Etiket: Bitkisel

  • Gebelikte  ve Egzersiz   &  Bitkisel Çay Tüketimi

    Gebelikte ve Egzersiz & Bitkisel Çay Tüketimi

    Gebelik ve Egzersiz

    Gebelikte egzersizin çok faydaları vardır. Ancak bir gebenin egzersiz ve spora başlamadan önce mutlaka doktoruna görünmeli ve riskli bir durum olup olmadığını kontrol ettirmesi gereklidir.Gebeliğin ilk 3 ayı bittikten sonra egzersize başlaması daha uygundur.

    Gebelikte Egzersiz ve Sporun Faydaları

    • Anne adayının hem fiziksel hem de psikolojik olarak kendini daha iyi hissetmesini sağlar.
    • Spor sırasında solunum egzersizleri normal doğum sırasında nefes kontrolunu sağlar.
    • Normal doğumu kolaylaştırır,süresini kısaltır,sancıları azaltır.
    • Bel ve sırt ağrılarını azaltır,Rahat bir uyku uyunmasını sağlar.
    • Gebelikte vücudun postürünü düzeltir.
    • Doğum sonrasında annenin vücudunun daha kolay toparlanmasını sağlar.
    • Gebelikte hızlı kilo artışına engel olur,şişlik ve ödemleri azaltır.
    • Gebelikte sporu düzenli yapmak gerekir.Örneğin haftada 3 gün düzenli egzersiz yapılabilir.
    • Gebelikte egzersiz 20-30 dakikayı geçmemelidir.Egzersiz sırasında çok fazla efor sarfetmeden sakin bir şekilde hareket edilmelidir.Egzersiz sırasında kısa dinlenmeler yapılmalıdır.Egzersize başlarken ve bitirirken yavaş yavaş ısınma hareketleri yapılmalıdır.

    Gebelikte Bitkisel Çaylar ve Bitkisel İlaç Kullanımı

    Gebelikte Bitkisel ürün kullanımında çok dikkatli olunmalıdır.Çünkü bunların içerdiği maddeler gebelik sırasında kanamaya,düşük tehlikesine,ishal ve kusmaya neden olabilir.Bu tür ürünleri içmek yada yemeklerde kullanmaktan uzak durmalısınız.En azından doktorunuzun yönlendirmesi ile bilgi almalısınız.Bitkisel çayların içerisinde çok çeşitli maddeler bulunabilir ve bunları gebelik sırasında tüketmek gebelik ve bebek üzerine zararlı etkilere neden olabilir.Gebelikte bitkisel çay içmek çok önerilmese de ıhlamur,elma,portakal,nane gibi çayları zaman zaman tüketilebilir.Ancak aloe vera,ginseng,melekotu,sinameki gibi bitkilerden gebelikte uzak durmalısınız.

    Gebelikte içilmesinde sakınca olmayan bitkisel çayları şöyle sıralayabiliriz;

    • Ihlamur,
    • Nane,
    • Limon,
    • Portakal,
    • Elma,
    • Rezene,
    • Yeşilçay,
    • Zencefil,
    • Papatya,
    • Ahududu

    Gebelikte İçilmesi sakıncalı olan bitki çayları;

    • Kimyon,
    • Sinameki,
    • Tarçın,Maydanoz,
    • Aloe Vera,
    • Lavanta,
    • Kekik yağı,
    • Fesleğen,
    • Melekotu,
    • Yasemin,
    • Akçaağaç,
    • Safran,
    • Ada çayı
  • Ottur, zararsızdır demeyin !…

    Bitkisel Ürünler İlaçlardan Güvenli Değildir

    Bitkisel ürünlerde zayıflama ilaçlarından, aktarlarda satılan karışımlara, zayıflama çaylarına kadar çok geniş bir pazar söz konusudur. Birçok bitkisel kaynaklı ürünler yıllardır kullanılmakta ve yararlı olduğu bilinmektedir. Bununla beraber bazı bitkisel ürünler kullanıcılar üzerinde ciddi yan etkilere neden olabilmektedir. Dikkat edilmelidir ki, bitkisel ürünler ilaçlardan daha güvenli değildirler. Hepsi olmamakla beraber bitkisel ürünlerin çoğu zararlı etkiler göstermektedirler. Ticaretini yapanlar kullanıcılara bu bitkisel ürünlerin çoğunun natürel oldukları söylemektedirler.

