Etiket: Bebek

  • Bebeğinizi 1 yaşına kadar bu gıdalardan uzak tutun

    Bebeğinizi 1 yaşına kadar bu gıdalardan uzak tutun

    Mamasına tat vermek için tuz dökmek, şeker serpmek ve emziğine bal sürmek… Bebek beslenmesinde bilinçsiz yaklaşımlar ve daha pek çok yanlış davranış çocuğunuzu hasta edebilir.

    Bebek sağlığı konusunda uzmanlar ve anne babaların özenle üzerinde durduğu en önemli nokta ilk 6 ayda sadece anne sütü ile beslenmedir. Ancak bu aylardan sonra ek gıdaya geçildiği dönemde bebeklere özellikle verilmemesi gereken besinler konusunda ebeveynlerin bilinçli olması gerekir.

    İnek sütü: Bağırsaklarda gizli kanama, demir eksikliği ve kansızlık yapabilir. Alerjik hastalıklara yakalanma riskinde artış nedeni olabilir. Ayrıca D vitamini, iyot, çinko, Omega yağ asitleri gibi birçok besin ögesi bakımından yetersiz olması ve fosfor, protein gibi bazı maddeleri ise fazla içermesi nedeniyle tercih edilmemelidir.

    Tuz: Böbreklerden tuz atılımı oranı ilk 1 yaşta düşüktür. 1 yaş altında önerilen ve günlük ihtiyacı karşılayacak tuz miktarı, aldığımız gıdalarda yeterince mevcuttur. Fazla tuz, böbrek yükünü artırır ve ileriki yaşlarda hipertansiyon riskine neden olabilir.

    Şeker: Hiçbir besleyici değeri yoktur. Obezite, iştahsızlık, ileriye dönük yanlış beslenme alışkanlığı ve kalp damar hastalıkları gelişimine zemin hazırlar.

    Yumurta akı: Protein yapısı nedeniyle yüksek oranda alerjik özelliği vardır. 9. aydan itibaren azar azar denenebilir

    Margarin gibi katı yağlar: Emilimi zordur. İçerdiği doymuş yağ asitleri ileriki yaşlarda damar sağlığını tehdit eder. 9. aydan sonra kahvaltıya tereyağı eklenebilir.

    Bal: Doğal ve çok besleyici bir gıda olmasına rağmen hem alerjik bir besindir hem de “clostridium botulinum” adlı bir spor içerdiğinden bebeklerde çok tehlikeli olabilecek bir tür gıda zehirlenmesine yol açabilir. Bir yaş sonrası bebeğin bağırsakları bu sporlarla baş edebilecek olgunluğa erişir.

    Çay, kahve, çikolata, kakao: Bu gıdaların içeriğindeki kafein bebek için sağlıklı değildir. Kalsiyum emilimi azalır. Çay da demir emilimini bozarak kansızlığa yol açar.

    Patlıcan ve bakla: Patlıcanın besleyici değeri yoktur ve nikotin içermektedir. Bakla ise nadir de olsa “favizm” adı verilen ciddi bir hastalığa yol açabileceğinden 1 yaş altında önerilmez.

    Kabuklu deniz ürünleri: 9.aydan sonra balık ızgara-buğulama olarak verilebilir. Ancak kabuklu deniz ürünleri yüksek alerjen özellikleri ile bilinmektedir. Midye ise civa içerebileceği için bebeğe yedirilmemelidir.

    Ispanak, ceviz ve domatese de dikkat!

    Bu yasaklı gıdalar haricinde verilirken dikkat edilmesi gereken yiyecekler de mevcuttur. Örneğin ıspanak nitrit içermesi nedeniyle 8. aydan sonra bekletmeden, günlük taze hazırlanıp verilmelidir. Ceviz alerjik gıdalar arasında sayılmakla birlikte çok iyi bir doğal omega desteği olması bakımından iyice ezilerek az az verilebilir. Domates de alerjik ve asitli bir gıda olmakla birlikte pişirilerek verilebilir. Burada dikkat edilmesi gereken en önemli nokta sebze ve meyveleri mutlaka mevsiminde tüketmek olmalıdır. Konserve ve paketlenmiş hiç bir ürün kullanılmamalıdır. Şoklanarak saklanan gıdaların kullanılmasında ise herhangi bir sakınca yoktur.

    Uzman yardımı alın

    Bebek bakımı konusunda tecrübeli olmayan anne babalar beslenme konusunda özellikle uzman doktorlara danışmalıdır. Bu sayede bebeğin hastalıklardan uzak, sağlıklı bir büyüme gelişme dönemi geçirmesi mümkün olabilmektedir.

  • 0-3 aylik bebeklerde beslenme

    Bebeklerde beslenme

    Yeni doğan bebek için en ideal beslenme anne sütüdür. Bu nedenle 4-6 ay süre ile bebeğe sadece anne sütü veriniz. Doğumdan hemen sonra emzirmeye başlayan annenin önceleri az miktarda gelen sütü, bebeğin emme uyarısı ile kısa sürede artacaktır. Kendinizi rahat bırakarak sadece bebeğinizle bütünleşerek emzirin.

    Doğumdan hemen sonra anne memesinden gelen süt normal anne sütünden farklıdır. Emzirmenin başladığı ilk günlerde göğüsten kolostrum denilen sarımsı bir sıvı gelir. Bağışıklık sağlayan maddeler açısından çok zengin olan bu sıvı bebeğinizi çeşitli bulaşıcı hastalıklardan korur. Ayrıca hafif bir ishal etkisi yaparak bebeğin barsaklarından boşalmasına ve sütü sindirmeye hazır duruma gelmesine yardımcı olur. İlk birkaç gün bebeğiniz beslenmek için kolostrum dışında hiçbir şeye gereksinim duymaz. Zamanla bu sarımsı sıvının yerini olgunlaşmış süt olarak bilinen beyaz süt alır.

    ANNE SÜTÜNÜN FAYDALARI

    Anne sütü her zaman temizdir, mikropsuzdur.

    Anne sütü daima hazırdır, ekonomiktir.

    Anne sütü bebekle anne arasında sevgi bağı kurulmasını sağlar.

    Anne sütü en doğal ve en taze besindir.

    Anne sütünün sindirimi kolaydır.

    Anne sütünün alerjik özelliği yoktur.

    Bebeği hastalıklara karşı koruyucu bağışıklık maddeleri içerir(ishal, orta kulak enfeksiyonu vb.).

    Annede meme kanseri görülme riskini azaltır.

    BEBEKLERDE D-VİTAMİNİ DESTEĞİ

    Bebek için en ideal besin anne sütüdür,ancak anne sütü alan bebekler e doğumdan kısa süre sonra D vitamini desteği vermek gerekmektedir.Her ne kadar mama alan bebekler mamadan Vitamin D desteği alsada çalışmalar bunun yeterli olamayabileceğini göstermektedir.Sonuç olarak eğer bebek günde 1 litreden daha az mama tüketiyorsa onlarada D Vitamini desteği verilmelidir .Günlük ihtiyaç 400 ıu dir. 25/03/2010

    ANNE SÜTÜNÜN TOPLANIP DEPOLANMASI

    Ellerinizi sabun ve su ile iyice yıkayınız.

    Sağma cihazları sıcak sabunlu suda iyice yıkanmalı, durulanmalı ve açık havada kurutulmalıdır. Bulaşık makinesinde yıkamakta yeterli olacaktır.

    Sütü depolamak için özel olarak üretilmiş saklama kapları kullanınız.

    Eğer sağılmış sütü 24 saat içinde kullanacaksanız dondurmayınız.

    Dondurulmuş süt deep freez de 3-6 ay özelliğini korur,ancak unutmayınızki depolama anne sütündeki yağların parçalanmasına neden olabilir ,bu nedenle her nekadar 3-6 ay diyorsakta siz mümkünse 3 ay saklamayı tercih ediniz.

    Depolama kapları üzerine tarih ve saat koymayı unutmayınız.

    Donmuş süt üzerine yeni sağdığınız sütü eklemeyiniz

    Donmuş sütü buzdolabında veya ılık su dolu bir kap için de bekleterek çözebilirsiniz.

    Çözmek için mikrodalga fırın kullanmayınız ,mikrodalga eşit ısıtma yapmaz ve bazı partiküller az ısınırken bazısı çok aşırı ısınıp yanıklara neden olabilir,ayrıca önemli protein ve vitaminlerin ölmesine yol açabilir.

    Buzdolabında çözülmüş süt 24 saat içinde kullanılmalıdır.

    Çözülmüş sütü tekrar dondurmayınız.

    Çözdükten sonra bebek sütün tamamını bitirmez ise daha sonra beslemek için saklamayınız,atınız.

    EMZİKLİ LOĞUSA BESLENMESİ

    Eski vücut ağırlığına dönmek için acele edilmemeli(6 ay veya daha fazla sürebilir).

    Unlu, şekerli ve yağlı besinleri aşırı tüketmemek gerekir.

    Süt, yoğurt ve peynir gibi kalsiyum kaynakları düzenli tüketilmelidir.

    Her gün bir adet yumurta ve bir porsiyon etli sebze veya kuru baklagil tüketilmelidir.

    Kuru baklagiller C vitamininden zengin (portakal, mandalina, domates, yeşil biber, maydanoz, taze soğan gibi) besinlerle tüketilmelidir.

