Etiket: Bayram

  • Çocukların Ruh Sağlığını Kurban Etmeyelim

    Çocukların Ruh Sağlığını Kurban Etmeyelim

    Bayramlar çocuklar için ailedeki herkesin bir araya geldiği, sınırsız şeker ve tatlının tüketildiği, aile büyüklerinden alınan harçlıklarla mutlu olunan güzel günlerdir. Medyada ya da çevrelerinde gördükleri kurban kesim sahnelerinden çocuklarımızı koruyamazsak; bayram, çocuklar için birer travma olabilir. Kurban kesmenin anlamı ve bayram denildiğinde içinde bulundurduğu kavramlar çocukların içinde bulundukları gelişim basamakları göz önünde bulundurularak anlatılmalıdır.

    Kültüre ve Yaşa Göre Etkiler Değişiyor:

    Çocukların kurban kesimini görmemesi ve sonucunda oluşabilecek olası olumsuz etkiler, çocukların yaşadıkları bölge ve kültüre göre farklılıklar gösterebilmektedir. Hayvancılıkla uğraşan bölgelerde, daha önce defalarca hayvan kesimini gören çocuklar, kurban bayramında hayvan kesimini gördüğünde, şehirlerde yaşayan ve eti sadece markette gören çocuklar kadar olumsuz etkilenmeyebilirler. Fakat genel olarak çocuklara kurban kesme davranışı anlatırken ve dikkat etmemiz gereken noktalar yaş gruplarına göre değişmektedir.

    Çocuklara Kurban Bayramının Anlamını ve Güzelliklerini Anlatın:

    Okul öncesi dönemdeki çocuklarda soyut düşünme yeteneği gelişmemiştir. Düşünce sistemleri görseldir. Bu yüzden kurban kesiminin dini boyutunu ve ölümü anlamaları zordur. Bu dönemdeki çocuklara detaylı bilgi vermek yerine, kurban bayramının sosyal boyutu üzerinde durmak daha faydalıdır. İnsanların bayramda yardımlaştığını, birbirlerini ziyaret ettiklerini, ihtiyacı olanlara et ve para yardımında bulunulduğu anlatılmalıdır. Özellikle bayram süresince kurbanlarla ilgili etkilenebilecekleri görüntülerden de uzak tutulmalıdırlar.

    Çocuklar Kurbanın Kesim Anını Görmemeli: Çocuğun Kurban Bayramı’nı, kurban kesmenin önemini anlaması için kesimi izlemesi gerekmez. Unutulmaması gereken, çocukların bayramın soyut kısmını anlamlandırmaya başlasalar bile, yaşı ne olursa olsun, bir çocuğun kesim anını görmemesi daha sağlıklıdır. Kurban Bayramı sonrası uyku bozuklukları, korkular, güvensizlikler, gece ıslatmaları nedeni ile başvurular artıyor. Böyle durumlarda uzman yardımı almak doğrudur. Özel kesim yerlerinin olduğu, kesim için birçok seçenek sunulduğu günümüzde hayvanları acı çektirerek kesmek ve bunu çocuklara izlettirmek bir gelenek olamaz.

    Kesim sırasında çocukların olumsuz etkilenmesinin önüne geçmek için ebeveynlerin dikkat etmesi gereken hususlar:                                                                                                      

    Soyut düşünme kavramına erişmeyen çocuklar kurban kesimini dini bir görev olarak değil, bir cinayet veya vahşet olarak algılayabilirler. Hayvanın gözlerinin ve ayaklarının bağlanarak çaresiz bırakılması, çocuklarda duygusal yönden çöküntüye neden olabilir. Tersi bir etki de yaratabilecek bu durum sonucunda çocuklarda saldırgan tavırlar uyanabilir ve bu durum çocukların başka hayvanlara zarar vermesine neden olabilir. Öldürme bilincine sahip olmayan bir çocuğun yanında ebeveynleri tarafından bir hayvanın kesilmesi veya kesilmesine müsaade edilmesi, çocuk tarafından hayvanların öldürülmesinin doğru bir davranış olarak algılamasına neden olabilir. Ayrıca bu durum çocuklarda et yememeye sebep olabilir. Kurban kesimine şahit olan çocukların uyku düzenleri bozulabilir, kâbuslar görebilir ve hayvanlara karşı görüşleri tamamen değişebilir. Çocuklara özellikle bayram haftası süresince haber bültenleri de seyrettirilmemelidir. Kurban kesiminde ebeveynler çocuklarına karşı açıklayıcı ifadeler kullanmalıdır.                                                                                                                        Herkese sevgi, barış, anlayış, huzur ve sağlık dolu bir bayram dilerim.

