Etiket: Boğaz

  • Çene altı-boğaz-boyun bölgesinin estetik analizi

    Bir diğer değerlendirme profilden alt çene-boğaz-boyun değerlendirilmesidir. Profilde bu alanı oluşturan hyoid kırkırdak, alt çene kemiği, yumuşak doku, platysma kası, yağ dokusu ve boyun derisi etkili olmaktadır.

    Bu değerlendirmede;

    Alt çene sınırı alt çene köşesi ile çene arasındaki hat ile tanımlanmaktadır. Üzerindeki yumuşak dokunun ince olması ve saat yönünün tersine olan yapılanması daha estetik görüntüye neden olmaktadır. Alt çene sınırının burada yağ dokusu birikimi ile fazla olması ve bu sınırın saat yönünde olan yapılanması estetik olarak olumsuz bir görüntüye neden olmaktadır. Alt çene açısını ve alt çene konturunun 1/3 arka kısmının yapılanmasını masseter kası belirlemektedir. Bu kasın hipertrofsi ile volümünün artması bu görselliği etkileyebilmektedir.

    Alt çene kemiğinin boyutu ve üzerindeki yumuşak doku önemlidir.

    Alt çene kemiğinin eğimi; Bu eğimin saat yönünün tersine olması çenenin daha önde olmasına ve yüzün 1/3 alt kısmının kısa görünmesine neden olmaktadır. Bu görüntü çene-boğaz-boyun ilşkisini istenen gibi göstermektedir. Bunun tersinin olması yani çene kemiğinin saat yönünde eğim göstermesi çenenin kısa olmasına, yüzün 1/3 alt kısmının uzun görünmesine ve çene-boğaz-boyun ilişkisinin olumsuz olmasına neden olmaktadır.

    Boğaz uzunluğu; Bu boyun –boğaz noktası(NTP) ile menton arasındaki mesafedir. (NTP-Me) bu klinik olarak kısa yada uzun olarak tanımlanmaktadır. Metrik olara ölçülmez. İlk resimde sarı çizgi mentondan geçen horozontal düzlem. Kırımızı ise menton-NTP hattı. Resimde görüldüğü gibi kırmızı hat yukarı rotasyon göstermektedir. Boyun ile boyun-boğaz mesafesi daha uzun, 2. resimde ise aşağı doğru rotasyon göstermekte yani boyun ile boyun –boğaz kısa görünmektedir.

    Hyoid kemiğin pozisyonu önemlidir. İdealde bunun üst ve arka yerleşimi istenmektedir.

    Alt çene-boğaz-boyun alanı yüzün en fazla yağ dokusunun biriktiği alandır. Bu bölgenin muayenesi kas dokusunun gevşemesi yada yağ dokusu birikimini göstermektedir.

    Yaşlanma ile boyunda deri elastikiyeti artışı ve boyun bantlarının varlığı boyun estetiğini etkilemektedir

  • Akut romatizmal ateş

    Akut romatizmal ateş halk arasında kısaca “kalp romatizması” veya sadece “romatizma” olarak bilinir. Romatizmaya çocuklarda farenjit ve tonsillite (bademcik iltihabı) neden olan A grubu beta hemolitik streptokoklar (kısaca beta) yol açar. Boğaz enfeksiyonu geçiren çocuk uygun dozda ve sürede antibiyotik almazsa romatizmaya yakalanma riski ortaya çıkar. Tedavi olan hastalarda risk çok azdır. En sık 5-15 yaş arasındaki çocuklarda görülür. Boğaz enfeksiyonundan yaklaşık olarak 2-3 hafta sonra bulgular ortaya çıkar. Başlıca etkilerini kalp, eklem, cilt ve beyinde gösterir. Genellikle göze çarpan ilk bulgu eklemlerde (diz, ayak ve el bileği) şişlik, ağrı, sıcaklık artışı ve hafif kızarıklıktır. En önemli etkisini ise kalpte gösterir. Kalp kapaklarında hasara ve işlev bozukluğuna yol açar. Bazı çocuklarda ise beyin tutulumuna bağlı yüz, el, kol ve bacaklarda istemsiz, anormal hareketler (Kore), davranış bozuklukları ve huy değişiklikleri görülebilir. Cilt bulguları nadirdir. Hastalar tanı aldıkları anda tedaviye başlanılarak izleme alınmalıdır.

