Etiket: Baş Ağrısı

  • Baş ağrısı lupusun bir bulgusu mudur?

    Doç. Dr. İsmail Şimşek
    Bu makale ve romatoloji ile ilgili değer makalelere aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.
    http://haberromatik.wordpress.com/

    Lupus hastalarında baş ağrısının, özellikle de migren tipi baş ağrısının daha sık görülüp görülmediği uzun zamandır romatoloji çevrelerinde tartışma konusudur. Elbette bu tartışmanın altta yatan nedeni, migrenin lupusun bir bulgusu olup olmadığıdır. Nörolojik tutulum lupus hastalığının ciddi organ tutulumlarındandır ve bazı araştırmacılar özellikle migren tipi baş ağrısını, tıpkı epilepsi, algılama bozukluğu gibi lupusun nörolojik bulguları arasında saymaktadırlar. Bazılarınız migren lupusun bir bulgusu olsa ne fark eder diye düşünebilirsiniz. Şöyle açıklayayım eğer migreni bir lupus bulgusu olarak kabul edersek, migren bulguları olan lupuslu bir hastayı sadece migrene özgü ilaçlar ile değil, lupus için kullandığımız ilaçlar (immünsüpresifler) ile tedavi etmemiz gerekebilir.
    Bu soruya açıklık kazandırabilmek için Mitsikostas ve arkadaşlarının gerçekleştirdiği çalışma, Headache dergisinin Ekim 2011 sayısında yayınlandı. Araştırmacılar migren ile SLE arasında bir ilişki olup olmadığını ortaya koymak için lupus hastaları (n=72), sağlıklı kontroller (n=72) ve multiple skleroz (MS; n=48) hastalarına tam 1 yıl süreyle baş ağrısı günlüğü tutturmuşlar. MS hastaları burada otoimmün nörolojik hastalığı olan, hastalıklı kontrol grubu olarak kullanılmış.
    Araştırmacılar 1 yıllık takibin sonunda lupus (%21), sağlıklı kontrol (%22) ve MS (%23) hastalarında migren sıklığını benzer bulmuşlar. Aynı araştırmada, lupus hastalarında sağlıklı bireylere göre artmış sıklıkta bulunan tek baş ağrısı tipi ise kronik gerilim tipi baş ağrısı olarak bulunmuş (lupusta %12.5 sağlıklı kontrollerde %1.4). Ek olarak lupus hastalarında görülen baş ağrısı tipi ile hastalık aktivitesi, antikor titresi, ya da diğer lupus bulguları arasında herhangi bir ilişki bulunamamış.
    Bu araştırmanın sonuçlarına göre, migrenin lupusun bir bulgusu olmadığını söyleyebiliriz. Lupus hastalarında artmış sıklıkta bulunan gerilim tipi baş ağrısının en önemli nedeni bu çalışmada da gösterilmiş olan depresif ruh hali ve yaşam kalitesi düşüklüğüdür. Dolayısıyla baş ağrısı olan SLE hastalarında immün-süpresif tedaviyi yeniden şekillendirmek yerine tespit edilen baş ağrısı nedenine yönelik tedavinin planlanması daha uygun bir yaklaşım gibi gözüküyor.
    Headache in Systemic Lupus Erythematosus vs Multiple Sclerosis: A Prospective Comparative Study. Christina G. Katsiari, Headache: The Journal of Head and Face Pain; 51(9); 1398

  • Çocuklarda baş ağrısı neden olur?

    Erişkin insanlarda olduğu gibi çocukların da başı ağrır. Okul hayatının başlamasıyla baş ağrısı sıklığının da arttığı gösterilmiştir. Tekrarlayan baş ağrıları okul sorunlarına, öğrenme güçlüğüne neden olabilir. Ebeveynler çocukların şikâyetleri ciddi olmadan ve süreğen hale gelmeden baş ağrısını genellikle makul sebeplere bağlayarak geçiştirirler. Altta yatan nedenler alışılagelen nedenler olabileceği gibi hayatı tehdit eden sorunların habercisi de olabilir. Bu yüzden çocuklardaki baş ağrısını önemseyerek ayrıntılı bir şekilde değerlendirmek ve nedenlerini ortaya çıkarmak gerekir.

    Çocuklarda baş ağrısının kaynağı nelerdir?

    Başımızı kafatası içindeki (intrakraniyal) ve dışındaki organlar ve yapılar (ekstrakraniyal) olarak ele alabiliriz. Kafatası içinde yer alan beynimizin kendisi ağrıya duyarlı değildir. Fakat beyni sıkıştıran, basınç yapan, içindeki sıvıyı ve kan akımını etkileyen her türlü durum ağrıya duyarlı beyin zarları, damarlar ve beyinden çıkan sinirler aracılığıyla ağrı duymamıza sebep olur. Bir başka deyişle baş ağrısı meydana gelen bozukluğun habercisi yani alarmıdır.

    Yüz ve baştaki atar ve toplardamarlar, baş ve boynun çizgili kasları, dişler, sinüsler ve buradaki mukoza, kemik zarları, göz çukuru ise ağrıya duyarlı kafatasımız dışındaki yapılardır.

