Etiket: Aldatma

  • EVLİLİKTE ALDATMA VE ALDANMA

    EVLİLİKTE ALDATMA VE ALDANMA

    Aldatma, evliliklerde oldukça sık rastlanan bir problemdir. Boşanma sebeplerinde aile içi şiddetten sonra ikinci sırada yer almaktadır.
    Aldatma ailede her iki eş içinde yaşanan travmatik bir olaydır. İki tarafta, ilişkiyi kaybetme duygusu yaşar, güven duygusu tamamen kaybolur.
    Kadın ve Erkeklerde aldatma nedenleri farklılık göstermektedir.

    Erkeklerin Aldatma Nedenleri

    • İlişkinin iyiye gitmemesi
    • Yeni ve heyecanlı ilişki arayışı
    • Etrafındaki kadınların gösterdiği ilgi
    • Anlık tatmin duygusu
    • Eşi ile gerçekleştiremediği cinsel fantaziler

    Kadınların Aldatma Nedenleri

    • Eşinden göremediği ilginin karşılanması
    • Değerli ve özel hissetme ihtiyacı
    • Romantizm ihtiyacı
    • Arkadaşlık ve duygusallığı paylaşma ihtiyacı
    • Kadınlarda aldatma daha duygusal yaşanırken; erkeklerde cinsel yaşanmaktadır.
    • Aldatan eşler evlilikleri ile ilgili mutsuz olduklarını ve eşleriyle çatışma yaşadıklarını ifade ederler.

    Yapılan araştırmalarda evliliklerinde doyum yaşayan ailelerde aldatma oranının düşük olduğu görülmüştür. Birbirine sımsıkı bağlı olan çiftlerin arasında alternatif bir ilişkinin yaşanması pek mümkün değildir.

    Aldatmanın Sonuçları

    Aldatmanın ortaya çıkmasıyla evlilik ilişkilerinin gelişmesi, daha atılgan olma, ailede daha yüksek değerlerin yerleşmesi, kendi bakımına daha çok önem verme ve iletişimininönemini anlama gibi olumlu sonuçlar yaşanabilse de birçok ilişkide ilişki dısındaki bir bireyle yasanılan bir cinsellik, yıkıcı bir eylem olarak düşünülür. Evlilik dısı iliskilerin çesitli sonuçlar dogurabilecegini belirtmistir. Aldatmanın ortaya çıkarılmasından sonra bu durum evlilik birligine bir tehdit olarak algılanabilir. Çiftler bunun sonucunda birbirlerini bırakmaya ya da iliskilerinin güçlendigi sonucuna varıp
    evliliklerine devam etmeye karar verebilirler.

    Aldatmanın derinden yaralayıcı doğası ve aldatma sonucunda güvenin kaybedilmesi çiftler arasında sıkıntılara yol açmaktadır. Konunun çözülmesinde önemli bir rol oynayacak iletişim çiftlerin çoğunlukla başarısızlığa düştüğü bir alandır.

    Aldatılma eşlerde ölüm acısından bile daha ağır acıya sebep olabilir. Ölüm daha kabul edilebilir olgu iken, aldatmada kişiler kendilerini suçlu ve yetersiz hissedebilir.
    Aldatmanın ortaya çıkmasından sonra çiftler birbirini bırakmayı ya da bu durumu aşıp evliliklerini güçlendirmeye karar verebilirler.

    Aldatmayı yaşayan çiftler güveni kaybeder ve bu durum evliliklerde önemli problemlere yol açar. Aldatılan kişi; eşi ile ilgili olumlu düşüncelerinde azalma olur, beraber vakit geçirmek istemezler.

    Aldatılma sonrası, ilişkisel süreçler üç evreye ayrılır.
    1.Dalgalanma evresi: Aldatılan eş, ilişki yaşanan kişiyle kendisini karşılaştırır. Karşı tarafı merak eder, o kişiyi takibe alabilir veya o kişi ile görüşmek isteyebilir.İlk reaksiyonlar şok, öfke ve inkârdır. Cezalandırmak ve intikam almak ister. Aynı acıyı eşinin de yaşamasını ister.

    2.Erteleme evresi: Fiziksel ve duygusal olarak geri çekilme, özgüvende hasarlar, terk edilmişlik hissi detaylarla uğraşma ve reddedilmiş hisseder. Bu durumda yakınlarından destek almak ister. Bu süreçte aldatılan eş hiç bir şey yapmak istemez.

    3.Güven kazanma: Aldatan eşte, özür dileme, sürecin telafi edilmesi, iyi bir aile olmak için gün boyunca daha çok sorumluluk alma ve görevleri yerine getirme gibi davranışlar görülür. Fakat aldatılan eş, eşinden gelen hiçbir olumlu yaklaşıma cevap vermek istemeyebilir.

    Aldatma eşlerin psikolojik dünyasında önemli değişikliklere yol açar. Aldatan eşini kazanmak için çok fazla çaba gösterebilir. Eşini üzdüğü için sıkıntı hisseder veya tam tersi durum söz konusu olabilir. Aldatan eş , eşini suçlayarak savunma mekanizması geliştirebilir. Sen böyle davramasaydın ben bunu yapmazdım diyerek eşini suçlayabilir.Aldatılan eşte uykusuzluk, iştahta azalma, kilo kaybı, sürekli ağlama gibi depresyon belirtileri görülebilir. Günlük yaptığı işlerden uzaklaşabilir.İntihar veya eşini öldürme düşünceleri olabilir.

    Aldatmanın ortaya çıkmasından sonra, kişi hemen ayrılmak veya evi terk etmek isteyebilir. Kişi bu kadar acı çekerken karşı taraftan gelen özrü kabul etmeyebilir. Kısa sürede güven ilişkisinin kurulması mümkün olmayabilir. Bu sürecin hemen geçmesini ve farklılaşmasını her iki tarafta beklememelidir.

    ALDATMA ve TERAPİ SÜRECİ

    Aldatma sonrasında, eşler bu süreci beraber aşmak için terapi almaya karar verebilir. Birbirlerini anlayarak ve destek olarak bu süreci aşabilirler. Evliliklerini devam ettirmek istiyorlarsa, terapiye beraber gelmeleri gerekir.

    Çiftler terapiye başlamaya karar verdiğinde, alternatif ilişkinin bitmesi gerekmektedir. Aldatmanın devam etmesi durumunda, çift terapisine başlanması doğru olmaz. Böyle bir durumda bireysel terapi yapılmalıdır. Çünkü aldatılan eş ilişkinin kesin olarak bittiğinden emin olmak ister.

