Etiket: Bel

  • Bel ve sırt ağrıları

    Bel ve sırt ağrıları, soğuk algınlıklarından sonra hayatımız boyunca karşılaştığımız en sık problemlerden biridir. Bel ağrısı bir hastalık olmayıp bir belirtidir ve bel ile ilgili bazen de ilgisiz pek çok rahatsızlığın habercisidir. Halk arasında bilinen isimleri ile lumbago, siyatik ( Bel kaymasıfarklı bir hastalık grubunu temsil eder ve çoğu zaman yanlış kullanılmaktadır) daha sık orta yaş grubunda izlenir ve devam süresine göre 3 aya kadar olanlar akut bel ağrısı olarak kabul edilir. Ağrının şiddeti günlük yaşantıyı etkilemeyen sadece belli hareketlerle orta çıkan ağrılardan, kişiyi hareketsiz bırakacak düzeye kadar olabilir. Ağrının oluşumunda kilo, fiziki aktivite, meslek, sigara alışkanlığı, oturma pozisyonu, gece yatış şekli ve yatağın yapısı, hatta kişinin psikolojik durumu etkilidir. Bunun yanında bel ile ilgisi olmadığı halde böbrek hastalıkları, kadınlarda yumurtalık iltahabı, pelvik iltahabi hastalıklar ve bazı karın içi organları ile ilgili hastalıklar bel ağrısı yapabilir veya bel ağrıları ile karışırlar.

    Omurga sistemimiz, baştan karın içi organlarına kadar vücudumuzun tüm ağırlığının 2/3 taşıyan aynı zamanda buradaki kas-bağ dokusu ile ayakta dik durmamızı temin ederek yürümemize yardımcı olan çok önemli bir yapıdır. Üst üste dizilmiş tespih taneleri gibi 24 ü hareketli toplam 30 adet omurga kemiği, hepsinin ortasında tüm organların çalışmasını düzenleyen ve hareketimizi temin eden omur iliğin geçtiği uzun bir tünel ve her omurun arasında süspansiyon görevi gören disklerden oluşmuştur. Ayrıca her bir omurga kemiği ile eş zamanlı sağa ve sola birer adet ağaç dalı benzeri sinir kökleri çıkar. Bu yapılar omurga, etrafını saran sağlam kas ve bağ dokuları ile çevrelenmiştir.

    Tüm bu yapılar birbiri ile ilişkili ve eş güdüm halinde işlevlerini yerine getirirler. Bunu yaparken dik hale getirilmiş boğaz köprüsü ve ağırlığı taşıyan halatların gösterdiği karşı direnç benzeri, olağan üstü bir yüke karşı kişiyi ayakta ve dik tutmaya çalışırlar. Bu açıdan aslında bel ve sırt kasları ile bağ dokuları devamlı stres ve yük altındadır. Bu kadar büyük ağırlığa karşı koyan bu yapının incinmesi veya bir takım rahatsızlıklarının ortaya çıkması oldukça kolaydır. Sistemin mekanik olarak zorlanması, ek yük binmesi, uygunsuz pozisyonda uzun süre kalınması sonucu bel ve sırt ağrıları ortaya çıkar. Başka bir deyişle tüm bel ve sırt ağrılarının % 80 i kemik, kas ve bağ dokularında organik bir bozukluk olmaksızın ortaya çıkan Mekanik Bel ve Sırt Ağrılardır. En sık oluş biçimi ağır bir eşya kaldırmak, sürüklemek, itmek şeklinde olabileceği gibi ani yere eğilmekle de çıkabilir. Bu tür ağrılar 48- 72 saat içinde istirahat ağrı kesiciler ve sıcak uygulaması ile azalır, 1-2 hafta içinde tamamen geçer. Uzaması halinde başka hastalıklar düşünülmelidir.

    Vücutta 24 adet hareketli omur arasında bulunan ve süspansiyon görevi gören jelatinöz kıvamdaki disk dediğimiz yapılar, fiziki travma, ters hareket veya beslenmesi ile ilgili problemler nedeni ile normal yapıları bozularak şekil ve yer değiştirebilir, çok yakınındaki sinirleri veya omuriliği sıkıştırabilir. Bunun sonucunda değişik düzeylerde belde,ayaklarda ve ayak parmaklarında ağrılar, uyuşukluklar, kuvvet kaybı hatta idrar ve büyük abdest çıkışında denetimsizlikler ortaya çıkar. Ağrı, hareketle artan, belden başlayıp kalça içinde bıçak saplar tarzda ayak parmakları veya topuğa kadar uzanan, beraberinde veya tek başına uyuşukluk, kuvvet kayıpları ortaya çıkarabilir. Kimi zaman da kişiler özellikle yol yürümekle şikayetlerinin artığıve dinlenmekle azaldığını söylerler. Bu şikayetlerin varlığı berberinde muayene bulgularının pozitifliği bizi bel fıtığı tanısına yaklaştırır.

    Bel ve sırt ağrısı yakınması olan hastaların tanısında hastalığın hikayesi, nörolojik muayene beraberinde radyolojik incelemeler ile % 98 doğrulukta tanı koydurur. Radyolojik incelemeler son derece yol gösterici olmala birlikte tek başına anlamlı değildir. Başlangıç aşamasında direkt röntgen, kan tetkikleri daha sonra bilgisayarlı tomografisi, EMG (Elektromiyografi) ve cerrahi gerekiyorsa yada hala tanı konamamışsa manyetik rezonans görüntüleme (MRG) incelemeleri gerekebilir. Bunlarda hiç biri tek başına yeterli değildir.

    TEDAVİ YÖNTEMLERİ

    Bel ile ilgili rahatsızlıklar kireçlenme, bel fıtığı, bel kaymaları ve romatizmal hastalıklar ilerleyici rahatsızlıklardır. Tedavinin amacı hastalığın ilerlemesine engel olmak, nörolojik hasarı engellemek veya olmuşsa geri döndürerek normal fiziksel aktiviteyi tekrar temin etmek. Bu amaçla:uygulana tedavi yöntemleri şöyle özetlenebilir

    A) Akut Dönemde

    1) Tutucu tedavi

    I. İlaç Tedavisi, ağrı kesici ve kas gevşetici

    II. Mutlak yatak isitirahati ( Ayağa kalkmadan 7-10 gün )

    III. Bölgesel Sıcak uygulaması

    IV. Traksiyon ve korse? ( Traksiyon yani çekme yararıkonusunda tartışmalar mevcuttur. Son gelişmeler çerçevesinde artık uygulanmamaktadır. Korse kullanımı ise özel durumlar dışında tavsiye edilmez. )

    B) Kronik Dönemde

    1) Fizik Tedavi

    I. Uzman kişilerin denetiminde uygulanan tedavilerdir. Hastalığın tedavisinden çok ağrının ve sinir çevresinde ödemin azalması, kasların gevşemesine yardımcı olurlar.

    II. Kaplıca Tedavisi: Dahiliye ve kardioloji doktorlarının izni ile fizik tedavi uzmanın önerileri doğrultusunda en az 3 hafta olacak şeklide ve uygun tür kaplıca seçimi ile faydalıdır. Ancak mevcut patolojiyi yok etmez, ağrıya yöneliktir.

    2) Egzersiz Tedavisi ve Bel okulu: Cerrahi öncesi veya sonrasıhekimin önerisiyle Fizik tedavi Uzmanının tavsiye ve değerlendirmeleri ile bel-sırt kaslarının güçlendirmeye yönelik kişiye özel egzersiz programı uzun vadede gerçek anlamda koruyucu bir tedavi yaklaşımıdır. Bu tedavi sabırla ve düzenli şekilde uygulandığında bel fıtığı ve kireçlenme oluşumunu engellemekte ve var olanların kötüleşmesini yavaşlatmaktadır.

    2) Cerrahi tedavi: Bel fıtığı konusunda çok farkı yöntemler olmasına karşılık (Laser terapi, Kemonükleozis, makrodiskektomi vb.) bu gün tüm dünyanın tercih ettiği yöntem mikrodiskektomidir. Bir günlük hastanede yatışsüresi, cerrahi sonrası 2-3 haftalık bir dinlenme sürecinden sonra normal yaşantısına dönen hastalar bundan sonra hayatlarında daha önceden yaptıkları hatalarını tekrarlamamak kaydı ile tam şifa elde ederler.