    Vitaminden zengin olan sebze ve meyveler her öğün tüketilmelidir.

    Salam sucuk sosis gibi katkı maddesi içeren hazır besinler tüketilmemelidir.

    D vitamini besinlerde bulunmadığı için emzikli anne güneşlenmelidir.

    Yemeklerde iyotlu tuz kullanılmalıdır.

    Kuru meyveler ve kuruyemişler yüksek enerji, demir ve kalsiyum içerirler. Yeteri miktarda tüketilmelidir.

    Gebelik öncesine göre sıvı alımı artırılmalıdır.

    Kansızlığa neden olan çay yemekle birlikte içilmemelidir. Çay yerine ıhlamur, nane, papatya, kuşburnu, rezene gibi bitki çayları tüketilmelidir.

    Hazır meyve suları, gazoz ve kolalı içecekler yerine taze sıkılmış meyve suları, ayran, komposto ve limonata tüketilmelidir.

    Şeker boş enerji kaynağı olduğu için pekmez tercih edilmelidir.

    Şeker ve meyveler, tarım ürünleri, haşere öldürücü ilaçlar ile mücadele edildiğinden iyice yıkanmalıdır.

    Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.

  • 3-6 aylik bebeklerde beslenme

    4, 5 ve 6 aylik bebekler de beslenme

    Katı Gıdalar

    • Bebeğiniz için ilk 6 ay anne sütü yeterlidir.

    • İlk 6 ayda normal gelişim için anne sütü yetmiyorsa katı gıda değil, hazır mama veriniz.

    • Bebeğe mümkün olduğunca kendinizin hazırladığı taze yiyecekleri veriniz.

    • Besinleri:

    4, 5 ve 6 aylarda püre veya rende(vitamin içeriğinin korunması için cam rende kullanınız.)

    6-8 ayda ince şekilde kıyarak

    8 aydan sonra daha kalın kıyarak veriniz.

    • Yemek için asla zorlamayın. Bırakın ne kadar yiyeceğine kendisi karar versin. Yediği miktar öğünden öğüne değişebilir, önemli olan gelişiminin ve kilo alımının normal olmasıdır.

    • Yiyeceklerin ılık olmasına dikkat ediniz. Önce bir miktar tatmanız yararlı olacaktır.

    • İlk denediğiniz her katı gıdayı mümkünse sabah veya öğlen saatinde veriniz. Aksi takdirde geceniz berbat olabilir.

    • Bazı bebekler yeni ve alışılmadık bir gıdaya açken tepki verebilir. Bu nedenle önce anne sütü veya mama ile açlığını yatıştırdıktan sonra deneyiniz.

    • UNUTMAYIN; katı gıda anne sütü yerine değil onu tamamlayıcı olarak verilir. Bu nedenle ek gıdalara sütünüzün az geldiği öğünden başlamayı tercih ediniz.

    • Bir süre sonra çalışmaya başlayacaksınız, evde olmayacağınız saatlerde ek gıdaya başlamayı tercih ediniz.

    • Başlangıçta bebeğiniz, refleks olarak verilen gıdayı dili ile dışarı itebilir. Bu normaldir, ancak bebek zamanla gıdaları ağızda tutmayı öğrenecektir.

    • Her yeni gıdaya tek olarak başlanmalıdır. Aynı anda birden fazla katı gıda denenmesi alerjik reaksiyonlarda bizi yanlış yönlendirebilir. Her yeni gıda 3-4 gün denendikten sonra başka yeni bir gıdaya geçilebilir.( Kusma, ishal, ciltte döküntü veya gaz olursa bu gıdayı birkaç ay vermeyin.)

    • Ek gıdalara başladığınız ilk birkaç hafta rahat olun. Aldığı ek gıdanın miktarı önemli değildir. Önemli olan yeni tatları, pütürlü gıdayı tanıması, yeni yeme biçimini öğrenmesidir.

    • Yemek zamanları sizin ve bebeğiniz için eğlence zamanı olmalıdır. Onunla konuşun, şarkı söyleyin, komiklikler yapın.

    • Yemek sırasında bebeğinizin ilgisi başka tarafa kayarsa (telefon çalması, konuşma sesi vs.) bebek başını size döndürünceye dek bekleyin; dikkatini çekmek için onunla konuşun.

    • Çoğu bebek 6-9 aylarda fincanı veya bardağı eliyle tutmak ister. Bebek her beslenmede yeterli gıdayı aldıktan sonra bebeğin bardakla egzersiz yapmasına izin verin.

    • Bebekler yeni gıdaların ilk verilişinde almak istemiyorsa çenesini kilitleyebilir. Bu durumda verilen gıdayı daha küçük parçalara ayırarak tekrar deneyin. Ancak bunu yemeğin sonuna doğru yaparsa doymuş demektir, ısrar etmeyin.

    • Bebekler bazen hızlı veya çok yerse kusabilir veya çıkarabilir. Bebeğin üzerini temizledikten sonra, hasta görünmüyor ve aç görünüyorsa biraz daha yedirmeyi deneyin.

    • Eğer bebeğiniz bir gıdayı sürekli reddederse gıdayı tekrar vermek için 2 hafta bekleyin. Bebeklerin her verilen gıdayı alacaklarını düşünmeyin, onların damak zevkine saygı duyun. Tahıl, meyve, sebze, et, süt gibi ana yiyecek gruplarından seçerek yediği birkaç çeşitle dengeli beslenebilir.

    • Yemek aralarında atıştırmaya fazla izin vermeyin, minimumda tutun. Su veya meyve suyu verebilirsiniz, ancak aşırıya kaçmayın.

    • Beslerken bebek ağlar ve yüzünü sizden kaçırırsa, sizde 10-15 saniye kadar başınızı çevirin, sonra tekrar vermeyi deneyin.

    • Yemeğin sonuna doğru huysuzluk yapmaya başlar ve yemekle oynarsa doymuş demektir, ısrar etmeyin.

    • Yemek zamanını kavgaya ve çatışmaya dönüştürmeyin. Bunlar için yemek zamanını seçmeyin; nasıl olsa kavga için ilerde bol vaktiniz olacak.

  • Bebek beslenmesinde katı gıdalara geçiş prensipleri

    Bebeklerde beslenme

    Bebek beslenmesinde Katı Gıdalar

    • Bebeğinizin beslenmesi için ilk 6 ay anne sütü yeterlidir.

    • İlk 6 ayda normal gelişim için anne sütü yetmiyorsa katı gıda değil, hazır mama veriniz.

    • Bebeğe mümkün olduğunca kendinizin hazırladığı taze yiyecekleri veriniz.

    • Besinleri:

    4-6 ayda püre veya rende(vitamin içeriğinin korunması için cam rende kullanınız.)

    6-8 ayda ince şekilde kıyarak

    8 aydan sonra daha kalın kıyarak veriniz.

    • Yemek için asla zorlamayın. Bırakın ne kadar yiyeceğine kendisi karar versin. Yediği miktar öğünden öğüne değişebilir, önemli olan gelişiminin ve kilo alımının normal olmasıdır.

    • Yiyeceklerin ılık olmasına dikkat ediniz. Önce bir miktar tatmanız yararlı olacaktır.

    • İlk denediğiniz her katı gıdayı mümkünse sabah veya öğlen saatinde veriniz. Aksi takdirde geceniz berbat olabilir.

    • Bazı bebekler yeni ve alışılmadık bir gıdaya açken tepki verebilir. Bu nedenle önce anne sütü veya mama ile açlığını yatıştırdıktan sonra deneyiniz.

    • UNUTMAYIN; katı gıda anne sütü yerine değil onu tamamlayıcı olarak verilir. Bu nedenle ek gıdalara sütünüzün az geldiği öğünden başlamayı tercih ediniz.

    • Bir süre sonra çalışmaya başlayacaksınız, evde olmayacağınız saatlerde ek gıdaya başlamayı tercih ediniz.

    • Başlangıçta bebeğiniz, refleks olarak verilen gıdayı dili ile dışarı itebilir. Bu normaldir, ancak bebek zamanla gıdaları ağızda tutmayı öğrenecektir.

    • Her yeni gıdaya tek olarak başlanmalıdır. Aynı anda birden fazla katı gıda denenmesi alerjik reaksiyonlarda bizi yanlış yönlendirebilir. Her yeni gıda 3-4 gün denendikten sonra başka yeni bir gıdaya geçilebilir.( Kusma, ishal, ciltte döküntü veya gaz olursa bu gıdayı birkaç ay vermeyin.)

    • Ek gıdalara başladığınız ilk birkaç hafta rahat olun. Aldığı ek gıdanın miktarı önemli değildir. Önemli olan yeni tatları, pütürlü gıdayı tanıması, yeni yeme biçimini öğrenmesidir.

    • Yemek zamanları sizin ve bebeğiniz için eğlence zamanı olmalıdır. Onunla konuşun, şarkı söyleyin, komiklikler yapın.

    • Yemek sırasında bebeğinizin ilgisi başka tarafa kayarsa (telefon çalması, konuşma sesi vs.) bebek başını size döndürünceye dek bekleyin; dikkatini çekmek için onunla konuşun.

    • Çoğu bebek 6-9 aylarda fincanı veya bardağı eliyle tutmak ister. Bebek her beslenmede yeterli gıdayı aldıktan sonra bebeğin bardakla egzersiz yapmasına izin verin.

