Etiket: Alerji

  • Çocuklarda egzama

    Egzama (Atopik Dermatit)
    Çocuklarda en sık görülen, uzun süre devem edebilen, tekrarlamalar gösteren alerjik deri hastalığıdır.

    Egzama Görülme Sıklığı
    Çocuklarda görülme sıklığı 15-20 arasında iken yetişkinlerde %1-3 arasındadır. İstanbul’da yapılan çalışmada egzama sıklığı 13-14 yaş grubunda %2.8 iken 6-7 yaş grubunda %6.5 bulunmuştur.

    Egzama Belirtileri
    Bebeklerde egzama diğer adıyla atopik dermatitin ilk belirtisi yanaklarda olan kızarıklıklardır. Aileler genellikle öpmeyle olduğunu düşünürler. Bazı zamanlar azalır bazı zamanlar ise çok belirginleşir. Aslında alerjik yürüyüşe başlandığının ilk belirtisidir. Bebeğin büyümesiyle boyun altlarında, kol ve bacakların dış yüzeylerinde kızarıklık olmaya başlar. Bebek daha da büyümeye başlayınca artık kızarıklıklar eklem yerlerinde olmaya başlar. Bebeğin cildi kurudur. Kaşıntı ve huzursuzluk olur.

    Egzama Teşhisi
    Bebeklerde yüzde kızarıklık, boyunda veya kulak arkasında kızarıklık veya eklem yerlerinde kaşıntılı, kızarıklık olması halinde egzamadan şüphelenmek gerekir. Bu belirtilerin görüldüğü bebek veya çocukların anne veya babalarında veya akrabalarında alerjik hastalıklar varsa egzamadan şüphe daha da artmaktadır. Egzama belirtileri olan bebeklerin veya çocukların muayenesi yapılır. Kızarıklığın egzamaya uygun olup olmadığı değerlendirilir. Egzamanın belirtileri varsa, aileden alınan bilgiler ve bebeğin muayenesi sonucunda egzama düşünülüyorsa nedene yönelik testler yapılmalıdır.

    Genelde bebek doğduktan sonra 3 ay içinde belirtiler olduğu için aileler testin yapılamayacağını düşünür. Ama işin aslı öyle değildir. Alerji testleri doğumdan itibaren kandan ve ciltten her yaşta yapılabilir.

    * Egzama teşhisinde alerji testleri
    Çocuklarda egzama için alerji testi doğumdan itibaren yapılabilmektedir. Kandan ve ciltten alerji testleri yapılır. Kandan alerji testi cilt testine göre daha pahalı ve daha az duyarlı olduğu için genellikle deriden alerji testi yapılmaktadır.

    Testler bebeklerde sırttan yapılırken büyük çocuklarda daha sık koldan yapılmaktadır. Alerjenler damlatılır ve alerjenlerin cildin içine nüfus etmesi sağlanır.
    Çocuklarda alerji testini çocuk alerji uzmanları veya çocuk alerji uzmanları gözetiminde yapılması doğru teşhis ve tedavi için çok önemlidir. Test doğru teknikle yapılmazsa alerji olmasına rağmen yanlış olarak saptanamayabilir veya tam tersine alerji olmadan alerji var denilerek gereksiz yere bebeğin uzun süre diyet yapmasına sebep olup bebeğin büyümesi ve gelişmesine zarar verilebilir.

    Alerji testleri tek başına teşhis koydurmaz. Bu testin doğru değerlendirilmesi, yorumlanması ve çapraz reaksiyonlar konusunda deneyimli olunması gerekir. Test sonucunda alerji saptanmışsa bu alerjinin egzamanın asıl nedeni olup olmadığı da anlaşılmalıdır.
    Alerji testinin doğru teknikle yapılması, yorumlanması, çapraz reaksiyonların değerlendirilmesi, saptanan alerjinin gerçekten egzamanın nedeni olup olmadığının belirlenmesi konularında en deneyimli olanlar ise çocuk alerji uzmanlarıdır.

    Alerji testi nadir de olsa ciddi reaksiyonlara neden olabilir ve bu reaksiyonların tanınması ve müdahale edilebilmesi için bu konuda tecrübeli olan çocuk alerji uzmanının olması ve gerekli tıbbi ekipman ve ilaçların hazır bulundurulması çok önemlidir.
    Alerji testleri doğumdan itibaren kandan ve ciltten her yaşta yapılabilir. Test için açlık veya tokluk önemli değildir. Bazı ilaçların testten 1 hafta önce alınmaması gerekir. Özellikle antihistaminikler ve öksürük şurupları kullanılmamalıdır.

    Egzamanın Tedavisi
    Egzama tedavisinde alerjenlerden ve kimyasallardan korunma, cildi nemlendirme ve cilde uygulanan tedaviler yer almaktadır.

    * Korunma
    Egzama tedavisi için alerji saptanan gıda kesinlikle diyetten çıkarılır. Diline bile sürmesi alerjiye neden olur. Hatta bazen nefes sıkışması, tansiyon düşmesi gibi ciddi alerjik sorunlara neden alabilen alerjik şoka bile neden olabilir. Bu nedenle sıkı diyet önemlidir. Katkı maddesi içeren gıdalar tüketilmemelidir. Çünkü gıda alerjisi olan kişilerde katkı maddelerine karşı alerji 10 kat daha fazla görülmektedir. Bebek anne sütü alıyorsa annenin de diyet yapması gerekir. Çünkü annenin sütünden de alerjik madde geçebilmektedir.
    Egzamalı çocuklarda ev tozlarına alerji çok sık görülmektedir. Bu nedenle ev tozu alerjisinde de önemleler alınmalıdır.

    * Cilt temizliği ve banyo
    Cildin temizliği ve bakımı çok önemlidir. Çünkü egzamalı çocukların cildi kurudur ve bariyeri bozuktur. Cildi zarar vermeyen sabun ve şampuanlar kullanılmalıdır. Haftada 2-3 defa banyo yapılmalıdır. Banyodan çıkarken de vücudun su kaybını önlemek için banyo yağları kullanılmalıdır. Banyo yağları küvetin içine veya durulama suyuna konularak uygulanabilir. Kurulama havluyla nazikçe ve tamponlayarak yapılmalıdır.

    * Cildin nemlendirilmesi
    Egzamalı çocukların cilt bariyerleri bozuk ve ciltleri kuru olduğu için egzama tedavisinde nemlendirici kullanmak çok önemlidir. Gün en az 2 defa nemlendirici kullanılması faydalı olur. Her banyodan sonra ilk 5 dakika içinde hafif nemliyken kullanılması da tavsiye edilir.

    * Egzamalı çocuğun banyosu
    Egzama tedavisi için haftada 2-3 kez banyo önerilir. Ciddi vakalarda buğday veya mısır nişastalı su içinde 10-15 dakika beklemeleri önerilir. Banyoda kullanılan sabun ve şampuan cildi kurutmamalı ve tahriş etmemelidir. Banyo sonunda cildin yağlanmasını sağlayan banyo yağları kullanılması tavsiye edilir. Banyo sonrası 3-5 dakika içinde nemli haldeyken sağlam deriye nemlendirici egzamalı bölgeye doktorunuzun önerdiği merhemler kullanılır. Havluyla tampon yaparak kurulanmalıdır.

    * Egzama tedavisinde egzamayı düzelten merhemler
    -Kortizonlu merhemler
    Kaşıntılı cilt lezyonları için kullanılır. Banyodan sonra uygulanacaksa banyodan hemen sonra ilk 5 dakika içinde uygulanmalıdır. Günde 3 defa uygulanabilir.
    -Pimekrolimus merhem
    Kortizonlu merhemlerden daha az etkilidir. Zararlı etkisi daha azdır ancak henüz 2 yaş altında ruhsatı yoktur.
    -Kaşıntı azaltıcı ilaçlar
    Kortizonlu merhemler kaşıntıya faydalıdır. Antihistaminik ilaçlar da kullanılabilmektedir.

    * PUVA
    Çok deneyimli ekiplerce uygulanabilir. Cilt kanserine yatkınlık yaratabilir.

    * Ultraviyole ışın tedavileri
    Tedaviye cevap vermeyen hastalarda faydalı olabilir. 12 yaş üstünde uygulanabilir. Güneşe hassas olanlara uygulanmamalıdır.

    * Aşı tedavisi (immunoterapi)
    Henüz egzamalı çocuklara aşı uygulanması tavsiye edilmemektedir.

    * İmmunosüpresif tedaviler
    Tedaviye dirençli vakalarda uygulanabilir.

