Etiket: Alışkanlık

  • Düşünceler

    Düşünceler

    Bazen bir şeyi neden yaşadığımızı bilmeden sürekli bir şekilde yaşar dururuz. Bundan rahatsızlık duyma düzeyimiz sürekli olmasına bağlı olarak azalır. Buna kısaca alışmak diyelim. Bir şeylere alıştığımızda neler oluyor peki?

    Bunu biraz açmak istiyorum çünkü kötü bir ruh haline, negatif düşünce ve fikirlere zamanla alışırız. Bu alışkanlık zamanla bizim karakterimizin bir parçası olur. Öyle ki bunu anlamak, adlandırmak zamanla bir hayli zorlaşır. Ve tüm o alışkanlıkları kendimiz zannederiz. Danışanlarımdan bazen duyuyorum bunu. Kendi düşüncelerini kendi kimlikleri sanıyorlar ve bundan bir türlü kopamadıkları için zamanla kendilerini daha da suçlu hisseder hale getiriyorlar.

    Bu çok zor olsa gerek. Düşüncelerimizi kontrol edememek ve bu düşünceleri düşünmeyi alışkanlık edinmek sanıyorum ki bir çok insanda var. Ama bunun tam tersini yapan insanlar da var. Mesela pozitif, kendi ile barışık olan insanlarda genel olarak gözlemlediğim şey. Düşüncelerini kendileri sanmıyorlar. Onlarla özdeşleşmiyorlar, bunların bir düşünceden ibaret olduklarının farkındalar ve bunu bir kimlik olarak özümsemiyorlar. Diğer taraftan düşüncenin kimlik olma durumu alışkanlık edinmesi ile birlikte insanı içinden çıkılmaz bir hale sokuyor ve çoğu psikolojik rahatsızlığın temelini oluşturan suçluluk, öfke, kızgınlık, kırgınlık duygularını besliyor.

    Peki neler yapabiliriz?

    Öncelikle düşüncelerimizden ayrışmayı öğrenmeli. Düşüncelerimizi yakalama çalışmaları yapmalı.

    Bunu nasıl yapacaksınız?

    Öncelikle aklınızdan geçen bir düşünce olduğunda, onun bir düşünce olduğunun farkında olun. Ardından gelen düşünceleri bir gözlemci gibi izleyin.

    Bu bir süre sonra sizin o düşüncelerden farklı olduğunuzu size hissettirecek ve ciddi anlamda rahatlama sağlayacağınız bir an yaratacak.

    Tüm bunları yapabildiğinizde zamanla düşünceleri kontrol etmeyi öğrenebilir, onları alışkanlık haline getirmeyebilir ve pozitif anlamda yönlendirebilir olacaksınız.

  • ÇOCUKLARDA TIRNAK YEME DAVRANIŞI

    ÇOCUKLARDA TIRNAK YEME DAVRANIŞI

    Tırnak Yeme Ve Parmak Emme Alışkanlığı

    Tırnak yeme alışkanlığına çoğunlukla 3-4 yaşlarından önce başlamaz. (Çok ender olarak 5 aylık gibi erken bir dönemde görülebilir). Çocukların %33 de tırnak yeme davranışı görülür. Bu oran erken ergenlik çağına kadar sürer. Ergenlik çağında tırnak yiyen çocukların sayısı %40-45’e yükselir. Yani ergenlik çağına doğru çocukların hemen hemen yarısı tırnak yeme davranışı gösterir. Bunun nedeni olarak gençlerin çevreden onay görmemeleri olarak değerlendirilir. Ayrıca tırnak yiyen çocukların ailelerinin çoğunda tırnak yiyenlere rastlanmaktadır. Bunun içinde tırnak yemenin bir taklit olduğu ve büyükleri taklit etmek suretiyle öğrenildiği ileri sürülmektedir. Ergenlik çağında sosyal onay görenlerin çoğu bu alışkanlığı terletmektedir.