    Çalışmalar baş ağrısını arttıran nedenler içinde yaş, cinsiyet, ailede (öncelikle anne ve babada) baş ağrısı öyküsü ve araç tutma öyküsü varlığının önemli olduğunu göstermektedir. Baş ağrısı yedi yaşına kadar kız ve erkek çocuklarda eşit oranda görülürken bu yaştan sonra kızlarda sıklığı giderek artmaktadır. Tekrarlayan baş ağrısı sıklığı yedi yaşına kadar %2.5 iken 15 yaşında bu oran %15’e çıkmaktadır. Erken ergenlik döneminde kızlarda erkeklere oranla iki kat daha sık görülmektedir.

    Çocuklarda baş ağrısının tipleri nelerdir?

    Baş ağrıları bilimsel olarak birincil ve ikincil baş ağrısı bozuklukları olarak sınıflandırılır.

    Birincil bozukluklar olarak öncelikle migren, gerilim tipi ve küme şeklinde (cluster tipi) baş ağrısı bozukluklarını görüyoruz. Bu tip baş ağrıları genellikle tekrarlayıcı ve süreğen karakterdedirler. Hayatı tehdit etmezler ancak yaşam kalitesini olumsuz yönde etkilerler. Çevresel faktörler bu tip baş ağrıları için tetikleyici olabilir. Örneğin gürültü, fazla ışık, açlık, yorgunluk, uykusuzluk, stres, rüzgârlı ve basıncı yüksek hava durumu, bazı yiyecekler (peynir, çikolata, kafeinli içecekler, bazı meyveler, monosodyum glutamat içeren hazır gıdalar vb) baş ağrısı krizlerini arttırır. Krizler dışında hasta tamamen normaldir.

    İkincil tipbozukluklar dediğimiz baş ağrıları daha sık ve sayıdaki nedenlerden oluşur. Genellikle tekrarlayıcı değillerdir ancak sebebe bağlı olarak süreğen olabilirler. Sıklıkla baş ağrısı nedeni olarak karşımıza çıkmalarına rağmen (örn. akut sinuzit) çok az bir kısmı ani ortaya çıkan, hayatı tehdit edici ve ilerleyicidir (anerizma yırtılması, beyin tümörü vb).

    Baş ve boyun travmasına bağlı

    Baş ve boyun damarsal olaylarına bağlı (kanama, anevrizma, anomali vs)

    Kafa içinde damarsal olmayan yer kaplayan (tümör vb) olaylara bağlı

    Alışkanlık yapan maddeye veya yoksunluğuna bağlı

    Enfeksiyon kaynaklı (Menengit, ensefalit vb)

    Pıhtılaşma bozukluklarına bağlı (tromboz vb)

    Kafatası kemikleri, ense, göz, kulaklar, burun, sinüsler, dişler, yüz veya diğer yapılara bağlı

    Sistemik hastalıklara bağlı (hipertansiyon vb)

    Uyku düzensizliği veya aşırı yorulmaya bağlı (bilgisayar, tablet, telefon aşırı kullanımı dâhil)

    Psikiyatrik bozukluklara bağlı olabilir.

    Baş ağrısı olan bir çocukta öyküde öğrenmemiz gereken bilgiler nelerdir?

    Nasıl ve ne zaman başladı?

    Baş ağrısının seyri: ani, ilk ağrı, tekrarlayıcı, her gün, giderek artma?

    Baş ağrısı tek tip mi yoksa farklı şekilleri var mı?

    Ne sıklıkta gelir ve ne kadar sürer?

    Baş ağrısının geleceğini anlar mısın?

    Yeri neresi ve özelliği (zonklayıcı, sıkıştırıcı, bıçak saplanır gibi vs)

    Eşlik eden bulgu var mı? Burun akıntısı, kusma, baş dönmesi, uyuşma?

    Baş ağrısına iyi gelen veya kötüleştirenler? Aktivite, ilaçlar, yiyecekler…

    Baş ağrısı günlük aktiviteye engel oluyor mu?

    Baş ağrısı özel bir dönem veya zaman dilimine özgümü?

    Baş ağrıları olmayan zamanda başka bulgu var mı?

    Tedavi için kullanılan ilaçlar var mı?

    Başka tıbbi problem var mı?

    Ailede baş ağrısı çeken kimse var mı?

    Mobil cihazlarda (bilgisayar, TV, telefon, tablet vb) geçirilen süre günlük olarak kaç saat?

    Uyku düzeni ve ağrı ile ilişkisi nedir?

    Baş ağrınızın nedeni olarak düşündüğünüz bir şey var mı?

    Baş ağrısı olan çocuklarda hangi tetkikler yapılmalıdır?

    Laboratuar tetkikleri ayırıcı tanıya yönelik istenir. Kan tetkikleri özellikle anemi saptanması açısından önemlidir. Ağır anemilerde baş ağrısı yakınması söz konusudur. Sinüs grafileri enfeksiyon düşündüren olgularda istenebilir. Hekimin muayene sırasında göreceği burun arkası bir akıntı klinik bulgularla birlikte ise sinüs filmini gereksiz kılar. Kafa grafisi çok nadiren gerekir ve baş ağrısı olan birçok hastada normaldir. Röntgen ışınlarının zararlı etkileri de göz önünde bulundurulduğunda çok gerekli değilse istenmez.

    EEG: baş ağrısının rutin değerlendirmesinin bir parçası olarak önerilmez. Ancak epileptik nöbet sonrası baş ağrısı çok sık gözlenir. Hastada bilinç kaybı, bilinç değişikliği veya epileptiform bir bozukluk düşünüldüğünde veya sebebi belirlenemeyen baş ağrılarında EEG yararlıdır. Auralı migrende, nöbet benzeri semptomları olanlarda ayırıcı tanı için incelenmesi gerekir.

