Etiket: Çene

  • Yaşlanma ve gelişen estetik problemler bölüm 2

    Yaşlanma ve gelişen estetik problemler Bölüm 2

    Üst göz kapağının görmeyi engellmesi (üst göz kapağı perdesi=Upper Eyelid Hooding)

    Gözü çevreleyen kasın ve göz septumunun zayıflaması, göz çevresi yağ dokusunun fıtıklaşmadan öne çıkmasına ve yer çekiminin etkisi ile alın derisi ve üst kapağı derisinin aşağı olan hareketine neden olmaktadır. Böylece süt kapağı derisi nerede ise görmeyi engelleyecek şekilde göz üstünü örtmektedir. Buna “upper eyelid hooding” denilmektedir. Bu yüzün yan değerlendirilmesinde daha rahat anlaşılabilmektedir.

    Göz çevresi kaz ayağı kırışıklıkları(Crow‘s Feet)

    Bunlar ince kırışıklıklardır. Alt ve üst göz kapaklarında başlamakta ve göz köşesinde devam etmektedir. En belirgin oldukları alan göz dış köşesinde yerleşenleridir ve bunlara şekillerinden dolayı kaz ayakları kırışıklıkları denilmektedir.

    Göz köşelerinde gelişen kaz ayakları çizgileri yüzümüzde diğer kırışıklıklar daha erken ortaya çıkmaktadır. Bu alanda derinin ince olması ve deri altı destek dokularından yağ dokusunun daha az olması bunun nedenleri arasındadır.
    Bu çizgilerin en sık nedenleri arasında gözlerin çok kısılmasıdır. Bu kişinin mimiklerini kullanması ile ilgilidir.

    Özellikle uyku sırasında yan ve yüz üstü yatılması bu kırışıklıkları arttırmaktadır.

    Güneş bu kırışıklıkların ortaya çıkmasında dış etkenlerin başında gelmektedir. Güneş ışınlarına karşı gözlerin kısılması temel nedenler arasındadır. Özellikle açı tenlilerde ve açık renkli gözleri olanlarda güneş ışınların karşı duyarlılık daha fazladır. Ayrıca güneşin neden olduğu ışık hasarıda bu kırışıklıklara neden olmaktadır.

    Göz Dış köşesinin hafif aşağı düşmesi(Lateral Canthal Bowing)

    Göz dış köşesinde bulunan ve göz dışını destekleyen “lateral canthal tendon” adını verdiğimiz bağın gevşemesi ile gelişmektedir. Gözde dış köşenin daha aşağı rotasyonuna neden olmaktadır. Normalde kadınlarda göz dış köşesi hafif daha yukardadır. Bu nedenle bu açının düşmesi yüze daha yorgun ve yaşlı bir ifade dışında daha erkeksi bir görüntü vermektedir.

    Scleral show

    Baş doğal pozisyonda gözler karşı bakışta alt göz kapakları gözün irisini altta hafif örtmektedir. Göz irisi altında sklera-gözün beyazlığı görülmemelidir. Bunun görünür hale gelmesine “Scleral show” denilmektedir. Yaşlanma ile birlikte göz altı destek dokuların azalması ile birlikte alt göz kapağı düşmekte buda skleranın görünür olmasını sağlamaktadır.

    Göz Yaşı oluğu(Tear Trough Deformity) gelişimi

    Gözü çevreleyen Orbicularis Oculi kası göz altı kemiği hizasında 2 ye ayrılmaktadır. Göz kapağı ve göz alanı kası olarak. Bu ayrıma noktasında Orbital rim ligamenti ismini verdiğimiz bağ bulunmaktadır. Göz yaşı oluğu gözün alt iç kısmından dışarı yanağa doğru orta hatta kadar uzanmaktadır. Bunun bittiği noktada ise Palpebromalar katlantı dışa doğru devam etmektedir. Göz yaşı oluğu buradaki destek dokunun azalarak göz altı kemik dokunun ve buradaki bağın belirgin hale gelmesinden kaynaklanmaktadır.

    Bu yaşlanmaya bağlı olarak gelişmektedir. Böylece göz kapakları ile yanaklar arasındaki geçiş keskin sınırlı olmaktadır.

