Etiket: Baş Ağrısı

  • Baş ağrısından kurtuluş yok mu?

    Baş ağrısı toplumda en sık karşılaştığımız ve hayat kalitesini en fazla etkileyen semptomlardan biridir. Bu şikayetle başvuran hastaların tanısında esası hastanın hikayesi oluşturmaktadır. Hastalara yeterli zaman ayırıp, yakınmalarının doğru değerlendirilerek, tanı yanlışlıkları ve gereksiz tetkiklerden kaçınmak mümkündür. Baş ağrılı hastaların yaklaşık % 90’ının üzerindeki kısmını primer baş ağrıları oluşturmakta ve Migren tipi, Gerilim tipi ve Küme tipi olarak gruplandırılmaktadır. Gerilim-tipi toplumda en sık görülen baş ağrısı tipidir ikinci sırada migren tipi baş ağrısı ve şu an için dünyada en sık üçüncü sırada görülen analjezik (ağrıkesici) ilaç aşırı kullanım baş ağrısı görülmektedir. Baş ağrılarındaki bu çeşitlilik tedavide de çeşitliliğe sebep olmaktadır. Öncelikle ilaç tedavisi başlanmasına rağmen özellikle son yıllarda baş ağrısı tedavisinde de uygulanmaya başlayan transnazal sfenopalatin ganglion blok ile de çok başarılı sonuçlar alınmaktadır. İşlemin yan etkileri çok nadir olup haftada 2 kez olmak üzere 4-6 seans uygulanması gerekir.

  • Epilepsi hastasında baş ağrısı tedavisinde girişimsel blokların yeri

    Olgu: 56 yaşında erkek hasta. 5 yıldır baş ağrısı var ve son 3 yıldır da bu baş ağrısına epilepsi nöbetleri eklenmiş. Bunun için hastamız çeşitli kliniklere başvurmuş. Buralarda çekilen kontratsız kranial MR’da epilepsi nedenini açıklayacak görüntü bulunamamış daha sonra konstratlı kranial MR çekilmiş ve burada ensafalit bulgularına rastlanmış bunu da daha çok HSV virüs ensafaliti olarak düşünmüşler. Bu HSV ensafaliti medikal tedaviye cevap vermemiş baş ağrısı ve nöbetleri devam etmiş. Epilepsi nöbetlerinin tedavisi için karbamazepin başlanmış ama nöbetlerinde değişiklik olmamış baş ağrısı devam etmiş ve 6 ay aralarla çekilen kontrol konstrastlı kranial MR’da HSV ensafalitinin bulgularının devam ettiği görülmüş. Bunun üzerine hastamız baş ağrısı nedeniyle kliniğimize başvurmuş. VAS 8- 9’du. Hastamız geldiğinde baş ağrısının medikal tedavilere cevap vermediği ve şiddetli olduğu için direk girişimsel blok yapma kararı aldık. İlk olarak iki taraflı greater lesser occipital
    blok yapıldı. VAS hemen 6-7’ye geriledi. Hastamızın karbamazepin tedavisine aynen devam etmek üzere 21 gün sonra kontrole çağırıldı.

    Kontrolde VAS 5-6’ydı. Nöbetleri azalmış ama yine ara ara nöbetleri oluyormuş. Bunun üzerine hastamıza graeter lesser occipital blok yanına supraorbital infraorbital trochlear sinir bloğu eklendi ve karbamazepin tedavisine aynen devam ederek 21 gün sonra tekrar kontrole çağrıldı. Kontrolde VAS 3-4’dü ve nöbetleri oldukça azalmıştı. Bunun üzerine girişimsel blokların ikiside aynen tekrarlandı ve tedavisi devam ederek 21 gün sonra kontrole gelmesi söylendi. Kontrolde VAS 0-1’di. Nöbetleri hiç olmamıştı. Burada girişimsel blokların ikiside aynen tekrar edildi ve tedaviye devam ederek 21 gün sonra kontrastlı kranial MR istenerek kontrole gelmesi istendi. Kontrolde hastamızın VAS’ı 0’dı, nöbetleri hiç olmamıştı ve çekilen kontrastlı kranial MR’da hiçbir patolojiye rastlanmamıştı ve sonuç normal bulgular olarak gelmişti.

