Etiket: Arı

  • Yetişkinlerde arı (böcek) alerjisi

    Kendini hissettirmeye başlayan bahar mevsimi çoğumuzu mutlu ediyor. Ancak alerjisi olanlar için bahar mevsiminde her tarafta rengarenk açan çiçeklerin etrafında dolaşan arılar, hayatı tehdit eden ciddi sorunlara yol açabilir.

    Arı alerjisi hayatı tehdit edecek kadar ciddi alerjik reaksiyonlara alerjik şok (anafilaktik şok ) tablosunda yol açabilir. Arı sokmasından sonra içinde bulanan birçok kimyasal maddeye bağlı olarak kolda şişlik kızarıklık gibi reaksiyonlar gelişirken içerdikleri bazı alerjenlere bağlı olarak vücutta kaşıntı baş dönmesi nefes darlığı baygınlık gibi alerjik reaksiyonlar gelişebilir.

    Ülkemizde arı sokmasına bağlı ciddi yaygın reaksiyon gelişme riski % 2.2 olarak saptanmıştır. Arı alerjisine bağlı olarak bir kısmı ölümle sonuçlanmaktadır.

    Arılar genellikle bal arısı ve yabani arı olarak ayrılırlar. Bal arısı soktuğu yerde iğnesi kalırken diğer yabani arıların soktuğu yerde iğnesi kalmaz. Bu şekilde arıları ayırmak arı alerjisinin tedavisi içinde önemlidir.

    Arı alerjisi alerji uzmanları tarafından tedavi edilebilir bir alerjidir. Bu yüzden mutlaka alerji uzmanları tarafından görülmeli ve değerlendirilmelidir.

    YETİŞKİNLERDE ARI ALERJİSİ BELİRTİLERİ NELERDİR?

    Bahar ayları ile birlikte polen alerjilerinin dışında arı alerjilerinde de bir artış söz konusudur. Özellikle arıların çevrede dolaştığı bahar aylarında arı sokmalarına bağlı şikayetler daha çok görülmektedir.

    Şehirlerde yaşayan birçok insan arılarla yoğun bir temas içinde bulunmayabilir eğer arıcılık yapmıyorsa kırsal kesimlerde daha çok arılarla karşılaşabiliriz belki de her 10-15 yılda bir kez, eşekarısı tarafından sokulabiliriz. Yaban arısı sokmasına bağlı alerjik hassasiyet oluşması için birkaç sokması gerektirir bazen tek bir sokma sonrasında da ortaya çıkabilir.

    Buna karşılık, arı alerjisi çoğunlukla arılar tarafından sık sık sokulan insanlarda görülür. Arılara alerjisi olan hastaların hemen hemen çoğu arıcılar veya aileleri içerisinden çıkar, bazen de yakın komşularında ortaya çıkabilir.

    Arı sokmasının belirtileri nelerdir?

    – Ağrı

    -Kızarıklık

    -Şişlik (soktuğu alanda ve bazen tüm bölgede )

    -Yanma

    -Ürtiker ( Kurdeşen ) ve Anjiyoödem

    -Kaşıntı

    -Alerjik şok (Anafilaksi )

    Bunların dışında çok daha nadir olarak serum hastalığı, nöropati, ensafalit, glomerulonefrit, myokardit, guillain barre sendromu görülebilir.

    Arı alerjisi sokmasına bağlı oluşan belirtiler genellikle lokal ( bölgesel ) veya sistemik olarak karşımıza çıkar.

    Arı sokmasına bağlı olarak, soktuğu yerde yoğun ağrı, kızarıklık ve sıklıkla küçük bir alanda şişlik (1-2 cm çapa kadar) görülebilir. Lokal reaksiyonlara, bağlı olarak sokma yerinde ödem oluşur. Bu tür şişlikler birkaç saat içinde ortaya çıkar ve boyutları giderek artan şekilde değişir, bazen bir eli veya tüm kolu etkileyebilir. Sokulan yerde bazen baloncuk şeklinde şişlik oluşabilir daha sonrasında bu alanda enfeksiyon gelişebilir. Baş boyun bölgesinden sokulmadığı sürece hava yolu etkilenmiyorsa, bu tür şişlikler hayati tehlike yaratmaz.

    Arı sokmasına bağlı yaygın sistemik reaksiyonlar da arının soktuğu yerin dışında gelişir. Sistemik reaksiyonların şiddeti büyük ölçüde değişkendir. Erken ortaya çıkan belirtiler kızarık ve kaşıntı olarak görülürken bunları ürtiker ve anjiyoödem izler. Daha şiddetli sistemik reaksiyonlar gelişen hastalarda ölümcül olabilen belirtiler görülür. Fenalaşma hissi ile birlikte sıklıkla laringeal ödem ve astıma bağlı nefes darlığı şikayetleri oluşur. Bunun dışında şiddetli reaksiyonlarda, baş dönmesi, bayılma veya bilinç kaybına neden olan hipotansiyon görülür. Ayrıca karın ağrısı, idrar kaçırma, göğüs ağrısı veya görme bozuklukları görülebilir.

