Etiket: Bırakma

  • Çocuklar neden tırnaklarını yer, ne yapmalı?

    Çocuklar neden tırnaklarını yer?

    Çocuğunuz birçok nedenle tırnaklarını yiyor olabilir – merak, can sıkıntısı, stres, alışkanlık veya taklit bunlardan bazılarıdır. Tırnak yemek ”gerginlikten gelen alışkanlıklar” arasında en yaygın olanıdır. Bu alışkanlıkların diğer örnekleri başparmağı emmek, burun karıştırmak, saçla oynamak veya saçı çekmek ve diş gıcırdatmak olarak sayılabilir. Aynı zamanda, tırnak yemek yetişkinlikte de devam etmesi en muhtemel alışkanlıktır.

    Büyüme süreci çocuklarda endişeye neden olabilir ve ebeveynler bu gerginlik ve baskınların büyük bir kısmını göremez.

    Çocuğunuz tırnaklarını orta derecede (kendisine zarar vermiyorsa) ve bilinçsizce (örneğin televizyon izlerken) yiyorsa veya tırnaklarını belirli durumlara (örneğin performans değerlendirmeleri ya da sınavlar) tepki olarak yiyorsa, bu alışkanlık stresle başa çıkmak için kullandığı bir yoldur ve endişelenmeye gerek yoktur.

    Çocuğunuz tırnak yemeyi büyük olasılıkla kendi başına bırakacaktır ama tırnak yeme alışkanlığı sizi rahatsız edecek kadar uzun sürerse veya tahammül edemediğini bir alışkanlıksa, çocuğunuza bu alışkanlığı bırakırken basit bazı yöntemlerle yardımcı olabilirsiniz.

    Tırnak yeme konusunda ne yapmalı?

    Çocuğunuzun endişelerine kulak verin. Becoming the Parent You Want to Be adlı kitabın yardımcı yazarı Janis Keyser, “Çocuklar bizi endişelendiren bir şey yaptığında, ilk tepkimiz bu davranışı durdurmaya çalışmak olur ve aslında uzun vadeli amaç da budur,” diyor ve ekliyor: “Ama bu noktaya geçmeden önce, bu davranışın altında yatan nedenlerle başa çıkmanız ve çocuğunuzun hayatında kulak vermeniz gereken bir stres etkeni olup olmadığını düşünmeniz çok önemlidir.”

    Çocuğunuzun endişelenmesine neyin sebep olduğunu az çok tahmin ediyorsanız – yakın zamanda gerçekleşen bir taşınma, ailede boşanma, yeni bir okul veya yaklaşan bir sınav – bu endişeleri çocuğunuzla konuşmak için özel çaba gösterin. Tabii ki çoğu çocukta bunu söylemek kolay, yapmak zordur. Ancak, tırnak yeme alışkanlığı için tamamıyla saçma bir neden ortaya atarsanız (“Ben biliyorum neden tırnaklarını yediğini, dişlerini bilemeye çalışıyorsun!”) çocuğunuz canını aslında neyin sıktığını size bir anda söyleyebilir.

    Çocuğunuzu azarlamayın ve cezalandırmayın. Çocuğunuz tırnak yemeyi gerçekten bırakmak istemiyorsa, büyük olasılıkla bu konuda yapabileceğiniz çok bir şey yoktur. Gerginlikten gelen diğer alışkanlıklarda olduğu gibi, tırnak yeme de genellikle bilinçsizce devam ettirilir.

    Çocuğunuz tırnaklarını yediğinin farkında bile değilse, onu azarlamak ve cezalandırmak hiçbir şekilde işe yaramayacaktır. Yetişkinler dahi alışkanlıklarından kurtulmakta çok zorlanır.

    Alışkanlık sizi gerçekten rahatsız ediyorsa, sınır koyun. “Yemek masasında tırnak yenmeyecek” kuralı, “tabaktan köpeğe yemek vermek yok” kadar mantıklı bir kuraldır.