    • Bebekler yeni gıdaların ilk verilişinde almak istemiyorsa çenesini kilitleyebilir. Bu durumda verilen gıdayı daha küçük parçalara ayırarak tekrar deneyin. Ancak bunu yemeğin sonuna doğru yaparsa doymuş demektir, ısrar etmeyin.

    • Bebekler bazen hızlı veya çok yerse kusabilir veya çıkarabilir. Bebeğin üzerini temizledikten sonra, hasta görünmüyor ve aç görünüyorsa biraz daha yedirmeyi deneyin.

    • Eğer bebeğiniz bir gıdayı sürekli reddederse gıdayı tekrar vermek için 2 hafta bekleyin. Bebeklerin her verilen gıdayı alacaklarını düşünmeyin, onların damak zevkine saygı duyun. Tahıl, meyve, sebze, et, süt gibi ana yiyecek gruplarından seçerek yediği birkaç çeşitle dengeli beslenebilir.

    • Yemek aralarında atıştırmaya fazla izin vermeyin, minimumda tutun. Su veya meyve suyu verebilirsiniz, ancak aşırıya kaçmayın.

    • Beslerken bebek ağlar ve yüzünü sizden kaçırırsa, sizde 10-15 saniye kadar başınızı çevirin, sonra tekrar vermeyi deneyin.

    • Yemeğin sonuna doğru huysuzluk yapmaya başlar ve yemekle oynarsa doymuş demektir, ısrar etmeyin.

    • Yemek zamanını kavgaya ve çatışmaya dönüştürmeyin. Bunlar için yemek zamanını seçmeyin; nasıl olsa kavga için ilerde bol vaktiniz olacak.

  • Bebeklerde ve çocuklarda ishal

    İshal nedir ?

    Bebeklerde ve çocuklarda ishal dışkılama sayısının günde üçten fazla,miktarın fazla,kıvamının sulu olması demektir.Ancak sağlıklı ve sadece anne sütü alan bebeklerde dışkı sayısının günde 5-6 kere olabileceği unutulmamalıdır.

    Bebeklerde ve çocuklarda ishal neden kaynaklanır ?

    İshal, genellikle mide barsak sisteminin virus ,bakteri ve parazitlerle oluşan enfeksiyonlarından oluşur.Bunların çoğu çocukların yedikleri enfekte yiyecek ve içecekler yoluyla bulaşır. Çocuklarda ishal ile birlikte çoğunlukla ve kusma da görülur, bazen ateş ve karın ağrısıda eşlik eder. İshalin nadirde olsa enfeksiyona bağlı olmayan nedenleride vardır.

    Bebeklerde ishal tedavisi önemi?

    Dünya da her yıl 1.34 milyon dan fazla çocuk ishal den ölmektedir. Ölümlerin çoğu vücudun susuz kalmasından olmakta ve en çok bir yaş altı bebeği etkilemektedir. Ancak susuzluğun farkına erken varılması ile kolay ve ucuz olarak tedavi edilebilen bir hastalıktır.

    Bebeklerde ve çocuklarda ishal nasıl önlenir?

    Bebeklere verebildiğiniz kadar anne sütü veriniz

    Çocuğunuza tuvaletten sonra ve yemekten önce ellerini sabunla yıkamasını öğretiniz.Tabiki kendinizde.

    Sebze ve meyveleri yemeden önce iyice yıkayınız

    Satın aldığınız etleri eve gelir gelmez buzdolabına koyunuz

    Artan yemekleri vakit geçirmeden buzdolabına koyunuz.

    Rota virus aşısını yaptırmayı unutmayınız.

    Bebek ve çocuklarda ishal tedavisinin en önemli kısmı susuzluk bulgularının bilinmesi ve buna göre önlem alınmasıdır;

    ÇOCUK VE BEBEKLERDE SUSUZ KALMANIN ERKEN BULGULARI

    Kalp atışının normalden hızlı olması

    Dudak,ağız ve dilde kuruluk

    Ağlayınca göz yaşı gelmemesi

    Üç saatten daha fazla bezinin kuru kalması

    Bebek ve çocuklarda susuzluk arttıkça;

    Gözlerin,yanağın ve bıngıldağın çökmesi,

    Uyku hali ve huzursuzluk,

    Susuzluk daha da artarsa

    Havale,koma,hayati organlarda yetmezlik ve bazen de ölüm olabilir.

    Bebeklerde ve çocuklarda ishal tedavisi:

    Hafif ishalde çocuğun genel durumu iyi, yemesi ve içmesi normal ise,kusması ve bahsedilen susuzluk bulguları yoksa endişelenmeye gerek yoktur.Her zamanki gibi yeme-içmesine devam etmelidir.

    Anne sütü,formula veya 1 yaşın üstünde inek sütüne devam edebilir,Normal beslenme hem ishalin daha çabuk iyileşmesini, hemde düzgün beslenmeyi sağlayacaktır. Ancak ishal iyileşene kadar miktarları az ve sık vermek uygun olur. Normalden fazla sıvı verilmesi ve dinlenme ile bir kaç günde iyileşecektir. Kullanılacak sıvıların en az biri tuz içermelidir. Ağızdan sıvı solusyonları (GE-ORAL), Ayran,pirinç suyu ve tavuk çorbaları bu amaçla kullanılabilir. İshalde sıvı kaybı yanında tuz kaybıda olacağı için sıvı olarak sadece su verilmesi uygun değildir.

    Bebeklerde ve çocuklarda ishal tedavisi için ne zaman doktora gidilmeli?

    Yukarda bahsedilen susuzluk bulguları varsa

    39 C üzerinde ateşi varsa

    Dışkı kanlı veya siyah renkli ise

    Beslenmesi bozulmuş ve tekrarlayan kusmaları varsa

    İshal 24 saatten daha uzun sürerse

    İshal tedavisinde dikkat edilmesi gerekenler:

    Evde kendinize göre tuzlu-şekerli sıvı hazırlamayın,tüm eczanelerde ve oldukça ucuz olarak GE-ORAL bulabilirsiniz,

    Çocuk aç ise ve yemek istiyorsa engellemeyin ama az ve sık verin,

    Doktorunuza danışmadan antibiyotik veya ishal ilaçları kullanmayınız,

    Detaylı bilgi için Rota Virus yazımızı da okuyabilirsiniz

  • Bebeğinizin biberondan bardağa geçiş kılavuzu

    Bebeğinizin Biberondan Bardağa Geçişi

    Bebeğinizi bardağa geçirmeye hazır mısınız? Size bu geçişi daha kolaylaştıracak bazı önerilerimiz var.

    Bebeğinizin memeden kesilmesi ve biberona geçmesi genellikle yaşamının çok yoğun bir aşamasında gerçekleşir. Bebeklerin memeden kesilmeye hazır olduğu dönem, aynı zamanda el-göz koordinasyonunun geliştiği, diş çıkarmanın başladığı ve emeklemeyi öğrendiği döneme denk gelir.

    Bu kilometre taşlarından her birinde olduğu gibi, memeden kesme de akılda onlarca soru bırakabilir. Memeden kesme ne kadar sürer? Ne zaman başlamalı? En iyi nasıl yapılır?

    Bebeğin Memeden Kesilip Biberona Geçirilmesinin Püf Noktası

    Birçok ebeveyn memeden kesme sürecini erteler. Memeden kesmenin çok uzun süreceği gibi bir algı oluşur. Bebek yemek yerken ortalığı dağıtacaktır. Belki de, memeden kesme sürecinin herkes için çok stresli olacağı düşünülür.
    Biberonu bardakla değiştirmek de, bebeğinizin katı gıdalara geçmeye teşvik edilmesinden çok daha önemlidir. İki el kullanımının gelişmesini ve yemek sırasında ailede etkileşim olmasını da destekler.
    Bebeğinizi biberondan veya memeden keserken başarının anahtarı oldukça basittir: bu sürece erken başlanması gerekİr.
    Ebeveynlerin birçoğu, bu süreci bir öğrenme deneyimi olarak görmekten ziyade, çocuklarının bardağı tutabileceğini düşündükleri zamanı bekliyor,ancak ebeveynler el ve koordinasyon becerileri mükemmel hale gelmeden önce dahi çocukların bardak tutmasına izin vermelisiniz.

    Bebeği Memeden ve Biberondan Ne Zaman Kesmeli?

    Bebekler memeden ve biberondan ayrılmaya ne zaman hazır olur?

    İdeal şartlarda, bebeğinizi altı ay kadar erken bir dönemde bardakla tanıştırmak iyi bir fikirdir. Hatta bazı bebekler bu geçişi daha erken yaşar. Bazıları ise daha geç.

    Her bebek birbirinden farklı olsa da, bebeğinizin memeden kesilmeye hazır olduğunu gösterecek işaretlere karşı dikkatli olun. Emzirilen bir bebek:

    Memenizi birkaç kez emip bırakabilir ve hatta memeyi reddedebilir.

    Emzirilirken dikkati dağılabilir.

    Bardaktan içmeye ilgi götermeye başlar sa hazır olduğu düşünülür

    Alıştırma Bardağına Giden Yol: Memeyi ve Biberonu Nasıl Bırakmalı?

    Bebeğinizin memeden ve biberondan kesilmeye hazır olduğunu düşündüğünüzde, bunu en iyi nasıl yapabilirsiniz?