    * Antiseptik tekstil ürünleri (ipek giysiler)
    Nemlendirme ve tedavi edici merhemler sürüldükten sonra ağır egzamalı çocuklara tavsiye edilebilir. Ciltten su kaybını azaltmaktadır. Cildi daha az tahriş eder. Cilde mikrop yerleşmesini azaltır.

    Egzama Nedenleri
    C
    ildin yapısında bulunan yağ miktarında ve içeriğinde değişme olur. Cildin yapısındaki bu değişme sonucunda deriden yoğun su kaybı olur. Su kaybı dirençli kaşıntıya neden olur. Cildin yapısının bozulmasıyla alerjik gıdalar veya çeşitli kimyasal maddeler cilde daha fazla zarar vererek iltihap hücrelerin cilt bölgesine toplanmasına neden olur. Bu olaylar sonucunda da ciltte egzamanın belirtileri ile karşılaşırız.

    Egzama gelişmesinde genetik çok önemlidir. Filaggrin mutasyonu denilen genetik bir bozukluk egzama oluşmasında önemlidir. Bu genetik bozukluk sonucu cildi dış etkenlerden koruyan bariyer özelliğinde bozulma görülmektedir.

    Bebeklerde görülen egzamada en önemli neden gıda alerjisidir. Tedaviye başlanmadan önce nedenin ne olduğu net olarak belirlenmelidir. Aksi taktirde egzamalı çocuklara genellikle nemlendirici ve kortizonlu merhemler verilir. Düzelir gibi olur ama bir türlü düzelmez, tedaviye yanıt vermez. Çünkü altta yatan neden gıda alerjisi olup alerjik gıdaya devam edildikçe hastalık son bulmaz. Bu nedenle kesin sebebin bulunması gerekmektedir.

    Egzamanın Önemi
    Egzaması olan çocuklar ilerde astım ve alerjik nezle açısından %60-70 risk taşırlar. Akciğer hırlama çok sık olur. Özellikle gıda alerjisi saptananlar ve flaggrin mutasyonu olanlarda astım ve alerjik nezle gelişme riski yüksektir. Bu nedenle astım ve alerjik nezle belirtileri yönünden sıkı takip edilmelidir. Egzama, gıda alerjisi astım ve alerjik nezlenin sırasıyla çocukta gelişmesine alerjik yürüyüş diyoruz. Bu nedenlerle egzamayı basite almamalıyız.

    Egzama ile Karışan Hastalıklar
    * Seboreik dermatit dediğimiz yağ bezlerinin iltihabi durumu sıklıkla egzama ile karışır. Bu durum sıklıkla koltuk altlarında ve genital bölgelerde görülmektedir. Saçlı deride görülen seboreik dermatit halk arasında konak olarak bilinir. Konak egzamalı çocukların saçlarında sıklıkla vardır ve tedaviye dirençlidir.
    * Diğer egzamayla karışan durum ise uyuzdur. Uyuz ani başlar, koltukaltlarında ve genital bölgelerde kaşıntı daha fazla olur. Uyuzda genelde yüzde kaşıntı olmaz. Uyuzun tipik döküntüsü deneyimli uzmanlar tarafından tanınabilir.
    * Diğer egzamayla karışan hastalık ise sedef hastalığıdır. Sedefte pullanma ön plandadır.

    Öneriler
    -Egzamalı bebekler yünlü ve sıkı kıyafetler giymemelidir. İpek giysiler şiddetli egzma hastaları için önerilebilir.
    -Nemlendirici kullanmalıdır.
    -Cildi kurutmayan ve tahriş etmeyen uygun sabunlar kullanılmalıdır.
    -Bunun dışında kımızı ve kaşıntılı deri döküntülerine doktorunuzun uygun gördüğü ilaçlar verilmelidir.
    -Ciltten alerji testi ile alerjik gıda bulunmalıdır. Egzamalı çocukların %70’inde gıda alerjisi vardır. Altta yatan alerji bulunup o alerjenden tam diyet yapmalıdır. Bu çocukların çoğunda süt, yumurta ve çukulata alerjisi çok sıktır. Diline bile sürmesi alerjiye neden olur.
    -Katkı maddesi içeren gıdaları tüketmemeleri gerekir.
    -Annenin tükettiği gıdalar anne sütüyle de geçebilmektedir. Anne sütüyle beslenen bebeklerin anneleri bebeğin alerji olduğu gıdayı tüketmemelidir. Ancak anne sütü alırken annenin diyetinden egzama etkilenmiyorsa anne diyet yapmayabilir.
    -Egzamalı çocuklarda peş peşe hapşırma, burun kaşınması, sık nezle, sık öksürük, sık hırıltı, nefes sıkışmaları gibi belirtileri olduğu taktirde mutlaka alerjik nezle ve astım yönünden incelenmelidir. Çünkü egzamalı çocuklarda astım ve alerjik nezle görülme riski yüksektir.

  • Alerji testi

    Alerji testi nasıl yapılır?
    Çocuklarda ciltten alerji testleri cilt yüzeyine uygulanır. Can yakıcı veya ağrı verici bir test değildir. 3 aylık çocuğa bile farkında olmadan yapılabilmektedir. Verdiği acı duyusu yok denecek kadar azdır. Test uygulamasından 15 ile 20 dakika sonra değerlendirme yapılabilmektedir.

    Alerji testi yapılmadan kullanmamam gereken ilaçlar var mı?
    Evet var. Antihistaminik içeren öksürük şurupları, antihistaminik gibi bazı ilaçlar testi etkileyebildiği için testten 7 ile 10 gün öncesinde bu tür ilaçları kullanmamak gerekir. Bu nedenle testten önce hangi ilaçları kullanmamanız gerektiğini doktorunuzdan öğrenmeniz gerekir. Açlık veya tokluk önemli değildir.

    Ciltten alerji testi en erken hangi yaşta yapılabilir?
    Besin alerjileri için alerji testi 2-3 aylıktan itibaren yapılabilir. Astım ve alerjik nezle nedeniyle ciltten alerji testleri her yaşta yapılabilmekle birlikte 1-2 yaşından sonra yapılması uygun olur.

    Alerji testi kandan mı ciltten mi yapılmalıdır?
    Alerji testleri ciltten yapılması daha güvenilir sonuçlar vermesinden dolayı ciltten yapılması tavsiye edilir. Ciltten yapılan alerji testleriyle daha ayrıntılı sonuç elde edilebilmekte ve tedaviye daha doğru yön verilebilmektedir.

    Çocuklara alerji testini hangi doktor yapmalıdır?
    Çocuklarda alerji testi konusunda en deneyimli olan Çocuk Alerjisi uzmanlarıdır. Çünkü çocuklarda alerji testi tekniği yetişkinlerden bazı farklılıklar göstermekte ve test sonucunun ve çapraz reaksiyonların değerlendirilebilmesinde deneyim çok önemlidir. Aksi takdirde yanlış teşhis ve tedaviye neden olabilir. Hatta çocuğun yaşamını tehtid eden ciddi sonuçlarla karşı karşıya kalınabilir.

    Kandan alerji testi ne zaman yapılmalıdır?
    Ciltten alerji testi yapılamadığı yaygın cilt alerjileri varsa, anti-histaminik denilen alerji ilaçlarının kesilemediği durumlarda tavsiye edilir.

    Alerji testinin tehlikesi var mıdır?
    Alerji uzmanları tarafından veya denetiminde yapılması durumunda ciddi reaksiyon görülme sıklığı yüz bin çocukta ikidir. Ancak deneyimsiz kişiler tarafından ve yanlış teknikle yapılması halinde bin çocuktan beş çocukta ciddi reaksiyonlar görülebilir ve ölümle sonuçlanan bildirimler vardır. Bu sebepten alerji uzmanı tarafından veya denetiminde olmadan alerji testinin çocuklara uygulanması çok yanlıştır.

    Alerji testi neden yapılır?
    Alerjik hastalığın tansında yardımcı olmak, alerjik hastalık gelişme riskini değerlendirmek, alerjik hastalığın tedavisine yön vermek; hangi alerjenlerden korunmamız gerektiğini öğrenmek, aşı tedavisine gerek olup olmadığını ve uygulanacak aşıda hangi alerjenlerin ve hangi dozdan oluşması gerektiği kararını vermek için yapılır. Bu yüzden çocuk alerji uzmanlarınca veya denetiminde yapılması çok önemlidir.