    Romatizmal kalp hastalığı düzelir mi?
    Hafif olan kalp kapak hastalıkları erken dönemde zamanla düzelebilir, fakat çoğu zaman hasar kalıcıdır.

    Her boğaz enfeksiyonu romatizmaya yol açar mı?
    Yalnızca A grubu beta hemolitik streptokokların yol açtığı boğaz enfeksiyonları romatizmaya yol açar. Diğer viral ve bakteriyal boğaz enfeksiyonlarından sonra romatizma gelişmez. Ayırım için boğaz kültürü alınmalı veya diğer ayırıcı tetkikler yapılmalıdır. Streptokoklara bağlı boğaz hastalıklarında tipik olarak boğaz ağrısı, ateş ve boyunda ağrılı şişlikler göze çarpar. Bazen bulgular daha hafif olabilir, bu durumda hastanın tanı alması güçleşir.

    Romatizmal Ateş Geçiren Çocuk Nelere Dikkat Etmelidir?
    Bir kez romatizmal ateş geçiren çocuğun tekrar beta enfeksiyonu geçirmesi halinde hastalığının tekrar etme riski çok yüksektir. Bu nedenle romatizmal ateş geçiren çocukların tekrar aynı enfeksiyona yakalanmalarını önlemek amacıyla korunmaya alınması şarttır. Bu korunma düzenli verilen antibiyotiklerle hastanın uzun süreli korunması esasına dayanır. 3 Haftada bir enjeksiyon şeklinde penisilin veya her gün ağızdan antibiyotik verilerek çocuk hastalığın tekrarından korunur. Koruma süresi, kalp tutulumu varsa hayat boyu, kalp tutulumu yoksa 21 yaşına kadardır.

    Doğuştan kalp hastalıklarında olduğu gibi romatizmal kalp hastalıklarında da kalpteki hasarlı kapağın enfeksiyon riski vardır. Bu nedenle hastalar ağız hijyenine, diş temizliğine ve sağlığına dikkat etmelidirler (bkz. İnfektif Endokardit).
    Kalp kapak hastalığının ağırlığına göre egzersiz kısıtlaması ve diyet uygulamak gerekebilir.

  • Çocuklarda tekrarlayan boğaz enfeksiyonu

    Günümüzde kabul edilen kriterlere göre son bir yılda 7 veya daha fazla boğaz enfeksiyonu geçirilmesi tekrarlayan boğaz enfeksiyonu olarak kabul edilmektedir.Eğer bir çocuk son iki yılda her yıl en az 5 kez veya son 3 yılda en az 3 kez boğaz enfeksiyonu geçiriyorsa aynı tanımı almaktadır.

    Boğaz enfeksiyonu ne şekilde seyreder ? Eğer enfeksiyon bademciklerde ise tonsillit, boğazda ise farenjit olarak tanımlanmaktadır.Bu iki klinik tabloyu ayırt etmek güç olduğu için pratikte tonsillofarenjit olarak değerlendirilmektedir.

    Tekrarlayan boğaz enfeksiyonuna esas olarak bakteriler neden olmaktadır. Bakterilerden A grubu beta hemolitik streptokoklar (GABHS) önemlidir.Adenovirüs ,koronovirüs ve influenza virüsleri de boğaz enfeksiyonlarına yol açmaktadır.

    Tekrarlayan boğaz boğaz enfeksiyonu olan bir çocukta nedeni saptamak güç olmaktadır. Bazen ayrı bakteriyel etkenle tablo oluşabildiği gibi bazen de virüsler boğaz enfeksiyonuna yol açarlar.

    Aile ve hekimin tekrarlayan boğaz enfeksiyonlarını titizlikle değerlendirmesi gerekir. En sık etkenin GABSH olduğu bilinmektedir.

    Grup A beta hemolitik streptokok klinik tanısı için aşağıdaki kriterlerin bulunması gerekmektedir.

    Ateş 38 C veya daha yüksek

    Boyun lenf bezlerinde büyüme

    Bademcik ve boğazda eksuda

    Yutkunma güçlüğü ile birlikte boğaz ağrısı

    Kırgınlık , yorgunluk gibi hastalık şikayetleri.

    Yukarıda belirttiğim beş klinik bulgu veya şikayetten en az üçü bulunan hastalar streptokoksik farenjit ve tonsillit olarak düşünülebilir. Klinik tablo ile beraber boğaz kültüründe GABHS üremesi, hızlı antijen testinin pozitif olması tanı kesinleşir.

