Etiket: Akupunktur

  • İğnenin ucundaki sağlık:akupunktur

    İğnenin ucundaki sağlık:akupunktur

    Akupunktur tedavi amaçlı vücuttaki belirli noktalara iğne batırılmasıyla uygulanan bir tedavi şeklidir.geleneksel Çin Tıbbına göre ; vücut YİNve YANG olmak üzere iki zıt ve ayrılmaz kuvvetin hassas dengesi olarak değerlendirilir.Yin soğuğu temsil eder,yavaştır veya pasiftir.Yang sıcak, heyecanlı ve aktiftir.Geleneksel Çin Tıbbına göre sağlık vücudun dengeli durumda tutulmasıyla elde edilir.Hastalıklar; Ying ve Yang’ın dengesizliğiyle gelşmektedir.Bu dengesizlik Gi’nin (yaşam enerjisi) meridyen adı verilen yollarda blokajına yol açar.Meridyenlerle ilişkili olan belirli noktalara akupunktur uygulanarak Gi’nin blokajı açılır.Bir çok kaynak meridyenleri en az 2000 akupunktur noktasının ağ gibi birleşmesiyle oluşmuş 14 ana kanal olarak tanımlar.

    Akupunktur 5000 yılık bir geçmişe sahip olan bir tedavi tarzıdır. İlk uygulayanları Uygur Türkleridir. Sonra Çinliler, Japonlar ve Avrupalılar kullanmaya başlamışlar.

    2003 yılında Dünya Sağlık Örğütü akupunkturun etkinliği konusunda klinik kanıtlara dayanarak bir rapor oluşturdu ve akupunkturun yardımcı bir tedavi metodu olarak hangi hastalıklarda kullanılabileceğini belirledi.

    Hangi hastalıklar tedavi edilebilir?

    Anksiyete,

    Astım, bronşiyal astım, alerjik rinit

    Bronşektazi (aşırı balgam, kanamalar, sürekli antibiyotik kullanımı),

    Baş ağrıları, Migren, gerilim tip baş ağrıları,

    Boyun ağrıları, boyun fıtıkları, bel ağrıları, bel fıtıkları,

    Çarpıntı,

    Depresyon,

    Fibromiyalji,

    Felçler, felç sekelleri, idrar kaçırma vs.

    Hormon kullanmadan menapoz tedavisi,

    İlaç kullanmak istemeyen hipertansiyon hastaları, ilaçla tansiyonu

    düzenlenemeyen hastalar,

    tipII Diabetes mellitus (Şeker Hastalığı)

    Geceleyin sık sık idrara kalkma,

    Kronik sinüzit,

    Kadın ve erkek kısırlığı,

    Kaşıntılı kronik cilt hastalıkları,Ürtiker vs.

    Mide ağrıları, ülser, düedenal ülser,

    Multiple skleroz, uyuşmalar, halsizlikler, stresli hal vs.

    Menapoz şikayetleri, kemik ağrıları, uykusuzluk, ruhsal gerginlik, gece terlemeleri, sebepsiz ağlamalar, kemik erimeleri,

    Kronik ishaller, kabızlık,

    Karpal Tünel Sendromu,

    Kronik kalp hastalıkları,

    Kilo verdirme tedavisi,

    Romatizmal hastalıklar,romatoid artrit, ankilozan spondilit,

    Uyku bozuklukları,

    Sigara bıraktırma tedavisi,

    Stres(Kronik)

    Obezite ve Akupunktur

    Obezite (şişmanlık) Akupunktur’un en yaygın kullanıldığı problemlerin başında gelmektedir. Zayıflamak için kimi zaman mucize bir yöntem olarak sunulan Akupunktur’a kimi zaman da bu listelere uyarsam ben zaten kilo veririm Akupunktur’a ne gerek var? şeklinde yaklaşılmaktadır. Her iki yaklaşımda önemli hatalar içermektedir. Bir yandan Akupunktur bir mucize değildir. Öte yandan ise obezite ile boğuşmak zorunda olan hastaya davranış değişikliğinin yerleşmesi gereken başlangıç aşamasında Akupunktur’un katkıları göz ardı edilemeyecek kadar önemlidir. Akupunktur, sindirim sisteminizin daha düzenli çalışmasını sağlayacak örneğin kabızlık probleminiz varsa bunu giderecek, midenizde ekşime yanma veya hazımsızlık varsa bunları ortadan kaldıracaktır. Akupunktur, yaşamınızda halen var olan ve böyle ciddi bir davranış değişikliği sırasında oluşacak olan stresi giderecek, kendinizi her zaman olduğundan daha sakin ve rahat hissetmenizi sağlayacaktır.. Akupunktur, bu süreçte doğal olarak aldığınız gıda miktarı düşeceğinden beklenen açlık duygusu, mide kazıntısı ve halsizlik şikayetlerini giderecektir. Akupunktur, yavaşlayan metabolizmanın hızlanmasını sağlayacaktır. Akupunktur bu problemleri giderirken hastanın yapacağı; haftada bir sefer Akupunktur tedavisine düzenli gitmek ve hekiminin önerilerine uyarak sağlıklı bir şekilde kilo verirken beslenme ile ilgili yanlış davranışlarını kalıcı bir şekilde değiştirerek yaşam boyu sürecek doğru alışkanlıkları edinmekten başka bir şey olmayacaktır.