    Kranial görüntüleme (MR, Tomografi vb): Her başı ağrıyana MR veya tomografi çekilmez. Dünyada kabul gören Amerikan Pediatri Akademisi kriterlerine göre tekrarlayan baş ağrısı olan bir çocukta nörolojik muayene normal ise rutin olarak görüntüleme gerekli değildir. Görüntüleme aşağıdaki gibi hikâyesi olan çocuklarda yapılması öncelikle önerilir:

    Yeni başlayan şiddetli baş ağrısı olanlar (1 aydan kısa süreli), baş ağrısı tipinde değişiklik olanlar, nörolojik bozukluğu olanlar

    Anormal nörolojik muayenesi olan çocuklarda (fokal bulgular, intrakranial basınç artışı bulguları, belirgin bilinç değişikliği) ve nöbet de eşlik ediyorsa görüntüleme önerilir.

    Uykudan uyandıran baş ağrısı, yakınlarında beyin tümörü öyküsü gibi nedenlerle ailenin aşırı endişesi, nadir görülen durumların dışlanması gibi nedenler ile de görüntüleme yapılabilir.

    Baş ağrısı tedavisi nasıl yapılır, nelere dikkat edilmelidir?

    Çocuklarda ara sıra olan kısa süreli ve hafif ağrılar sık görülür ve genellikle özel bir tedavi gerektirmez. Tedavi orta veya şiddetli olan, tekrarlayan veya ilerleyici olan ağrılarda gereklidir.

    İlaç tedavisinden önce başı ağrıtan sebepler ortaya çıkarılıp bu sebeplerden kaçınmaya çalışmak tedavinin ilk basamağıdır.

    Baş ağrısının akut tedavisi ve krizlerin gelmesini, ortaya çıkmasını önleyici ilaç tedavileri farklıdır ve doktor önerisi doğrultusunda yapılmalıdır. Doktor kontrolü olmadan ağrı kesicilerin sürekli ve fazla kullanımı böbrek, karaciğer gibi hayati organlara zarar verebilecek etkiler yapabilir. Öncelikle sebebi ortadan kaldırmaya yönelik tedavi yaklaşımı seçilmelidir. Örneğin sinüzit için seçilecek ilaç ile hipertansiyon için seçilen tedavi farklıdır. Aynı şekilde hidrosefali ve beyin tümörünün tedavisinde cerrahi müdahale gerekir iken kırma kusuru gibi görme ile ilgili baş ağrılarında uygun gözlük tedavi edici olabilir.

    Çocuklarda göz ve görme sorunları her zaman kolay fark edilemeyeceğinden, şikâyeti olmasa da, rutin göz muayenesinden geçmesi önerilmektedir.

    Baş ağrısına sebep olan durumlar ortadan kaldırılmadıkça yapılacak tedaviler ya kısa süreli fayda sağlar ya da etkisiz kalır.

  • Çocuklarda migren tipi baş ağrısı görülür mü?

    Migren ağrıları tekrarlayıcı baş ağrıları olup, en az üç aydır devam eden baş ağrısı veya en az beş baş ağrı atağının görüldüğü durumlarda migren akla gelmelidir. Çocuklarda baş ağrısının en sık nedenleri sinüzit, farenjit ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarıdır. Ancak çocuklarda da migrene bağlı baş ağrıları görülebilir. Çocuklarda migren ağrısı çoğunlukla başın her iki yanında ya da alın bölgesinde görülür. Migren atağı sırasında baş ağrısına bulantı ve kusma eşlik edebilir. Çocuklar sese ve ışığa aşırı duyarlı olabilir.

    Çocuklarda hangi baş ağrısı önemlidir?

    Çocuklarda görülen bazı baş ağrı tiplerinde çok uyanık olmamız gerekmektedir. Eğer çocuk 3 yaşın altındaysa, baş ağrısına şiddetli kusma eşlik ediyorsa, ağrının şiddeti giderek artıyorsa veya hayatındaki en şiddetli baş ağrısı olduğunu söylüyorsa, eşlik eden başka bir bulgu mevcutsa (görme kaybı, gözlerde kayma, ateş, havale, felç gibi) en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

    Migrenin tedavisi var mıdır?

    Migrenin tedavisi mümkün olup, iki türlü tedavisi bulunmaktadır. Bunlarda ilki atak tedavisidir; baş ağrısını geçirmek için yapılır. Çok sık ağrı kesici kullanmak da önerilmemektedir. Tedavinin ikincisi de koruyucu tedavidir. Ağrıların sıklığı fazla ise, baş ağrıları hastanın yaşam kalitesini etkiliyorsa koruyucu tedaviler verilmektedir. Hangi tedavinin uygun olduğunu doktorunuza danışınız.

