Sağlıklı boyun; güçlü, dengeli ve ağrısız boyundur. Sağlıklı boyuna belli kurallara uyarak sahip olabiliriz..
> Asla ağır cisimleri kaldırmayın, çekmeyin ve itmeyin. Taşıyacağınız yükleri eşit olarak her iki elinize bölün.
> Başınızla yük taşımayın. Baş seviyesinin yukarısına doğru yük kaldırmayın.
> Boyununuzu sürekli öne eğik veya aynı pozisyonda sabit tutmayın.
> Özellikle bilgisayar ve tezgah başında 30 dakikada bir pozisyon değiştirin
> Telefonu konuşurken boyun-omuz arasına sıkıştırmayın.
> Otururken sırtı düz tutun ve yaslanın.
> Gerekirse boyun kıvrımınıza uyan boyun yastığı ile boynunuzu takviye edin.
> Yatak dışında boyununuz düşercesine uyuya kalmayın.
> Aşırı yüksek yastık kullanmayın. Boyun yastığı tercih edin.
> Çalışma şartlarınızı ve koşullarınızı iyi düzenleyin.
> Hayata bağlı kalın. Spor yapın. Motivasyonunuzu arttırın.
BOYUN ANATOMİSİ(YAPISI)
Boyun Anatomisi
Boyun, baş ile vücud arasındaki bağlantıyı sağlar. Boyun başımızı destekler ve dengeli pozisyonda tutar. Başın birçok yöne rahat hareket etmesini sağlar.
Boyun 7 adet boyun omurundan oluşur. Bu omurlardan en üst ikisi farklılaşarak kafatası kemiğine tutunmasını sağlar. Boyun omurları arasında diskler bulunur. Diskler aslında omurların birbirine sürtünmesini engelleyen jöle kıvamında yastıkçıklardır. Disklerin görevi üzerine düşen yük miktarını dengeli olarak alt seviyelere iletmektir.
Boyun omurları, diskler ve güçlü bağlar ile birbirine tutunurlar. Bu sistem kaslar ile esneklik kazanır ve kuvvetlenir.
Boyun omurgası içersinden omurilik ve sinirler geçer. Omurilik 2 cm kalınlığında beyinden aldığı emirleri tüm vücuda ileten son derece önemli bir yapıdır.
Boyunda omurilikten çıkan sinirler el ve kolumuzun hareketini, hissini ve kuvvetini sağlarlar.
Sağlıklı boyun dengeli boyundur. Bu dengeyi sağlamak için boyun omurgası doğal bir eğime sahiptir. Bu eğimin korunması rahat ve ağrısız boyun için çok önemlidir. Bu eğim bozulursa boyun omurgasında dejenerasyon ve bozulma başlar. Buda boyun ve kol ağrısını arttırır.
Boyun fıtığı en sık boyun ağrısı ile belirtisini gösterir. Fakat bu ağrıya kollara yayılan ağrı, güçsüzlük ve uyuşukluk hissi eşlik etmelidir. Bu şikayetleri olan hastaların beyin cerrahisi, fizik tedavi ve rehabilitasyon veya ortopedi bölümlerine başvurmaları gerekmektedir.
Boyun fıtığı boyun omurları arasında bulunan disklerin fıtıklaşarak boyundaki sinir köklerine bası yapması sonucu oluşur. Üst seviyelerde oluşan fıtıklarda şikâyetler omuzlarda iken alt seviyelerde oluşan fıtıklarda şikâyetler kollarda ya da ellerde oluşmaktadır.
Boyun fıtığının teşhisinde iyi bir anamnez yani hastalığın öyküsü alınması ve uygun muayenenin yapılması gereklidir. Bunlardan sonra boyun grafikleri, MRG – Manyetik Resonans Görüntüleme ve EMG –Elektro Myo Grafi gibi yöntemler boyun fıtığı tanısında kullanılır.
Boyun fıtığı tespit edilen hasta kişilerde tedavi yöntemleri hastalığın şiddetine bağlı değişir. Ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler çoğu zaman yeterli iken bazı hastalar için fizik tedavi egzersiz uygulanması gerekebilir.
Bu tedaviler yetersiz kaldığında cerrahi teknik gerekebilir. Boyun fıtıklarının cerrahisinde sinirlere bası yapan fıtıklaşmış diskler temizlenir ve yerine titanyumdan oluşan bir disk yerleştirilir. Ameliyat 45 – 60 dakika arası sürebilir. Ameliyattan 2 saat sonra hastalar ayağa kalkabilmekte ve 1 hafta içinde günlük hayatlarındaki işlerine dönebilmektedirler. Ameliyat sonrası 6 hafta kadar boyunluk kullanılması gereklidir. Boyun fıtıklarında eğer hastaya cerrahi teknik uygulanacaksa, hastalar muhakkak bir beyin ve sinir cerrahına danışmalı en uygun şekilde tedavi edilmelidirler.