    -Biberonla beslemeyi beş ila yedi günde bir kez atlayarak kesme sürecini başlatın.

    -Çocuğunuzun alışık olduğu sıvıyı alıştırma bardağına koyun – bu, anne sütü veya bebek maması olabilir.

    -Her seferinde, bebeğinizin bardağına hep biraz daha fazla, biberonuna ise biraz daha az sıvı koyun

    -Bebeğiniz tercihlerini ifade edecek kadar büyükse, bardağı seçmesine izin verin – kendi seçtiği bardağı kullanma olasılığı artacaktır.

    -Bebeğinize en çok sevdiği sıvıları alıştırma bardağında, en az sevdiklerini ise biberonda verin.

    Bardağa geçiş ne kadar sürer? Bu süre değişmekle beraber, birkaç haftadan birkaç aya kadar uzayabilmektedir. Bu süre, kısmen bebeğin yaşına ve gelişim dönemine ve ebeveynlerin tutarlılığına bağlıdır.

  • 1, 2 ve 3 aylık bebek gelişimi

    Yeni dogan, 1, 2 ve 3 aylık bebek gelişimi

    Gelisimsel Basamaklar

    1 Aylık bebek gellişimi

    Emzirirken, altını değiştirirken onunla konuşursanız yüzünü size doğru çevirir.

    Gözüne parlak ışık gelince gözünü kırpıştırır.

    Yüzükoyun yatırılınca başını yana çevirerek yanağını yatağa dayayabilir.

    Kucağınızda olmak, sesinizi duymak ona güven verir.

    Yüksek ve ani seslerde irkilir, kollarını geri doğru aniden açabilir.

    Yanağına dokunduğunuzda refleks olarak başını o tarafa çevirir ve emmek için arayıcı hareketler yapar.

    Avucunun içine parmağınızı koyduğunuzda kavrar.

    2 aylik bebek gelisimi

    Bakışlarını bir nesne üzerinde odaklaştırabilir Ancak gözlerinde zaman zaman kayma olabilir.

    Sırtüstü yatarken yaklaşık yarım metre üstünde sallayacağınız renkli bir halkayı sağa sola salladığınızda izleyebilir. Yukarı-aşağı salladığınızda aynı beceriyi gösteremez.

    Yüzünüze bakar. Ona bakarken başınızı hafifçe sağa-sola oynattığınızda yüzünüzü izler.

    Sırtüstü yatarken ellerinden tutup kaldırmaya çalışırsanız başını tam tutamayıp arkaya düşürebilir.

    Yüzükoyun yatınca başını 1-2 santimetre kaldırabilir. Ani seslerle irkilir.

    Tabanlarına destek yaptığınızda elinizi güçlüce itebilir.

    Elini ağzına götürmeye başlayabilir

    3 aylik bebek gelisimi

    Siz konusunca size güler,

    Ellerini incelemeye başlar, kol-bacak hareketleri artar. Bu kendini tanımanın ilk uğraşlarıdır.

    Anne ve baba gibi yakın kişilerin sesini ayırdeder.

    Huzursuzlaştığında, ağladığında kendisi ile konuşursanız bir süre susup dinleyebilir.

    Agu benzeri sesler çıkarır..

    Kırmızı bir nesneyi sağa-sola gezdirdiğinizde izler

    Yüzükoyun yatırılınca başını kaldırıp 1 dakika yukarıda tutabilir

    Dikey pozisyonda dolaştırılmaktan çok hoşlanır, çünkü artık dünyayı tanımaya başlamıştır.

    0-3 AY bebekler icin oneriler

    Bebeğinizle gözgöze bakın.

    Yüzüne gülümseyerek ve hoşnutlukla bakarsanız o da kendinden hoşnut olacak, kendini değerli bulacaktır.

    Onunla konuşun,ninniler, şarkılar söyleyin. Değişik sesler, müzikler dinletin (saatin sesi, hafif müzik sesi, kuş sesi, gibi)

    Onu hafif hafif, müziğin ritmine uygun olarak sallayın.

    Yatağının üzerine iple hareketli resimler renkli kumaş, sünger, kağıt parçalarından oluşan oyuncaklar asın (Yaklaşık 50 cm yukarı)

    Ona ismiyle seslenin.

    Beslerken kucağınıza alın.

    Kucağınıza aldığınızda bedenini hafif hafif okşayın.

    Ağladığında, huzursuzlaştığında hemen yanına gidemiyorsanız bile ona seslenin, ve kısa sürede yanına gitmeye çalışın. Onunla sakin bir sesle konuşun, ninni söyleyin, kucağınıza alın.

    Kucağınızda, taşıma koltuğunda veya bebek arabasında onunla dolaşmaya çıkın.

    Yatarken ya da kucakta onu yumuşak bir battaniye ile sararsanız kendini daha rahat hissedebilir ve kendi ani hareketleri ile uyanmaz.

    Sırtüstü durumdan kaldırırken başını arkaya düşürebilir: yatırıp kaldırırken başını elinizle arkadan destekleyin.

    Ellerini tutarak el hareketlerine yönelik oyunlar oynatın. (tel sarar oyunu gibi)

    Bebekle konuşarak, karşısında hareket ederek dokunmadan güldürmeye çalışın.

    El bileklerine renkli ve sesli bilezikler, bileklikler takın.

    Bebekle konuşurken çıkardığı sesleri taklit edin, yeni sesler çıkarın.

    Bebeği gün içinde (oyun amaçlı) zaman zaman yüzüstü yatırın, başını kaldırılması için karşısında konuşun.

    Bebek yatarken elleri ve ayaklarına dokunun, konuşarak oyun oynatın.

    Bebeği sadece sırtüstü yatırın.Bebeği dışarı çıkarken yüzünü dışa dönük tutun.

    Emzirme dışında beslerken mutlaka anne kucağında olmasını sağlayın, göz göze bakın.

    GÜVENLİK KURALLARI

    Uygun bir araba koltuğu kullanınız.

    Bebeğin beşiğinin güvenli olduğundan emin olunuz.

    Çarşaf düz olarak yerleşmiş olmalı, buruşuk olamamalıdır.

    Bebeği yumuşak zemin üzerine uyumaya bırakmayınız. Bir yaşına dek yastık kullanamayınız.

    Oda ısısı 22-24 derece olmalıdır.

    Bebeği sırt üstü yatırınız. Ani bebek ölümlerine neden olduğu için bebeğinizi yüzüstü yatırmayınız, yan yatırmak ise bebeğin kolayca yüzüstü dönebileceğinden önerilmemektedir.

    Bebeği yıkamadan önce dirseğinizle banyo suyunu kontrol ediniz.

    Bebeği büyük kardeş veya kedi köpek gibi hayvanlarla yalnız bırakmayınız.

    Bebeği yıkama leğeninde veya yüksek yerlerde yalnız bırakmayınız.

    Evde hiçbir yerde sigara içilmesine izin vermeyiniz.

    Bebek kucağınızda iken sıcak içecekler veya sigara içmeyiniz.

    Aşırı güneşe maruz bırakmayınız.

    Mümkünse evde yangın detektörü kullanınız.

    Bazı hastalıkların erken bulgularına dikkat ediniz.

    Ateş (Makattan 38 derece üzeri)

    Emmeme

    Kusma

    İshal

    Su kaybı

    Her zamankinden farklı huzursuzluk, sürekli uyku hali, sarılık, deri döküntüsü

    4-6 aya dek anne sütü veya mama dışında yiyecek vermeyiniz.

    Anne sütü alan bebeklere vitamin vermeyi unutmayınız.

    BEBEKLERDE D-VİTAMİNİ DESTEĞİ

    Bebek için en ideal besin anne sütüdür,ancak anne sütü alan bebekler e doğumdan kısa süre sonra D vitamini desteği vermek gerekmektedir.Her ne kadar mama alan bebekler mamadan Vitamin D desteği alsada çalışmalar bunun yeterli olamayabileceğini göstermektedir.Sonuç olarak eğer bebek günde 1 litreden daha az mama tüketiyorsa onlarada D Vitamini desteği verilmelidir .Günlük ihtiyaç 400 ıu dir.25/03/2010

    UYKU ÖNERİLERİ

    GECE AĞLAMAYA ALIŞMIŞ BEBEK

    Gece ağlamaları genellikle anne babaların gece bebeği oyalamak için ikinci bir şans vermesinden kaynaklanır. Bu anne baba; bebeği beslemez ama yatağından alırlar ve onunla konuşurlar, onu sallarlar ve oynarlar. Bazı geceler anne, bebeği kendi yatağına veya bir kanepeye alır ve birlikte uyurlar. Ek olarak bu bebekler genellikle yatma zamanı ağlamasalar bile uykuya dalmak için sallanırlar. Kendi yataklarının dışında uyumaya alıştıklarından uyku ile kendi yatakları arasındaki ilişkiyi hiçbir zaman kuramazlar. Uyandıktan biraz sonra çevreleri değişir ve annelerinin gelip uykuya geçiş için kendilerine yardım etmesini beklerler. Böylece anne, baba bebeğin uykuya dalış objesi haline gelir.