  • Doktor başım ağrıyor

    ~~Baş ağrısı toplumda neredeyse herkesin sık yaşadığı ağrı türlerinden birisidir. Etkilediği bireyde rahatsızlığa, günlük aktivitelerinin olumsuz etkilenmesine neden olur. İnsanların ömrü boyunca %90’ ından fazlası en az bir kez baş ağrısından etkilenmektedir. Ülkemizde her beş kadından ve on erkekten birinde migren baş ağrısı vardır. Migren baş ağrısı 4- 72 saat süren ataklar halinde kendini gösteren, yineleyici baş ağrısı bozukluğudur. Tek yanlı yerleşim, zonklayıcı nitelik, orta veya şiddetli düzeyde ağrı, ağrıda günlük fiziksel aktiviteyle artış, bulantı ve/ veya ışıktan rahatsız olma (fotofobi) ve sesten rahatsız olma (fonofobi) ile birliktelik tipik özellikleridir. Migren tedavisi, tanının hastaya açıklanması ve hastalığın yönetimi konusunda hastanın işbirliğinin sağlanmasıyla başlar. Uykunun düzenlenmesi, düzenli egzersiz, düzenli beslenme, aşırı alkol ve kafein alımını sınırlama, ağrı kesicilerin akılcı kullanımı gibi önlemler pek çok hastanın atak sayısını anlamlı düzeyde azaltır. Migren atağı başlangıcında, sessiz, ışığı az bir odada uyumak yararlı olabilmektedir. Migrenin ilaç tedavisi, akut atakların sonlandırılması veya önleyici (profilaktik) tedavi olarak iki düzeyde ele alınır. Baş ağrısı güncesinin değerlendirilmesinden sonra, hastanın yaşamını belirgin derecede etkileyen atakların varlığı durumunda, önleyici tedaviye hasta ile birlikte karar verilir. Pek çok hasta için önleyici tedaviye karar verme sınırı, aydan üçten çok atak geçirilmesidir.
    Her baş ağrısı migren olmayabilir. Ciddi bir hastalığın bulgusu olabilir. Baş ağrısı olan kişilerde şu şikayetlerin olması tehlike işaretleridir. Baş ağrısının orta yaşın üzerinde başlaması, baş ağrısının şiddetli olması, baş ağrısı hastasında ilerleyici kötüleşme, baş ağrısının ani başlaması, baş ağrısının fiziksel aktivite sırasında başlaması, baş ağrısının özelliklerinde anlamlı değişim, ateşle birlikte açıklanamayan baş ağrısı, sistemik belirtilerle (bulantı, kusma, çift görme, zayıflama, gece terlemeleri) birlikte baş ağrısı, şiddetli hipertansiyonla birlikte baş ağrısı, sabah erken saatlerde en kötü olan baş ağrısı, her zaman aynı tarafta olan baş ağrısı, nörolojik bulgularla birlikte baş ağrısı, travma ile yakın zamansal ilişki içinde başlayan baş ağrısı, öksürme, ıkınma veya öne eğilmekle baş ağrısında artış olması, çocukluk çağında açıklanamayan baş ağrısı olması ciddi bir hastalığın işaretleri olabilmektedir. Bu nedenle baş ağrısı dikkate alınmalı bir nöroloji uzmanına başvurulmalıdır.

  • Çocuklarda baş ağrısı

    Çocukluklarda baş ağrısı olur mu?

    Çocuklarda da baş ağrısı olabilir. En sık neden soğuk algınlığı, sinüzit, farenjit gibi üst solunum yolları enfeksiyonlarıdır.

    Baş ağrısı tehlikeli midir?

    Baş ağrısının tehlikeli olabildiği durumlar söz konusudur.
    Eğer çocuk 3 yaşın altındaysa, baş ağrısına şiddetli kusma eşlik ediyorsa, ağrının şiddeti giderek artıyorsa ya da hayatındaki en şiddetli baş ağrısı olduğunu söylüyorsa, eşlik eden başka bir bulgu varsa (görme kaybı, gözlerde kayma, ateş, havale, felç gibi) en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

    Çocuklarda migrene bağlı baş ağrısı olur mu?

    Çocukluk çağında da migrene bağlı baş ağrıları olabilir. Migren ağrıları tekrarlayıcı ağrılardır. Çocuklarda tek taraflı olabileceği gibi çoğunlukla her iki yanda ya da alında olur. Atak sırasında bulantı kusma eşlik edebilir. Sese ve ışığa duyarlılık gelişir.

    Baş dönmesi ile baş ağrısı ilişkili midir?

    Çocuklarda bazen baş ağrısı yerine baş dönmesi görülebilir. Baş dönmesi çocuklarda migren eş değeri durumlardan birisidir.

    Migrenin tedavisi var mıdır?

    Migren tedavisi iki türlüdür. Birincisi atak tedavisidir; ağrıyı geçirmek üzere yapılır. Çok sık ağrı kesici kullanmak önerilmez. İkincisi de koruyucu tedavidir. Ağrılar çok sıksa, hastanın yaşam kalitesini etkiliyorsa koruyucu tedaviler önerilir. Hangi tedavinin uygun olduğunu doktorunuza danışınız.

  • Çocukluk çağı baş ağrıları

    Çocukluk çağında baş ağrısı sık görülen şikayetlerden olup 7 yaş civarında %40 ergenlikte %70-80’lere ulaşır. Baş ağrısının akut ya da kronik olması tanısal yaklaşım için önemlidir. Akut baş ağrıları genellikle altında yatan bir sebebe ikincil olarak ortaya çıkar. Ani başlayan baş ağrısı ile birlikte ateşin olması eşlik eden bir enfeksiyon varlığını düşündürebileceği gibi, geceleri uykudan uyandıran özellikle sabahları kusmaların eşlik ettiği başağrılarında kafa içi basınç artışına sebep olabilecek tümör gibi oluşumlar düşünülmelidir. Bunun dışında baş ağrısı ile ortaya çıkan bilinç kaybı, nöbet ya da motor fonksiyon kayıpları kanama ya da inme gibi durumları düşündürebilir.

