Etiket: Aşılama

  • AŞILAMA YÖNTEMİ

    AŞILAMA YÖNTEMİ

    Aşılama, spermle yumurtanın buluşma şansını artırmak için fizyolojiyi desteklemek amacıyla yapılan bir işlemdir.

    Erkekten alınan semen örneğinin laboratuvar şartlarında yıkanarak, hızlı hareket eden ve normal görünen spermlerin seçilerek rahim içine verilmesi işlemidir. Bu yöntemle normal görünen ve hızlı hareket eden spermler, vajinal ortamdan uzaklaştırılıp yumurtaya en yakın yere bırakılmış olur. Spermlerin yumurtaya ulaşmak için kat edeceği mesafe kısalır ayrıca, şekil bozukluğu olan ve yavaş hareket eden spermler de ayıklanmış olur. Aşılamanın başarısı %10-15 civarındadır. Açıklanamayan infertilite de, sperme ait hafif derecedeki bozukluklarda, rahim ağzında ve sperm öldüren salgı varlığında uygulanabilir.

    Tüp Bebek
    Aşılama Nasıl Yapılır?

    Kadına verilen hap ya da iğnelerle her ay kendiliğinden oluşan bir adet yumurtanın sayısı iki ya da üçe çıkarılırken, erkeğin spermleri de özel bazı yöntemlerle yıkanıp hazırlanır. Böylelikle spermlerin hareketli olanları küçük bir hacimde yoğunlaştırılmış olur. Verilecek çatlama iğneleri ile yumurtaların çatlama zamanı da ayarlanarak hazırlanmış olan spermler, rahim içerisinde özel bir plastik kanül vasıtasıyla bırakılır. Böylelikle spermlerin gidecekleri yol da kısaltılarak yumurta ya da yumurtalara kolayca ulaşmaları sağlanır. Elbette bu işlemin yapılabilmesi için en az bir kanalın ya da tüpün açık olması şarttır. Dolayısıyla aşılama işleminden önce rahim filmi çekilmesi gereklidir.

    Genellikle 3 ya da en fazla 4 uygulamadan sonra gebelik oranlarının artmadığı bilindiğinden daha fazla aşılama tekrarlamaya gerek yoktur. İyice bilinmelidir ki, çocuğu olmayan herkese aşılama yapılamaz.

    Eğer erkeğin spermlerinin sayı ve hareketi çok düşük ise aşılamadan beklenecek fayda çok azdır. Bu sayı ve hareket konusunda tam bir fikir birliği olmasa da genellikle kabul gören görüş erkeğin spermlerine yıkama işlemi uygulandıktan sonra toplam ileri doğru hareketli sperm sayısının en az ml de 1 milyonun üstünde olması gerektiğidir. Diğer önemli bir konu da spermlerin şekil bozukluklarıdır. Aşılama öncesinde sperm şekilleri de bu konuda tecrübeli kişilerce detaylı olarak değerlendirilmelidir, normal görünümlü sperm sayısının en az %4-5 olması gerekmektedir.

    Normal şekilli olmayan spermlerin sayı ve hareketleri iyi olsa bile yumurtanın kabuğunu delip içerisine girmelerinde problem olabilir.

    Aşılamadan fayda göreceği düşünülmeyen ya da 2-4 kez aşılama yapılamasına rağmen gebelik oluşmayan kişilerde tüp bebek tedavisine geçilmelidir.

  • Aşılama (İnseminasyon)

    Aşılama (İnseminasyon)

    Aşılama yöntemi nedir?

    Aşılama (İntrauterin İnseminasyon-İUİ) nedeni bilinmeyen kısırlıkta(açıklanamayan infertilite),hafif sperm sayı ve yapı bozukluklarında,hafif endometriosiste,rahimağzı patolojilerinde,sperm antikoru saptanmasında ve erkekte görülen boşalma bozukluklarında;erkekten mastürbasyon yöntemi ile alınan spermin yıkanarak içindeki sağlıksız spermlerden arındırılıp ve hareketliliği artırıldıktan sonra jinekolojik muayne pozisyonunda yumurtlama dönemindeki kadının rahminin içine özel bir kanül ile verilmesidir.

