Etiket: Ateş Düşürücü

  • Ateş düşürücüler bebek aşılarını etkiliyor

    Çocuklarda aşı mikroorganizma (mikrop) ‘nın tamamı veya bir bölümünün belirli işlemlerden geçirildikten sonra verilmesidir. Aşılar enfeksiyonlardan korunma amaçlı uygulanır. Doğal enfeksiyon geçirildikten sonra gelişen bağışıklık önemlidir. Aşı uygulama sonrası beklenti doğal bağışıklığa yakın bir korumanın sağlanmasıdır. Aşının koruyuculuğu hastalığa yakalanmama ve hastalıktan korunmayı amaçlar. Aşılar bebeklik döneminde uygulanmaya başlar ve belirli aralıklarla tekrarlanarak koruyuculuğun oluşması sağlanır. Günümüzde hastalığa yakalanma riskini azaltma ve korunma önemlidir. Teknolojideki ilerlemeye paralel olarak aşılarda yapısal değişiklik olmuş ve
    aşı sonrası yan etkiler azalmıştır. Son yıllarda yapılan kapsamlı çalışmalarda bebeklerde aşı sonrası ateş düşürücü ve ağrı kesici olarak uygulanan paracetamol (acetaminofen) ‘in bağışıklık sistemini etkilediği görülmüştür. Aşı uygulamasından sonra oluşan ateş uygulanan mikroba karşı gelişen bir savunma mekanizmasıdır. Ateş düşürücü verilmesi bu savunma mekanizmasına etki etmekte ve istenilen yanıt oluşamamaktadır. Bebeklere ve çocuklara verilen ateş düşürücü paracetamol’un etkisi araştırıldığında bazı aşılarda yanıtın azaldığı bazı aşılarda ise etkisinin olmadığı görülmüştür.

    Bebeklerde ;

    * Pnömokok (zatürre)
    * Difteri
    * Tetanoz
    * H İnfluenza (menenjit)
    * Boğmaca aşılarda ateş düşürücülerin verilmesi bağışıklık yanıtına etki etmekte ve bağışıklık yanıtının zayıflamasına yol açmaktadır. Rotavirüs aşısı üzerine paracetamolun etkisi bulunmamaktadır. Bebeklik döneminde uygulanan

    * Pnömokok aşısı
    * Hepatit B aşısı
    * Karma aşı DTaB Hib aşılarından sonra ateş düşürücü ,ağrı kesici paracetamol vermekten kaçınmak gerekir.

    Bir yaşından sonra uygulanan aşılarda paracetamol’un bağışıklık yanıtı azaltıcı etkisi görülmemiştir. Diğer taraftan aşı uygulamalarından sonra ateş yükselmesi her aşı tipinde oluşmamaktadır. Son yıllarda uygulanan boğmaca aşısının ateş yükseltici etkisi aşının yapısının değiştirilmesi ile ortadan kaldırılmıştır. Sonuç olarak bebeklerde aşı sonrası gelişebilecek ateş ve ağrıdan önlemek için verilen paracetamol’un yararlı değil zararlı etkisinin olabileceği görülmektedir. Diğer bir ateş düşürücü , ağrı kesici olan Ibuprofenin’in Zatürre (Pnömokok) aşısının oluşturduğu bağışıklık yanıtı üzerine azaltıcı etkisi olmadığı saptanmışsa da diğer aşılar tetanoz ve boğmaca üzerinde bağışıklık yanıtını azaltıcı etkisi görülmüştür. Bebeklerde aşı uygulamalarından sonra ateş düşürücü verirken düşünülmeli ve mümkünse ateş düşürücü verilmemelidir.

  • Ateş öcü değildir!

    Çoğumuzun hafızasında kulağımıza biryerden çalınan korkulu ‘ateş’ hikayeleri vardır. Herşeyden önce ”ateş” vücudun doğal bir savunma mekanizmasıdır. Vücudun mikropları öldürmeye çalıştığının bir göstergesidir. Çocuk acillerin kapısından telaşla içeri giren anne babaların korkulu rüyasıdır. Ateş, hastalığın bir teşhisi değil bir bulgusudur. Ateşin öcü olmadığını anlamak, bilgi sahibi olmak ve ateş halinde neler yapabileceğimizi bilmek anne baba olarak en önemli sorumluluklarımızdan biridir. Öncelikler telaş yapmayın. Hasta olan çocuğunuzun mimiklerinizi takip ettiğini unutmayın. Bu noktada sizi en iyi yönlendirecek şey çocuğunuzun genel durumudur.Genel durumu iyi olan ,neşesi bozulmayan çocuğunuzu sakince değerlendirmeye devam edin.Öncelikle kıyafetlerini inceltin. Arada (çok sık olmayarak) ateşini ürkütmeden yavaş hareketlerle ölçün.Unutmayın çok sık ateş ölçmek hem çocukta huzursuzluk yaratır hem de sizin çocuğunuzun durumunu yanlış değerlendirmenize neden olur. Çocuğunuzu değerlendirirken diğer semptomları daha sonra doktorunuzla paylaşmak için not edin(burnu akıyor, vücudunda kızarıklıklar çıktı, gözlerinde çapaklanma gördüm,kakası cıvıklaştış, ateş şu saatte şöyleydi.. vb.)