    Klinik tablo kişiden kişiye değişkenlik göstermektedir. Hastaların bir kısmında arı sokmasından sonra ortaya çıkan kızarıklık, ürtiker ve anjioödem gibi belirtiler ani şekilde başlayıp, ne yazık ki bir kaç dakika içinde bilinç kaybına neden olabilir. Hastaların bir kısmındaysa sistemik reaksiyonlar sokmadan 10 dakika sonra başlayabilir ve hastanın acile gitmesi için bir zaman olabilir.

    Arı soktuğunda ne yapmalıyız ?

    Arı sokmasına bağlı oluşan reaksiyonlar kolda şişlik kızarıklık şeklinde görülebildiği gibi bazen nefes darlığı baş dönmesi ve baygınlığa yol açan alerjik şok tablosu olarak da görülebilir.

    Arı sokmasından sonra tedavi için en önemli noktalardan biri arının tipini belirlenmesidir. Bal arısı ve yabani arı ayrımı çok önemlidir.

    Arı tarafından sokulduğunda çoğu kişi arıyı hatırlamaz. Bal arısı soktuğunda zehir kesesi ile birlikte iğnesini ciltte bırakır ve daha sonra ölür. Bu yüzden arının soktuğu yerde kesesi varsa bal arısı tarafından sokulduğunu gösterir. Zehir kesesinin içinde bulunan zehrin tümüyle boşalması 2-3 dakika alacağından bir an önce kesenin ciltten uzaklaştırılması ve iğnenin çıkartılması gerekir. İğne yandan tırnakla kazıyarak çıkartılması daha uygun olur. Zehir kesesinin yanlardan bastırılarak çıkartılması daha fazla zehrin içerisine girmesine yol açacağından dikkatli olmak gerekir.

    Arının soktuğu yerde kesesi yoksa muhtemelen yabani arı tarafından sokulmuştur. Sarıca arı, eşek arısı ve yaban arısı soktuğunda iğnelerini kaybetmedikleri için defalarca sokabilir.

    Arılar tarafından sokulduğunda sokulan alana bazı şeylerin sürülmesinin ( çamur, toprak soğan gibi ) yerine temiz suyla temizlenmesi ve soğuk kompres uygulanması uygun olur. Gerekirse lokal reaksiyonlar için lokal anestezik krem, antihistaminik tablet, ağrı kesici tablet, ağrı ve kaşıntının azaltılması için kullanması önerilir ve gerekirse sonradan enfeksiyon ilave olursa antibiyotik verilebilir.

    Sistemik reaksiyonlar gelişirse hafiften hayatı tehdit edici reaksiyona kadar çeşitli şekilde görülebilir. Hastanın yanında taşıyorsa epipen (adrenalin ototenjektör) kullanması önerilir.

    Arı alerjisi alerji uzmanları tarafından tedavi edilebilir bir alerjidir. Bu yüzden mutlaka alerji uzmanları tarafından görülmeli ve değerlendirilmelidir.

    YETİŞKİNLER ARI ALERJİSİ İÇİN NE ZAMAN DOKTORA GİTMELİDİR?

    Kendini hissettirmeye başlayan bahar mevsimi çoğumuzu mutlu ediyor. Ancak alerjisi olanlar için bahar mevsiminde her tarafta rengarenk açan çiçeklerin etrafında dolaşan arılar, hayatı tehdit eden ciddi sorunlara yol açabilir.

    Arı alerjisi sokmasına bağlı oluşan belirtiler genellikle lokal ( bölgesel ) veya sistemik olarak karşımıza çıkar.

    Arı alerjisi özellikle öncesinde alerjik rinit, astım ve egzama gibi diğer alerjik hastalıkları olanlarda anafilaksi gibi daha ciddi tablolara yol açabilir.

    Arı sokmasına bağlı olarak ürtiker anjiyoödem, nefes darlığı, baş dönmesi, baygınlık gibi şikayetler oluştuysa mutlak alerji uzmanına gitmelidir.

    Arı alerjisi alerji uzmanları tarafından tedavi edilebilir bir alerjidir. Bu yüzden mutlaka alerji uzmanları tarafından görülmeli ve değerlendirilmelidir.

    Arı alerjisi olan hastalar doktora gitmeden önce ne yapmalı?

    Arı sokmasından sonra tedavi için en önemli noktalardan biri arının tipini belirlenmesidir. Bal arısı ve yabani arı ayrımı çok önemlidir. Hastanın hangi arı tarafından sokulduğunu bilmesi teşhis ve tedavi için yol gösterici olacaktır.

    Alerji uzmanına gitmeden önce bazı ilaçların antihisitaminikler, antidepresanlar, öksürük ilaçları ve bazı ağrı kesicilerin 1 hafta önce kesilmesi gereklidir.

    Arı soktuktan sonra anafilaktik şok geçiren hastaların testleri en az 6 hafta sonra yapılabilir. 6 haftadan daha önce yapılan testleri doğru sonuç vermez.