    Aşılama yöntemi nasıl uygulanır?

    Aşılama yönteminde sperm erkekten matürbasyon yöntemi ile steril bir tübe alınır.Matürbasyon kuru olarak yapılır yani kayganlaştırıcı sabun, jel gibi her hangi bir madde kullanılmaz çünkü sperme zarar verebilir.Ayrıca sperm ilk damlasından son damlasına kadar tübün içine boşaltılmalıdır.Çünkü spermin ilk damlası sperm sayısının en çok olduğu damladır ve bu nedenle çok önemlidir.Tübe alınan sperm özel sıvılar ile yıkanarak içindeki ölü,hareketsiz ve biçimi bozuk spermlerden temizlenerek spermlerin hareketliliği artırılır.

    Kadın hasta aşılama işlemine adetin başından itibaren yumurtlama sayısını arttırıcı gerek tablet gerekse iğne formunda ilaçlarla hazırlanarak yumurtlamanın olduğu dönem saptanarak hazırlanır.Hastaya jinekolojik muayne pozisyonunda önce spekulum yerleştirilir.Vajen içi serumla yıkanarak sperme zarar verebilecek maddelerden arındırılır.Yıkanmış sperm özel bir kanül ile rahmin içine zerk edilir.Aşılama ağrısız bir işlem olduğu için her hangi bir anestezi gerektirmez.Aşılama sonrası hasta 15-20 dakika muayne masasında dinlendirilir.İşlem bitiminde hasta günlük yaşamına dönebilir.

    Aşılama hangi durumda uygulanır?

    Aşılama bir çok durumda uygulaması kolay,pratik,ekonomik ve riski olmayan bir işlem olduğu için ilk aşama kısırlık tedavi yöntemi olarak tercih edilmektedir,En çok uygulandığı kısırlık nedenleri şunlardır,

    1)Sperm sayısı,hareketliliği az olduğu durumda uygulanır.Başarı oranı sperm sayısının 5 mil/ml üstünde ve morfolojik bozuklukların olmadığı koşullarda daha yüksektir.

    2)Hafif Endometriosiste

    3)Açıklanamayan Kısırlık

    4)Sperme karşı antikor varlığında

    5)Kadında yumurtlamanın olmadığı veya yumurtlamanın yetersiz oranda olduğunda

    6)Rahim ağzına uygulanan cerrahi müdahaleler sonrası rahim ağzında tahrip ve deformasyonun olduğu koşullarda.

    7)Cinsel işlev bozukluklarında,örneğin retrograd ejekülasyonlu hastalarda

    Aşılama işlemi ne kadar sürer?

    Aşılama işleminin uygulanması sadece bir kaç dakika sürmektedir.Bu uygulama sırasında herhangi bir anestezi yöntemine gerek duyulmamaktadır.Tamamlanan işlemin ardından,10 ile 20 dakika arasında dinlendirilen anne adayı,günlük yaşantısına hiç bir sorun olmadan dönebilir.

    Başarılı bir aşılama için hangi koşullar gerekir?

    1)Aşılama yapmak için öncelikle spermin dölleyeceği bir yumurta olmalıdır.Yumurtlama bozukluklarında kadına önceden yumurtlamayı uyarıcı ve artırıcı ilaçlar verilmelidir.

    2)Tüplerin her ikisi yada en az bir tanesi açık olmalıdır ki sperm yumurtayı dölleyebilsin.Aşılamadan önce rahim filmi çekilerek tüplerin açık olduğu saptanmalıdır.

    3)Erkeğin sperm sayım analizi normal veya normale yakın olmalıdır.Sperm sayısı 5mil/ml altında ve sperm morfolojisinde ağır bozukluk olan vakalarda başarı şansı düşer.