    İlaçlardan farklı olarak bitkisel ürünler kullanılmadan önce test edilmezler ve dolayısıyla güvenli oldukları söylenemez. Bu ürünlerden bazıları toksik maddeler ve polen içerir ki; bu durum bazı kişilerde hastalıklara neden olabilmektedir. Bazılarının içersinde üzerindeki etikette belirtilmeyen steroid ve östrojen gibi maddeler bulunabilmektedir. Bir kısmının içersinde ise arsenik, civa, kurşun ve pestisid gibi zehirli maddeler bulunabilmektedir.

    Kullanılan Bitkisel Ürünlerde Dikkat Edilmesi gereken Durumlar;

    Bir bitkisel ürünün üzerinde doğal olduğunu belirten bir etiketin bulunması onun güvenli olduğunu göstermez. Örneğin kava ve eşek kulağı bitkisi ciddi karaciğer hastalığına neden olabilmektedir.
    Bitkisel ürünler bir ilaç gibi düşünülerek, doğru kullanılmadığında veya büyük miktarlarda alındığında ciddi sağlık problemlerine neden olabilmektedir.
    Hamile kadınlar veya emziren anneler özellikle dikkatli olmalıdırlar. Çünkü bu ürünler ilaç gibi etki gösterebilirler.
    Bazı bitkisel ürünler ilaç gibi etki gösterdiğinden, kullanılan ilaçlarla etkileşerek, zararlı olabilmektedirler.
    Birçok bitkisel kaynaklı ürünlerin içerisindeki aktif madde bilinmemektedir. Bu ürünlerin içerisinde onlarca, yüzlerce madde veya bileşik bulunmaktadır. Bilim adamları faydalı olduğu ileri sürülen ürünler içerisindeki bileşenleri tespit etmeye çalışmaktadırlar.
    Yapılan araştırmalar sonucu bitkisel ürünlerin etiketleri üzerinde belirtilen bileşiklerin haricinde daha birçok maddeler tespit edilmiştir.
    Bazı bitkisel ürünlerin içerisinde metaller, etiketsiz ürünler, mikroorganizmalar ve diğer maddeler bulunmaktadır.

    Bitkisel Ürünler Sizi Hasta Edebilir :
    Tedavi veya destek amacıyla kullanılmakta olan yüzlerce bitkisel ürün mevcuttur. Bunlar içerisinde en çok bilinenler; sinameki, bitkisel çaylar, papatya türleri, yosun hapları, kondriotin sülfat, ekinezya, efedra, garlik, ginkgo biloba, ginseng, kava, glukozamin, melatonin ve fitoöstrojenlerdir.

    Sık kullanılan ilaçlardan biri olan sinameki, vücuttaki suyun atılmasını hızlandırıcı etkiler içermektedir. Kullanılan diüretik çaylar (zayıflama ve form çayları) bağırsaklarda bulunan ikrovillus adı verilen tüycüklerin kısalmasına ve düzleşmesine, dolayısıyla kabızlığa yol açmaktadır. Sinameki kullanıldığı durumlarda besin öğelerinin emilimlerinde sıkıntılar yaşanabilir. Mesela potasyum emilimi azalınca kalp kaslarına olumsuz yönde etki eder. Sonuç, kalp hastalığına kadar gidebilir.

    Özellikle Zayıflamak için Kullanılan Yosun Haplarında Ciddi Yan Etkiler Söz Konusudur.

    Bu tip hapların içersinde ibutramin adlı iştah azaltıcı bir madde yer almaktadır. Gerçekte insanlar yosunla değil sentetik bir madde ile zayıflıyorlar ve madde kontrolsüz kullanıldığı için birçok kişinin ölümüne yol açmıştır. Doğadan toplanan mantarlar ile zehirlenen insanlara yönelik haberler basında bol miktarda mevcuttur. Doğadan toplanan ve demlenerek içilen papatyalar da kimi zaman ciddi zehirlenmelere yol açabilmektedir. Çok çeşitli papatya türlerinden bazıları böcek öldürücü, bir başkası migren, diğeri ise soğuk algınlığı tedavisi amacıyla kullanılmaktadır.