    Tüp Bebek ve Akupunktur

    Akupunktur erkeklerde sperm hareketliliğini, kalitesini ve sayısını artırarak ; kadınlarda ise yumurta kalitesini ve uterusun kanlanmasını artırarak fertiliteyi arttırıyor. Akupunktur ile Rahme giden kan akımı artmakta ve böylece rahmin kasılmasının azaltılması hedeflenmektedir. Ayrıca bağışıklık sisteminin güçlendirmesi nedeniyle embriyonun rahme tutunması için uygun ortam oluşturulmaktadır. Infertilite hastalarında akupunktur tedavi öncesi, tedavi sırasında ve embriyo transferinde uygulanabilmektedir.

    Migren ve Akupunktur

    Yarım baş ağrısı anlamına gelen migren ataklar halinde gelen ve tekrarlayıcı olan bir baş ağrısıdır. Genellikle tek taraflıdır ama bazen de çift taraflı olabilir. Orta veya kuvvetli olabilen, hareketle şiddeti artan zonklayıcı ağrı tarzıdır. Birkaç saatten birkaç güne kadar sürebilir. Vücutta zaten hazır olan iyileştirici faktörlerin yani endorfin, serotonin gibi ağrı kesici ve rahatlatıcı maddelerin salgılanmasını sağlayarak migreni ortaya çıkaran sebepler ortadan kaldırılır. Böylece kriz öncesi var olan damar daralmalarının (vazospazm) önüne geçilerek iyileşme sağlanır.Akupunktur tedavisinden sonra migren nöbetleri seyrekleşir veya migren tamamiyle ortadan kalkar. Yapılan bilimsel araştırmalarına göre akupunkturla migren tedavi başarı oranı %80’dir. Akupunktur haftada 2-3 kez olmak üzere toplam 15-20 seans uygulanır. Seanslar 20-40 dakika arası sürer.

    Akupunktur tedavisinde kullanılan iğnelerin içerisinde ya da üzerinde herhangi bir madde yoktur. Günümüzde yaygın olarak kullanılan iğneler paslanmaz çelikten olup çok incedirler.

    Batıda Özel ve resmi sigortalar akupunktur tedavi metodunu kabul edip, tedavi ücretlerini ödemeye başlamışlardır.Türkiye’de henüz tedavi ücretleri Sağlık Bakanlığınca ödenmemektedir, ancak bu konuda çalışmalar mevcuttur.2002 yılından bu yana Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Akupunktur Kliniğinde hastalara tedavi verilmektedir.Üniversite aynı zaman da Sağlık Bakanlığının Akupunktur Sertifika Programını da yürütmektedir.Akupunktur tedavisine başvurcaklar için önemli ayrıntılardan biriside başvurdukları Hekimin Sağlık Bakanlığından onaylı ‘Akupunktur Uygulayabilir Sertifikasının’olmasına dikkat etmeleridir.

    Prof.Dr.Banu Çaycı

  • Akupunkturun başağrısı ve migren tedavisindeki yeri

    İlaç tedavisi, kısa vadede etkili bir yöntem olsa da uzun vadede istenmeyen sonuçlar doğurabilmektedir. Bu sebeple, hastalar ve doktorlar düzenli olarak ilaç tedavisine alternatif yöntemler aramaktadır. Akupunktur bu aşamada öne çıkan bir tedavi yöntemi olmuştur.