    Mikrodiskektomi 3 mesafeye kadar olan müdahalelerde başarıile kullanılan bir yöntemdir. Bel ilgili hastalıklarda diğer tedavi yöntemlerinin başarısız kaldığı, istenen sonucun elde edilemediği yada nörolojik hasarın tespit edildiği durumlarda cerrahi tedavi uygulanmalıdır. Cerrahi tedavide genel prensip hastaya ve dokularına en az zarar veren ve en az riske sokan, komplikasyon riski en az yöntemin tercih edilmesidir. Bu arada kişinin daha önceden sahip olduğu sistemik hastalıklar, yaş ve hasta-hekim uyumu çok önemlidir. Gereğinde hasta dahiliye, kardioloji ve anestezi gibi ilgili branş doktorlarınca da değerlendirilerek en uygun tedavi yaklaşımı seçilir. Cerrahi yöntem olarak son 20 yıldır tüm dünyada ve ülkemizde Mikrodiskektomi gittikçe daha fazla tercih edilmektedir. Bu işlemde ameliyatlaryüksek büyütmeli mikroskoplar ile yapılarak gözle görülemeyen patolojiler tespit edilebilmekte ve dokular son derece ayrıntılı görülebilmektedir. Hastanemizde bundan bir aşama daha ileri gidilerek eğer kısıtlayıcı bir faktör yoksa Epidural-spinal Anestezi ile İnterlaminar Mikrodiskektomi gerçekleştrilmektedir. Bu yöntemde, klasik mikrodiskektominden farklıolarak ameliyatlar, 2 cm lik cerrahi kesiyle mikroskop eşliğinde sadece yumşak dokuların arasından ve kemik alınmadan gerçekleştirilmektedir. Bu sayede son derece konforlu ve güvenli bir ameliyat gerçekleştirilmekte, ameliyat sonrası dönemde de hızlı bir geri dönüş temin edilmektedir. Hastalar 6 saat içinde ayağa kaldırılmakta ve hastanede yatış süresi 1 gün ile sınırlanmaktadır. Hastaneden çıktıktan sonra 10 günlük yatak ve 10 günlük ev istirahati sonrası günlük iş ve sosyal yaşantılarına geri dönüş mümkün olmaktadır.

    Beldeki kireçlenmelerde de, eğer diğer tedaviler yetersiz kalıyorsa, oluşan sinir sıkışıklıklarını azaltmaya yönelik gevşetici Epidural-spinal Anestezi ile Mikrocerrahi uygulanabilir. Bu işlem ile sinirlerin etrafında onların hareketini ve çalışması engelleyen fazla kemik dokuları tıraşlanarak alınır ve sinir rahatlatılır. Operasyonlar bu yöntemle tahmin edilenin üstünde yüz güldürücü sonuçlar verir.

    Hafif düzeyedeki Bel kaymaları da Epidural-spinal Anestezi ile İnterlaminar Mikrodiskektomi ve disk mesafesine Chace uygulamasıile başarıyla tedavi edilebilmektedir. Daha ileri bel kaymalarında, gereken sinir rahatlatma ve omurga stabilizasyon işlemleri uygulanarak kısa süre sağlığına kavuşması temin edilebilmektedir.

    Tüm işlemler %90-95 başarıoranı gerçekleştrilmekte, ameliyat sonrası dönemde önerilere uyulduğu takdirde son derece iyi sonuçlar alınmaktadır. Başarı uzun dönemde kişinin genetik yapısı, kilosu, mesleği, sigara alışanlığı ve egzersiz programına uyumu ile orantılı olarak artmaktadır. Üçüncü haftadan sonra başlayan, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon kontrolünda bir programın uygulanması ilerisi için faydalı olacaktır.

    Tüm tedavilerde, hasta ile hekim arasında uyum çok iyi olmalı karşılıklı olarak beklentiler, istekler ve olası riskler tüm çıplaklığı ile ortaya konmalıdır. Uygun boy-kilo oranı, bel kaslarını kuvvetlendirmeye yönelik iyi bir egzersiz planlaması, ters ve ağır hareketlerden kaçınma, sigaradan uzak bir hayat, uzun vadede kaliteli ve ağrısız bir ömrün garantisi olabilir

  • Bel fıtığı hayatınızı karartmasın

    Geliştirilen son tekniklerle yürüyemeyecek derecede bel fıtığı olan hastaların genel tüm vücut narkozu verilmeden mikro cerrahi teknik ile Mikrodiskektomi ameliyatı yapılabilmektedir.

    Hayatınızı çekilmez hale getiren bel ağrılarından artık kurtulabilir ve hatta ameliyat sırasında siz telefonla konuşurken, derginizi okurken hayatınızı değiştirebilirsiniz.

    Hayatında bel ağrısı çekmeyenimiz neredeyse yoktur. Genellikle ağrılarımız dayanılmaz oluncaya kadar doktora gitmez, kulaktan dolma tedavi yöntemleriyle hastalığımızı kendi kendimize tedavi etmeye çalışırız.

    Oysaki günümüzde teknolojinin de yardımıyla geliştirilen bazı teknikler sayesinde, bel ve boyun ağrılarının en ilerlemiş halleri dahi çok basit yöntemlerle tedavi edilebilmektedir.

    Omurgamıza 5 milyon kez yük biner
    Bel ağrısı ve bel fıtığı toplumun büyük bölümünü etkileyen yaygın bir sağlık problemidir.

    İnsan omurgasının en çok yük binen ve hareket sistemi ile ilgili rahatsızlıkların en sık ortaya çıktığı alan bel (lomber) bölgesidir. Unutmayın ki, ortalama bir ömür yaşayan her insan hayatı boyunca omurgasına yaklaşık 5 milyon kez yüklenme yapar. Kişinin hareketlerini kısıtlayıp, bundan kurtulması asla mümkün değildir. Eğilme, kalkma ve çömelme gibi hareketlerin hepsi yüklenme anlamına gelir. Yatma dışındaki tüm hareketlerde omurgaya yükleniriz. Bu yüzden de 70–80 yaşındaki insanlarda bel fıtığına rastlanması kaçınılmazdır. Kısaca, bel ağrıları insan yaşamının kaçınılmaz bir parçasıdır.

    Bel fıtığı nedir?
    Bu kaçınılmaz vücut yükünün getirdiği en yaygın rahatsızlıklardan biri bel fıtığıdır. Konuyla ilgili yurt dışında ve yurt içinde geniş araştırmalar sonucunda bel fıtığından kurtulmanın yolu bel fıtığı oluş mekanizmasını anlamaktır. İki omur arasında omurgaya binen yükü emen ve eşit dağılımını sağlayan disk olarak tanımlanan yapının, omuriliğe ve/veya sinir köklerine doğru bombeleşmesi sonucu ortaya çıkan bir rahatsızlık olarak tanımlıyor. Tedavi yöntemiyse, hastalığın kişideki seyrine ve ilerleme durumuna göre değişiyor.

    Bel fıtığının belirtileri;
    Bel ağrısı, bacaklara vuran ağrı, bacaklarda, ayakta uyuşma, güçsüzlük, nadiren de olsa yanma ve iğnelenme, idrar yapamama ya da idrar kaçırmadır. İdrar kaçırma özellikle bel ağrısı ile birlikte olduğu zaman dikkat edilmesi gereken bir bulgudur. Bel fıtığının tedavi seçenekleri çeşitlidir.

    4 temel tedavi yöntemi
    Tedavi prensipleri 4 ana başlıkta özetlenebilir. Bunlar;
    1 -Yatak İstirahatı

    2- İlaç Kullanımı
    3- Fizik Tedavi Ve egzersiz
    4- İleri Tekniklerle Cerrahi Tedavi

    Yatak istirahatı, ilaç kullanımı ve fizik tedavi çok ilerlememiş fıtıklarda elzemdir ve genelde olumlu yanıt verir. Durumu daha ilerlemiş olan rahatsızlıklarda ise ileri tekniklerle cerrahi tedavi uygulanır.

    Bel ağrılarınızdan yarım saatte kurtulmak mümkün.
    Bel fıtığının tedavisinde mikrocerrahi teknik ile mikrodiskektomi, bel kaymasınınsa vidalama yöntemiyle uyutulmadan epidural anestezi ile güvenli bir şekilde tedavi edilebiliyor.
    Türkiye’de az sayıda cerrah tarafından yapılabilen vidalama tekniğinde, hasta genel anestezi ile bayıltılmıyor. Öncelikle hastalar doktor konusunda seçici olmalılar. Çünkü Mikrocerrahi teknik için ciddi donanım ve deneyimli cerrahlar gerekiyor. Bu tekniğin son15–20 yıl öncesine kadar bilinmemesinden dolayı birçok kariyer sahibi doktor bu cerrahi müdahaleyi yapmıyor ve hastalarına tarihe karışmış olan klasik diskektomiyi uyguluyorlar.

    Ameliyat fobisine son!
    Hastaların birçoğunun sırf ameliyatlardan korktuğu için yıllarca bu acıyı çektiklerini biliyoruz. Oysaki Epidural Anesteziyle Mikrodiskektomi yöntemi tüm bu endişeleri gidermektedir. Çünkü Epidural anesteziyle birlikte hasta cerrahi müdahale esnasında konuşabilmekte, doktoruna soru sorabilmekte, monitörden ameliyatını izlemekte ve hatta yakınları ile telefonla dahi konuşabilmektedir.