    4)Aşılama yapılabilmesi için son olarak oluşan bir gebeliğin tutunmasını engelleyecek rahimiçi bir patoloji olmamalıdır.

    Aşılama kaç defa uygulanmalıdır?

    Günümüzde aşılama yönteminde önerilen aşılama sayısı 2 veya 3 defadır.Başarı oranlarına bakıldığında en fazla gebelik üçüncü uygulamada elde edilir.

    Aşılamanın başarı oranları nedir?

    Her ay düzenli olarak ilişkiye giren çiftlerde gebe kalma oranı %2-3 civarındadır.Aşılama yöntemiyle bu oran altaki nedene bağlı olarak %20’ye kadar yükselebilir.Yumurtalıklar uyarılmadan yapılan aşılama işlemiyle %5’in altında gebelik elde edilebilir.Avrupa Birliğinin pek çok avrupa ülkesinin ortalamalarını bildirdiği raporunda aşılama ile ortalama gebelik oranı %9.3 olarak bildirilmiştir.Açıklanamayan infertilite tanısı almış infertil çiftlerde kendiliğinden gebe kalma oranı %2 iken,aşılama tedavisi uygulanan bu gruptaki infertil çiftlerde gebelik oranlarının her siklusta %10.5-17.9 arasında değiştiği bildirilmektedir.Endometriosis tanısı alan hastalarda gebelik oranları açıklanamayan infertilite grubuna göre belirgin olarak düşük bulunmuştur.İnfertilite süresi uzadıkça,aşılama sonrası gebelik oranları düşmektedir.Anormal sperm morfolojili hastalarda aşılama sonrası gebelik oranları düşüktür.Aşılama tedavisinde bir diğer önemli faktör kadının yaşıdır.Aşılama ile gebelik elde edilse bile düşük yapma oranı yüksektir.Ortalama 42 yaşında bir kadında düşük ile gebelik kaybı oranı %54.5 iken ,45 yaşında bu oran %74.7’ye çıkar.

    Aşılama komplikasyonları nelerdir?

    1)Çoğul gebelik

    2)Enfeksiyon gelişmesi

    3)Aşılama sonrası bazen kasık ağrısı ve kramp görülebilir

  • Meningokok aşıları

    Meningokok aşıları

    Meningokok tüm dünyada en sık görülen menenjit nedenlerinden biridir. Ülkemizde rutin aşılama programında menenjite neden olan pnömokok ve hemophilus influenza tip b’ye karşı aşılama yapılmaktadır. Ama meningokok menejitine karşı rutin aşılama henüz yapılmamktadır. Bu aşı isteğe bağlı ücretli yapılmaktadır.

    Meningokok enfeksiyonu %10-14 ölümle ve %5-30 sakatlıkla ( sağrlık, havale, mental retardasyon, ekstremite ampütasyonu ve yaygın doku kaybı gibi) sonuçlanabilir. En sık salgınlar ilkbahar aylarında 5 yaş altında çocuklarda ve adolesan yaşta görülür.

    Meningokolar için tek kaynak insandır. Bulaşta asemptomatik taşıyıcılar önemlidir. Bulaş damlacık yoluyla ve solunum yolu salgıları ile direk temasla olur. Akut hastalık menenjit, menenjit ile birlikte meningokoksemi veya menenjit olmaksızın meningokoksemi şeklinde olabilir. Meningokoksemi çok hızlı ilerleyen saatler içerisinde fatal seyrli olabilen bir hastalıktır.