    Nasolabial Fold

    Bu aslında dudaklar ile yanakları birbirinden ayırmaktadır. Yanak destek dokularının azalması yanağın öne ve aşağı hareketine neden olmaktadır. Buda yağ dokusunun bu hatta birikmesine yol açmaktadır. Hafif bir kırışıklıktan ciddi bir katlatıya kadar ortaya çıkmaktadır.

    Kulak ön çizgileri(Preauricular Lines)

    Kulak ön kısmında dik uzanan 2 yada 3 çizgi görülmektedir.

    Dudaklarda dik çizgiler(Lip Lines, smoking line)

    Dudaklarda özellikle vermilonda dik çizgiler ortaya çıkmaktadır. Bu tekrarlayan mimiklere, üflemeli bir müzik enstrümanın kullanılmasına ve sigara içilmesine bağlı olarak gelişmektedir. Bu deride dermisin atrofisine, ağız çevresi kasların uzaması ve güçlerini kaybetmesine bağlıdır.

    Üst dudakta yatay çizgilenme(Horizontal Upper Lip Line)

    Sıklıkla burnun hemen altında philtrumda ve tek bir tane olarak görülmektedir.

    NLF nasolabial fold, PA preauricular lines-kulak ön kırışıklıkları, HLL horizontal upper lip line-üst dudak yatay çizgi, ULL upper lip lines-üst dudak çizgileri, LLL lower lip lines-alt dudak çizgileri, CM ağız köşesi çizgileri, ML marionette lines, J jowls bulge-gıdık, PJD gıdık öncesi depresyon alanı, PB platysma bantları, HNL horizontal neck lines-boyunda enlemimesine çizgiler, PSG ptotic submandibular gland bulge-çene altı tükrük bezinin belşrgşn olması

    Üst dudakta uzama

    Yaşlanma ile üst dudakta uzama olmaktadır. Bu yüzün estetiğini ve gülme estetiğini olumsuz etkilemektedir.

    Ağız köşesi çizgileri (Commissural Lines ve “Marionette” Lines)

    Ağız köşesi çizgileri kısa ve vertical olarak ağız köşesinden aşaığı uzanmaktadır. Bunlar bazen çok derin olabilmektedir.

    Marionette çizgileri daha uzun çeneye kadar uzanabilmektedir.

    Gıdık(Jowls ve Pre-jowl Depression)

    Jowls deri altı yağ dokusunun çene kemiği boyunca ve altında toplanmasından kaynaklanmaktadır. Bu toplanma çene kemiği ligament tarafından sınırlandırılmakta ve yağ dokusunun daha fazla önde toplanması engellenmektedir. Bu engellenme noktasında hafif içeriye doğru bir girinti oluşmakta buna pre-jowl depresyon denilmektedir.

    Cadı Çenesi deformitesi(Witch‘s Chin Deformity, Ptotic Chin)

    Çene yağ pedinin pitozisinden kaynaklanmaktadır. Bu pitozis çenenin düzleşmesine submental çizgilenmenin artmasına neden olmaktadır.

    Boyunda Platysmal Bandlar ve Cervicomental açının kaybolması

    Platysma bandları boyunda çene altından başlayarak aşağı uzanmaktadır. Platysma kasının zayıflayarak uzaması ve sarkarak üzerinde yağ dokusnun birikmesinden kaynaklanmaktadır.

    Boyunda yatay kırışıklıklar

    Boyunda enlemesine yarım daire şeklinde çizgilenmenin olmasıdır ve altındaki platysmal kaslardan kaynaklanmaktadır.

    Çene altı tükrük bezi-Submandibular Gland belrigin hale gelmesi

    Çene altında çene köşesine yakın alanda bu bez görünür hale gelmektedir.

    Burunda yaşlanma ve belirtileri

    Burun üzerindeki deri destek dokuları azalmakta, zayıflamakta ve yer çekimi etkisi ile burun ucunun düşmesine neden olmaktadır. Benzer değişimler burun kemik ve kıkırdaklarında da yaşanmaktadır.

    Özellikle burun uucjnda yağ dokusunda artış

    Burunda yaşlanma belirtileri;

    Burun kökünde yatay çizgilenme

    Burun genelinde deride incelme ancak burun ucunda yağ bezlerinde büyüme ile bu dokunun büyümesi

    Burun ucunun profilde saat yönünde rotasyonu yani düşmesi-pitozisi

    Columella nın düzleşmesi

    Burun ucunun düşmesi burunda sahte burun sırtı kamburlaşmasına neden olmakta yada daha önce olan humpın daha belirign olmasına neden olmaktadır. Ayrıca brun ucunun düşmesi üst dudağın projeksiyonunu değiştirmektedir.

    ve deride incelme zamanla burun sırtında kamburlaşma yapmaktadır.