    Epidural anestezi, sadece bir iğne ile bel bölgesine uygulanarak, hastaların baygın bir halde ameliyata girip bir daha ayılamama fobisini de ortadan kaldırmaktadır.
    Hasta bu operasyon sonrası, yara miktarının minimize olması, kemik dokuda fazla hasar yapılmaması, sahaya tam hâkimiyet gibi etkenlerden dolayı ertesi gün normal yaşantısına dönmekte, birkaç hafta sonra spor yapar hale gelmektedir.

    Mikrodiskektomi’nin avantajları
    Mikrodiskektomi yönteminin temel amacının klasik bel fıtığı ameliyatı ile aynı olduğunu, ancak daha gelişmiş tekniklerle yapıldığını belirtmek gerekir.

    Avantajlarını ise:

    – Ameliyat tamamen mikroskop altında yapılır ve tüm ameliyat video kaydı altına alınır,
    – Mikroskobun büyütmesinden ve geniş görüş alanından yararlanıp çok daha küçük bir sahada çalışmak mümkündür,
    – Cerrahi müdahale 12–14 milimetre içerisinde ve hastanın hissetmeyeceği şekilde yapılmaktadır,

    — Küçük bir bölgeden müdahale gerçekleştiği için, hem iyileşme daha hızlıdır, hem de ameliyat sonrası cerrahi müdahaleye bağlı sıkıntılar bu yöntemle çok daha azdır ya da hiç olmamaktadır,

    Cerrahi başarı %97 civarındadır.

  • Bel kaymaları

    Bel kaymaları, bel fıtıklarından sonra en fazla bel ağrısına neden olan hastalıklardır. Bu hastalık belimizde yük taşıyan omur kemiklerinin yüke tahammül edemeyerek ağırlığın etkisi ile birbirinin üzerinden kayması sonucu, şiddetli bel ağrıları, yürümekle ve ayakta durmakla bacaklarda ağrı şikayeti ile karşımıza çıkar. Bazen bu duruma bel fıtığı da iştirak edebilir.
    Bel kayması olan hastalarda gene öncelikle yatak istirahati ile ilaç tedavisi, geçmez ise fizik tedavi uyguluyoruz. Ancak buna rağmen şikayetleri geçmeyen işini gücünü yapamaz hale gelen ve yürümekte güçlüğü olan hastaları ameliyatla tedavi ediyoruz.

    Bel kayması ameliyatları kayan omurlara iki taraflı halk arasında platin diye ifade edilen vidaların yerleştirilmesi ve tespit edilmesi ile omurilik kanalındaki baskının kaldırılması işlemlerini içeren bir ameliyattır. Konulan bu vidalar platin değil titanyumdur. Tecrübeli ellerde ameliyatın ciddi bir komplikasyonu olmaz ve hastalar yaklaşık 2-3 gün hastanede yattıktan sonra ağrısı tamamen geçmiş yürür vaziyette taburcu olur.

  • Bel fıtığı ve mikrocerrahi

    Bel fıtığı gövdemizin ağırlığını taşıyan bel omur kemikleri arasındaki disk dediğimiz yumuşak kıkırdak yapının hastalığıdır. Bu kıkırdak yapının etrafını çevreleyen bir kılıf mevcuttur. Bel fıtığı dediğimiz hastalık, bu kılıfın yırtılıp içindeki kıkırdak yapının dışarı çıkarak komşu sinirlere baskı yapması sonucu olur ve genellikle bel ağrısının yanında şiddetli tek bacağa vuran ağrı şikayeti ile karşımıza çıkar. Temelde bel fıtığı ameliyatlarının amacı dışarı fırlamış bu kıkırdak yapıyı çıkartarak sinirlerdeki baskının kaldırılmasını amaçlar. Ancak bu durum hastalığın son aşamasıdır. Bu duruma gelinceye kadar diskin etrafındaki kılıfın esnemesi, çatlaklar oluşması gibi başlangıç aşamaları vardır. Bu durumdaki hastalarda da çok şiddetli ağrılar olmasına rağmen, fizik tedavi, ilaç tedavisi, egzersizler gibi ameliyat dışı tedavileri öneririz.
    Kapalı ameliyat olarak bilinen mikroskop altında mikrocerrahi tekniğinin açık ameliyatlara göre belli başlı avantajları şunlardır: Öncelikle belde 1,5cm gibi küçük bir yerden girildiği için, ameliyat yeri ağrıları en düşük düzeye inmektedir. Ameliyat esnasında kanama yok denecek kadar az olmaktadır. Kapalı ameliyatta mikroskop altında daha iyi görüş sağlandığı için açık ameliyata göre fıtığın tam temizlenememesi ya da nüks etmesi gibi sorunlar yaşanmamaktadır. Fıtık nekadar büyük olursa olsun kapalı ameliyatta daha kolay ve güvenli bir şekilde çıkartılır. Kapalı ameliyatta ameliyat izi neredeyse hiç kalmaz. İyileşme çok kısa sürede sağlanır. Mikrocerrahi ile bel fıtığı ameliyatından 6 saat sonra hasta bütün bacak ağrısı geçmiş vaziyette kalkar yürür ve 12 saat sonra da yürüyerek taburcu olur vaziyete gelir.

  • Lomber faset eklem enjeksiyonları

    FASET EKLEMLER NEDİR?

    “Z” eklemler olarak da bilinen faset eklemler, omurların komşu omurlarla üst üste bindiği yerin her bir yanında, omurganın arkasında (posterior) yerleşmiştir. Faset eklemler denge ve sağlamlık (stabilite) sağlar ve omurgaya eğilip bükülme özelliği verirler. Komşu omurların iki yüzeyinden yapılmışlardır ve ince bir kat kıkırdak ile ayrılırlar. Eklem, kese benzeri bir kapsülle sarılıdır ve snovyal sıvı (omurga hareket ettiğinde iki kemik yüzeyi arasında sürtünmeyi azaltan ve ayrıca kıkırdağı besleyen, yağlayıcı bir sıvı) ile doludur.

    FASET EKLEM ENJEKSİYONU NEDEN YAPILIR?

    Faset eklem enjeksiyonunun iki nedeni vardır: teşhis (ağrının kaynağını belirlemek için) ve tedavi (tespit edilen anormalliği tedavi etmek için).

    Bel ağrılarının çoğu, birkaç hafta içinde kendiliğinden veya dinlenme, antienflamatuar ilaçlar, fizik tedavi veya egzersiz gibi geleneksel tedavilerle iyileşecektir. Altı haftadan daha uzun bir süredir bel ağrısından muzdaripseniz ve geleneksel tedavi yöntemlerinin yardımı olmadıysa, doktorunuz omurganın yapılarını incelemek için manyetik rezonans görüntüleme (MRI) veya bilgisayarlı tomografi (BT) gibi teşhise yönelik testler isteyebilir. Faset eklemdeki bir sorun (enflamasyon, tahriş, şişme veya artritler) bel ağrısına yol açabilmektedir. Teşhis için yapılan testler faset eklemde bir anormalliği işaret edebilir, bu da ağrının kaynağının faset eklem olduğunu düşündürebilir. Ancak bazen ağrının kaynağı faset eklemken sonuçlar normal çıkabilir, öte yandan anormal sonuçlar da sorunun daima faset eklemden kaynaklandığını göstermez.

    Bel ağrısının kaynağının gerçekten bir faset eklem olup olmadığını tespit etmek için bir enjeksiyon (bazen “blok” olarak da adlandırılır) verilebilir. Faset eklemin içine küçük bir miktar anestetik veya uyuşturucu ilaç enjeksiyonu ağrıyı azaltır veya ortadan kaldırırsa, bu durum ağrının kaynağının faset eklem olduğunu gösterebilir. Bu, faset eklem enjeksiyonunun teşhise yönelik kullanımıdır.

    Ağrının kaynağı olarak bir faset eklem belirlenirse, anestetik ajanlar ve antienflamatuar ilaçlar daha uzun süreler için ağrın kesilmesini sağlayabilir.

    ENJEKSİYONLAR NASIL YAPILIR?

    Faset eklem enjeksiyonları, lokal anestezi altında siz uyanıkken ve iletişim kurabilir durumdayken gerçekleştirilir. İşlem sırasında daha rahat olabilmeniz için bazen sağlık uzmanınız size ilaç verebilir. Enjeksiyon genellikle siz röntgen masasında midenizin üzerine yatar durumdayken gerçekleştirilir. Enjeksiyon işleminden önce, EKG, kan basıncı manşonları ve kan-oksijen takip cihazları takılabilir.