    Alerji testi kimlere yapılmalıdır?
    Alerji belirtileri olan ve devamlı koruyucu tedavi ihtiyacı olan tüm kişilere yaşa bakmaksızın iki aylıktan itibaren alerji testi yapılabilir. Bir aydan daha uzun süre hırlayan, 2 defadan fazla hırlama atağı geçiren bebeklere, astım, alerjik nezle, egzama, besin alerjisi, arı alerjisi, ilaç alerjisi, lateks alerjisi belirtileri olan tüm çocuklarda uygulanabilir.

    İlaç alerjisi testi nasıl yapılır?
    İlaçlara karşı alerji testi için öncelikle test edilecek ilaçlar belirlenir. İlacın konantrasyonu en az riskliden normal doza kadar farklı konsantrasyonlarda hazırlanır. Önce normal cilt alerji testi yapılır ve arkasından cilt içine 20 dakika aralarla alerji testi uygulanır. Alerji testi bittikten sonra eğer alerji saptanmamışsa ilaç uygulanır ve reaksiyon verip vermediği test edilir. Bu testin sonucuna göre karar verilir. Test süresi yaklaşık 2 ile 3 saat arasında sürmektedir.

    Besin alerjisi testi nasıl yapılır?
    Ciltten alerji testi, kandan alerji testi ve yama testi (patch) olmak üzere farklı yöntemler vardır. Sıklıkla ciltten alerji testi ve kandan alerji testi birlikte kullanılması önerilmektedir. Alerji testlerinin tek başına tanı koydurucu özelliği yoktur. Alerji testlerinde alerji saptanmaması alerji olmadığını kanıtlamaz. Çünkü alerjinin farklı tipleri olmasından dolayı alerji testleri ile alerji çıkmamasına rağmen farklı mekanizmalarla oluşan alerjiler olabilir.

    Yama testi (Patch testi) nasıl yapılır?
    Yama testi (Patch test), temasa bağlı alerjik cilt reaksiyonları teşhisinde kullanılan test yöntemidir. Sırt bölgesine uygulanır ve 48 saat sırtta kalır. 48 saat sonunda ve 72. Saat sonunda test değerlendirilir. Bu testin alerji uzmanlarınca yapılması büyük önem taşımaktadır. Can yakıcı bir test değildir.

  • Çocuklarda alerji aşıları

    Alerji aşılarını hangi uzmanlar yapmalı?
    Çocuk yaş grubunda aşı tedavisi konusunda eğitim alan tek uzmanlık alanı Çocuk Alerji uzmanları olduğu için alerji aşısının gerekip gerekmediği, aşı tedavisinde uygulanacak aşının hangi karışımdan yapılması gerektiği ve yan etkiler gelişince nasıl davranılması gerektiği konusunda da çocuk alerji uzmanları eğitim almıştır. 3 ile 5 yıl gibi uzun süre yapılacak aşı tedavisinin etkinliğinin değerlendirilmesi ve yan etkiler çıkınca ne yapılması gerektiği konusunda çocuğunuz risk altında kalabilir. Aşı başlanmaması gereken durumda aşı tedavisine başlanmak zorunda kalmış olabileceğiniz gibi yanlış bir karışımla uzun süre aşı yapılıp zaman kaybedebilirsiniz. Bu nedenlerle çocuklarda aşı tedavisi çocuk alerji uzmanlarınca yapılmalıdır. Burda aşı tedavisi hakkında merak edilenleri yazmaya çalıştık.

    Çocuklukastımında aşı tedavisinin faydası var mıdır?
    Evet vardır. Aşı tedavisi çocukların hayat kalitesini artırmakta ve ilaç gereksinimini azaltmaktadır. Başka alerjilerin gelişmesini engeller. Bu sebepten faydalıdır. Tedavi başarısı yüksektir. Ancak çocuklarda aşı tedavisinin hangi alerjenden oluşması gerektiği ve hangi dozlarda uygulanması gerektiği sadece ve sadece çocuk alerjisi uzmanlarınca yapılmalıdır. Aksi takdirde tedavinin başarısız olmasına ve hatta çok ciddi yan tesirlerle karşı karşıya kalınabilir.

    Aşı tedavisi kimlere yapılır?
    Alerji nedeniyle olduğu kesinleşen astımlı, alerjik nezleli çocuklara yapılması tavsiye edilir. Öncelikle astım ve alerjik nezle belirtileri olan çocuklara ciltten alerji testi yapılır ve test sonucuna göre ve çocuğun çıkan alerjiden etkilenip etkilenmediğine göre karar verilir. Çocuklara aşı tedavisi gerekliliği ve nasıl yapılacağı konusunda tek yetkili uzmanlar çocuk alerji uzmanlarıdır.

    Aşı tedavisine kaç yaşında başlanabilir?
    Dilaltı aşılar 3 yaşından sonra başlanırken cilt altı enjeksiyon şeklindeki aşılar 5 yaşından sonra başlanabilir.

    Aşı tedavisi kaç türdür?
    Aşı tedavisi üç türdür. Dilaltı damla, tablet ve cilt altına enjeksiyon formları vardır. Cilt altı aşılar da iki türdür. Yıl boyu yapılan ve mevsim öncesi olmak üzere iki türdür. Mevsim öncesi aşılar sadece polen alerjisinde uygundur. Hangi aşının hangi çocuğa yapılacağını sadece çocuk alerji uzmanları karar vermektedir.

    Dil Altı Damla Alerji Aşısı nasıl uygulanır?
    Alerjisi olan çocuk astım hastalarına ve alerjik nezlesi olan çocuklara uygulanır. Dil Altı damla aşıları dil altına pompalanarak uygulanır. Aşı içinde sadece çocuğun astımına veya alerjik nezlesine neden olan alerjik madde vardır. Örneğin polen alerjisinde kullanılan damla aşı içinde sadece polen vardır, ev tozu akarına alerjisi için yapılan alerjide akar alerjeni vardır. Kesinlikle kortizon içermez. Çok küçük dozlarda başlanarak vücudun bu alerjik olduğu maddeye alıştırılması sağlanır. Haftada 3 kez veya her gün uygulanan formları vardır. Çocuklarda ciddi alerjik reaksiyona neden olma ihtimali düşük olduğu için evde uygulanabilir. Dişleri fırçalamadan ve kahvaltı veya yemekten önce uygulanır ve 2 dakika dilaltında tutulduktan sonra yutulur. 10 dakika sonra gıda alınabilir. Dil Altı Aşı tedavisinde aşı uygulama süresi en az 3 yıl, en fazla 5 yıldır. 3 ayaşından sonra başlanabilir. Aşı tedavisi ile ilaç kullanma ihtiyacı azalmakta veya bitmektedir. Hayat kalitesi artmaktadır.
    .
    Dil Altı Damla Aşı Tedavisinde Başarı Nasıldır?
    Alerjik bronşit / çocuk astım hastalarında 8-14 yaş arasında yani ergenlikte hastalığın geçme veya şiddetinin azalma olasılığı vardır. Her iki çocuktan birisi bu hastalığı ergenlite atlatamamaktadır. Koruyucu ilaç ihtiyacı devam etmektedir. Çocuk astımında aşı tedavisi ile hastalığın atlatılma olasılığı % 80-90’ın üzerine yükselmektedir. Güvenilir bir uygulama olduğundan koruyucu ilaç almak zorunda olan astımlı ve alerjik nezleli tüm hastalar dil Altı damla aşıya uygun olup olmadıkları yönünde değerlendirilmelidir ve çocuk bu aşı için uygunsa ailelere bu seçenek sunulmalıdır.

    Cilt Altı İğne Aşı Tedavisi (Subkütan İmmünotarapi)
    Devamlı ve mevsim öncesi şeklinde yapılabilir. Mevsim öncesi cilt altından yapılan aşılar sadece polen aerjisinde uygulanabilir. Ocak ayından Nisan ayına kadar haftada bir uygulanmaktadır. Devalı uygulanan aşılar ise başlangıçta en az alerjen içeren konsantrasyonda başlanır. Haftada bir başlanır. Konsantrasyon giderek artırılır. Daha sonraki aylarda doz aralığı 1 aya kadar çıkılır. Toplam uygulama süresi 3 yıl ile 5 yıl arasında değişmektedir. 5 yaşından sonra uygulanabilir. Ekili bir tedavi yöntemidir. Ancak bu tedavi yöntemi sadece çocuk alerji uzmanları tarafından planlanabilir ve uygulnabilir. Aksi taktirde tedavi başarısızlıkla sonuçlanabilir daha da önemlisi ciddi kötü sonuçlarla karşı karşıya kalınabilir. Evde veya eczanede uygulanmaz.