    Burada en önemli nokta, sadece rahatsızlık veren bir davranışın, kötüleşerek sıkıntılı bir soruna veya duygu yüklü bir duruma dönüşmesini engellemektir. Duyduğunuz rahatsızlığı elinizden geldiğince saklamak ve sonra bir anda patlayıp, “Tırnaklarını yeme artık! Dayanamıyorum!” demek, uzun ve yorucu bir güç savaşının ilk kurşunu olabilir.

    Genel olarak, çocuğunuz kendisine zarar vermiyorsa ve çok da gergin görünmüyorsa, yapabileceğiniz en iyi şey tırnaklarının düzenli olarak kesilmesini sağlamak, ona ellerini sık sık yıkamasını hatırlatmak ve dikkatinizi başka bir yere vermeye çalışmaktır. Çocuğunuza bu alışkanlığı bırakması yapacağınız baskı, gerginliğini arttırmak ve davranışının yoğunlaşmasına neden olmaktan başka bir işe yaramaz.

    Ayrıca, siz ne kadar iyi niyetle hareket ederseniz edin, sizin doğrudan yapacağınız herhangi bir müdahale – tırnaklarına acı oje sürmek gibi – ona bir ceza gibi gelecektir. Alışkanlığını ne kadar az sıkıntıyla bağdaştırırsa, alışkanlığı kendi başına ve hazır olduğunda bırakma ve sizden yardım istemek konusunda kendini rahat hissetme olasılığı o kadar artacaktır.

    Çocuğunuz alışkanlığı bırakmak istediğinde ona yardımcı olun. Çocuğunuzun arkadaşları onunla dalga geçiyorsa, bu alışkanlığı bırakmaya hazır hissedebilir – ve sizin yardımınıza ihtiyaç duyar.

    Öncelikle, onunla arkadaşlarının neden olduğu sıkıntıyı konuşun ve bu durumun ona kendisini nasıl hissettirdiğini anlatmaya teşvik edin. Tırnakları nasıl görünürse görünsün, onu hep seveceğinizi anlatın. Sonra da olası çözümleri tartışın.

    Alışkanlıkları bırakma sürecini anlatın. Konuşmaya başlarken, gerginlikten gelen alışkanlıkların neler olduğunu ve bunların aslında bırakılabileceğini anlatın.

    Sonrasında, çocuğunuzun alışkanlığı bırakma planına ne kadar dâhil olmanız gerektiğine karar verin. Alışkanlığa geri döndüğü anlarda sizden uyarı bekleyecek mi yoksa bu onu rahatsız mı edecek? Çocuklar büyüdükçe, genellikle ebeveynlerin kendilerine daha az müdahale etmesini tercih eder.

    Alışkanlığın farkına varmasına yardımcı olun. Çocuğunuzu tırnaklarını ne zaman ve nerede yediğinin daha çok farkında olmaya teşvik edin. Tırnaklarını tekrar yediği zaman ona bunu hatırlatacak sessiz, gizli bir işarete karar verin – koluna hafifçe dokunabilir veya aranızda belirlediğiniz bir kelimeyi söyleyebilirsiniz.

    Bazı çocuklar, dikkatlerini o anda gerçekleşen alışkanlık davranışına çeken fiziksel işaretleri daha yararlı bulur. Bu seçenek, çocuğunuz tarafından seçildiği sürece işe yarar. Eğer bunu seçen o değilse, ona bir ceza gibi gelir.

    Tırnak yemeyi zorlaştırmak için, parmak uçlarına yara bandı takmayı veya tırnaklarına birkaç kat oje sürmeyi yararlı bulabilir.

    Tırnaklarına acı oje sürmek istiyorsa, bu da tercih edilebilir. Ama ojenin etiketini kontrol etmeyi unutmayın. Bazı ojelerde gözle teması halinde yakıcı etkisi olan Arnavut biberi gibi maddeler kullanılmaktadır.

    Kız çocuklarında, kuaföre gidip manikür yaptırmak da tırnak yeme alışkanlığını bırakmaya yardımcı olabilir.

