Etiket: Ayak

  • Tırnaklar

    TIRNAKLAR:

    Tırnaklarımız el ve ayak uçlarının koruyucu örtüleridir. Keratin denilen sert dayanıklı proteinden oluşur.

    El tırnakları ayda 3,5mm, ayak tırnakları ayda 1,6 mm uzar. Tırnak uzaması yaşa, aylara ve yapıya bağlıdır. Tırnaklar yaz aylarında daha hızlı uzar.

    Kadınlarda gebelik haricinde tırnak uzaması erkeklerden daha yavaştır.

    Tırnak uzaması hastalık, beslenme, ilaçlar, travma, kronik hastalıklar, ateş ve yaştan etkilenir.

    Tırnak problemleri:

    Dermatolojik hastalıkların yaklaşık yüzde 10’u tırnak hastalıklarıdır.

    Tırnaklar genel sağlık durumunuzu belli eder. Tırnaklardaki renk değişikliği veya kalınlaşma sağlık problemlerini gösterir. Karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları, kalp ve akciğer problemleri, anemi ve şeker hastalığı bunlardandır. Tırnaklarda renk değişikliği, şekilde bozulma, kalınlık, tırnak kenarlarında kanama, ağrı, renk değişikliği tırnak hastalıklarının belirtileridir.

    Mantar enfeksiyonları tırnak hastalıklarının yüzde 50’sini oluşturur. Ayak tırnakları çevre şartlarından daha çok etkilendiği için ayakta daha belirgindir. Ayrıca melanom dediğimiz cilt kanserleri nadiren tırnak yatağından gelişebilir ve travmatik kanamayla karıştırılır. Tırnak yatağında koyu renkli değişiklikler ve çizgilenme gördüğünüzde bir dermatoloğa başvurmalısınız.

    Tırnak zedelenmesi sonrası beyaz lekeler oluşabilir.

    Tırnak altında kırmızı çizgilenmeler travma, ilaçlar ve hastalıklara bağlı oluşabilir.

    Bakteriyel enfeksiyonlar zedelenme, düşük hijyen, tırnak ısırmak, sürekli su maruziyeti ile oluşabilir.

    Uzayamayan tırnaklar tırnak travmasına yol açan tikler, dar ayakkabılar, sindirim problemlerinden kaynaklanır.

    Tırnakların sağlıklı olması için:

    Tırnakların temiz bakımı öncelikli şarttır. Tırnaklarınızın kısa ve temiz olmasını sağlayın. Tırnaklarınızın merkeze düz paralel şekilde kesilmesi sağlıklı uzamasını sağlar. Ayak tırnakları kalın ve kesilmesi zorlaşmışsa ayağı ılık tuzlu suda 10 dak bekletin, üreli ve salisilik asitli kremler uygulayın. Bu işlemler tırnakları yumuşatır ve kolay kesilmesini sağlar.

    Tırnaklarınızın ince ve kırılmaya yatkın olmasını önlemek için onları nemlendirin.

    Uygun ayakkabılar giymek gerekir, dar ayakkabı uzamayan tırnağa yol açar.

    Tırnaklarınızı ısırmayın. Tırnak ısırmak ağızdaki bakterilerle eldeki bakterilerin taşınmasını sağlar. Ayrıca doku zedelenmesi yoluyla enfeksiyon oluşumuna zemin hazırlar.

    Şeker hastalığı ve kalp-damar hastalığı olanlarda tırnak problemleri sık görülebilir. Böyle hastaların dermatoloji uzmanına kontrol olmaları gerekir.

    Birçok güzellik salonunda hijyen kurallarına dikkat edilmektedir fakat manikür-pedikür yaptırırken yine de steril olup olmadığına özellikle dikkat etmelisiniz. Kendi manikür-pedikür setinizi kullanmalısınız çünkü ortak kullanımda enfeksiyon bulaşı çok sık olmaktadır.

    Aseton, tırnakları kurutur bu sebepten az kullanmak gereklidir.

    Tırnak kozmetiklerine karşı alerjik reaksiyon gösteriyorsanız, kaşıntı ve yanma oluyorsa dermatoloğunuza başvurunuz.

    Takma tırnaklar, mantar enfeksiyonuna ya da altta yatan tırnağın bozulmasına neden olabilir.

    Tırnaklarınızın parlak ve sağlıklı olması için beslenmenize dikkat etmelisiniz. Çinko ve kalsiyum tırnaklar için faydalıdır. Protein, meyve, sebze, kabuklu yemişler, balık ve yumurta tüketimi tırnaklar için faydalıdır. Elma, kuşkonmaz, esmer pirinç, salatalık, sarımsak, üzüm, ciğer, kabuklu yemişler, soğan, somon, çekirdek, soya, ton balığı ve tam tahıllar da tırnaklarınız için faydalıdır.

  • Ayak ve tırnak sağlığınızı düzenli bakım ile koruyun

    Ayak bakımı ve sağlığı kişisel hijyenin en önemli göstergelerinden biridir. Günün büyük bir kısmının ayakta, yürüyerek ya da bir yere yetişebilmek için koşarak geçirildiği düşünüldüğünde ayak sağlığının önemi daha iyi anlaşılabilmektedir. Hareketsizlik, aşırı kilo, yaz aylarına uygun olmayan ayakkabı seçimleri ve bazı kronik hastalıklar ayak sağlığını olumsuz etkilemektedir.

    Düzenli ayak muayenesi yaptırılmalıdır

    Bütün vücudun yükünü taşıyan ayaklar oldukça kompleks bir yapıya sahiptir. Ayağın kas, kemik, eklem ve tırnak yapısından kaynaklanan hastalıkları olduğu gibi diyabet, atardamar ve toplardamar bozuklukları, nörolojik ve romatizmal hastalıklar gibi sistemik bazı hastalıklara ait bulgular da ilk olarak ayakta ortaya çıkabilir. Deri ve tırnak ile ilgili olarak egzema, nasır, mantar, sedef hastalığı, liken gibi hastalıkların belirtilerine rastlanabilir. Düzenli olarak ayak muayenesi ve ayak bakımı ile birçok sorun daha ortaya çıkmadan çözülebilir. Şeker hastalığı ve dolaşım bozukluğu olan kişilerde deri beslenmesinin bozulması nedeniyle travma ile kolay yara açılabileceği ve yara iyileşmesinin gecikebileceği göz önüne alınarak, bu kişilere travmadan korunmaları konusunda eğitim verilmektedir.