    Aldatılan eşte, uyku düzensizliği, iştahta azalma (hızlı kilo kaybı ), sürekli ağlama krizleri gibi depresyon belirtileri görülebilir. Hayattan zevk almama, günlük yaptığı işlerden uzaklaştığı görülür. Bu durumda aldatılan eşe bireysel destek verilmelidir. Gerekirse psikiyatriste yönlendirilmelidir.

    Aldatılan eş, alternatif ilişkide yaşanan bütün detayları bilmek ister ve sürekli sorgular. Her cevaptan sonra yeni soru sorma ihtiyacı hisseder.Aldatan eşte, eşinin güvenini kazanmak için bütün sırları anlatır. Fakat bu bilgilere ulaşmak ,aldatılan eş için son derece üzücü etkiler yaratabilir. Öğrendiği bilgilerle yüzleşmek çok zor olabilir. Bu nedenle, sorgulamaya biran önce son verilmelidir. Ya da bu aklından geçen sorular uzman eşliğinde seansta ele alınmalıdır.

    Aldatılan eş, aldatmadan haberdar ise, kendisinde yarattığı duygular ele alınır. Bu durumda kişi şok, inkar, ihanet ve şiddetli öfke gibi duygular hisseder. Aldatan eş özür diler fakat karşı tarafın duygularını yeterince anlamaz. Terapi sürecinde aldatılan eşin duygularını ifade etmesi ve aldatan eşinde anlaması sağlanır.

    Aldatılan eş, intikam ve öfke duygusundan kurtulduğunda, eşinden uzak durmak veya kaçmak istemediğinde ve bu problemi çözmeye karar verdiğinde onarım aşamasına geçilir.

    Bağışlayıcı tutumu arttırmak gerekir. Aldatan eş bunu hata olarak yorumluyorsa ve bunun için pişmanlık duyuyorsa, herkes hata yapabilir. Önemli olan bu süreçten çift olarak başarılı çıkmaktır.

    Suçlama ve savunma yapmadan birbirlerini anlamaya çalışmalılar. Terapi sürecinde eşlerin kendilerini doğru ifade etmeleri ve birbirlerini anlamaları sağlanır.

    Aldatma ilişkide bir sorun olduğunun göstergesidir. Terapide eşlerin aldatma öncesindeki evlilikleri ve ilişkileri analiz edilir. Evlilikteki uzaklaşmalar ve boşluklar onarılır. Sistem tekrar yapılandırılır. Yitirilen güven duygusu ve sevgi tekrar inşa edilir.

    Aldatma evlilikte yaşanan en zor süreçlerden biridir. Her terapide olduğu gibi aldatma sonrasındaki terapi sürecinde çiftlerin sabırlı ve özverili davranması gerekmektedir. Fakat çift terapisiyle aşılabilecek bir durumdur. Yeter ki her iki tarafta bu durumun üstesinden gelmek istesin.

  • Aldatma Nedir?

    Aldatma Nedir?

    Aldatma konusu, yüzyıllar boyu toplumlarda hep ateşini korudu. Bazı toplumlar aldatmayı

    meşrulaştırmak için şekil değiştirdiler, bazıları ise direkt yasakladı.

    Peki, ne oldu da son zamanlarda bu kadar gündeme oturdu, bu kadar çok duymaya başladık.

    Aslında her ne kadar toplumda gizli kalmış gibi görünse de “aldatma” kelimesini, kadının iş

    hayatına girmesi, güç kazanması, erkeğin karşı cinse ulaşabilmesinin kolaylaşması ,kadının

    erkeğe karşı çıkma gücünü bulması,erkeğin hormonal kotrolünü azaltması,toplumun sadece

    kadının aldatması ile ilgilenmesi gibi nedenlerden dolayı artışlar kaçınılmaz oldu.

    Bunun yanında,ilişkinin sıradanlaşması, ilkişkilere verilen değerlerin azalması, ilişki alanının

    insanların egolarını tatmin etme alanına dönüşmesi nedeniyle aldatmalarda da artış oldu.

    İnsanların sorun çözm becerilerinin yetersizliği, bozulan birşeyi tamir etmek yerine yenisini almak

    ya da başkasıyla gidermesi, toplum yapısının erkek egemen olması ve erkeğe çok eşlilik hakkı

    vermesinden kaynaklanan sosyal nedenler aldatmayı meşru kıldığı kadar arttırdı.

    Esasen ülkemizde aldatmanın artışının nedeni tanımlama sorunudur. Bir kargaşa yaşıyoruz.

    Bizim en çok cevapladığımız soru, yaşanılan şeyin aldatma olup olmadığıdır. O nedenle

    aldatmanın sınırlarınınçizilmesi gerekir. Aldatma bir bağlanma sorunudur. Özellikle narsist tepkiler

    gösteren insanlarda fazla görülür. Kendini daha yüksek gören, eşinden üstün olduğunu düşünen

    veya çevresindekiler tarafından böyle olduğu gözlemlenen, toplumda öyle yorumlar alan kişiler

    aldatmaya daha yakın görürler kendini.

    Aldatma bir bağlanma sorunudur. Bağımlı kişilerde de fazla görülür. İlişkideki sorunları

    çözemeyen, ayn zamanda da kopamayanlar, bir yandan sorunlardan dolayı aldatmaya

    sürüklenirken, diğer yandan daözgüven ve yalnız kalma kaygılarından dolayı da ilişki veya

    evliliğini bitirememektedirler.

    Kişi aldatıldığında adını koymak, nedenlerini bilmek, sorunu çözmek ister. Aldatmak mı-

    sadakatsizlik mi? “Bir kereden bir şey olmaz”, “duygusal olmadığı sürece sorun yok”, “görüşebilir

    ama önemli olan sevmesin”, “konuşsun ama dokunmasın” vs. gibi çok çeşitli yorumlar ve

    açıklamalar duyuyorsunuz. Esas sorun kişinin yaşadığı durumu nasıl algıladığıdır.

    Araştırmalarımda ortak bir tanım olmadığını gördüm. Benim kişisel aldatma tanımımsa şöyle;

    fiziksel ve duygusal anlamda partneri dışındaki biriyle gerek yaşam ve gerek etkinlik olarak

    yapılan tüm özel paylaşımlara aldatma denir. burada önemli olan paylaşımın özel olup

    olmadığıdır. Aldatmanın tam olarak tanımlanamaması, aldatmanın ve aldatılmanın çok değişik

    şekillerde algılanmasıyla ilgilidir. Algılamalardaki bu çeşitlilik aldatma çeşitlerini ortaya çıkarır.