    Bunun üzerine hastamıza hiçbir işlem yapmadan 6 ay sonra kontrole gelmek üzere taburcu ettik.

    Sonuç: Dirençli baş ağrısı tedavisinde girilimsel blokların önemli bir yeri olduğu ve böyle karşılaşılan dirençli baş ağrılarının tedavisi için diğer birimlerin bu girişimsel blok için hastaları algoloji polikliniğine refere etmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Yine bu girişimsel bloklarda da sempatik blok yapıldığı parasempatik aktivite olduğu ve buna bağlı vazodilatasyon olduğu ve hasarlı bölgede oksijen artımına sebep olduğundan dolayı beyin içindeki patolojinin düzeldiğini düşünmekteyiz.

  • Migrenin akupunkturla yokoluşu…

    YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜREN MİGRENE AKUPUNKTURLA VEDA….
    Baş ağrısı toplumda en sık görülen sağlık sorunları arasında ilk sırada yer alıyor. Pek çok insan hayatının belli dönemlerinde baş ağrısı çekiyor. Klinik Farmakoloji Derneği ,Başağrısı Derneği ve Başağrısıyla Savaş Derneklerinin beraber yaptığı araştırmaya istinaden Türkiye’nin “Baş Ağrısı Haritasını” çıkardı. Ayrıca bu araştırmaya göre Türkiye’de 48 milyon kişinin (nüfusun %69u ) başı ağrıyor. Bunlardan 7 milyon kişinin baş ağrısı sürekli devam ediyor.
    Genel olarak bayanlar erkeklerden daha çok baş ağrısı çekiyor. Ağrı sorunu yaşayan her üç kişiden birinin başı düzenli biçimde her gün ağrıyor.İnsan ömrünün yaklaşık beş yıllık bölümü baş ağrısıyla geçiyor. Baş ağrısı yaşayanların %50’si rahatsızlığının sebebini bilmiyor. Yapılan araştırmalara göre baş ağrısı çeken insanların çoğu hiç hekime baş vurmamış ve gelişi güzel kulaktan dolma bilgilerle, ağrısı oldukça düzensiz olarak,ağrı kesici ve migren ilaçlarını yıllarca kullanmaktadır.
    Başağrısını sadece ağrı olarak düşünülmemelidir,ağrının kişiye ve topluma getirdiği bir takım olumsuzlukları vardır.Sürekli baş ağrısı çeken kişiler; bu ağrının, zaman ve mekan seçmeksizin her an gelebileceği endişesi içinde stresli bir şekilde hayatını sürdürmektedirler.
    Hatta bu durum ilerleyen zamanlarda kişiyi depresyona kadar götürmektedir. Yaşadığımız hayatın içinde bulunan stres ve depresyon , migren ataklarını başlatan önemli bir faktördür.Bu durumda bu insanlar ağrı ve depresyon arasında gelip giden kısır bir döngüde bulmaktadırlar kendilerini…
    Uluslararası Başağrısı Derneği tarafından 165 çeşit başağrısı tanımlanmıştır. Genel olarak baş ağrılarını iki ana grupta sınıflandırabiliriz.
    grup: Primer Başağrıları:Tespit edilen veya gösterilebilir herhangi bir yapısal hastalıkla ile ilişkisi olmayan süregen ağrılardır.