    Havaların ısınması ile birlikte mantar enfeksiyonlarına dikkat!

    Mantar enfeksiyonları, ayak parmak aralarında beyazlaşma, ayak tabanında kızarıklık ve pullanma şeklinde belirti verebilirken tırnaklarda sarı siyah renk değişimi ve kalınlaşma olarak ortaya çıkabilir. Özellikle yazın havuz gibi ortak alanların kullanılmasından dolayı mutlaka öncesinde tırnaklardaki mantar enfeksiyonlarının tedavi edilmesi gerekmektedir. Aynı zamanda erizipel (yılancık) gibi bir takım bakteriyel enfeksiyonlara da giriş kapısı oluşturabilmektedir. Ayaklar kuru tutularak, pamuklu çoraplar tercih edilerek ve aynı ayakkabıyı birer gün arayla giyerek mantar oluşumu engellenebilir.

    Nasır oluşumunu engellemek için rahat ayakkabıları seçin

    Ayakta görülen bir diğer önemli problem nasırlardır. Nasırlar kemik çıkıntıları veya basınç noktaları üzerindeki deri kalınlaşmalarıdır. Nasırlar ayak kenarlarında, tabanlarında veya ayak sırtlarında olabilir. Nasırdan korunmak için çok yüksek olmayan ve geniş burunlu ayakkabılar tercih etmek, düzenli olarak ayak bakım kremlerini uygulamak, kemik çıkıntısı olan alanlara destekleyici malzemeler kullanmak faydalı olmaktadır. Tedavide lokal olarak uygulanan nasırı eritici etkisi olan ilaçlar ya da “kriyoterapi” denilen sıvı azot ile dondurma tedavisi uygulanabilir.

    Ayak tırnaklarını keserken dikkat

    Batık tırnak; tırnağın çevresindeki derinin içine gömülü olduğu zaman zaman ağrılı olabilen bir durumdur. Tırnağı batığı kişilere oldukça rahatsızlık verebilmektedir. Batık yerinde enfeksiyon gelişmişse; kızarıklık ve akıntı da görülebilir. Başparmakta daha sık oluşmaktadır. Kan dolaşımı bozukluğu, sistemik hastalıklar, diyabet ve ayak iskelet anormalliklerinde sık görülür. Tırnağın yanlış kesilmesi, travma ve uygun olmayan ayakkabı kullanımı tabloya sebep olabilir. Tedavide öncelikle bakteriyel enfeksiyon eşlik ediyorsa antibiyotik kullanımı, lokal antibiyotik tedavisi, tırnakta mantar enfeksiyonu varsa onun tedavisi yapılmaktadırEğer batık çok şiddetli ise; cerrahi müdahale gerekebilir. Bu durumda “tırnak teli uygulaması” etkili bir çözüm olabilmektedir. Ayrıca, genel olarak ayak tırnaklarını keserken küt bir şekilde kesmeye özen göstermelive tırnağın uçtaki beyaz kısmı 1-2 mm olarak gözükecek kadar kesilmelidir.

    Detaylı bilgi için www.handeulusal.com’u ziyaret edebilirsiniz.

  • Nasır nedenleri ve belirtileri

    Nasır nedenleri ve belirtileri

    Nasır

    Nasır, aşağı yukarı herkesin bildiği bir sorundur. Genellikle kendi kendine tedavi edilebilir; ama çok ciddi olduğunda doktora göstermek gerekir. Nasır, sürtünme ya da basınç nedeniyle derinin boynuzsu tabakasından oluşan bir oluşumdur. Ölü deri hücreleri birikerek bir keratin (protein) tabakası oluştururlar. Bu durum ilerledikçe nasırın altındaki deri hücreleri iltihaplanır, ağrı ve rahatsızlık verir.

    Nedenleri

    Nasır, daha çok derinin aşırı sürtünmeyle karşılaştığı yerlerde ortaya çıkar. Elleriyle çalışan işçilerde ve çıplak ayakla dolaşanlarda, normal olarak ağrı vermeyen ve gerçek nasır olmayan deri kalınlaşması olabilir. Ancak, sözgelimi kemancılarda sürekli olarak çenelerini kemanın gövdesine dayamaktan ya da yeni ayakkabı alanlarda ayakkabının belirli noktalarda ayağı vurmasından gerçek nasır oluşur.

    Bütün sıkı ayakkabıların ve yüksek ökçelerin nasır oluşturabilmesine karşılık, nasır en çok ayaktaki çıkıntılarda, parmaklar arasında ve topukta ortaya çıkar. Bunu onların üzerinde de nasır olur. Bunun nedeni, buradaki kemiğin çıkıntılı oluşu ve sürekli olarak ayakkabıya sürtünmesidir. Bu kemik çıkıntıları üzerindeki sert deri tabakası alt tabakaları koruduğundan, buralarda nasır sık görülür. Ancak nasır ve bunyon oluşumu arasında bundan öte bir ilişki yoktur. Bazı kişiler, özellikle de yaşlılar, nasıra daha eğilimlidirler.

    Protez kullananlarda, derinin aşınması nedeniyle de nasır olabilir. Böyle durumlarda nasır oluşturan nedenin ortadan kaldırılması genellikle yeterlidir ama bazen nasırın alınması zorunlu hale gelebilir.

    Belirtiler

    Nasır, çevresindeki normal deriye göre daha sarımsı renkte, kalın bir deri tabakasıdır. Koni biçiminde olabilir. Ayak parmakları arasındaki nasırlar ise çoğunlukla yumuşaktır. Nasırlar günün sonunda ağrı yapar, ayrıca basınçla karşılaşınca rahatsızlık verirler. Kronikleştiğinde ya da şiddetli olduğunda, çevresindeki deri kızarır ve nasır, hareketsiz durulurken bile çok ağrır. Belirtiler çok çeşitlidir ve bazen nasırı siğilden ayırmak zor olur. Ancak siğil genellikle daha ufaktır ve basınçla ağrı yapar. Derinin üst tabakası kazındığında siyah noktacıklar halinde siğilin kökü ortaya çıkar.