    Arı alerjisine bağlı görülen büyük lokal reaksiyonlar ve sistemik reaksiyonlar daha sonraki anafilaktik şok habercisi olabileceği için mutlaka alerji hekimleri tarafından değerlendirilmedir.

    YETİŞKİNLERDE ARI ALERJİSİNİN TANISINI NASIL KOYARIZ?

    Arı alerjisinin tanısını koymak için hastanın arı soktuktan sonra hangi şikayetlerinin ne kadar zamanda oluştuğunu anlatan iyi bir anamnez almak gerekir

    Arı tarafından sokulan hastanın hangi arı tarafından şikayetlerinin oluştuğu alerji deri testi ve kan testlerinden faydalanarak teyit edilmesi gerekir. Arı için hastaya aşı tedavisinin başlanması düşünülüyorsa deri testleri yapmak son derece önemlidir. Alerji deri testlerin de arı alerjenleri kullanıldığı için deri prick test ve intradermal deri testleri son derece riskli olabilir. Bu yüzden alerji deri testleri mutlaka alerji hekimleri tarafından yapılmalıdır.

    Alternatif olarak, arılara özgü arı spesifik IgE, antikorları kanda ölçülebilir. Kandan yapılan alerji testlerinin tanı koyma olasılığı daha azdır.

    Arı alerjisi alerji uzmanları tarafından tedavi edilebilir bir alerjidir. Bu yüzden mutlaka alerji uzmanları tarafından görülmeli ve tanısının doğru bir şekilde konulması gerekir.

    YETİŞKİNLERDE ARI ALERJİSİ NASIL TEDAVİ EDİLİR?

    Kendini hissettirmeye başlayan bahar mevsimi çoğumuzu mutlu ediyor. Ancak alerjisi olanlar için bahar mevsiminde her tarafta rengarenk açan çiçeklerin etrafında dolaşan arılar, hayatı tehdit eden ciddi sorunlara yol açabilir.

    Arı alerjisinin tedavisi 3 basamaktan oluşur

    Arılardan kaçının, önlem alın

    Anafilaksi belirtileri ortaya çıkarsa hemen epinefrin (adrenalin otoenjektörü) enjekte edin .

    Alerji aşısı ( immünoterapi ).

    Arı alerjisinin tedavisi arılara karşı önlem, acil şikayetlerin ortadan kaldırılması için tedavi ve aşı tedavisini içeren 3 basamaktan oluşmaktadır.

    Arılara karşı nasıl önlem alabiliriz?

    Bal arıları genellikle saldırgan değildir. Özellikle bal arıları tahrik edilmediğinde sokmazlar bu yüzden bal arılarını üzerimize çekecek şeylerden kaçınmak gerekir.

    Yabani arılar daha saldırgandır aynı ortamda bulunduğumuzda birçok gıdanın üzerinde bulunabileceği için alacağımız bazı önlemler arılardan uzak durmamıza yardımcı olur.

    Arılara karşı bazı önlemler

    -Çıplak ayakla çimenlerde ve arıların beslendiği yerlerde yürümeyin.

    -Açık olan içecek kutularından içmeyin. Arılar kutuların içine girebilir ve sıkıştırıldığında sokabilir.

    -Dışarıda yemek yerken yiyecekleri kapalı tutun.

    -Tatlı kokulu parfüm, saç spreyi veya deodorant kullanmayınız.

    -Çiçek desenli, parlak renkli kıyafetler giymekten kaçının.

    -Dışarda çalışırken uzun pantolon, uzun kollu gömlekler, çoraplar, ayakkabı ve iş eldivenleri giyin.

    -Çalıların, saçakların ve çatı katlarının yakınında temkinli olun ve çöp konteynırlarından ve piknik alanların etrafında dikkat edin.

    -Arıların yuvalarına dikkat edin ve asla müdahale etmeyin profesyonel bir destek alın.

    Arı alerjisinde ilaç tedavisi nelerdir?

    Arının alerjisinde bal arısı soktuysa iğnesi dikkatli bir şekilde çıkarılmalıdır.

    Lokal hafif ciltte kaşıntı kızarıklık ve 1-2 cm şişlik genelde tedavi gerektirmez.

    Kaşıntı çok fazlaysa antihistaminik kremler bir kaç gün verilebilir.

    Lokal geniş reaksiyonlarda daha fazla kızarıklık ve şişlik olabileceği için

    Buz ile soğuk kompres yapılabilir.

    Ağızdan veya intramusküler yolla antihistaminikler verilebilir, yanında çok ağrısı varsa ağrı kesiciler verilebilir. Ağızdan kortiksteroid içeren tabletler birkaç gün düşük doz olarak verilebilir.

    Arını soktuğu yerde bazen sellülit veya lokal enfeksiyonlar gelişebilir bu durumlarda antibiyotikler verilebilir.

    Bu tedavilerin arı sokmasını takiben 1-2 saat içinde başlanması önerilir.

    Arı alerjisinde ciddi sistemik reaksiyonların tedavisi daha önemlidir

    Arı alerjisinde arı soktuktan sonra bazen dakikalar içinde tüm vücutta ürtiker, nefes darlığı, baş dönmesi ve bayılma ile sonlanan alerjik şok dediğimiz tablo gelişebilir.