    Ağız bölgesinde yaşlanma ve belirtileri

    Dudaklarda vermilionlarının silinmesi

    Üst dudağın uzaması ve içe doğru kıvrılması bunun ile gülme estetiğinin bozulması

    Alt dudağın düşmesi; buda gülme sırasında alt ön dişlerin görünürlüğünü arttırmaktadır.

  • Çene estetik analizi

    Çenenin değerlendirilmesi; dudaklar hafif açık, tam kapalı ve gülümseme sırasında fotoğraflanarak yapılmaktadır.

    Çenenin yüzün diğer anatomik alanları arasındaki harmonisine bakılmalıdır. Burun, dudakların çene ile olan uyumu son derece önemlidir.

    Çenenin yapısı cinsiyete, çene kemikleri-yüz problemlere bağlı olarak değişmektedir.

    Çenede kemik yapı ve destek dokusu muayene ile değerlendirilir. Bu değerlendirme tam ortada yapılmalıdır. Çene yumuşak dokusu kalınlığı 8-10 mm dir.

    Alt dudak altında çeneye doğru katlantı bulunmaktadır. Buna labiomental fold denilmektedir. Bu katlantı alt dudak vermilion sınırından 4 mm alt kısımdadır.

    Bu yüzün alt kısmını 2 ye bölmektedir. Üstte alt dudak ve altta çene en önemli anatomik yapılardır.

    Çenenin deformiteleri kemik yapının şekline, yumuşak dokunun kalınlığına yada kas aktivitesinin asimetrisine(dinamik çene asimetrisi) bağlıdır.

    Bazen submental oluğun derinleşmesi ile birlikte çene düz ve aşağı düşmüş olabilir buna Cadı Çenesi deformitesi(düşük çene yerleşimi) denilmektedir. Yaşa ve önceki cerrahi işlemlere bağlı olarak gelişebilmektedir.

    Bazı kişilerde çeneden çene pedi 2 ye ayrılmakta ve üzerinde bir katlantı gelişmektedir. Double chin denilmektedir.

    Profil yüz değerlendirilmesinde çene kemiği ve bunun köşelerinin değerlendirilmesinde hastanın ağzını serbest bırakması istenir. Bu şekilde fotoğraf alınır. Ancak çene ve dişler sıkılarak bir fotoğraf daha alınmaktadır. Çene kapatıldığında bazı hastalarda bu anatomik alanda ve yüzde yumuşak dokularda ciddi değişimler olmaktadır.

    1 resimde hasta relax durumda 2. resimde hastanın çenesini ve dişlerini sıkması ile yumuşak dokularda ciddi değişimler gözlenmektedir.

    Çenenin değerlendirilmesinde bir çok yöntem kullanılmaktadır.

    Subnasalden geçen dik çizgi

    Subnasaleden çizilen dik çizgi çenenin ve üst ile alt dudakların değerlendirilmesinde kullanılmaktadır. Bu çizgini belirlenmesinde ilk basamak hastanın doğal baş pozisyonunun verilmesidir. Üst dudak bu dik çizginin 1-2 mm önünde alt dudak tam çizgi üstünde yada 1 mm gerisindedir. Çenenin en önde görünen yumuşak dokusu olan pogonionun bu çizgi 2mm önünde yada gerisende olması kabul edilmektedir.

    Rish tekniği; Frankfort Horizontal line dik ve alt dudağın vermilion borderuna teğet çizilen çizgi çene için meridyen çizgisidir ve çenenin lokalizasyonunu belirler.

    Legan açısı; glabella –subnasale arasında çizilen çizgi ile subnasale-pogonionçizgisi arasında oluşan açı 12 derece(art eksi 4 derece) dir.

    Gonzales-Ulloa nın tanımladığı çene meridyen çizgisi; Nasiondan geçen ve Frankfort Horizontal line dik çizgi önemlidir. Pogonion çizginin 5 mm içerisine düşmektedir. Pogonion 5 mm den daa fazla içeriye düşebilmektedir. özellikle kadınlarda böyledir. Kişiye kadınsı bir görüntü vermektedir. Retraksiyon 1 cm den fazla ise 1. derece retraksiyon, 1- 2 cm ise 2. derece retraksiyoon ve 2 cm den fazla ise 3. derece retraksiyon anlamına gelmektedir. 1. ve 2. derece retraksiyonlar implantlerle 3. derece ise maxillofacial cerrahi ile düzelmektedir.