    Tırnak yemek bazen ayak parmaklarını ısırmakla ve ayak tırnaklarını el parmaklarıyla yakalama ile ilişkili görülmektedir. Ayak parmağı tırnağının yenilmesi ve ısırılması hemen hemen sadece kızlarda görülmektedir.

    TIRMAK YEME DAVRANIŞLARININ NEDENLERİ

    Tırnak yeme davranışından çok bu davranışa neden olan olayları saptamak gerekir.

    Bu davranışın altında yatan sebepler parmak emmede olduğu gibi çoğunlukla psikolojik rahatsızlıklardır.

    Alışkanlık daha çok baskı altına alınmış heyecanların ilgilendiği durumlarla olup, çocuk bunun arzu edilmeyen bir davranış ve alışkanlık olduğunu anlayınca kökleşmekte olduğu görülmektedir.

    Tırnak yeme bir güvensizlik belirtisi olarak kabul edilir. Aile içinde aşırı bakılı ve otoriter bir eğitimin uygulanması, çocuğun sürekli azarlanarak eleştirilmesi, kıskançlık, yeterli ilgi ve sevgi görememe sıkıntı ve gerginlik başlıca nedenlerdir.

    Anne babanın yaşantısı da önemli bir etkendir. Anne baba geçimsizlikleri anne babanın sık sık kavga etmesi ailedeki sorunlar çocuklarda tırnak yeme gibi davranışlara neden olur. Bunun yanı sıra anne babanın aşırı kaygılı olması çocuğu aşırı derecede koruyup kollaması ayrıca anne babanın çocuklar arasında ayrım yapması çocuklar arasında kıskançlığa yol açar. Bu da dolaylı şekilde kendini tırnak yeme olarak gösterir. Tırnak yeme daha önce belirttiğimiz gibi taklit yoluyla da edinilebilen bir davranıştır. Ailede herhangi bir bireyin tırnak yeme davranışı göstermesi doğal olarak çocuğun ilgisini çekecektir. Ayrıca tırnak yeme davranışı olaylara bağlı olarak gelişebilmektedir. Çocuğu tedirgin eden herhangi bir olay veya çevrede onun için hoşnutsuzluk yaratacak herhangi bir durum bu davranışı göstermesine yol açar.

    TEDAVİ VE ALINABİLECEK ÖNLEMLER

    En etkili yöntem 3-4 yaşlarına kadar bu alışkanlığın anne baba tarafından görmezlikten gelinmesidir. Daha sonra bu alışkanlık devam ederse; çocuğun gerginlik ve uyumsuzluk nedenleri iyice araştırılmalı ve bunlar saptanarak çözüm getirilmeli

    Çocuğu azarlamak, korkutmak, ceza vermek gibi zorlayıcı yöntemlerin uygulanması yararlı olmamaktadır. Hatta kimi zaman daha ağır duygusal problemlerin çıkmasına neden olabilir.

    Çocukları korku kaygı yaratacak durumlardan uzak tutmak gerekir. Küçük çocukların kaygı korku verici televizyon filmlerini izlemeleri, kavgalı olaylarda bulunmaları çocuğu heyecanlandıracağı için sakıncalıdır.

    Tırnak yiyen çocuklara geceleri yatarken eski hafif eldivenleri giydirmek. Çocuk gece tırnaklarını yemek veya ısırmak istediğinde hatırlatıcı olması bakımından yararlı olabilir. Parmak ve tırnağa acı fakat zararsız bir sıvı sürülebilir. Bu hem hatırlatıcı ve hem de tırnağını ağzına götürdüğü zaman acı ile birleştiğinde terk etmeye yardımcı olabilir.

    Çocukların ilgisi başka yöne çekilebilir. Sinema, televizyon izlerken veya radyo dinlerken onun ağzını çiğneyecek bir şeyle meşgul etmek tırnak yemenin ve ısırmanın yerine gelecek bir etkinlik olabilir. Çocukları ara sıra başarılarından dolayı ödüllendirme bazı durumlarda yarar sağlayabilir. Ancak bunun kısıtlı ve uygun şekilde kullanılması gerekir. Aksi takdirde çocuk yeni ödüller almak için bunu kullanabilir. Tırnak derin kesilebilir. Çocuğun kendi tırnak bakımıyla uğraşması da yararlı olabilir. Bunun içinde çocuğa manikür ve pedikür malzemeleri alınabilir.