    Nasır rahatsızlık verir ve ağrır, ama çoğunlukla tehlikeli değildir. Daha ciddi bir sorun,“hiperkeratoz” denen, derinin avuç içinde ve tabanda hiçbir neden olmadan kalınlaşması ve bunun yayılması durumudur. Hiperkeratoz hemen doktora gösterilmelidir. Nasırın tek tehlikesi, alınması sırasında kirli aletlerin kullanılmasıyla enfeksiyon kapması ve iltihaplanmasıdır. Özellikle şeker hastalarının bu konuya dikkat etmesi gerekir. Ayaktaki kan dolaşımları zayıf olduğundan, enfeksiyon kolaylıkla kangrene dönüşebilir. Bu yüzden en iyisi nasırlarını bir uzmana göstermeleridir.

  • Ayaklara bakım için evde yapılacak bakım önerileri

    Ayaklara bakım için evde yapılacak bakım önerileri

    Şimdi Ayaklarımızı Şımartma Zamanı…

    Kışın soğuk havalarda kapalı kalan ayaklarımızı artık açık ayakkabılara ve sandaletlere hazırlamak lazım. Kuru görünümlü, çatlamış ve nasırlı görüntüden uzaklaşmak için sizlere evde yapılacak bakım önerilerim olacak.

    *Her akşam veya haftada 3 defa 15-20 dakika kadar ılık suda ayaklarınızı bekletin. İçine biraz limon suyu eklerseniz daha faydalı olur. Hafifçe ponza taşıyla ovalayıp kalın deriyi uzaklaştırın. Ardından kuruladıktan sonra vazelinle her yeri kremleyip temiz pamuklu çorabı ayağınıza geçirip bununla uyuyun.

    *Haftada 2-3 defa yapabilirseniz ayakların nemlenmesi için çok faydalı bir önerim olacak. 2 adet olgun muzu iyice ezerek maske kıvamına getirin. Ilık suda bekleyip yumuşayan ayaklarınızın heryerine sürün. Streç folyoyla kapatıp 10 dakika bekleyin. ardından ılık su ile yıkayıp vazelin sürün ve pamuklu çorabınızı giyip bununla uyuyun.

    Ayrıca yapabilirseniz 2 haftada bir defa parafın uygulaması çok faydalıdır. Ayak kuruluğunda hastalarımın en büyük eksiğinin az su içmeleri olduğunu gözlüyorum. Günlük su tüketimini 8-10 bardağın altına indirmeyin.

    Hepinize sağlıklı günler…

  • Mantar hastalığı deyip geçmeyin

    Mantarlar deride kıl ve saç diplerinde, tırnakta yerleşip çoğalan, ancak mikroskopla görülen organizmalardır. Bu organizmalar çevremizde, doğada, kullanılan ayakkabı ve terliklerde, havlularda, genel kullanıma açık duş, jimnastik salonu ve fitness, yüzme havuzlarında, otel ve cami halılarında bulunduğundan, tüm mantar hastalıkları oldukça bulaşıcıdır. Bu mantarlar üremek için sıcak ve nemli ortamları severler, sporlarını bu bölgelere bırakarak ürerler. Deri ile temas ettiği bölgeden bulaşma olur. Ayrıca kedi, köpek gibi evcil hayvanlardan, çiftlik hayvanlarından, hastalıkla enfekte ise temas yoluyla insana geçebilir.

    Toplumda genellikle sosyoekonomik düzeyi düşük çocuklarda saç mantarları sık görülür. Bu çocuklarda saçlı deride üzeri beyaz kabuklu , üzerindeki saçı döken ve açılma yapan bir görünüm vardır. Daha derin tutulumuda ise küçük bir sivilce gibi başlayıp, giderek büyüyen, üzeri akıntılı ve kabuklu büyük lezyonlar oluşur.Eğer bu derin formu tedavi olmazsa kalıcı kelliğe neden olur.Tedavi ortalama 6-8 hafta olup, çevresindeki herkes de sorgulanmalıdır. Kırsal alanda ve bozuk hijyen koşullarında yaşayanlarda mercimek boyutunda, beyaz sarı kabuklanmaların saça yapışması favus adı verilen bir tablo oluşur.Bu da saçta kalıcı kelliğe neden olur.

    Vücut mantarlarında gövde, kol ve bacaklar en sık tutulan bölgelerdir. Genellikle yuvarlak, etrafı daha belirgin kırmızı, üzeri ince beyaz kepeklenmeli lezyonları vardır. Zamanla büyüyerek vücutta girintili çıkıntılı bir harita şeklini alabilir. Topikal sürme ilaçlarla ortalama tedavi 4 haftadır.Yaygın lezyonu olan hastalarda ağızdan 4-6 hafta ilaç tedavisi uygulanmalıdır.

    Bunun yanında mantarlar sakal bölgesinde, yüzde, kaş kirpik ve göz kapağında , kasıklarda yine benzer özellikte kaşıntılı lezyonlara neden olabilir. Kuaförlerde iyi sterilize edilmemiş malzemelerle yapılan işlemlerde yüz, saçlı deri mantarları oluşabilir. Aşırı ekzersiz yapan, sık terleyen, uzun süre ev dışında kalan ve hijyen şartlarına uymayan kişilerde kasık mantarları daha sık görülür.

    Mantar hastalıklarından sıklıkla gördüğümüz diğer bir form ayak mantarıdır. Bazen ayak parmak aralarında maserasyon dediğimiz beyaz pamuksu bir ıslaklık, bazen parmakları ve ayak tabanını da tutan kuru beyaz kabuklanma ve kızarıklıklar şeklinde karşımıza çıkabilir. Bazı hastalarda da özellikle ayak tabanında yerleşen beyaz sarı su kesecikleri olabilir. Ayak mantarı çok kaşıntılı ve bulaşıcıdır. Ortak ayakkabı ve terlik kullanımı ile bulaşması sıktır. Tedavisi ortalama 6 hafta olup sürme ilaçlarla, gerekirse ağızdan ilaçlarla tedavi edilir. Ayak parmak araları ve ayağımız vücudun en önemli giriş kapısıdır. Burada oluşan çatlak ve yarıklardan sadece mantarlar değil, mikroplar da girer. Bunun sonucunda ayağın tamamı hatta bacakta kızarık, şiş, zaman zaman akıntılı yara ve enfeksiyon oluşabilir. Bu nedenle ayak bakımı biz dermatologlar için çok önemlidir.