    Anafilaksi riski olan hastalar mutlaka yanlarında adrenalin otoenjektörü bulundurması gerekir. Anafilaksi hikayesi olan hastalar alerji uzmanları tarafından adrenalin otoenjektörü yazılmalı ve nasıl kullanacağı anlatılmalıdır.

    Arı soktuktan sonra dakikalar içinde vücutta kaşıntı kızarıklık nefes darlığı baş dönmesi başladıysa acil olarak adrenalin içeren adrenalin otoenjektörleri hasta veya yakını tarafından hızlıca yapılmalıdır.

    Adrenalin otoenjektörleri hasta için hayat kurtarıcıdır fakat anafilaktik şok 6 saat içinde tekrarlayabileceği için sonrasında mutlaka acil şartları olan hastane veya sağlık merkezine gitmelidir.

    Anafilaktik şok tedavisi mutlaka acil müdahale koşulları uygun olan sağlık merkezlerinde yapılmalıdır.

    Arı alerjisinde alerji aşısı ( immunoterapi ) gerekli mi?

    Arı alerjisinde hayatı tehdit eden en ciddi reaksiyon anafilaktik şok tablosudur. Arı sokmasından sonra anafilaktik şok yaşamış olan hastaların mutlaka alerji uzmanları tarafından görülmesi gereklidir.

    Alerji aşısı ( immünoterapi ) tedavisi Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’ nün onayladığı bir tedavidir. Arı alerjisinde en önemli tedavi aşı tedavisidir. Bu tedavinin % 90-97 gibi oranlarda tam tedavi sağladığı bilinmektedir. Arı alerjisinde uygulanan aşı tedavisi en az 3 -5 yıl kadar sürdürülmektedir.

    Aşı tedavisi ile alerjisi olduğu arı ile tekrar sokulduğunda anafilaktik şok tablosu gelişmemektedir. Bu yüzden arı alerjisinde en önemli tedavi aşı tedavisidir. Arı aşılarının etkinliği görülünceye kadar idame tedavisine kadar hastaların yanında adrenalin otoenjektörü taşıması önerilir.

    Arı alerjisi alerji uzmanları tarafından tedavi edilebilir bir alerjidir. Bu yüzden mutlaka alerji uzmanları tarafından görülmeli ve değerlendirilmelidir.

  • Çocuklarda böcek ve arı alerjisi

    Alerjik reaksiyona neden olan böcekler genelde arılar ve karıncalardır. Arılar alerjik şoka neden olabilir. İnsanların %50 ile %90’nında yaşamları boyunca bir kez arı sokar. Genelde ciddi bir reaksiyona neden olmamasına rağmen bazı kişilerde alerji gelişir. Alerji gelişen bazı kişilerde ise alerjik şoka neden olarak ölüme neden olabilir. Arı dışındaki böceklerin alerjik şoka neden olması çok nadirdir.

    Arı Alerjisi Nedir?

    Arı sokmasıyla arı venomuna karşı vücudun aşırı reaksiyon vermesine denir. Bazen alerjik şok gibi ölümle sonuçlanabilen sonuçlara neden olabilir.

    Alerji Yapan Arı Çeşitleri Nelerdir?

    Avrupa ülkelerinde alerji yapan arılar daha çok bal arılarıdır. Bal arılarının latince isimleri Apis mellifera-honey bee’dir. İkinci sıklıkta ise yaban arısı/eşek arısıdır. Eşek arısının latince ismi ise vespula spp. (v. germanica, V. vulgaris) olarak adlandırılır.

  • Atopik dermatit (egzama), çevresel etkenlere deri reaksiyonları

    Atopik dermatit (egzama), kaşıntılı, deride kızarma, çatlama, pul pul kabuklanma şeklinde görülen bir alerjik hastalıktır. Her yaşta ortaya çıkabilir. Genellikle bebeklik döneminde başlar. Her zaman bir dış etken söz konusu değildir. Bazı atopik dermatit türlerinde alerjen duyarlılığı yoktur. Yani dokunan bir besin, polen, ev tozu alerjisi gibi dış etkenlerle ilişkisi yoktur. Bebeklik döneminde besin alerjisi ile bağlantısı daha fazladır. Bebeklik döneminde başlayan atopik dermatiti biraz daha ayrıntılı inceleyelim;