    Doktorunuz veya bir asistan, etkilenmiş eklemin üzerine denk gelen alanı temizleyecek ve sterilize edecektir. İşlem süresince muhtemelen, doktorunuzun iğneyi doğru faset ekleme yerleştirmesine izin veren floroskopik x ışınlarına maruz kalacaksınız. Dikkatli bir yerleştirme işleminden sonra doktorunuz enjeksiyon bölgesi üzerini örten cildi uyuşturmak için lokal anestetik kullanacaktır. Sağlık uzmanınız asıl ilacı eklem kapsülünün içine enjekte etmeden önce bunun için uygun bölge olup olmadığından emin olmak amacıyla ekleme röntgen ışınlarında gözükecek kontrast madde (boya) enjekte edecektir.

    ÖZEL HAZIRLIKLAR VAR MI?

    Uygun bölge tespit edildikten sonra, doktorunuz anestetiği (çoğunlukla lidokain veya bupivakain) ve antienflamatuarı (genellikle bir kortikosteroid) enjekte edecektir. Enjeksiyonun doğru yere yapıldığından emin olmak ve ilave enjeksiyonlar gerekip gerekmediğini tespit etmek için, ağrınızın geçip geçmediği size sorulacaktır. Bu işlem, etkilenen faset eklemlerinin sayısına bağlı olarak tekrar edilebilir. Asıl enjeksiyonlar sadece birkaç dakika sürdüğü halde, tüm prosedür genellikle 30 ilâ 60 dakika arasında sürer.

    Faset ekleminize enjeksiyon gerekiyorsa, prosedürün üç gün öncesinden başlayarak herhangi bir nonsteroid anti enflamatuar ilaç (NSAID) (aspirin, MotrinTM , AdvilTM, FeldeneTM veya benzeri ilaçlar) almamanız gerekir. Genellikle enjekiyondan en az dört saat önce herhangi bir ağrı kesici de almamalısınız. Sağlık uzmanınızla beraber tüm ilaçları gözden geçirin. Enjeksiyon gününde bazı sağlık uzmanları işlemden dört saat önce su dâhil, bir şey yiyip içmemenizi önerirler. Ancak, insülin kullanan bir şeker hastasıysanız sağlık uzmanınıza bu durumu bildirin; prosedürden önce normal yeme içme alışkanlığınızı değiştirmeniz gerekmeyebilir. Prosedürden önceki dört saat içinde ilaç almanız gerekiyorsa, bir yudum suya izin verilebilir. Enjeksiyondan önce yiyecek ve su kısıtlaması ile ilgili olarak sağlık uzmanınızla beraber durumu gözden geçirin. İşlem için kıyafetinizin çoğunu çıkarmanız ve omurganıza erişebilmek için arkadan açılan bir önlük giymeniz istenebilir.

    ENJEKSİYONDAN SONRA NE OLUR?

    İşlemin hemen ardından, ağrınızın azaldığını veya tamamen dindiğini hissedebilirsiniz. Sağlık uzmanınız, ağrınızın rahatlama seviyesini değerlendirmek için normal olarak ağrıya neden olan bir hareket yapmanızı isteyebilir. Nadiren de olsa bazı hastalar enjeksiyondan birkaç saat sonra bacak güçsüzlüğü, uyuşukluk veya karıncalanma hissettikleri halde, prosedürden hemen sonra yürüyebileceksiniz. İlaçlar tepki sürenizi etkileyebileceği için, enjeksiyondan hemen sonra araba kullanmak genellikle önerilmez. Prosedürün ardından sizi eve götürebilecek birisi olması gerekebilir.

    Evdeyken, enjeksiyon bölgenizde olabilecek herhangi bir ağrıyı buzla veya sağlık uzmanınızın yazdığı ilaçlarla tedavi edebilirsiniz. Genellikle bu durumu önemsememeniz ve ilk gün kendinizi zorlamamanız önerilir. Enjeksiyonun anestetik kısmı zamanla ortadan kalktıktan sonra, bel ağrınız geri gelebilir. Enjeksiyonun steroid kısmının ağrıyı kesmeye başlaması, yedi ilâ on gün sürebilir. Genellikle ilk günün ardından ağrınızın izin vereceği oranda günlük aktivitelerinize geri dönebilirsiniz; ancak, izin verilecek özel aktiviteler hakkında sağlık uzmanınızdan öneriler almak için onunla beraber durumunuzu gözden geçirmelisiniz. Çoğu durumda enjeksiyonu izleyen gün işe geri dönebilirsiniz.

    Tedaviye yönelik yapılan ilk faset enjeksiyonu sonrası ağrınız dinmezse, aynı bölgede enjeksiyon tedavileri genellikle önerilmemektedir.

    Bel ağrısının tedavisinde faset enjeksiyonlarının etkinliği, tartışmalı bir konudur. Bel ağrısının nedeni olarak net bir şekilde faset eklemi tanımlayan tıbbi bir çalışma yoktur. Araştırma, prosedürün uygulandığı hastaların %18-63’ünde faset enjeksiyonlarının altı aydan daha uzun bir süre boyunca bel ağrısını dindirebildiğini bulmuştur. Faset enjeksiyonlarının tek başına bir ağrı tedavisi olmaktan ziyade, hastanın diğer geleneksel tedavi şekillerini (fizik egzersiz, yoga, germe ve eğilme) uygulayabilmesine izin veren bir yöntem olarak kullanılması önerilmektedir.

    FASET ENJEKSİYONU KİMLERE YAPILMAMALIDIR?

    En az dört veya altı hafta süren bir ağrınız yoksa ve diğer geleneksel tedavi türlerini denemediyseniz, bel ağrınızın tedavisinde faset enjeksiyonlarını olmamalısınız. Aşırı kanama eğiliminiz varsa veya kanın pıhtılaşmasını önleyen antikoagülan bir ilaç, örn. coumadin veya heparin alıyorsanız, bu prosedür tavsiye edilmez; bu ilaçları alıyorsanız sağlık uzmanınıza bunu söylemelisiniz. Bel ağrınızın nedeni bir enfeksiyon veya tümör olarak teşhis edilmişse, ağrıyı dindirmek için başka yolların kullanılması da önerilebilir.

    YAN ETKİLER VAR MI?

    Hemen hemen her tıbbi prosedürün yan etkileri olabilir ve herhangi bir tedavi almadan önce bu olasılığı daima doktorunuzla görüşmeniz gerekir. Enjeksiyon bölgesinde ağrı, kanama, enfeksiyon veya ağrının kötüleşmesi, faset enjeksiyonlarının yan etkileri arasında sayılabilir. Steroid ilaçların yan etkileri ise, sıvı tutulumu, kilo alma, kan basıncında artış, duygu durum dalgalanmaları ve uykusuzluk olabilir. Steroidden kaynaklanan bu yan etkiler genellikle geçicidir.

  • Bel fıtığı nedir? Cerrahi ve cerrahi dışı tedavisi nasıldır?

    Bel fıtığı nedir? Cerrahi ve cerrahi dışı tedavisi nasıldır?

    Omurga, “omur” adı verilen ve birbirine bağlı bir dizi kemikten yapılmıştır. Disk, bir omuru diğerine bağlayan güçlü bağ dokularının bir birleşimidir ve omurlar arasında bir yastık gibi görev yapar. Disk, “anulus fibrosus” adı verilen ve sert bir dış katman ile “nükleus pulposus” adı verilen jelimsi bir çekirdekten oluşmuştur. Yaşlandıkça, diskin merkezi su içeriğini kaybetmeye başlayabilir ve disk, bir yastık olarak daha az etkili hale gelir. Bu durum, diskin merkez bölümünün, dış katmandaki bir çatlaktan dışarı doğru çıkmasına, yer değiştirmesine (fıtıklaşmış veya yırtılmış disk olarak adlandırılır) neden olabilir. Disk fıtıklarının çoğu bel omurgasının alttaki iki diskinde meydana gelir, bu da bel hizasında veya belin hemen altına denk düşer.

    Fıtıklaşmış bir disk, omurgadaki sinirler üzerine baskı yapabilir ve ağrıya, uyuşmaya, karıncalanmaya veya “siyatik” olarak adlandırılan, bacak güçsüzlüğüne neden olabilir. Siyatik, insanların %1–2 sini etkiler ve bu durum genellikle 30–50 yaş arasında meydana gelir.

    Bacak ağrısı görülmeksizin tek başına sırt ağrısının disk fıtığından ziyade pek çok sebebi olmasına karşın, disk fıtığı sırt ağrısına da neden olabilmektedir.

    TEDAVİSİ NEDİR?
    Ani gelişen bel fıtıklı hastaların çoğu (%80–90), cerrahi olmaksızın iyileşecektir. Sağlık uzmanınız tedaviye genellikle cerrahi olmayan yöntemlerle başlayacaktır. Tedavinin tamamlanmasının ardından ağrı sizi hâlâ normal yaşayışınızdan alıkoyuyorsa, sağlık uzmanınız cerrahiyi önerebilir.