    Eğer neden viral ise gereken durumlarda laboratuvar incelemeleri yapılarak tanıya gitmek gerekir.

    Bakteriyel boğaz enfeksiyonlarında antibiotik tedavisi uygulanırken , virüslerin neden olduğu hastalarda bazı durumlarda antiviral tedavi gündeme gelmektedir.

    Sık boğaz enfeksiyonundan korunmada el yıkamanın önemi unutulmamalıdır. Ağız bakımı ihmal edilmemelidir.

    Sık boğaz enfeksiyonu geçiren çocuk ve erişkinlerde D vitamini yetersizliği dikkat çekilmektedir. Erişkinlerde çinko eksikliği ile solunum yolu enfeksiyonları arasındaki ilişki ise çocuklarda tanımlanmamıştır. Sonuç olarak sık boğaz enfeksiyonu geçiren çocuklarda D vitamini düzeyi takip edilmeli gereken vakalarda D vitamini takviyesi yapılmalıdır.

    Diğer önemli bir husus çocuğun geçirdiği enfeksiyon tekrarlayan boğaz enfeksiyonumu yoksa GABHS taşıyıcılığımı söz konusudur. Bu durumun açıklığa kavuşması gerekir. Bilindiği gibi A grubu beta hemolitik streptokok enfeksiyonunda taşıyıcılık olabilmektedir.Bu durumu ayırt etmek zordur.Mutlaka hastadan boğaz kültürü yapılmalıdır.GABHS ürerse antibiotik tedavisi başlanmalı ve takip edilmelidir.İki kür tedaviden sonra kültür pozitifliği devam ediyorsa hasta taşıyıcı olarak kabul edilir. Taşıyıcı olarak kabul edilen çocuklar yakın takibi gerekir.

    Tekrarlayan boğaz enfeksiyonu olan çocukların KBB hekimi tarafından değerlendirilmesi önemlidir.Bademciklerin alınması karar verilen çocukların takibide önemlidir.Bilindiği gibi bademcikler boğazda enfeksiyon etkenini durdurmaya çalışır ve enfeksiyonun alt solunum yollarına inmesini engeller.Tekrarlayan boğaz enfeksiyonu olan ve bademciklerin alındığı hastalarda sık enfeksiyon olma şansınında yüksek olduğu hatırda tutulmalıdır.

    Anahtar kelimeler;

    Tekrarlayan boğaz enfeksiyonları

    A grubu Beta hemolitik streptokoklar

    Beta taşıyıcılığı

    Adenovirüs .koronovirüs,Influenza virüs

    Prof.Dr. Nuran Gürses

    Çocuk ve Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı

  • Beta mikrobu birçok hastalığa davetiye çıkarıyor…

    Ateş, halsizlik, baş ağrısı, kırgınlık, boğaz ağrısı ve ciltte kızarık döküntülerle ortaya çıkan A grubu beta hemolitik streptokoklar, kalp romatizmasından nefrite, kızıl hastalığından obsesif-kompulsif bozukluklara kadar birçok hastalığa neden oluyor. Tespihe benzer tane tane yapıda olan bu mikrop, çoğunlukla çocuklarda etkili. En sık enfeksiyon yaptığı bölge ise geniz eti, bademcik ve boğaz dokusu. Yuvaya ve ilkokula giden çocuklarda daha sık görülmektedir.

    Hastalık nasıl bulaşır?

    Beta mikrobu havada asıl duran partiküllerin içerisindeki mikrobun solunum yoluyla vücuda girmesiyle bulaşır. Bu da hasta insanların öksürmesi, hapşırması ya da yakın temastaki kişilerle öpüşme yoluyla olur. Ayrıca beta mikrobunun bulaşmış olduğu bir yere dokunan kişinin elindeki mikropla ağzına bir şey götürmesi gibi yollarla da bulaşması mümkündür.

    Bu hastalık ne kadar sürer?

    Mikrop vücuda girdikten sonra yedi günlük bir kuluçka dönemi vardır ve bu kuluçka döneminin ardından hastalık kendini göstermeye başlar. Bunun aktif dönemi tedavi edilmediği takdirde hastalığın süresi de uzayabilir. Tedaviye, doğru antibiyotikle başladıktan maksimum bir gün sonra artık hastalığın bulaşıcılığı kalmaz ama mikrobun tamamen temizlenmesi için on günlük antibiyotik tedavisine ihtiyaç vardır.