    Bir alternatif sunun. Tırnak yemek yerine geçecek bir veya daha fazla aktivite önerin. (Örneğin uzun araba yolculuklarında oyun hamuru veya kitap okurken tutabileceği pürüzsüz bir taş verin.) Çocuğunuzun bu alternatif alışkanlığı okula gitmeden veya yatağa yatmadan önce birkaç dakika denemesini sağlayın.

    Buna ek olarak, tırnak yeme isteği geldiğinde kullanabileceği bazı rahatlama teknikleri belirleyin – örneğin, derin nefes alma veya yumrukları sıkıp bırakma.

    Çocuğunuzun yaşı uygunsa, ona tırnak törpüsü kullanmayı öğretin ve komodininin üzerinde veya banyoda bir törpü bulundurun.

    Gerilimini ve enerjisini atması için, ona – mümkünse dışarıda – koşup oynama imkânı sağlayın. Bazı çocuklar, el sanatları ve resim gibi projeleri hem ellerini meşgul tutmak hem de rahatlamak için iyi bir yol olarak görebilir. Başkaları için ise bir müzik enstrümanı çalmak yararlı olabilir.

    Denemekten yılmayın. Farklı kişilerin farklı tekniklerle sonuç aldığını çocuğunuza açıklayın ve ilk tekniğin işe yaramaması halinde, onu çeşitli başka çözümleri denemeye teşvik edin. Genel olarak, çocuğunuz yaş aldıkça, bu süreçte daha çok sorumluluk alabilir.

    Son olarak, alışkanlıkları kırmanın zor olduğunu ve ikinizin aynı tarafa olduğunu ona – ve kendinize – hatırlatmayı unutmayın. İhtiyaç duyuyorsanız sürece ara verin ve alışkanlığı kırmakta ne kadar başarılı veya başarısız olursa olsun çocuğunuzun her zaman şefkat ve ilgi gördüğünden emin olun. Gösterdiğiniz sabır ve kararlılık en sonunda meyvesini verecektir.

    Tırnak yeme konusunda ne zaman endişelenmeli?

    Bazı ender durumlarda, şiddetli tırnak yeme alışkanlığı aşırı endişenin işareti olabilir. Tırnak yeme sonucunda tırnak uçları bereleniyor veya kanıyorsa, endişe verici başka davranışları varsa (örneğin derisiyle oynama veya kirpiklerini veya saçını çekme) veya uyku bozukluğu yaşıyorsa, çocuk doktorunuza danışın.

    Ayrıca, çocuğunuzun tırnak yeme alışkanlığı bir anda ortaya çıkıp, hızlı bir kötüleşme gösteriyorsa da doktorunuza danışın. Bu tür durumlarda, bir uzmana danışmakta yarar vardır.

  • Hipnozla sigarayı bırakabilirsiniz…

    Hipnozla sigarayı bırakabilirsiniz…

    Sigara bağımlılığı, bilinçaltına yerleşmiş ve bu nedenle otomatikleşmiş güçlü bir bağımlılıktır. Sıkça tekrarlanan(yaklaşık 21 kez) her düşünce veya davranış bilinçaltına geçerek kaydedilir ve alışkanlık halini alır.Hipnoz gerçekten de sigarayı bırakmak için en etkili yöntemdir.Çünkü hipnozla bilinçaltına ulaşılarak sigara içmeye neden olan alışkanlığın kökleri bilinçaltından silinir.Sigara bilinçaltı tarafından bir arkadaş, bir dost, sosyalleşme aracı, keyif verici bir madde olarak programlandığı için bu programlar değişmeden sigaradan kurtulmak zordur. Yaklaşık 3-5 seans hipnoza giren tiryakilerin çoğu, sıkılmadan, bunalmadan, sinirlenmeden sigarayı bırakmaktadırlar. Üstelik hipnotik telkinler sayesinde, kilo almaları da önlenmektedir. TÜBİTAK ın yaptığı bir araştırma sonucuna göre, hipnoz dünyadaki en etkili sigara bırakma yöntemi olarak tanımlanmaktadır. Bizim hipnoterapi çalışmamızda, sigarayı bırakmak isteyenlere 3-5 seans hipnoz ile sigarayı bırakmalarında yardımcı olunmaktadır.

