Etiket: Boya

  • Dövme nedir, nasıl çıkartılır?

    Dövme nedir, nasıl çıkartılır?

    Dövme diğer adıyla tatuaj, ilk çağlardan bu yana vardır. Eski Mısırdan mumyalarında dövme izlerine rastlanmıştır. O zamanlardan günümüze insanlar dini inançları, kültürel ve kozmetik nedenlerle dövme yaptırmaktadırlar. Günümüzde daha çok kozmetik amaçla dövme yaptırılmaktadır ve bu sayı olduca fazladır. Ülkemizde yaklaşık 1 milyon kişide dövme olduğu ve her yıl buna 20 bin yeni kişi eklendiği tahmin edilmektedir. Kesin sayı tam olarak bilinmemektedir. Çünkü bu kadar yaygın olmasına rağmen dövme yapılan yerlerle ilgili yasal düzenlemeler, kayıtlar ve denetimler yetersizdir.

    Dövme, boyanın iğne ile cildin alt tabakalarına işlenerek kalıcı desen çizilerek yapılır. Kullanılan boya partikülleri büyüktür bu nedenle, vücut tarafından parçalanamadığı için yapılan desenler kalıcıdır. Dövme uygulamasında kullanılan boyaların denetlemesi yapılmamaktadır, boyaların uluslararası FDA kuruluşu tarafından sağlığa zararsız oldukları onaylanmamıştır. Bu nedenle öncelikle dövme yaptırmayı düşünen kişilerin bu konuları göz önüne almaları gerekmektedir.

    Diğer bir önemli konu; cildin altına boya vermek, kanlı bir işlemdir, kullanılan iğneler tek kullanımlık olmalıdır. Boyanın içine iğne batıyorsa boyaya kan bulaşabilir, boya enfekte olabilir, başka kişiye kullanılmaması gerekir. Kanla bulaşan hepatit gibi enfeksiyonlardan korunmak önemlidir.

    İstenmeyen dövmeleri çıkarmak için kimyasal peeling, dermabrazyon (zımparalama), cerrahi olarak keserek uzaklaştırma ve lazer tedavileri uygulanabilir. Peeling, dermabrazyon ve cerrahi olarak çıkarma işlemlerinin hepsinde dövme derinliğine kadar inildiğinde mutlaka ciltte kalıcı iz kalır. Bu işlemlerin az veya çok iz bıraktıkları göz önüne alınırsa dövmesini çıkarmak isteyen kişiler için Q-switched lazerler en iyi alternatiftir.

    Dövme yaptırmış fakat çıkartmak isteyen kişiler ne yapacak; dövme çıkarmanın şu anki teknoloji ile en güvenli, en etkin Q-switched lazerlerdir. Boyanın rengine göre değişik dalga boylarında Q-switched lazerler vardır. En kolay çıkanlar siyah ve koyu mavi gibi koyu renklerdir. Beyaz ve sarı gibi açık renkler çok zordur, tam olarak çıkmayabilirler. En sık kullanılan lazer; siyah ve koyu renkleri etkileyen Q-switched Nd yag lazerdir.

    Dövme çıkarmada en iyi lazer, pikosaniyede atış yapan lazerlerdir. Fakat bu cihazlar daha çok yeni ve pahalı olduğu için ne yazık ki henüz Türkiye’de yoktur. Pikosaniyede atış yapan lazerlerden sonra en etkili lazerler, Q-switched lazerlerdir ve nanosaniyede atış yaparlar. Bu sayede cilde zarar vermeden derinin içindeki boya partiküllerini hedefler. Lazer ışını boya partikülleri tarafında tutulur, ısıya dönüşür. Isınan boya partikülleri parçalanır. Böylece makrofaj denen vücudun çöpçü hücreleri boya parçalarını ortamdan uzaklaştırarak dövmenin silinmesini sağlarlar. Uygulana lazer işlemi uygun dozda verildiğinde cilde zarar vermez. Uygun dozlarda lazer tedavisi ciltte yanık, skar oluşturmaz.

    Q-switched lazerler ile dövme çıkarma işlemi ne yazık ki tek seansta biten bir işlem değildir. Çok sayıda seans gerekir. İki seans arasında 4-6 hafta geçmesi gerekir. Seanslar arasındaki sürenin nedeni, her seans sonra parçalanan boyalar partikülleri ortamdan uzaklaştırılacak zamanı beklemek gerekliliğidir. Lazer işlemi çok can acıtan bir işlem değildir ama hassas kişilerde analjezik kremler, soğuk uygulama konforu artıracaktır. İşlemden sonra bölgeye nemlendirici kremler kullanmak yeterlidir. İşlem sırasında boya partiküllerinin parçalandığı hemen görülebilir. Lazer atışı yapılan bölge hemen beyazlar. Lazer atışının yapılacağı alanın bronz olmaması işlemi daha kolay olmasını sağlar. Bu nedenle hastaların lazerle dövme çıkarma işleminden önce ve sonra güneşten korunmaları önerilir.