    Egzama, bazen şiddetle başlar, bazen yavaş yavaş başlayan kaşıntılı kızarıklıklar giderek artar. Çoğu zaman da önemsenmez, nasıl olsa geçer diye beklenir. Veya bir akrabanın tavsiyesi ile alınan krem sürülerek geçici iyileşme beklentileri yaşanır. Bebek soyulduğunda her defasında elleriyle karnını kaşımaya çalışıyorsa, bu egzemanın ilk belirtisi olabilir. Ardından kırmızı, kaşıntılı, ilerledikçe üzeri pul pul kabuk gibi sertleşmeye, bazen deri çatlayıp, sürtünmenin de etkisiyle sızıntı kanamalara bile neden olabilir. Tipik dağılımı; bebeklerde yanaklar, boyun, kulak arkası, eller, bilekler olabilir. Bazen de “para para” gibi diye nitelendirilen farklı yerlerde yuvarlak, keskin kenarlı döküntüler şeklinde görülebilir. Bebek büyüdükçe diz arkası, kolun dirsek ön taraf katlantı yeri gibi bölgelerde yoğunlaşabilir. Ailede; anne baba, kardeşler veya yakın akrabalarda astım, saman nezlesi gibi bir allerjik hastalık öyküsü varsa; bunun da allerjik egzema olma ihtimali artar. Bebeklikte en önemli olan; bu cilte lezyonlarının besin allerjisi nedenli olmasıdır. Sade anne sütü alan bebeklerde bile annenin yediği besinlerin, anne sütü aracılığı ile bebeğe geçip, allerji yapma riski vardır. En sık nedenlerden birisi de inek sütü allerjisidir. Direkt inek sütü vermek gerekmez; hazır mama ile de olabilir. Veya bir başka gıda olabilir. Öncelikle tanının doğru konması, nedenlerin araştırılması gerekir. Hemen bir Çocuk allerji uzmanına başvurmak ilk adım olmalıdır. Araştırılmadan, sadece tahmine dayanarak bebeğe bazı gıdaların yasaklanması, bebeğin normal büyüme ve gelişmesini engelleyebilir, çok tehlikeli bir yaklaşımdır.

    Altta yatan neden ne olursa olsun; anne sütü asla kesilmemelidir. Tam tersine daha uzun süre verilmelidir. Araştırma sonucu gerekirse anneye yapılacak basit tedavilerle bebek de rahatlayacaktır.

    Bazen çok şiddetli olmayan deri döküntüleri ihmal edilir. Oysa bunlar, ilerde ortaya çıkacak bir “astım” veya “allerjik bronşit”in ön habercileri olabilir. İhmal edilmeden araştırmalı, uygun tedavi verilmelidir. Tedavide genelleme yapılmaz. Her bebeğin tedavisi farklıdır. Önemli olan erken teşhis, doğru yaklaşımdır.

    Güneş Allerjisi:

    Güneşe karşı hassasiyet veya güneş yanığı ile karıştırılmaması gereken bir durumdur. Cilt rengine bağlı olarak, güneşe karşı her insanda farklı sürede ve şiddette reaksiyon gelişir. Koyu ciltli kişilerde en az ve hafif, açık renklilerde daha şiddetli olur. Güneş allerjisinde ise, cilt renginin olaya katkısı yoktur. Az miktarda bile olsa, güneş gören bölgelerde kaşıntı, kızarma, şişme gibi reaksiyon gelişir. Sadece yazın deniz kenarında değil, diğer mevsimlerde ve günlük yaşantısında da güneş gören bölgelerinde kaşıntılı reaksiyon gelişir. Güneşten mümkün olduğunca korunma yanı sıra, günlük yaşamda da güneşe karşı koruyucu 20-24 faktörlü kremlerle kısmen önlenebilir. Tabii ki bu kişilerin bronzlaşmak amacı ile güneşlenmesi söz konusu bile olmamalıdır.

    Böcek ve arı sokmalarına karşı allerji:

    Bir insanın allerjik bünyeye sahip olması; örneğin allerjik astımı olması, o insanda arı ve böcek sokmasına karşı da allerji olacak anlamına gelmez. Diğer insanlar kadar risk söz konusudur. Çünkü arı ve diğer böcek sokmasına allerjik reaksiyon, farklı bir konudur. Arı soktuğunda, her insanda az veya çok reaksiyon olur. O bölge şişer, kızarır, kaşınır. Ama arı allerjisi varsa; yine allerjinin şiddetiyle ilişkili olarak bu reaksiyonlar çok daha abartılı ortaya çıkar. Hatta sadece sokulan bölgede kalmayıp, tüm vücudu etkileyen sistemik belirtilere yol açabilir. Bunun en uç noktası “anafilaksi” denen tablodur. Yaygın kızarma-kaşınma, vücutta şişme, karın ağrısı, ishal, çarpıntı, baygınlık veya ani ölüme kadar gidebilen geniş bir yelpazeye sahiptir. Önceden arı allerjisi olup olmadığını bilmek tam mümkün değildir. Arı venomu ile yapılan deri testi veya kan tetkikleri ile yanılma payı yüksektir. Ancak daha önce arı sokmasına bağlı sistemik reaksiyon yaşamış olanların, tekrarından korunmak için, hastaneye gidecek kadar zaman kazandıracak “Epi-pen” denilen, kalem biçiminde ve arı sokunca kendi kendine acilen uygulanabilecek ilacı yanlarında taşımaları gerekir. Eczacı odası aracılığı ile yurtdışından temin edilebilen, son kullanma tarihi dolunca yenilenmesi gereken bir ilaçtır. Ancak bu ilaca sahip bile olsalar, arı sokmasına allerjisi olanların, arı sokunca hemen bir sağlık kuruluşuna gitmesi gerekir. Arı venom allerjisi için allerji uzmanı tarafından immünoterapi (aşı tedavisi) uygulanmaktadır.