    El mantarı, ellerde beyaz kepekli, kızarık döküntüler şeklinde olur. Sıklıkla ekzama ve bazen sedef hastalığı ile karıştırılabilir

    El ve ayak mantarlarından bulaş yoluyla, bazende tek başına izole olarak mantar, tırnak yatağı ve plağına yerleşebilir. Tırnakta beyaz veya siyah renkli kalınlaşma, dökülme, tırnak şeklinde bozulma bazen de akıntılı iltihaplanma yapabilir. Tırnak mantarında tedavi ağızdan ilaçlarla 3 ay sürme tedavilerle 6 aydır.

    Bazen doğru teşhis alamayan yada hastaların biliçsizce kaşıntıya iyi geliyor diye sürdüğü kortizonlu ilaçlarla mantar hastalığı geniş bölgelere kadar yayılan bir artış gösterir. Bu nedenle doğru teşhis ve doğru tedavi gerektiren bir hastalıktır. Bağışıklık sisteminde bozukluk olanlarda, diabet hastalarında , bebeklerde (ağızda) mantar hastalıkları daha sık görülmektedir. Bu nedenle bu hastaların daha dikkatle takibi gerekir.

    Toplumumuzda bu hastalığın yaygın olarak görülmesinin en önemli sebebi kanımca , çok ciddiye alınmamasıdır. Vücutta yada yüzde kızarık döküntüleri olan kişiler mutlaka hekime başvurmaktadır. Ancak ayak tabanında kalınlaşma, kepeklenme olan , el ve ayak tırnaklarında kalınlaşma ve renk değişiklikleri olan kişiler genelde tedavisiz kalır. Birçok mikroorganizmanın buralardan bulaşması ile de ciddi enfeksiyonlara neden olabilir. Hekime başvuran hastalar ise tedavi sürelerini tam olarak tamamlamadığından hastalık geçip tekrar eder. Özellikle saç mantarında tedavi zamanı çok önemlidir. Geç kalındığında kalıcı kellik ortaya çıkar bu nedenle erken teşhis ve tedavisi hızla yapılmalıdır.

    Kaplıcaları ile ünlü bir şehirde yaşıyoruz. Toplu kullanım alanı olan yerlerde ki buna havuzlar da dahil yalın ayak basılmamalı, hijyen kurallarına dikkat edilmelidir. Sık terleme olan bölgelerin kuru tutulması, gerekirse terleme tedavilerinin uygulanması mantar hastalıklarının oluşmasını önleyebilir. Kuaför ve kişisel hijyenle ilgili uygulamaların yapıldığı yerlerde sıklıkla kullanılan ürünlerin, kişiye özel oluşturulması ve kullanılması son derece önemlidir. Evde tırnak yada ayakta mantar enfeksiyonu olan hastaların diğer ev halkına hastalığı bulaştırmaması için tedavi olmaları elzemdir. Varis ve dolaşım bozukluğu olan kişiler özellikle ayak ve tırnak bakımlarına dikkat etmelidirler.

    Sizlere bu yazımda sıklıkla karşılaştığımız mantar hastalıkları hakkında bilgi vererek, tedavisi ve önlemleri hakkında bilgi vermeye çalıştım. Tüm okuyucularıma mantar hastalıklarından uzak sağlıklı bir yaşam diliyorum.

  • Topuk çatlakları

    Topuk çatlakları :

    Topuk çatlakları, deride görülen ince, derin yarıklardır. Bunlar derinin en üstteki kalın boynuzsu tabakasından, en derin tabakalarına kadar uzanabilirler. Çatlaklar ayak derisinde en fazla topuklarda ve yan yüzeylerde oluşurlar. Sağlıklı deri elastik, pürüzsüz ve yüke dirençli bir yapıda iken, çatlamış topuk derisi kuru, gevrek, pürüzlü bir yapıdadır ve en üstteki ölü hücrelerden oluşan boynuzsu tabakası kalınlaşmıştır. Topuk çatlakları son derece ağrılı olabildiklerinden, yürümeyi, sporcuların faaliyetlerini sekteye uğratırlar; kişinin günlük yaşantısını önemli ölçüde kısıtlarlar.

    Topuk çatlamasının nedenleri :

    Esnekliği azalmış ayak derisinin aşırı gerilime maruz kalması, çatlakların ortaya çıkmasına neden olur. Bu duruma yol açan bir çok sebep vardır:

    · En önemli nedenlerin başında ayak mantarı, egzema, sedef gibi deri hastalıkları gelir.

    · Sıvı alımının yetersiz olması veya üre eksikliğine bağlı cilt kuruluğu

    · Kışın soğuk hava veya iç mekanlarda havanın kuru olması, yazın açık ayakkabılarda ayak derisinin tozlu zeminlerle yakın teması deriyi kurutur.

    · Kadınlarda menopoz sonrası östrojen eksikliğine bağlı olarak veya daha ileri yaşta her iki cinste yaşlanma sürecinde deri kuruması.

    · Demir veya B vitamini eksikliği

    · Şeker hastalığı, tiroid yetmezliği veya böbrek hastalıkları başta olmak üzere çeşitli metabolik hastalıklar.

    · Ayaklarda yapısal şekil bozuklukları veya ayak yapısına uygun olmayan ayakkabıların sürekli sürtünmesi

    · El ve ayak derisinde kalınlaşma ve sertleşme ile seyreden bazı genetik deri hastalıkları

    · Çok sık yıkanma, ayakların banyo-abdest alma sonrası yeterli kurulanmaması, ıslak bırakılması

    · Aşırı kiloya bağlı veya aşırı yürüme-koşma sporuna bağlı olarak ayak tabanlarının fazla basınç altında kalması

    Topuk çatlaklarının tedavisi:

    Çatlak tedavisinde ilk aşama, ağrıyı azaltmaktır. Bunun için öncelikle ayak derisinin ılık suda yumuşatılmasından sonra çatlak çevresindeki kalınlaşmış keratin tabakanın temizlenmesi gerekir. Bunun ardından üre içeren merhemler sürülür ve iyileşene kadar topuk derisinin olabildiğince basınç altında kalmaması için önlem alınır. Derin topuk çatlaklarının aynı zamanda mantar ve bakteriler gibi çeşitli mikropların üremesine uygun bir zemin hazırladığı unutulmamalıdır. Yara haline gelmiş derin çatlaklarda akşamları yara üstüne üreli-antibiyotikli bir merhem sürdükten sonra hava almayacak şekilde bandajlanması iyileşmeyi hızlandırır. Çatlak oluşumunu tetikleyen yukarıda sayılan hastalıklardan herhangi biri mevcut ise bunun da birlikte tedavisi gerekir. Özellikle şeker hastalarının kan dolaşımı da yavaş olduğundan ayak hijyenine ve en ufak yaranın dahi hızlı tedavisine özen göstermelidirler. Ayaklara uygun ayakkabı kullanmak, şekil bozukluğu varsa basıncı azaltacak silikon tabanlıklardan destek almak gerekir. Vitamin veya demir eksikliği , ağız yolundan alınan takviyelerle giderilmelidir.

    Topuk çatlaklarında hangi bakım ürünleri önerilir :

    Yakın zamana kadar deriyi yağlayan merhemlerin kuru ve çatlamış deri için en iyi bakım ürünü olduğu düşünülürdü. Ancak günümüzde yağlı merhemlerin deri gözeneklerini tıkadığı ve ter salgısını kısıtladığı bilimsel olarak belirlenmiştir. Buna karşılık üre içeren merhem ve losyonların gözenekleri tıkamadan derinin su tutucu kapasitesini arttırdığı biliniyor. Böylece deri tabakalarının içerdiği nem oranı arttığından, cildimizin esnekliği de artıyor ve darbelere karşı daha dirençli hale geliyor. Üre içeren ürünler her eczanede ve parfümeride bulunmaktadırlar.

    Topuk çatlaklarının önlenmesi:

    Pürüzsüz, esnek, çatlaklara dirençli bir ayak ve topuk cildine sahip olmak için, haftada bir kez ayak cildinin ponza taşı veya ayak törpüsü ile temizlenmesi gerekir. Metal törpüler, zaten hassaslaşmış olan derinin zedelenme riskini daha da arttıracaklarından bunlardan kaçınılmalıdır. Bu sırada olası çatlaklara paralel yönde hareket ettirilmelidir. Törpünün çatlaklara dik gelecek şekilde kullanılması çatlakları derinleştirecektir. Topuklar törpülendikten sonra, uygun bir topuk kremi, masaj ile yedirilmelidir.

    Çatlamış ciltte ise ayaklar , haftada bir kez değil, her gün kremle ovulmalıdır.

    Dr. Banu Serbes Kural

    Dermatoloji uzmanı

  • Tırnak batması tedavisinde fenolle matriks koterizasyonu

    Tırnak batması nedir?

    Tırnak yatağı ile tırnak arasında doğuştan varolan uyumsuzluk nedeniyle özellikle ayak baş parmak tırnakları olmak üzere batık oluşabilir. Uygunsuz ayakkabı seçimi ve yanlış tırnak kesimleri ise bu problemi daha da belirgin hale getirebilir. Batık aynı tırnakta bazen tek bazen de çift taraflı olabilir.

    Genel Önlemler

    Tırnak batmasına eğilimi olanların tırnaklarını mümkün olduğunca uzun tutmaları ve düz kesmeleri gereklidir. Ayakkabı seçerken ayağı sıkmayan, küt uçlu ayakkabıların seçilmesi daha uygun olacaktır.

    Tedavide yaygın olarak yapılan yanlışlar

    Malesef ülkemizde tırnak batmasının tedavisinde halkımız yaygın olarak kuaförlere başvurmaktadır. Ancak doktor olmayan kişilerce bilinçsizce yapılan bu uygulamalar hem tırnak probleminin tam olarak iyileşmemesine hem de iltihaplanmalara yol açmaktadır. Unutmayalım ki ehil ellerde yapılmayan bu tür işlemler kalıcı tırnak bozuklukları ile de sonuçlanabilir.

    Tırnak batmasında en yaygın yanlış tedavi yaklaşımı tırnağın tamamen çekilmesidir. Bazı durumlarda tırnağın tamamen çekilmesi kaçınılmaz olabilirse de bu tedavi çekilen ayak tırnağı yaklaşık olarak sekiz ayda yeniden büyüyeceği için ancak bu süre içerisinde bir rahatlama yaratacaktır. Oysa tırnak yeniden büyüdüğünde batmaya neden olan problem hala devam ettiği için kaçınılmaz olarak tırnak batması tekrarlayacaktır.

    Fenolle matriks koterizasyonu nedir?

    Genel önlemlere uyulmasına rağmen tekrarlayan tırnak batması problemi olanlarda ağızdan antibiyotik tedavisi eşliğinde tırnak bozuklukları ve tırnak batması tedavisinde tırnağın ya tamamen çıkarılması ya da kısmen çıkarılarak tırnak matriksinin (tırnağı doğuran tabaka) fenol ile tahrip edilmesi işlemleridir. Fenolizasyon tedavisinde genellikle sadece tırnağın batan kısmı keserek çıkarılır ve tırnağı doğuran tabaka(matriks) tırnağın yeniden büyüyüp batmaması için tahrip edilir.

    Fenolle matriks koterizasyonu işlemi nasıl gerçekleştirilir?

    Bu işlem için poliklinik şartlarında hastaya yarım saatlik bir süre ayırılması yeterlidir. Bölgenin tıbbi temizliği sağlandıktan sonra önce bölgesel anestezi yapılır. Sonra tırnağın et içindeki kısımlarını çıkardıktan sonra batık kısımdaki tırnağı doğuran tabaka pamuk uçlu bir çubuktan faydalanılarak%88.8 feno ile tahrip edilir. İşlem sonrasında ağızdan antibiyotik kullanılır ve yaklaşık bir hafta süre ile iki günde bir pansuman tedavisi yapılır.

    Sonuç olarak bu yöntemle tırnak batıklarının tekrar etmesi çok nadirdir. Ancak nadiren işlem yapılan bölgede ağrı, kanama, enfeksiyon ve uygulanan anestezik maddeye bağlı allerjik reaksiyonlar görülebilir.