    Migren

    Gerilim başağrıları

    Günlük süregen başağrıları

    Cluster(küme) başağrıları

    Kronik paroksismal hemikrania Primer Başağrıları grubunda yer alırlar.
    grup:Sekonder Başağrıları:Vücutta herhangi bir yapısal hastalığa bağlı olarak ortaya çıkar.Örneğin kafa travmasına bağlı, beyin kanamasına bağlı, beyin tümörlerine bağlı,…v.b..
    Yukarıdaki sınıflama “Uluslar arası Başağrısı Derneği” tarafından 1998’de yayınlanmıştır.Bu sınıflama hastayı değerlendirirken hekime yardımcı olmaktadır.
    AKUPUNKTURLA MİGREN VE BAŞ AĞRISI TEDAVİSİ
    Baş ağrıları akut veya kronik hastalıkların bir belirtisi olabilir.Baş ağrısı eğer bir hastalığın belirtisi ise (beyin tümörü, tonsillit, bademcik iltihabı, myopi, akut orta kulak iltihabı..v.b.) bunun önce nedeninin ortadan kaldırılması ve dolayısıyla tıbbi tedavi şarttır.
    O halde Akupunktur hangi tür baş ağrılarında uygulanmalıdır? Bunlar başlıca:

    Her tür migren ve diğer damarsal baş ağrılarında,

    Gerilim ( kas kasıntısı ) baş ağrılarında,

    Sinüzit ( akut veya kronik ) baş ağrılarında,

    Boyun kireçlenmelerine bağlı baş ağrılarında:

    5000 yıldır uygulana gelen ve Çin’deki bütün hastanelerde branş olarak okutulan Akupunktur Migrende %85-%90 lara varan iyi sonuçlar almaktadır. Çin Tıbbı’nda hastanın başağrısı beden ,ruh ve zihin bütünlüğü içinde değerlendirilir; yani her hastanın baş ağrısı kendisine özgü özellikler gösterir.
    Akupunktur tedavisinde hasta önce kulak deteksiyonu ve nabız muayenesi ile tetkik edilir. Bu baş ağrısının hangi meridyen üzerinde olduğu tespit edilir ve ona göre tedaviye başlanır. Migrende; Akupunktur tedavisi, iğnelerle olabildiği gibi , iğnesiz lazer ışınları ile de akupunktur uygulaması yapılabilmektedir.Haftada 2-3 kez olmak üzere toplam 15-20 seans uygulama yapılır.Yaşam kalitemizi ve iş verimimizi düşürerek mesleki başarımızı kötü yönde etkileyen ayrıca tedavi edilmez ise depresyona kadar kişiyi sürükleyen migreni akupunkturla yenmek kolaydır . Yeter ki isteyin

  • Baş ağrıları ve migren

    Baş ağrıları 2 ana gruba ayrılmakta,Birincil(primary) ve İkincil(secondary);

    Birincil( primary) baş ağrıları, başka bir patoloji ile ilgili olmadan , kendi kendine oluşan baş ağrılarıdır.4 ayrı kategoriye ayrılmakta;

    a) Migren(%35)

    b) Gerginlik başağrısı( Tension- type headache %60)

    c)Küme baş ağrısı( Cluster headache) ve başka trigeminal otonom baş ağrıları( cephalalgias) yüz ve beyindeki parasempatik nedenlerden etkilenerek ortaya çıkar.

    d) Öksürük sonrası başağrısı( max. Yarım saat sürer)

    Spor sonrası baş ağrısı ( halterci baş ağrısı)

    Sex sonrası baş ağrısı( cinsel ilişkiyle başlayan ve orgazm da şiddetlenen)

    Hipnic baş ağrısı( Hastayı uykudan uyandırıp, 5 dakika – 48 saat sürebilir) Hypnic baş ağrısını adlandırmak için bu belirtilerin en az ikisi olmalı. Atağın ayda 15 den fazla olması enaz 15 dakika uyandıktan sonra devam etmesi, ilk kez 50 yaştan sonra ortaya çıkması.

    a ) MİGREN

    Uluslararası baş ağrısı camiasına göre (International Headache Society), Migrenin teşhis ve sınıflandırılmasında 7 alt grup vardır;

    a.1) Rayic olan Migren,( Common Migren), aura sız migrendir, yani baş ağrısı var ama görme bozukluğu vs…. yok

    a.2)Klasik Migren, Aura ile beraber olan Migrendir. Bazen sadece Aura olabilir( baş ağrısı olmadan), hafif migren tipi olmayan baş ağrısıdır. Bu grupta’’ Familial hemiplegic migraine’’ ve ‘’ sporadic hemiplegic migraine’’ da yer almakta. Hastanın migren ve aura yanı sıra motor tek taraflı felç yaşanır. Eğer yakın akrabalarda aynı öykü varsa ‘’ familial ‘’ bu öykü yoksa ‘’ sporadic’’ denir.