    Tedavisi nasıl oluyor?

    Tedavide ilk seçenek olarak penisilini öneriyoruz. Penisilinin hem enjeksiyon hem de ağızdan alınan formu vardır. Ama hastanın penisilin iğnesine alerjisi varsa ağızdan alınan sentetik penisilinlerle ‘doğru doz’ ve ‘doğru süre’de on günlük bir tedaviyle iyileşme sağlamak mümkün olur.

    Beta mikrobundan korunmak için aşı var mı?

    Maalesef, betadan korunmak için geliştirilmiş aşı yok. Genel olarak sağlıklı ve düzgün beslenme, yeterli istirahat, hijyen ve temizlik kurallarına uymak her mikroba olduğu gibi beta mikrobuna karşı da vücut direncini arttıracaktır.

    Hangi yaşlarda daha çok görülür?

    Eskiden altı-on beş yaş hastalığı denirdi, ama artık çocuklar kreşlere daha erken yaşta gönderildiği için görülme yaşı giderek küçüldü. Her yaşta ortaya çıkabildiği gibi küçük bebeklerde bile görülme olasılığı yüksek.

    Her boğaz ağrısı beta mıdır?

    Boğazda yanma, ateş, halsizlik, kızarıklık hatta bademciğin üzerinde görülen beyaz iltihapların hepsi beta mikrobu değildir. Bunların ancak yarısı beta mikrobudur. Aynı belirtileri gösteren birçok mikrop ve virüs olduğu için birtakım tahliller yaptırıp tedaviyi ona göre uygulamak daha doğru olacaktır.

    Hangi testlerle bu mikrobun tanısı konuyor?

    En önemli ve kesin tanı koyduran test boğaz kültürüdür. Bademciklerin üzerinden ve boğazın arka tarafından kültür çubuğu ile tükürük örneği alınarak yirmi dört saat içinde kesin teşhis konur. Ayrıca kan testleriyle de teşhis koymak mümkündür.

    Beta hemolitik streptokok mikrobunun taşıyıcı olma özelliği var mı?

    Bazı kişiler mikrobu vücudunda taşır ancak mikrop o kişiye hastalık yapmaz, tersine başkasına bulaştırabilir. Eğer bir çocukta kreşe gitmediği halde beta çıkıyor ve tedavi sonrasında tekrar üreme oluyorsa çocuğun mikrobu nereden aldığını bulabilmek oldukça önem taşıyor. Bu durumda çocuğun ilişkide bulunduğu kişilerden eş zamanlı olarak boğaz kültürü almak ve taşıyıcı varsa hemen penisilin tedavisine başlamak en doğrusu olacaktır.

    Hastalığın hangi aşamasında bademcikleri almak gerekiyor?

    Ameliyat kararını verirken dikkatli olmak gerekiyor, çünkü bir kez beta olmak ameliyat olmayı gerektirmez. Bilimsel kriterlere göre, yıl içerisinde dört beş defa yatağa düşürecek kadar hastalık yapan boğaz enfeksiyonu varsa ve bademciklerin aşırı büyümesiyle çocukta yutkunma ve nefes alma zorluğu görülüyorsa ameliyat en iyi çözüm olacaktır. Ama yine de genelleme yapmak yerine bir kulak-burun-boğaz uzmanına danışarak ameliyat kararını vermek en doğru seçim olacaktır.

    Beta hemolitik streptokok mikrobu hangi hastalıklara yol açıyor?