    Aşılar nasıl saklanmalıdır?
    Buzdolabı rafında veya kapağında saklanabilir 2 ile 8 derece arasında saklanmalıdır. Buzluk veya difirize konulmamalıdır. Buzdolabı dışında tutulmamalıdır. Buzdolabı dışında uzun süre tutulursa yapılan aşının etkisi olmaz.

    Aşı tedavisinin etkisi ne zaman başlar?
    Aşı tedavisinin etkisi tedaviden sonra 6 ayda başlar. Birinci yılın sonunda faydası mutlaka olmalıdır. Birinci yılın sonunda aşı tedavisinin faydası yoksa aşı tedavisi kesilir.

    Astımlı çocuklara aşı tedavisi neden yapılır?
    Astımlı veya alerjik nezleli çocuklarda alerjiye karşı tolerans oluşturmak için kullanılır. Aşı tedavisi ilaç gereksinimini azaltır veya ortadan kaldırır, yeni alerjilerin gelişmesini önler ve hayat kalitesini artırmaktadır. Çocuklarda aşının etkisi yetişkinlere göre çok daha fazladır. Çünkü çocuklarda immun sistem değişim içindedir.

    Aşı kortizon içeriyor mu?
    Alerji aşılarında sadece alerjen vardır. Aşılar içinde sadece alerjen vardır. Örneğin polen aşısında polenler vardır. Ev tozu mite aşısında mite alerjenleri vardır. Bu nedenle kesinlikle kortizon yoktur. İlerde herhangi bir zararı da olmaz. Kısırlık, karaciğer zararı gibi herhangi bir organa zararı olmaz.

    Alerji aşılarının yan etkisi var mıdır?
    Dil altı aşıları sonrasında dudakta ve dilde şişme, dilaltında aft gelişmesi ve karın ağrısı gibi bazı belirtiler görülebilir. Ancak bu belirtiler genelde hafiftir. Cilt altı enjeksiyon aşıları ise sonrasında aşı yapılan yerde şişlik, kızarıklık, hafif yorgunluk gibi bazı belirtiler görülebilir. Nadiren de ciddi alerjik reaksiyon gelişebilir. Bu ciddi reaksiyon aşıdan sonra 30 dakika içinde görüldüğü için aşı sonrası 30 dakika gözetim altında tutulmalıdır. Aşı tedavisinin uzun vadede kısırlık, organlara zarar gibi herhangi bir zararı olmaz.

  • Baharla birlikte alerji mevsimi de başladı

    Baharla birlikte alerji mevsimi de başladı

    Güneşin Yüzünü Gösterdiği, Doğanın Yeniden Hayat Bulduğu Bahar Mevsimi Alerjinin de Habercisi…

    Doğanın yeniden hayat bulduğu bahar mevsiminde, en sık görülen alerji türü olan polen alerjisini, aşı tedavisi ve birkaç pratik öneri ile alt edebilmek mümkün. Polen alerjisi basit bir hapşırmadan ibaret değildir ve hayat kalitesine olumsuz etkileyen bulguları bulunmaktadır.

    İlkbahar aylarında görülen çayır çimenindeki otların ve çeşitli ağaçların polenlerine karşı gelişen alerjinin yol açtığı “Mevsimsel alerjik nezle” diğer bir adıyla “Saman Nezlesi”nin mevsimi geldi. Mart-Nisan-Mayıs döneminde yoğun olarak havaya salınan polenler çocuk ve yetişkinlerde hayat kalitesini olumsuz olarak etkilemektedir. Polen Alerjisi basit bir hapşırmadan ibaret değildir. Burun kaşıntısı, burun ve gözlerde akıntı ve göz kızarması şikayetlerine neden olmaktadır.

    Alerji, Çocuğun Okul Başarısını Düşürüyor

    Polenlere karşı gelişen alerji çocuk ve erişkinlerde hayat kalitesini bozacak, günlük aktiviteleri etkileyecek boyutta sorun yaratabilmektedir. Okulda devamlı burun tıkanıklığı, hapşırık, burun akıntısı yaşayan çocuk konsantre olamaz. Okul başarısı düşer. Özellikle ülkemizde sınavların ve sınav hazırlıklarının yoğun olduğu ilkbahar mevsimi bu öğrenciler için gerçek bir sorundur. Aynı durum erişkinlerde iş gücünün düşmesi şeklinde kendini gösterir.

    Bahar Mevsiminde Alerjik Astım Alevlenmeleri Artabilir!

    Alerji sadece burunda kalmaz birçok hastada akciğerlere de etki eder ve alerjik astım alevlenmeleri görülür. Alerjik astım öksürük, hırıltı ya da hışıltı, nefes darlığı şeklinde kendini belli eder. Alerjik nezle alerjik astım birlikte tedavi edilmediği takdirde her iki hastalığında tedavisi yarım kalır.

    Alerji Yapan Maddeden Uzak Durmak Gerek

    Tüm alerjik hastalıklarda olduğu gibi Polen Alerjisinden de kurtulmak için alerjik olunan maddeden uzak durmak gerekmektedir. Alerji yapan bitki türü tanınır ve çevrede tespit edilirse; bu bitkinin o bölgeden uzaklaştırılması şikâyetleri kısmen azaltır. Ancak çoğu bitkiler uzaklaştırılsa bile polenleri çok uzak mesafelere ulaşabilir. Bu nedenle polen alerjisinde alerjik olunan maddeden kesin olarak uzak durabilmek mümkün değildir. Ancak uygulanacak birkaç pratik öneri şikayetlerin şiddeti azaltabilir.

    Polen Alerjisinden Korunmak İçin Pratik Öneriler:

    Polen mevsiminde eve hava girişini azaltmak gerekir. Özellikle sabahın erken saatleri havada polen sayısının en fazla olduğu zamandır. Bu saatlerde ve mümkünse günün diğer saatlerinde de kapı ve pencereleri kapalı tutmak gerekir.

    Evi cam açarak havalandırmak yerine polen filtreli klima kullanılmalıdır.

    Klimanın olmadığı durumlarda polen filtreli hava temizleyiciler kullanılabilir.

    Çim biçme gibi aktivitelerden kaçınmalı ve mutlaka böyle bir aktivite yapılacaksa maske takılmalıdır.

    Sabah erken saatlerde ev dışı aktivitelerden kaçınılmalıdır.

    Dışarıdan eve gelindiğinde el, yüz yıkanmalı, kıyafetler değiştirilmelidir.

    Kıyafetleri açık havada kurutmaktan kaçınılmalıdır.

    Mevsimsel Alerjik Nezle (Saman Nezlesi) Nasıl Tedavi Edilir?

    Mevsimsel alerjik nezle tedavisinde gerek çocuklara gerekse erişkin hastalara alerjik şikayetleri mevsim süresince baskılayacak ilaçlar (anti-histaminik) önerilir. Ağızdan alınan alerji ilaçları gün içinde uyku haline neden olabildiklerinden özellikle sınavlara hazırlanan çocuklara bu süreçte anti-histaminik içeren alerji ilaçları verilmemelidir. Böyle durumlarda kortizonlu burun spreyleri tercih edilmelidir.

    Alerjik nezle tedavisinde en etkin ilaçlar kortizonlu burun spreyleridir. Kortizon bazlı burun spreylerinin kana karışma oranı çok düşüktür. Uygun dozda ve uygun teknikle kullanıldığında yan etkilere neden olmazlar. Ancak, alerjik nezlede ilaç tedavisi kullanıldığı sürece etkilidir. İlaçlar kesilince altta yatan alerji tedavi edilmediyse tüm belirtiler geri dönmektedir. Mevsimsel alerjik nezlenin tek kökten tedavisi alerji aşı tedavisidir.

    Kalıcı Çözüm Dilaltı Aşı Tedavisi

    Mevsimsel Alerjik nezlenin kökten tedavisi olan Aşı tedavisinin esası vücudu alerjik olunan maddeye yavaş yavaş alıştırmaktır. Bu şekilde vücut alerjik maddeye duyarsızlaşır. Aşı tedavisi İğne aşı ve dilaltı damla aşı tedavisi olarak iki şekilde uygulanmaktadır. En eski yöntem iğne aşı uygulamasıdır. Ancak iğne aşıların alerjik yan etkileri fazladır. İğnenin doktor gözetiminde uygulanması gerekir ki; buna rağmen hayatı tehdit edici alerjik reaksiyon riski olabilmektedir. Ancak aşı tedavisi uygulanmadığında alerjinin de geçmediği yıllar içinde gözlenmiştir.