Boyunda 7 adet omur bulunur. Yapıları itibariyle bel omurlarından tek farkları, daha küçük olmalarıdır. Her omurga arasında yastıkçık dediğimiz kıkırdaklar mevcuttur. Bu kıkırdak yapının yırtılarak, omurga içinde seyreden omurilik veya kola dağılan sinirlere baskı yapması donucu oluşan hastalığa boyun fıtığı denir. Başlangıçta boyun ağrısı ve kol ve el sinirlerinin bası altında kalması sonucu hastanın kolunda ağrı (Brakialji) olur. Zamanla yırtılan kıkırdak sinirlere baskı yaparsa kolda kuvvetsizlik, eğer omuriliğin kendisine de bası yaparsa tüm vücutta hareket kusurları ortaya çıkabilir. Hastalığın çok ileri dönemlerinde yatağa bağımlı hale gelir. Boyundaki değişiklikler beyine giden kan damarlarına da bası yapabilir. Bu durumda algılamada güçlük, odaklanamama, uyku bozukluğu, sabah yorgun kalkmak, kulak çınlaması, baş dönmesi ve görme kusuru gibi şikâyetler olabilir.
Özellikle son yıllarda bilgisayar kullanımındaki artışla birlikte, boynun aynı pozisyonda uzun süre kalması sonucu boyun kaslarında güçsüzlük ve omurlar arasındaki omurda yıpranma sonucu boyun fıtıklarında artış görülmektedir.
Tedavi
İlaç Tedavisi; boyun ağrısının daha fazla olduğu durumlarda etkili olabilir.
Fizyoterapi; ilaç tedavisinin etkili olmadığı ve boyun ve kol ağrısı orta şiddette ve güçsüzlük gelişmemiş olan hastalarda etkili olabilir.
Cerrahi Tedavi; Mikrodiskektomi ile boyun fıtıkları ameliyat edilir. Disk mesafesine hastanın kendi kemiği (otogreft), dışarıdan kadavra kemiği (allogreft), kafes veya disk protezi (boyun hareketlerini korumak amaçlı) konulabilir.
Mikrodiskektomi, Mikroskop altında yırtılan kıkırdağın tam olarak çıkartılabilmesi işlemidir. Ameliyat sonrası ağrı ve hareket kısıtlamasının olmaması, hastanın kısa sürede evine ve işine dönebilmesi, ameliyata bağlı doku hasarının, kan kaybının ve enfeksiyon riskinin en az olması açısından büyük avantajları vardır.
İnsan boynunda 7 adet omur bulunur. Her bir omurun birbiri ile arasında disk adını verdiğimiz yastıkçık görevi gören kıkırdaklar mevcuttur. Bu kıkırdak yapının yırtılarak, omurga içinde seyreden omurilik veya kola gelen sinirlere baskı yapması sonucu ortaya çıkan duruma boyun fıtığı denir. Boyun fıtığı hastada şiddetli bir boyun ağrısıyla birlikte kola yayılan ağrı ve uyuşma meydana getirir. Zamanla yırtılan kıkırdak sinirlere baskı yaparsa kolda kuvvetsizlik, eğer omuriliğin kendisine de bası yaparsa tüm vücutta hareket kusurları ortaya çıkabilir. Boyun fıtığının çok ileri dönemlerinde hasta yatağa bağımlı hale gelebilir.
Boyun omurlarının yapısı
Kafa tabanından itibaren 7 adet omur cisminden oluşur. Her omur cisminin ortasında, beynin devamı olan omurilik bulunur. Vücudun çeşitli yerlerinden beyine dönen duyular veya beyinden vücuda dağılan emirler omurilik içinde seyreder. Boyun bölgesinde her omur cismi hizasından çıkan sinirlerde kola ve sırta yayılarak, bu bölgelerin duyu ve hareketini sağlar. Omurgalar arası yastıkçık dediğimiz disk dokusunun dış kısmı (anulus fibrosus) ve iç kısmı (nucleus pulposus ) bulunur. Jelatin kıvamındaki iç kısmın, daha kuvvetli bir bağ dokusundan oluşan dış kısmı yırtarak omurilik ve sinirlere bası yapması sonucu boyun fıtığı ortaya çıkar. Burada dikkat edilmesi gereken ve bel fıtığından başlıca fark, sadece sinirlere değil omuriliğin kendisine de baskı olması sonucu vücudun tamamında kısmi veya tam kuvvetsizlik oluşmasıdır. Omurilik ilk bel omuru hizasında sonlandığından ve alt bel omurları içinde sadece ayağa giden sinirler bulunduğundan, bel fıtığında belirli sinirin dağıldığı alanda felçler görülür.