    Yaşlılar ve Hastalar Özellikle Dikkat Etmeli

    Kullanılmakta olan bu bitkisel ürünler bazı hastalık durumlarında güvenli değillerdir. Bu ürünler özellikle yaşlı kişilerde tehlikeli olabilmektedir. Dolayısıyla bitkisel kaynaklı ürünleri aşağıdaki sağlık problemi olanlar kullanırken çok dikkatli olmalıdırlar.
    Kanama problemi olanlar
    Kanserli hastalar
    Şeker hastalığı olanlar

    Prostat rahatsızlığı olanlar Sarası (epilepsi) olanlar
    Göz tansiyonu (glokom) olanlar
    Kalp hastalığı olanlar
    Hipertansiyonu olanlar
    Psikiyatrik hastalığı olanlar
    Parkinson hastalığı olanlar
    Karaciğer hastalığı olanlar
    Felçli hastalar
    Tiroid hastalığı olanlar
    Bağışıklık sistemi yetmezliği olanlar.
    Bitkisel ürünleri kullanan ve cerrahi müdahale geçirecek olan kişiler bu durumu mutlaka doktoruna belirtmelidirler. Çünkü bitkisel ürünler kanama ve anestezide bazı sorunlara yol açabilmektedir. Bu gibi durumlarda bitkisel ürünün iki hafta önceden kesilmesi gerekmektedir.

    Bitkisel ürünler özellikle böbrek ve diyaliz hastalarında; kan basıncı, kan şekeri ve pıhtılaşma üzerine tahmin edilemeyen etkiler ve elektrolit dengesizlikleri nedeniyle zararlı olabilmektedir.

    Bu Bitkileri Bu İlaçlarla Kullanmayın!

    Ekinezya; aspirin ve kortizon tipi ilaçlarla
    Efedra; burun açıcı (dekonjestan) ilaçlar, kafein, tansiyon ve kalp ilaçları ile
    Garlik; Aspirin ve romatizma ilaçları ile
    Ginkgo biloba; aspirin, romatizma ilaçları, kan sulandırıcı ve idrar söktürücülerle
    Ginseng; aspirin-romatizma ilaçları, kalp ilaçları, şeker hapları, idrar söktürücülerle
    Glukozamin; idrar söktürücü ve insülinler
    Kava; Parkinson ilaçları ve kan sulandırıcılarla
    Melatonin; romatizmal ilaçlar, kortizon ve beta blokerler ile
    Kondriotin sülfat; aspirin ile birlikte kullanılmamalıdır.

    Yan Etkileri Göz Önünde Bulundurun :

    Ekinezya kullananlarda; mide rahatsızlığı, ishal, kabızlık, allerji,
    Garlik kullananlarda bulantı, ishal, kanama, alerji
    Ginseng kullananlarda baş ağrısı, uyku problemi, ürtiker, vajinal kanama, göğüslerde hassasiyet, tansiyon problemi
    Ginkgo biloba kullananlarda mide rahatsızlığı, ishal, baş ağrısı, kanama, epilepsi, kramplar
    Glukozamin kullananlarda mide rahatsızlığı, şişkinlik, gaz, ishal
    Kava kullananlarda uyuklama, kaşıntı, karaciğer rahatsızlığı
    Melatonin alanlarda uyuklama, baş ağrısı, depresyon, mide rahatsızlığı
    Fitoöstrojen alanlarda meme ve rahim rahatsızlıkları, tiroid problemleri
    Sarımsak ve zencefil gibi bitkiler kandaki pıhtılaşmayı azaltır. Bu nedenle cerrahi müdahalede bulunulacak kişiler ile aspirin ve ağrı kesici kullananların bu bitkisel ilaçları almaması gerekir.
    Efedra alanlarda baş ağrısı, sinirlilik, tansiyon yüksekliği, felç ve kalp krizi görülebileceği unutulmamalıdır.

  • Bitkisel ilaçlar hakkında bilmeniz gerekenler

    Bitkisel bir ilaç kullanmadan önce nelere dikkat edilmeli?

    ·Bitkisel ürünler reyonunun önünde durup incelediğinizde veya internet arama motorlarına “bitkisel tedavi” diye yazdığınızda birçok hastalığın tedavisinde kullanılması önerilen yüzlerce ürün göreceksiniz. Ancak bunların gerçekten ne kadar işe yaradığını, yan etkisinin olup olmadığını bilemeyeceksiniz. Doğrusu bilen birilerini de bulmanızın pek kolay olmayacağını düşünüyorum.

    ·Konvansiyonel tedavi yöntemlerinden farklı olarak bitkisel ilaçlar üzerine yapılmış yeterli sayıda bilimsel çalışma yoktur. Yapılan bilimsel çalışmalar genellikle çok sayıda hastayı kapsayan geniş hacimli ve kontrol gruplu çalışmalar değildir. Yapılan geniş kapsamlı bazı çalışmalar da hayal kırıklığı ile sonuçlanmıştır.