    Alerjiye karşı kökten ve kalıcı çözümün Dilaltı damla aşılardır. Dilaltı damla aşıları alerjik yan etkiler açısından güvenli ve evde uygulamaya uygun aşılardır. Tedavide amaç hastanın ilaçsız da iyi kalmasını sağlamaktır.

    Başarı oranı oldukça yüksek olan dilaltı damla aşılarının yakın zamanda Avrupa’da tablet formlarının geliştirilmiş olduğu bilinmektedir. Özellikle çayır çimeni poleni alerjisi için geliştirilen tablet aşıların çok yakında Dünya ile aynı anda ülkemizde de kullanımı söz konusu olacaktır. Gerek iğne gerekse damla ve tablet formlarının etkinlik açısından farkı yoktur. Buna karşın damla ve tablet formlar güvenli olması açısından iğne aşıya göre üstündür. Polen alerjisi kanıtlanmış tüm alerjik nezle hastalarının kalıcı çözüm için dilaltı aşı yöntemine başvurmaları hastalıktan kurtulmak için atılacak en önemli adım olacaktır.

  • Besin alerjisi

    ÇOCUKLARDA BESİN ALERJİLERİ

    Besin Alerjisi nedir?

    Herhangi bir besinin alındıktan sonra bağışıklık sistemi tarafından yanlışlıkla yabancı olarak tanınıp buna karşı değişik mekanizmalarla alerji belirtilerinin ortaya çıkmasıdır.

    Besin alerjisi sıklığı

    Besin alerjisi genellikle 1-2 yaşından önce görülmektedir ve 3 yaş altında görülme sıklığı %6 iken yetişkinlerde bu sıklık %1-2 civarındadır.

    Hangi besinler alerji yapar?

    Her besinin alerjik reaksiyonlara neden olması mümkün olmakla birlikte tüm alerjik besin reaksiyonlarının % 90’ından 8 temel besin sorumludur. Bunlar süt, yumurta, yerfıstığı, soya, buğday, ağaç fıstıkları (ceviz, badem, Antep fıstığı, vs), balık ve kabuklu deniz hayvanlarıdır.

    Besin alerjisi belirtileri nelerdir?

    Besin alerjisi belirtiler besin alımından sonra ağız etrafında kızarıklık, yüzde veya vücutta kızarıklık, kaşıntı, dil ve dudakta şişme, egzama belirtileri sıklıkla görülen belirtilerdir. Bu belirtilerden başka akciğerde hırıltı, öksürük, nefes sıkışması, burun akıntısı, burun tıkanıklığı kanlı kaka, kabızlık, kusma, şiddetli gaz ağrısı ve alerjik şok belirtileri gibi birçok belirtilere neden olabilir.

    Besin alerji teşhisi nasıl konulur?

    Besin alerjisini düşündüren belirtiler olan çocuklarda ciltten alerji testleri, kandan alerji testleri, alerjen besinlerin alımına ara verilmesi ve besin yükleme testleri gibi testlerle birlikte çocuk alerji uzmanları tarafından tanı konulmaktadır.

    Gıda alerji testi nasıl yapılır?

    Ciltten alerji testi, kandan alerji testi ve yama testi (patch) olmak üzere farklı yöntemler vardır. Sıklıkla ciltten alerji testi ve kandan alerji testi birlikte kullanılması önerilmektedir. Tek başına alerji testleri tanı koydurucu özelliği yoktur. Yükleme testleri ile doğrulanmalıdır. Alerji testlerinde alerji saptanmaması alerji olmadığını kanıtlamaz. Çünkü alerjinin farklı tipleri olmasından dolayı alerji testleri ile çıkmamasına rağmen farklı tip alerji olabilir.

    Besinlere bağlı alerji testi kaç yaşında yapılabilir?

    Doğumdan itibaren yapılabilmekle birlikte sıklıkla 2 aylıktan sonra yapılabilmektedir.

    Besin eliminasyonu

    Çocuk alerji uzmanı tarafından yapılan değerlendirme ve testler sonucunda şüpheli gıdalar belirlenir. Belirlenen gıdalar alerjik hastalığın tipine gore iki ile 4 hafta süreyle diyetten çıkarılır. Bu sure içinde diyetten çıkarılan gıdanın diline bile dokundurulmaması gerekmektedir. Çıkarılan diyet ile çapraz reaksiyon yapan gıdaların da diyetten çıkarılması gerekir. Bu nedenle bu eliminasyon diyetini çocuk alerji uzmanalarının planlaması çok önemlidir.

    Besin yükleme testi

    Şüpheli gıdanın diyetten çıkarılması ile çocuktaki belirtilerin düzelmesinden sonra şüpheli gıdanın yüklemesi yapılır. Yükleme yapılmasında alerji testi sonuçları çok önemlidir. Alerji testi sonuçlarına gore yükleme testinin nasıl yapılacağına karar verilmelidir. Bu test deneyimsiz hekimlerce yapılırsa çocuğun hayatını tehlikeye sokacak kadar kötü sonuçlara neden olabilir.

    Besin günlüğü: Hergün bebeğin verilen besinler ve annesini emiyorsa annenin aldığı besinler her gün hangi saatte alındığı kayıt edilir. Bebekte görülen belirtiler de hangi saatlerde olduğu kayıt edilir. Besin günlüğü tutulması beslenme ve belirtiler arasında ilişki kurulmasında doktorlara çok önemli bilgi vermesi bakımından önemlidir.

    Besin alerjisi tedavisi:

    Diyet

    Besin alerjisi reaksiyonlarını önlemenin tek yolu çocuğun alerjik olduğu besin ve ürünlerinden kaçınmasıdır. Çok az miktarda alımları bile şiddetli reaksiyonlara neden olabileceği için dilini bile alerjik besine dokundurmamalıdırlar. Anne sütü alan bebeklerin anneleri de diyet yapması gerekir. Bebek mama kullanacaksa besin alerjisi tipine gore seçim yapılmalıdır. Örneğin inek sütüne alerjisi olan bebeklerin inek sütü içermeyen mamalar kullanması gerekir. Hangi mamanın kullanılacağına ve nasıl bir diyet uygulanacağına çocuk alerji uzmanı karar vermelidir.

    Besin alerjisinde ilaç tedavisi var mıdır?

    Besin alerjisi tespit edilen çocuklarda bulguların ortaya çıkmasını engellemek amacıyla kullanılabilecek herhangi bir ilaç yoktur. Var olan belirtilerin ortadan kaldırılması amacıyla hafif reaksiyonlarda anti-histaminik ilaçlar ve kortizon türü ilaçlar kullanılabilir.

    Besin alerjisinin aşı tedavisi var mıdır?

    Oral immünoterapi (Aşı tedavisi): Hastaları desensitize (besine alıştırma) etmek ve kalıcı tolerans (besin alerjisinin düzelmesi) geliştirmek amacı ile küçük dozlardan başlayarak düzenli olarak artan dozlarda gıda alerjenlerinin ağızdan verilmesidir. Oral dezentizasyon yapılabilen gıdalar süt, yumurta, yer fıstığı, ceviz, kivi ve şeftalidir. Henüz araştırma aşamasında olup bazı merkezlerce yapılmaktadır. Başarılı sonuçlar bildirilmektedir.

    Besin alerjisi düzelir mi?

    Besin alerjisinin düzelip düzelmeyeceği hangi besine bağlı alerji olduğu, kaç çeşit gıdaya alerji olduğu, kaç yaşında teşhis konulduğu, teşhis konulduğunda besin alerjisinin şiddeti, astım ve alerjik nezlenin birlikte olup olmadığına göre değişmektedir. Süt yumurta, soya ve buğdaya alerji düzelme şansı yüksekken fıstık, balık ve deniz ürünlerine alerji düzelme şansı düşüktür.

  • Alerjik astımlı çocuklar

    Alerjik Astımlı Çocuklar
    Alerjik rahatsızlıklarda hem Türkiye’de hem dünyada artış görülüyor. Astım veya diğer adlarıyla alerjik bronşit veya spastik bronşitin görülme sıklığı da her geçen gün artıyor. Çocuklarda astım sıklığı %10 ile %20 arasında değişiyor. İstanbul’da yapılan çalışmada her 7 çocuktan birinde astım hastalığı var. Bu nedenle de astımlı çocuğu olan ailelerin nelere dikkat etmesi gerektiğini bilmeleri büyük önem arz ediyor.