    Sanal Aldatma:

    Son 10 yılda patlama gösteren aldatma çeşididir. Sanal cinsellik, sanal duygusallık birer

    aldatmadır. Sonuçta hayatınızda biri var ve siz başkası ile özel paylaşımlarda bulunuyor iseniz bu

    aldatmaya girer. Sanal yaşam, ortam itibariyle sanal, yaşattığı ve hissettirdikleri ile ise reeldir.

    Sanal aldatmanın artışının temelinde de sınırlar ve tanım sorunu halen mevcuttur.

    Duygusal Aldatma:

    Bu tip aldatmalar ağırlıklı olarak çatışma içindeki bireyin psikolojisini yansıtır. Yani kafasında

    oturtamadığı, ortamın uygun olmadığı, karar almak yerine heyecanı yaşamak amaçlıdır. Uzaklık

    (uzaklığın verdiği güven), merak, ilişkisindeki mutsuzluk, hayranlık, heyecan arayışı gibi etmenler

    duygusal aldatmayı doğurur. Ağırlıklı olarak kadınlarda görülür. Kendi ilişkisindeki boşluğu, yanlış

    evliliğinin eksikliğini, kendilik değerini bu tip bir ilişki şekliyle doldurmaktır.

    Cinsel Aldatma:

    Aslında kişi eşiyle her türlü cinselliği üst düzeyde yaşasa bile cinsel aldatma olabilir. Peki neden?

    Toplumumuzda bir kadını elde etmek erkek için her zaman bir güç ve kendini kanıtlamak olarak

    algılanmıştır. Özellikle en güzeli, en zoru elde etmek erkeğin prestij göstergesidir. Hepsi için iddia

    edilmese de ilişkilere bu şekilde bakılan ortamlarda büyüyen bir Türk erkeği ister istemez (biyolojik

    yapı hariç) her zaman aldatmaya yatkınlık gösterir.

    Flörtözlük :

    Adı konulmamış, şeklen sosyal ilişki gibi görünse de adını koyulmayan,karşılıklı beğeni ve ilgiye

    dayalı ilişki şeklidir. Hem beğenilmek, hem de beğenmek bu tip iletişim-ilişkilerin

    motivasyonudur.buradan bir ilişki çıkıp çıkmayacağı bilinmese de risk faktörü mevcuttur. Flörtöz

    yaklaşımlar, insanları motive eder, rahatlık ve özgürlük sağlar. Bir yandan hiç Bir şey yoktur. Bir

    yandan da karşılıklı beğeni vardır. Paylaşımlar, sözel veya davranışsal olarak somut olmadığı

    sürece aldatmadan sayamayız.

    İnsanlar Neden Aldatırlar?

    Koz Erkek psikolojisi, hormonal yapısı gereği cinselliği ilişkide temel dinamik olarak görür. Bize

    gelen danışanlarımızda ve ailelerimizde de gördüğümüz kadarıyla erkeklerin en çok şikayetçi

    oldukları nokta cinselliktir. Erkeğin aldatmasının altında yatan nedenlerden biri, eşinin cinselliği bir

    silah ya da koz olarak kullanmasıdır. Erkek cinsellik için boyun eğmemek ayrıca kendini muhtaç

    hissetmemek için aldatma girişiminde bulunur. Aynı şekilde, kadın da erkeğin ilgi ve sevgisini

    kazanabilmek için aldatma girişimde bulunabilir. Cinselliğin koz olarak kulanılması, yüksek

    kırılmışlık ve gizli öfkenin göstergesidir. Eğer cinsellik eşlerden biri tarafından koz olarak

    kullanılırsa, diğer taraf mahrum kalma ve dışlanma duygusu ile aldatmayı hak olarak görür. Hem

    hak olarak görür hem de mahrumiyetin cezası olarak algılar.

    Kompleksler Kişi her yaşta güçlü olmak ve beğenilmek ister. Böyle durumlarda iyi hissetmek için

    aldatma yoluna başvurabilir. Özellikle kendinden küçükler ile bu olayı gerçekleştirmeleri hala işe

    yaradıklarını görmeleri bakımından kişileri daha mutlu eder. Kadınlar ve erkeklerde menopoz-
    antropoz dönemine yakın yaşlarda genç partnerler ile aldatma yaşanır. Yaşlılığı kabul etmek

    istemeyen, kendini kanıtlamak,özgüven kazanmak isteyen erkek ve kadınlarda sık rastlanılan bir

    durumdur. Magazin basınında çok sık görüyoruz; ileri yaşlardaki erkek ya da kadınların genç

    sevgilileriyle boy göstermeleri, yaşlarını görmezden gelmek ve hala beğeniliyor olduğunu

    göstermek için yapılan bir davranıştır. Aynı zamanda hayatın anlamsızlığına ve ölüm korkusuna

    bir meydan okumaktır bu tip aldatmalar.

    Psikolojik Nedenler

    İnsanların sosyal anlamda temel ihtiyaçları kabul edilmek, beğenilmek, onaylanmak, güvenmek ve

    sevilmektir. Kişi kendini mutsuz, önemsiz, değersiz hissettiğinde bu temel ihtiyaçlarını

    giderebilmek için çareler arar, başka birilerinin kendisine değer vermesi, onu mutlu eder. Özellikle

    depresyonda olan erkek ve kadınların hem riskli davranışları hem de kendini değerli hissetmeleri

    aldatmaya sürükletir. Hem değer görmek hem de halen ilgi çektiğini görmek depresyonda

    olanlarda olumlu etki yapmaktadır. (Bir nevi antidepresan etkisi.) Erkekler, kadınların hamilelik,

    doğum sonrası ve depresyon durumlarında, beklediği ilgi ve cinselliği göremediğinden aldatma

    kayabilir.