    ·Eğer kullanmayı düşündüğünüz veya kullanmanız için size önerilen bitkisel bir ürün hakkında bağımsız kaynaklardan etkinliği, güvenilirliği, yan etkisi hakkında yeterli bilgi edinemiyorsanız kendinize şu soruları sormalı ve yanıt almalısınız. Aksi taktirde kullanmadan önce tekrar düşünmenizi öneririm.

    Test edilmemiş bir ürün için kobay olmam mı isteniyor?

    Eğer hamileysem ürünün güvenilir olup olmadığını nasıl bilebilirim?

    Bitkisel ürünün içindeki bazı bileşiklerin kanseri, ülseri tetiklemediği veya karaciğer yetmezliğine neden olmayacağı garantisi var mı?

    Hangi doz ve sıklıkta kullanmam etkili ve güvenli olur?

    Bitkisel ilaçlar hakkında bilmediklerimiz nelerdir?

    ·Bitkisel tedaviler hakkında yeterli bilgimizin olmaması bu konuda yapılmış kontrollü bilimsel çalışmaların yeterli olmayışından kaynaklanır.

    ·İlk olarak bitkilerin içinde bulunan tüm aktif etken maddeler nelerdir? Bunların etkileri nasıldır? İkinci olarak ta bu bitkisel kaynaklı maddelerin başka ilaçlarla etkileşimleri ve tedavisi hedeflenen hastalıktan başka var olan diğer bir hastalığa olumsuz etkisini var mıdır?

    Örneğin; viral hepatitte yararlı olduğu düşüncesiyle meyan kökü tüketen bir hastada yan etki olarak oluşan vücutta sıvı birikimi var olan hipertansiyonu daha da kötüleştirebilir. Diğer taraftan meyan kökü antidepresanların erkeklerde neden olduğu cinsel fonksiyon bozukluğunu daha da artırır. Kısaca kullanılan bitkisel maddeler kullanılan konvansiyonel ilaçların etkilerini artırıcı veya azaltıcı yönde etki gösterebilirler.

    ·Kullanılan bitkisel ilaçların olumsuz etkileri tam olmayıp aylar veya yıllar sonra ortaya çıkabileceğinden takibi de zordur. Hasta çoğunlukla kullandığı bitkisel ilacı hatırlamayacaktır.

    ·Başka bir bilinmez de, bitkisel ilaçların içindeki etken madde miktar olarak standardize değildir. Yani aynı miktar bitkide veya bitki ekstraktında farklı miktarlarda aktif madde vardır ve etkileri de farklı olacaktır.

    ·Yapılan testlerde bazı bitkisel karışımlarda steroidler, trankilizanlar, ağrı kesiciler, toksik ağır metaller kan pıhtılaşmasını engelleyen ve kan şekerini düşüren maddelerin yanında, tehlikeli olabilecek bakteriler de tespit edilmiştir.

    Bitkisel tedaviler neden tercih edilir?

    ·Bitkisel tedavilerde kullanılan bitkiler doğal olduğu için daha güvenilir sanılır. Ancak bu doğru değildir. Bazı bitkiler karaciğere toksik etki göstererek hastalığın ilerlemesine neden olabilirler.

    ·Bazı hastalar yararı bilinen ilaçları almak yerine yanlış bir yargı ile alternatif arayışlara girişirler.

    ·Bitkisel tedavilerde kullanılan bitkiler insanlara daha aşina olup birçok marketten, aktardan bulunması veya internetten sipariş verilmesi mümkündür.

    ·Özellikle sigorta güvencesi olmayan insanlar bitkisel preparatları daha ucuza temin edebilmektedirler.

  • Beslenme

    BESLENME , KARIN DOYURMAK, AÇLIĞI BASTIRMAK,CANININ ÇEKTİĞİNİ YİYİP İÇMEK DEĞİLDİR.

    Yaşamımızın devam etmesi için ,enerjiye ( kaloriye) ihtiyacımız vardır.Enerjiyi beslenerek alırız . Besinlerimiz ,protinler, karbonhidratlar,yağlar, su ,posalardan ibarettir. Besinlere yardımcı öğeler ise vitamin ve minerallerdir. Alınan enerji ile harcanan enerji dengede olmalıdır. Eğer aldığımız enerji harcadığımızdan fazlaolursa şişmanlarız, az olursa zayıflarız . Sonuçta ya şişmanlık , ya zayıflık sonucu gelişen hastalıklara yakalanırız.