    Son söz ve bir önlem olarak tırnak yemenin ve ısırmanın çok kötü bir alışkanlık olmadığı ve bunu isteyenlerin kolaylıkla terk edebilecekleri çocuklara anlatılmalıdır. Çocuk buna inandırıldığı zaman bu alışkanlıktan vazgeçmek için çaba gösterecektir. Çünkü dış etkenler çocuğun bu alışkanlıktan vazgeçmesine fazla etkili olmamakla bazı hallerde alışkanlığın kökleşmesine ve başkalarını kızdırmak ve huzursuz etmek için bir araç olarak kullanılmasına neden olmaktadır.

  • Çocuklar neden tırnaklarını yer, ne yapmalı?

    Çocuklar neden tırnaklarını yer?

    Çocuğunuz birçok nedenle tırnaklarını yiyor olabilir – merak, can sıkıntısı, stres, alışkanlık veya taklit bunlardan bazılarıdır. Tırnak yemek ”gerginlikten gelen alışkanlıklar” arasında en yaygın olanıdır. Bu alışkanlıkların diğer örnekleri başparmağı emmek, burun karıştırmak, saçla oynamak veya saçı çekmek ve diş gıcırdatmak olarak sayılabilir. Aynı zamanda, tırnak yemek yetişkinlikte de devam etmesi en muhtemel alışkanlıktır.

    Büyüme süreci çocuklarda endişeye neden olabilir ve ebeveynler bu gerginlik ve baskınların büyük bir kısmını göremez.

    Çocuğunuz tırnaklarını orta derecede (kendisine zarar vermiyorsa) ve bilinçsizce (örneğin televizyon izlerken) yiyorsa veya tırnaklarını belirli durumlara (örneğin performans değerlendirmeleri ya da sınavlar) tepki olarak yiyorsa, bu alışkanlık stresle başa çıkmak için kullandığı bir yoldur ve endişelenmeye gerek yoktur.

    Çocuğunuz tırnak yemeyi büyük olasılıkla kendi başına bırakacaktır ama tırnak yeme alışkanlığı sizi rahatsız edecek kadar uzun sürerse veya tahammül edemediğini bir alışkanlıksa, çocuğunuza bu alışkanlığı bırakırken basit bazı yöntemlerle yardımcı olabilirsiniz.

    Tırnak yeme konusunda ne yapmalı?

    Çocuğunuzun endişelerine kulak verin. Becoming the Parent You Want to Be adlı kitabın yardımcı yazarı Janis Keyser, “Çocuklar bizi endişelendiren bir şey yaptığında, ilk tepkimiz bu davranışı durdurmaya çalışmak olur ve aslında uzun vadeli amaç da budur,” diyor ve ekliyor: “Ama bu noktaya geçmeden önce, bu davranışın altında yatan nedenlerle başa çıkmanız ve çocuğunuzun hayatında kulak vermeniz gereken bir stres etkeni olup olmadığını düşünmeniz çok önemlidir.”

    Çocuğunuzun endişelenmesine neyin sebep olduğunu az çok tahmin ediyorsanız – yakın zamanda gerçekleşen bir taşınma, ailede boşanma, yeni bir okul veya yaklaşan bir sınav – bu endişeleri çocuğunuzla konuşmak için özel çaba gösterin. Tabii ki çoğu çocukta bunu söylemek kolay, yapmak zordur. Ancak, tırnak yeme alışkanlığı için tamamıyla saçma bir neden ortaya atarsanız (“Ben biliyorum neden tırnaklarını yediğini, dişlerini bilemeye çalışıyorsun!”) çocuğunuz canını aslında neyin sıktığını size bir anda söyleyebilir.