    Ama ne yazık ki dövme sildirmek yaptırmak gibi kolay değildir. Q switched lazer kullanılsa dövme çıkarmak zahmetli ve uzun seanslar gerektiren bir işlemdir. Kaç seans uygulama yapılacağı boyanın rengine, derinliğine, dövmenin yaşına, yapılma yerine göre değişmektedir. Koyu renkli amatör dövmeler daha az seans ister, daha kolay çıkar. Profesyonel dövmeler daha derine işledikleri için çıkarmak daha zordur. Çok renkli dövmeler ve üst üste yapılan dövmeler çok zordur. Çok seans ister, sonunda yalnızca rengi açılıp gölge halinde kalabilirler. Boyun, gözaltı gibi derinin ince olduğu bölgelerde lazer ile dövme çıkarma işlemi yüksek joule uygulamadığı için daha zordur. Dövme yapılalı ne kadar çok zaman geçtiyse çıkarmak o kadar kolay olacaktır. Çünkü zaten vücudun savunma hücreleri boyayı ortamdan uzaklaştırmak için çalışmaktadır. Sonuç olarak dövme çıkarma işlemi kişiden kişiye değişmekle birlikte yaklaşık 4-10 seans uygulanması gerekmektedir. Q switched lazerler dövme çıkarmanın en iyi yolu olmasına rağmen renkli, derine işlenmiş, üst üste yapılmış dövmeler tam olarak çıkmayıp gölge halinde kalabilirler.

  • Dövme (tatuaj) silme

    DÖVME (TATUAJ) milattan önce 6000 yıllarına kadar uzanan eski bir geçmişe sahip deri altına boya maddesinin çeşitli tekniklerle injeksiyonudur. Kurşun kalem batması ile grafitin, şarapnel, kurşun, havai fişek ya da patlayıcı maddeler ile travmatik dövmeler oluşur. Medikal işlemler sırasında boyalı parçacıkların deriye yerleşmesi sonucu iyatrojenik dövmeler gelişir. Dövme silinmesinde en önemli ayırım amatör veya profesyonel olmasıdır. Profesyonel dövmede boya (mürekkep) derinin alt tabakasının (dermis) derinliklerine işler, mürekkep bileşenleri de farklıdır. Boya parçacıkların boyutları 10-100nanometre arasındadır. Bu nedenlerle profesyonel dövmelerin çıkarılması daha da zordur. Ayrıca dövmenin yerleşim yeri de çok önemlidir. Dövme yeri kalbe ne kadar yakınsa, o kadar kolay silinme eğilimindedir. Dövmede kullanılan boya maddesi ve rengi de silinmeyi etkileyen nedenlerdendir.

    Q ANAHTARLI LAZERLER DÖVME SİLMEDE KULLANILAN ETKİLİ CİHAZLARDIR.

    ETKİ MEKANIZMASI: Nanosaniye atım süresinde çok yüksek enerji boya partiküllerini fotoakustik etki ile parçalar ve ufalar. Bu esnada lokal ısı 300 dereceye ulaşır. Oluşan bu minik boya partikülleri hücreler tarafından alınır (ki buna fagositoz adı verilir), lenfatik drenaj ve eksfoliyasyon (deri üzerinden dışarı) ile vücut tarafından atılır.

    Q ANAHTARLI LAZER UYGULAMASI HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER:

    • İşlem hafif ağrılıdır ancak çoğunlukla anestezi gerekli değildir. Genellikle hissedilen dövme yapılırken hissedilenle aynıdır.
    • Dövme bölgesinin dezenfeksiyonu ve kıl traşı gereklidir.
    • İşlem sonrası hekimin uygun gördüğü bir krem kullanmak uygundur. Böylece tekrar boya partiküllerinin fagositozu engellenir, parçalanmış boya partiküllerinin lenf sistemi ile atılımı sağlanır.
    • En az 3 ay güneşten korunmak gereklidir.
    • Tekrar seansları gereklidir. Her hastaya, dövme tipine göre seans sayısı değişmektedir.
    • Seanslar arası 4-8 haftadır.
    • İşlemden sonra 24-48 saat su değmemesi önerilir.
    • İşlem sonrası oluşan kabukların kendiliğinden dökülmesine izin verilmelidir.