    Sigara içmek bir tören gibidir . Hiç farkında olmadan birçok şey size sigarayı hatırlatır ve otomatik olarak sigarayı yakarsınız. Sıkıldığınızda,üzüldüğünüzde,yemeklerden sonra, bilgisayarda çalışırken, çay kahve içerken, araba sürerken vs… Hipnoz bu alışkanlıkları kırmanın ,bu otomatik pilotu devreden çıkarmanın en etkili yoludur.

    Hipnoz sigara davranışınızı değiştirecek, yerine yeni sağlıklı davranışlar koyacaktır. Örneğin canınız her sigara çektiğinde derin bir nefes almanız o anda sigara arzunuzu yok edecektir. Ya da daha elinize sigarayı aldığınız anda o sigaranın elinizde olduğunu fark edecek ve sigara içmekten vazgeçeceksiniz. Hipnoterapi ile sigarayı bırakmanızı engelleyen bilinçaltı nedenler açığa çıkarılır ve o nedenlerin yerine daha sağlıklı şeyler bulunup değiştirilerek tedavi sağlanır.Yapmanız gereken tek şey,sigarayı bırakmayı istemek…

  • SİGARA HİPNOZLA NASIL BIRAKILABİLİR?

    SİGARA HİPNOZLA NASIL BIRAKILABİLİR?

    Sigara içen kişiler hayatlarında en az bir kez bırakmayı düşünmüşlerdir. Bir kısmı en az bir kez bırakmaya teşebbüs etmiş ve bir kısmı da bırakmış ve bir süre sonra tekrar başlamıştır. Bir sigara tiryakisi en büyük yalanı kendisine söyler. “İstediğim zaman bırakabilirim ama istemiyorum”, “Sigara içmeyi seviyorum bırakmak istemiyorum”, Bağımlı olan insanlar bağımlılıklarının yarattığı tutkudan dolayı bunun bir aldatmaca olduğu ve bırakma isteklerini harekete geçirecek güçlerinin olmadığını bilmez. Fark ettiğinde ise pek çok zararı vücudu tahrip etmiş ve bunun hasarlarını daha öteye taşımayı göze alamadığı için gönülsüz zoraki bırakmak durumuyla karşı karşıya kalmışlardır. Sigara bırakma merkezlerinde uygulanan yöntemler arasında; Akupunktur, ilaç, tiksindirici toz, bantlar, biorezonans, hipnoz, seminer vb yöntemler arasında hepsinin de kendine göre bağımlıya bir katkısı vardır. Bu yöntemlerin hiç biri kişinin niyeti samimi olmaması halinde %100 etkili olmaz. Ancak bu yöntemler bırakma hedefinde olan tiryakinin bu amacını gerçekleştirmesinde yardımcı olur.

    Sigarayı Bırakmada Hipnoz’un Etkisi Nedir?

    Kendi başına sigarayı bırakmaya çalışanlar %25 oranında muvaffak olurken. Yardımcı araçlardan veya terapi yöntemlerinden yararlananlar %66’ya kadar çıkmıştır. Bu yöntemler arasında sigarayı bırakmada en etkili yöntemin hipnoz olduğunu söyleyebiliriz. Kişinin sigara ile tatmin olma arzusunu kesintiye uğratıp bedensel ve duygusal arzuyu sigara dışında bir kaynaktan yararlanmasını sağlayarak bağımlılığın yarattığı direnç 3 gün içinde kırılır ve daha sonra kişinin kendi iradesini çok daha kolay uygulayabileceği yönergeler verilir. Bu çalışma hazırlık süreci ve bağımlılık derecesine göre 2 ila 4 seans sürebilmektedir.

    Hipnozla sigarayı bırakmada başka hangi araçlardan yararlanılır?