  • Çene kemiği ve dişlerin estetik analizi

    Yüzün alt kısmında dişler, çene yapısı dudaklar estetik çekicilikte ve güzellikte son derece önemlidir. Özellikle gülme ve sosyal mimiklerde bu bölgenin estetiği son derce önem kazanmaktadır.

    Bu alanın değerlendirilmesinde natomik alanlar;

    1. Çene kemikleri ve dişlerin değerlendirilmesi

    2. Dudakların değerlendirilmesi

    3. çenenin değerlendirilmesi

    Çene kemikleri ve dişlerin değerlendirilmesi

    Yüzün alt kısmının değerlendirilmesinde ağzın kapanmasında üst ve alt çenenin kapanma ilişkileri son derece önemlidir. Normalde ağzın kapanmasına üst ve alt çenendeki ön dişler bu sürece katılmaktadır.

    Dişler çene üzerinde bir ark üzerinde dizilmektedir. Üst çenedeki diş arkı alt çenedeki diş arkından daha geniştir. Estetik ve fonksiyonel olarak her iki arkta komşu dişler arasında boşluk olmamalıdır. Ayrıca dişlerin sıkılması sırasında üst ve alt dişlerin birleşmesi sırasında da aralarında boşluk içermemelidir.

    Üst ön kesici dişler değerlendirildiğinde alt kesicilere göre daha öndedir buna overjet denilmekte.

    Aşağıda ideal bir çene ve diş kapanması görülmektedir.

    Bu ideal kapanma dışında aşağıdaki gibi kusurlar gelişebilmektedir.

    Sınıf I; Üst diş arkının alt diş arkına göre hafif önde olması,Sınıf II; Üst diş arkının alt diş arkına göre daha önde olması, Sınıf III; Üst diş arkının alt diş arkına göre daha geride olması

    Dişlerin kapanması sırasında üst ve alt diş arklarının orta hatları simetrik olmalıdır. Olmamasına maloklüzyon denilmektedir. Bu yüze estetik olarak asimetri kusur olarak yansıyacaktır.

    Üst kesici dişler üst dudağı ve pozisyonunu etkilemektedir. Bu hem dudakların estetiğini hemde gülme sırasında dudakların pozisyonunu etkilemektedir.

    Kesici dişlerin öne olan açılanmaları son derece önemlidir. Aşağıdaki resimde1 resimde ön kesici dişlerin açılanması ile üst dudağın birebir nasıl etkilendiği gösterilmiştir. 2. resimde ön dişler öne aşırı açılanması, 3. resim ideal ön dişlerin açılanması 4. resim ise ön dişlerin geriye açılanması gösterilmektedir.

    Üst ön dişler; 4 adet kesici, 2 adet köpek dişi ve 4 adet premolar dişlerden oluşmaktadır. Bunlar özellikle gülümseme sırasında estetik olarak ön plana çıkmaktadır. Bunların şekilleri, renkleri simetrileri, diştlerinin yapısı ve görünümü önemlidir.

    Yüz estetiğini etkileyen başlıca çene problemeleri;

    Yüzün 1/3 alt kısmının uzaması;

    Bu hastalarda yüz uzamış ve genişliği azalmış olarak gözlenmektedir. Ayrıca alt çene dış kenarlarında asimetri, elmacık kemikleri, göz altı, yanaklar ve çene düzleşmiştir. Üst dudaklar içe kıvrılmış gibi görünmekte volümleri azalmıştır. Labiomental katlantı düzleşmiştir. Mandibular kenar silinmiş ve saat yönünde rotasyon gözlenmektedir. Çene-gırtlak-boyun dış çizgisi uzunluğu cervicomental açının artması ile azalmıştır.

    Yüzün 1/3 alt kısmının kısalması

    Yüzün alt kısmının yüksekliğinin azalması, buna karşın orta ve üst yüz bölgelerinde artış mevcuttur. Burun daha uzun görünmektedir. Üst dudak aşağı doğru rotasyon göstermektedir. Labiomental fold aşırı derin ve doğal görünmemektedir. Mandibular dış kenarı saat yönünün tersinde rotasyonu var ve nerede ise horozontal durmakta ve buda çene projeksiyonunu büyük göstermektedir. Gırtlak uzunluğu aşırı derce kısadır.