    Çocuğunuzu azarlamayın ve cezalandırmayın. Çocuğunuz tırnak yemeyi gerçekten bırakmak istemiyorsa, büyük olasılıkla bu konuda yapabileceğiniz çok bir şey yoktur. Gerginlikten gelen diğer alışkanlıklarda olduğu gibi, tırnak yeme de genellikle bilinçsizce devam ettirilir.

    Çocuğunuz tırnaklarını yediğinin farkında bile değilse, onu azarlamak ve cezalandırmak hiçbir şekilde işe yaramayacaktır. Yetişkinler dahi alışkanlıklarından kurtulmakta çok zorlanır.

    Alışkanlık sizi gerçekten rahatsız ediyorsa, sınır koyun. “Yemek masasında tırnak yenmeyecek” kuralı, “tabaktan köpeğe yemek vermek yok” kadar mantıklı bir kuraldır.

    Burada en önemli nokta, sadece rahatsızlık veren bir davranışın, kötüleşerek sıkıntılı bir soruna veya duygu yüklü bir duruma dönüşmesini engellemektir. Duyduğunuz rahatsızlığı elinizden geldiğince saklamak ve sonra bir anda patlayıp, “Tırnaklarını yeme artık! Dayanamıyorum!” demek, uzun ve yorucu bir güç savaşının ilk kurşunu olabilir.

    Genel olarak, çocuğunuz kendisine zarar vermiyorsa ve çok da gergin görünmüyorsa, yapabileceğiniz en iyi şey tırnaklarının düzenli olarak kesilmesini sağlamak, ona ellerini sık sık yıkamasını hatırlatmak ve dikkatinizi başka bir yere vermeye çalışmaktır. Çocuğunuza bu alışkanlığı bırakması yapacağınız baskı, gerginliğini arttırmak ve davranışının yoğunlaşmasına neden olmaktan başka bir işe yaramaz.

    Ayrıca, siz ne kadar iyi niyetle hareket ederseniz edin, sizin doğrudan yapacağınız herhangi bir müdahale – tırnaklarına acı oje sürmek gibi – ona bir ceza gibi gelecektir. Alışkanlığını ne kadar az sıkıntıyla bağdaştırırsa, alışkanlığı kendi başına ve hazır olduğunda bırakma ve sizden yardım istemek konusunda kendini rahat hissetme olasılığı o kadar artacaktır.

    Çocuğunuz alışkanlığı bırakmak istediğinde ona yardımcı olun. Çocuğunuzun arkadaşları onunla dalga geçiyorsa, bu alışkanlığı bırakmaya hazır hissedebilir – ve sizin yardımınıza ihtiyaç duyar.

    Öncelikle, onunla arkadaşlarının neden olduğu sıkıntıyı konuşun ve bu durumun ona kendisini nasıl hissettirdiğini anlatmaya teşvik edin. Tırnakları nasıl görünürse görünsün, onu hep seveceğinizi anlatın. Sonra da olası çözümleri tartışın.

    Alışkanlıkları bırakma sürecini anlatın. Konuşmaya başlarken, gerginlikten gelen alışkanlıkların neler olduğunu ve bunların aslında bırakılabileceğini anlatın.

    Sonrasında, çocuğunuzun alışkanlığı bırakma planına ne kadar dâhil olmanız gerektiğine karar verin. Alışkanlığa geri döndüğü anlarda sizden uyarı bekleyecek mi yoksa bu onu rahatsız mı edecek? Çocuklar büyüdükçe, genellikle ebeveynlerin kendilerine daha az müdahale etmesini tercih eder.

    Alışkanlığın farkına varmasına yardımcı olun. Çocuğunuzu tırnaklarını ne zaman ve nerede yediğinin daha çok farkında olmaya teşvik edin. Tırnaklarını tekrar yediği zaman ona bunu hatırlatacak sessiz, gizli bir işarete karar verin – koluna hafifçe dokunabilir veya aranızda belirlediğiniz bir kelimeyi söyleyebilirsiniz.