    Meningokok kapsüllü gram negatif diplokok yapısında bir mikroorganizmadır. İnsanlarda hastalık yapan kapsül polisakkaridlerine göre en önemli 5 serotipi ( A, B, C, Y ve W ) vardır. Ülkemizde 2013 yılından beri serotip A, C, Y ve W karsı kombine konjuge menenjit aşısı yapılmaktadır. Ancak açıkta kalan serotip B aşısı ülkemizde yeni onay aldı ve uygulanmaya başlandı. Tam bir korunma için iki aşının da yapılması önemlidir.Meningokok tüm dünyada en sık görülen menenjit nedenlerinden biridir. Ülkemizde rutin aşılama programında menenjite neden olan pnömokok ve hemophilus influenza tip b’ye karşı aşılama yapılmaktadır. Ama meningokok menejitine karşı rutin aşılama henüz yapılmamktadır. Bu aşı isteğe bağlı ücretli yapılmaktadır.

    Meningokok enfeksiyonu %10-14 ölümle ve %5-30 sakatlıkla ( sağırlık, havale, mental retardasyon, ekstremite ampütasyonu ve yaygın doku kaybı gibi) sonuçlanabilir. En sık salgınlar ilkbahar aylarında 5 yaş altında çocuklarda ve adolesan yaşta görülür.

    Meningokolar için tek kaynak insandır. Bulaşta asemptomatik taşıyıcılar önemlidir. Bulaşma damlacık yoluyla ve solunum yolu salgıları ile direk temasla olur. Akut hastalık menenjit, menenjit ile birlikte meningokoksemi veya menenjit olmaksızın meningokoksemi şeklinde olabilir. Meningokoksemi çok hızlı ilerleyen saatler içerisinde fatal seyirli olabilen bir hastalıktır.

    Meningokok kapsüllü gram negatif diplokok yapısında bir mikroorganizmadır. İnsanlarda hastalık yapan kapsül polisakkaridlerine göre en önemli 5 serotipi ( A, B, C, Y ve W ) vardır. Ülkemizde 2013 yılından beri serotip A, C, Y ve W karsı kombine konjuge menenjit aşısı yapılmaktadır. Ancak açıkta kalan serotip B aşısı ülkemizde yeni onay aldı ve uygulanmaya başlandı. Tam bir korunma için iki aşının da yapılması önemlidir.

  • Aşılar hakkında bir çok şey

    • Aşılama aktif immünizasyonla immun sistem cevabını düzenlemek amacıyla antijenleri vücuda verme yöntemidir.

    • Aşı; bir hastalığa karşı spesifik koruma sağlamak amacıyla hazırlanmış immunobiyolojik materyaldir.

    • Aşı antijeniktir ancak patojenik değildir. Aşılamada amaç hastalıkları oluşmadan önlemektir. Dünya’da kullanılan ilk aşı çiçek aşısıdır.

    (1796-Edward Jenner) Bu aşı 1801 yılında Jenner metoduyla İstanbul’da üretilmiştir.

    • Dünyadaki ikinci aşı kuduz aşısıdır. (1885- louis pasteur)

    • 1977- WHO Çiçek hastalığının Dünyadan eradike edildiğini açıklamıştır

    TÜRKİYE’DE AŞI TARİHÇESİ

    • Tifus aşısını ilk bulan kişi Dr. Reşat Rıza KOR’dur. Bu aşıyı ise ilk uygulayan kişi Erzurum’da Dr.Refik Sağlam’dır.

    • 1936 yılında Hıfzıssıhha’da Tifo, Dizanteri, Kolera, Veba, Menengokok, Stafilokok, Boğmaca, Brucella, Nezle, BCG (ağız ve deri içi olmak

    üzere), Difteri, Tetanoz, Kızıl, Alüminyum presipiteli karma aşılar, Lekelihumma, Kuduz, Çiçek, Grip aşıları olmak üzere 17 farklı tip aşı

    üretilip, 35 farklı formülde ülke istifadesine sunulmaktadır.

    AŞILAMADA GENEL KURALLAR

    • Soğuk zincire uyulmalı

    • Steril ve tek kullanımlık enjektörler kullanılmalı

    • Doğru yoldan verilmeli

    • Eş zamanlı kullanılabilen aşı ve serumlar bilinmeli

    • Birden çok aşı yapılması gerekiyorsa farklı yerden yapılmalı

    AŞILARDA GENEL ÖZELLİKLER

    • Genelde canlı aşılar (OPV, kızamık, BCG, suçiçeği gibi) ışığa duyarlıdır.