    Ateşin dirençli olup olmaması (destek tedaviye cevap verip vermemesi) ve eşlik eden semptomlar önemlidir. Ancak, ateşin derecesi ve yüksek kalma süresi antibiyotik ihtiyacı olan bakteriyel infeksiyonlar ve antibiyotik ihtiyacı olmayan viral hastalıklar arasında ayırıcı değildir. Yani çocuğun ateşi çok yükseldiğinde antibiyotik kullanılması gerektiği anlamına gelmez!! Çocuklarda, gerçek vücut ısısına en yakın vücut ısısını makattan ölçeriz. Ancak yenidoğanlarda ve dört yaşından büyük çocuklarda önerilmez.Uygulamadaki zorluklar ve başkasına kullanıldığında infeksiyon bulaştırma gibi kısıtlamaları mevcuttur. Makat içinde 2-3 dakika tutularak ölçülen ateşin 38 derece üzerinde olması ateş kabul edilir. Bu değer kulaktan ölçümler için 37.8’dir ve kulaktan ölçüm daha sık kullanılır. Yenidoğanlarda koltuk altından ölçmek daha uygun olacaktır. Bebeklerin ateşlerini banyodan hemen sonra ölçmemek gerekir.En azından 20 dakika beklenmelidir. Aksi
    taktirde yanlış bir şekilde yüksek değerler elde edebilirsiniz. Alından ölçen termometrelerin kullanması diğer ölçüm yöntemlerine göre daha kolaydır. Belki de en sık yapılan hata, alından ateş ölçen infrared termometrelerin vücudun başka noktalarında kullanılmasıdır.Bu durum hem sizin aklınızı karıştırır hem de yanlış ölçümler yapmanıza neden olur.Ayrıca cihazın ölçüm yapan yüzünün temiz olduğundan emin
    olmalısınız. Bebeğinizin ateşini koltuk altından ölçecekseniz,koltuk altı bölgesinin kuru olmasına, termometrenin uç kısmının koltuk altının derin kısmına değmesine ve bip sesini duyana kadar termometreyi geri çekmediğinize emin olun.

    Ateş düşürmede temel olan büyük çocukların kendilerini rahat hissettiği küçük çocukların rahatladıkları düzeye kadar düşürmektir.Yani sayısal sabit bir değer belirlemek gerekmez. Yüksek derecelerde ateş düşürücü ilaç kullanılabilir Düşük derecelerde ise kıyafetlerini inceltmek ya da çıkartmak, ortam ısısını ayarlamak, bol su vermek ve olabildiğince yeterli kalori almasını sağlayacak şekilde besleyerek destek tedavi verilmesi uygundur.6 aydan büyük anne sütü alan bebekler hastalık dönemlerinde ek gıdaları kabul etmek istemeyebilirler. Bu durumda sık sık emzirin. Ateş düşürmede sirke, alkol, soğuk su kullanmayın.Çok soğuk suyun altına sokmanın aksi etki yapabileceğini unutmayın. En sık kullanılan ateş düşürücüler parasetamol ve ibuprofendir. İçerisinde düşük dozda ateş düşürücü bulunan grip-soğuk algınlığı ilaçlarını ateş düşürücü olarak kullanmak doğru olmaz.Kullanılan ateş düşürücüleri verilmesi gereken saat aralıklarına ve dozuna uymadan kullanmak doğru değildir. Geri dönüşümü zor sorunlara neden olabilir. Ateş düşürücülerin dozunu mutlaka doktorunuzdan iyice
    öğrenin.Yapılan çalışmalarda, parasetamol ve ibuprofenin ardışık olarak kullanımının ateşi düşürmede tek başına parasetamol veya tek başına ibuprofen kullanılmasına üstünlüğünün olmadığı gösterilmiştir.

    Kendinize güvenin, doğru bilgiler edinin,Unutmayın, bebeğinize bu dünyada en iyi bakabilecek kişi sizsiniz.

  • Ateş düşürücülerin etkili olmaması, ciddi hastalık belirtisi midir?

    Günümüzde çocuk acillere en çok başvuru yüksek ateş yakınması ile olmaktadır. Bunların büyük çoğunluğu kendiliğinden iyileşen ve tedavi gerektirmeyen basit viral hastalıklar olsa da, bir kısmı da antibiyotik tedavisi gerektiren ciddi bakteriyel enfeksiyonlar olabilir.

    Genel olarak ateşin ateş düşürücüler ile kolayca düşmesi durumunda altta yatan nedenin ciddi bir hastalık olmadığına inanılmaktadır. David King, Arch Dis Child.2013 te yayınlanan makalesinde, şimdiye kadar bu konuda yapılmış araştırmaları derlemiş ve sonuç olarak ne ateşin kolay düşmesinin hastalığın basit, ne de ateşin ateş düşürücüler ile kolay düşmemesinin ciddi hastalıkların göstergesi olmayabileceğini yorumunu getirmiştir.

    Yani menenjit, zatürre gibi ciddi tedavi gerektiren hastalıklarda ateş, ateş düşürücü ile kolayca düşebileceği gibi,ciddi tedavi gerektirmeyen ve kendiliğinde iyileşebilen hastalıklarda da ateş düşürücülere iyi cevap alınamayabilmektedir.

    O halde, ateş düşürücelere cevaptan yola çıkarak, nasılsa kolay düşüyor ciddi değildir, veya ateş düşürücü ile düşüremiyorum çok ciddidir düşüncesi doğru değildir. Bu değerlendirmeyi doktora bırakmak en doğrusu olacaktır.

    Dr.Ertugrul Guler