Boyun fıtığına sebebiyet veren durumlar
Boyun omurları arasındaki kıkırdağın dejenerasyona (yıpranma) uğraması
Ani ve güçlü boyun hareketleri; Ağır kaldırmak, ani ters dönüşler
Baş öne eğik olarak uzun süreli çalışma; Masa başı işleri
Özellikle emniyet kemeri takmadan araba kullananlarda ani fren sonrası boyna etki eden darbeler,
Trafik kazaları
Geçirilmiş boyun incinmesi, spor yaralanmaları
Osteoporoz
Boyun fıtığı ile karışan hastalıklar
Fibromyozitis: Sık tekrarlayan boyun ve bel adalelerinin spazmıdır. Halk arasında adale romatizması olarak bilinir.
İmpingment Sendromu: Omuz ekleminin sertleşmesi ve kola yayılan çok şiddetli ağrıyla seyreder. Hastalık özellikle geceleri daha şiddetli ağrı yapar.
Sinir Tuzaklanmaları: Omurilikten çıkarak dağılan sinirlerin kolda belli noktalarda sıkışmasıdır. En iyi bilineni El-Bilek Kanalı Hastalığı olup, orta yaşı geçmiş özellikle kadınlarda veya bilek kuvveti gerektiren herkeste geceleri kolun tamamına yayılan ağrı ve uyuşmalardır. Boyun fıtığı ile birlikte olursa çift tuzaklanma denir ve her ikisinin de aynı anda tedavisi gerekir.
Genelde boyun fıtığı gelişiminde boyuna alınan darbeler, trafik kazaları, düşmeler önemli rol oynarlar. Böylesine bir öyküde boyun için de inceleme ve tetkik istemekle isabetli davranırsınız.
2.Kürek kemiği kenarında ağrı
Hastalığın başlangıcında kürek kemiğinin iç kenarına vuran bıçak saplanırcasına bir ağrı olur. Bu dönemde uygun tedbirler alınırsa fıtık ilerlemez.
3. Kola vuran ağrı
İlerlemiş boyun fıtığı olgularında ortaya çıkar ve önem arzeder. Yine çoğunluğu uygun tıbbi ya da fizik tedavi yöntemleri ile geçer. Bu aşamada kola giden sinir omurilik çıkışındaki kanalda sıkışmıştır. Yakalık kullanma bu evrede yarar sağlayabilir ancak 3 haftayı geçirmemek önerilir. Boyun hareketleri bu dönmede sınırlanmalıdır. Ancak kol ve eller çalıştırılabilir. Bu aşamada ağrıya dayanılabiliniyorsa ameliyat gerekmeyebilir.
4.Kol ya da parmaklarda kuvvetsizlik, uyuşma
Kola ya da parmaklara giden sinirlerin omurilik seviyesinde ya da çıkışlarındaki süregelen baskılardan ortaya çıkar ve ameliyat gerektirebilir. Bu aşamada genellikle ağrı ikinci plandadır hatta tamamen kalkmış bile olabilir; hasta ve cerrah tedaviyi yönlendirmede birlikte karar vermelidir.
5. Baş dönmesi
“Boyun fıtığı baş dönmesi yapar” eski bir görüştür. Boyun omurları arasından özel kemik kanallardan bir çift önemli beyin damarı geçer. Bunların etkilenmesi baş dönmesine neden olabilir ancak boyun fıtığının tek başına baş dönmesi yapması artık kabul edilen bir durum değildir.
6. Kortizon uygulanması, vidalama ameliyatları
Kortizon ameliyat aşamasına gelmiş boyun fıtığını geçici bir çözüm olarak tedavi edebilir. Buradaki tedavinin uzman ve deneyimli olanlara bırakılması önerilir. Yerinde ve yetkin deneyimli uzmanlarca stabil olmayan olgular için uygulanan titanyum vidaları ile stabil hale getirme işleminin sakıncası yoktur. Bunlar vücutta bir reaksiyona neden olmaz.
7. Ameliyat şekli
Genelde boyun fıtığı ameliyatları iki yöntemle yapılır. Biri boyundan yani ön taraftan; diğeri ise enseden yani arka taraftan. Bunun seçiminin deneyimli ve yetkin olan beyin ve sinir cerrahi uzmanına bırakmanız önerilir.