    Aldatan kişi yakalanmadığı sürece davranışa devam eder, sonuçlarını hep düşünür aslında; ama

    içsel çatışmayı da aşamaz. Genelde aldatma sonrası vicdani rahatsızlık oluşur. Akabinde de

    suçluluk duygusu ortaya çıkar. Bazen kişi kendini daha iyi hissetmek için eşinin/sevgilisinin

    hatalarını arar. Sanki bedeliniödetmiş düşüncesiyle o hata yaptıkça kişi kendisini daha iyi

    hisseder. Aldatmalarda kişi aldatmanın nedenini kendisi dışında başka nedenlere dayandırdıkça

    kendisini daha iyi hissedeceği için, devamlı eşinin veya partnerinin hatalarını görmek ister. Aksi

    takdirde eşinin mükemmel olması, aldatanın vicdani rahatsızlığını daha da arttırır. Aldatan kişi, eşi

    kendisine iyi davrandıkça kendini daha kötü hissedebilir. Bu durumda da ayrılmayı huzursuzluktan

    dolayı daha fazla isteyebilir

    ilişkisel (evlilik) Nedenleri Evlilikte yaşanan sorunlar ve eşlerin ilişki içindeki hareketleri de

    aldatmaya sürükleyen nedenlerden bazılarını oluşturur. Bunlardan bazıları aşağıdadır.

    • kontrol etmek ve tahhakküm altına almaya çalışmak

    • ilgisiz ve sorumsuz eş

    • cinsel tepkiler ve reddediliş

    • devamlı alttan alma, pasiflik.

    • Bağımlı veya narsist kişilikli eşlerin varlığı

    • sevmeden evlenmek,sadece sahip olunan nitelikler için ilişki yaşamak ( para, kariyer,şekil,statü

    vs)

    • otorite savaşları

    • bencil eş

    • eşlerin çoçuktan sonra rol kaybı.( eş olmayı unutup sadece anne veya baba olmak)

    • yüksek beklentiler ve hayal kırıklıkları

    • psikolojik sorunlar ve kişilik yapıları

    • aldatan-aldatılan anne baba ile büyümek-tanık olmak

    Aldatılan Kişi Neler Yaşar ?

    Aldatılan kişi, kendini yetersiz, beğenilmeyen, ilgi çekmeyen biri olarak görür. Bunun sonucunda

    haksızlığa uğradığını düşünen, öfkeli ve partnerine dokunmak istemeyen bir eş ortaya çıkar.

    Aldatılan kişilerde “keşke”ler çoktur. İlişkisinde harcanan emek, zaman, yaptığı fedakarlıklar,

    gösterdiği sadakat vb. tümü zihninden film şeridi gibi geçer. Aynı zamanda kişi aldatanı aldatma

    girişiminde de bulunur, asıl amaç aldatmak değil, intikamdır.

    Aldatmalarda tek neden kişinin eşiyle yaşadığı ilişkisinde cinsel ve duygusal anlamda doyuma

    ulaşmaması değildir. Çocukluğundan itibaren değersizlik duygusu içinde büyüyen biri uygun

    ortamda bu duygusunu tatmin etmek için aldatabilir. Bazen kişi bir anlık heyecan için de bunu

    yapabilir.

    Aldatan insanlar aslında kötü insandır diyemeyiz. Bunu bir suç olarak değil sapma olarak görmek

    daha doğru olur. Yaşanan bir aldatma olayının aldatma olup olmadığı dışarıdan yapılan gözlemle

    değerlendirilemez. Aldatılanın hissettiği rahatsızlık duygusuyla paraleldir; siz ne kadar çok

    rahatsız iseniz, o olay o kadar çok aldatmadır.

    Kabulleniş:

    Bazı durumlarda aldatılan kişi sonuçlarını ve ağır psikolojik etkilerini kaldıramayacağını düşünerek

    durumu görmezden gelir ya da reddeder. Bu durum ileriki yıllarda aldatılan tarafından ısıtılıp

    ısıtılıp tekrar gündeme getirilir. Yani yeri ve zamanında verilmeyen bir tepki, büyüyerek ve

    psikolojik rahatsızlıklara yol açarak gösterir kendini. Mesela yapılan araştırmalarda, aldatılmanın

    temel bir depresyon nedeni olduğu tespit edilmiştir. Böyle durumlarda uzmandan destek almak

    gerekir.

    Evli kişiler,, genelde evliliğini riske sokmayacak, kendisinden çok şey beklemeyecek birini arar.

    Gerek kadın gerekse erkeklerde bu kaçınılmazdır. Bir yandan kendisini ve geleceğini garantiye

    alan evliliğini koruma, bir yandan da şu anı mutlu yaşama isteği ağır basar. Aslında yapılması

    gereken, mutluluğu dışarıda aramak ve sonu olmayan anlık zevkler yerine, evliliğini iyileştirmektir.

    Taraflardan birinin sosyo-ekonomik düzeyinin yükselmesi de aldatmayı doğurabilir. Eşlerden biri

    kendini ulaşılmaz gördüğünde diğer eş bunu aldatma ile aşmak isteyebilir. Aynı zamanda ona

    olan öfkesini buşekilde ifade eder. Aldatılan kişilerin yaşadıkları acıları bazı yazarlar, anne-babayı

    kaybetme üzüntüsü ile eşleştirmişlerdir. Hayatın film şeridi gibi gözünüzün önünde geçmesidir.

    Aldatılan kişinin sadece rahatlatılması değil, durumu analiz edip doğru yorumlaması için uzman

    desteği alması şarttır.

    Aldatılan kişi düşünce ve duyguları

    değersizlik pişmanlık suçluluk umutsuzluk öfke güçsüzlük Aldatılan kişi ile çalışırken bu temel

    duygu ve düşünce çerçevesinde çalışmak gerekir. Geçici iyi hissetmeler çözüm değil, kalıcı

    kalıntılara neden olur.

    Magazin basınında aldatmalar, birer kötü örnek olmakla beraber özendiricidir. Genelde aldatanın

    aldattıktan sonraki mutlu hayatı hep verilir. (Pınar Altuğ, Hüsnü Şenlendirici, Cem Hakko, Kaya

    Çilingiroğlu gibi.) Aslında verilen haberlerde aldatılanın yaşadıklarına da değinilmiş olsa ve

    aldatanlar yüceltilmek yerine eleştirilmiş olsa özendirici etkisi azalabilir. Kocasını ya da karsını

    aldatan birinin ertesi gün canlı yayına çıkıp hiçbir şey olmamış gibi program yapması

    düşündürücüdür.

    Her aldatma ilişkiyi bitirir mi?