    Bazı bebekler gece ağlamalarını sonradan edinirler. Problem, bir akut hastalıktan (örneğin; kulak ağrısı veya pişik) dolayı anne-babanın geçici olarak dikkatlerini bebeğin üzerine yoğunlaştırması ile başlar. Diğer bazı bebeklerde ise bu sorun uyku çevrelerinin değişmesinden (örn; bir seyahatten) sonra başlar. Birçok bebek eski uyku düzenlerine çabucak dönemlerine rağmen bazı bebekler bu gece ilişkisinden hoşlanırlar ve isteklerini devam ettirirler. Bir bebek muhtemelen 4-7 geceden biraz daha fazla bir süre içinde gösterilen ilgi nedeniyle gece uyanık kalmaya alışabilir. Gece ağlamalarına sebep olan bir çok neden vardır. Gece ağlayan bebeklerin annelerinin uykuları genellikle hafiftir ve çıkarılan normal seslere birle karşılık verirler. Uyumak isteyen babalar, hanımlarına bebeği sessiz tutmaları için ısrar edebilirler. Bazı çocuklar gün boyunca fazladan kestirirler ve bu nedenle fazla uyuma ihtiyacı hissetmezler. Bazı durumlarda bebeğin yatağı anne-babanın odasındadır ve ilişki vazgeçilmeyecek kadar caziptir.

    ÖNLEM

    BEBEĞİ YATAĞINA UYKULU FAKAT UYANIKKEN YERLEŞTİRİNİZ (YENİ DOĞAN DÖNEMİNDE)

    Bebeğin uyumadan önce hatırladığı son şey kendi yatağı olmalıdır, anne-babası değil. Yatağın olağan tanıdık bir gece ortamı olarak kabul etmelidir. Kendi kendine uykuya geçmeyi öğrenmelidir. Bu uyku öncesi dönem genellikle 20-30 dakika alır. Bu süre içinde anne-baba orada olmamalıdır. Eğer bebek yatmadan önce ağlarsa, sakinleştirmek için sallanabilir ama anne-baba bebeği uyumadan önce yatağında sakinleştirmeyi denemelidir.

    BEBEĞİ BİBERON İLE BIRAKAMAYINIZ (4 AYLIK)

    Bebeği biberonu tutmasına veya yatağa almasına izin vermeyiniz. Bebekler biberonu anne-babaya ait olduğunu bilmelidir. Yatağa verilen biberon gece ağlamalarına neden olur çünkü bebek biberonu almak isteyecek ancak onu boş olarak ya da yerde bulacaktır. Eğer yatma zamanı bebeğin emme ihtiyacı artarsa emzik verilebilir.

    GECE BESLENMEYE ALIŞMIŞ BEBEKLER

    Gece beslenmeye alışmanın en çok bilinen nedeni, gün boyunca yapılan sık beslenmeler ve gün boyunca beslenme sıklıklarının azaltılması konusunda bebeğe karşı başarısız kalınmasıdır. Bu çocukların bazıları saatte bir veya daha fazla sayıda beslenirler. Bu problem daha çok anne sütü ile beslenen bebeklerde yaygındır. Bu muhtemelen bazı annelerin bebeğin her ağlayışında emzirmesinden kaynaklanır. Bu çocuklar ilgiye ihtiyaçları olduğu zaman oynamak yerine gün boyu atıştırma alışkanlığı geliştirirler. Anne iyi niyetli ve özverilidir. Ancak, bebeği gün boyunca sık sık besleyerek “iyice doymasını” sağlayarak gece boyunca uyuyacağını düşünüyorsa hata ediyordur. Bunun tam tersi olur bebek sık ve az beslenme alışkanlığı geliştirir. Bazı anneler ise bebeklerinde hypoglycemia (kan şekeri düşüklüğü) geliştireceği fikri ile gece beslenmesini azaltmada endişe duyarlar.

    Gece beslenmesi için uyanmanın bir başka nedeni de bebeği yatakta biberon ile bırakmaktır. Biberon ile uyumaya alışan bebek, gece uyandığında biberona uzanır, boş bulur ve doldurulmasını ister. Gün boyunca biberonu yanında taşıyan ve neredeyse sürekli olarak süt içen daha büyük bebeklerde de benzer problemler olabilir.

    Bu tip bebeklerin çoğu uyanıkken yataklarında yatmazlar. Bunun yerine bu bebekler uykuya dalana kadar meme veya biberon ile beslenirler. Gece uyandıklarında meyve veya biberona ihtiyaç duyarlar, çünkü bunlar onlar için uyanıklıktan geçiş için birer araç olmuşlardır.

    ÖNLEM

    BİR ÖNCEKİ BESLENMEDEN ANCAK 2,5 SAATTEN FAZLA GEÇMİŞSE BESLEYİNİZ.

    Bebek ağlamadan ve bir önceki beslenmeden en az 2,5 saat (anne sütü ile beslenenler için 2 saat) geçmeden beslemeyiniz. Ağlamak bebeğin tek iletişim yoludur ve her zaman açlık belirtisi değildir. Bebek, belki yalnız, sıkılmış, yorgun veya fazla ısıtılmış olabilir. Böyle zamanlarda bebeği kucağa alınız veya yatağına koyunuz. Beslenme yatıştırıcı bir unsur olmamalıdır. Gün boyunca sıkça beslenen bebekler gece boyunca da sık aralıklarda acıkırlar.

    GECE BESLENMELERİNİ KISA VE SIKICI KILINIZ (YENİ DOĞAN)

    Bebeğin, gecenin uyku için özel bir zaman olduğunu düşünmesini arzu ederiz. Gece beslenme için uyandığında ışığı yakmayınız, onunla konuşmayınız ve sallamayınız. Onu; çabuk ve sessizce besleyebilirsiniz. Ekstra sallama ve oyun zamanlarını gün boyunca yapabilirsiniz. Bu yaklaşım, gece uyku sürecinin artmasını sağlayacaktır.

    BEBEĞİ YATAĞINA UYKULU FAKAT UYANIKKEN YERLEŞTİRİNİZ (YENİDOĞAN)

    Bebeği yatağına yerleştirmeden önce uyuması için emzirme veya beslenmeden vazgeçilmesi önerilir. Eğer uyuması için emzirme veya beslenmeden vazgeçilmesi önerilir. Eğer uyuması için emzirilirse, bebek gece normal olarak uyandığında annesini çağırmak için bağıracaktır. Bunun yerine, anne-babaya bebeği yatağına uyanıkken yerleştirmeleri tavsiye edilir.

    Bu bebek beslenirken yorgun düşmeye başladığında yapılabilir. Böylece bebek meme veya biberon olmaksızın uykuya dalmayı öğrenmelidir. Bunu yapmayı her bebek öğrenebilir.

    GECE YARISI BESLENMESİNDEN VAZGEÇİNİZ (4 AYLIK)

    Gece saat 2 de beslenmesi bir alışkanlık haline gelmeden bıraktırılmalıdır. Amaç 4. ayda günde 4 öğün ve 6. ayda 3 öğüne inmektir. Günde 3 öğüne düşürüldüğünde bir çok bebek arada 2 küçük atıştırmaya ihtiyaç duyar. Bu zamanda eğer bebeği gece beslenmesinden vazgeçiremez iseniz her geçen gün bu alışkanlığı kırmak daha zor hale gelir.

    Eğer çocuk gece boyunca ağlarsa, onu beslemeyiniz, arkasını sıvazlayarak ve yumuşak sözler söyleyerek avutmayı deneyiniz. Işığı yakmayınız ve onu yatağından çıkarmayınız. Bebeğin, yatağın gece yatması gereken yer olduğunu öğrenmesi gerekir. Bazı çocukların erişkin uyku düzenine uyum sağlayabilmesi için yeniden yönlendirilmesi gerekebilir.

    Türkiye Çocuk Nörolojisi Derneği web sayfasından (http://www.cnd.org.tr) alıntı yapılmıştır.

  • 4, 5 ve 6 aylık bebek gelişimi

    Ay ay bebek Gelişimi

    4 aylık bebek gelişimi:

    Yüzükoyun yatınca başını kaldırıp etrafa bakabilir.

    Renkleri ve uzağı görebilir.

    “Aa-uuu” gibi sesleri sık sık çıkarır.

    Ayaklarının üzerine bastırılmak istendiğinde basmayıp bacaklarını karnına doğru çeker

    Gece uykuları bir miktar düzene girer.

    Nesnelere uzanmaya başlar. Birinci ayda sözü edilen refleks olarak yakalama davranışı kaybolur.

    5 aylik bebek gelisimi:

    Yüzükoyun yatınca başını kaldırıp dik tutabilir.

    Dönmeye başlayabilir. Düşmelere dikkat!

    Bu dönemde basmayabilir.

    Sesli (kıkır kıkır) gülebilir, bunu sizin de katılmanızla, konuşmanızla daha da arttırır.

    Geceleri daha uzun uyur: 6-8 saati bulabilir.

    Bir elinde tuttuğu nesneyi diğer eline geçirebilir.

    Sırtüstü yattığında ayaklarını yakalayıp ağzına götürebilir.

    6 aylik bebek gelisimi:

    Destekle oturabilir.

    Çıngırağı salladığınızda sesine döner.

    Oyuncaklara uzanır.

    Bu dönemde henüz basmaması normaldir.

    Yüzükoyun yatınca kollarını gergin tutarak baş ve omuzlarını, gövdesinin üst kısmını yataktan kaldırabilir.

    Anne-babası uzaklaşınca ağlayabilir.