    Beslenme,Kişilerin yaşı, cinsiyeti , genetik ve fiziksel (görsel ) özellikleri,sağlık durumlarına göre değişir.

    Bu makalede beslenme ile genel özellikler verilmiştir.

    PROTEİNLER, Vucudumuzun yapı taşlarıdır . Çocukta ek olarak büyüme ve gelişmeyi sağlarlar. Tüm yaşlarda ise bağışıklık sistemini güçlendirir, hastalıklara direnci arttırır, daha çabuk iyileşmemizi sağlar, yara ların daha çabuk iyileşmemizi sağlarlar. Normal de PROTEINLER BESLENMEMİZİN % 15 İ OLMALIDIR. Daha fazla protein alımı böbrek hastalıklarına yol açabilir , daha az alımı ise çocukların yetersiz büyüme ve gelişmelerini, ergenlerin daha kolay hastalanmalarına ,daha geç iyileşmelerine neden olur.

    PROTEİNLER ,ET, SÜT , SÜT ÜRÜNLERİ ,TAHILLAR DIR.

    KARBONHİDRATLAR , Vucudumuzun enerji kaynaklarıdır. Normalde GÜNLÜK BESLENMEMİZİN %60 İ OLMALIDIRLAR. Fazla alınmaları şişmanlığa, az alınmaları ( vucut enerji temini için yeterli karbon hidrat yoksa proteinleri kullanır , sonuçta protein eksikliği oluşur.) Protein eksikliği tablosu sonuçları ortaya çıkar.

    KARBONHİDRATLAR , Şekerli gıgalar , pilav , makarna , ekmek ….

    Yağlar , Enerji depomuzdur. Normal GÜNLÜK BESLENMEMİZİN % 25 İ OLMALIDIR.Yağlar hayvansal ve bitkisel yağlar olmak üzere ikiye ayrılır.Hayvansal yağlardan BALIKTA BULUNAN OMEGA 3 HARİÇ VE TÜM BİTKİSEL YAĞLAR HARİÇ DİĞER BÜTÜN YAĞLAR VUCUTTA ÜRETİLEBİLİRLER. YANİ OMEGA 3 VE TÜM BİTKİSEL YAĞLAR BESİNLERLE DIŞARIDAN ALINMALIDIR.

    OMEGA 3 BALIKLARDA, Farklı oranda bulunur . Bizim balıklarımızdan hamsi ve sardalyada özellikle boldur. OMEGA 3 BALIKDAN BAŞKA KOYU YEŞİL YAPRAKLI ÖZELLİKLE SEMİZOTU SEBZELER , ASMA YAPRAĞI ,FINDIK CEVİZ KETEN TOHUMU YAĞI 'NDA BULUNUR.

    OMEGA 3 , KAN YAĞLARININ DAMARLARDA BİRİKİMİNİ AZALTIR.KANIN PIHTILAŞMASINI ÖNLER. EKLEM İLTİHAPLANMASINI ÖNLER .BAĞIŞIKLIK SİSTEMİNİ GÜÇLENDİRİR.

    Beslenmemizde aldığımız bitkisel yağın 1/2 si ZEYTİNYAĞI , diğer 1/2 Sİ DİĞER BİTKİSEL YAĞLAR OLMALIDIR.

    SU ,VAZGEÇİLEMEZ , OLMAZSA OLMAZ.

    SU, BARSAK HAREKETLERİNİ ARTTIRIR. KANŞEKERİNİ DÜZENLER , ŞEKER HASTALIĞINI ÖNLER. KOLESTEROLU DÜŞÜRÜR. KALB VE DAMAR HASTALIĞINI ÖNLER .ŞİŞMANLIĞI ÖNLER ,KANSER OLUŞUMUNU ÖNLER.

    POSA , TAHILLARIN SEBZELERİN , MEYVELERİN SİNDİRİLMEYEN KISMIDIR.

    POSA ,KABIZLIĞI , ŞİŞMANLIĞI ,ŞEKER HASTALIĞINI ,KANSER OLUŞUMUNU ÖNLER.

    POSA , YULAF, ÇAVDAR , KEPEK, BULGUR , SEBZE , MEYVE , KURU BAKLAGİLLERDE BULUNUR.

    VİTAMİNLER , D VİTAMİNİ HARİÇ DİĞER VİTAMİNLER BESLENME İLE ALINABİLİR.

    TÜM VİTAMİNLER DOKTOR KONTROLUNDA GEREKLİYSE ALINMALIDIR.