    Almanya’da ilk olarak 794 migren hastası üzerinde yapılan bir araştırma, 6 haftalık 11 akupunktur tedavisinin sonuçları, 6 ay boyunca her gün alınan β-blocker önleyici ilaç tedavisi ile karşılaştırılmıştır. Bu çalışma aynı ekip tarafından 20 defa, toplam 4419 katılımcı ile tekrarlanmış ve bulgular akut migren ağrılarında akupunkturun en az ilaç tedavisi kadar etkili olduğunu kanıtlamıştır.[1]

    Çin’de 5 hastanede 140 aurasız migren hastasında üzerinde yapılan bir diğer araştırmada hastaların yarısına haftada 3 kere akupunktur tedavisi uygulanmış ve placebo ilaç verilmiş, kontrol gruba sham akupunktur uygulanmış ve flunarizin ilaç verilmiştir. 4. ve 16. Haftalarda yapılan kontrollerde akupunktur uygulanan grupta daha az migren atağı tespit edilmiş ve her iki grupta benzer derecede ağrı şiddetindeki azalma olmuştur.[2]

    Strese bağlı gerilim tipi baş ağrısında akupunkturun etkisini ölçmek için 2009 yılında 2317 hastada 11 seans akupunktur tedavisi uygulanmış ve çok şiddetli ağrıların dışında ağrı kesici ilaç kullandırılmamıştır. Akupunktur tedavisi süresinde hastalarda baş ağrısı atakları azalmıştır. Akupunktur uygulanan grupta baş ağrılı gün oranı %50 azalırken, aynı oran kontrol grupta %16’da kalmıştır. Sonuç olarak akupunkturun gerilim tipi baş ağrılarında etkin sonuç veren, değerli bir tedavi yöntemi olduğu tespit edilmiştir.[3]

    Migren hastalarında fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI) ile elde veriler istirahat hali beyin ağlarında fonksiyonel ve yapısal anormallikler gözlemlenmektedir. Akupunkturun sağ frontoparietal fasiculus üzerindeki etkisini ölçmek üzere12 aurasız migren hastasının beyin ağlarındaki ilişki 4 haftalık akupunktur tedavisi sonrasında istirahat hali fMRI yöntemi ile görüntülenmiştir. Karşılaştırma için 12 sağlıklı birey de aynı yöntemle incelemeye alınmıştır. Araştırma sonucunda migren hastalarının sağ frontoparietal fasiculusunun fonksiyonel bağlantısında sağlıklı bireylere göre ciddi bir düşüklük tespit edilmiştir. Fonksiyonel bağlantıdaki düşüklük ile migren ağrı şiddetinde ve sıklığı arasında negatif korelasyon olduğu anlaşılmaktadır. Akupunktur uygulamasının akabinde sağ frontoparietal bölgede fonksiyonel bağlantı normal düzeye yükselmiş ve buna bağlı olarak migren ataklarının azaldığı tespit edilmiştir.[4]

    Adet dönemi baş ağrısı olan 85 hasta rastgele deney ve kontrol grup olarak belirlenmiştir. 3 adet dönemi boyunca deney gruba vücut akupunkturu, kontrol gruba flunarizin içerikli ilaç verilmiştir. Hastaların serum prostaglandin F2α ve plasma arginine vasopressin oranları sağlıklı bireylerinkine göre değerlendirilmiş ve tedavi öncesi ve sonrası veriler karşılaştırılmıştır. Adet dönemi başağrısı olan hastaların serum prostaglandin F2α ve plasma arginine vasopressin oranları sağlıklı bireylere göre yüksek çıkmıştır. Tedavi sonrasında her iki grubun verilerinde de düşüş olmuştur. Ancak, akupunktur tedavisi olan hastalarda %95.4 oranında düzelme görülürken, kontrol grupta bu veri %81’de kalmıştır. Araştırma sonucu olarak akupunkturun anormal seviyedeki serum prostaglandin F2α ve plasma arginine vasopressini regüle ettiği ve buna bağlı baş ağrısını giderdiği görülmüştür.[5]

    2015 yılında Headache dergisi, insanların başağrısı sebebiyle yılda milyonlarca dolar harcadığının, okul ve iş düzenlerinin bozulduğunun ve hayat standartlarının düştüğünün altı çizilmiştir. Bu güne kadar migren ataklarının sayısını azaltacak hiçbir ilaç bulunamadığı belirtilmiştir. ABD’de yapılan migreni önlemede akupunkturun etkisini değerlendiren birçok araştırma Arnaldo Neves Da Silva tarafından derlenmiştir. Sonuç olarak en az ilaçlar kadar etkili olduğu kanıtlanan akupunktur yöntemi, güvenilir, uzun vadede etkisini sürdüren ve maliyet etkin bir yöntem olarak öne

    [1] Li, Y., Zheng, H., Witt, C. M., Roll, S., Yu, S., Yan, J., … Liang, F. (2012). Acupuncture for migraine prophylaxis: a randomized controlled trial. CMAJ : Canadian Medical Association Journal, 184(4), 401–410. doi:10.1503/cmaj.110551

    [2] Wang LP, Zhang XZ, Guo J, Liu HL, Zhang Y, Liu CZ, Yi JH, Wang LP, Zhao JP, Li SS. (2011). Efficacy of acupuncture for migraine prophylaxis: a single-blinded, double-dummy, randomized controlled trial.