    Yüzün orta ve lat 1/3 kısmı arasındaki tutarsızlıklar olabilmektedir.

    1. Yüzde orta bölüm geride alt bölüm daha önde; Yüzün alt kısmı daha önde orta kısmı ise daha arkada yerleşmiştir. toplam yüz uzunluğu artmıştır. Yanaklar, göz altı, burun çevresi düzleşmiştir. Burnun alt kısmı normal gibi görünmekte ancak iskelet kısmı yetersiz gibi durmaktadır. Üst dudakta saat yönünde rotasyon var yani volüm az görünmektedir. Çene hafif önde, labiomental fold normaldir. Mandibular kenar çizgisi belirgin ve saat yönünde rotasyon göstermektedir. Çene-gırtlak-boyun dış çizgisinde cervicomental açı belirgindir.

    2. Yüzde alt bölüm geride orta bölüm hafif önde; Yüz konveks görünür. Bu mandibula saat yönünde rotasyonuna bağlıdır. Malar, infraorbital, yanaklar, paranasal ve çenede düzleşme gözlenmektedir. Üst dudak dış çizgisindesaat yönünde rotasyon, labiomental fold düzleşme, mandibular dış kenarda saat yönünde rotasyon ve cervicomental açınına artması ile gırtlağın kısa görünmesi gözlenmektedir.

  • Çene altı-boğaz-boyun bölgesinin estetik analizi

    Bir diğer değerlendirme profilden alt çene-boğaz-boyun değerlendirilmesidir. Profilde bu alanı oluşturan hyoid kırkırdak, alt çene kemiği, yumuşak doku, platysma kası, yağ dokusu ve boyun derisi etkili olmaktadır.

    Bu değerlendirmede;

    Alt çene sınırı alt çene köşesi ile çene arasındaki hat ile tanımlanmaktadır. Üzerindeki yumuşak dokunun ince olması ve saat yönünün tersine olan yapılanması daha estetik görüntüye neden olmaktadır. Alt çene sınırının burada yağ dokusu birikimi ile fazla olması ve bu sınırın saat yönünde olan yapılanması estetik olarak olumsuz bir görüntüye neden olmaktadır. Alt çene açısını ve alt çene konturunun 1/3 arka kısmının yapılanmasını masseter kası belirlemektedir. Bu kasın hipertrofsi ile volümünün artması bu görselliği etkileyebilmektedir.

    Alt çene kemiğinin boyutu ve üzerindeki yumuşak doku önemlidir.

    Alt çene kemiğinin eğimi; Bu eğimin saat yönünün tersine olması çenenin daha önde olmasına ve yüzün 1/3 alt kısmının kısa görünmesine neden olmaktadır. Bu görüntü çene-boğaz-boyun ilşkisini istenen gibi göstermektedir. Bunun tersinin olması yani çene kemiğinin saat yönünde eğim göstermesi çenenin kısa olmasına, yüzün 1/3 alt kısmının uzun görünmesine ve çene-boğaz-boyun ilişkisinin olumsuz olmasına neden olmaktadır.

    Boğaz uzunluğu; Bu boyun –boğaz noktası(NTP) ile menton arasındaki mesafedir. (NTP-Me) bu klinik olarak kısa yada uzun olarak tanımlanmaktadır. Metrik olara ölçülmez. İlk resimde sarı çizgi mentondan geçen horozontal düzlem. Kırımızı ise menton-NTP hattı. Resimde görüldüğü gibi kırmızı hat yukarı rotasyon göstermektedir. Boyun ile boyun-boğaz mesafesi daha uzun, 2. resimde ise aşağı doğru rotasyon göstermekte yani boyun ile boyun –boğaz kısa görünmektedir.

    Hyoid kemiğin pozisyonu önemlidir. İdealde bunun üst ve arka yerleşimi istenmektedir.

    Alt çene-boğaz-boyun alanı yüzün en fazla yağ dokusunun biriktiği alandır. Bu bölgenin muayenesi kas dokusunun gevşemesi yada yağ dokusu birikimini göstermektedir.