    Eline aldığı her şeyi ağzına götürür.

    4-6 ay bebek gelisimi için ÖNERİLER

    Bu dönemde onunla “ce-e” benzeri oyunlar oynayın.

    Değişik sesler çıkaran oyuncaklar, çıngıraklar verin

    Değişik sesler, müzikler dinletin

    Bebeğinizi yıkarken, altını değiştirirken, beslerken onula konuşun.

    Onun çıkardığı seslere siz de cevap verin, çıkardığı sesleri taklit edin.

    Onun ulaşabileceği mesafelere plastik, renkli, yaşına uygun oyuncaklar ya da plastik bardak, tabak gibi ev eşyaları koyarak almaya teşvik edin. Oyun malzemelerini seçerken güvenli olmalarına özen gösterin

    Büyük, renkli resimler, şekiller, kitaplar gösterin.

    Aynada kendisine baktırarak oynayın, bu arada ismini tekrarlayın.

    Bebek otururken avuçlayarak ya da parmakla kavrayarak alabilmesi için önüne üzüm, zeytin, leblebi gibi küçük şeyler koyun. Uzanıp almasına yardım edin. Kontrolünüz dışında kesinlikle vermeyin; yutması tehlikeli olabilir.

    Bebek otururken her iki kulağın arkasından değişik sesler çıkarın. Sesleri dönüp aramasını bekleyin. Aynı şekilde değişik zamanlarda adıyla seslenin; başını çevirip sesi aramasını bekleyin.

    Bebeği gün içinde zaman zaman yüzüstü yatırın. Başını kaldırması için konuşun. Gerekirse göğsünün altına destekleyici yastık benzeri sert eşyalar yerleştirin.

    Bebeğinizin yüzüne, ellerine, saçlarına sık sık dokunun.

    Bebeğe şarkı söyleyin; söylerken ellerini tutarak el çırptırın.

    Güvenlik kuraları

    Arabada uygun araç koltuğu kullanınız.

    Yıkamadan önce yıkama suyunun ısısını dirseğiniz ile kontrol ediniz.

    Küçük çocuklar ve hayvanlarla bebeği yalnız bırakmayınız.

    Yıkama küvetinde veya yüksek yerlerde bebeği yalnız bırakmayın. Bir eliniz mutlaka bebek üzerinde olsun.

    Evde ve arabada sigara içilmesine izin vermeyiniz.

    Bebek kucağınızda iken sıcak içecekler ve sigara içmeyiniz.

    Aşırı güneşe maruz bırakmayınız.

    Küçük parçalı oyuncak, küçük ve keskin objeleri uzak tutunuz.

    Zehirli maddeleri (ilaç, temizlik deterjanları, boyalar v.s.) çocukların ulaşabileceği yerlerden uzak tutunuz.

    Bebeğe balon, bilye ve plastik oyuncaklar vermeyiniz.

    Hiçbir zaman yürüteç kullanmayınız.(kazalara neden olduğu yürümeyi geciktirdiği için)

    Hastalıkların erken bulgularına dikkat:

    Emmeme

    Kusma

    İshal

    Sıvı kaybı

    Farklı bir huzursuzluk, fazla uyku

    Deri döküntüsü

    Anne sütü veya mamaya 1 yaşına dek devam ediniz.

    Anne sütü veriyorsanız vitamin vermeyi unutmayınız.

    1 yaşına dek bal vermeyiniz. (besin zehirlenmesi yapabilir.)

    Varsa bakıcının bebeği uygun beslediğine dikkat ediniz.

    Bebeğin dişlerini korumak için biberon veya emzik ile uyutmayınız.

    Gelişimsel basamaklar

    Türkiye Çocuk Nörolojisi Derneğinin web sayfasından (www.cnd.org.tr) alıntı yapılmıştır.

  • Gelişimin dönüm noktaları: bebeklerde diş çıkarma

    Bebeklerde Diş çıkarma

    Diş çıkarma, tüm bebeklerin aynı anda yaşadığı dönüm noktalarından değildir. O dişsiz sırıtmadan, bir ağız dolusu parlak dişe geçiş, ufaklığınızın üç yıla kadar yaşayabileceği bir olgunlaşma törenidir. İlk diş kendini gösterir göstermez, resimler çekerek veya bu adımı bebeğinizin kitabına not ederek bir kutlama yapın.

    Ufaklığınız 3 yaşına geldiğinde, kendi kendine fırçalayabileceği bir ağız dolusu dişi olacak ve öz bakım yolunda önemli bir adım atacak. (Tabii ki, kendi başına pek de iyi bir iş çıkaramayacağı için, 6 yaşına gelene kadar ona yardımcı olmanız gerekecek.)

    Dişler ne zaman gelişir?

    Bu yolculuk rahimde başlar. Siz hamileyken, bebeğiniz bebek dişlerinin (veya süt dişlerinin) temelini oluşturan diş tomurcuklarını geliştirir. Bazı bebekler tek bir dişle doğar veya yaşamlarının ilk birkaç haftasında bir diş çıkarır. Ancak, bebeklerin büyük çoğunluğu ilk dişlerini 4 ila 7 aylıkken çıkarır.

    Bebeğiniz erken gelişim gösteriyorsa, ilk beyaz ucu (genellikle alt orta dişlerden birinde) 3 aya kadar erken bir dönemde görebilirsiniz. Bebeğiniz geç gelişim gösteriyorsa, bir yaşına, hatta daha sonrasına kadar beklemeniz gerekebilir. Son dişler (ağzın en arkasında alt ve üst kısımda bulunan ikinci azı dişleri) genellikle ikinci doğum gününde yerleşmeye başlar.

    3 yaşına vardığında, çocuğunuzun 20 süt dişi tamamlanmış olmalıdır.

    Dişler nasıl gelişir?

    Bazı bebekler diş çıkarma sürecini çok kolay atlatırken, birçok bebek bu dönemde zorluk ve rahatsızlık yaşar. Diş çıkaran bebeğinizde görebileceğiniz belirtiler:

    Salya akıtma (ki yüzde kızarıklığa neden olabilir)

    Diş etinde şişme ve hassasiyet

    Huzursuzluk veya huysuzluk

    Isırma davranışı

    Yemeği reddetme

    Uyku sorunları

    Diş çıkarma beraberinde hafif bir ateş veya mide rahatsızlığı da getirebilir. Bebeğinizin ateşi 38,3 dereceden yüksekse ve ishal ya da sizi endişelendirecek başka herhangi bir belirti varsa, bunu diş çıkarma sürecine bağlamayın. Doktorunuza danışın.

    Çoğu bebek, yeni dişlerini şu sırayla çıkarır: Önce alt ortada iki diş, sonrasında üst ortada iki diş ve ardından yanlardaki ve arkalardaki dişler gelişir.

    Peki, sonra?

    Süt dişleri çocuğunuzun kalıcı dişleri gelişmeye hazır olana – genellikle 6 yaş civarına – kadar düşmez.

    Siz ne yapacaksınız?

    Dişlerin gelişimi konusunda yapabileceğiniz bir şey yok ama sürecin onu rahatsız ettiğini düşünüyorsanız, bebeğinizi rahatlatmak için bazı adımlar atabilirsiniz. Ona diş halkası veya buzdolabında soğutulmuş ıslak bez gibi çiğneyebileceği bir şey verin. Aynı zamanda, elma püresi veya yoğurt gibi soğuk yiyecekler de onu rahatlatabilir.

    Diş etlerine masaj yapmak da rahatsızlığı giderebilir – ellerinizi yıkadıktan sonra, diş etlerini parmağınızla nazik ama sert bir dokunuşla ovun. Uygulayacağınız basınç sayesinde, bebeğinizin alttan gelen diş yüzünden hissettiği baskıyı dengeleyebilirsiniz.

    Bu yöntemlerden hiçbiri işe yaramazsa, doktorunuz ağrıyı ve yangıyı hafifletmek için bebeklere uygun bir ilaç (parasetamol) verebilir

    Bebeğinizin dişleri çıkmaya başladığında, onları temiz tutmak sizin görevinizdir. Dişler çıkmaya başlar başlamaz, macunsuz olarak bebek fırçasıyla dişlerini günde iki kez fırçalayın. Bebeğiniz 2 yaşına geldiğinde diş macunu kullanabilirsiniz.

    Çocuğunuzun birden fazla dişi çıktığında, diş fırçasıyla tüm diş yüzeylerine ulaşamıyorsanız, diş ipi kullanmanın zamanı gelmiştir. Bebeğinizi asla biberonla uykuya yatırmayın (tabii biberon suyla dolu değilse). Bebek maması ve anne sütündeki şekerler tüm gece dişlerinde kalacağından, biberon çürüklüğü adı verilen bir rahatsızlığa yol açabilir.

    Bu durumdan kaçınmak ve çürük riskini azaltmak için kullanabileceğiniz diğer bir yöntem de, bebeğinizi gerekli koordinasyon becerisini kazanacağı birinci doğum günü civarında biberondan bardağa geçirmektir. Ayrıca, biberonda olduğu gibi dişlerin uzun süreyle şekere maruz kalmasına ve zarar görmesine neden olabileceğinden, alıştırma bardağı kullanmaktan da kaçınmanız gerekebilir.