    Kronik başağrılarında baş ağrısının süresi, ağrının şekli ve şiddeti, eşlik eden diğer bulguların varlığı gene primer ve sekonder baş ağrılarını ayırd etmek de önemlidir. Mesela baş ağrısına eşlik eden tansiyon yüksekliği hipertansiyon işareti iken, görme bozuklukları da özellikle başağrısına sebep olabilir.

    Birincil baş ağrılarının en çok iki sebebi migren ve gerilim tipi başağrısıdır. Migrende değişen yoğunlukta ve şiddette sıklıkla zonklayıcı şekilde başağrısıdır. Genellikle bu ataklara fotofobi(ışıktan sakınma), fonofobi (gürültüden sakınma), bulantı kusma eşlik eder. Ataklar arasında tamamen ağrısız geçen dönemler vardır. Ailede migren tanlı birilerinin olması önemlidir. Gerilim tipi baş ağrısında ise iki taraflı sıkıştırıcı tarzda ağrı olur. Psikiyatrik rahatsızlıklar, depresyon gibi eşlik edebilir.

    Eğer hastanın muayene bulguları ve öyküsünden sekonder başağrısı nedenleri düşünülüyorsa beyin görüntülemesi yapılabilir. Her hastaya EEG çekilmesi gerekli değildir ancak epilepsi ile karışan bazı durumlar da EEG çekimi önerilir.

  • Baş ağrıları hakkında

    Baş ağrılarını: 1-Primer (birincil) baş ağrıları 2-sekonder (ikincil) baş ağrıları olarak ikiye ayırabiliriz.

    PRİMER BAŞ AĞRILARI:Sadece baş ağrısı şeklinde olup, başka bir hastalıkla beraber görülmeyen, sadece beyin ile ilgili olan baş ağrısı tipidir.

    1 Migren
    2 Gerilim tipi baş ağrısı
    3 Küme baş ağrıları olarak ayrılırlar.

    SEKONDER BAŞ AĞRILARI:Toplam baş ağrılarının ancak % 10 unu oluştururlar. Oluşan baş ağrısı başka bir hastalığa bağlıdır. Beyin tümörleri, göz hastalıkları, sinüzit, menenjit gibi hastalık sonucunda ortaya çıkan bir semptomdur.Özellikle sebebe yönelik tedavi ön plandadır.
    BAŞ AĞRISINDA SÜLÜK TEDAVİSİ OZON TEDAVİSİ
    Geçmeyen, tedaviye inatçı baş ağrılarında önemli konulardan birisi de SİNDİRİM SİSTEMİ BOZUKLUKLARIDIR. Normal barsak florasının bozulması veya herhangi bir gıdaya karşı meydana gelmiş olan gıda intoleransı (Allerjisi) varsa bir türlü iyileşmeyen baş ağrılarınızın sebebi olabilir.

    GAPS TEDAVİSİ

    Kronik yani geçmeyen, tedavilere cevap vermeyen migren veya migren olmayan tüm baş ağrılarında her hastaya mutlaka GIDA İNTOLERANS TESTİ yapılmalıdır. Bu test ile hastanın herhangi bir gıdaya karşı bir alerjisinin olup olmadığı tespit edilmektedir. Şayet bir gıdaya karşı allerji varsa, bu gıda hayatınızdan çıkmadığı sürece baş ağrınızı tedavi etmek mümkün olmayacaktır. Ayrıca barsak florasının bozuk olması halinde özel diyetlerle flora normal haline getirilmelidir. Kliniğimizde buun için GAPS doğal tedavi diyeti uygulaması yapılmaktadır.

    Baş ağrısında klasik tıbbi tedavilerin yanı sıra tamamlayıcı tıbbi tedavilere de yer verilmelidir. Özellikle migren hastalarında tıbbi sülük tedavisi ve medikal ozon tedavisi uygulanması halinde çok iyi sonuçlar alınmaktadır.

    TIBBİ SÜLÜK TEDAVİSİ

    Sülüğün salyasında buluna 106 değişik enzim sayesinde migren hastaları yarar sağlamaktadır. Özellikle alın bölgesine, enseye ve kulak arkasına yapılan sülük uygulamalarının sonuçları açıkça görülebilmektedir. Bazı hastaların tamamen ilaçsız olarak hayatlarına devamı söz konusu olabilmektedir.

    MEDİKAL OZON TEDAVİSİ

    Ozon tedavisi ile amaçlanan mikrosirkülasyon dediğimiz kılcal damarların açılması ve kanın oksijen taşıma kapasitesinin arttırılarak beynin beslenmesini arttırmaktır. Ozon aynı zamanda vücutta kan yapımını arttırarak etki yapmaktadır.

    Sülük ve ozon hakkında daha detaylı bilgi almak için ana sayfadan ilgili bölümlere girebilirsiniz.

    NÖROPROLOTERAPİ (NPT)

    Cilt altında bulunan ve ağrıyı ileten sinirlerin %5 Dextroz enjeksiyonları ile bloke edilmesi prensibine dayanır. Seanslar halinde uygulanır.