    Bazı çocuklar, dikkatlerini o anda gerçekleşen alışkanlık davranışına çeken fiziksel işaretleri daha yararlı bulur. Bu seçenek, çocuğunuz tarafından seçildiği sürece işe yarar. Eğer bunu seçen o değilse, ona bir ceza gibi gelir.

    Tırnak yemeyi zorlaştırmak için, parmak uçlarına yara bandı takmayı veya tırnaklarına birkaç kat oje sürmeyi yararlı bulabilir.

    Tırnaklarına acı oje sürmek istiyorsa, bu da tercih edilebilir. Ama ojenin etiketini kontrol etmeyi unutmayın. Bazı ojelerde gözle teması halinde yakıcı etkisi olan Arnavut biberi gibi maddeler kullanılmaktadır.

    Kız çocuklarında, kuaföre gidip manikür yaptırmak da tırnak yeme alışkanlığını bırakmaya yardımcı olabilir.

    Bir alternatif sunun. Tırnak yemek yerine geçecek bir veya daha fazla aktivite önerin. (Örneğin uzun araba yolculuklarında oyun hamuru veya kitap okurken tutabileceği pürüzsüz bir taş verin.) Çocuğunuzun bu alternatif alışkanlığı okula gitmeden veya yatağa yatmadan önce birkaç dakika denemesini sağlayın.

    Buna ek olarak, tırnak yeme isteği geldiğinde kullanabileceği bazı rahatlama teknikleri belirleyin – örneğin, derin nefes alma veya yumrukları sıkıp bırakma.

    Çocuğunuzun yaşı uygunsa, ona tırnak törpüsü kullanmayı öğretin ve komodininin üzerinde veya banyoda bir törpü bulundurun.

    Gerilimini ve enerjisini atması için, ona – mümkünse dışarıda – koşup oynama imkânı sağlayın. Bazı çocuklar, el sanatları ve resim gibi projeleri hem ellerini meşgul tutmak hem de rahatlamak için iyi bir yol olarak görebilir. Başkaları için ise bir müzik enstrümanı çalmak yararlı olabilir.

    Denemekten yılmayın. Farklı kişilerin farklı tekniklerle sonuç aldığını çocuğunuza açıklayın ve ilk tekniğin işe yaramaması halinde, onu çeşitli başka çözümleri denemeye teşvik edin. Genel olarak, çocuğunuz yaş aldıkça, bu süreçte daha çok sorumluluk alabilir.

    Son olarak, alışkanlıkları kırmanın zor olduğunu ve ikinizin aynı tarafa olduğunu ona – ve kendinize – hatırlatmayı unutmayın. İhtiyaç duyuyorsanız sürece ara verin ve alışkanlığı kırmakta ne kadar başarılı veya başarısız olursa olsun çocuğunuzun her zaman şefkat ve ilgi gördüğünden emin olun. Gösterdiğiniz sabır ve kararlılık en sonunda meyvesini verecektir.

    Tırnak yeme konusunda ne zaman endişelenmeli?

    Bazı ender durumlarda, şiddetli tırnak yeme alışkanlığı aşırı endişenin işareti olabilir. Tırnak yeme sonucunda tırnak uçları bereleniyor veya kanıyorsa, endişe verici başka davranışları varsa (örneğin derisiyle oynama veya kirpiklerini veya saçını çekme) veya uyku bozukluğu yaşıyorsa, çocuk doktorunuza danışın.

    Ayrıca, çocuğunuzun tırnak yeme alışkanlığı bir anda ortaya çıkıp, hızlı bir kötüleşme gösteriyorsa da doktorunuza danışın. Bu tür durumlarda, bir uzmana danışmakta yarar vardır.

  • HİPNOZLA ZAYIFLAMAK MÜMKÜN MÜ ?

    HİPNOZLA ZAYIFLAMAK MÜMKÜN MÜ ?