    Cerrahi ile bacak gücünüz normale dönmeyebileceği halde, cerrahi, bacağınızın daha da güçsüzleşmesini engelleyecek ve bacak ağrınızı da rahatlatacaktır. Cerrahi genellikle bacak ağrısının geçmesi için önerilir (başarı oranı %90’dan fazladır); sırt (bel) ağrısının rahatlamasında daha az etkilidir.

    CERRAHİ OLMAYAN TEDAVİ
    Sağlık uzmanınız, kısa dönemli dinlenme, şişkinliği azaltmak için anti-enflamatuar ilaçlar, ağrıyı kontrol etmek için ağrı kesiciler, fizik tedavi, egzersiz veya epidural steroid enjeksiyonu içeren, cerrahi olmayan tedaviler yazabilir. Dinlenmeniz söylenirse yatakta ne kadar kalmanız gerektiğine dair talimatlara uyun. Çok fazla yatak istirahatı sonucunda eklemleriniz sertleşebilir ve kaslarınız zayıflayabilir, bu da ağrıyı azaltmada yardımı olacak aktiviteleri yapmayı zorlaştıracaktır. Tedaviniz devam ederken çalışmaya devam edip etmemeniz gerektiği konusunu sağlık uzmanınıza sorunuz.

    Sağlık uzmanınız, belinize ek bir yük bindirmeden günlük yaşamınızdaki aktiviteleri yapmanız için bir hemşire veya fizyoterapistin yardımıyla eğitim ve tedaviye başlayabilir.

    Cerrahi olmayan tedavinin amaçları, sinirin ve diskin rahatsızlığını azaltmak ile beraber, omurgasını koruması ve tüm işlevini arttırması için hastanın fiziksel durumunu iyileştirmektir. Bu, bel fıtığı olan hastaların çoğunda, çok sayıda tedavi programını bir araya getiren organize bir bakım programı ile başarılabilmektedir.

    Sağlık uzmanınızın vereceği ilk tedavilerin bazısı ultrasound, elektrik uyarım, sıcak, soğuk ve elle yapılan “manual” tedaviler gibi birtakım tedavileri içerir; bunlar ağrınızı ve kas spazmlarınızı azaltmak ve bir egzersiz programına başlamanızı kolaylaştırmak içindir. Traksiyon, bazı hastaların ağrısını sınırlı oranda hafifletebilir. Bazen bel fıtığını iyileştirmede yardımı olmayacağı halde, doktorunuz bel ağrınızı rahatlatmak için tedavinin başlangıcında bir bel korsesi (yumuşak, esnek sırt desteği) verebilir. Manipulasyon, özelliği olmayan bir bel ağrısını rahatlatabilir ancak bel fıtığı olan çoğu vakada manipulasyondan uzak durulmalıdır.

    Öncelikle, bel ağrınızı veya bacaktaki belirtileri azaltmak için öğrendiğiniz egzersizler, yumuşak germeler veya vücut duruşunuzda değişiklikler yapmak olabilir. Ağrınız daha az olduğunda, esnekliği, kuvveti, dayanıklılığı arttırmak ve daha normal bir yaşam şekline dönebilmeyi sağlamak için daha zorlu egzersizler kullanılabilecektir.

    Egzersiz talimatı hemen başlatılmalı ve iyileşme ilerlerken, iyileşmenin derecesine göre uyarlanabilmelidir. Bir ev egzersiz programı ve germe programını öğrenmek ve buna devam etmek, tedavinin önemli bir kısmıdır.

    İLAÇLAR VE AĞRI TEDAVİSİ
    Ağrıyı kontrol etmek için kullanılan ilaçlar, analjezikler –ağrı kesiciler- olarak adlandırılır. Çoğu ağrı, aspirin, ibuprofen, naproksen veya asetaminofen gibi reçetesiz ilaçlarla tedavi edilebilir. Çok sık olmamakla beraber, doktor bazen kas gevşetici yazabilir. Süregelen ciddi ağrınız varsa, doktor kısa bir dönem kullanmanız için narkotik ilaçlar yazabilmektedir. Ancak sadece ihtiyaç duyduğunuz miktarda ilaç almanız gerekir, çünkü daha fazla ilaç almak daha çabuk iyileşmenizi sağlamaz, kabızlık ve uyku hali gibi birtakım istenmeyen yan etkilere neden olabilir ve bağımlılıkla sonuçlanabilir.

    Tüm ilaçlar, sadece belirtildiği şekilde alınmalıdır. Almakta olduğunuz herhangi tür bir ilacı –reçetesiz satılanlar dâhil- doktora söylediğinizden emin olun ve eğer doktorunuz size ilaç yazarsa, bu ilacın sizde nasıl etki gösterdiğini ona bildirin.

    Nonsteroidal anti-enflamatuar ilaçlar (NSAID), ağrıyı hafifletirler ve disk fıtığı sonucunda meydana gelen şişme ve enflamasyonu azaltmaları için de kullanılırlar. Bu ilaçlar arasında, aspirin, ibuprofen, naproksen ve çok çeşitli reçeteli ilaç yer almaktadır. Doktorunuz size anti enflamatuar ilaçlar verirse, mide rahatsızlığı veya mide kanaması gibi yan etkileri dikkatle takip etmelisiniz. Reçeteli veya reçetesiz NSAID’lerin uzun süreli kullanımı, herhangi bir olası problemin gelişmesi nedeniyle doktorunuz tarafından takip edilmelidir.

    Anti enflamatuar etkili başka ilaçlar da vardır. Kortikosteroid ilaçlar – ağızdan veya enjeksiyonla- çok güçlü anti enflamatuar etkileri nedeniyle daha ciddi bel ve bacak ağrısı için bazen reçete edilirler. NSAID’ler gibi, kortikosteroidlerin de yan etkileri olabilir. Bu ilaçların riskleri ve yararları konusunu doktorunuzla konuşmanız gerekir.

    Epidural enjeksiyonlar veya “bloklar”, ciddi bacak ağrınızın olduğu durumda önerilebilir. Bunlar, epidural alana (omurga sinirleri çevresindeki alan) yapılan kortikosteroid enjeksiyonlarıdır ve bu tekniğin özel eğitimini almış bir doktor tarafından uygulanmalıdır. İlk enjeksiyonun ardından, ileri bir tarihte bir veya iki enjeksiyon daha yapılabilir. Bu, kapsamlı rehabilitasyon ve tedavi programının bir parçası olarak yapılmalıdır. Enjeksiyonun amacı, sinir ve diskin enflamasyonunu azaltmaktır.

    Tetik nokta enjeksiyonları, ağrılı yumuşak dokulara veya omurga boyunca uzanan kaslara veya leğen kemiğinin üst kısmındaki kaslara lokal anestetiklerin (bazen kortikosteroidlerle birlikte), doğrudan enjeksiyonudur. Bazen ağrı kontrolü için işe yarasalar da, fıtıklaşmış bir diski iyileştirmede yardımcı olamazlar.

    CERRAHİ TEDAVİ
    Cerrahinin amacı, fıtıklaşmış bir diskin, ağrı ve güçsüzlük belirtilerine neden olacak şekilde sinirler üzerine baskı yapmasını ve rahatsızlık vermesini durdurmaktır. En yaygın görülen işlem, “disektomi” veya fıtıklaşmış diskin bir parçasının çıkarıldığı “kısmi disektomi”dir. Diski net olarak görebilmek için bazen diskin arkasındaki kemik olan laminanın küçük bir parçasını almak gerekebilir. Kemiğin küçük ölçekli (hemi-laminotomi) veya daha büyük ölçüde (hemi-laminektomi) çıkarılması söz konusu olabilir. Bazı cerrahlar bazı vakalarda endoskop veya mikroskop kullanırlar.

    Disektomi, lokal, spinal veya genel anestezi altında yapılabilir. Hasta, ameliyat masasına yüzüstü yatar, genellikle diz çökme pozisyonundadır. Fıtıklaşmış diskin üzerindeki ciltte küçük bir kesi yapılır ve omurga üzerindeki kaslar kemikten geriye çekilir. Cerrahın sıkışmış siniri görebilmesi için küçük bir miktar kemik çıkarılabilir. Fıtıklaşmış disk ve herhangi gevşek bir parça, sinir üzerindeki baskıları ortadan kalkana dek çıkarılır, alınır. Sinirin üzerindeki baskının tamamen ortadan kalktığından emin olmak için kemik dikenleri (osteofitler) de temizlenir. Genellikle çok az kanama olur.