  • Tırnak batması tedavisi

    Tırnak batması çok sık karşılaşılan bir ayak sağlığı problemidir. Günlük hayatımızı oldukça sıkıntıya sokan tırnak batması kişiye acı ve rahatsızlık vermekedir.

    Tırnak batmasının en önemli nedenleri şunlardır:

    1) Tırnakların yanlış kesimi:

    Tırnak batmasının olmaması için ayak tırnağımızın kesim şekli çok önemlidir. Ayak tırnakları hiçbir zaman el tırnakları gibi yuvarlak kesilmemeli, köşeler dışarıda kalacak şekilde düz kesilmelidir.

    2) Uygunsuz ayakkabı kullanımı:

    Tırnak batmasının ikinci önemli nedeni ayak yapımıza uymayan sivri ve dar burunlu ayakkabıların kullanımıdır. Parmak uçlarına baskı yapan sivri burunlu ayakkabılar tırnak batmasına neden olabilmektedir.

    3)Hamilelik:

    Tırnak batması, hamilelik dönemlerinde ve sonrasında da birtakım hormonal nedenlerden dolayı sıklıkla görülmektedir.

    4) İlaçlar:

    Sistemik retinoik asit gibi birtakım ilaçların kullanımı sırasında da tırnak batmaları meydana gelebilmektedir.

    Tırnak batmasının tedavisi:

    Tırnak batmaları için birçok tedavi yöntemleri uygulanmaktadır.

    Öncelikle tırnak batması tırnak çevresindeki dokuda iltihaba neden olduğundan genellikle antibiyotik tedavisi verilmektedir. Ancak bu tırnak batmasının tam tedavisi için yeterli değildir. Tırnağın batık kısmının mutlaka kurtarılması gerekir.

    Tırnak batmasında çok sık yapılan tırnak çekimi tedavisini kesinlikle önermiyoruz. Bu oldukça zahmetli ve sonuçları başarılı olmayan bir yöntemdir.

    Tırnak batması tedavisinde günümüzde uyguladığımız en etkili,pratik ve tırnağın çekilmediği yöntem TIRNAK TÜP PROTEZ yöntemidir. Lokal anestezi ile batık tırnak kenarına konulan plastik tüp 10 gün kadar kalmakta ve bu süre sonunda tırnak batması engellenmiş olmaktadır.

    Diğer tırnak batması tedavileri arasında tel takma, pamuk uygulaması gibi metodlar bulunmaktadır. Hekim hastanın durumuna göre en uygun tedaviyi uygulayarak tırnak batması sorununu ortadan kaldırmalıdır.

  • Tırnak batması ve tedavisi

    Tırnak batması toplumda yaygın bir problemdir. Ayak yapısına uygun olmayan ayakkabılar,gebelik, ergenlikte hızlı büyüme evresinde tırnağın parmağa göre fazla gelişmesi , tırnak altındaki kemik yapıda gelişen bazı oluşumlar tırnak batmasının başlıca sebepleridir. Aşırı terleme tırnağın yumuşayarak tırnak yan duvarına gömülerek batık tırnak ( gömülü tırnak) tırnaklarda şekil bozukluğu ile sonuçlanabilir. Yine yanlış tırnak kesimi de tırnak batması ( gömük tırnak ) ile sonuçlanabilir.

    Tırnak batmasında erken evrede (Evre I) tırnağın yan kenarı boyunca ağrı hissedilir. Daha sonra ağrıya kızarıklık (Evre II) eşlik eder. Üçüncü evrede şişlik artarak granülasyon dokusu geliştirir. Ve nihayet dördüncü everede tırnak kıvrımı enfekte olarak sulantılı bir görünüm kazanır. Erken evrede konservatif önlemler yeterli olabilirse de tırnak batmasının ileri evreleri mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmelidir.

    Son yıllarda özellikle ayak tırnak batması hastalarının giderek artan miktarda pedikür salonları ve ayak sağlığı merkezlerinde tedaviye çalışıldığını görmekteyiz. Ancak tırnak batması kesinlikle bir tıbbi problemdir ve hekimlerce tedavisi gerekir. Zira tırnak batması yoluyla oluşan enfeksiyon ayak dolaşım bozukluğu olan kişilerde ve şeker hastalarında gangrene kadar giden rahatssızlıklara yol açabilir.

    Doğru tedavi yöntemi sadece tırnak batması gözlenen tırnağın tümüyle çekimi değildir. Çekilen tırnak hastanın ağrı şikayetlerini bir süre ortadan kaldırır. Ancak 6-12 ay sonra tırnak uzayıp eski boyutlarına ulaştığında tekrar batma başlayacaktır. Doğru tırnak batması tedavisi tırnağı daraltan ya da tırnak yatağını genişleten yöntemlerle yapılır.

    Erken dönemde hafif lezyonlarda batan tırnak kısmına pamuk uygulanması, kalın tırnaklarda tırnağın orta kısmının törpülenmesi, tırnak teli uygulamaları, mantar mevcut ise tedavisi ve travmadan kaçınma ile düzelmeler gözlenebilmektedir.

    İleri evrelerde ve inatçı durumlarda ise yurt dışında ve kliniğimizce yapılan çalışmalara göre

    Tırnağın batan kısmının ve altındaki yatağının kısmi olarak çıkarılıp, batan tırnak kısmını üreten ve matriks olarak adlandırılan oluşumun ileride tekrar batmaya yol açmaması için fenol dediğimiz maddenin uygulanması ile (fenolizasyon) en başarılı sonuçlar sağlanmıştır.

    (Proximo-Lateral Matrix Partial Excision and Matrix Phenolization for Treatment Ingrown Toe Nail: 225 Treated Patients and 24-Month Follow-Up. Karaca Nezih, Dereli Tugrul. Ann Fam Med. Epub).

    Bu operasyon batan tek tırnak için ortalama 15 dakika sürmekte ve lokal anestezi eşliğinde uygulanmaktadır. İşlemden sonra evde istirahat önerilmektedir. Tırnak batması tekrarlayabilen bir durumdur ve bu yöntemin en önemli özelliği kalıcı bir çözüm sağlamasıdır.