    Sivrisinek sokması ile aşırı şişme, kızarma şeklinde reaksiyon olabilir. En erken dönemde lokal olarak kortizonlu bir krem sürülmesi, şiddetini azaltır. Ayrıca çocuk büyüdükçe, zaman içinde bu reaksiyonun şiddeti azalarak normale döner.

    Klor allerjisi:

    Astım, allerjik nezle gibi bilinen bir allerjik hastalığı olanların özellikle havuza girdikten sonra şikayetlerinde alevlenme görülebilir. Bu olay havuzdaki klora bağlıdır. Ancak burada klora allerji söz konusu değildir. Klor’un, allerjiyi tetiklemesi ve şikayetleri alevlendirmesi söz konusudur. Bunu baştan bilme şansı yoktur. Allerji hastalarının her türlü spor aktivitesini yapmasını önermekteyiz. Yüzme de özellikle önerilen bir spordur. Ayrıca klora bağlı reaksiyon, allerik hastaların çok az bir bölümünde ortaya çıkar. Bu nedenle yasaklamak doğru değildir. Hatta bazı hastalar, allerji nedeniyle kullandıkları ilaçları kullanarak havuza devam edebilir, kloru böylece tolere edebilirler. Yüzmeden vazgeçmeden önce her türlü denemeyi yapmakta yarar vardır.

    Soğuk allerjisi:

    Soğuk havada veya soğuk suya temasla ortaya çıkan allerjik reaksiyonlar görülebilir. Aniden soğuk denize atlamakla ölüme bile yol açabilir. Kış aylarında yüz, el, parmak gibi açıkta kalan bölgeler kızarır, şişer. Sıcak tutmak gerekir. Aynı şekilde soğuk su veya içecek içmek, dondurma yemek gibi soğukla içten temasa bağlı nefes yolunda ödem, şişme, tıkanma görülebilir. Tedavisi sakınmadır. Dondurma veya diğer yiyeceklerde; soğuk olması dışında yiyeceğin kendisine karşı da allerji söz konusu olabilir. Bu durumda o gıda sıcakken de allerji yapar. Örneğin süt allerjisi varsa; sadece dondurma değil, yoğurt, peynir de dokunabilir. Kesin tanısı allerji uzmanınca konulmadan gıda kısıtlaması yapmak doğru değildir. Bilinçsiz rastgele kısıtlama, beslenme bozukluğuna neden olabilir.

  • Arı alerjisi

    Arı alerjisi nedir?
    Arı sokmasıyla arı venomuna karşı vücudun aşırı reaksiyon vermesine denir. Bazen alerjik şok gibi ölümle sonuçlanabilen sonuçlara neden olabilir.

    Arı alerjisi nasıl gelişir?
    Arıların zehirleri yani venomları alerjiye neden olmaktadır. Yaban arıları türleri arasında çapraz reaksiyona neden olabilecek alerjenler vardır. Arıların zehirlerine karşı alerji gelişen kişilerde arı sokması ile arı alerjileri belirtileri gelişmektedir. Tip 1 alerjik reaksiyon gelişmektedir.

    Arı alerjisi belirtileri nelerdir?
    Arı soktuktan sonra 24-48 saat içinde belirtiler giderek artar. 7 gün devam edebilir. Bazen 72 saat sonra belirtiler ortaya çıkabilir.

    Arının soktuğu yerde hafif kızarıklık şişlik ve ağrı görülebildiği gibi bazen büyük şişlikler, yorgunluk, kusma gibi belirtilere neden olabilir. Arı sokmasından sonra fazla şişme görülmesi hayatı tehtit eden ciddi şokla giden alerjik reaksiyonların (Anaflaksi) görülmeyeceğinin göstergesidir. Bu kişilerde anaflaksi gelişme sıklığı %3-5 oranındadır.

    Arı sokmasından hemen sonra görülen reaksiyonlarda; sokulan yerde hafif şişlik olabilir veya çok fazla olabilir. Toksik reaksiyonlar ve ciddi alerjik şok gelişebilir.

    Arı sokmasından günler veya aylar sonra nadir olsa da serum hastalığı, Gullen-Barre sendromu, glomerulonefrit, miyokardit ve vaskülit görülebilmektedir.

    Arının soktuğu yerde şişlik olması en sık görülen belirtidir. Ancak bu şişlik alerji nedeniyle olmaz. Venoma bağlı reaksiyondur.

    Bazen arı sokması sonrası 8-10 cm çapından daha büyük olabilir. Arı sokması sonrası kişilerin sadece yüz kişinin üçünde olur. Şişlik boyutu 48 saate kadar artabilir. Düzelmesi ise 10 günü bulabilir. Bazen tüm kolu veya bacakta şişlik olabilir. Reaksiyon ağır ise bitkinlik ve bulantı görülebilir.