    • DBT, DT, IPV, Hib, Hepatit A, Hepatit B, Influenza gibi aşılar dondurulmaya duyarlıdır.

    AŞILAR HAKKINDA GENEL BİLGİ

    • Birden fazla canlı aşı aynı anda yapılabilir, aksi halde en az 1 ay ara olmalıdır.

    • Aynı anda birden fazla aşı uygulamasında ayrı ekstremite kullanılmalı, aynı ekstremite kullanılacaksa minimum 2 cm aralık olmalıdır.

    • Gecikmiş aşı zamanlarında yeniden başlangıç yapılmaz.

    Fazla miktarda inaktif aşı dozu verilmesi yan etkileri arttırabilir, canlı virus aşılarında ise teorik risk vardır. Düşük dozda verilen aşılar hiç yapılmamış sayılır.

    • Anne sütü OPV etkisini bozmaz. OPV sonrası tükürür, yutmaz veya 10 dk içinde kusarsa aşı tekrarlanır.

    Aşı Kontrendikasyonu OLMAYAN -AŞIYA ENGEL OLMAYAN Durumlar

    • Prematürite

    • Anne sütü alıyor olmak

    • Hafif ateşli enfeksiyonlar

    • Başka bir nedenle antibiyotik kullanmak

    • Ailede aşıya bağlı konvülsiyon öyküsü

    • Nonspesifik allerjik hastalık öyküsü

    • Annenin gebe olması

    • Daha önceki DT-P aşısından sonra lokal reaksiyon öyküsü

    • Penisilin allerjisi.

    Henüz aşı şemasına dahil edilmeyen (ancak ülkemizde ruhsatlandırılmış olup mevcut olan) aşılar ise şunlardır:

    rotavirus aşısı (RV) (Rotarix,Rotateg)

    influenza aşısı (IV)

    human papillomavirus aşısı (HPV)

    (Gardasil,Cervarix)

    tetanoz-difteri-aselüler boğmaca aşısı (Tdap)

    konjuge meningokok aşısı (KMA).

    BU AŞILAR ÖZEL,ÜCRETLİ AŞI DİYE ANILIR.

    ÖZEL ÜCRETLİ AŞILAR

    1-ROTAVİRÜS; Salgın ishal kusma aşısı olarak bilinir aşının ilk dozu bebek 14 haftalık olmadan ağızdan uygulanmalıdır,ülkemizde iki ya da üç doz olarak uygulanan iki marka vardır,4-8 hafta ara ile aşılama tamamlanılır,ilk doz 6 haftalıktan itibaren yapılabilir son doz 7. ay dolmadan yapılmalıdır.

    2-MENİNGOKOK ;Meningokok aşısı öldürücü menenjit aşısı olarak bilinir,9.ayı dolan herkese yapılabilir,2 doz ya da bir yaşından sonra tek doz olarak uygulanan markalar ülkemizde bulunmaktadır,üst yaş sınırı yoktur,9 ayını bitiren her yaş grubuna uygulanabilir.

    3-SUÇİÇEĞİ 2.DOZ ; ilk dozunun 1.yaşta asm lerce yapıldığı suçiçeği aşısının 2.dozu 4 yaşını bitiren suçiçeğini geçirmemiş herkese uygulanabilir. Ülkemizde uygulanan tüm özel ve ücretsiz aşılar ABD ve Avrupa ülkelerinde ücretsiz uygulanmaktadır.Sadece verem aşısı ABD ve Avrupa da verem kalmadığı için yapılmamaktadır.

    Özel aşılar diğer aşılar kadar güvenli,emniyetli ve etkilidir.