  • Bayram çocuklarına şeker ve çikolata sınırsız olmamalı

    Ramazan Bayramı’nda, tatlı, şeker ve çikolata tüketiminin artması, özellikle çocukların sağlığını olumsuz etkilemektedir. Çocuklar için psikolojik anlamda çok büyük bir önemi olan bayramların, tatlı ve özellikle de şeker tüketimi anlamına gelmesi, mide ve bağırsak hastalıklarının yanı sıra, ağız ve diş sorunlarına da neden olmaktadır.

    Aileler, çocuklarının sağlıklı bir bayram geçirmesi için şeker ve çikolata tüketimlerine sınırlama getirmeli, tercihlerini çocukları için de sütlü tatlılardan yana kullanmalı, çocukların yeterli miktarda sıvı tüketmelerini ve dişlerini fırçalamalarını sağlamalıdır.

    Şeker ve çikolata bağımlılık yapar

    Özellikle bayram ziyaretleri sırasında tüketilen şeker, çikolata ve gazlı içecekler, çocukların beslenme düzenini ve sağlığını olumsuz etkilemektedir. Bayram ziyaretleri sırasında sürekli çikolata tüketimi, çocuklarda huzursuzluk, sinirlilik ve bağımlılığa neden olarak obezite riskini artırır. Toplumun ısrarcı ikram tutumu, çocuklara karşı aileleri de zor durumda bırakmakta ve çocukları aşırı yeme eğilimine sürüklemektedir. Şeker ve çikolatanın çocuklar için tamamen yasaklanması doğru bir davranış değildir. Bu nedenle iki ya da üç küçük parça çikolata ve yine az sayıda şeker ile çocukların günlük ihtiyaçları sınırlandırılmalıdır.

    Bayram şekerleri dişleri çürütebilir

    Tatlı yiyecek ve içeceklerin tüketimi sonrası dişler mutlaka fırçalanmalıdır. Ancak çocukların özellikle bayram gibi özel günlerde bu tür alışkanlıklarını düzenli olarak sürdürmedikleri bilinen bir gerçektir. Özellikle şeker tüketimi sonrası dişler fırçalanmadığında ağızda kalan yiyecek artıkları bakteri üremesine yol açarak diş çürümesini hızlandırmaktadır. Bu durumda çocukların tükettiği tatlı ve şekerlerden sonra su içmelerini sağlanarak ağızdaki artıklar giderilmelidir. Çocukların azı dişlerinin yetişkinlere oranla girinti ve olukları çok daha derindir. Bu özellikleri nedeniyle dişler zor temizlenir. Özellikle lokum gibi yapışkan içerikli şekerlemeler çocuklar tarafından tüketildikten sonra mutlaka dişin fırçalanması sağlanmalıdır. Anne babalar çocuklarına diş fırçalamada yardımcı olmalıdır.

    Bayramda sütlü tatlı ve sebze tercih edilmeli

    Bayramın hem psikolojik hem de fiziksel anlamda iyi geçmesi için bayram boyunca yapılan ziyaretlerde, çocukların dengeli ve kurallı besin tüketilmesini sağlamak çok önemlidir. Şeker tüketimi sınırlandırılmalı, çocukların büyüme ve gelişmesi için kalsiyum yönünden zengin içerikli besinlerin tüketimine önem verilmelidir. Bu nedenle; baklava ve kadayıf gibi yağ ve şeker oranı yüksek olan tatlılar yerine, ev yapımı sütlaç, muhallebi ve dondurma gibi sütlü tatlıları yemeleri daha sağlıklıdır. Aşırı miktarda şekerli ve beyaz undun yapılmış hamurlu yiyecekler de mide ve bağırsak hastalıkları riskini artırmaktadır. Bu tür yiyecekler kabızlık gibi sorunlara yol açabileceğinden, çocukların bayramda da bol sebze ve meyve tüketmeleri sağlanmalıdır.