    Serum Hastalığı nedir?
    Bazen immünolojik olarak serum hastalığı denen hastalık görülür. Bu hastalıkta arı sokmasından 7 gün sonra eklem ağrısı ve kurdeşen dediğimiz cildin kaşıntılı allerjik hastalığı görülür. Serum hastalığı geçirenlere de aşı yapılmalıdır.

    Toksik reaksiyon
    Aynı anda elliden fazla arı sokarsa gelişir. Birçok arının zehiri birden vücuda girmesi sonucu arı zehiri içinde bulunan maddelere bağlı baş ağrısı, bulantı, kusma, ateş, havale, tansiyon düşmesi, kalp I yetmezliği, şok ve ölüm görülebilir. Bu toksik reaksiyonun alerjiyle alakası yoktur. Toksik reaksiyon sonrası alerji de gelişebilir. Bu nedenle toksik reaksiyon gelişen kişilere arılara karşı deri testi I yapılmalıdır. Deri testi pozitifse daha sonraki arı sokmalarında alerjik şok gelişme riski vardır.

    Ciddi reaksiyonlar
    Arı sokması sonrası gelişen ciddi reaksiyonlar Tip 1 alerjiye bağlı gelişen reaksiyonlardır.
    Tip 1 alerjik reaksiyon olarak kaşıntı kızarıklık, kurdeşen ve anjioödem gelişebilir. Arının soktuğu yer dışında bir yerde kaşıntı, kızarıklık, kurdeşen ve anjioödem gelişmişse alerjik şokun habercisi bir bulgu olarak düşünülebilir. Bu nedenle kaşıntı, kızarıklık ve kurdeşen gelişen kişilerde daha sonraki arı sokmasında alerjik şok riski vardır.

    Arı sokmasına bağlı alerjik şok genelde ilk 30 dakika içinde bazen 1 saat içinde olur. Çok nadiren 72 saat e kadar gecikebilir.
    Alerjik şok gelişen çocuklara acil tedavi yapılmalıdır. İlk vrilemsi gereken ilaç epinefrindir. Alerjik şok teşhisi ve tedavisi için alerjik şok bölümünü okuyabilirsiniz.

    Aşağıdaki videoda Uzm.Dr. Anıl Yeşildal, anne sütünü arttırmak için yapılması gerekenleri anlatıyor.

    Arı alerjisinin teşhisi nasıl konulur?
    Öncelikle arı sokması olup olmadığı sorgulanmalıdır. Arı soktuğu öğrenilmişse arının türü öğrenilmeldiir. Sokulan yerde iğne varsa bu bal arısıdır. Arı resimleri de arının türünün belirlenmesinde yardımcı olabilir. Arı sokmasında en önemli nokta gelişen reaksiyonun boyutunun saptanmasıyla başlar. Reaksiyonlar alerjiyi düşündürüp düşündürmediği değerlendirilmelidir. Sadece arı sokulan bölgede şişlik mi var, yoksa kaşıntılı kızarıklığın olduğu kurdeşen mi var, arının soktuğu yer dışında da kaşıntılı kızarıklık var mı?, tansiyon düşüklüğü, nabız artması, halsizlik, bulantı, karın ağrısı, nefes sıkışıklığı gibi bulgular sorgulanır. Reaksiyonun boyutu 8-10 cm den büyük olup olmadığına bakılır.

    Hangi durummlarda çocuk alerji uzmanı görmelidir?
    Eğer 8-10 cm de büyük şişlik gelişmişse, ellliden fazla arı sokmuşsa, nefes sıkışıklığı, tansiyon düşüklüğü gelişmişse, kurdeşen gelişmişse çocuk alerji uzmanı tarafından değerlendirilmelidir.

    Arı alerjisi testi nasıl yapılır?
    Kandan arı venomuna alerji ve ciltten alerji testi yapılması önerilir. Deri testi deri prick ve intradermal olarak uygulanmaktadır.

    Arı sokmasında bilinmesi gerekenler nelerdir?
    Arı somasına bağlı alerjik şok gelişen çocukların yanında epinefrin bulunmalıdır. Aileye ve çocuğa epinefrin oto-enjektörünün nasıl kullanacağı konusunda eğitim verilmelidir. Ayrıca arı alerjisi olan kişilerin arı alerjisi olduğunu gösteren kolye takması veya bilezik takması önemlidir. Arı alerjisi gelişen kişilerin ACE inhibitörü gibi tansiyon ilaçları, anjiotensin II resöptör blokeri, MAO inhiibitörleri ve trisiklik antidepresan kullanımından kaçınılmalıdır. Çünkü bu ilaçlar alerjik şok tedavisinde kullanılan ilaçların etki etmesini engellemektedir.

    Arı sokmasına bağlı gelişen reaksiyon venom alerjisi olarak düşünülmüşse kandan ve deriden arı venom alerji testi yapılmalıdır. Yapılan test sonucuna gore hangi arıya alerji varsa o arıya karşı aşı tedavisi dediğimiz immunoterapi yapılmalıdır.