    Pain, 152(8),1864-71.

    [3] Linde, K., Allais, G., Brinkhaus, B., Manheimer, E., Vickers, A., & White, A. R. (2009). Acupuncture for tension-type headache. Cochrane Database of Systematic Reviews (Online), (1), CD007587. doi:10.1002/14651858.CD007587

    [4] Li, K., Zhang, Y., Ning, Y., Zhang, H., Liu, H., Fu, C., … Zou, Y. (2015). The effects of acupuncture treatment on the right frontoparietal network in migraine without aura patients. The Journal of Headache and Pain, 16, 33. doi:10.1186/s10194-015-0518-4

    [5] Sun, L. Liang, Y. Li, X. Liu, L. Xu, X. Ma, H. Li, W. Shi, Fei. Gao, F. (2015). Efficacy of acupuncture combined with auricular point sticking on the content of serum prostaglandin F2α, and plasma arginine vasopressin in patients with menstrual headache. Zhongguo Zhen Jiu. 35(2):137-40.

  • Akupunktur nedir? Etkileri nelerdir?

    Akupunktur uygulamaları batı kültüründe alternatif terapi olarak isimlendirilmesine rağmen Doğu-Çin’de kullanımı 5000 yıl önceye gittiği bilinmektedir. Ancak elimize ulaşan en kapsamlı kaynak Huang Di Nei Jing’e aittir ve M.Ö. 200 yılında yazılmıştır. Sarı imparatorun iç hastallıkları klasiği adlı kitapta 282 nokta tariflenmiştir.. Akupunkturun en eski teorileri Shen Nung tarafından ortaya atılmıştır.Bunlar Dolaşım, nabız ve kalp ile ilgilidir. 4000 yıl önce tariflemiştir ve dahiliyenin temellerini atmıştır. Akupunkturun temellerini oluşturan birbiri ile uyumlu ama birbirine zıt olarak çalışan iki farklı enerji ying ve yang ‘ı, beş element’i , organ ve oniki meridyen sistemini anlatır.

    Akupunktur çok ince iğnelerin vücutta fizyolojik fonksiyonları etkilemek üzere vücut yüzeyi üzerine batırılmasıdır. Akupunktur temelinde Shen Nung’unteorize ettiği insan vücudunu boydan boya dolaşan bir enerji kuvvetine sahip olduğunu ve bunun da Qi olarak isimlendirmiştir. Qi ruhsal, duygusal,mental ve fiziksel temel yaşam aktıvıtelerını içerir. Bir insanın sağlığı vücuttaki Qi nin akışından etkilenebilir. Qi akışı yetersiz , dengeli değil veya bloke ise yin yang dengesi bozulur ve hastalık oluşur. Vücuttaki Qi meridyen ve özel yollarla dolaşır. 12 çift ve 2 tane tek meridyen vardır.

    Akupunktur noktaları , meridyenlerin ciltte yüzeyelleştiği yerdeki özellikli lokalizasyonlardır.. Böylece iğneleme, moxibusyon ve acupressor kolaylıkla uygulanabilir. Bu noktalar Qi nin dolaşımını ve ying – yang dengesini sağlar.

    Akupunktur noktalarına uygulanan yöntemler vardır;

    Bunlar;

    Elektroakupunktur

    Moxıbusyon

    Laser

    Cuppıng

    Elektroakupunktur ile akupunktur noktalarına takılan iğnelere elektrostimulasyon cihazıyla düşük akım vermektir. En çok ağrı tedavısı olmak üzere bir çok tedavide kullanılmaktadır.

    Diğer bir metod akupunktur noktasına stımulasyon yapan laser’ dir. Daha çok kulak akupunkturunda kullanılmaktadır. Kulak sinir ve damar ağı yönünden zengindir. Vücuttaki bütün sistem organlarla bağlantısı vardır. Bu sebeple vücudun bir çok organ ve kısımlarının karşılığı olan kulak akupunktur noktaları ile obesiteden alkolizm ve ilaç bağımlığına kadar bir çok hastalığın tedavisinde kullanılmaktadır.