    Yaşlanma ile boyunda deri elastikiyeti artışı ve boyun bantlarının varlığı boyun estetiğini etkilemektedir

  • Yüz analizinde kantitatif (sayısal ölçümler yapılarak) değerlendirme yöntemi bölüm 1

    Yüz analizinde kantitatif (Sayısal ölçümler yapılarak) değerlendirme Yöntemi Bölüm 1

    Yüzde estetik analizler başlıca yüzde deri, destek dokular ve yüz kemiklerinin ilişkileri üzerine odaklanmış olup çok sayıda değişken tarafından tanımlanmıştır. Yüzde estetik uyumsuzlukları değerlendirirken hastadan elde edilen bilgilerle normal ortalamalar ve değişkenler karşılaştırılır. Bu tarzdaki analizler, bireysel değişimleri ölçmeye yararken tedavi planlamasını uzman doktorlar arası iletişimi ve tedavi yöntemlerinin öğretilmesini de kolaylaştırmaktadır.

    Her analiz çalışma tanı ve tedavi planına ulaşmak adına pek çok değişik ölçümü tetkik eder. Aynı hastayı değerlendirmek amacıyla farklı analizler kullanıldığında farklı tanılar, tedavi planlamaları ve sonuçlar meydana gelmektedir. Bu analizlerde kullanılan ölçümler değişimi hesaplamada birer rehber olarak hizmet etmektedir.

    Yüz iskeleti ve onu çevreleyen yumuşak dokular, yüz uyumunu ve dengeyi belirler. Yüzün görsel etkisini sağlayan örtücü yumuşak dokuların yapısı ile birbirleriyle olan göreceli orantılarıdır.Yüzde iskelet sisteminde olası anomalilerin yumuşak dokular tarafından maskelenip veyahut abartılabileceği fark edilmiştir.

    Bu analizler sonunda elde edilen standart kavramı, normal yüz paternini ve ortalamayı çok iyi bir şekilde tanımlayabileceği gibi verilen başka insanlar gözünde en iyi ve en güzel olmayabilir.

    Yüz analizinde kantitatif yani sayısal ölçümler yapılarak değerlendirme yapılması 2 ye ayrılmaktadır.

    1. Yüzün genel kantitatif değerlendirmesi;

    2. Yüzün anatomik alanlara ayrılarak kantitatif değerlendirmesi;

    Alnın değerlendirmesi

    Göz ve göz kapaklarının değerlendirmesi

    Kaşların değerlendirilmesi

    Burunun değerlendirilmesi

    Dişler ve çene kemiklerinin değerlendirilmesi

    Dudakların değerlendirilmesi

    Gülmenin değerlendirilmesi

    Yüzün genel kantitatif değerlendirmesi

    Yüzün kantitatif değerlendirmesinde ölçümler ve ideal fotoğraflama için başın doğal pozisyonda olması gerekmektedir Bunun için bir standart geliştirilmiştir. Dış kulak yolunun hemen üzerinden göz lar kemik sınırna doğru çizilen hat yere paralel olmalıdır. Buna Frankfort çizgisi denilmektedir.

    Kusursuz orantılara sahip bir insanın boyunun, başının yedi buçuk katı olduğu bilinmektedir. İnsan başına önden bakıldığında baş, yüksekliği 3.5 ve genişliği 2.5 oranlarında olan dikdörtgen meydana getirir.

    Yüz trichion-saç çizgisi, glabella-kaşların arasındaki en belirgin nokta ve menton-çenenin en belirgin noktası referans alınarak üst orta ve alt olarak 3 alana bölünmektedir. Normalde bu 3 bölüm eşit olmalıdır. Erkeklerde kadınlara göre orta bölüm daha fazladır.

    Batı ırklarında yüzün orta 1/3 kısmı üst 1/3 den daha kısadır. Üst ve orta bölüm alt 1/ 3 den daha kısadır.

    Yüzün üst, orta ve alt bölümleri

    Alt yüz yüksekliği yüzün alt 1/3 ünü ifade eder. Bu bölüm gelişim sürecinde değişmektedir. 6 yaşındaki erkekler için ortalama alt yüz yüksekliği 61.4mm’dir ve 18 yaşında 71.9mm olur. Kızlar için ise 6 yaşındaki ortalama yükseklik 58.8mm iken 18 yaşında 65.5mm’ye yükselir. 8–18 yaşları arasında, her yıl için ortalama artış erkeklerde 0.9mm iken kızlarda 0.6mm’dir.