    18 ay civarında, çocuğunuz dişlerini kendi başına fırçalamayı öğrenmeye hazır olabilir. Henüz diş fırçasını kullanmak için gereken çevikliği veya konsantrasyonu kazanmadığı için, ona yardımcı olmanız gerekir.

    Dişleri belirli bir yönde fırçalamanıza gerek yoktur. Yalnızca dişleri her türlü yemek artığından temizlemeye çalışın. Çocuğunuz diş macununun tadını sevmediyse, başka bir marka deneyin.

    Çocuğunuza tatlı vermekten kaçının. Tatlı yediği durumlarda ise (örneğin bir doğum günü partisinde), yedikten hemen sonra dişlerini fırçalamayı ihmal etmeyin.

    Ne zaman endişelenmek gerekir?

    Birinci yaşın sonunda, herhangi bir diş gelişimi görmediyseniz, bu durumu çocuğunuzun 12 ay sağlık kontrolünde doktorunuza iletin. (Prematüre bebekler, diş gelişimini birkaç ay geriden takip edebilir.)

    Çocuğunuzda diş çıkarmanın tüm belirtileri – yoğun salya akıtma, diş etlerinde şişme – varsa ama olağandışı bir ağrı da görülüyorsa, doktorunu arayın (ağlamanın kontrol edilememesi önemli bir ipucudur). Diş çıkarma süreci, bebek için işkenceye dönüşmemelidir.

    Bebeğim henüz diş çıkarmaması normal mi?

    Bebekler ilk dişlerini çok farklı yaşlarda çıkarır. Ender durumlarda, bebekler dişle doğabilir – ya tek bir “doğum dişi” (ki ya düşer ya da boğulma tehlikesini önlemek için çekilir) veya çok erken gelmiş gerçek süt dişleri görülebilir. Öte yandan, bazı bebeklerin ilk dişi bir yaşına kadar çıkmayabilir. Bebeğiniz bu aralığın herhangi bir noktasındaysa bu kesinlikle normaldir.

    Bebekler ortalama 6 ayda diş çıkarırlar.ama ben 2.5-3 ayda çıkaranı gördüğüm gibi, ilk dişini 16 aylıkken çıkaran bebekte gördüm.

    Bebeğinizin ilk dişi 12 ila 15 aylıkken belirmediyse, büyük olasılıkla bir pediatrik diş hekimine yönlendirilmesi gerekecektir. Dişlerin çıkmak için doğru konumda olup olmadığını kontrol etmek için röntgen çekilmesi gerekebilir. Bebeğinizin diş gelişiminin gecikmesi genel gelişimi açısından herhangi bir sorun olduğu anlamına gelmez.

    Ebeveynler özellikle 3. ay civarında bebeğin salya akıtmasını ve çiğneme davranışını diş çıkarmanın bir göstergesi olarak görür. Ancak, bunlar aslında bu yaştaki bebeklerin tipik davranışlarıdır ve her zaman diş çıkarmanın belirtileri olmayabilir.

    Bebeğim sürekli bir şeyleri ısırıyor. Neden?

    Diş çıkarıyor olabilir mi? Bazı bebekler can sıkıntısından değil, diş etleri kaşındığı içim ısırma davranışı sergiler. Durum böyleyse, ona çiğnemesi için buzdolabında soğutulmuş havuç veya soğuk bir diş halkası verin.

    Isırma davranışının nedeni çıkmaya çalışan dişler değilse ve çocuğunuz belirli bir şey için huzursuzlanmıyorsa (ki bu huzursuzluk da ısırma davranışına neden olabilir), bu davranışa alışkanlık haline gelmeden son vermeye çalışın.

    Çocuğunuz bir şeyi ısırdığında hiç kimsenin gülmemesini ve kardeşleri dâhil hiç kimsenin ısırmayı bir oyun olarak göstermemesini veya bebeğinizi “sevgiden ısırmamasını” sağlayın. Ayrıca, bebeğinizin ısırma davranışını onun taleplerine uymak için bir bahane olarak kullanmayın. Gündüz bebeğinizle olan bakıcıların bu yaklaşımınızı anladığından ve takip ettiğinden emin olun.

  • Yenidoğanlarda uyku hakkında bilmediğiniz 5 nokta

    Uyku, yeni ebeveynliğin en kafa karıştırıcı unsurlarından biri olabilir. Hepimizin zor geçen gecelerden ve zombi gibi dolaştığımız günlerden bildiği gibi, bizim aksimize bebeklerin “erteleme tuşu” yoktur. Peki, neden?

    Bazı yenidoğanlar tüm gece parti yapıp, bütün gün uyur.

    Baltimore’daki Mercy Aile Sağlık Merkezi’nin pediatri direktörü Charles Shubin’e göre, çoğu bebek dünyaya gündüzü ve geceyi tamamıyla tersine algılayarak gelir. Bu küçük gece baykuşları gündüz uzun uzun uyur ve gece saatleri için enerji toplar.

    Gece havayı tekmelemek, beslenmek ve bir yetişkinin sevgisini ve ilgisini çekmek için saatte bir uyanan bebekler, ebeveynlerini giderek daha çok yorar. Shubin’e göre, “Bu durum ebeveynler için çok zorlayıcı olabilir, çünkü bedenlerimiz tüm gün ayakta kalmaya fizyolojik açıdan uygun değildir. Gece nöbetinin bu kadar zor olmasının nedeni de budur”.

    Bebeğinizin daha uzun uyuduğu sürelerde siz de şekerleme yapmaya çalışın ve gündüz/gece değişiminin geçici olduğunu kendinize hatırlatın. Bebeğinizin beyni ve merkezi sinir sistemi olgunlaştıkça, uyku süreleri uzayacak ve daha çok geceye kayacaktır. Çoğu bebek, bir ay gibi bir sürede ailenin uyku düzenine alışır.

    Geceleri sakin, karanlık bir ortam yaratıp, gündüzleri de güneşin içeri girmesine izin vererek, bu sürece destek verebilirsiniz. Bir anne, “Gündüz bebeğime mama verirken onunla konuşuyorum. Ama gece onu beslerken mümkün olduğu kadar sessiz ve karanlık bir ortam yaratmaya çalışıyorum. Bu, onun gece-gündüz düzenini anlamasına yardım ediyor,” diyor.

    Yenidoğan uykusu düzensizdir ve önceden tahmin edilemez

    İlk birkaç hafta boyunca, bebeğiniz tatilde memlekete dönen bir üniversite öğrencisi gibi uykuya doyamayabilir. Ama işin kötüsü, çoğu bebek yaşamının ilk birkaç haftasında gündüz veya gece fark etmeden iki ila dört saatten fazla uykuda kalmaz.

    Tipik olarak, yenidoğanlar ilk hafta boyunca günde 14 ila 18 saat, bir aylıkken ise 12 ila 16 saat uyur. (Her bebek bireysel olduğundan, bazıları ortalamadan biraz daha uzun veya daha kısa uyuyabilir.)

    Ne yazık ki, bebeğiniz uyku oburu olsa dahi, kendinizi ne yapacağını bilmeden dört döner bir halde bulabilirsiniz. Yakın zamanda gerçekleştirilen bir çalışmaya göre annelerinin yüzde 71’i yenidoğanların en zor yanının uykusuzluk olduğunu ifade ediyor.

    Enerjisiz hissetmenizi, bebeğinizin uyku düzenindeki bozukluğa bağlayabilirsiniz. Bir anne, “Dokuz haftalık bebeğimin uykuları çok aralıklı!” diyor. “Bazen dört saat deliksiz uyuyoruz, bazense bir saatte uyanıveriyor.”

    Buna karşın, bazı ebeveynler bebeklerinin çok uyumasından şikayet eder ve hatta endişelenir. Bir anne, “9 günlük bebeğim tüm gün uyuyor. Günde sadece beş dakikalık sürelerle uyanık kalıyor,” diyor. “Endişelenmeli miyim?”

    Yazara göre, bazı yenidoğanlar günde 20 saate kadar uyuyabiliyor. Bebeğiniz böyleyse, uykunuzu şimdiden almaya bakın, çünkü bu evre çok uzun sürmeyecek.

    Yenidoğanların uyumak için sakinliğe ve sessizliğe ihtiyacı yoktur

    Uyuyan yenidoğanların etrafında fısıltıyla konuşmak veya parmak uçlarınızda yürümek zorunda hissetmeyin. Shubin’e göre, “Yeni doğmuş çoğu bebek en gürültülü, en aydınlık yerlerde uyuyabiliyor. Bizim ihtiyaç duyduğumuz uyku ortamına ihtiyaç duymuyor.”

    Bebeğinizin rahimde dokuz ay geçirdiğini düşünürseniz, bu çok da şaşırtıcı değildir. Rahim düşündüğünüz kadar sessiz, sakin bir yer değildir. Annenin kalp atışlarının, sindirim sisteminin ve diğer vücut işlevlerinin sesleri oldukça yüksektir.

    Çoğu yenidoğan, vantilatör veya saç kurutma makinesi gibi tekrarlı seslerle daha iyi uyur. Bir anne, “Bebeğimin beşiğini çalışan gürültülü bulaşık makinemizin yanına koydum. Melek gibi uyudu,” diyor.