    Moxibusyon akupunktur noktalarına ısı uygulanmasıdır. Akupunktur ve moxibusyon tedavinin birbirini tamamlayıcıları olarak değerlendirilir. Moxibusyon astım bronşit , paralizininbazı tipleri ve artritlerde başarı ile uygulanmaktadır.

    Cupping diğer tedavi şeklidir,akupunktur noktalarına metal, tahta ve cam kavanozlarla yaratılan kısmı vakum etkisi ile uygulanan bölgede kanlanmanın artması şeklinde tesir eder.Cupping bel ağrısı, kas gerilmesi(miyalji) yumuşak doku hasarı , kronik bronşitte akciğer sıvısının temizlenmesinde kullanılır.

    En popüler yöntemlerden olan akupressor, iğnesiz akupunktur tedavisidir. Akupunktur noktalarına parmaklarla masaj yapılmasıdır. En gelişmiş şekliyle ayakta reflexology çok sık kullanılmaktadır.

    Başlangıçta daha çok vücut akupunkturu olarak kullanılan bu yönteme daha sonra kulak akupunkturu eklenmiştir. Çinliler kulak akupunkturunu fazla kullanmazken 1950’lerde Fransız dr. Paul Nogier kulaktan teşhis ve tedavi yöntemi olarak ortaya koyduğu ‘auruculoterapi–aurıculomedecıne’ teknığini yayınlamıştır.

    M.Ö 4. YY’da hipokrat’ın kulak kepçesinde belli noktaları kanatarak başağrısı,hipertansiyonu tedavi ettiği hakkında yazılı kaynaklar vardır. Dolayısıyla kulaktan tedavi çok eskiden beri önemli bir yöntem olmuştur.

    Bugünkü şekliyle aurıculoterapi’nin tanımlanması ve uygulanmasını Fransız dr. Paul Nogier’e borçluyuz.

    Artık tüm dünyada mikrosistemler daha bir önem kazanmıştır. Mikrosistem tüm vücudun daha küçük bir alanda temsil edilmesi anlamında kullanılmaktadır. projeksiyonalanı organın büyüklüğünden çok fonksıyonların fazlalığına göre temsil alanı bulur. Bugün artık pek çok mikrosistem tanımlanmıştır. Kulak,baş,ağız,el,ayak… gibi.

    Dr. Gleditschmikrosistemlerin tedaviye cevaplarında farklılıklar olduğunu örneğin; kas iskelet sistemi ve bağ dokusu hastalıklarında kulak akupunkturunun daha hızlı ve daha iyi yanıt oluşturduğunu tanımlamıştır.

    Mikrosistem akupunkturunun vücut akupunkturuna göre en önemli farkı ; eğer organda bir sorun varsa o organın yansıma noktaları aktif bulunur, sorun yoksa aktif değildir. Bu özelliği nedeniyle mikrosistem akupunkturu hem tanı hem de tedavinin takibi için önemli ipuçların vermektedir.

    Akupunkturda etki belli noktalara iğne batırmakla sağlanır.Vücut uzerınde 361 tane akupunktur noktası vardır. Bunları meridyenler ve kanallar üzerinde duran ve belli etkileri bilimsel olarak kabul edilmiş noktalardır.

    Akupunkturun bilinen başlıca etkileri şunlardır;

    Analjezi

    Vegetatıfsinir sisteminin regülasyonu (akupunktur VSS’ni reguleetmesine rağmen iletide engeller varsa etkinliğini yitirir.)

    Sedasyon

    Gevşeme

    İmmunostimulasyon

    Vasodilatasyon

    Akupunkturun bu etkileri anatomik,histolojik ,embriolojik,bio-fiziksel,biokimyasal,nörofizyolojik,fizyolojik mekanizmalarla açıklanmıştır. Özellikleanaljezık etkisi üzerinde yapılmış bir çok bilimsel çalışma yayınlanmıştır.

  • Akupunktur ile ilgili genel bilgi

    Akupunktur, vücuttaki tanımlı noktalara iğne batırılarak uygulanan bilimsel bir tedavi yöntemidir.

    Akupunktur; insan beyninde limbik sistem adlı bölgenin çalışmasını düzenleyerek etki yaratır.

    Limbik sistem; otonom sinir sistemi üzerinden bir yandan organ fonksiyonlarımızı yönetirken digger yandan stress uyaranlarına karşı vücudumuzu sağlıklı tutmaya çalışır. Bu fonksiyonunu kişinin karşılaştığı stress uyaranına göre organ fonksiyonlarını düzenleyerek yapar. Bu görevinin ayrıntısı için “LİMBİK SİSTEM “ makalesini okumanızı öneririm.