    Alt yüz yüksekliğinin artışı aşırı alt yüz yüksekliğine işaret eder. Asıl önemli olan ise orta ve alt yüzün tam ölçümlerini orantısal bir ölçümle karşılaştırmaktır.

    Burun tabanından-subnaseleden çenenin en alt yumuşak dokusu-menton’a kadar olan bölüm yüzün 1/3 alt bölümüdür. Alt yüz yüksekliği Subnasale’den Menton’a dik olarak ölçülür. Glabella’dan, yumuşak doku Menton’a ölçülen değer ise total yüz yüksekliğidir. Alt yüz yüksekliği için normal oran total yüz yüksekliğinin %53-56’dır. Bu oran gelişim sırasında göreceli olarak sabit kalır. Aşırı alt yüz yüksekliği olan hastalarda dikey boyutun kontrol edilmesi çok önemlidir.

    Yüzü yüksekliği artabilir. Bu yükseklik nedenleri;

    Üst çene kemiği-maxilla uzunluğu; Maxillanın gelişimsel süreçte uzun. Bu normal ve gülme sırasında diş ve diş etlerinin fazla görünmesine neden olmaktadır.

    Alt çene uzunluğunun artışı; Yüzün alt kısımında dudakların birleşme çizgisi-stomion ile çene alt noktası-menton arasındaki mesafenin uzamasıdır. Bu çene uzunluğu ile kendisini göstermektedir.

    Gözün iç ve dış köşeleri-intercanthal arasındaki uzunluk kadar yüz dik olarak 5 bölüme ayrılmaktadır.

    Yüzün yükseklik ve genişlik oranı yüz indeksini – “Facial indeks” vermektedir. Bu indeks yüzün şeklinin belirlenmesi sağlamaktadır(uzun, kısa, kare gibi).

    Yüzün uzunluğu/genişliği erkeklerde 1.35, kadınlarda 1.3 dür.

    a;saç çizgisi- trichion ve çene alt sınır-menton mesafesi, b; elmecık kemiği-zygomatik arkın en çıkıntılı alanı arasındaki mesafe, Burada b a nın % 70 kadar olmalıdr. c; şakaklar arası-bitemporal mesafe. c b nin %80-85 kadar olmalıdr. d çene kemiği köşeleri-bigonial mesafe. d b nin %70-75 kadarı olmalıdır.

  • Yüzü estetik olarak çekici ve çirkin kılan nedir?

    Güzelliğin iki önemli bakış açısı vardır. “Güzellik, şekil ile hacim arasındaki dengedir” tanımı ile güzelliğin objektifliği vurgulanırken; “güzellik, bir canlının, somut bir nesnenin veya soyut bir kavramın algısal bir haz duyumsatan, hoşnutluk veren hususiyetidir” şeklinde de subjektifliği vurgulanmıştır. Genel tanımı ile; “güzellik, insan yüzünde ya da diğer bir objede görünüşü keyiflendiren biçim, orantı, renk gibi kalitelerin kombinasyonudur” şeklinde tanımlanabilir.

    İnsanlarda görme ve gözlerin bir objeye bakması sırasında odaklanma ile ilgili yapılan fizyolojik çalışmalarda ilginç sonuçlara ulaşılmıştır. Biz bir objeye baktığımızda gözlerimiz objenin bütününden çok belli alanlarına odaklanmaktadır. Buna objenin odaklanma noktaları denilmektedir. Gözün bir objeye bakması sırasında kısa sürede ve hızlı hareketleri ile ilk olarak bir noktaya odaklandığı sonra diğerlerine odaklandığını biliyoruz. Bu noktalar objenin 2-3 alanından fazlası olmamaktadır.
    Yüze bakıldığında odaklanan noktaların yüzün açıları ve eğimleri olduğu bilinmektedir. Bunu yaparken yüzde alışık olmadığımız açı ve eğimleri daha önce farkedilmektedir.

    Yüzde odaklanma noktaları

    Yüze yandan bakıldığında ağız köşeleri, göz iç ve dış açıları yüzün köşeli noktaları daha fazla dikkati çekmektedir.