8.”Filminizde boyun fıtığı var”
Oldukça sık gördüğümüz bir durumdur. Boyun fıtığı bulgusu ya da yakınması olmadığı halde (örneğin baş dönmesi nedeni araştırılırken) bir boyun MR tetkiki çekilmiş ve “sizde boyun fıtığı var ameliyat olmanız gerekir” denebilir. Unutulmamalıdır ki biz filmi değil hastayı ameliyat ederiz. Hiçbir boyun fıtığı yakınması olmadığı halde tetkiklerinde ameliyatlık derecede boyun fıtığı bulguları olan kişi sayısı hiç de az değildir. Bu durumda yetkin ve deneyimli bir beyin ve sinir cerrahına görünmeniz önerilir.
9.Bilgisayar, cep telefonları, tabletler ve spor
Günümüzün vazgeçilmez alışkanlığı olan cep telefonları ve tabletler kullanımları sırasında çok ilginç olarak boyun fıtığına benzer belirti ve bulgu verebilirler. Bu nedenle aşırı kullanımlarından sakınmanız, arada mola vererek ayrılmak suretiyle boyun kaslarını rahatlatmanız önerilir. “Spor sağlığa zaralıdır” diye bir deyiş vardır. Gerçekten bilinçsiz yapılan spor bedene zarar verebilir. Yaptığınız sporda boyun omurlarının hareketinin en azda tutan tiplerini seçiniz. Kol ve bacakların hareketi yararlıdır. Bu nedenle biz yüzmeyi öneririz. Aşırı boyun hareketine neden olan sporları yapmayınız. Halter kaldırma işlemini yatarak yapınız.
10. Kalp seviyesinin üzerinde zorlama ağırlık kaldırma veya indirme
Boyun fıtığının ilerlemesine neden olan biçimsiz hareketlerin başında kalp seviyesinin üzerinde ağır bir şey kaldırma ya da indirme gelir. Bunlara örnek olarak perde asma, indirme, çamaşır asma ya da indirme, yüklükten bir şey indirme ya da kaldırma v.b. verilebilir. Bunlardan sakınmak mutlaka gerekirse merdiven ya da yükselti ile aradaki mesafeyi kısaltmak önerilir. .
Günümüzde birçok kişi hayatı boyunca en az bir kez boyun ağrısı çekmektedir Boyun ağrısına yol açan hastalıklarda ağrı bazı kişilerde sadece ensede görülürken,bazı kişilerde ise enseden başa, sırta, kollara ve hatta göğse doğru yayılabilir. Genellikle hastanın boyun hareketlerinde kısıtlılık , kola ve ele yayılan uyuşmalar, ellerde güçsüzlük hissi, baş dönmesi, sersemlik hissi ağrı ile birlikte sık dile getirilen diğer şikayetlerdir. Boyun ağrısına yol açan hastalıklar çok çeşitlidir. Bunlar arasında boyun omurgasında osteoartrit (kireçlenme), boyun fıtığı, miyofasyal ağrı sendromları, aşırı kullanıma bağlı gelişen ve zedelenme sonucu gelişen ağrılar sayılabilir. Masa başında çalışanlar ve bilgisayar kullananlarda boyun ağrısı sıktır. Özellikle kadınlarda yaşla birlikte ağrının sıklığı artmaktadır.
Neler Yapmalıyız?
Duruşunuzun düzgün olması ve boyun-sırt bölgenizin güçlendirilmesi, boyununuzun darbeden ve tekrarlayıcı stresten korunması gerekmektedir. Dengeli beslenmeli ve günlük fiziksel aktivitemizi arttırmalıyız.
Masabaşı Çalışanlar İçin
Masada otururken sık ve kısa aralar verip ayağa kalkmalısınız, kısa yürüme ve germe egzersizleri yapmak önemlidir.
Sandalyenizi kalçalarınızın hizasında dizlerinizden hafifçe daha yukarıda olacak şekilde ayarlamalısınız, baş ve boyun doğru pozisyonda olmalıdır.
Genel Olarak
Çok kalın yastıkla yatmamalıyız. Yüzüstü yatmak boyundaki ağrınızı ve kısıtlılığı arttırabilir bu nedenle sırtüstü ya da yan pozisyonda yatmak daha doğrudur.
Uzun süre başınızı aşağı doğru eğecek aktivitelerden kaçınmanız gereklidir.