    2000 yılında Human Brain Mapping dergisinde yayınlanan Kathleen K.S ve arkadaşlarının Harvard Tıp Fakültesinde FMR ‘la yaptıkları çalışma, akupunkturun limbik sistemi regüle ettiğini göstermektedir.

    Akupunktur; öncelikle organ fonksiyon bozukluğuyla ortaya çıkan hastalıkların tedavisinde kullanılır.

    Akupunktur kişinin strese karşı dayanıklılığını arttırır, hastalıklara karşı direnç mekanizmalarını güçlendirir.

    Akupunktur; iç organlarımızın fonksiyonlarını ve hormonal sistemin çalışmasını denetler ve düzenler.

    Akupunktur; sedatif etki oluşturur, hastanın kendini daha sakin ve huzurlu hissetmesini sağlar.

    Akupunktur; endorfin denen ve insan beyninin belli bölgelerinde salgılanan morfin benzeri ağrı kesicilerin salgılanmasını sağlar. Bu etkisi nedeni ile akut ve kronik ağrılarda etkili bir tedavi yöntemidir.

    Akupunktur; kas gevşetici etkisi ile özellikle boyun, sırt ve bel kaslarında künt travma, terliyken hava akımına (klima vb.) maruz kalma sonucu veya stresle ortaya çıkan kas gerginliği ve kas tutulmalarının kronikleşmeden rahatlamasını sağlar.

    Akupunktur; alerji mekanizmalarını düzenler ve alerjik reaksiyonların (alerjik burun akıntısı, burun tıkanıklığı, ürtiker vb. gibi) kısa sürede iyileşmesine katkıda bulunur.

    Akupunktur; açlık duygusunu regüle eder ve biyolojik saati dengelemede yardımcı olur. Bu etkisi obezite(zayıflama) tedavisinde ki yerini öne çıkarır.

    Akupunktur; abstinans (yoksunluk) sendromunu tedavi ederek hastaların sigara, alkol, ilaç, yeme bağımlılığından kurtulmalarını sağlar.

    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) resmi yayınının 1979 aralık sayısında “akupunkturun endikasyon alanına giren hastalıkları” bildirmiştir.

    Akupunktur; 1991 yılında Sağlik Bakanlığı’nca Resmi Gazete’de yayınlanan Akupunktur Yönetmeliği ile uygulama alanı ve uygulama kuralları belirlenen bilimsel bir tedavi yöntemi olarak kabul edilmiştir.

    Ülkemizde akupunktur eğitimi Sağlık Bakanlığı talebi ve denetiminde çeşitli tıp fakültelerinde verilmektedir. 480 saat süren kursların sonunda başarılı olanlar “Akupunktur Uygunluk Belgesi” almaya hak kazanırlar.

    Akupunktur, ülkemizde akupunktur uygulama belgesi olmayan hekimler de dahil hiç kimse tarafından uygulanamaz. Bu nedenle başvurduğunuz doktorun akupunktur uygulama belgesi olup olmadığını mutlaka kontrol etmeniz de fayda vardır.

  • Romatoit artrit ve akupunktur

    ROMATOİT ARTRİT, ANKİLOZAN SPONDİLİT GİBİ KRONİK HASTALIKLARDA AKUPUNKTURUN YERİ

    Romatoit artrit, ankilozan spondilit ve benzeri romatolojik hastalıklar nedenleri tam açıklanamayan kronik ağrılı hastalıklardır.

    Mutlaka bir romatoloji uzmanın tedavisi ve devamlı kontrolünde olmaları gerekir.

    Akupunkturun bu hastalıkları tedavi ettiği amacını aşan bir iddiadır.

    Romatoit artrit, ankilozan spondilit vb. ağrılı kronik hastalık teşhisi olan hastalara akupunktur uygulanabilir.

    Burada ilk amaç öncelikle hastaların ağrılarını azaltmak ve alacakları ağrı kesicilerin miktarını azaltarak bu hastaları ağrı kesicilerin sistemik yan etkilerinden korumaktır.

    Ayrıca bu hastaların şikayetlerinin alevlenmesinin artan kişisel stresle yakından ilişkili olduğu açıktır.

    Stres dönemleri ağrıyı ve şikayetleri artırmakta yaşam kalitesini düşürmektedir. Genel yaşamsal stresin yanı sıra bu kişiler için böyle bir hastalık varlığı da başlı başına stres kaynağı olmaktadır.