    Yüze yandan bakıldığında odaklanma noktaları

    Yüze önden bakıldığında dikkat çeken odaklanma noktaları

    Yüze önden bakıldığında daha dikkatimizi çeken odaklanma noktaları

    Yüze yandan ve oblik bakıldığında odaklanılan en belirgin konkav ve konveks eğimlerdir. Burun kökü alanı, burun- üst dudak arası alan, alt dudak-çene arasındaki labiomental alan ve çene altı-boyun arası alan en belirgin konkav eğilerken, burun ucu, dudaklar ve çene en belirgin konveks yapılardır. Yüzün estetik olarak güzel ve çekici görünmesi sağlayan bu konkav ve konveks alanların düzleşmesi yada tersine dönmesi yüzde istenmeyen estetik görüntüye neden olmaktadır.

    Yüzde yan ve oblik bakıda konkav ve konveks eğimlere odaklanırız.

    Yaşlanma ve doğumsal yada travma sonradan gelişen yüz deformasyonuna bağlı olarak yüzde noktalar, konveks ve konkav eğimler ile çizgiler değişmektedir. Yüze bakılırken bu değişimlere daha fazla odaklanılmakta ve dikkat çekilmektedir. Örneğin burun sırtındaki bir düzensizlik hemen fark edilmektedir.

    Burun sırtında düzensizlik daha fazla dikkat çekmektedir.

    Bazen yüzde olmaması gereken nokta ve eğrilerin varlığı dikkat çekici olabilmektedir. Örneğin yaşlanma ile çene konveksitesinde jowl-gıdık ortaya çıkması gibi.

    İlk resimde çene kemiği kenarı düzenli ancak ikinci resimde yaşlılığa bağlı olarak jowl-gıdık gelişmiş ve bu daha dikkat çekmektedir.

    Yüzde mevcut konkav yada konveksitenin açısının değişimde dikkati çekebilmektedir. Örneğin aşağıdaki resimde gelişimsel alt çene geride olduğu için yüz profilden tüm eğrileri etkilenmektedir.

    Çenenin doğumsal geride gelişimi; yüzün tüm konturlarını değiştirmektedir.

    Yüzde olması gereken konkavite yada konveksite eğrilerinin olmaması yada düzleşmesi de görsel dikkati çekebilmektedir. Örneğin burun kökünde olması gereken konkavite olmadığında burası düzleştiğinde buna “Yunan Burnu”denilmektedir. Bu yüzün profil görüntüsünde çekici ve güzel olmayan bir görüntüye neden olmaktadır.

    Burun kökünde olması gereken konkavitenin kaybolması ve düzleşmesi “Yunan Burnu” ile çekici olmayan görsel görüntüye neden olmaktadır.

    Yüzde anatomik noktaların yer değişimide yüze çekici ve güzel olmayan bir görüntü vermekte ve yüze bakıldığında daha dikkat çekmektedir. Örneğin aşağıdaki resimde olduğu gibi burun kökünün daha aşağıda yerleşimi burunun daha kısa gibi algılanmasına ve daha dikkat çekmesine neden olmaktadır.

    Burun kökünün olması gereken alandan daha aşağıda yerleşimi burnun kısa ve estetik olarak çirkin görünmesne neden olmaktadır.

    Göz baktığı objelerde simetri ve oranların tam olmasını aramaktadır. Yüze bakıldığında yüzün simetrik ve orantılı olması gerekmektedir. Simetrik ve orantılı bir yüz daha güzel ve çekici olarak algılanmaktadır.

    Yüzde orta hatta özellikle burun sırtında asimetrik yapılanma

    Güzellik yarışmaları, kadınları bir kaidenin üzerine oturtup onları nesneleştirerek, bir ideale dönüştürdüğü gibi, güzelliğin evrensel bir değer olduğunu ve bütün kadınların bu güzelliğin peşinde olması gerektiği mesajını iletirler. Güzellik yarışmalarının ana öğesi olan kadın, moda ile yakın ilişkiler içerisindedir. Medya aracılığı ile topluma tanıtılması, toplumdaki algılanışı yönlendiren önemli bir gösterge olmuştur.

    Küreselleşmenin yoğun olarak yaşandığı günümüzde güzellik yarışmaları; toplumdaki değişen güzellik anlayışı hakkında bilgilenmemize yardımcı olmakta ve toplumsal olarak değişmeler izlenebilmektedir. Güzellik yarışmalarına yönelik yapılacak çalışmalar dönemin değişen güzellik anlayışı ve moda eğilimlerinin değerlendirilmesine de imkan sağlamaktadır.