    Yeni doğmuş bebekler, dikkatini odanın diğer tarafındaki kadının taktığı parlak kolyeyle veya en yakındaki yabancının gülümseme oyunuyla dağıtamayacak kadar da küçüktür. Sadece ne zaman ihtiyaç duyuyorlarsa, o zaman uyurlar. Bu yüzden, en azından başlangıç döneminde misafirlerinizi susturmanıza büyük olasılıkla gerek kalmaz. Bebeğinizi dinlenmesini bölmekten korkmadan dışarı da çıkarabilirsiniz.

    Fırtınanın ortasında bile uykuya dalma kabiliyeti o kadar güçlüdür ki, bazı ebeveynler bebeklerinin iyi duyamadığından endişelenir. Endişeleriniz varsa, bunları kesinlikle doktorunuzla görüşün. Ancak, bebekler doğumdan kısa süre sonra işitme sorunları açısından muayene edildiğinden, bunun en olası açıklaması çocuğunuzun gerçekten “bir bebek gibi uyuyor” olmasıdır.

    Bu sürecin keyfini çıkarın. Bebeğiniz yenidoğan evresini geride bıraktıktan, bir düzene oturduktan ve etrafının daha fazla farkına varmaya başladıktan sonra, bu “her zaman uyurum” aşaması da sona erecektir. Bu noktadan sonra, gürültü ve dikkat dağıtan diğer tüm unsurlar önem kazanır ve kendinizi evde parmak uçlarınızda yürür halde bulabilirsiniz.

    Her bebeğin uyku kişiliği farklıdır

    Bebekler asla beyaz sayfa gibi gelmez, kendi uyku huylarıyla birlikte doğar..Bebeklerin de uykularında, hafif ve ağır uyuyan yetişkinler gibi bireysel farklar vardır.”

    Birden çok çocuğu olan ebeveynler bu farkları erkenden görebilir. iki çocuklu bir annenin dediği gibi, “İlk bebeğim derin uyurdu, ikinci bebeğimse yatağında dönüp durur ve kısa süre uyuduktan sonra uyanırdı.”

    Cohen, kişiliğin de bunda payı olduğunu düşünüyor. Bazı bebekler kararlı davranıyor ve uykuyla mümkün olduğu kadar mücadele ediyor. Bazı bebeklerse daha uyumlu.

    Bebek uykusu çekilişini kazanmış olsanız da olmasanız da, bir uyku düzeni oluşturarak ve bebek uykusunun temelleri hakkında bilgi edinerek bebeğinize iyi uyku alışkanlıkları kazandırabilirsiniz.

    Bebeklerin sade bir uyku alanına ihtiyacı vardır

    Bir kuşak öncesinde, iyi bir beşikte yumuşak bir minder, birkaç sıcak battaniye ve bir veya iki yastık olurdu. Ama şimdi işler değişti. Bebeklerin daha sade bir ortamda uyumasının çok daha güvenli olduğu belirlendi. Bebekler için en güvenli uyku pozisyonu ve yeri, bebeğin sırt üstü yatırılması ve sadece düz bir nevresim ve sıkı gerilmiş bir çarşafla çevrelenmesidir.

    Battaniyesiz ve yastıksız bir yatak mı? Bir yetişkinin kulağına soğuk ve rahatsız gelen bu kombinasyon, doğru bir şekilde giydirilmiş bebek için çok uygundur. Bebeğinizi battaniye olmadan nasıl sıcak ve rahat tutabileceğinizi öğrenebilirsiniz.

    Uyuma alanında bebeğin boğulmasına, aşırı sıcak hissetmesine veya başka bir şekilde nefes zorluğu aşamasına neden olabilecek battaniye, minder, pelüş hayvan veya pike gibi her türlü eşyayı kaldırın. Böylece, 1 ay ila 1 yaş aralığındaki bebeklerde en sık görülen ölüm nedeni olan ABÖS (ani bebek ölümü sendromu) riskini azaltmış olursunuz.

    Tablo: Bebeğinizin uyku düzenini takip edin, uyku tablosunu indirmek icin tiklayin

    Bebeğiniz ihtiyaç duyduğu uykuyu alabiliyor mu?

    Bu soruya yanıt vermenin bir yolu, bebeğinizin uyku düzenini takip etmektir (bebeğinizin ne zaman uykuya daldığı, ne kadar sıklıkla ve uzunlukla uyandığı ve gündüz şekerlemelerinin uzunluğu ve sıklığı). Ayrıca, bu bilgiler çocuğunuzun kendine özgü uyku düzenini anlamanıza ve gece sık sık uyanma ya da tutarsız uyuma saatleri gibi sorunları kötü alışkanlıklara dönüşmeden tespit etmenize yardımcı olacaktır. Buna ek olarak, sadece basit bir tabloyu doldurarak, hayatınız üzerinde biraz daha kontrol sahibi olduğunuzu hissedebilirsiniz. Özellikle bebeğinizin gece talepleriyle başa çıkmakta zorlandığınızı düşündüğünüz hallerde, bu kontrolü hissetmeniz çok önemlidir.

    Doktor Richard Ferber’in Solving Your Child’s Sleep Problems (Çocuğunuzun Uyku Sorunlarına Çözümler) adlı kitabından alınan aşağıdaki tabloya bakarak, doldurulmuş bir tablonun nasıl göründüğü hakkında fikir edinebilirsiniz. Bu tabloyu gözden geçirdikten sonra, evde kullanmak için boş bir çocuk uyku tablosunu yazdırın.

    Tabloyu nasıl dolduracaksınız?

    Çocuğunuzun uykuda olduğunu gösteren kutuları karalayın. Sabahları uykudan, gündüzleri ise şekerlemeden uyandığı zamanı “U” harfiyle işaretleyin. Bebeğinizi şekerlemeye veya gece uykusuna yatırdığınız zamanı “Y” ile işaretleyin. Tabloyu birkaç gün doldurduktan sonra, ortaya bir rutinin çıktığını göreceksiniz. Bu bilgileri kullanarak, bebeğinizin uyku düzeninde değişiklik yapmanıza gerek olup olmadığını belirleyebilirsiniz. Veya çocuğunuzun uyku alışkanlıklarıyla ilgili endişeleriniz varsa, bir sonraki çocuk doktoru randevunuza bu tabloyu da götürebilirsiniz. Evde kullanım için bu çocuk uyku tablosunun yazdırılabilir bir versiyonunu karşıdan yükleyebilirsiniz.

    Çocuğunuzun ne kadar uykuya ihtiyacı var?

    Yeni bir ebeveyn olarak, bu büyük olasılıkla aklınızdaki en büyük sorulardan biridir. Aşağıda, ortalama bir çocuğun farklı yaşlarda ihtiyaç duyduğu uyku sürelerini sunan bazı genel kılavuzlar sunulmuştur. Kuşkusuz, her çocuk birbirinden farklıdır. Bazıları iki saate kadar daha az veya daha fazla uykuya ihtiyaç duyar.

    Yaş Gece Uykusu Gündüz Uykusu Toplam Uyku
    1 ay 8 8 (dengesiz) 16
    3 ay 10 5 (3) 15
    6 ay 11 3 1/4 (2) 14 1/4
    9 ay 11 3 (2) 14
    12 ay 11 1/4 2 1/2 (2) 13 3/4
    18 ay 11 1/4 2 1/4 (1) 13 1/2
    2 yıl 11 2 (1) 13
    3 yıl 10 1/2 1 1/2 (1) 12
    *Not: şekerleme sayısı parantez içinde verilir.

    Çoğu çocuğun uzun uzun uyumaya ihtiyaç duyduğunu unutmayın.Sleeping Through the Night (Deliksiz Gece Uykusu) adlı kitabın yazarı Jodi Mindell’e göre, bir çocuk kötü uyku alışkanlıkları gösteriyorsa veya gece 11’den önce uyumayı reddediyorsa, ebeveynleri genellikle çok fazla uyumaya ihtiyaç duymadığını düşünür. Büyük olasılıkla durum böyle değildir. Böyle bir çocuğun aslında uykusuz kalmış olması daha büyük bir olasılıktır. Çocuğunuzun bu grupta olup olmadığını belirlemek için, kendinize şu soruları sorun:

    Çocuğunuz arabaya neredeyse her bindiğinde uykuya mı dalıyor?

    Çocuğunuzu her sabah uyandırmak zorunda kalıyor musunuz?

    Çocuğunuz gündüzleri alıngan, huzursuz veya aşırı yorgun mu oluyor?

    Veya bazı gecelerde, çocuğunuz normal uyku zamanından çok daha erken mi uyuyor?

    Bu sorulardan herhangi birine “evet” yanıtını verdiyseniz, çocuğunuz ihtiyaç duyduğundan daha az uyuyor olabilir. Bu düzensizliği değiştirmek için, bebeğinizin iyi uyku alışkanlıkları geliştirmesine yardımcı olmanız ve uygun bir uyku düzeni belirlemeniz gerekecektir. Mindell’e göre, bu yolla “bebeğiniz güne parlak gözlerle bakmak için ihtiyaç duyduğu uykuyu alacaktır”.

    Eninde sonunda, çocuğunuz şekerlemeleri bırakacak ve uykusunu geceye saklamaya başlayacaktır. Okul öncesi çocuklar ve küçük ilkokul öğrencileri hala geceleri 11 saate kadar uykuya ihtiyaç duyar ama bu süre aşamalı olarak kısalacaktır. Çocuk gençliğe geçerken, gece yalnızca dokuz veya on saat uykuya ihtiyaç duyacaktır.