  • Astımlı çocuk için şeker bayramı acil serviste geçmesin!

    Yıllardır gözlediğimiz ve önlemeye çalıştığımız bir durum vardır ki; o da bayramların astımlı çocuklar için gerçek bir tehlike olduğudur. Bir çok astımlı çocuk bayramın sonlarına doğru öksürük, hırıltı ve nefes darlığı şikayetleri ile acil servislere başvurmaktadır.

    Normalde doktor gözetiminde tedavi ile hastalığı kontrol altında olan bir hastada ne olup ta bayramlarda alevlenme yaşanıyor?

    Birinci ve en önemli nedenin kötü beslenme olduğunu söyleyebiliriz.. Adı üzerinde; şeker bayramı, özellikle çocuklar için bol şeker ve çikolata demektir. Bunun yanı sıra normalde az tüketilen kızartma, cips, kola v.b. gıdalar da bayram nedeniyle daha rahat tüketilmeye başlar.

    Bu tür gıdalar birçok astım hastasının veya astımlı çocukların anne ve babalarının hastalık ile ilgili bilmediği bir gerçek nedeniyle astım alevlenmesine neden olmaktadır.Bu gerçek astım ve reflü birlikteliğidir. Astımlı çocukların % 80’de reflü gözlenmektedir. Bu çocukların bir çoğu reflünün farkında bile değildir. Durum doktor tarafından alınan hastalık öyküsü ve beslenme düzeni araştırması sırasında anlaşılır. Farkında olmadan tüketilen kakaolu gıdalar, çay kahve ve kola gibi kafein içeren yiyecek ve içecekler midede asit salgısının artmasına ve mide başını tutan kasların gevşemesine neden olur. Sonuç; asitli mide içeriğinin yemek borusundan yukarı soluk borusuna kaçması ve akciğerlerde astımı tetiklemesidir. Bayramlarda çocukların beslenmesi üzerindeki kontrol ortadan kalkınca doğal olarak reflünün tetiklediği astım atakları da görülmeye başlar.

    Bayramları olası bir tehlike haline getiren bir diğer durum da bayram ziyaretleri sırasında yaşanan ortam değişiklikleridir. Alerjisi olan astımlı çocukların çoğunun evinde halılar kaldırılmıştır. Sigara ev içinde kesinlikle içilmez. Ancak bayramlarda bu sıkı kontrol ortadan kalkar. Ziyaret edilen büyüklerin evlerinde bir araya gelen çocuklar halıların üzerinde koşup oynadıkça havaya kalkan toz alerjik durumu alevlendirir.

    Misafir olarak gidilen evlerde sigara yasağı da sıklıkla delinmektedir. Evlerde çocukların olmadığı bir odada sigara içilmesinin zararı olmayacağına inanan anne ve babalar kurallarda yaptıkları bu gevşemenin bedelini sıklıkla bayramı acil serviste geçirerek öderler. Sigara dumanı evin dört duvarı arasında içildiğinde eşit olarak ev havasına yayılmaktadır. Başka bir odada oynuyor olsa da astımlı çocuk bu kokudan etkilenmektedir.

    Sonuçta; astımlı çocuk ve erişkinlerin hastalık kontrolü için uymaları gereken tüm kuralların bayramlarda da geçerli olması gerekmektedir. Sigaralı ortamlardan ve çikolatadan uzak durulmalıdır. Geç saatte yemek yedikten kısa süre sonra yatmak da reflü ve dolaylı olarak astım atağı tetikleyicisidir. Bu nedenle yatmadan önce en az 2 saat süreyle yemek yememek gerektiği kuralı da bayramda geçerli olmalıdır. Mide boşalmasını geciktiren yağlı kızartmalar ve cips gibi gıdaların da kontrollü tüketilmesi çok önemlidir.