    Çoğu diyet formülü yetersiz olduğu veya iyi olmadığı için işe yaramaz değildir. Bu formülleri uygulayacak irade bir süre sonra yapamayacağını düşünüp yerleşik alışkanlıklarını bırakmadığı için aldığı kiloları veremez veya kilo almaya devam eder. Bu da diyeti yetersiz veya uygulamayı zor hale getirir.

    Hipnozun doğasında zorlama yoktur. Zamanla doğal olmayan şeylere alışkanlık oluşturur sonra da bu alışkanlıkların direncini kırmak için “diyet” gibi zorlamaya dayalı bir rejim uygularız. İstatistikler göstermiştir ki verilen kiloların %98’i tekrar geri alınmakta. Kilo verdime konusunda iddialı olan kurumlar bu kiloların tekrar alınmasını engelleyecek hiçbir garanti verememektedir.

    İşte bu noktada etkilenmeye açık bilinçaltını doğru beslenmeye şartlandırmak ve fazla beslenmekten kaynaklanan yağ hücrelerinin yazılımlarını etkileyecek telkinlerle “içgüdüsel zayıflamak” mümkün.

    Herkes Hipnozla Zayıflayabilir Mi?

    Herkes her yöntemle zayıflayamayacağı malum. Hipnoz’a yatkın olanların bu yöntemden daha çok yararlanabileceğini söyleyebiliriz. Bu yönteme ne kadar yatkın olduğu 10 dakikalık bir test ile anlaşılır. Sonrası telkin seanslarına alınarak hangi beslenme alışkanlığını geliştirmesi gerekiyorsa ona şartlandırmak. Zaafları olan yiyeceklere karşı iştahsızlık yaratmak ve bunları yaparken açlık veya acı çekmeden hayatının normal rutinleri içinde gerçekleştirecek bir şartlandırmayı yerleştirmek hipnoz’un yaptığı/yaptırdığı işlerin bir kısmı. Sonrasında zaten mecburen zayıflıyor.

    Hipnoz İle Zayıflamayı Seçen Diyet Yapmıyor mu?

    Böyle bir şey yok. Giren kalori ile çıkan kalori arasındaki dengesizlik devam ettiği sürece hipnoz’da işe yaramaz. Ancak hipnotik etki altında zayıflayan kişi yeme alışkanlıklarını düzenlenirken diyet yapıyormuş gibi değil de içinden gelerek olması gerektiği gibi besleniyor.

    Mesela tatlıya zaafı olan kişinin canı tatlı çekmiyor. Çayı 2 şekerle içen kişiye iki şekerli çay fazla tatlı geliyor. Hareketi sevmeyen kişi yerinde duramıyor daha çok hareket etme ihtiyacı duyuyor. Bunun gibi hipnoz kişiyi zayıflatmıyor. Hipnozun etkilerinden yararlanarak kişinin davranışlarında kilo vermesini kolaylaştıracak yeni alışkanlıklar geliştiriyoruz.

    Kaç seans sürüyor ve bunun maliyetleri neler?

    Bir alışkanlığın oluşması normal koşullarda 21 gün sürer. 3 hafta içinde kişiyle 2 seanslık bir çalışma hedeflediği kilo verme sürecini programlamak için yeterlidir. Ancak sürecin uzun olması ve motivasyonun düşmemesi için toplam süreç içinde 3 haftada bir takip gerektirir. Mesela 3 haftada 6 seanslık bir çalışma ile belli bir disiplin kazanılmışken eğer mevcut kiloları vermek için 6 aylık bir hedef konulduysa bundan sonra her 3 haftada bir takip seanslarına katılarak ilave 7-8 seans daha gelmesi gerekebilir.

    Bu yazının telif hakkı Adil Maviş’e aittir. Kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Makaledeki bilgilere dayanarak herhangi bir teşhis ve tedavi uygulanamaz. Adil Maviş kendi geliştirdiği ve kişinin içsel dinamiklerini en üst seviyede kullanılabilmesine dayalı koçluk ve bireysel danışmanlık hizmeti vermektedir. Bu bağlamda alacağınız hizmet teşhis ve tedavi kapsamında değildir.