    Kişinin yaşadığı duygusal travmayla baş edebilme gücü, problemin çözülebilme ihtimali, partnere

    olan güven, ilişkiyi koruma ve kurtarma isteği birer yol haritasıdır. Önemli olan bitirmek ya da

    bitirmemek değil, sorunun çözümüdür. Bu aşamalarda doğru insanlar ve kaynaklarla durumu

    paylaşmak yani üçüncüşahsı doğru seçmek ilişkinin akıbeti açısından önemlidir. Örneğin aldatılan

    bir kadının feminist bakış açısına sahip bir arkadaşından alacağı en muhtemel öneri “ayrılmasıdır.

    Aldatma ile ilişkiyi bitirmek aceleci bir karardır.acele etmeye gerek yok. istediğiniz zaman

    ayrılabilirsiniz zaten. ama önceli olan devam edilse d bitirilecekse de sağlıklı bir süreç

    izlenmesidir. ayrıldığında sorunun çözüleceğini düşünenler, ayrıldıktan sonra büyük sıkıntılar

    yaşarlar. soruların çoğu cevapsız kaldığı için aldatmanın taziyesi uzun sürer. Etkilerinden

    kurtulmadan, soruların cevabı alınmadan, analiz edilmeden karar alınmaması gerekir.

    Neler Yapılabilir?

    1. Aldatan kişi, bu durumu çözmek ve ilişkiyi toparlamak istiyorsa önce “evet aldattım, bütün kusur

    bende” demelidir. kabullenme olmadan iyileşme olmaz. tıpkı hastalık gibidir. hasta olduğunu kabul

    etmeyen ilaç içmez, tedavi olmaz. ve iyileşemez.

    2. Şüphelendiğinizde kurgu yapmak yerine, uygun bir ortam, iletişime açık bir ses tonu ve beden

    diliyle partnerinizle konuşun.

    3. Hissettiklerinizden bahsedin. Suçlamak ve hesap sormak sadece savunma yaratır.

    4. Eğer aldatıldığınız kesin ise, bunu onunla konuşun. Nedenlerini ve açıklamasını dinlemeden

    karar vermeyin.

    5. Olayı 3. kişilere anlatmadan önce, kendi aranızda çözmeniz gerekir. Sonuçta anlattıktan sonra

    ayrılmanız zorunlu hale gelebilir. bazı insanlar sadece olay ortaya çıktığı için ayrılmayı zaruri

    görev görür. insanların ondan bunu beklediğini sanır. çevrenizdekilerin ; “Neden halen berabersin,

    daha ne yapmasını bekliyorsun” gibi duyumlar ilişkiye devam etseniz bile sizi rahatsız edebilir.

    6. Aldatılan kişi, her zaman suçu kendinde aramamalıdır. nedenler ne olursa olsun aldatılmak

    kader değil.

    7. aldatılma sonrası cinselliğe devam etmek, aldatılanın özgüvenini kazanmak ve kaybetmekten

    korkmasının göstergesidir. cinsellik yaşamaya devam etse de duygusal olarak kendisi ile çatışır.

    bu süreçte aldatılan istemediği sürece cinsellik yaşanmaması gerekir. aldatılan ise cinselliği koz

    olarak kullanmamalıdır.

    8. Aldatmak, bir cinsiyet özelliği değildir. Kişinin yetişme tarzı, çocukluğu, sosyal yapının özelliği,

    evlilikten veya ilişkiden beklentisi bunu belirler. aldatılan kişi, ayrılsa da bu hatay karşı cinsin

    tümüne yüklemeden çözümlemelidir.

    9. Siz mükemmel bir eş olsanız bile eşinizin sizi aldatması onun sorunu ve özelliğidir. her aldatma

    %100 evlilik sorunu göstergesi değildir.

    10. aldatmalarda, aldatanın zayıflığını görmezden gelmemek gerekir.

    11. Erkeğin büyütülürken annesi tarafından “aslan oğlum, istediğini yap, sana kız mı yok” gibi

    telkinleri sadakati azaltır. Hep alternatifi olduğunu ve hep daha iyisini bulacağını düşünür.bu tip

    narsist benlik gelişimlerine engel olmak için yetiştirme şekillerine dikkat etmek gerekir.

    12. Aldatma bir bağlanma ve bütün olma sorunudur. Bazen sizin hiç bir sorununuz olmasa da

    aldatılabilirsiniz. Bu durum sizin dışınızda nedenlerden kaynaklanır. Kendinizi suçlamanız sonucu

    değiştirmez.

    13. Eğer eşinizi aldattıysanız ve tekrar yapmayacaksanız. ama pişman iseniz bunu eşinize

    anlatın..

    14. “Bir kez aldatan hep aldatır” doğru bir analiz değildir.

    15. Devamlı olarak aldatıyorsanız, siz ve eşiniz için en sağlıklısı ya destek almak ya da

    ayrılmaktır. Zaman ilerledikçe her iki tarafın da ruh sağlığını bozulabilir.

    16. Eşiniz sizi aldatmış olsa bile bunu çocuklarınız ile asla paylaşmayın.çocukları yanınıza

    almanız,sizi bu evlilikte her zaman haklı çıkarmaz.

    17. Aldatılmış olsanız bile intikam için aldatmayın. Bu sizin için ileride büyük değersizlik duygusu

    oluşturur.

    18. Eğer eşinizi aldatıyor ve kendinizi mutlu hissediyorsanız, sizde değersizlik temelli duygular

    veya gizli biröfke mevcuttur. Temelde kendini değersiz hissetmeler, belli aralıklarla geçici değer

    görmeler ile bunu kapatmaya çalışmak yerine psikoterapi almak en sağlıklısıdır.

    19. Aldatma resmi olarak boşanma nedenidir. Cezai olarak, hem aldatan hem de buna neden olan

    kişiye (3.kişiye)yasalarca ceza öngörülmektedir.

    20. aldatma sonrası yaşanan duygusal ve fiziksel sıkıntılar için destek alınması zorunludur. alkol

    almak, yok saymak,uykuya dalmak,ilaçlara sarılmak anlık rahatlık verse de taziyenin bitişini

    sağlamaz.

    21. aldatma olayı, bir ilişki için artçı deprem olarak görülüp ilişikiyi tekrar dizayn etmek için aynı

    zamanda olumlu bir fırsata dönüştürülebilir. aldatma sayesinde ilişkideki sorunlar,

    konuşulamayanlar, biriktirilenler ortaya çıkar ve çözümü için adımlar atılır.