    CERRAHİDEN SONRA DURUMUM NE OLUR?
    Eğer temel belirtiniz bel ağrısından ziyade bacak ağrısı ise, cerrahiden iyi sonuçlar bekleyebilirsiniz. Cerrahiden önce doktorunuz, fıtıklaşmış olan diskin sinire baskı yapıp ağrıya yol açtığından emin olmak için bir inceleme ve testler yapacaktır. Fizik muayenede, siyatiği ve olası kas zayıflığını, uyuşukluğu veya refleks değişiklikleri gösteren pozitif bir “düz bacak kaldırma” testi bulunmalıdır. Sinir sıkışmasını açıkça gösteren bir görüntüleme testi (manyetik rezonans görüntüleme [MRI], bilgisayarlı tomografi [BT] veya myelografi) de ilave testler arasında yer alabilir. Eğer bu testlerin tümü sizin için pozitif çıkıyorsa ve doktorunuz sinir sıkışması olduğundan eminse, cerrahi sonrası bacak ağrınızdan belirgin ölçüde kurtulma olasılığınız yaklaşık %90’dır. Her gününüzün ağrısız geçmesini beklememeniz gerektiği halde, ağrınızı kontrol altında tutabilir ve oldukça normal bir yaşam şekline devam edebilirsiniz.

    Hastaların çoğunun disektomi sonrası komplikasyonları olmayacaktır; ancak biraz kanamanız, enfeksiyon, omurga siniri köklerinin koruyucu kılıfında (dura mater) yırtıklar veya sinir yaralanması olabilir. Diskin tekrar yırtılması ve semptomlara neden olması da mümkündür. Bu durum hastaların yaklaşık %5’inde görülmektedir.

    Cerrahi sonrası aktivitelerinizdeki kısıtlamalarla ilgili öneriler almak için doktorunuzla görüşün. Anesteziden çıktıktan hemen sonra yataktan kalkıp biraz yürümek genellikle iyi bir fikirdir. Hastaların çoğu, cerrahiden bir süre sonra 24 saat içinde eve giderler.

    Eve gittiğinizde, ilk dört hafta boyunca otomobil kullanmaktan, uzun süre oturmaktan, aşırı yük kaldırmaktan ve eğilmekten sakınmalısınız. Bazı hastalar cerrahi sonrası gözetim altında bir rehabilitasyon programından yararlanacaklardır. Rahatsızlığınızın tekrarını önlemek amacıyla sırtınızı güçlendirmek için egzersiz yapıp yapmayacağınızı doktorunuza danışmalısınız.

    ACİL CERRAHİYE İHTİYACIM OLUR MU?
    Çok nadiren, büyük bir disk fıtığı idrar torbası ve bağırsağı kontrol eden sinirleri sıkıştırabilir ve bu da idrar torbası veya bağırsak kontrolünün kaybına neden olur. Bu durum genellikle kasıklarda veya üreme organlarına ait bölgede uyuşma ve karıncalanma ile beraber olup, bel fıtığı nedeniyle acil cerrahiye ihtiyaç duyduğunuz çok az durumdan biridir. Böyle bir durum meydana gelirse, hemen doktorunuzu arayın.

  • Bel ağrısı ve bel fıtığı

    Bel ağrısı ve bel fıtığı

    Bel ağrısının nedenleri:

    Duruş bozuklukları

    Yumuşak dokularda zorlanma

    Bel fıtıkları

    Kireçlenmeler

    Bel kaymaları

    Tümörler

    İltihabi ve mikrobik hastalıklar

    Kemik hastalıkları

    Kırıklar

    Tanı:

    Bel ağrısı yakınması ile başvuran hastanın öncelikle klinik muayenesinin yapılması gerekir. Bel ağrısına ilave bacak ağrısı yakınması olması, duyu kusuru, kuvvet kaybı, adaleler de incelme olması tetkik edilmeyi gerektirir.

    Omurga ve sinir sistemi hastalıklarında en yaygın ve güvenilir olarak kullanılan tetkik yöntemi MR görüntüleme yöntemidir. MR tetkikine ilaveten Bilgisayarlı Tomografi, EMG (sinir ve kas dokularının elektriksel aktivitesini ölçer) yapılabilir.

    Tedavi: Yapılan tetkikler sonucu, koyulan tanıya göre tedavi planlanır.

    Mekanik Bel Ağrısı: Belin uygun kullanılmamasına bağlı bel ağrısıdır. Uygun ilaçlar, 1-2 günlük istirahat, egzersiz uygun tedavi yöntemidir. Mekanik bel ağrısı süreğen olursa fizik tedavisi uygun olur.

    Omurga Kırığı: Kırığın dercesine göre, ilaç istirahat, korse uygulaması, kifoplasti(kırık omurganın içerisine kemik çimentosu injeksiyonu), stabilizasyon(vida ile omurganın tespiti) yapılabilir.

    Bel Kayması: Kayma derecesine göre tedavi planlanır. İlaç tedavisi, egzersiz, fizik tedavisi, korse uygulamaları yeterli olmazsa stabilizasyon tedavisi yapılabilir.

    İltihabi Hastalıklar: İltihaba neden olan mikroorganizmaya göre tedavi planlanır.

    Omurga tümörü: Tümörün özelliklerine göre tedavi planlanır. Tümörün çıkarılması, gerekirse radyoterapi ve kemoterapi ilave edilir.

    Bel Fıtığı: İki omurga arasındaki kıkırdak dokunun taşarak omuriliği ve/veya omurilikten çıkan sinir köklerini sıkıştırmasıdır. Bel fıtıklarının tevdisinde de başlangıçta mekanik bel ağrısı tedavisinde uygulanan yöntemler uygulanır.

    Cerrahi tedavi gerektiren durumlar:

    -Dayanılmaz bel ve bacak ağrısı,

    -Adalede incelme,

    -Kuvvet kaybı

    -İdrar kaçırma (acil ameliyat gerektirir)

    -Uzun süreli tedavi yapılan ve yanıt alınamayan vakalar.

    Bel Fıtığında Uygulanan Tedavi Yöntemleri:

    Basit Diskektomi: Genel anestezi altında belin ortasına 5-6 cm’lik cilt kesisi ile cerrah omurgaya ulaşır. Kemik üzerinde bir pencere açarak sinir dokusunun yanından hasarlı diskteki jölemsi kıkırdak dokuyu çıkartır.
    Diskin %30’unun çıkarılması yeterlidir. Çıkan diskin yerine bir şey konulmasına gerek yoktur. Yeniden disk oluşma şansı %3-5 dir. Anestezinin neden olduğu riskler, sinir kopması, enfeksiyon, kan toplanması, geç dönemde yapışıklık oluşması ve sakat kalma korkusu bel fıtığı ameliyatının en önemli sorunlarıdır. Bütün bu komplikasyonların oluşum yüzdesi %2’den azdır.

    Mikrodiskektomi: Genel anestezi altında 2cm lik bir kesi yapılır. Aynı yöntemle mikroskop yardımıyla kıkırdak dokusu çıkartılır. Nüks oranı basit diskektomiye göre daha azdır. Girişim sırasında daha az doku etkilendiğinden iyileşme daha çabuk olur. Hastanede yatış süresi bir gün ya da daha azdır.

    Endoskopik Mikrodiskektomi: Bu işlemde kesi mikrodiskektomideki kadardır. Cerrah röntgen kılavuzluğunda deriden yolladığı bir kılavuz yardımı ile hasarlı diski dışarıya çıkarmaya çalışır. Bu yöntem de de hastanede kalış süresi kısadır. Nüks biraz daha yüksektir.

    Lazer Nükleoplasti:Lazer yakarak ve buharlaştırarak diski çıkartma esnasında kullanılır. Bu yakma esnasında sinir dokusu da zarar görebilir. Her bel fıtığı vakasına uygulanmaz. Hasta lokal anestezi ile opere edilir. 1 saatlik istirahatten sonra aynı gün taburcu edilir. Kısıtlı vakada ve iyi ellerde uygulanmalıdır.

    BEL AĞRILARININ YÖNETİMİ

    Bel ağrısının nedenleri:

    Duruş bozuklukları

    Yumuşak dokularda zorlanma

    Bel fıtıkları

    Kireçlenmeler

    Bel kaymaları

    Tümörler

    İltihabi ve mikrobik hastalıklar

    Kemik hastalıkları

    Kırıklar

    Tanı:

    Bel ağrısı yakınması ile başvuran hastanın öncelikle klinik muayenesinin yapılması gerekir. Bel ağrısına ilave bacak ağrısı yakınması olması, duyu kusuru, kuvvet kaybı, adaleler de incelme olması tetkik edilmeyi gerektirir.

    Omurga ve sinir sistemi hastalıklarında en yaygın ve güvenilir olarak kullanılan tetkik yöntemi MR görüntüleme yöntemidir. MR tetkikine ilaveten Bilgisayarlı Tomografi, EMG (sinir ve kas dokularının elektriksel aktivitesini ölçer) yapılabilir.

    Tedavi: Yapılan tetkikler sonucu, koyulan tanıya göre tedavi planlanır.