    Bilincin ve bilinçaltının hazırlanması en önemli süreçtir. Yani kişi hazır olduğunda bu fırsatı tamamen bırakarak değerlendirebilir. Bunu yanında metabolizmada ve duygular üzerindeki değişimler konusunda kişi bilinçlendirilir ve zihinsel ve duygusal arınma sürecine katkı sağlayan telkin ve ses frekanslarından yararlanılır. Ayrıca sigaranın tahrip ettiği organların hızla iyileşmesi için bitkisel kürler ve beslenme önerileri verilir. Ağır tiryakiler için sigarayı bırakmak hayatında olumlu bir devrimi de başlattığı için bu kişilere bırakma sonrası da psikolojik destek verilmesi gerekebilir.

    Sigarayı Bırakmada Hipnoz’un Herkese Yararı Var Mıdır?

    Bir hastaya önerilen ilacın ne kadar etkili olduğu hasta o ilaca başladıktan sonra belli olur. Bazıları hipnoz’a karşı dirençlidir ancak bu kişi sigarayı bırakamaz diye bir sonuç çıkarılmamalı. Telkinlerin etkisi yetersiz kaldığı durumlarda diğer disiplinlerden daha çok yararlanılabilir. Bunların başında ilaç tedavisi ve biyorezonans gelir. Bunun yanında Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerin Göğüs hastalıkları bölümlerine bağlı çalışan pek çok sigarayı bırakma merkezi vardır. Hükümet politikası da bunu önemseği için ayrıca telefonla danışmanlık hizmeti veren ALO 171’i kurmuştur.   

    Bu yazının telif hakkı Adil Maviş’e aittir. Kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Makaledeki bilgilere dayanarak herhangi bir teşhis ve tedavi uygulanamaz. Adil Maviş kendi geliştirdiği ve kişinin içsel dinamiklerini en üst seviyede kullanılabilmesine dayalı koçluk ve bireysel danışmanlık hizmeti vermektedir. Bu bağlamda alacağınız hizmet teşhis ve tedavi kapsamında değildir. 

  • Akupunktur ile sigara bırakma tedavisi nasıl yapılır

    Yapmanız gereken tek şey sigarayı bırakmaya karar vermektir. Bu, insanın yaşamında alabileceği en önemli kararlardan biridir. Bu kararı verdikten sonra, akupunktur, size sigarayı bırakmanızda büyük kolaylık sağlayacaktır.

    İnsanlarda serotonin ve endorfin adı verilen iki madde vardır. Bunlar beyinde bulunur ve rahatlık, hoşluk, keyif ve huzur gibi duygular ile ilgilidirler. Normalde insanlarda kahkaha atınca, mutlu bir haber alınca ya da çikolata veya güzel bir tatlı yiyince, serotonin ve bir yeriniz acıyınca endorfin düzeyi yükselir. Ancak sigara içenlerde serotonin – endorfin salgılama işini sigara üstlendiğinden vücut otonomisini kaybetmiştir. Hani keyiflenince de, dertlenince de sigara içilir ya, işte açıklaması budur.

    Sigarayı bırakanlarda ilk hafta beyin serotonin salgılama işini gerçekleştiremediğinden vücut oldukça zor anlar yaşar. Beyin ancak 72 saat sonra eski görevini yapmaya başlar. Bu 72 saatlik süre içinde, hastanın yoksunluk belirtileri önlenirse, sigarayı bırakması çok kolaylaşır. Akupunktur ile tedavi, kişinin sigara içmemekten dolayı oluşabilecek şikayetleri ortadan kaldırır. Böylece sigara içmemeye karar veren kişi, bunu hiç zorlanmadan başarır; çünkü, akupunktur tedavisi beyni yeniden sigaraya gerek duymadan serotonin ve endorfin salgılaması için uyarır ve uyarıdan sonra da beyin eski otonomisini kazanır.

    Merkezimizde sigara bırakma tedavisinde iğne kullanılmadan Laser akupunktur,Manyetik Alan tedavisi,Saf Oksijen tedavisi ve Nöral Terapi hepsi birlikte uygulanmaktadır. Kulakta tesbit edilen noktalar laserle uyarılarak bitki tohumları ile bu uyarı sürekli hale getirilerek, iğnesiz, ağrısız, acısız bir yöntem uygulanır.

