Etiket: Basamak

  • Kanserde ağrı tedavisi

    Kanser olan hastalarda önemli problemlerden biri ağrı yakınmasıdır. Yeni tanı konmuş hastaların %30′ unda, ileri evre kanser olan hastaların %70′ den fazlasında ağrı söz konusudur.

    AĞRI TİPLERİ

    Üç tip ağrı tanımlanmıştır:

    Somatik ağrı

    Kutanöz veya derin dokulardaki nosiseptörlerin aktivasyonu ile ortaya çıkar. İyi lokalize edilen bir ağrıdır. Metastatik kemik ağrısı, cerrahi sonrası kesi bölgesindeki ağrı, miyofasiyal ve muskuloskletal ağrı bu grupta yer alır.

    Viseral ağrı

    Torasik, abdominal, pelvik organların infiltrasyonu, kompresyonu ve gerilmesi ile nosiseptörlerin aktivasyonundan kaynaklanır. Tipik olarak intraperitoneal metastazı olan hastalarda ortaya çıkar ve pankreatik kanserde yaygındır. İyi lokalize edilemez, baskı hissi, sıkıştırma şeklinde tanımlanır. Akut olduğu zaman bulantı, kusma gibi otonomik disfonksiyonla birliktedir.

    Nöropatik ağrı

    Periferal veya santral sinir sisteminin kompresyonu, infiltrasyonu gibi nedenlerle hasarlanması sonucu ortaya çıkar. Yine iyatrojenik olarak radyoterapi, kemoterapi ve cerrahi tedavileri komplikasyonu olarak görülebilir.

    Bu üç tipte ağrı aynı hastada tek veya kombine olarak ortaya çıkabilir. Bu ağrı tiplerinde farklı ilaç ve ilaç dışı yaklaşımlar gerekli olabilir.

    ZAMANA GÖRE AĞRI
    Akut ağrı

    Genellikle başlangıcı iyi tanımlanır ve genellikle otonomik sinir sistemi disfonksiyonuna ilişkin semptomlarla beraberdir.

    Kronik ağrı

    3 aydan fazla devam eden ağrıdır. Başlangıcı pek iyi hatırlanmaz. Genellikle ağrıya adapte olunmuştur ve beraberinde davranış, yaşam stili değişiklikleri vardır.

    AĞRININ KLİNİK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

    Dikkatli anamnez

    Hastanın psikolojik durumunun değerlendirilmesi

    Ayrıntılı sistemik ve nörolojik muayene

    Diagnostik taramalar

    Analjezi sağlanması

    Tedaviye yanıtın düzenli olarak değerlendirilmesi

    Tanısal ve tedaviye yönelik girişimlerin hasta düzeyinde kişiselleştirilmesi

    Tedavide hedefin tam olarak belirlenmesi

    Hasta ve yakınlarının bilgilendirilmesi

    AĞRI TEDAVİSİ

    Ağrı tedavisi multidisiplinerdir ve hastanın primer hastalığının tedavisi ile birlikte yürütülür. Analjezik ilaç tedavisi yanı sıra gerekli durumlarda anestezik, cerrahi önlemler alınmalı ve rehabilitasyon, psikiyatrik tedavi uygulanmalıdır.

    Ağrının ilaçlarla kontrol altına alınması belli düzenlemelerle yapılmaktadır. Daha çok tercih edilen WHO tarafından düzenlenmiş basamak tedavisidir. Temel olarak bu yöntemde NSAİ ajanlarla tedaviye başlanır ve ağrının kontrol altına alınıp alınmama durumuna göre opioid kullanımına giden bir süreçte tedaviye devam edilir.

    1. Basamak ağrı tedavisi

    Bu basamakta hafif derecede, ılımlı kanser ağrısı tedavi edilir. Bu grup hastalar nonopioid analjeziklerle tedavi edilmelidir. Ağrının spesifitesine göre bir adjuvant eklenebilir.