    22. aldatma sonrası, en büyük sorun tekrar güvenmektir. aldatan kişi, aldatılanın güven ihtiyacını

    gidermek için sabırlı olmalı, sık sık sorulacak olan sorulara karşı tutarlı olmalı,pes etmeden

    cevaplamalıdır. güven sınaması için sizin telefon veya mail adreslerinizi incelemek isterse sadece

    bir süreliğine izin vermelisiniz. unutmayın, kırılan bir (öz) güvenin bedelsiz tamiri olmaz.

    23. aldatılan kişi, ne kadar merak ederse o kadar derine girer. bir noktadan sonra herşeyi

    detayına kadar öğrenmekten vazgeçmeli, bildiği kadarıyla kabul etmelidir. aksi taktirde sorunun ve

    merakın sonun olmadığını bilmelidir.

    24. aldatan kişi, bir an önce herşeyin normale dönmesi için aceleci davranmamalıdır. bu olayı

    basite almamalıdır.

    25. aldatılan kişi, daha fazla detay talep ederse ,bunlar açıklanmamalıdır. örneğin; eşinizin diğer

    kişiyle nasıl öpüştüğünü bilmeniz ne sizin ruh sağlığınıza ne evliliğinize bir fayda sağlamaz.

    26. eğer ilişkinizi düzeltmek istiyorsanız; ona karşı net olun. neler beklediğinizi, bundan sonra

    nasıl bir sistem istediğinizi belirtin. açık ve net olmak iki tarafın da yol haritasıdır.

    27. aldatılan kişi, evliliğindeki ve kişiliğindeki zayıf ve sorunlu kısımları fark etmeli, çözmeyi

    seçmelidir. Çünkü nedenler değişmedikçe sonuçlar da değişmez.

  • Kadınlar Neden Aldatır?

    Kadınlar Neden Aldatır?

    Her iki cinsin birbirini aldatma potansiyeli vardır. Bu potansiyel kişinin karakteri buna uygunsa şartlar oluşunca aldatabilir. Eşinizi veya partnerinizi aldatabilmeniz için önce KENDİNİZİ aldatmanız gerekir.”

    ADİL MAVİŞ

    KADINLAR NEDEN ALDATIR ?

    Sosyal ve ikili ilişkiler içerisinde belki de en çok merak edilen sorulardan bir tanesi bireylerin birbirlerini aldatmasının altında yatan sebeplerin ne olduğudur. Aldatan kadınlar da, tıpkı aldatan erkekler ile aynı sebeplerden dolayı bu eylemi gerçekleştirmiş olabilecekleri gibi, birbirinden çok daha farklı ve bağımsız sebepler ile de gerçekleştirmiş olabilmektedirler. Aynı durum, erkekler için de geçerlidir ve sanıldığının aksine yalnızca cinsel ve hormonal dürtülerine yenik düştükleri için eşlerini ya da sevgililerini aldatmamaktadırlar. Ancak, aldatma ve aldatılmanın psikolojik olarak son derece yoğun bir hasara neden olduğunu biliyoruz. Hiç aldatılmamış bir birey dahi, aldatılma düşüncesi ile kendisini son derece büyük bir stres ve baskı altında hissedebilmektedir. Aldatan ve aldatılan için de, eylem sonrasında, sürecin uzunluğu fark etmeksizin son derece rahatsız edici bir psikolojik olumsuzluklar dönemi başlayabilmektedir.

    Aldatma eyleminin altında yatan sebepler, hem erkek hem de kadın bireyler için birebir aynı olabileceği gibi, son derece farklı da olabilmektedir. Örnekse, bir kadın da sadece ve sadece hormonal, cinsel bir dürtü ile eşini ya da sevgilisini aldatabilmektedir. Zira halk arasında erkeklerin sadece bu dürtü ile eşlerini ya da sevgililerini aldattıkları düşünülmektedir. Ancak, bir erkek de, tıpkı “aldatan kadınlar” için düşünüldüğü gibi ilgi eksikliği, sevgi eksiliği, tükenmişlik, yetersizlik hissi ve benzeri unsurlar doğrultusunda da sevgilisini ya da eşini aldatabilmektedir.

    Aldatmanın Tek Sebebi İlgi ve Sevgi Eksikliği Mi?

    Elbette ki aldatma eylemi, yalnızca ilgi ya da sevgi eksikliğinden kaynaklanan bir intikam ya da kaçış aracı olarak görülmemelidir. Aldatma eyleminin altında bir çok psikolojik etken yer almaktadır. Erişkin ve olgun olarak kabul edilen bireylerin, aldatma eylemini gerçekleştirmesinin ardından çevresi tarafından çok ağır bir biçimde eleştirilmesi, kişinin de kendini sorgulamasına neden olmakta, haklı ya da haksız nedenler bulmasına ve onlara körü körüne inanarak, psikolojik bir tahribata maruz kalmasına sebep olmaktadır. Halk arasında, böylesini bir eylemin gerçekleştirilmesi, psikolojik olumsuzluklardan ziyade “karaktersizlik” şeklinde tanımlanabilmektedir. Unutulmamalı ki, bireyin karakterini oluşturan etkenler de bilinçaltında yer edinmiş olan psikolojik unsurlardır. Dolayısıyla, bir bireyin hal ve tavırları, sergilediği davranışlar ve söylediği sözleri “karakter” olarak yorumlamak ve yaftalamak, ön yargıda bulunmak ve olumlu ya da olumsuz bir şekilde eleştirmek son derece yanlış bir tutum olacaktır. Karakter oluşumu, bireyin algı ve yorumlarının niteliği doğrultusunda, çevresinde meydana gelen ve bireye doğrudan ya da dolaylı yoldan etki eden olayların sonucunda gerçekleşmektedir ve psikoloji ile bağlantılıdır.