    Çocuklarda astımın en sık nedeni alerjidir
    Astımlı çocukların alerjisinin nedeni öncelikle öğrenilmesi çok önemlidir. Çünkü çocuklarda astımın %90 nedeni alerjidir. Bunun için çocuk alerji uzmanlarınca yapılan ciltten alerji testinin yapılması gerekiyor. Kandan yapılan testler çok sağlıklı sonuçlar vermiyor.

    Astım tedavisinde alerjenden korunma çok önemlidir
    İstanbul’da en sık neden olan alerjenler ev tozu mite alerjisi ve polen alerjisidir. Bunların dışında küf, evcil hayvan tüyleri gibi alerjenler de neden olabiliyor. Test sonucuna göre belli olan alerjenden korunma yöntemleri çok önemlidir. Örneğin polene alerjisi olan çocukların polenlere karşı korunma önlemleri alması, ev tozuna karşı alerjisi olanların da ev tozuna karşı önlem alması gerekiyor. Astım tedavisinde en önemli yöntem astıma neden olan alerjenden korunma yöntemidir.

    Astımlı çocukların bronşlarında aşırı hassasiyet vardır
    Astımlı çocukların diğer dikkat etmesi gerekenler ise astımı tetikleyen faktörlerin bilinmesidir. Astımlı çocukların akciğerlerindeki bronşlar çok hassastır. Alerjenler bronşlarda inflamasyon dediğimiz iltihaplanma yaparak bronşları koruyan mukoza tabakasını zedeler. Bu zedelenme sonucu bronşlar hassaslaşır. Özellikle anne veya babasında veya yakın akrabalarında astım, alerjik nezle, egzama veya başka alerjik hastalıklar olan çocuklara sık antibiyotik kullanmamak, fazla kilo alımından kaçınmak, hijyene çok önem vermemek, aşırı nemden sakınmak, katkı maddeli besinlerden kaçınmak, ilk 6 ay sadece anne sütü ile beslemek gibi bazı önlemler astım gelişmesini önlemede yardımcı olabilir. Astım hastası çocukların akciğerleri çok hassas olduğu için

    Gribal enfeksiyonlar astımı tetikler
    Astımı tetikleyen en önemli neden gribal enfeksiyonlardır. Gribal enfeksiyonlar akciğerleri hassas olan astımlı çocukların en büyük düşmanıdır. Astımlı çocukların gripleri ağrı geçer, her seferinde öksürük olur ve 15 günden de uzun sürer. Bunun asıl nedeni akciğerlerdeki aşırı hassasiyettir. Bu nedenle de grip aşısı tüm gripleri engellemesine rağmen astımlı çocuklara yapılması tavsiye edilmektedir.

    Astımlı çocuklar spor yapmalıdır
    Diğer astımı tetikleyen faktör de egzersizdir. Koşmak, merdiven çıkmak gibi egzersizler astımlı çocukları sıkıştırabilir veya astımın belirtilerini ortaya çıkarabilir. Bu nedenle astımlı çocuklar sıklıkla egzersiz yapmaktan ve spor yapmaktan kaçınırlar. Astımlı çocukların aileleri de çocuklarının top oynamalarını istemezler ve terlemelerinden korkarlar. Bu da astımlı çocukların şişmanlamasına ve de astımın daha da kötüleşmesine neden olur. Astımlı çocuklar doktorun önerdiği şekilde spor yapmalı, diyetlerine dikkat etmeli ve fazla kilo almamalıdır.

    Astımlı çocuklar kokulara çok hassastır
    Astımlı çocuklar ve yetişkinler kokulara çok hassastır. En hafif kokuyu dahi alırlar. Bunun da nedeni bronşlarda gelişen aşırı hassasiyettir. Keskin kokular astımlı çocukların kötüleşmesine ve krize girmesine neden olabilir. Bu nedenle astımlı çocukların ve yetişkinlerin keskin kokulu parfüm kullanmaması önemlidir. Çamaşırların güzel kokması tüm annelerin en büyük istekleridir. Ancak parfümlü deterjanlar çamaşırların güzel kokmasına neden olurken astımlı çocukların astım belirtilerini ortaya çıkmasına neden olabilir. Hatta astım krizine neden olabilir. Çünkü astımlı çocukların bronşlarında aşırı hassasiyet vardır. Bu parfüm kokularının hangi çocuğu tetikleyip hangisini tetiklemeyeceğini bilmek çok zordur. Bu nedenle evde astımlı çocuğun olduğu evlerde çamaşırların parfümsüz deterjanlarla yıkanması önem arz etmektedir.

    Astımlı çocukların bulunduğu ortamda sigara içilmemelidir
    Sigara dumanı bronşlarda zararlı olmaktadır. Bu nedenle akciğerlerin hassaslaşmasına ve bronşlardaki koruyucu tabakanın zedelenmesine neden olur. Bu zedelenme sonucunda alerjenlerin vücuda kolay geçmesine neden olmaktadır. Ayrıca astım için kullanılan ilaçların da etkisiz olmasına neden olmaktadır. Sigara içenlerin üzerine sinen kokular da aynı etkiyi yapmaktadır. Astımlıların zaten akciğerleri alerjenlerin bronşlarda yaptığı zarar sonucu çok hassastır. Sigara da hem kendisi bronşların daha da hassaslaşmasına neden olmakta hem de bir tetikleyici faktör gibi görev yaparak bronşların daralmasına ve astım belirtilerinin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bu nedenle evde sigara içilmemeli, mutlaka içilecekse akşam eve gelince kıyafetlerin değiştirilmesi, duş alınması ve dişlerin fırçalanmasıyla sigara dumanından vücudun temizlenilmesi gerekir. Evde içilecekse de balkonda bir önlükle içilmesi ve sigara sonrası önlüğün balkonda bırakılması ve yüzün yıkanıp dişlerin fırçalanması şeklinde sigaranın kokusundan vücut arındırılmalıdır.

    Önemli Notlar
    -Çocuklarda astımın en sık nedeni alerjidir.
    -Astımlı çocukların bronşlarında aşırı hassasiyet vardır.
    -Gribal enfeksiyonlar astımlı çocuklarda ağır geçer. Grip aşısı yapılması faydalı olabilir.
    -Egzersiz astımlı çocukların bronşlarını daraltıp krize sokabilir. Doktor tavsiyesine göre astımlı çocukların spor yapması ve fazla kilo almaması önemlidir
    -Astımlı çocuklar kokulara çok hassastır. Keskin kokulu parfümler kullanılmamalı, çamaşırlar için parfümsüz deterjanlar tercih edilmelidir.
    -Astımlı çocukların bulunduğu ortamlarda sigara içilmemelidir.

  • Çocuk alerji ve astım

    Alerji nedir ve nasıl ortaya çıkar?
    Çevremizde bulunan ve vücudumuzda alerjik yanıt oluşturan maddelere “alerjen” denir. Başlıca alerjenler ev tozu miteları, polenler, küfler, evcil hayvanların tüyleri ve deri döküntüleridir. Alerji ise vücudumuzun bağışıklık sisteminin alerjenlere karşı, aşırı şekilde ve anormal bir yanıt, tepki vermesi olarak tanımlanabilir. Alerjenlere aşırı tepki sonucu sık öksürük, nefes sıkışması belirtileri ile seyrederse astım aklımıza gelmelidir.

    Çocukların en sık alerji sorunları nelerdir?
    Çocuklarda görülen alerjik hastalıklardan en sık olanı astımdır. Daha sonra alerjik nezle, egzama (Atopik dermatit), besin alerjisi, ilaç alerjisi, ürtiker (kurdeşen eya dabaz), temasa bağlı alerjik dermatit, arı alerjisi (venom alerjisi) ve diğer böcek alerjileri çocuklarda görülen en sık alerjik sorunlardır.

    Çocuklarında alerjik hastalık ve astımı olanlar “Çocuk Alerji Uzmanlarının” yolunu tutuyor
    Çocuk alerji uzmanları doğumdan 18 yaşına kadar çocuklarda görülen alerjik hastalıkların, astımın teşhisinde ve tedavisinde çok detaylı eğitim almaktadılar. Çocuk doktorluğundan sonra 3 yıl süreyle çocuk alerji uzmanlık eğitimi alırlar. Bu nedenle teşhis ve tedavi konusunda çocuk alerji uzmanları çok deneyimlidir. Gerek çocuk doktorları, gerek diğer branşlar artık çocuk alerji uzmanlarıyla el ele çalışmaktadırlar.