Boyuna yönelik germe ve güçlendirme egzersizlerin yapılması uzun dönemde ağrının tekrarlamaması için önemlidir. Genel sağlığınız için yürüyüşler yapmalı ve mümkünse omurga sağlığımız için yüzmeliyiz.
Boyun Ağrılarının Tedavisi
Boyun ağrılarının tedavisinde öncelikle ağrının kaynağının teşhis edilip tedavinin bu tanı yönünde planlanması en doğru olanıdır. Bazı boyun ağrılarının kaynağı boyun fıtıkları yada tümörler olabilmektedir. Boyun fıtığı olgularının bir kısmı ilaç tedavisi ve fizik tedavi gibi ameliyat dışı yöntemlerle iyileşebilmektedir. Ancak, mesane ve barsak fonksiyonlarında bozulma,uygun tedaviye rağmen kas gücü ve duyu kusurunun ilerlemesi, sinir kökü basısına bağlı ağrının diğer tedavi yöntemleriyle giderilememesi gibi durumlarda cerrahi tedavi uygulanır.
Fizik tedavi: Birçok kişide boyun ağrılarında fizik tedavi ile düzelme sağlanabilmektedir. Fizik Tedavide sıcak, soğuğun ve elektriksel uyarının fizyolojik etkilerinden yararlanarak kaslarda gevşeme ve yumuşak doku ağrılarının giderilmesi amaçlanır. Sinir kökü ağrılarının ve baskısının azaltılması için traksiyon yöntemleri kullanılabilir.
İlaç tedavisi: Boyun ağrılarında ağrı kesiciler, antienflamatuar ilaçlar, kas gevşetici ilaçlar, uyku düzenleyici ve antidepresan ilaçlar kullanılabilir. İlaç tedavisinin mutlaka hekim tarafından düzenlenmesi gereklidir.
Bazı hastalarda , elle yapılan spinal mobilizasyon ve manipulasyon tedavileri de oldukça yüz güldürücüdür. Ancak mutlaka bu konuda eğitimli ve deneyimli hekimler tarafından uygulanmalıdır. Yumuşak doku veya boyun eklemlerine ya da epidural aralığa enjeksiyon uygulamaları da uygun hastalarda faydalıdır.
Boyun ağrılarında özellikle akut dönemdeki boyun zedelenmelerinde boyunluk verilebilir. Uzun süreli veya devamlı kullanımda boyun kaslarında zayıflama ve boyun hareketlerinde kısıtlılık gelişebileceği için kısa süreli kullanım önerilmektedir.
Rehabilitasyon: Hangi tedavi uygulanırsa uygulansın, kalıcı bir iyileşme için doktor tarafından düzenlenen boyun egzersiz programı tedavinin esasını oluşturur. Egzersiz programı her hasta için ayrı düzenlenir. düzeltici egzersizler, boyun kaslarını germe egzersizleri ve boyun kaslarını güçlendirici egzersizler uygulanır.
Boyun fıtığının tıbbi ismi servikal disk hernisidir. Boyun denilen servikal bölge 7 omurgadan oluşur ve her bir omurga C1 den C7 ye kadar numara alır. Boyun fıtığı en sık C5-C6 ve C6-C7 arasındaki disklerden oluşur. Boyun fıtığının oluş nedenleri arasında ağır kaldırma, uzun süreli bilgisayar kullanımı gibi postür bozuklukları ve travma sayılabilir. Bazı araştırmaların sonucunda en sık 40 yaşlarında ortaya çıktığı ve kadın/erkek oranının 1/1.4 olduğu söylenmektedir.
Boyun fıtığında bulgular boyun ağrısı, kollarda uyuşma ve boyundan kola doğru uzanan kol ağrısı, kollarda kuvvet kaybı, boyundan başın arkasına doğru uzanan ağrılar olarak sıralanabilir. %80 ilk bulgular enseden başa doğru yayılan ağrılar ile birlikte boyunda düzleşme bulgusu ile ortaya çıkan omurga etrafındaki kasların spazmına bağlı oluşan ağrılardır. Bu tip ağrılara psikiyatrik hastalıklar dahil bir çok hastalık neden olabilmektedir. Bu nedenle ameliyat bu tip hastalarda yanlış bir tedavi seçeneği olacaktır. Doğru tedavi seçeneği bu tip hastalar için daha çok takiptir. Bazı araştırmalar göstermiştirki bu tip hastaların %43 ünde ağrı zamanla kendiliğinden geçmektedir.