    ABD Michiganda yapılmış 2005 te yayınlanmış 69 çocuk hasta üzerinde yapılmış bir çalışmada ( J Pediatr Surg. 2005 Jan;40(1):290-2.) basit eksizyon tekniğiyle, fenolizasyon yöntemi karşılaştırılmıştır. Bu çalışmada uzun dönem takibi sonrasında basit eksizyon yapılan grupta nüks oranı %45 olurken fenolizasyon uygulanan grupta nüks oranı %4 olarak değerlendirilmiştir.

    NEDEN FENOLIZASYON ILE TIRNAK BATMASI TEDAVISI

    Fenol ile uygulanan tırnak batması tedavisinin avantajlarını özetleyecek olursak:

    1-Oldukça kısa süren bir müdehaledir. 15 dakika kadar sürer

    2-Işlem sonrasında ağrı hissi hemen hemen olmaz

    3-Uygulama sonrası enfeksiyon riski çok düşüktür. Çünkü kullanılan fenol maddesi aynı zamanda güçlü bir antiseptiktir.

    4-Tırnak batması nüks riski %5’den azdır.

    Tüm bu avantajlar inatçı vakalarda ve ilerlemiş batmalarda fenolizasyon tekniğiyle yapılan tırnak batması tedavisini diğer yöntemlere göre üstün kılmaktadır.

    Uzm. Dr. Nezih KARACA

  • Tıbbi ayak bakımı

    Tıbbi Ayak Bakımı

    Ayakkabıların içinde esir ederek tüm ağırlığımızı taşıttığımız ayaklarımıza, yani vücudumuzun en ağır işçilerine gereken önemi vermiyoruz.

    Doğuştan ya da ileri yaşlarda, ortaya çıkan kemik deformiteleri, metabolizma bozukluğundan kaynaklanan diyabet (şeker) hastalığı, dolaşım bozuklukları, trafik kazaları ve diğer nedenlerden dolayı ayak sağlığımız bozulmaktadır. Ülkemizde yaklaşık her beş kişiden birinin ayaklarında sorun vardır. Özellikle ileri yaşlarda ayak sorunları oluşmasını önlemek ya da geciktirmek için ayak sağlığımıza dikkat etmeliyiz.

    Ülkemizde bir şekilde ayak sorunları ile ilgilenen yerler olmakla birlikte, sorunu olan kişiler nereye başvuracağını gerçekte tam olarak bilememekte ve zaman zaman sıkıntılı durumlarla karşılaşmaktadırlar.

    Ayak sağlığı ve bakımı ile ilgilenen alan “podiatri” olarak bilinir. Podiatrinin ‘önleyici’ yani ayakla ilgili sorun oluşmadan önce önlem almada önemli olduğunu bilmek gerekir.

    Diabetli ayaktan batık tırnağa, nasırdan mantara, düz tabanlıktan topuk dikenine dek birçok sorun yaşadığımız ayaklarımız podiatrinin uygulama alanına girer. Ayaklarımıza hak ettiği önemi verip, düzenli bakımını yaptırmamız gerekir.

    Ayakta En Sık Rastlanan Sorunlar

    *Ayak Ağrıları:

    *Nasır:

    *Diyabetik Ayak:

    *Terleyen ve Kokan Ayaklar: Aşırı terleyen ve havasız kalan ayaklarda, bakterilerin etkisiyle hoş olmayan ve kişiyi itici yapabilen kokular ortaya çıkar; çoğu zaman yalnızca yıkamak yeterli olmayabilir. Uygun bakım ürünleri kullanımı ve ayak bakımı ile sorun çözülebilir.

    *Ayaklarda Aşırı Yanma ya da Soğukluk Hissi

    Topuk ve Ayak Tabanı İle İlgili Sık Rastlanan Sorunlar

    *Topuk Dikeni: Topuk ağrılarının en sık nedenidir. Ayaktayken ve özellikle sabahları yataktan kalkıldığında ağrı oluşturur. Taban çökmesi, çok fazla ayakta kalma, hareketsiz yaşam tarzından birden hareketli yaşama geçilmesi gibi, ayak için aşırı yüklenme oluşturan durumlarda, topukta tahrişe bağlı kemikleşme ve diken görüntüsü oluşur. Topuk yastığı ya da uygun tabanlık kullanımı rahatlatıcıdır.

    *Plantar Fascia Tahrişi: Ayak tabanı ve topukta ağrı oluşturur; sabah belirgin olan ağrılar hareket ettikçe azalabilir. Ayak tabanında tarak kemiklerinin başı ile topuk kemiği arasında uzanan “plantar fascia”nın üzerine aşırı yüklenme sonucu ortaya çıkar. Fazla kilo, yanlış ayakkabı kullanımı, taban çökmesi, günlük aktivitede ani ve belirgin artış bu rahatsızlığa neden olabilir. Uygun tabanlık kullanımı genellikle rahatlatıcıdır.

    *Çatlamış Topuk: Derinin kurumasına bağlıdır ve sık görülür. Çatlak derinleşirse acı, kanama ve iltihaplanma olabilir. Nemlendirici ve gerekirse uygun tabanlık kullanımı yararlı olabilir.

    Tırnaklarla İlgili Sık Görülen Rahatsızlıklar

    *Batık Tırnak:

    * Kalınlaşmış Tırnak

    Tırnaklar, kişilerin temizliğini ve sağlığını yansıtan başlıca özelliğidir. Görünümlerini iyileştirmek ve sağlığını koruyabilmek için genel vücut sağlığına ve beslenmeye dikkat edilmelidir. Ayrıca, dıştan uygulanacak bakımlar da ihmal edilmemelidir. Tırnak bakımına özen gösterilmezse birçok tırnak hastalığı gelişebilir, kozmetik olarak rahatsız edici sonuçlar (şekil ve renk bozukluğu gibi) ortaya çıkabilir. Dermatologlar, her gün tırnak sorunu için başvuran ve çözüm arayan birçok hasta görmektedir.

    *Mantarlı Tırnak

    A. Genel Ayak Bakımı

    Aktif ve üretici yaşam ayak sağlığına bağlıdır. Ayakların önemsenmesi, bakımının doğru ve periyodik şekilde yapılması yaşam kalitesinin yükselmesine önemli katkı yapar.