    Kalp romatizmasına sebep olan bu enfeksiyon, kalbin değişik katmanlarını en fazla da kalbin iç yüzeyini etkiler, bunun sonucunda kalp kapakçıları daralır ve görevini yapamaz hale gelir. İleri safhalarda kalp kapaklarını değiştirmek bile gerekebilir. Beta mikrobu böbrekleri etkileyerek nefrit hastalığına da sebep olur ki bu da idrarın çay renginde çıkması, gözlerin ve yüzün şişmesiyle belirti gösteren bir hastalıktır. Genellikle birkaç haftadan birkaç aya varan sürelerde kendiliğinden düzelir ama kronikleşip böbrek yetmezliğine de dönüşebilir. Bunun dışında ‘Sydenham Korea’sı dediğimiz bir hastalığa da sebep olur ki bu da kollarda istemsiz bir şekilde (break dansa benzer) salınımlar ve devinimlerle ortaya çıkar. Bu istemsiz hareketler en ufak bir ses ya da ışık gibi uyarılarla kendini gösterir. Beta mikrobunun sebep olduğu bir diğer hastalık ise yeni tanımlanan ‘Pandas Hastalığı.’ Yani streptokok enfeksiyonları ile ilişkili pediatrik otoimmün nöropsikiyatrik bozukluklar. Pandaslı çocuklarda obsesif kompulsif (Takıntı Hastalığı) semptomlarının dışında tik bozukluğu, ayrılık endişesi, dikkatsizlik ve hiperaktivite görülür. Takıntılı bir şekilde mikroplardan kaçınmak için aşırı derecede el yıkayan bu çocuklar sürekli temizlenme ihtiyacı duyar. Kemik iltihabı, menenjit, sinüzit orta kulak iltihabı da beta mikrobunun sebep olduğu diğer hastalıklar arasında yer alır. Ayrıca, Beta mikrobunun salgıladığı birtakım toksinler vardır. Bunlardan bir tanesi kızıl mikrobunun yaptığı salgıdır ve vücutta farklı şekillerde döküntülere yol açar.

    BETA TEDAVİSİNDE PENİSİLİN

    Penisilin iğnesi alerji riski yüzünden birçok kişinin korktuğu ve reddettiği bir tedavidir. Oysa yapılan çeşitli araştırmalarda farklı rakamlar verilmekle beraber ortalama yüz binde bir gibi rakam var ki; bunların da çok az bir bölümü öldürücü olan alerjiler. Ama bu öldürücü alerji bir tane bile ortaya çıksa insanlar arasında bir korku yaratıyor. Onun için de penisilin alerjisi herkesin çekindiği bir konu haline gelmiş durumda. Aslında penisilin alerjisi çok sık görülen bir şey değil üstelik çocuklarda daha nadir görülür. Ağızdan alınan penisilinlerde ise alerji riski daha azdır ve öldürücü alerji riski taşımaz. Unutmamak gerekir ki penisilin enjeksiyonları muhakkak hastane ortamında yapılmalı ayrıca iğne yapıldıktan sonra yarım saat hastanede beklemek gerekli. Çünkü en tehlikeli alerjiler ilk yarım saat içinde ortaya çıkanlardır. Penisilin hala çok değerli ve pratik bir ilaçtır. Aileler çocuğa ilacı içiremiyorsa ve çocuk kusuyorsa yine de enjeksiyon tercih edilmelidir, ama hastane koşullarında yapılması en doğrusu.

  • Çocuklarda boğaz enfeksiyonları

    AKUT FARENJİT VE BETA HEMOLİTİK STREPTOKOK ENFEKSİYONLARI

    Üst solunum yolu enfeksiyonları çocukların en çok doktora götürülme nedenidir ve bu çocukların üçte birinde asıl şikayet boğaz ağrısıdır.

    Boğaz enfeksiyonlarının nedeni nelerdir?

    Çoğu boğaz enfeksiyonunun nedeni viruslardır,virus lar antibiyotiklerle tedavi edilmezler En sık boğaz enfeksiyonuna neden olan bakteri A Grubu Beta Hemolitik Streptokoktur(AGBHS) Bazı diğer bakterilerde boğaz enfeksiyonuna neden olabilmektedir ancak klinik önemleri yoktur Boğaz enfeksiyonuna bir çok mikro organizma neden olmakta ise

    A Grubu Beta Hemolitik Streptokok enfeksiyon neden önemlidir?

    Çünkü AGBHS tedavi edilmez ise AKUT EKLEM ROMATİZMASI ve bir çeşit NEFRİT e neden olabilir.

    Akut eklem romatizması halen ülkemizde kalp hastalıklarının nedenleri arasında ilk sıradadır

    Virusların neden olduğu boğaz enfeksiyonları nasıl anlaşılır?

    Genellikle daha yavaş başlangıçlıdır ve boğaz ağrısına sıklıkla nezle,öksürük,göz iltihaplanması gibibelirtiler eşlik eder.Örneğin ADENOVİRUS farenjitine konjonktivit ve ateş eşlik eder buna

    FARİNGOKONJONKTİVAL ATEŞ denir.COXSACKİE denilen başka bir virus boğazda 1-2 mm boyutlarında ülserlere ve ateş e neden olur bu tabloya HERPANJİNA denir.HERPESVİRUS denilen uçuk virusu ağızda boğaz da ve aynı zamanda diş etlerinde kızarıklık ve yüksek ateş yapar.Öpücük hastalığı olarak bilinen EBSTEİN BARR VIRUS bademciklerde büyüme,iltihap,boyun lenf bezelerinde büyüme karaciğer ve dalakta büyüme ve ciltte döküntü yapabilir.