    ÖZEL AŞILAR ;Aile sağlığı merkezlerinde yapılmayan üç aşı vardır. Bunlar Amerika ve Avrupa da yapılmaktadır. Ülkemizde ücretli olarak yapılan bu aşılardan rotavirus aşısının ilk dozu bebek 14 haftalık olmadan önce yapılmalıdır. İlk dozdan 4 veya 8 hafta ara ile 2. ve 3. doz yapılıp, 7. aydan önce aşılanma tamamlanmalıdır.Diğer bir aşı meningokoksemik menenjit aşısı 7.aydan 103 yaşa kadar her yaşa yapılabilir.

    Bu aşının da 2 veya tek doz yapılan üç ayrı formu ülkemizde mevcuttur. Son olarakta 4 yaşını bitirmiş çocuklarımıza ikinci doz suçiçeği aşısı özel yapılmaktadır Burada çocuk 5-7-9-13 yaşında olabilir. Yani meningokok ve 2.doz suçiçeği aşılarında üst yaş sınırı olmadığından geç kalma gibi bir durum yoktur..

    Aile hekimliğince takibiniz olsa bile aile hekiminiz yada çocuk doktorunuzdan ücretli diye tabir edilen ve asm de uygulanmayan bu aşılar için detaylı bilgi alınız .Unutmayın aşılar ölü veya zayıflatılmış mikropların vücuda verilerek aşısı yapılan hastalığa karşı bağışıklık sağlamak amacıyla yapılırlar.Aşının ücretli veya ücretsiz olarak yapılması aşının gerekliliğini veya gereksizliğini göstermez.

    Aşıların yan etkileri hakkında en yanlış bilinen bilgide; civa içerip otizm yapabileceği zannıdır ki çoklu aşılar civa içerir yani ülkemizde sadece verem-bcg aşısı civa içerir. BCG dışındaki aşılarda civa veya tiomersol yoktur. Otizm yapabilme riski de sadece bir tez olup ispatlanmış değil.

    Aynı gün içerisinde bir çocuğa kaç aşı yapılabilir?

    •İstenildiği kadar yapılabilir.

    •ABD’de kombine aşılar kullanılmadığından aynı vizitte 7-9 aşı yapılmaktadır.

    Rotavirus aşısı yaptık çocuk kustu, aşıyı tekrarlayalım mı?

    Tekrarlanmasına gerek yoktur. Aşılama programı olduğu gibi devam edilmelidir.

    Aşılama programında aksama oldu. Ne yapalım?

    Aşılama programında eğer ki bir aksaklık olursa kalındığı yerden devam edilmelidir.

  • Rotavirüs aşıları

    Rotavirüs enfeksiyonundan korunmada aşıların önemi her geçen gün daha iyi anlaşılmaktadır. Birçok ülkede rutin aşılama programında bulunan bu aşı ülkemizde henüz rutin aşılama programına alınmamıştır. Ağızdan uygulanan bu aşılar canlı virüs aşısı olup iki ayrı preparatı mevcuttur.

    – Beş tip canlı rotavirüs içeren Rotateq

    – Monovalan rotavirüs aşısı Rotarix

    Rotavirüs aşılarının uygulanmasında bazı sorunlar karşımıza çıkmaktadır.

    – Aşı her yaş grubuna uygulanamaz.

    – Aşı uygulama zamanı sınırlıdır.

    – İki farklı aşının uygulama zamanları aynı değildir.

    – İlk doz aşı uygulaması belirli bir zaman diliminde yapılmalıdır.

    – Doğal rotavirüs enfeksiyonunun geliştiği gibi aşı ağız yolundan verilmekte ve bağışıklık yanıtı aynı şekilde oluşmaktadır.

    – Aşı uygulanmasından sonra anne sütü ile beslenmenin aşının etkinliğini azaltmakta mıdır? Sorusunun yanıtı bilinmemektedir.

    – Aşının ishale yol açan tüm tipleri kapsamaması önemlidir.