    Bu grupta 3. tip migrenden yani ‘’ basiler- type migraine’’ den de bahsetmek gerekir.Bu hastalarda baş ağrısı ve auranın yanı sıra konuşmakta güçlük, baş dönmesi, kulak çınlaması(zil sesi duymak gibi) şikayetler ortaya çıkar( Brainstem belirtileri) ama motor güçsüzlük olmaz.

    a.3) Renital migren , tekrar olan görme bozukluğu, belli bir görme alanında bulanıklık, geçici tek taraflı körlük, baş ağrısıyla bir arada görülür. Bu grup hastalarda baş ağrısı hamleleri arasındaki periodlarda göz muayenesi tamamen normaldir.

    Bu hastalarda geçici ani tek taraflı körlüğün ( amaurosis fugax) başka nedenleri, yani’’ optic neuropathy’’ ve ‘’karotid dissection ‘’ kesinlikle ekarte olmalıdır.

    a.4 )Komplikasyonlu Migren :

    ● Kronik migren- migren baş ağrısı en az 3 ay boyunca 1 ayda 15 gün veya daha fazla sürerse kronik migren denir.( aşırı migren ilacı kullanımından sonra tablo oluşabilir) Çoğu zaman aurasız migren ( common migrenin) episadları kronik migrene dönüşebilir.

    ●Status migrainosus- 72 saatten fazla süren migren baş ağrısı hamlesine denir.Baş ağrıları şiddetlidir.( aşırı migren ilacı kullanımından sonrada aynı tablo oluşabilir) teşhis için bu durumu ekarte etmek lazım.

    ● Aura şikayetlerini ( görme bozukluğu, bulantı) biri veya birkaçı 1 haftadan fazla devam eder ama beyin enfaktusu belirtileri bulunmaz, nadir görünür.

    ● Aura şikayetlerinin biri veya birkaçı, beyin enfaktusuyle ( Ischaemic brain infarction) bir arada görülür.

    ●Migrenin aura sırasında 2 saat sonra nöbet hamlesi (seizur) eklenmesidir. Migren ve epilepsy ( sara) beyinde , kriz ile ilgili( paroxysmal) bozukluğun örnekleridir.Bu iki durumun bir arada görükmesi ‘’ migralepsy’’ adını almakda.

    a.5) Çocukluk çağında bazı periodik sendromlar çoğu zaman migrenin habercisi olabilir. Çocukta kusma nöbetleri, karın ağrısı hamleleri (abdominal migraine) ve baş dönmesi hamleleri şeklinde.

    Migrende bulgu ve şikayetler:

    Her hastada fark göstermektedir. Migren hamlesi bu 4 fazdan oluşmakta ama tüm hastalar aynı şikayetlerden yakınmazlar;

    1) Prodrome Fazı- Baş ağrısı atağından saatler veya günler önce görülür, uykulu olmak, özel yiyecek arzusu( mesela çikolata) kaslarda özellikle boyunda gerilme, kulaklarda sıcaklık hissi, ishal yada kabızlık, idrara çıkmada artış.Bir çok hasta bu belirtilerin ortaya çıkmasından migren atağının yakınlaşmasını anlayabilir.