    Çocuklarda astımın nedenleri nelerdir?
    En önemli neden genetik olmakkla birlikte çocuklardaki astımın %90 nedeni alerjidir. Alerjinin en sık nedenleri ise ev tozu mite’ları ve polenler başta olmak üzere küfler, evcil hayvanlar gibi alerjenlerdir. Astım kalıtsal bir hastalıktır. Ancak ailesinde astım olmayan ailelerin çocuklarında da astım gelişebilmektedir. Çevresel faktörler de astımın ortaya çıkmasını etkilemektedir. Alerjenler dışında, şişmanlık, hijyene aşırı önem vermek, ilk iki yaşta sık antibiyotik kullanmak gibi çevresel faktörler de astımın ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

    Astımın belirtileri nelerdir?
    Sık sık öksürük, nefes sıkışması, akciğerde hışıltı olması en önemli belirtilerdir. Gece uykudan kaldıran öksürük, sabaha doğrıu öksürük, koştıktan sonra veya terledikten sonra öksürük olması, her gribal enfeksiyon sonrası öksürük olması en önemli astım belirtileridir. Bu belirtileri olan her çocuğa astım demek de yanlıştır. Bu belirtileri olan çocukların Çocuk alerji uzmanlarınca detaylı bir şekilde incelenerek kesin teşhis konulması gerekmektedir.

    Parfümün ve diğer kokuların astımlı çocuklara etkileri nedir?
    Astımlı çocukların ve yetişkinlerin akciğerleri çok hassas olduğu için parfümlere ve kokulara hassasiyetleri vardır. Bu nedenle astımlı çocukların ve yetişkinlerin keskin kokulu parfüm kullanmaması, çamaşırların parfümsüz deterjanlarla yıkanması çok önemlidir. Evde temizliğin çocuğun olmadığı zaman yapılması da diğer faydalı bir önlemdir.

    Çocuklarda astım teşhisi nasıl olur?
    Astım belirtileri olan çocuklarda ayrıntılı bir öykü alınmalıdır. Çocuğun akciğerleri dikkatle dinlenmelidir. Belirtiler astımı düşündürüyorsa gerekli testlerin yapılması gerekir. Çocuklarda astımın %80-90’ı alerjik olduğu için ciltten alerji testi yapılması çok önemlidir. Alerji testlerinin çocuk alerji uzmanlarınca veya denetiminde yapılması doğru teşhisi için çok önemlidir. 6 yaşından büyük çocuklarda solunum fonksiyon testleri yapılır. Verilen nefeste NO testi yapılabilir. Gerekli olan durumlarda kan testleri, ter testi ve alınan bilgilere göre bazı testler yapılır. Bu sonuçlarla astım olup olmadığına karar verilmektedir. Astım teşhisinde deneyim çok önemlidir.

    Çocuklarda astımın tedavisi var mı?
    Astım tedavisi çocuklarda yüz güldürücüdür. Sebep olan alerjenden korunma, ilaç tedavisi ve bazı durumlarda aşı tedavisi dediğimiz immunoterapi tedavisi ile tedavi yapılmaktadır. Çocuklarda astım tedavi edilebilen bir hastalıktır.

    Önemli Notlar
    -Çocuklarda astımın en önemli nedeni genetik olmakla birlikte çevresel faktörler astım gelişmesine katkıda bulunur
    -Astımın %90 nedeni alerjidir.
    -Alerji yapan en sık alerjenler ev tozu mite’ları, polenler, küfler, evcil hayvan tüyleri ve epitelleridir.
    -Alerjenler bronşlarda aşısı hassasiyete neden olur. Gribal enfeksiyonlar, sigara dumanı, parfüm, keskin kokularda aşırı hassas bronşlarda daralma yaparak astım krizine veya astım belirtilerine neden olabilir.
    -Astımın doğru teşhisi konulması çok önemlidir.
    -Astım tedavi edilebilir hastalıktır. İlaç ve aşı tedavisi yanında korunma çok önemlidir.
    -Astımlı çocukların bulunduğu ortamda sigara içilmemesi önemlidir
    -Keskin kokulu parfümlerden uzak durulması, çamaşırların parfümsüz deterjanla yıkanması ve genel temizlik yapılırken çocuğun evde olmamasına dikkat edilmesi gerekir.

  • Alerjik bir çocuğun evi nasıl olmalıdır?

    Alerjik bir çocuğun evi nasıl olmalıdır?

    Alerji doğumdan itibaren başlayıp zamanla şekillenen bir süreçtir. İlk 3 yaşta en yoğun gıda alerjisine bağlı alerjik egzama ile kendini gösteren hastalık zamanla çocuğun ev tozu, hayvan atıkları veya küf mantarları gibi ev içi alerji yapıcı maddelere teması arttıkça şekil değiştirir. Okul çocukluğunda daha çok ev tozu alerjisine bağlı alerjik nezle ve alerjik astım tablosu görülür. Ergenlik yaklaştıkça mevsimsel polen alerjisi de eklenir sürece.

    Özetle; alerji zannedildiği gibi büyüdükçe geçmez; tam tersine artarak seyreder. Bu yüzden erken çocukluk döneminde alerjiyi olmadan engellemenin ve oluşmuşsa da daha fazla ilerlememesinin yolları aranmalıdır. Alerji çoğunlukla genetik bir hastalıktır. Zamanla alerji yapıcı maddelere temas ile şekillenir. Bu nedenle ailesinde alerji hikayesi olan çocukların daha doğumdan itibaren buna uygun bir evde yaşaması alerjiyi engellemek adına çok önemlidir. Bir kez alerji oluşmuşsa o zaman zaten alerjik olunan maddeden uzak durma mümkün olan en sıkı şekilde uygulanmalıdır.

    Günümüzde en sık rastlanan alerji tipi ev tozu akar alerjisidir (%90). Ev tozu alerjisi çoğunlukla alerjik nezle ile beraber alerjik astım bronşite neden olur. Tedavide ana hedef hastanın çevresindeki ev tozu akar miktarını en aza indirmektir. Bu yönde ev içinde alınması gereken bir dizi önlem vardır. Bu önlemlerin içinde en önemlisi evden halıların kaldırılmasıdır. Dokuma halılar, ister elde ister fabrikada dokunmuş olsun, ister sentetik isterse yün olsun, ev tozu akarları için önemli bir yaşam alanı oluşturmaktadır. Ev tozu akarları insan atıkları ile beslenen, sıcak ve nemli ortamları seven, gözle görülmeyen mikroskopik canlılardır. Bu canlıların vücut parçacıkları ve dışkıları havaya karıştığında alerjiye neden olur. Akarlar bakteri değildir. O nedenle anti-bakteriyel halılar ev tozu akarından korumaz. Ev tozu alerjisinde hava temizleyiciler fayda sağlamaz. Halıları yerde dururken elektrik süpürgesiyle yıkamak alerjenin uzaklaştırılmasına fayda sağlamadığı gibi bir de halıyı nemlendirerek akarların daha fazla yaşamasına neden olur. Buharlı temizlik robotları yüksek ısıyla akarları öldürür; ancak dışkı parçacıklarını uzaklaştırmada yetersiz kalır. Halı yerine çamaşır makinesinde yıkanabilecek ince örgü kilimler kullanılmalıdır. Kilimler 60 derecede yıkandığında hem ev tozu akarları ölür; hem de akarların dışkı parçacıkları suyla uzaklaştırılmış olur.Ev tozu akarları nemli iklimlerde ürerler. Ev içi nem oranının %50’yi geçmemesinin sağlanması gerekir. Ev içi havasının nemi %50’den yüksek ise havanın nemini alıp suya çeviren nem giderici aletler kullanılabilir. Temizliğin HEPA filtreli özel süpürgelerle yapılması gerekir.

    Alerjisi olan veya alerji olma olasılığı olan çocukların evinde rutubet olmamalıdır. Sıvadan veya herhangi bir su kaçağından duvar içine sızan suyun yarattığı rutubet evde ciddi anlamda hava kirliliği yaratmaktadır. Bu alanların kurutulması gerekir. Benzer şekilde ev içi hava kirliliği yapan madde sigaradır. Alerjik bir çocuğun evinde sigara kesinlikle içilmemelidir. Mutfak, cam önü gibi alanlarda sigara içmek çocuğun etkilenmesini azaltmayacaktır. Sigaranın tamamen ev dışında içilmesi şarttır.

    Çocuk ve yetişkinlerde ev tozu alerjisi tedavisinin temelinde bu önlemler yatmaktadır. Bu temelin üzerine, alerjik olunan maddenin artan miktarlarda dil altından vücuda uygulanması prensibiyle çalışan “dil altı damla aşı tedavisi” (sublingual immunotherapy) hastalığı kökten çözme yolunda çok büyük başarı sağlamaktadır.