  • Beyin tümörlerinden korunmanın yolları için 10 öneri:

    1.Deri

    Beyin ve deri gelişimsel açıdan akrabadır. Bizim en doğal giysimiz olan derimize özen göstermemiz gerekir.

    2.Baş ağrısı

    En sık görülen belirti olan baş ağrısı için tetikte olmamız ve süregelen, nedenini çözemediğimiz baş ağrılarımız için gerekirse MR çektirmekten kaçınmamalıyız. MR tetkikinde radyasyon yoktur ve hamilelerde bile kullanmaktayız.

    3.Uyku

    Yapılan son çalışmalarda beyinde nöronların yoğunlukta bulunduğu gri cevher katmanlarında uyku sırasında hem katmanda hem de beyin suyu içeriğinde hacimsel artış olduğu ve biriken toksik maddelerin bu açılan sıvı yollar vasıtasıyla temizlendiği gösterildi. REM safhası olan kaliteli uyku için her türlü zemin hazırlanmalı. Sağlıklı yaşam için sağlıklı uykunun yerini hiçbir şey alamaz.

    4.Göze görünmeyen ışımalar

    Cep telefonları, baz istasyonları, wi-fi kaynakları, v.b. gibi ilerleyen teknoloji ürünlerinden yayılan ışımalardan özellikle çocukları korumalıyız. Radyasyon kansere yol açtığı gibi aslında tedavi için de kullanılır. Ancak kanser tedavisinde küçük yaştaki çocuklara radyasyon uygulanması tüm ülkelerde yasaktır. Fransa’da ana okullarında wi-fi kaynağı bulunması yasaktır. Cep telefonunuzu kulaklıkla kullanınız. Gece uyku sırasında tamamen kapatınız.

    5.Yediklerimiz ve içtiklerimiz

    Aslında sağlıkla ilgili ne sorun yaşıyor isek yediklerimizden ve içtiklerimizdendir. Fabrikadan çıkan işlenmiş yani “taş devri diyeti”ne uymayan ne kadar ürün varsa onlardan uzak durmalıyız. Bağışıklık sistemimizi güçlendirici besinleri tüketmeliyiz.

    6.Hareket

    Son yıllarda beyinde de bol miktarda bulunan kök hücreleri ile yapılan çalışmalarda onları olumlu yönde harekete geçiren en güçlü uyaranın hareket olduğu kanıtlandı. Henüz belirgin bir başka güçlü uyaran hala bulunamadı. Mutlaka ağır, tempolu spor yapmanız gerekmiyor. Basit hareket bile yeterli. Ama mutlaka hareket. Uzun süre atıl kalmamalı.

    7.Saç boyaları

    Büyük ölçekli çalışmalardan yoksunuz ama özellikle çok erken yaşlarda başlayan saç boya kullanımı ve küçük çapta yapılan bilimsel çalışmalarda 21 yılı aşan saç boya kullanımı risk faktörü listesinde yer almaktadır. Geçici etkideki saç boyalarının ve aralıklı boyamanın bir risk olmadığı bilinmekte.

    8.Nitrozo içeren maddeler

    Başta sigara içmek ya da tütün kullanmak. Bunun yanı sıra bazı kozmetikler ve şampuanlar. Klorlu yüzme havuzları, N-nitrozo içeren besin maddeleri (domuz pastırması, bira, v.b.) risk faktörleri listesinde yer alır.

    9.Allerji ve bağışıklık durumu

    Size allerji yapan maddelerden uzak durunuz. Allerjiniz var ama nedenini bulamadınız; bu durumda allergen maddeleri mutlaka bir profesyonele danışıp ortaya çıkartın. Allerjilerinizin bağışıklık sistemini hırpalamasına izin vermeyin. Özellikle çocuklarınızı enfeksiyöz (mikrobik, virütik) hastalıklardan korumaya çalışın.

    10.Çevresel faktörler

    Başta iyonizan radyasyon (nükleer santral kazaları, radyoaktif uranyum gibi elementlerin yüksek bulunduğu doğalar) olmak üzere çalışma yerlerinde maruz kalınan elektro-manyetik ışımalar, trafiğe bağlı hava kirliliği, endüstriyel ürünler, petrol, kauçuk, haşere öldürücüler, zirai ilaçlar, v.b. olası risk faktörleri listesinde yer alırlar.