  • Kafamı çarptım, başım ağrıyor…

    Kafamı çarptım, başım ağrıyor…

    Kafaya alınan darbe ve hasarlardan sonra baş ağrısı sorununa sık rastlanır. Alınan darbelerden sonra görülen baş ağrısı sorunu ciddi sorunların habercisi olabileceğinden kesinlikle ihmal edilmemeli ve mutlaka alanında uzman bir doktora başvurulmalıdır.

    Kafa bölgesine alınan darbe ve hasarlar baş ağrısı sorununa neden olabilmektedir. Vücutta kafa bölgesi sürekli olarak dış ortamla hareket ve temas halinde olduğundan, kazaya – darbeye oldukça müsaittir. Özellikle kafanın sert bir eşyaya çarpması ya da geçirilen kazadan ötürü kafanın darbe alması sonrasında baş ağrısı şikayetine sık rastlanır. Baş ağrısıyla birlikte kafa bölgesinde şişlikler de baş gösterebilmektedir. Hissedilen ağrının seviyesi, alınan darbenin şiddetiyle ilintili olduğundan değişiklik gösterebilmektedir.

    Kafa bölgesine alınan şiddetli darbe ve hasarlar beyin kanaması gibi hayati önem taşıyan sorunlara yol açabilmektedir. Kimi zaman kafaya alınan darbenin üzerinden vakit geçtikten sonra dahi konuşma bozukluğu veya vücudun tamamında uyuşma hissi gibi sorunlar belirebilmektedir. Bu problemler genellikle alınan darbeyle ilintili olmaktadır. Eğer kafaya çok şiddetli darbe alındıysa, her ihtimale karşı bir an evvel doktora gidilmeli ve gerekli tetkikler yapılmalıdır. Darbe ve hasardan sonra hemen doktora gitmek ve gerekli incelemelerin yapılması, beyin kanaması riskini büyük ölçüde azaltıcı bir etkendir.

    Beyin Kanaması Olabilir mi?

    Kafa bölgesine alınan darbe ve hasarlar beyin ile beyin zarı arasında yer alan damarların yırtılmasına, hasar almasına neden olabilmektedir. Hasar alan damarların yırtılması durumunda ise beyin kanaması sorunu meydana gelir. Beyin kanaması rahatsızlığının en bilindik nedenlerinden biri kafaya alınan darbe ve hasarlardır. Her seferinde şiddetli darbeler beyin kanamasına yol açmaz. Kimi zaman kafa bölgesine alınan küçük hasarlar dahi beyin kanaması sorununa sebebiyet verebilmektedir.

    Yaşlılık döneminde vücuttaki doku ve deriler incelme gösterir. Beyin dokusu da bu dönemde inceldiğinden ve zayıfladığından bu süreçte beyin kanaması riski artar. Yaşlılarda ufak darbeler bile beyin kanamasını tetiklemeye yetebilmektedir. Bu yüzden kafaya alınan darbe sonrasında derhal doktora gidilmesi önerilir.

    Çarpma sonucu baş ağrısı problemi beyin kanaması gibi ciddi sağlık sorunlarının işaretçisi olabilir. Eğer alınan darbeden sonra baş ağrısı problemi geçmiyorsa, kesinlikle ihmal edilmemeli ve mutlaka doktora başvurulmalıdır.

  • Baş ağrısına dikkat !

    Baş ağrısına dikkat !

    Kusma İle Kendisini Gösteren Şiddetli Baş Ağrısı, Ani Ölüm Getirebilir

    Şiddeti giderek artan, ilaçla geçmeyen, şiddetli kusma, görmede bozulma ve bayılma ile kendini gösteren baş ağrısı, beyin damarlarına bağlı sağlık sorunlarının habercisi olabilir.
    Beyin içi tümörleri, beyin içi damar bozuklukları, beyin içi baloncuklaşmalar ve beyin içi sıvı tankların genişlemesi ciddi baş ağrısına yol açar.

    Şiddeti giderek artan, daha önce hissedilen ağrıya benzemeyen, ilaçla geçmeyen ve şiddetli kusma, çift görme ya da görme alanının daralması gibi görmede bozulma ve bayılma ile kendini gösterebilen şuurda dalgalanma ile ortaya çıkan ağrı, ani ölüme yol açabilir.

    Beyin tümörleri, beyin damar bozuklukları, beyin damarı baloncuklaşmaları ve beyin içi sıvı tankların genişlemesi ciddi baş ağrısına neden olabilir ve bu hastaların % 50’si hastaneye yetişemeden beyin kanamasından yaşamını yitiriyor.

    İnsanı rahatsız eden her duyumsama ”ağrı” olarak tanımlanabilir.

    Ağrı, insanı hastalıklardaki tehlikeden koruyan ”kırmızı alarm” durumu olarak kabul edilebilir ve bir yerde ağrınız varsa ‘bir sıkıntı var’ demektir. Ağrı, oluşabilecek sorunlar için önceden haber vericidir. Bu durumu çok iyi anlatan ”İnsanın ağrısı neredeyse canı oradadır” atasözü önemli bir toplumsal bilgidir. Ağrı; kısa, uzun yada daha uzun olan kronik ağrılar şeklinde olabilir.

    12-13 yaşından itibaren yüz sinüsleri gelişimi tamamlanmış her kişinin (Kadınlarda biraz daha yüksek olmak kaydıyla) hayatının bir döneminde rahatsız edici baş ağrısından şikayet etmektedir.