Boyun omurlarında, her seviyenin sinir kökü sıkışmasının kuvvet, hissel, refleks kayıpları olmak üzere kendine özgü bulguları vardır.Tutulan taraf kolun ağrıması, sıkışan sinirin kolda görev gördüğü yerde kuvvet kaybı olması ve derin tendon reflekslerinin azalması yada kaybolması şeklindeki bulgular tipiktir. Kuvvet kaybı sıkışmanın şiddetine ve süresine bağlıdır. Yine ilgili kısımda duyu kaybı ortaya çıkarki bu, genellikle kuvvet kaybıyla aynı zamanda görülür. Çok ileri düzeylerde yürüme bozuklukları, spastisite, hiperaktif refleksler ve patolojik refleksler gibi miyelopatik bulgularda ortaya çıkabilmektedir. Aynı zamanda ellerde beceriksizlik, çabuk yorulma, kaslarda erime bulgularıda görülebilir.
Tanı koymak için iyi bir öykü almak, iyi bir nörolojik muayene ve radyolojik tetkikler korele bir şekilde değerlendirilmelidir. Direk grafiler incelemede başlangıç adımı olmalıdır. Böylece sadece servikal disk hernisi değil aynı bulguları verebilecek omurga tümörleri, kırıklar gibi hastalıklarında ayırıcı tanısı yapılabilir. Kemik yapılar ile ilgili bir hastalık düşünülüyorsa servikal tomografi tercih edilmelidir. Manyetik rezonans görüntüleme yöntemi servikal myelopati ve/veya servikal disk hernisi düşünülen hastalarda ilk tercih edilen tanı yöntemi olarak, nörolojik muayene bulgusu olan hastalarda tek başına yeterli kabul edilmektedir.
Tedavide fıtık başlangıç aşamasında ve kuvvet kaybı, his kaybı, reflekslerde bozulma gibi nörolojik semptomlar ortaya çıkmadıysa, ağrı kesici, kas gevşetici ile istirahat uygulanması, egzersiz programı uyglanmasıdır. Ancak miyelopatinin ortaya çıkması veya nörolojik semptomlarda ilerleme görülmesi halinde cerrahi tedaviye gerek duyulmaktadır.
Kaynak
1- Türk Nöroşirürji Derneği Yayınları, Temel Nöroşirürji
Bazı meslek grupları boyun ağrılarına daha fazla yatkınlık gösterirler. Özellikle masa başında yoğun bilgisayar kullanan kişiler, öğretmenler, şoförler, bedensel olarak yoğun iş yapanlar gibi. Yaşla artan dejeneratif süreçte halk arasında kireçlenme denilen duruma katkıda bulunarak hastada boyun ağrılarının daha da artmasına neden olabilir. Boynunda sorunu olanlar ve özellikle de masa başında çalışan kişiler uyulması gereken basit kurallarla yaşamasını bilirlerse sağlıklı bir boyuna sahip olabilirler.
Çalışma şartlarınızı ve ortamınızı düzenleyerek boyun sağlığınıza katkı sağlayabilirsiniz. Örneğin, ekranların göz seviyesinde veya o seviyenin hafif altında olmasına dikkat edin. Boynunuz sürekli öne doğru eğik ve aynı pozisyonda olmamalı. Çalışma esnasında ortalama olarak iki saate bir boyun kaslarını esnetme ve germe egzersizleri yapın. Ağır cisimleri asla yukarı doğru kaldırmayın, itmeyin ve çekmeyin. Yatak dışında uyumamaya özen gösterin. Çok alçak veya çok yüksek yastıklar kullanmayın. Boyun eğriliğini destekleyecek ortopedik yastıkları tercih edin. Arabada ve koltukta uygun boyun destekleri kullanın. Sigara disklerin yapısını ve kalitesini bozduğu için sigara içmeyin. Günlük ve düzenli yapılan boyun egzersizleri boyun eğriliğini düzeltir, boyun hareketliliğini artırır. Boyun egzersizleri boyun kaslarınızı güçlendirir ve kaslardaki gerginliği azaltır. Düzenli spor yapın ve özellikle yüzme vb. sporları tercih edin. Boyun sağlığınıza gerekli özeni gösterin; Sağlıklı boyun; güçlü, dengeli ve ağrısız boyundur. Unutmayalım ki sağlıklı boyuna belli kurallara uyarak sahip olabiliriz; Başınızla asla yük taşımayın ve baş seviyesinin yukarısına doğru yük kaldırmayın. Ağır cisimleri asla kaldırmayın, çekmeyin ve itmeyin. Taşıyacağınız yükleri eşit olarak her iki elinize ve kolunuza bölün. Boynunuzu sürekli öne eğik veya aynı pozisyonda sabit tutmamaya özen gösterin. Özellikle bilgisayar ve tezgâh başında sıklıkla pozisyon değiştirin. Çalışma şartlarınızı ve koşullarınızı kendiniz iyi düzenleyin. Telefonla konuşurken telefonu boyun ile omuz arasına sıkıştırarak konuşmayın ve uzun süreli konuşmalardan kaçının. Otururken sırtınızı düz tutun ve yaslanın. Gerekirse boyun kıvrımınıza uyan boyun yastığı ile boynunuzu takviye edin. Yatak dışında boyununuz düşercesine başka bir yerde uyuya kalmayın. Aşırı yüksek yastık kullanmayıp boyun yastığı tercih edin. Ağrı devam ederse mutlaka doktorunuza görünün.