    Mekanik Bel Ağrısı: Belin uygun kullanılmamasına bağlı bel ağrısıdır. Uygun ilaçlar, 1-2 günlük istirahat, egzersiz uygun tedavi yöntemidir. Mekanik bel ağrısı süreğen olursa fizik tedavisi uygun olur.

    Omurga Kırığı: Kırığın dercesine göre, ilaç istirahat, korse uygulaması, kifoplasti(kırık omurganın içerisine kemik çimentosu injeksiyonu), stabilizasyon(vida ile omurganın tespiti) yapılabilir.

    Bel Kayması: Kayma derecesine göre tedavi planlanır. İlaç tedavisi, egzersiz, fizik tedavisi, korse uygulamaları yeterli olmazsa stabilizasyon tedavisi yapılabilir.

    İltihabi Hastalıklar: İltihaba neden olan mikroorganizmaya göre tedavi planlanır.

    Omurga tümörü: Tümörün özelliklerine göre tedavi planlanır. Tümörün çıkarılması, gerekirse radyoterapi ve kemoterapi ilave edilir.

    Bel Fıtığı: İki omurga arasındaki kıkırdak dokunun taşarak omuriliği ve/veya omurilikten çıkan sinir köklerini sıkıştırmasıdır. Bel fıtıklarının tevdisinde de başlangıçta mekanik bel ağrısı tedavisinde uygulanan yöntemler uygulanır.

    Cerrahi tedavi gerektiren durumlar:

    -Dayanılmaz bel ve bacak ağrısı,

    -Adalede incelme,

    -Kuvvet kaybı

    -İdrar kaçırma (acil ameliyat gerektirir)

    -Uzun süreli tedavi yapılan ve yanıt alınamayan vakalar.

    Bel Fıtığında Uygulanan Tedavi Yöntemleri:

    Basit Diskektomi: Genel anestezi altında belin ortasına 5-6 cm’lik cilt kesisi ile cerrah omurgaya ulaşır. Kemik üzerinde bir pencere açarak sinir dokusunun yanından hasarlı diskteki jölemsi kıkırdak dokuyu çıkartır.
    Diskin %30’unun çıkarılması yeterlidir. Çıkan diskin yerine bir şey konulmasına gerek yoktur. Yeniden disk oluşma şansı %3-5 dir. Anestezinin neden olduğu riskler, sinir kopması, enfeksiyon, kan toplanması, geç dönemde yapışıklık oluşması ve sakat kalma korkusu bel fıtığı ameliyatının en önemli sorunlarıdır. Bütün bu komplikasyonların oluşum yüzdesi %2’den azdır.

    Mikrodiskektomi: Genel anestezi altında 2cm lik bir kesi yapılır. Aynı yöntemle mikroskop yardımıyla kıkırdak dokusu çıkartılır. Nüks oranı basit diskektomiye göre daha azdır. Girişim sırasında daha az doku etkilendiğinden iyileşme daha çabuk olur. Hastanede yatış süresi bir gün ya da daha azdır.

    Endoskopik Mikrodiskektomi: Bu işlemde kesi mikrodiskektomideki kadardır. Cerrah röntgen kılavuzluğunda deriden yolladığı bir kılavuz yardımı ile hasarlı diski dışarıya çıkarmaya çalışır. Bu yöntem de de hastanede kalış süresi kısadır. Nüks biraz daha yüksektir.

    Lazer Nükleoplasti:Lazer yakarak ve buharlaştırarak diski çıkartma esnasında kullanılır. Bu yakma esnasında sinir dokusu da zarar görebilir. Her bel fıtığı vakasına uygulanmaz. Hasta lokal anestezi ile opere edilir. 1 saatlik istirahatten sonra aynı gün taburcu edilir. Kısıtlı vakada ve iyi ellerde uygulanmalıdır.

  • Bel sağlığı  için dikkat gereken hususlar

    Bel sağlığı için dikkat gereken hususlar

    Bel sağlığı için tavsiyeler

    Bel sağlığı için tavsiyeler
    Bel fıtığı veya başka sebebe bağlı bel rahatsızlığı bulunan herkesin günlük yaşamda dikkat etmesi gerekenler.

    Bel sağlığını korumak için, çok ağır yükleri kaldırmayı denemeyin, kaldırılacaksa da mutlaka dizleri kırarak yani çömelerek yerden alın. Belden eğilerek kaldırmamaya özen gösterin. Hiçbir şeyi uzanarak almayın. Mesela telefon çaldığında veya raftan kitap alırken uzanmayın. Daima cisimlere yaklaşarak, arada mesafe bırakmaksızın alın.
    1- Herhangi bir ağırlığı taşımanız gerekirse yükü vücudunuza simetrik olarak paylaştırdıktan sonra taşıyın.
    2- Cisimleri bir yerden başka bir yere taşırken belinizin eğik değil de dik pozisyonda olmasına dikkat edin.
    3- Ağır bir yükü kaldırmayı denemeyiniz. Kaldırmak zorundaysanız başkalarından yardım isteyin.
    4- Hafif dahi olsa yerden bir cismi alırken dizlerinizi kırın ve çömelerek alın. Belden eğilmeyin. Yükü belinizle değil, bacaklarınızla kaldırın.
    5- Bir eşyayı alırken ona doğru uzanmayın, yanına iyice yaklaşınız ve öyle alın. Bir cismi yerden alırken de önce onu bedeninize doğru yaklaştırıp sonra yükseltin.
    6- Bir eşyayı taşırken de onu gövdenize yakın tutun. Taşınacak eşya vücudunuza ne kadar yakın olursa omurganıza binen yük o kadar azalacaktır.
    7- İki kişi iseniz ve bir eşyayı iki ucundan tutarak taşımanız gerekiyorsa, birbirinize haber vermeksizin eşyanın bir ucunu asla bırakmayın.
    8- Bir cismi kaldırmadan önce onun ne derecede ağır olduğunu tahmin etmeye çalışın, ondan sonra yaklaşın. Kaldırma işlemine geçmeden önce cismi hafifçe yoklayarak bir kez de test edin ve ağırlığı hakkında tam bir fikir edindikten sonra kaldırın.
    9- Cisimleri bedeninizle değil de önce beyninizle kaldırdığınızı unutmayın. Bunun için ağır bir yükü mutlaka kaldırmanız gerekiyorsa, haltercilerin yaptığı gibi çok iyi konsantre olun. Kaldırırken yavaş ve temkinli hareket edin, ani hareketlerden kaçının. Adalelerinize ani yük bindirmeyin. Kaldırma esnasında karın kaslarınızı kasarak bütün kas gruplarınızı aynı anda çalıştırın. Karın ve sırt adalelerinizin kasılması omurganızı destekler.
    10- Ağır bir yükü belinizden daha yükseğe kaldırmayın. Hele bu yükü başınızdan yukarı kaldırmayı denemeniz tam bir felaket olabilir.
    11- Ayakta iken belinizi sağa veya sola doğru rotasyon yaptırıp eğilerek yerden bir şey almayın.
    12- Yük elinizde iken dönmeniz gerekiyorsa belinizle değil, ayaklarınızın yerini değiştirerek dönün.
    13- Beliniz geriye doğru eğilmiş vaziyetteyken sırtınıza ağırlık yüklemeyin. Mutlaka yüklemeniz gerekiyorsa dizleriniz biraz kırılmalı ve vücudunuz öne doğru hafif eğik olmalı.
    14- Ağır bir cismi bir yerden bir yere çekerek veya iterek tek başınıza götürmeyin.
    15- Bir cismi taşırken ayaklarınızın yere sağlam basması gerekir. Her iki ayağınız arasındaki mesafe de yaklaşık omuz genişliğinde olmalı ve ayak uçlarınız dışa bakmalı.
    16- Sandalye veya koltukta otururken dik bir pozisyonda olmaya gayret edin ve bunu alışkanlık haline getirin. Bu esnada diz eklemlerinizin kalça eklemlerinden daha yüksekte bulunmasında, ayak tabanlarının yere temas ederken düz konumda olmasında ve yere rahatça basmasında yarar vardır. Otururken zaman zaman pozisyon değiştirmeniz de iyi olur.
    17- Yumuşak, alçak ve derin koltuklarda oturmayın. Stabil olmayan bozuk koltukların ve yumuşak iskemlelerin belinizi tehdit ettiğini unutmayın. Kol konacak sandalye ve koltukları tercih edin.
    18- Sandalyede otururken ayaklarınızın altına bir basamak çekerseniz daha rahat edersiniz.
    19- Abdest alırken, dişlerinizi fırçalarken ya da elinizi, yüzünüzü yıkarken lavaboya doğru eğilmeyin; belinizi olabildiğince dik tutmaya gayret edin. Bu yüzden evinizdeki lavaboların mümkünse biraz daha yüksekçe yapılmasını sağlayın.
    20- Her gün ez az 15 dakika yürüyün. Yürüme mesafesini giderek artırın.