    Daha once alerjik şok gelişmeyen kişilerin arı venomuna karşı deri testi pozitifse bir sonraki arı sokmasında %10’a varan oranlarda alerjik şok riski vardır.

    Alerjik şok gelişmiş kişilerde yapılan alerji testi pozitifse bu kişilerde alerjik şok gelişme riski %40-70’dir.

    Arı sokması nasıl tedavi edilir?
    Arı sokmasından hemen sonra görülen şişlik için soğuk kompres yapılmalıdır. Ağrı kesici verilebilir. Bir kaç saat içinde düzelir.

    Şişlik çok büyükse soğuk kompres, ekstremitelerin yüksekte tutulması, ağrı kesici ilaçlar, ağızda antihistamminikler ve bazen kortikosteroidler kullanılır. Böyle çok geniş şişlik olan kişilerde daha sonar tekrar arı sokarsa alerjik şok gelişme riski %5-10’dur. Böyle çok geniş şişlik olmuşsa mutlaka bir çocuk alerji uzmanı çocuğu değerlendirmelidir.

    Kaşıntı, kızarıklık, kurdeşen ve anjioödem gelişmişse ve sadece deri bulguları varsa ve tansiyon nabız değişikliği yoksa antihistaminikler ve gerekli durumlarda kortikosteroidler verilebilir. Bu şekilde reaksiyon gelişen çocukların daha sonra tekrar arı sokmasıyla alerjik şok gelişebileceği için çocuğun yanında adrenalin oto-enjektörü bulunmasında fayda vardır.

    Alerjik şok belirtileri gelişirse hemen epinefrin oto-enjektörü kullanılmalıdır. Bunun için alerjik şok bölümünde epinefrin otoenjektör kullanımı yazımızı okumalısınız ve videomuzu mutlaka izlemelisiniz.

    Arı iğnesi deride kalmışsa sıkılmadan çıkarılmalıdır. Sokulan yere soğuk kompres uygulanmalıdır. Sokulan yer kol veya bacaksa sokulan yerin vücuda yakın olan kısmına turnike uygulanmalıdır. Daha önce alerjik şok gelişmişse ve arı sokmuşsa alerjik şok belirtileri gelişmeden epinefrin yapılmalı ve en yakın hastaneye gitmek için ambulans çağrılmalıdır. Epinefrin oto-enjektörü bulundurmak mümkün olmamışsa adrenalin ampul 1 mg ve enjektör her zaman bulundurulmalı ve hangi dozda kullanılacağı konusunda eğitim verilmelidir. Alerjik şok belirtileri ilk epinefrine rağmen devam ediyorsa 5-10 dakika sonra ikincisi yapılabilir.

    Alerjik şok gelişince daha sonra tekrarlar mı?
    24 saat içinde tekrarlayabilir. Bu nedenle gözlem altında tutulur.

    Arı Sokmasında Aşı Tedavisi
    Venoma karşı aşı tedavisi aşının en etkili sonuç verdiği alandır. Kanda arılara karşı alerji varsa ve deri testinde arı alerjisi pozitif çıkarsa ve alerjik şok daha önce gelişmişse aşı tedavisi yapılmalıdır. Hafif alerji gelişen çocuklara aşı tedavisi önerilmez. 16 yaşından büyüklerde arının soktuğu yerde ciddi şişlik veya arının soktuğu yerden başka yerlerde de şişme olursa yapılmalıdır.

    Aşı etkili midir?
    Arı alerjisine karşı yapılan aşının etkinliği çok fazladır. %75-100 oranında etkilidir.

    Aşı tedavisi ne kadar sürer?
    Yaklaşık 5 yıl devam edilir. İlk 4 ay haftada bir daha sonra ayda bir yapılır.

    Arı sokmasından nasıl korunurum?
    Arı ile karşılaşmayı azaltacak önlemler alınmalıdır. Bahçe işlerinden mümkün olduğu kadar uzak durulmalıdır. Arı olma ihtimali olan bölgelerde uzun kollu kıyafetler giyilmeli ve kısa pantolonlar giyilmemelidir. Parlak, açık renkli, çiçekli giysilerden kaçınılmalıdır. Beyaz, yeşil ve kahverengi renkler arıları daha az çeker.

    Açıkta çöp, gıda, şekerli gıda ve içecekler bulundurulmamalıdır.

    Çok sulu meyvalar, çöp kutuları ve yığınları yaban arılarını çeker. Tatlılar, salam, sosis gibi soğuk etler, bira ve diğer besinler yaban arılarını çeker. Açıkta meşrubat içine yaban arıları girer. Piknikte dikkatl olunmalıdır.

    Parfümler, kokulu deodarantlar, losyonlar, saç kremleri ve güneş kremleri kullanımı arıları çeker. Kaçınılmalıdır.

    Terlemek de yaban arıları ve bal arılarını çekebilir. Bu nedenle açık aanlarda çok terlemeye neden olan sporlar yapılmaması faydalıdır. Arı bireye yaklaşınca ani hareketten kaçınılmalı sakin olunmalsı da önemlidir.