Boyun ve kol ağrısının birçok nedeni olduğu için ağrının asıl nedenini bulmak hastanın ve o hastayla ilgilenen hekimin mutluluğu için çok önemli. Ağrının asıl nedenini bulamayıp yanlış tanı konulursa hekim çözüm üretemez ve hasta da ağrısıyla acı içinde kıvranır. Boyun omurlarının, disklerin kola giden sinirlere ve omuriliğe basısı ağrının kaynağı olabilir.
Nedenleri; 1-Kötü duruş ve boyunu kötü kullanma; Günlük hayatımızda boyun sağlığına uygun olmayan bütün yanlış hareketler ve duruş şekli omur, disk, eklem ve bağ dokusunda yıpranmaya sebep olarak boyunda doğal eğimin kaybolmasına neden olur ve buda önemli bir ağrı nedenidir. 2-Boyun incinmesi; Boyunun araç içi trafik kazalarında olduğu gibi normal hareketinden daha fazla bir zorlaması sonucunda disk, kemik, bağlar ve eklemlerde incinmeler olabilir ve geç dönemde bu tip olgularda aşırı hareketliliğe bağlı ağrı görülebilir. 3- Gerilim, stres, sigara; Boyun ağrısını artıran ve kronikleştiren en önemli nedenler olup ekonomik, sosyal ve psikolojik sorunlarımız boyun ağrısını arttırmaktadır. Boyunda sürekli gerginlik ve ağrılı noktalardan şikayet edilmektedir. Düzenli çalışmak, sosyal uğraşılar ve hayata bağlılık, gerektiğinde psikolojik destek almak bu nedenle olan boyun ağrısına karşı çözüm yöntemleridir. 4-Boyun Tutulması, Kas spazmı; Genellikle boyunu destekleyen kasların aşırı gerilmesi ile oluşur. Kas spazmına ağır bir şeyi kafasının üstünde kaldırmak, aşırı spor, iş aktivitesi, yanlış masa başı çalışması neden olabilir. Yanlış pozisyonda uyuya kalma, yüksek yastık ve kötü seyahat şartları da boyun tutulması yapabilir. Çoğu zaman basit tedaviler ile spazm ve tutulma çözülmekteyken miyofasial ağrı, fibromiyalji ve miyozit gibi rahatsızlıklarda uzun süreli kas ağrısı nedeni olup kas içerisinde ağrıyı tetikleyen noktalara, elle de hissedilebilen lokal şişliklere neden olmakta ve uzun sürekli farklı disiplinlerin tedavisini gerektirmektedir. 5-Boyun Fıtığı; Her iki boyun omuru arasında yastık görevi yapan jölemsi kıkırdak olan disk dokusunun omurilik ve kola giden sinirlere doğru taşması ve bası yapmasıdır. Basının büyüklüğü ve etkinliğine göre boyun ve kol ağrısı, kol kaslarında kuvvet kaybı, ellerde his kusuru, uyuşma ve beceriksizlik görülebilir. Eğer omur iliğe doğru bası olur ise yürüme zorluğu, bacaklarda kuvvetsizlik ve idrar şikayetleri de görülebilmektedir. Konservatif tedaviye rağmen şikayetler geçmiyor, ciddi omurilik ve sinir basısı var ise; o zaman tedavi cerrahidir. 6-Diskte dejenerasyon, Kireçlenme; Yaşın ilerlemesi, omurganın kötü kullanılması sonucu kemik yapıda, bağlarda ve disklerde yıpranma olur ve jöle kıvamındaki disk bozularak kuvvet emme özelliği ve esnekliğini kaybederek çöker. Kemiğin kalsiyum içeriği azalır ve vücut doğal tepki olarak bu yıpranmış dokuları kireçlendirir. Oluşan yeni kemikçikler, taşlaşmış bağlar ve daralmış disk mesafeleri sinirlere bası yaparak boyun, kol ve genel vücut ağrısına sebep olabilir ve bunun sonucu olarak da omurilik basısı yaparak el ve ayaklarda uyuşma, kuvvetsizlik görülebilmektedir. 