  • Narkozsuz, kansız bel fıtığı ameliyatı. Dikkat, kandırılmayalım!

    İnsanların %80 i hayatının bir döneminde bel ağrısı çeker ve bel ağrısı tüm dünyada en çok iş kaybına yol açan nedenlerin başında gelir.Bu kadar yüksek oranda görülen bu hastalıktada tedavi ve teşhis imkanları gün geçtikçe modern yöntemlerle artmakta ve insanlar rahatlıkla işine dönmesi,iş kaybı olmaması,ağrılarından kurtulması için daha basit,komplikasyonsuz,hastada riski az tedaviler geliştirilmiştir.

    Artık basit bel fıtıklarında eski açık yöntemler geride kalmıştır.Günümüz modern tedavisinde bir çok bel fıtığı lazerle tedavi edilebilmekte hastalar 10 dk lık bu işlemin ardından hemen kalkıp gezebilmekte,ağrılarından kurtulmakta,normal hayatına ve aktivitesine hemen dönebilmektedir.

    Lazer tedavisi nasıl yapılır

    Hasta eğer bu tedaviye uygunsa ameliyathanede steril şartlarda ama uyumadan lokal anestezi ile yapılır.özel iğnesiyle taşan ve baskı yapan disk mesafesine girildikten sonra lazer cihazının özel probu sokulur,ve hastayla sohbet edilerek 10 dk lık buharlaştırma işleminden sonra işleme son verilir ve hasta ayakta servise alınır,1 saat sonrada taburcu olup normal günlük aktivitesine döner.

    Bütün hastalara lazer yapılırmı?

    Lazer için belli kriterler vardır.her hastaya uygun değildir,onun için dikkatli olmak lazım,eğer bel fıtığı varsa ve bu fıtık MRG de omurilik içine tamamen patlamamışsa,hasta ayaktayken yada otururken bel ve bacak ağrısı var ama muayenede ayakta güç kaybı yada idrar,büyük abdest kaçırma yoksa ,hastaya ilaç tedavisi denenmiş ama sonuç alınamamışsa,bu kriterlere uyan her hastaya yapılabilir,

    Kaç türlü lazer tedavisi vardır?

    Üç türlü yapılabilir

    1-IDET(İntradiskal elektrokoagüloterapi)

    2-nukleoplasti

    3-nükleotomi

    Birbirinden ne farkı vardır?

    IDET le nukleıpolasti birbirine benzer sadece kullanılan lazer cihazının ısı farklılığı vardır,nukleotomide içerdeki fıtık materyali lazerden sonra aspiratörle çekilerek boşaltılır

    Boyun fıtıklarındada uygulanabilirmi

    Elbette aynı şekilde kriterler bel fıtığında neyse boyun fıtığındada aynı şekilde uygulanabilmektedir.

    UNUTMAYIN Kİ MODERN YÖNTEMLERLE BEL FITIĞI TEDAVİSİ ARTIK ÇOK KOLAY,BIÇAKSIZ ,KANSIZ,NARKOZSUZ YAPILABİLMEKTEDİR.

  • Bel için egzersizler

    Bel için egzersizler

    Genel sağlık açısından olduğu gibi bel sağlığı için de sporun ve sağlıklı iken yapılacak egzersizlerin önemi büyüktür. Bel, sırt, karın adalelerini güçlendirmek; eklem ve yumuşak dokuların esnekliğini artırmak için gerekli spor ve hareketlere ömür boyu devam edilmelidir. Ancak bel fıtığı gelişmesine zemin hazırlayabilecek veya bizzat sebep olabilecek mücadele sporları yerine, yüzme, yürüme ve bisiklet sürme gibi sporlar tercih edilmelidir. Yüzlerce egzersiz hareketi içerisinden de rastgele hepsini yapmak yerine belirli hareketlere öncelik tanınması gerektiğini düşündüğümüzden, bele fazla yük bindirmeyen ve gelişmekte olan bir bel fıtığını ilerletmeyecek en emniyetli dokuz hareketi sizler için seçtik. Hikâyesinde daha önce geçirilmiş bir bel rahatsızlığı bulunan veya bel fıtığına muhtemelen aday olan kimselerin bu hareketleri yapmaları faydalıdır. Ancak egzersizler yapılırken dikkat edilmesi gereken birtakım hususlar vardır:

    * Egzersizler havası temiz bir ortamda (hava müsaitse evde pencereler açılabilir) altında sunta veya tahta bulunan halı veya battaniye gibi sert bir zeminde yapılmalıdır. Yumuşak veya deforme olabilen yataklar üzerinde egzersiz ve spor yapılmamalıdır.

    * Bel fıtığı rahatsızlığına yakalananlar hastalığın akut ağrılı döneminde bu hareketlere başlamamalı, istirahati tercih etmelidirler. Şikâyetler geçtikten sonra doktora danışılmalı ve egzersizlere ondan sonra başlanmalıdır.

    * Egzersizlere başlanınca ilk günden itibaren çok çabuk bir iyileşme beklenmemeli, sabırla hareketlere devam edilmelidir. Hareketlerin sayısı ve tempo gün geçtikçe yavaş yavaş artırılmalıdır. Başlangıçta aşırılığa kaçarak daha kötü bir duruma düşülmemelidir.

    * Konunun uzmanı olan doktor başka şekilde tavsiye etmemiş ise ilk bir ay her hareket günde beş defa yapılmalıdır. Daha sonra her ay hareketler beşer beşer artırılarak egzersizlere devam edilmelidir.

    * Ani ve zorlayıcı hareketlerden uzak durulmalıdır. Sizin için seçtiğimiz dokuz çeşit egzersiz risksiz olup daha çok bunlar tercih edilmelidir.

    * Hareketler esnasında veya sonrasında normalde mevcut ağrının artmaması gerekir. Bu yüzden egzersiz sonrası şiddetli ve 15 dakikadan fazla süren bir rahatsızlık ortaya çıkarsa doktora danışılmalıdır.

    * Rahatsızlık bir saatten fazla sürüyorsa o hareket egzersiz programından çıkartılmalıdır.

    * Bel fıtığı ameliyatı olanlar operasyonun üzerinden üç hafta geçmeden egzersizlere başlamamalı, daha sonra başlayarak her hareketin sayısını yavaş yavaş artırmalıdırlar.

    * Bu bilgiler haricinde hastanın kafasında herhangi bir soru oluşursa, uzman doktor hiç tereddüt etmeden hemen aranmalı ve yanlış bir iş yapmaktansa konunun doğrusu uzman hekimden öğrenilmelidir.

    Sırt üstü yatarken önce bir bacağınızı 90 derece kaldırınız. Sonra aynı hareketi diğer bacağa uygulayınız.

    Bacaklarınızı uzatarak sırt üstü yatınız. Bir dizinizi kırınız. O dizinizi elleriniz ile kavrayıp göğsünüze doğru çekerken diğer bacağınızı yere yapıştırınız. Aynı hareketi diğer bacakta tekrarlayınız.

    Sırt üstü yatarak dizlerinizi kırınız. Ellerinizi dizleriniz üzerinde kenetleyip göğsünüze doğru çekerken başınızı dizlerinize değdirmeye çalışınız.

    Sırt üstü yatarken mümkün olduğu kadar bir dizinizi göğsünüze çekiniz, diğerini düz tutunuz. Aynı hareketi diğer bacağa uygulayınız.

    Ellerinizi dizlerinizin üzerinde kenetleyip bacaklarınızı göğsünüze çekiniz. Bu durumda içinizden 10’a kadar sayınız. Bu esnada omuzlarınızı yerden kaldırmayınız. Daha sonra kollarınızı ve ayaklarınızı serbest bırakınız.

    Belinizi yere yapıştırarak öylece tutunuz. İçinizden 1’den 10’a kadar sayınız. Daha sonra serbest bırakınız. Bu hareketi tekrarlayınız. Bu esnada nefesinizi normal şekilde alıp veriniz.

    Ayakta dik durunuz. Ellerinizi masa veya bir iskemlenin kenarına dayayınız. Dizlerinizi kırarak yere çökünüz ve sonra ayağa kalkarak gevşeyiniz.

    El ve dizlerinizin üzerinde dururken kollarınız dik olsun. Önce kedi gibi belinizi çukurlaştırıp 10’a kadar sayınız. Sonra çenenizi göğsünüze doğru çekerken sırtınızı kamburlaştırarak yine 10’a kadar sayınız ve gevşeyiniz.

    Önce diz üstü dik oturunuz. Sonra kollarınızı ileriye doğru uzatınız. Mümkün olduğunca öne doğru eğiliniz ve bu vaziyette 10’a kadar sayınız. Tekrar diz üstü oturur pozisyondaki ilk konumunuza dönünüz.