  • Astımın dört dörtlük tedavisi

    Astımın dört dörtlük tedavisi

    Astım tekrarlayan bronş daralması ile seyreden bir hastalıktır. En sık çocuklarda görülür. Yüzde 90 nedeni alerjidir. Alerji bronş içi zarında yanık benzeri bir doku yaratır ve bronşlar dış uyaranlara hassas hale gelir. Alerjik bronşit ve Reaktif hava yolu hastalığı terimleri de astım ile eş anlamlıdır.

    Astım bütüncül tedavisi dört aşamada yapılmalıdır.

    Çevre düzenlemesi: Alerjik olunan maddeden ve alerji dışı astım atağı tetikleyicilerinden uzak durmak tedavinin ilk adımı olmalıdır. Çocuklarda en sık alerji ev tozu akarlarına karşı gelişir. Bu nedenle alerjik astımı olan çocukların evinden halıların uzaklaştırılması, yatak ve yastığa akar geçirmeyen özel alerji kılıfları takılması gerekir. Çocuğun evinin hiçbir yerinde sigara içilmemelidir.

    İlaç tedavisi: Alerjik astımı olan çocukların ilk planda hızlı etki eden sprey ilaçlarla atak geçirmeyecekleri hale getirilmesi gerekir. Bu ilaçlar çok düşük doz, kana karışmayan kortizon içerir. Uygun dozda kullanıldığında yan etki riski olmaz. İlaçların başlanıp kesilme kararı alerji uzmanınca verilmelidir. Alerji konusunda kökten çözüm sağlandıkça ilaçlar yavaş yavaş azaltılarak kesilmelidir.

    Dilaltı Damla aşı tedavisi: Alerji bağışıklık sisteminin yanlış çalışmasına bağlı gelişir. Alerji kökten çözülmedikçe astım devamlı ilaçla baskılanmak zorunda kalınır. Alerjinin kökten çözümü aşı tedavisidir. Çocuklarda aşı tedavisi yan etki riski olmaması nedeniyle dil altı damla olarak tercih edilir. Uygulama ailelerce evde yapılır. Tedavi süresi 3-5 yıldır.

    Reflü kontrolü: Astım doğası gereği çocuklarda yüzde 80 mide başı gevşekliği ile seyreder. Mideden yukarı soluk borusuna ve akciğerlere kaçan mide asidi astımı kötüleştirir. Bu nedenle reflüden koruyucu beslenme astım tedavisinin olmazsa olmaz bir parçasıdır. Reflüyü artırıcı kakaolu çikolata, kek ve benzeri gıdalardan kaçınmak, gece yatmadan önce en az iki saat süt de dahil olmak üzere çocuğa yemek yedirmemek gerekir.

    Çocuklarda astım bu dört basamağın da aynı anda eş zamanlı uygulanması ile başarıya ulaşır. Biri eksik kaldığında bile astımın erişkin hayata uzaması olasılığı artar.

  • Çocuklarda hışıltılı ve astım tetikleyici nedenler

    İlk 3 yaşta görülen hışıltı ataklarının çoğunun viral enfeksiyonlara bağlı olduğu gösterilmiştir. En sık izole edilen virüsler RSV , Parainfluenza ve adenovirüslerdir. Hışıltılı ataklarının %80’i bunlara bağlıdır.

    Yıllar boyunca rinovirüslerin (RV) 3 yaşından önce nadiren alt ve üst solunum yolu hastalığı yaptıkları düşünülürdü. Son zamanlarda yapılan çalışmalar da ilk yıl içinde alt solunum yolu enfeksiyonu tanısı ile hastaneye yatırılan çocukların dörtte birinde RV teşhis edilmektedir.
    Alerjenler alerjiye neden olan antijenlerdir. Alerjenler solunum, sindirim ve deri yoluyla vücuda girerek vücutta alerjik reaksiyonlara neden olur. Astımda en önemli giriş kapısı solunum yoludur.Atopik ve alerjik kişilerde cevap genellikle alerjene spesifik IgE antikorları oluşumu ile IgG4 antikorları oluşumu ile olabilmektedir. Etkinin görüldüğü doz farklı olup, kişiden kişiye değişebilir.

    Ev tozu akarları tıbbi adıyla ‘akar böceği’ olarak bilinmektedir. En sık rastlanan tipi de deri yiyen anlamına gelen ‘dermatofagoid’ olarak anılmaktadır. Bu parazit niteliğindeki mikroskobik böcekler normalde halı,kilim,yorgan,yastık,tüylü eşyalar ve oyuncaklarda yaşarlar. Yaşamları için gerekli besini insan deri ve tüy döküntülerinden karşılarlar.Su ihtiyaçlarını ise havadaki nemden elde ederler.İnsanın ev içinde geçirdiği en uzun süre yatak odaları olduğu için en sık akar alerjeni ile karşılaşmayeri de burasıdır.Akarlar %50’nin altında nem olan yerlerde ve 60 derece ısının üzerinde şansları azalır.

    Polenler bitkilerin üremelerinde görevlidirler. Bu nedenle polenlere ailt klinik bulgular en çok bitkilerin çiçeklerini açtığı üreme mevsimi olan bahar aylarında olur. Daha çok rüzgarla etrafa yayılan daha küçük ve daha hafif polenler inhalan alerjiden sorumludur.Böceklerle aktarılan polenler ise daha ağırdır ve havada asılı bulunmadıkları için daha az alerji sebebidirler. Ot, ağaç,diğer polene sahip olan bitkilerin dağılımı ve çiçek açma zamanları, yetiştikleri toprak ve mevsimsel özelliklere göre değişir. Parçacık çapı daha küçük olanlar ya da ağızdan soluma ile bronşlara ulaşanlar ise daha az olsa da alerjik astıma yol açarlar.

    Küf mantarları hem ev içi, hem de ev dışı alerjen olma özelliğine olma özelliğine sahiptirler.Bunlar sıklıkla ev içinde organik eşyaların, yemeklerin ev dışında ise bitki ve hayvanların üzerinde yaşayan mikroorganizmalardır. Küf mantarları nemli , organik besin artığı bulunan ortamlarda kolayca ürerler. Buradan da havaya üremelerini devam ettiren bol miktar da mantar sporlarını bırakırlar. Üremeleri ve etrafa spor bırakmaları yıl boyu olabilse de en sık havaların ısındığı ve orta şiddete rüzgarın olduğu bahar ve yaz aylarında üremeleri en üst düzeyde olur. Kışın düşük dereceli ısıda ve hele karlı ortamda üreyemez ve alerjiye neden olan sporlarını bırakamazlar. Çok küçük yapıya sahip oldukları için hem alerjik nezle hem de alerjik astıma neden olurlar.

    Hayvan alerjileri de sıkça rastlanan çevresel alerjenlerdir. Bunlar kedi, köpek, kuş, fare, tavşan, at ve benzeri hayvanlardır. Ayrıca değişik kümes hayvanları , koyun ve laboratuarda deney yapmada kullanılan hayvanları da alerji yapabilir.
    Böcek alerjenleri içinde en sık rastlananı arı alerjisidir. Ayrıca sivrisinek ve diğer sokucu tüm hayvanlar da alerji yapabilir. Bu grubun astımla daha çok alakalı olan türü hamamböceği alerjisidir.Hamam böceği alerjisi büyük şehirlerde gittikçe artmaktadır.

    Besin alerjenleri içinde çocuklar için en sık olanı inek sütüdür..İnek sütünde anne sütünde bulunmayan ‘beta-laktoglobulin’ isimli bir proteinin bulunması bunun nedeni olarak kabul edilmektedir. Ayrıca yumurta, deniz ürünleri fındık,fıstık, tahıllar,et, muz, kivi, vs. diğer besin alerjenlerdir.

    İrritanlar, astım tetikleyicileri arasında bulunmaktadırlar. Bunlar alerjen yapısında değildirler, solunum yolu ile akciğerlere ulaşarak irritasyon yaparlar. Bunların başına sigara dumanı gelmektedir. Ayrıca kokulu çeşitli maddeler, parfümler, petrol türevleri, ekzos gazları, ozon, pişirme gazları da bunlar arasındadır.
    Egzersiz, çeşitli fizik aktiviteler, gülme ve ağlama gibi eforlarla da astım tetiklenebilir. İlaçlar, psikolojik faktörler, havadaki basınç, ısı ve nem değişiklikleri , mekan değişiklikleri de tetikleyici olabilir.