7-Omurga kanalında daralma (Servikal Dar Kanal); Özellikle ileri yaşlarda ellerde uyuşma, kuvvetsizlik ve beceriksizlik, yürümede zorlukla birlikte el, ayaklarda his kusuru görülebilmekte ve omuriliğin ve/veya sinirlerinin geçtiği kanalların daralması ve omurilik beslenmesinin bozulması ile seyreder. Hastalığın erken dönemde tespit edilmesi ve erken tedavisi ile omurilikte oluşabilecek kalıcı hasarlar önlenebilinmektedir. 8-Osteoporoz, kemik erimesi; Osteoporoz temel olarak kadın hastalığı olup kemiklerde yumuşamaya yol açarak kolay kırılmaya ve dolayısıyla da ağrıya neden olur. Beslenmede kalsiyum ve D vitamini eksikliği, hareketsiz yaşam, erken menopoz, aşırı alkol tüketimi, kortikosteroidler osteoporoz riskini arttırdığı için tedavide de bunlara dikkat ederek tedavi protokolü belirlenmelidir 9-Omurga kırıkları, omur kayması; Omurlar normalde oldukça sağlam olup bazen kaza ve başka sebeplerden zarar görüp çatlayabilir veya bütünüyle kırılabilir. Travma şiddetiyle boyun omurları kayarak omuriliğe zarar verebilir. Ciddi omurilik ve sinir kesileri görülebilir. Kaza sonrası boyunun mutlak boyunluk ile tespit edilmesi hayat kurtarıcı olup erken dönem medikal tedavi ve gerekirse cerrahi tedavi gelecek adına en az nörolojik defisit ile hastanın kurtulmasını sağlayabilir. 10-Kol ve el sinirlerinin tuzaklanması (sıkışması); Boyunda omurilikten çıkan sinirler ele doğru giderken geçtiği yerlerde bağ dokusu tarafından tuzaklanarak sıkışır. Buradaki sıkışma sonucu el ve kollarda kuvvetsizlik, uyuşma ve ağrı oluşur. Özellikle elin ilk 3 parmağında geceleri görülen uyuşma “karpal tünel sendromu” için tipiktir. Bu tip ağrı ve uyuşma olan hastalarda mutlak EMG testi ile ayrıcı tanıya gidilmelidir. Konservatif tedavi ile sonuç alınamayan hastalarda cerrahi olarak basının kaldırılması gereklidir. Hamilelik döneminde Karpal Tünel Sendromu’na spesifik geceleri uykudan uyandıran bilekten ele gelen ağrı, uyuşma artabilir ve EMG’de bu tanıyı destekleyebilir. Hamileliğin sonunda konservatif tedaviye yanıt beklerken oluşan ödemin de geçmesini beklemeliyiz, bunları yapmadan ilk tercih cerrahi olmamalı. 11-Romatizmal Hastalıklar; Omurgadaki normal kemik ve kıkırdak dokuları hasara uğrar ve Romatoid artrit, Ankilozan spondilit gibi romatizmal hastalıklar boyun hareketlerinde kalıcı kısıtlılık yapabilir. Sabahları görülen yarım saatten fazla süren eklem sertliği ve hareket zorluğu romatizmal hastalıklar için tipiktir. Özellikle sabahları görülen bu ağrı ile birlikte başını yastığa koyduğu zaman ağrıda artma, zorlanma veya baş yastığa konulamayıp dik kalıyorsa romatizmal hastalıklar yönünden incelenmesi gerekir. 12-Diğer sebepler; Boyun tümörleri , omurilik tümörleri ve omurilik içinde sıvı yarıklar oluşturan “Syringomyeli”, kemik enfeksiyonları (tüberküloz, bruselloz vb.) da boyun ve kol ağrısı nedeni olabilir. Omuz ekleminden kaynaklanan (Bursitis, Kapsülitis, Tendinit) ağrılar boyun ve kol ağrılarını taklit edebilir veya hareket kısıtlılığı sonucu boyun kaslarında ağrı yapabilir. Özefagus, trakea, tiroidit ve akciğer hastalıkları da nadiren boyun ağrısı nedenidir. Boyun ağrısının nedenlerini iyi bilip uygun tetkikler yapılırsa ve ayırıcı tanıda hata yapılmazsa hastanın tedavisinin başarısız olma ihtimali kalmaz.