    A Grubu Beta Hemolitik Streptokok enfeksiyonun bulguları nedir?

    Genellikle ani ateş ve boğaz ağrısı ile başlar,baş ve karın ağrısı sıklıkla görülür.Boğaz kırmızıdır, bademcikler büyümüştür ve üzerleri iltihaplıdır, boyuda lenf bezeleri büyük ve gergindir.Bazen ciltte zımpara kağıdına benzer ince döküntüler görülebilr,dil de çilek görünümü eşlik edebilir. KIZIL , AGBHS ların neden olduğu bir hastalıktır.Üç tip AGBHS kızıla neden olan toksini içerir,yani bir kişi 3 kere kızıl olabilir Bu belirtiler ve bulgular yanında, öksürük ve nezlenin OLMAMASI AGBHS ENFEKSİYONU tanısını destekler.

    Boğaz enfeksiyonuna teşhis nasıl konulur?

    Çok tecrübeli bir doktorun bile AGBHS farenjitine sadece muayene ederek teşhis koyması doğru değildir.Tanı ’strep swap’ denilen ve örnek alındıktan 5-10 dakika sonra sonuç veren hızlı testlerle ve BOĞAZ KÜLTÜRÜ ile konulur.Eğer swap testi pozitif ise inanılırdır ama negatif ise mutlaka boğaz kültürü yapılmalıdır.

    Boğaz enfeksiyonları nasıl tedavi edilir?

    Boğaz kültüründe AGBHS bulunmaz ise antibiyorik tedavisi yapılmaz.Virus ların neden olduğu boğaz enfeksiyonlarının tedavisi hastayı rahatlatmaya yönelik olmalıdır.Ağrı kesici ateş düşürücüler gibi. AGBHS un tedavisi antibiyotiktir.Seçilecek ilaç penisilin grubudur,penisiline direnç yıllardır gösterilememiştir,ancak penisilin ile tedavi başarısızlığı % 15-20 olabilmektedir.Penisilinler veya bazı sefalosporin grubu denilen antibiyotkler ağızdan alındığında süre tam 10 gün olmalıdır,ancak tek doz depo penisilin(penadur ,deposilin) de yeterlidir. Daha kısa süreli tedavilerin başarısını gösteren çalışmalar varsada ben henüz bunları hastalarıma önermiyorum.Tedaviyi doktorunuzla tartışınız..

    Boğaz kültüründe GBHS üreyen bir çocuk ne zaman okula veya kreşe dönebilir?

    Tedavi başlandıktan 24 saat sonra bulaştırıcılık kalmaz

    Taşıyıcılık nedir?

    Bazı çocuklar da yukarda sayılan streptokok enfeksiyonu belirtilerini olmaz ancak boğaz kültürlerinde AGBHS üreyebilir,bunlara ‘TAŞIYICI’ denir.Çalışmalar taşıyıcıların hasta olmadığını ve enfeksiyonu başkalarına bulaştırmadığını bu nedenle tedavi etmenin gereksiz olduğunu söylemektedir.Sadece kültür ile taşıyıcıyı hastadan ayırmak mümkün değildir,bunu antikor tayinleri ile anlamak mümkün olabilir ama erken başlanan antibiyotik sonucu antikor titreside yükselmeyebilir .Benim uygulamam eğer çocuk hastalık bulgusu veriyor ve boğaz kültürü veya swap testi pozitif çıkıyorsa taşıyıcı olup olmamasına bakmadan hastayı tedavi etmek şeklindedir.Bence gereksiz tedavi gereksiz alınan kültürlerden kaynaklanmaktadır,Yukarda anlatılan belirtileri olmayan birinden boğaz kültürü alınır ve sonuç pozitif çıkarsa bu çok büyük oranda taşıyıcıdır ve tedavi gereksizdir.Ancak taşıyıcı olduğu bilinen birinde bileAGBHS için anlattığım bulgular var ise ,(yani ateş,boğaz ağrısı,çene altında lenf bezi büyümesi,döküntü gibi) tedavi gereklidir.