    2) Aura Fazı- Migrenli hastaların %20-30 gözlenen bu faz 5-20 dakikada ilerler ve genelde 1 saatten az sürer.Baş ağrısı atağı çoğu zaman aura fazının bitmesinden 1 saat sonra başlar( bazen auradan saatler sonra başlayabilir) .Aura belirtilerinin en yaygını görme bozuklukları dır( visual aura).Mesela beyaz, siyah veya renkli ışıklar görme (photopsia), bulanık görme alanı vs…. Aura somatosensory de olabilir , bu da kendini ellerde , ayaklarda ve aynı tarafın burun- ağız kısmında iğne batırılma( paresthesia) hissi gibi gösterir.parestezi (iğnelenme hisi) kola ve yüze (dudaklar ve dile) yayılabilir. Aura fazın başka semptomları , ses duyusu ve koku duyusunda halüsinasyon gibi orataya çıkabilir( migrainous deliria- oliver sacks)

    3) Ağrı Fazları: Tipik migren baş ağrısı, tek taraflı, zonklayıcı orta derece veya şiddetlidir, ve genelde aktiviteyle kötüleşir.Bu şikayetler sabit olmayabilir , ağrı iki taraflı başlayıp sonra tek taraflı veya tam tersi olabilir, ataklar yer değiştirebilir,Ağrı 4 saat- 72 saate kadar büyüklerde ve 1 saatten -48 saate kadar çocuklarda sürebilir, atakların aralığı çok değişken olabilir( hayat boyu birkaç hamleden, haftada birkaç hamleye kadar) ama genelde ayda 1-3 baş ağrısı atağı görülür. Ağrı fazında % 90 bulantı olur ama sadece 1/3 kusma görülür, ışıktan ve sesten rahatsız olmak çok yaygındır. Şakak kısmındaki damarlarda sertleşme ve baş dönmesi olabilir.

    4) Postdrome Fazı;

    Baş ağrısının bitmesinden sonraki faza denir. Bu fazda hasta kendini yorgun ve bitkin hissedebilir( hungover). Tanımada zorluk, gastrointestinal bulgular ,ruh hali değişiklikleri ortaya çıkar. Bazı hastalar bu dönemde, kendilerini yenilenmiş ve mutlu hissederler, bazıları de depresif ve mutsuz.

    Migreni Tetikleyen Faktörler:

    Migrenin başlama ihtimalilini ilk 48 saat içinde artırır;

    Alerjik reaksiyonlar
    Fazla ışık , yüksek ses, özel kokular.,Ruhi veya fiziki stres
    Uyku düzeninde değişiklik,
    Sigara içmek vaya dumanına maruz kalmak,
    Öğün atlamak
    Alkol
    Mens sikllerindeki değişiklikler,
    Doğum kontrol hapları( ocp)
    Menopoza geçiş dönemi.

    Yiyecekler çikolata, avakado, bakla,peynir,tütsülenmiş gıdalar, soya sosu ve kırmızı şarap, bira, sherry, monosodium, glutamat, nitrat, nitrit ve tyramini olan tüm yiyecekler( konserveler,peynir vs)

    Migren ‘in Patofiziyolojisi;

    Her şey tam açığa kavuşmamakla birlikte , ‘’Migren’’ genetiğin ve çevresel faktör lerin ikisininde rol aldığı bir hastalıktır. Mühtemelen majör bir ağrı patikası(pathway) olan Trigeminal sinirdeki değişiklikten kaynaklanır. Beyin biyokimyasal (serotonin) imbalansı sinir sisteminde ağrı regülasyonunun bozulmasına neden oluyor. Seretonin seviyesi migrende düşer, buda trigeminal sistemden bazı neuropeptidlerin salgılanmasına ve neticede ağrı eşiğinin düşmesine neden olur.

    b) Gerginlik tipi baş ağrısı( TTH) :

    Bu tip baş ağrısının değişik adları kasılma baş ağrısı, psychogenic baş ağrısı, stres baş ağrısıdır. Nedeni tamamen birincil veya başka bir hastalığa ikinçilde olabilir.En fazla görünen baş ağrısıdır (%60).3 şekilde görülebilir; aralıklı( episodic) aralıklı ,sık görünen baş ağrısı( ayda 1 epizoda dan fazla olan baş ağrısı sık katagorisine girmekte) ,ve son olarak kronik gerginlik baş ağrısı( Kronik gerginlik baş ağrısı, ciddi yaşam kalitesini düşüren bir hastalıktır).