    Baş ağrısının bir kısmı çok rahatsız edici olmazken, bir kısmı sürekli ilaç kullanımı, ciddi tedavi protokolü veya ameliyat gerektirebilir. Baş ağrısının yaklaşık 80 tane sebebi bulunabilir ve ”benim hep başım ağrıyor” şeklinde şikayet edenlerin sorunu büyük ölçüde migren türü kas veya beyin içi damar bozukluklarından kaynaklanmaktadır.

    Günlük hayatta gerginlik ve stres ciddi bir baş ağrısı nedenidir. Gün içinde kafa ve yüz bölgesindeki kaslar gerilip, gevşemekte ve zamanla yorulmaktadır. Sonuç olarak bu kas gruplarından salınan kimyasal maddeler baş ağrısına sebeb olmaktadır. Buna ‘gerginlik ağrısı’ denmekte ve yoğun çalışan kişiler arasında sıkça karşılaşılmaktadır.

    Baş ağrısının sebebleri arasında yüksek tansiyon gibi kronik hastalıklara bağlı baş ağrısı da sayılabilir. Bunların yanında beyin tümörleri, beyin içi damar bozuklukları(kireçlenmeler-tıkanmalar), beyin içi baloncuklaşmalar (anevrizma) ve yumaklaşmalar (AVM), beyin içi sıvı tankların genişlemesi (Hidrosefali) de ciddi baş ağrısı sebeblerindendir.

    Kafa travmasına bağlı baş ağrısının dışında, menenjit gibi enfeksiyon hastalığı, yüz sinüslerindeki bozukluklar, diş ve göz ile ilgili hastalıklarda da baş ağrısı görülebilir. Tüm bunlar genel baş ağrısı nedenleridir, ancak şiddeti giderek artan, daha önce hissedilen ağrıya benzemeyen, ilaçla geçmeyen ve şiddetli kusma, çift görme ve bayılma gibi şuurda dalgalanma ile ortaya çıkan ağrının çok ciddiye alınması gerekmektedir.

    Tüm bunların yanı sıra hafıza kaybının da eşlik ettiği baş ağrıları beyin damarlarındaki sorunlardan kaynaklanabilir. Bu gibi durumlarda damar baloncuklaşması, damar yumağı, hızlı gelişen bir tümör varlığı sorumlu olabilir. Bu nedenle hemen hekime başvurulmalıdır. Damar balonuna (Anevrizma) bağlı bir baş ağrısı söz konusu ise ani ölüm görülebilir. Anevrizma kanaması oluşan hastaların, yüzde 50’si hastaneye yetişemeden beyin kanamasından yaşamını yitirmektedir.

    Bu tip hastalıkta ortaya çıkan baş ağrısı “şiddetli ve genellikle beynin ön iç kısmında, daha once hiç yaşanmamış bir ağrı” şeklinde hissedilir ve şuur kaybı gibi çok önemli bulgular da oluşabilir.

    Bu gibi şiddetli ağrı durumunda sıcak duş alınmaması, hemen tansiyonun ölçülerek vakit kaybetmeden hastaneye gidilmesi gerekmektedir. Öncelikle acile yapılacak başvurunun ardından beyin cerrahisine muayene olunması gerekmektedir.

  • Baş ağrısı neden olur baş ağrısı çeşitleri nelerdir?

    Baş ağrısı günümüzde toplumda çok sık karşılaşılan bir şikayettir. Baş ağrısı sebepleri basit nedenlere bağlı olabileceği gibi hayatı tehdit edebilecek nedenlere de bağlı olabilir. Özellikle ağrı kesicilere yanıt vermeyen, yaşam kalitenizi etkileyen, uyku düzeninizi bozan baş ağrılarına sahipseniz bunun altında yatan sebebi araştırmak gereklidir. Örneğin bazı tip baş ağrıları vardır ki beyin tümörü, beyin kanaması veya anevrizma gibi yaşamı tehdit eden ciddi hastalıkların ilk, hatta bazı durumlarda tek belirtisi olabilir.

    İYİ HUYLU BAŞ AĞRILARI

    MİGREN : Beyin damarlarının bilinmeyen bir nedenle aniden daralmaları ve sonra genişlemeleri sonucunda oluşan baş ağrısıdır. Şiddetli ve zonklayıcı ağrıdır. Genellikle başın bir tarafında veya bir gözün arkasında hissedilir . Parlayan bir ışık görme hissi (aura) olabilir veya olmayabilir (görsel bir takım rahatsızlıklar, kol veya bacakta uyuşma) . Işığa ve/veya sese karşı hassasiyet , mide bulantısı ve/veya kusma görülebilir.

    GERİLİM TİPİ BAŞ AĞRISI : Strese bağlı ağrılardır. Şiddetli olmayan, sürekli bir ağrıdır . Zonklama olmaz. Başta veya boyunda gerginlik hissi vardır. Yetersiz uyku, depresyon, strese bağlı olabilir.

    KÜME BAŞ AĞRISI : Yılın belli dönemlerinde artan ve genelde tek göz ve çevresini tutan,erkeklerde sık görülen bir baş ağrısıdır. Genetik geçiş özelliği vardır.