    saygılarımla

    Dr.Ertuğrul Güler

  • Beta mikrobu tedavisinde sorunlar

    Beta mikrobu tedavisinde sorunlar

    Üst solunum yolu enfeksiyonları en sık nedeni olan grup A streptokokların (GAS) oluşturduğu tonsillofarenjit tablosu aniden gelişmekte ve tedavide kullanılan antibiotiklere yanıt bazı hastalarda yetersiz olmaktadır.Özellikle tekrarlayan tonsillofarenjit vakalarında uygulanan antibiotik tedavisinin bir kısım hastalarda yetersiz veya etkisiz olması , bu konunun gündeme gelmesi ve nedenlerinin araştırılmasına yol açmıştır.

    Bu yazımızda GAS enfeksiyonlarında antibiotik tedavisindeki başarısızlık tek bir nedene bağlı olarak mı gelişmektedir veya birden fazla etmen bu tablodan sorumlumudur sorusu yanıtlanmaya çalışılacaktır.

    Bilindiği gibi grup A streptokoklara bağlı olarak gelişen tonsillofarenjit vakaları (Halk dilinde Beta mikrobunun oluşturduğu bademcik enfeksiyonu ) ani başlayan ve genellikle 2 ile 5 gün süren tedavi edilmediği zaman ciddi komplikasyonlara yol açan bir klinik tablodur.

    Bu vakalarda antibiotik verilmesinin başlıca amacı

    • Erken tedaviye başlayarak hastalığın süresini kısaltma ve tablonun ciddiyetini azaltmasının sağlanması
    • Enfeksiyonun bulaşmasını önlemek
    • Komplikasyonlardan koruma şeklinde özetlenebilir.

    Antibiotiklerin yetersiz olmasına etki eden birçok faktör mevcuttur.

    Hastanın yaşı önemlidir. Hastanın yaşı büyüdükçe antibiotik tedavisine yanıtın iyi olduğu görülmektedir. Küçük yaştaki hastalarda yanıt yeterli olmayabilir.

    Hastalığın başlama tarihi

    Antibiotik tedavisine geç başlanan hastalarda (hastalık belirtileri çıktıktan iki gün sonra ) tedaviye yanıtın iyi olduğu vurgulanmaktadır. Erken tedaviye başlanılan vakalarda ise bağışıklık sisteminin baskılanması ve yeteri kadar antikor oluşturmaması nedeniyle geçirilen enfeksiyonun tekrarladığı görülmektedir. Hafif ve orta derecede şiddetli boğaz enfeksiyonu geçiren vakalarda antibiotik tedavisine derhal başlama yerine tedaviyi iki ile üç gün geciktirmenin uygun olduğu görüşü benimsenmektedir. Ciddi vakalarda ise tedavi derhal başlanmalıdır.

    Antibiotik içeriğinin yetersiz olması

    Bazı ülkelerde streptokok tedavisinde ağızdan verilen penisilin şurup ve tabletleri yeterli olurken, ülkemizde çoğu zaman ağızdan verilen penisilin şurup ve tabletlerine yanıtın yeterli olmadığı görülmüştür.

    Hastanın ilaç kullanma isteksizliği

    Özellikle çocuklarda tad duyusunun önemli olduğu unutulmamalıdır. Penisilin şuruplarının acı tadı çocukları ilacı istekli olmamalarına neden olmakta bu durumda alternatif ilaçlar kullanılmakta veya tedavi tamamlanamamaktadır.

    Beta laktamaz salgılayıcı bakteriler

    Boğazda bulunan bazı bakteriler beta – laktamaz enzimi salgılayarak antibiotiklerin bakteriler üzerindeki etkisini azalmakta bu durumda antibiotik seçenekleri değişebilmektedir.

    Normal boğaz florasının değişmesi

    Benzer durum uzun süreli antibiotik alan ve normal boğaz florasındaki bakterilerin değişmesi sonucu boğazdaki doğal korunma sisteminin bozukluğu olan hastalarda da görülmektedir,bu hastalarda antibiotik tedavisine yanıt yeterli olmamaktadır.

    GAS nın boğazdaki epitel hücrelerine yerleşmesi

    Son zamanlarda yapılan çalışmalarda streptokokların boğazdaki epitel hücrelerinin yüzeyine sadece tutunmadıkları hücre içine yerleştiğinin gösterilmiştir. Bu durumda antibiotik tedavisi yeterli olmamaktadır.