    – Aşı uygulaması ile rotavirüs ishallerinde belirgin düşük olması sevindiricidir.

    Rotateq aşısı 3 doz olarak uygulanmaktadır.

    İlk doz bebek 12 haftalık (3aylık) oluncaya kadar verilmesi gerekir. Son doz en geç 32 haftaya kadar verilmelidir. Doz aralıkları 4 veya 8 hafta olarak uygulanabilir. 3 doz aşı uygulaması aynı aşıyla tamamlanmalıdır. Rotarix aşısı 2 doz olarak uygulanır. İlk dozda 16 haftadan önce (yurt dışı uygulanmalarında bu süre 3 ay 2 hafta 6 gündür.) İkinci doz 24 haftaya kadar tamamlanmalıdır. Doz aralığı her iki aşı uygulamasında aynıdır. Bu iki aşı uygulamasında yaşanan karmaşa ilk ve son doz tarihlerinin birbirinden farklı oluşudur. Sonuçta hangi aşı ile aşılama başladı ise o aşı ile aşılamanın tamamlanması gerekliliğidir. Bu süreçler dışındaki güvenirlik ve etkinlik tartışmalıdır.

    Gebe ve erişkinlerde aşının kullanılması önerilmez. Rotavirüs aşısı diğer aşılarla eş zamanlı olarak verilebilir. Prematüre bebekler normal aşılama zamanında rotavirüs aşısı ile aşılanabilirler. Bu aşılarda thimerosal (civa) ve diğer koruyucu maddeler yoktur. Rotavirüs aşılarının hastalığın kontrolü ve ishale bağlı ölümlerin azalmasında etkisi tartışılmaz. Beklentiler bu aşıdaki uygulanabilirliğin yaşla sınırlı olmaması ve tüm rotavirüs tiplerini kapsamasıdır.

  • Çocuk aşılaması

    Hekimlikte temel ilke koruyucu hekimliktir, koruyucu hekimliğin en önemli işlevlerinden birisi de aşılamaktır.

    Aşılama tarihçesi: Aşı konusunda ilk uygulamanın M.Ö. 590 yılında Çin’de Sung Hanedanı döneminde çiçek hastalığından korunmak için ciltteki iltihaplı maddenin sağlıklı kişilerin burnunun içine verilmesi olduğu bilinmektedir. Sistemli aşılama ise ilk kez yine çiçek hastalığına karşı olmak üzere 1796 yılında Edward Jenner tarafından başlatılmıştır. Aşılama ile ilgili ayrıntılı bilgiler Jenner’den 100 yıl kadar sonra, Pasteur tarafìndan elde edilmiştir. Bu büyük bilim adamı, infeksiyon hastalıklarının kaynağının mikroplar olduğunu keşfetmiştir. Ayrıca mikropların zayıflatılmış, hastalık yapamayacak hale getirilmiş biçimde insanlara verilmesiyle, bireyin bulaşıcı hastalıklardan korunabileceğini kanıtlamıştır.

    Bağışıklık Sistemi: Kişi çevresinde bulunan kimi mikroorganizmaların ya da onların ürünlerinin zararlı etkilerine karşı dirençli olması hali BAĞIŞIKLIK olarak tanımlanır. Bağışıklık sistemi özgül yanıt veya özgül olmayan yanıt şeklinde tanımlanır. Bağışıklık pasif yada aktif olarak yani aşılama ile kazanılır.

    Bu amaçla mikroorganizmaların zayıflatılmış, hastalık yapamayacak hale getirilmiş şekillerinin vücuda verilmesiyle, bağışıklık sisteminin uyarılmasını sağlamak üzere aşılar geliştirilmiştir.