    TRAVMA SONRASI GÖRÜLEN BAŞ AĞRILARI : Genelde kafa travmalarından sonra görülürler. Belli bir süre sonra kendiliğinden düzelmeleri mümkündür.
    EKSERSİZE BAĞLI AĞRILAR : Aşırı yorgunluk nedeniyle oluşan ağrılardır.
    İLAÇLARA BAĞLI AĞRILAR : Bazı ilaçlar baş ağrısını tetikler.
    YIYECEK VE ALKOLE BAĞLI AĞRILAR: Bazı gıdalar,örneğin fındık,çikolata ve benzeri gıdalar baş ağrısını tetikler. Özellikle mayalı içkiler,yani şarap,bira gibi içkiler baş ağrısını tetikleyebilir.

    KADINLARDA ADET DÖNEMINDE YAŞANAN BAŞ AĞRISI: Çoğunlukla yumurtlama veya adet döneminde veya hemen önce veya sonra oluşur.

    ALERJIYE BAĞLI BAŞ AĞRISI: Sinüslerin tıkanması söz konusudur. Gözlerde yaşarma ve kaşınma görülür. Başta zonklama tarzında ağrı vardır. Özellikle mevsim değişikliklerinden etkilenir.

    SİNÜZİTE BAĞLI BAŞ AĞRISI: Burun kızarıklığı, burun tıkanıklığı, gözlerde sulanma, başında zonklama ana belirtiler olabilir. Bu tip başağrılarını kısaca sinüs başa ağrısı, allerjik baş ağrısı gibi değerlendirebiliriz. Burunda tıkanıklık, iltihabi burun akıntısı, dişlere vuran ağrı görülebilir.

    GÖZ YORGUNLUĞUNA BAĞLI BAŞ AĞRISI: Alın kısmında görülür. Tedavi edilmeyen görme sorunları ve özellikle astigmat sebep olur. Gözlük kullanıldığı takdirde kontrol altına kolayca alınabilir.

    BEYİN VE SİNİR SİSTEMİNDEKİ HASTALIKLARDAN DOLAYI OLUŞAN BAŞ AĞRILARI

    BEYİN TÜMÖRLERİ: Tümörler kafatası içinde baskı yaparak,ağrıya hassas kısımların yani damar ve beyin örtülerinin etkilenmesi sonucunda baş ağrısına yol açarlar.Beyin dokusunun ağrı hissi yoktur.

    HIDROSEFALİ: Beyin içindeki boşluklarda su birikmesi olayıdır. Baş ağrısı sebepleri arasında oldukça nadir olarak görülür.
    BOYUNDAN GELEN AĞRILAR: Genelde boyun kireçlenmeleri nedeniyle olur.Enseden başlayarak kafanın arkasından tüm kafaya yayılırlar.

    TEMPORAL ARTERİT: Kulak önünde deri altında bulunan damarın yani temporal arterin iltihaplanması söz konusudur.Doğal olarak ağrı bu çevrede hissedilir.

    BEYİN KANAMALARI: Bir iki saati bulabilen baş ağrısıyla birlikte kol ve bacaklarda uyuşukluk, bulantı ve kusmanın birlikte olması gibi belirtilerin mutlaka ciddiye alınmalıdır. Bahar aylarında baş ağrılarının artmasının olağan olduğunu ancak, ağrının uzun sürmesinin ve ağrıyla birlikte diğer belirtilerin ortaya çıkmasının beyin kanamasına işaret edebilir.
    MENENJİT: Beyin zarlarının iltihabıdır. Çok şiddetli ağrı vardır. Bilinç kapanması görülebilir.

    TANSİYON YÜKSEKLİĞİ: Özellikle küçük tansiyon yüksekliğinde görülür. Eski vakalarda vücut duruma alıştığı için ağrı hissedilmez.Genelde yeni oluşmuş tansiyon yüksekliğinde hissedilir.

    ARTERİOVENÖZ MALFORMASYON (AVM): AVM denilen beyindeki anormal damar yumakçıkları anne karnındaki bebeklerde gelişmekte ve yıllar içinde büyümektedir. Bu damar yumakçıklarında ani kanamalarla karşılaşılabilmektedir. Bu tür kanamalar beyin dokusuna vurgun olarak etki eder ve sonrasında beyinde ödem gözlenir. Bu dönemde kanama durdurulup boşaltılsa bile hayati fonksiyonların kazanılması mümkün olmayabilir. Bu sebeple erken tanı koyarak ve sebebe yönelik cerrahi ve damar içi girişimlerin ardından yaşamlarını normal olarak devam ettirmeleri mümkün olabilmektedir. Beyin kanaması geçirdikten sonra yapılacak cerrahi müdahalede hayati tehdit ve sakatlık oranı yüksek olabilmektedir. Bu nedenle saydığımız bulguları gençlerin öncelikle bu konularla ilgili hekimlerce en azından hayatlarında bir kere muayene edilmeleri ve muayene bulguları sonucuna göre gerekli laboratuvar tekniklerini kullanmaları gerekmektedir.

    BU BELİRTİLER VARSA MUTLAKA ÖNEMSEYİN:

    Bir iki saati bulan ve sürekli olan baş ağrıları

    Baş ağrılarıyla birlikte kol ve bacaklardaki uyuşukluk

    Aralıklarla gelen zonklama

    Başın aynı yerinde tekrarlayan ya da şakaklarda ve alında yerleşim gösteren ağrılar

    Baş ağrısı ile birlikte görülen bulantı ve kusma

    Zaman zaman oluşan konuşma bozuklukları

    El ve ayaklarda titreme

    Bilinç durumunda bulanıklık olması