    Diğer bir nedenstreptokok taşıyıcılığınınolmasıdır. Streptokok taşıyıcılığı gerek enfeksiyonun yayılmasında ve gereke antibiotik tedavisine olumsuz etki eden önemli faktördür.

    Bilindiği gibi Grup A streptokok enfeksiyonu geçiren hastaların bir kısmında antibiotik tedavisine karşın bakteri boğazda yaşamaya devam etmektedir.Bu şahışlar GAS taşıyıcısı olarak tanımlanmaktadır. Enfeksiyonu geçiren vakaların % 10-15 inde taşıyıcılık görülmektedir. Bu vakaların hiçbir şikayeti olmamakta , diğer taraftan toplumda bulaşım açısından risk faktörü oluşturmaktadır. Taşıyıcılık erişkinlerde olduğu gibi çocuklarda da görülmektedir. Toplumda GAS taşıyıcılığının olması enfeksiyonun yayılmasına neden olduğu gibi antibiotik alan çocuklarda antibiotik tedavisinin başarısız olmasına yol açmaktadır.

    Yukarıda belirttiğim nedenler göz önüne alındığı zaman GAS bağlı boğaz enfeksiyonu olan çocuklarda antibiotik tedavisindeki başarısızlığın birçok faktöre bağlı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda antibiotik tedavisini ne olacaktır sorusunun yanıtı ise başka bir yazımda vermeye çalışılacaktır.

  • Çocuk sağlığı konusunda yanlış bilinenler

    Çocuk sağlığı konusunda yanlış bilinenler

    1- Üşütmek ya da rüzgarda kalmak hastalığa neden olur.
    Soğuk algınlığı dediğimiz şey aslında virüsler nedeniyle meydana gelir. Çocukların üşümesiyle, rüzgarda kalmalarıyla bir ilgisi yoktur. Böyle olsaydı soğuk iklimlerde çocuklar daha çok hastalanırlardı oysaki bu doğru değildir. Kışın çocuklar daha fazla hasta olurlar çünkü virüsler daha iyi ürer. Ayrıca insanlar hep iç mekanda olduğu için hastalık bulaşması da daha kolay olur.

    2- Boğazı ağrıyan dondurma yememeli.
    Boğaz enfeksiyonunun dondurma ile hiçbir ilgisi yoktur. Dondurma ya da başka soğuk şeyler yemek ya da içmek boğaz ağrısına ya da boğaz enfeksiyonuna sebep olmaz ve olan boğaz ağrısını kötüleştirmezler.

    3- Soğuk algınlığında koruyucu antibiyotik verirsek ilerlemesini engelleriz.
    Bu doğru değildir. Virüse bağlı enfeksiyonlarda antibiyotikler işe yaramaz ve hatta dirençli enfeksiyon gelişmesine zemin hazırlayabilirler. Antibiyotikler ancak bakteri enfeksiyonuna karşı etkilidirler.

    4- Hasta çocuklar evden dışarı çıkmamalıdır.
    Çocuklar hastayken bile açık hava almalarında fayda vardır.

    5- Burun yeşil aktığında antibiyotik verilmelidir.
    Virüslere bağlı burun akıntısı da hatta bazen alerjiye bağlı burun akıntısı da zaman zaman yeşil renk olabilir. Sinüs enfeksiyonu tanısı konursa ancak antibiyotik gerekecektir.

    6- Ateşi olan çocuğu giydirmek gerekir.
    Aslında ateşi olan çocuğun mümkünse beziyle yatması gerekir. Giydirmek çocukların ateşini yükseltir.

    7- Ateşli çocuğu sirkeli suyla silmek iyi gelir.
    Sirke, alkol, aspirin gibi şeyler ciltteki suyu çekerek sıvı kaybına neden olabilirler ve doğru değildir.

    8- Hasta çocuk yıkanmaz.
    Aslında banyo yapmak hasta çocukları çok rahatlatır ve banyodaki buhar burun tıkanıklığı ve öksürük gibi belirtilere iyi gelir.

    9- Çocuğun bronşları doluysa, öksürüyorsa süt içirmemeli.
    Aslında sütün solunum sistemindeki ifrazatla hiçbir ilişkisi yoktur. Süt hem sıvı hem de besleyici olduğundan hasta çocuk için iyi bir besindir.

    Dr. Beril Bayrak Bulucu