    2. Basamak ağrı tedavisi

    Bu grupta hafif yada orta derecede olup birinci basamakta kontrol edilememiş ağrı tedavi edilir. Nonopioid analjeziğe bir opioid eklenir (codeine, oxycodone). Ağrı özelliğine göre gerekirse adjuvant ilave edilmelidir.

    3. basamak ağrı tedavisi

    İkinci basamak ağrı tedavisi ile kontrol altına alınamamış ağrı tedavisi bu gruba girer. Nonopioid ile opioid (morfin) kombine edilir. Gereken olgularda adjuvant eklenmelidir.

    Adjuvant olarak kullanılan ilaçlar sıklıkla Amitriptyline, carbamazepine, Corticosteroid lerdir.

    Dikkatli bir yaklaşımla yapılan ilaçla ağrı tedavisi ile hastaların %90 ında ağrı kontrol edilebilir. %10 undan az bir kısmında daha invaziv yöntemler gerekli olabilir.

    MORFİN

    Ağrı tedavisinin en önemli komponentidir. Genellikle kanser ağrısı tedavisinde doz ağrı kontrolü sağlanıncaya kadar artırılabilir.

    Farmakokinetiği

    Ağız yolu ile alındığı zaman KC de ilk geçişte eliminasyona uğrar. Bu nedenle oral ve parenteral doz ayarlanırken dikkatli olunmalıdır.

    İntravenöz kullanımında etkisi 10-20 dakikada max olur ve kısa sürede kaybolur. Yarılanma ömrü 2-3 saattir.

    İntramusküler veya cilt altı uygulamada etki 2 dakikada başlar 45-9 dakikada max erişir. 4-6 saat etki devam eder.

    Etki mekanizması: Morfin ağrı yolaklarını hem spinal hem de supraspinal düzeyde etkiler. Spinal düzeyde medulla spinalis arka boynuzunda presinaptik opioid (delta ve kappa) reseptörlerini aktive ederek presinaptik inhibisyon yapar. Supraspinal analjeziyi ise mü reseptörleri aracılığı ile yapar.

    Morfinin etkileri:

    üAnaljezi

    üSedasyon

    üSolunum depresyonu*

    üBulantı ve kusma

    üGözde miyozis

    üHipotansiyon

    üHipotermi

    üAntitüssif etki

    üMide tonüsünü artırır, boşalmasını geciktirir, asid salgısını artırır

    üKonstipasyon

    üSafra kanalları ve oddi sfinkterinde spazm

    üMesane tonüsünü artırır, idrar retansiyonu

    üTükürük bezleri salgısını azaltır, ağız kuruluğu

    üTolerans ve bağımlılık**

    * Solunum depresyonu durumunda antidotu naloksandır.

    ** Kanserde ağrı tedavisinde bağımlık çok düşük oranlarda belki görülebilir; bu nedenle tedavinin planlanmasında kriter değildir.

  • Çocuklarda gece altını ıslatma sorunu (enüresis nokturna)

    Enüresis, istenmeyen yer ve zamanda gerçekleşen fizyolojik işemedir. Bir hastalıktan ziyade bir semtomdur. Normal gelişimleri sırasında çocuklar, genellikle 2-3 yaşları arasında mesane (sidik torbası) kontrolünü kazanmaya başlar. Gece idrar kontrolü ise genellikle üçüncü ya da dördüncü yıllar arasında tamamlarlar. Doğuştan ya da kazanılmış santral sinir sistemi hastalığı olmayan 5 yaşın üzerindeki çocuklarda istemsiz olarak uykuda gece altını ıslatma enurezis nokturna (EN) olarak tanımlanır. Genel olarak bu çocukların %60’ı erkek %40’ı kızdır.