    Akupunktur ile limbik sistemi düzenleyerek kişiyi strese karşı dayanıklı hale getirerek, hastalığın alevlenme sıklığını azaltmak mümkün olmaktadır.

    Akupunkturun etkilerinden biri de hastanın immune sistemini de desteklemektir.

    Bu etkilerin ışığı altında akupunktur ile bu hastalıkları tedavi etme iddiası yaratmadan hastaları akupunkturun kendilerine sunacağı katkı konusunda aydınlatarak ve hatta romatoloji uzmanı ile kontrol ilişkisi kopmuşsa onu tekrar başlatmasını mutlaka sağlayarak akupunktur tedavisi önermek hasta için en doğru yaklaşım olacaktır.

    Bu yaklaşım romatologların akupunktura bakışını değiştireceği gibi hastalarımızın romatologlarının kontrolü altında akupunkturdan daha yaygın faydalanabilmelerini sağlayacaktır.

    Akupunktur; romatit artirit , ankilozan spondilit vb. hastalıklarda nasıl uygulanır?

    Hastalarımıza, akupunkturun tedavilerini destekleyici yardımcı bir tedavi yöntemi olduğu bilgisi verildikten sonra temel tedavi olarak değerlendirdiğimiz haftada üç seans uygulanan toplam 15 seans akupunktur tedavisi uygulanır.

    Bu tedavinin amacı hastaya akupunkturun ağrılarını azalttığını, kendini daha huzurlu ve stres açısından daha rahat hissettiğini gösterebilmektir.

    Akupunkturun olumlu etkisini tanıyan hastadan, yaşamının sonrasında bu bilgi üzerinden ihtiyaç hissettiği sıklıkla ki bu haftada bir olacağı gibi ayda bir de olabilir akupunktur tedavisine başvurması istenir.

  • Akupunktur ve başağrısı

    BAŞAĞRISI OLUŞUMUNDA STRESİN ETKİSİ VE TEDAVİSİNDE AKUPUNKTURUN YERİ

    Bir insan gerçekten tehlike uyaranı ile karşılaştığında (örneğin elinde sopa olan bir insanla karşı karşıya kaldığında); öncelikle kalbi çok atmaya başlar, önünde iki seçenek vardır; ya adamın elinden sopayı alacaktır, ya da koşup kaçacaktır.

    Her iki durum için de kollarımıza ve bacaklarımızın çalışması gerekir. Bu yüzden kollarımıza ve bacaklarımıza giden damarlar genişler. Sopayı nasıl alacaktır veya nasıl, nereye kaçacaktır. Yani beyninin çalışması gerekir, beyne giden damarlar genişler. Kişi sopayı alır veya kaçar; sonuç olarak kurtulur. Bütün bu fonksiyonların yöneticisi, limbik sistem kontrolünde çalışan otonom sinir sisteminin simpatik bölümüdür. Bu her türlü tehlike durumunda çalışarak kişinin korunmasını sağlayan bir fonksiyonumuzdur.

    Limbik sistem; stres oluşturan her uyaranın üstesinden; organ fonksiyonlarımızı uygun şekilde düzenleyerek gelmeye çalışır.

    Böylece kişiyi stresin olumsuz etkilerinden korumaya çalışır.

    Bununla birlikte sürekli stres altında olan insanlarda veya ani karşılaşılan yüksek stres durumlarında (işsiz kalma, depremde kalma, tehlikeli trafik kazası, sevilen birinin ölümü, boşanma , vb.) limbik sistem organ fonksiyonlarını düzenleyerek stresin üstesinden gelme fonksiyonunu yerine getiremez hale gelebilir.

    İşte bu durumdaki kişilerin limbik sistemleri gündelik hayatın basit bir stress uyaranını bir tehlike uyaranı gibi algılayıp gerekmediği halde beyne giden damarların genişlemesine neden olabilir bu da damar çevresindeki damarların basınç altında kalması ile baş ağrılarını oluşturabilir.

    Ayrıca; boyun ve sırtta yerleşen trapezoid kası aşırı stress durumunda kasılır. Ortaya çıkan kasılma ense köküne doğru yayılır ve gerilim tipi baş ağrılarının oluşumunu tetikler.

    Kronik baş ağrıları ve migren ağrılarında akupunktur yüz güldürücü sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Akupunktur bilimsel çalışmalarla gösterildiği gibi insan beyninde, endorfin denilen morfin benzeri maddeleri salgılatarak ağrı kesici etki üretmektedir. Ayrıca akupunktur limbik sistemi düzenleyerek kişinin strese karşı daha dayanıklı olmasını sağlamakta ve başağrılarının oluşumunu engelleyebilmektedir.