    Histrionik kişilik bozukluğu” olarak bilinen psikolojik rahatsızlık, halk arasında “ilgi arsızlığı” olarak bilinmektedir. Aldatma ve yalan söyleme eylemleri genellikle bünyesinde gelişmiş histrionik kişilik bozukluğunu barından bireylerde gözlemlenmektedir. Ancak, bireyin histrionik olarak tanımlanması gibi bir şart söz konusu değildir ve pek çok kişilik bozukluğu, tanımlanacak kadar yoğun bir etki yaratmıyor olsa da, bilinçaltında yer edinmekte ve bazı hal ve davranışların sergilenmesinde, gelişmesinde kaynak rolü oynayabilmektedir. Eşinden ilgi görmediği için, kişisel amaçları doğrultusunda aldatan bir kadın ya da erkek için “ilgi arsızı, histrionik” demek yanlış olacaktır. Yine de, birey kendi algısı ve yorumu doğrultusunda, eşinden beklediği ilgiyi ve sevgili bulamadığı için başka bir yerde aramış, bu arayışı sonucunda da aldatma eylemi gerçekleştirmiş olabilmektedir. Aldatma eylemi, bu tarz birçok etkeni takiben gerçekleştirilebilir ancak, bireydeki aldatma dürtüsü sürekli bir hal almış ise ve birey sürekli olarak aldatma eylemi gerçekleştirmek adına kendince geçerli nedenler üretiyor, bu nedenlere körü körüne inanıyorsa histrionik bir tavır sergiliyor demektir. Kendine ve çevresine daha çok manevi zarar vermeden önce, profesyonel psikolog ve psikiyatrların rehberliğinde tedavi edilmelidir. Sosyal ilişki ve becerilerinizi olumsuz yönde etkileyen tüm unsurlar, göründükleri kadar masum değillerdir ve uzun vadede çok daha büyük bir tahribata neden olabilmektedir. Bu sebeple, bu ve benzer konularda profesyonellerden psikolojik bir yardım almak kesinlikle tavsiye edilmektedir.

    Adil Maviş

    Bu yazının telif hakkı Adil Maviş’e aittir. Kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Makaledeki bilgilere dayanarak herhangi bir teşhis ve tedavi uygulanamaz. Adil Maviş kendi geliştirdiği ve kişinin içsel dinamiklerini en üst seviyede kullanılabilmesine dayalı koçluk ve bireysel danışmanlık hizmeti vermektedir. Bu bağlamda alacağınız hizmet teşhis ve tedavi kapsamında değildir. 

  • Aldanmak Ve Aldatmak

    Aldanmak Ve Aldatmak

    ALDATMA ALDATILMA SORUNU VE ÇİFT TERAPİSİ

    Eşe duyulan ve özel hissedilen duygu ve davranışları fiziksel veya duygusal olarak bir başkasına hissetmek ve bunu bilinçli bir şekilde geliştirmek ilişkinin gücünü zayıflatır ve parallel güçler bir ilişkiyi özel yapan şeyleri bitirebilir. Bunun gizli bir şekilde birden fazla sürmesi de sadakatsizliği doğurur.

    Aldatılmayı tam olarak tanımlayan ortak bir tanım yoktur. Bununla birlikte aldatılmışlık duygusunu oluşturan kriterler baz alınarak aldatmanın gerçekleşip gerçekleşmediğini söyleyebiliriz.

    Neden Aldatıldım?

    Birbirlerini özgürleştiren kişilerden çok birbirlerine bağımlı kişilerde aldatma sorunu daha çok görülür. Bağımlı kişiler sorununun zaman içinde büyümesine neden olur ilişki sürecinde çözemeyen ve ilişkisini de bitiremeyen kişi aldatmaya meyilli hale gelir ve bunu şartları oluştuğunda da gerçekleştirir.

    Evliliklerde Aldatılma

    Evlilikte yaşanan sorunlar ve zamanla bu sorunların kronikleşmesi aldatmayla sonuçlanır. Sorunlar gayrı meşru tutumların gerekçelerini vicdanında meşrulaştırmaya başlar. İşte aile içinde görülen sorunlardan bazıları;

    • Karşı tarafın özgürlük alanını kısıtlamak ve baskın tutum ve davranışlar.

    • Sorumluluğu paylaşmamak. Sorun olduğunda karşı tarafı suçlamak.

    • Cinsel isteksizlik veya tatminsizlik

    • Aşırı bencillik ve karşı tarafın ihtiyaçlarını göz ardı eden davranışları sürekli hale getirmek.

    • Gerçekten istediği için değil zorunda kaldığı için evlenmiş olmak.

    • Güç düşkünlüğü.

    • Dikkati ilişkiye değil çocuklara verip ilişkisini besleyen şeyleri kesmek.

    • İlişki içinde karakterlerin uyuşmaması ve psikolojik sorunların ilerlemesi.

    • Anne ve babası ayrı yaşayan ve güvensiz bir aile ortamında büyümüş olmak.

    Evli Erkek Neden Aldatır?

    Aile ve çift terapilerinde karşılaştığım vak’alardan yola çıkarak en yaygın karşılaştığım durumlar. “Cinsel tatminsizlik ve macera duyguları”. Sosyoekonomik düzeyin yükselmesi evdeki sorunlardan ve sorumluluklardan kaçış olarak da değerlendirebilirim. Evli erkek bir yandan mevcut düzenini (çocuklar, ev düzeni, akraba ve müşterek dostlukları) bozmak istemez ve bunu riske etmeyeceği kişi ve kişilerle aldatmayı seçer.

    Erkekler, kadınların hamilelik, doğum sonrası ve depresyon durumlarında, beklediği ilgi ve cinselliği göremediğinden aldatma kayabilir.

    Aldatan kişi yakalanmadığı sürece davranışa devam eder, sonuçlarını hep düşünür aslında; ama içsel çatışmayı da aşamaz.

    İlişkileri Bitirmek Neden Zordur?

    Bütün korkuların temelinde “kaybetme korkusu” yatar. Kaybedeceğini anlayan kişi bazen kendini kaybeder ve kendisi olmaktan çıkar. Özgüven eksikliği, yalnız kalma korkusu, değersizlik, intikam almak vb. duygular evliliği bitirmektense kendini ve ilişki içinde olduğu kişiyi bitirmeye doğru gider.

    Aldatma Riskinin Gerçekleşebileceği Dönem

    Hamilelik, doğum sonrası depresyon ve çocuğun doğumu ile birlikte erkeğin ilgi odağından çıkması erkeğin fıtratında var olan cinsel dürtü atakları aldatma sürecine daha kolay sürükler.

    Aldatma Çeşitleri

    Aldatma mutlaka fiziksel olmayabilir, duygusal ve zihinsel aldatmak da ilişkiye zarar verir. Günümüz şartlarında 4 çeşit aldatma yolu izlenir;

    Sanal Aldatma:

    Birinin evine izinsiz girmeniz mümkün değilken bilgisayarda açılan bir pencereden rahatlıkla duygularının içine sızabilir ve zihinsel konuşmalarınızı mevcut ilişkinizi hiç riske atmadığınızı düşünerek karşı taraf izin verdiği ölçüde ilerletebilirsiniz. Okuduğunuz romandaki bir karaktere aşık olmak gibi ancak bundan farklı duygularınıza karşılık bulabilir ve bunu karşılıklı istediğiniz noktaya sürükleyebilirsiniz.