    Enurezis nokturna primer ve sekonder olarak sınıflandırılmaktadır. Primer enurezis nokturnalı bir çocuk doğumdan bu yana hiç kuru kalmazken, sekonder enurezis nokturnada en az altı aylık bir kuruluk dönemi sonrasında yakınmalar tekrar başlamaktadır. Görülme sıklığı 5 yaşta %15-20, 7 yaşlarında ise %10 civarındadır. Yılda ortalama %15 oranında düzelme olasılığı vardır. Kendiliğinden düzelme genellikle 14-16 yaş civarında olmaktadır. Yaşın ilerlemesiyle birlikte bu sorun %99 oranında biter, ancak hastaların %1’inde 17 yaşından sonra da şikayetler devam eder.

    Bu bozukluğun nedeni tam olarak belli değildir. Derin uyuma sonucu idrar kontrolünün kaybolması, üzerinde en çok durulan konudur. Gece altını ıslatan çocukların yaklaşık %70- 75’inin geceleri altını ıslatan birinci derecede akrabası vardır. Ailede enurezis nokturna öyküsü varsa ailelerin, çocuklarındaki enurezisi önemsemediği, kendiliğinden geçmesini bekledikleri, bu nedenle başvuru yaşının geciktiği görülmüştür. Hastalar 5 yaşından büyükse tedavi başlanmalıdır. Tedaviye başlamadan önce üriner sisteme ait organik bir hastalık olup olmadığı araştırılmalıdır. Tedavi basamak basamak ilerlemelidir.

    Basamak Tedavi: Motivasyon Tedavisi, davranış psikoterapisidir.

    Basamak Tedavi: Alarm tedavisi.

    Basamak Tedavi: Medikal (ilaç) tedavisidir, bazen alarm tedavisi atlanarak direkt olarak ilaç tedavisinede başlanabilir. Başarısı %90’dır, tedavi 6 ay sürer, ilaç kesildikten sonra tekrarlama olasılığı %60’dır.

  • Her bel ağrısı ameliyat gerektirmez

    Her bel ağrısı ameliyat gerektirmez

    Ağrı tedavisinin en etkili olduğu alanlar bel ve boyun ağrılarıdır. Bel ve boyun fıtıklarında eğer ağrı kesici ve kas gevşeticiler yada FTR tedavilerine yanıt alınamıyorsa bir algoloji uzmanına müracaat etmenizde fayda vardır.

    İşte enjeksiyon tedavileri (Epidural streoid yada kortizon) fıtıklarda tercih ettiğimiz bir yöntemdir. Yapılan enjeksiyonlar sinir şişmelerini ortadan kaldırır ve disklerden ağrıya neden olan maddelerin salınımına engel olur. Söz konusu tedavilerin %50-80 arası etkinliği vardır ki bu önemli bir başarıdır. Üstelik uygulanan tedaviler sadece ağrıyı ortadan kaldırmakla kalmıyor, tedavi ediliyor. Hastalar ağrılarından ve de kol ya da ayaklarındaki uyuşmalardan kurtuluyor ve günlük normal yaşamlarına geri dönüyor. Bu enjeksiyonlar uygulamadan yaklaşık 3-4 gün sonra etkisini göstermeye başlıyor. Yılda 3 kez uygulanabilen bu yöntemin ameliyathane koşullarında ve deneyimli hekimler tarafından yapılması gerekiyor.

    Bir takım ilkeler ortaya koymak lazım;

    – Birinci olarak ilaçlarla bu işe başlamak gerekir. Özellikle ağızdan alınan yani oral ilaçlar dediğimiz ağrı kesici ilaçları başlangıçta kullanmak lazım ve bunları Dünya Sağlık Örgütü’nün ortaya koyduğu basamak sistemi dediğimiz sistemle başlamak durumundayız.

    – Ağrı kesicileri ağrının şiddetine göre bilinçli bir şekilde kullanmak gerekir. Bazen üç basamaktaki ilaçları da beraber kullanabiliyoruz. Bazen ağrının şiddetine göre direk üçüncü basamaktaki ilaçları kullanabiliyoruz. Bunun adına asansör sistemi diyoruz. Basamak sistemi uygulanırken artık son yıllarda direk ağrının şiddetine göre asansör sistemi uygulanarak üçüncü basamaktan da başlanabiliyor tedaviye.