    İdeal bir aşı nasıl olmalıdır; hastalık belirtisine yol açmadan, en az hastalığı geçirmekle edinilecek kadar bağışıklık sağlayan aşıdır. Her aşı en iyi bağışıklık yanıtı sağlayacak sıvılarla ve kendisi için en uygun olan vücut bölgesine uygulanır. Aşı programları oluşturulurken; çocukların bağışıklık sistemlerinin infeksiyonlara karşı yanıt verebilme yetenekleri, mevsimler, hastalıkların yayılma yolları ve toplumların sosyoekonomik koşulları gibi bir çok faktör göz önünde bulundurulur.

    Aşılama amaçları: Aşılama çalışmalarında güdülen başlıca amaç, insanların aşı ile önlenebilir hastalıklardan mortalite ve morbiditenin azaltılmasıdır.

    Aşı kampanyaları: Kampanyalar, bir hastalığı tümüyle ortadan kaldırmak amacıyla da yapılabilmektedir. Ağızdan çocuk felci aşısının son yıllarda çok sayıda ülkede aynı tarihlerde kampanyalar halinde uygulanması, yok etme çabalarına iyi bir örnektir. Bu yaygın kampanyada amaç; çocuk felcini, tıpkı çiçek hastalığında olduğu gibi tamamen yeryüzünden silmektir

    Rutin Aşı Takvimi : Ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından önerilen ve giderleri devlet tarafından karşılanarak ücretsiz uygulanan rutin aşı programı aşağıdaki gibidir.

    Bu program içinde yer alan aşılar ; Difteri, Boğmaca, Tetanoz, Çocuk felci, Verem, hepatit B, Kızamık aşılarıdır.

    Ek rutin aşılar : Sağlık Bakanlığı’nın ücretsiz olarak uyguladığı rutin aşılar dışındaki bazı aşılar gelişmiş ülkeler başta olmak üzere birçok ülkede rutin aşı programı içerisinde uygulanmaktadır: MMR (kızamık-kızamıkçık-rubella) aşısı: Bu aşı 9 aylık kızamık aşısı yapılmış olan çocuklara 15 aylıkken uygulanabilir.

    Hemofilus influenza tip b (Hib) aşısı : Özellikle çocukluk çağında menenjitlerin çok önemli bir bölümünü oluşturan Hib menenjitinin önlenmesi için önemlidir. Gelişmiş ülkelerde bu aşı ile Hib menenjitleri eradikasyon hedefine oldukça yaklaşmıştır. Aşının uygulama şeması çocuğun yaşına göre değişiklik gösterir.
    Varisella (su çiçeği) aşısı : Varisella komplikasyon oranı düşük olmasına rağmen, gerek çok sık görülmesi, gerekse de immün yetmezlikli hastalarda mortalitelere neden olması nedeniyle, korunulması gereken bir hastalıktır. Aşısı oldukça pahalıdır, ancak çok koruyucu etkinliği yüksektir. Aşı 12 ayını doldurmuş çocuklara, 12 yaşa kadar tek doz uygulanır. 13 yaşında veya daha büyük çocuklara ve yetişkinlere ise su çiçeği geçirmemişlerse, en az bir ay ara ile 2 doz verilir.

    Aşının uygulanamadığı durumlar; Aşı uygulanamadığı durumlar son derece nadirdir. Genellikle canlı olmayan aşılar her durumda yapılabilir, ancak bağışıklamanın yeterli olmadığı zamanlarda etkisiz olabilir..Canlı aşılarda ise bağışıklama sisteminin zayıf olduğu durumlardır. Malign hastalıklar, AIDS, kortikosteroid veya antineoplastik ilaç kullanımı, doğumsal bağışıklık yetmezlik sendromları gibi bağışıklık sistemini bozan primer ve sekonder hastalıklar, aktif tüberküloz, hastanede yatarak tedaviyi gerektirecek düzeyde zatürre, böbrek yetmezliği, metabolizma bozukluğu v.b. gibi sağlık sorunu olanlara geçici olarak aşı yapılamamktadır.

    Prof. Dr. Duran Canatan

    Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları, Kan Hastalıkları ve Genetik Hastalıkları Uzmanı