    Sigara bırakma tedavisinde akupunktur kişinin sigaraya olan isteğini azaltır, sigaranın tadı bozulur ve sigara içilmediği zaman ortaya çıkan, sinirlilik, el ayak titremesi ve yoksunluk belirtilerini ortadan kaldırır. Eğer kişi sigara içmek isterse mide bulantısı ve kokusundan nefret hissini ortaya çıkartarak tek seansta sigarayı bırakması sağlanır.

    Akupunktur ile kaç seansta sigara bırakılabilir?

    Toplam 45 dakika süren bir tedavidir. Böylece 72 saatlik en zor geçen dönemde vücut kontrol altındadır. Daha sonra hastanın bağımlılık derecesiyle bağlantılı olarak ek seanslar yapılabilir, ama genellikle buna gerek kalmaz. Tedavi süresince tek bir sigara bile içilmemesi ve nikotin preparatları kullanılmaması gerekir. Aksi halde, başladığımız noktaya geri döneriz.

    Akupunktur tedavisi ile sigarayı bırakmada başarı oranı nedir?

    %90-95 gibi yüksek bir başarı oranı vardır.

  • Biorezonans ile sigara bırakma

    Biorezonans ile sigara bırakma

    Biorezonans ile sigara bırakma tedavisi birçok gelişmiş ülkede yıllardır uygulanmakta. Sigara bağımlılığınızı aşamıyorsanız Biorezonans ile tanışma zamanınız gelmiş demektir.

    Ağrısız ve yan etkisiz bir uygulama olan Biorezonans, vücudumuzdaki hücre, doku ve organların yaydığı sağlıklı ve hastalık yapıcı elektromanyetik frekansları tesbit eder, birbirinden ayırır ve bu frekansları tedavinin ihtiyacına göre ters çevirip, büyütüp ya da birleştirip modifiye ederek vücuda geri verir.

    Biorezonans ile tüm maddelerin elektromanyetik frekans kalıplarını elde etme olanağımız bulunmaktadır. Sigara bırakma seansında içtiğiniz sigaranın frekans kalıbı elde edilir ve biorezonans ile sigara bırakma terapisinde kullanılır.

    Biorezonans ile sigara bırakma yönteminin uygulanabilmesi için kişinin sigarayı bırakmaya kesin karar vermiş olması gerekmektedir.

    Kişiden son bir sigara içip, izmarit kısmını cam bir tüp içerisine koyması istenir. Bicom Biorezonans cihazının giriş kısmına, kişinin içtiği son sigara ile tükürük örneği yerleştirilir. Bu tükürük örneğinden ve sigara izmaritinden, “kişiye özel” nikotin elektromanyetik frekans kalıbı çıkarılır. Tesbit edilen bu frekans kalıbı ters çevrilip 64 kat büyütülerek elektrotlar ve manyetik minder aracılığıyla vücuda geri verilir. Vücuttaki nikotin frekansı, ters frekansıyla karşılaştırılır. Bu işlem ile bünyedeki nikotin frekansı sıfırlanır.

    Yaklaşık 60 dakika süren seans sırasında uygulanan frekanslar bir çipe yüklenir ve kişinin cildine yapıştırılır. Bir ay süreyle taşıması istenir. Böylece frekans alımı devam eder.

    Biorezonans ile sigarayı bırakma tedavisinde genellikle tek seans yeterlidir. Biorezonans seansı sonrasında kişinin bünyesi sigarayı yabancı bir madde gibi algılamaya ve sigarayla daha önce hiç tanışmamış gibi davranmaya başlar. Sigaraya karşı bir tokluk ve isteksizlik oluşur. Kişi sigara dumanından aşırı derecede rahatsız olmaya başlar. Baş ağrısı, konsantrasyon güçlüğü ve sinirlilik gibi nikotin yoksunluğu belirtileri ortaya çıkmaz. Vücut sigarayı yabancı bir madde olarak algılayacağı için hızla bu maddeden kurtulmaya çalışır.

    Nikotinin vücuttan daha hızlı atılmasını sağlamak için, kişilere bir ay müddetle günde 2 -2.5 litre (8 -10 bardak) su içmeleri önerilir.