespit edilmiştir. Özellikle işitme siniri ile beraber seyreden denge sinirinin kılıfından gelişen nörinomlarda artış daha fazladır. Beynin arka bölümüne beyin sapına komşuluk yapan bu tümöral oluşumlar iyi huylu olmalarına rağmen sinire yaptığı baskı ile işitme azalması, yüzün o tarafında felçlere kadar giden tabloları ortaya çıkartmaktadır. Bugün için cep telefonu kullanma yüzdesi 15 yaşında geçlerde %60, 19 yaşında ise %95 lere kadar çıkmaktadır. Gençlerde bir telefon yerine bazen iki telefonda bulunabilmektedir. İleriki yıllarda gençlerimizde ciddi bulguları ortaya çıkmadan bilgilendirmekte yarar bulunmaktadır. Kızlarımız daha uzun süreli konuşmaktadırlar ama tümör gelişiminde anlamlı farklılık elde edilmemiştir.
Sonuç olarak cep telefonları günlük yaşantımızın önemli bir parçasıdır. Tamamen vazgeçmek mümkün değildir. Uzun süreli konuşmamak ve kulaklıkla kullanmak daha akıllıca görünmektedir. Cep telefonu üreten firmaların durumu göz önüne alarak gerekirse dalga boylarını ve enerji değerlerini değiştirerek daha az zararlı telefonları üretmeyi planlamalıdırlar. Telsiz telefonlarda kulaklı olan modellerin üretimini beklemenin ve bu şekilde kullanmanın daha uygun olduğu kanısındayım.