    Duygusal Aldatma:

    Evliliğindeki mutsuzluk ve hak ettiği değeri göremediğini düşünmek zihnin sınırları kaldırarak hayal kurmasına ve ihtiyaç duyduğu duyguları başkalarıyla yaşamaya başlamasına neden olur. Fiziksel olarak gerçekleştirememiş olsa bile bulduğu bu kaynak onu duygusal olarak tatmin edecek en azından daha iyi hissetmesini kolaylaştıracaktır. Kadınlar bu yolu erkeklere göre daha çok tercih ederler.

    Cinsel Aldatma:

    Mükemmel bir cinsel ilişkiniz olsa bile farklılık veya daha fazla tatmin olma arzusu başka birlikteliklere göz kırpar. Elde etmek, hırs, özgürlük, özgüven gibi duygular bu yolla kendini gerçekleştirir. Yasak olması ise cazibesini daha da arttırır. Her gün elinin altında olandan ziyade kısıtlı anlarda görebileceği ve hissedebileceği haz daha yüksek bir tatmin duygusu verir. Erkekler bu tür ilişkilerinde duyguyu ön plana çıkarmadan cinsel ilişkiye girerken kadınlar cinsel ilişkiye girdiği kişiye bağlanmaya başlar.

    Flörtözlük :

    Görüntüde bir adı yok. Hoşlanmayla başlayan ama ifadeye dönüşmemiş ve bir anlamda oynaşma olarak değerlendirilebilecek davranışları kapsar. Somut bir şey olmadığı için çoğu bunu aldatma olarak Kabul etmez.

    Bir Aldatma Vak’asında Evlilik Terapisti (Cift Terapisti) Ne Yapar?

    Aldatılma vakasında duygusal ve tepkisel kararlarla ilişkiyi bitirmek aceleci ve sağlıksız bir karar olabilir. Sorun ayrılmayla bitmez bazen daha da artar. Aldatılmış olma duygusunun kırkı bir türlü bitmez, yeni bir ilişkiye olan güven bazen yıllarca gelmez. Yetersizlik, güvensizlik ve değersizlik duygusu da zamanla kendini onaramaz. Dost ve akrabaların samimi ama amatör görüşleri de mevcut duruma kaliteli bir çözüm oluşturmaz.

    Evlilik Terapistinden 10 Puanlık Öneriler?

    1. Bir evlilik terapisti birinin isteği diğerinin sürüklenmesi ile gerçekleşirse çok işe yaramaz. Siz artık bir taraf oldunuz mevcut sorunuza 3. Bir gözle bakılması ve değerlendirilmesini istiyorsunuz bunun için de iki tarafın güvenebileceği bir uzman arayışına girebilirsiniz.

    2. Aldatan kişi bunu inkar ediyor veya bunu bir sorun olarak görmüyorsa bu durumda evlilik terapistinin de yapabileceği pek bir şey yoktur. Bu risk gerçekleştiyse ve bir pişmanlık veya durumu düzeltmek konusunda samimi bir çaba yoksa yapılabilecek şeyler bir çift olarak azalır ve siz terapi programına yalnız devam etmek durumunda kalabilirsiniz.

    3. Hissettiklerinizi kendinize saklamak ya da bu hislerinizden yola çıkıp karşı tarafı suçlamak ve hesap sormak yapabileceğiniz en zararlı şeydir.

    4. Durumu daha konuşmadan veya uzlaşma fırsatlarını değerlendirmeden 3. Şahıslarla paylaşırsanız bu durumu her iki taraf için daha da çıkılmaz hale getirebilirsiniz.

    5. Her sorun bir fırsattır’ diye bir söz var. Tabi bu durumu bir fırsat olarak görememenizi anlayabilirim. Bununla birlikte bundan ne öğrendiğinize odaklanmanız için bence yine de bir fırsattır ve siz bu fırsatı kaçırırsanız bir süre sonra “Bu tür şeyler niye hep benim başıma geliyor?” Demek durumunda kalabilirsiniz. Aldatılan kişi, her zaman suçu kendinde aramamalıdır.

    6. Nerede hata yaptım sorusunu kendinize sorsanız bile kendinizi bu sorularla bitirip değersizleştirmeniz de doğru değildir. Aldatılma mutlaka evliliğiniz ile ilgili olmayabilir hatta %100 eşinizin özelliklerinden (yetiştirilme tarzı, anlayışı, değer yargıları vb.) özelliklerinden kaynaklanabilir.

    7. İşin hukuk boyutuna taşınması ve gerekçeye “Aldatıldığınızın Yazılması” boşanmak için yeterli bir nedendir. Bunu ispatlamanız durumunda cezai olarak, hem aldatan hem de buna neden olan kişiye (3.kişiye)yasalarca ceza öngörülmektedir.

    8. Aldatma sonrası yaşanan duygusal ve fiziksel sıkıntılar destek almanızı gerektirebilir. Bunu kendi başınıza çözmeye çalışmak, alkol almak, uyku ilaçları veya alık rahatlık veren desteklerden yararlanmak daha büyük sorunlara davetiye çıkartır.

    9. Aldatan kişi olarak pişmanlık ve samimi bir özür dilediyseniz ve ilişkinize tekrar bir fırsat tanıdıysanız belki uzun bir süre güveni tekrar kazanmak için sabretmeniz gerekecek. Nerede olduğunuz, telefonunuzun kurcalanması, araştırılmanız ve davranışlarınızın tutarlılığının takip edilmesi kaçınılmazdır.

    10. Bu durumlar evliliğinizin ve kişiliğinizin zayıf taraflarını tanımanızı ve onları geliştirmek için fırsat yaratabileceğini düşünerek durumu kestirip atmak yerine sakinleştikten sonra bir süre düşünün. Ama hep aynı şeyleri düşünüyor ve bunu yapmaktan kendinizi alamıyorsanız bir terapist’den yardım alın.

    Bu yazının telif hakkı Adil Maviş’e aittir. Kaynak gösterilerek yayınlanabilir. Makaledeki bilgilere dayanarak herhangi bir teşhis ve tedavi uygulanamaz. Adil Maviş kendi geliştirdiği ve kişinin içsel dinamiklerini en üst seviyede kullanılabilmesine dayalı koçluk ve bireysel danışmanlık hizmeti vermektedir. Bu bağlamda alacağınız hizmet teşhis ve tedavi kapsamında değildir.