    Kliniğimizde, Türkiye'de bu alanın öncüsü ve güvenilir kurumu İSVEÇ AYAK SAĞLIĞI ile iş birliği içerisinde, “kuru sistem” ayak bakımı yapılmaktadır. Kuru sistemde ayak suya sokulmadan işlem uygulanır. Doğru tırnak kesimi yapılır, deri kalınlaşmaları ve nasırlar temizlenir, kalınlaşmış tırnaklar inceltilir, tırnak kanalları temizlenerek gerekli destekler yerleştirilir. Genel ayak bakımı, ayak problemleri için geliştirilmiş özel GEHWOL ürünleri kullanılarak yapılır.

    Yaşam kalitesinde detaylar önemlidir. Sağlıklı ayaklar kaliteli yaşamın önemli bir parçasıdır. Podiatrinin ilgilendiği ayak sağlığı ve bakımı lüks değil, aksine gereksinimdir.

    B. Nasır Tedavisi

    Sıklıkla uygun ayakkabı kullanmama ya da taban deformasyonu sonucu oluşur. Aslında vücudun savunma aracı olan nasır, giderek rahatsızlık unsuru olur. Tedavi hem nasırın uzaklaştırılması, hem de ayaktaki sürtünme ya da basıncın ortadan kaldırılmasıdır; bu aşamada uygun ayakkabı ya da tabanlık seçimi önemlidir.

    Problemin kaynağına göre bir ya da birkaç bakımla düzelebilen ya da ömür boyu sürekli bakım yapılması gereken nasırlar olabilir. İyi sonuç elde edilebilmesi için düzenli bakım yapılması gereklidir.

    Nasır bandı kullanılması uygun değildir; asit içeriğinden dolayı tahriş oluşturup deride yara yapabilir. Doğru olanı, nasırın ayak bakım uzmanı tarafından alınmasıdır.

    C. Batık Tırnak Tedavisi

    Toplumun çok geniş bir kısmında karşılaşılan bir problemdir. Yanlış tırnak kesimi, doğuştan gelen dönük tırnak yapısı, giyilen ayakkabılar, kaza ile üstüne basılması gibi nedenlerle ortaya çıkabilir.

    Batık tırnak hemen tedavi edilmelidir, batan kısım konunun uzmanı tarafından alınmalıdır. Çok sık tekrarlayan batıklarda tırnak kanalına uygun yöntemlerle müdahale edilerek batmadan uzaması sağlanmaya çalışılır.

    Batan tırnağın bütünüyle çekilmesi genellikle geçici bir çözümdür; tırnağın yeniden

    uzaması sürecinde batma olasılığı yüksektir. Çekim sırasında tırnak yatağının zedelenmesi nedeniyle yeni büyüyen tırnak eskisinden daha kalın ve batmaya yatkın özellikte olabilir. Bu nedenle, çekimden önce diğer yöntemlerin denenmesi daha uygun olur.

    Tırnak kesiminde dikkat edilmesi gereken özellikler vardır. Tırnaklar doğal çizgisine uygun

    şekilde düz kesilmesidir; köşelerin kesilmesi batığa yol açabilir, yuvarlak törpülenmelidir. Tırnaklar dipten kesilmemelidir, uçtan bir kısım tırnak bırakılmalıdır. Tırnak altları, yatağı bozabilecek sivri uçlu cisimlerle temizlenmemelidir, tırnak fırçası kullanılması daha uygundur. Tırnakların da, ayak derisi gibi, nemlendirilmeye ve yumuşatılmaya gereksinmesi vardır.

    Kliniğimizdetırnağın batmadan doğru uzaması için tırnak kanalını temizleme ve destekleme işlemleri yapılır. Bazen tırnak kanalında, batık tırnak gibi acı veren nasır oluşabilir, bunun tırnak batması ile ayrımının yapılması ve uygun şekilde tedavi edilmesi gerekir.

    D. Mantarlı Tırnak Tedavisi

    Tırnağın mantar hastalığı, genellikle ayak, nadiren elin bir ya da iki tırnağında başlar; daha sonra bütün tırnaklara yayılabilir. Tedavi edilmedikleri zaman vücudun diğer bölümlerine yayılabilir, ailenin diğer elemanlarına bulaşabilir. Tedavi edilmeyen ayak tırnağındaki mantar enfeksiyonu bacaklarda kalıcı lenf ödeme neden olabilir. Bazen, hastanede yatarak tedavi gerektirecek şekilde, bakterilere bağlı daha ciddi enfeksiyonlara neden olabilir.

    E. Diyabetli Ayak Bakımı

    “Diyabetik ayak” tablosu, diyabet hastalarının birçoğunda zamanla görülen bir durumdur. Öncelikle ayaklar hissizleşir (nöropati) ve yara oluşumu hasta tarafından fark edilmeyebilir. Ayrıca, ilerleyen dönemlerde kılcal damar daralmaları da yara iyileşmesini zorlaştırır. Zamanla ayağın kesilmesine dek uzanan sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu nedenle diyabetlilerde ayak bakımı özel önem taşır.

    F. Pedograf (Ayak İzi İncelemesi) ve Tabanlık Uygulaması

    Ayak ağrıları, ayakta en sık görülen rahatsızlıklardan birisidir. Kişiler bu ağrıları genellikle kabullenmiş görünürler. Ayak ağrılarının en sık nedeni tabanın düzleşmesidir; sanılanın aksine, bu durum sonradan oluşabilir. Ayak yaşa bağlı olarak uzar ve genişler, ayak numarası büyüyebilir; bu aşamada taban çökmeye başlar ve ayak kaslarındaki yorgunluk, zorlanma gibi nedenlerle ağrılar başlar. Bu durumda uygun tabanlık desteği çok yararlıdır. Ancak, tabanlık kullanılması gereken durumlara karşın, bir de ortopedik özellikte olmayan ayakkabı kullanımı bu ağrıları artırır.

    Hamileliğin özellikle ilerleyen dönemlerinde ayaklarda ödem oluşur. Hamilelerde hormonal değişiklikler, vücut ağırlığının artması ve ağırlık merkezinin değişmesi nedeniyle ayak kemikleri çökebilir. Bu durumda uygun tabanlık kullanımı yararlıdır.

    G. Ayak Bakımı Ürünleri

    Ayakta konforu artırmak için ayak bakım ürünleri ile küçük ayak problemlerini hemen giderecek basınç giderici ve düzelticiler kullanılabilir.

    1. Ayak Kremleri

    2. Basınç Gidericiler