    BAŞAĞRISI ve MİGREN TEDAVİSİNDE AKUPUNKTUR NASIL UYGULANIR?

    Başağrısı ve migren tedavisi 15 seanstır. Kulak ve vücut akupunkturu birlikte uygulanır. Haftada 3 seans tedavi yapılır. Seanslar 20’şer dakika sürer.

    Tedavi sürecinde; stres uyaranlarından mümkün olduğunca uzak durulması, huzurlu bir dönem yaratılması tedavinin yararlılığını da arttırmaktadır.

  • Akupunktur ile stres tedavisi

    AKUPUNKTUR İLE STRES TEDAVİSİ

    Her şeyin üstünüze geldiğini hissediyor ve hatta fiziki sağlığınızın da bozulduğunu fark ediyorsanız, stres seviyenizi kontrol edemeyecek noktaya geldiniz demektir. Çünkü stres genellikle kontrol edilemeyecek düzeye geldiğinde kendini belli eder.

    Her insanın stres seviyesi farklıdır, bu nedenle hangi aşamada kontrol edilemez hale geldiği her insanda farklılık gösterir. Kimi insanlar ölüm, ayrılık gibi durumlarda bile sakin kalabilirken, kimi insanlar için kısa süre gecikmiş borç bile ciddi bir mesele olabilir.

    Her kişinin stres seviyesi farklı olsa da stresin belirtileri genellikle benzerlik gösterir. Bunlar fiziksel ve psikolojik olarak ikiye ayrılır.

    Stresin psikolojik belirtileri:

    Dengesiz ruh hali,

    Depresyon,

    Huzursuzluk,

    Uyku bozukluğu,

    Zihinsel performans eksikliği,

    Konsantrasyon güçlüğü,

    Unutkanlık

    Stresin fiziksel belirtileri:

    Mide ekşimesi,

    İştahın azalması ya da fazla yemek yeme,

    Değişken bağırsak alışkanlığı, ishal ya da kabızlık nöbetleri, iritabıl kolon,

    Tiroid problemleri,

    Adet düzensizlikleri, infertilite,

    Stese bağlı obezite,

    Nefes alıp verme sorunları,

    Astım,

    Çarpıntı,

    Migren, baş ağrısı,

    Terleme.

    Bu belirtilerin bir veya birden fazlası sizde bulunuyorsa öncelikli olarak hayatınızdaki stres faktörlerini ortadan kaldırmanız gerekir.

    Bazı hallerde ise o stres faktöründen kaçmak mümkün değildir. İşte bu aşamada, bunun etkilerini en aşağı düzeye çekmek tek başına mümkün olmayabilir. Akupunktur tedavisi size destek olur ve iyileştirir.

    Akupunktur Sempatik ve Parasempatik Sinir Sistemlerin dengeli çalışmalarını sağlar. Akupunktur dolaşımda Serotonin ve Endorfin seviyelerini artırarak kişiye huzur ve keyif verir, kaygılarını azaltır ve sedasyon sağlar. Akupunktur hastanın ağrı eşiğini yükselterek strese bağlı ağrılarını ortadan kaldırır.

    Akupunktur haftada 2-3 kez olmak üzere toplam 10-15 seans uygulanmakta, seanslar 20-30 dakika arası sürmektedir.

  • Kısırlık (infertilite) ve tüp bebek tedavisi (ıvf)de nöralterapi ve akupunkturun başarıya olan katkısı

    Kısırlık veya infertilite herhangi bir korunma olmaksızın, düzenli ilişkiye rağmen bir yıl içerisinde çocuk sahibi olunamaması durumuna denir.

    Evli bir çift belli bir sağlık sorunu olmamasına rağmen 1 yıl boyunca bebek sahibi olamıyorsa bir Kadın-Doğum hastalıkları uzmanına başvurmalıdır. Bazı durumlarda ise bir müracaat için 1 yıl beklemeye gerek yoktur. Örneğin kadın yaşının ileri olması, çok sık veya seyrek düzensiz adet kanamaları, ikiden fazla düşük yapmış olmak, daha önce geçirilmiş pelvik enfeksiyonlar, erkeklerde ise prostat enfeksiyonu, testislerin çok küçük olması gibi..

    Genital organlar kadınların genel psikolojik halini yansıtan organlardır. Mesela ağır duygusal durumlarda kanama anomalileri meydana gelebilir. Beklenmedik bir ölüm haberi halinde ya da hayatı tehdit eden durumlarda adet görememe şikâyeti ortaya çıkabilir. Hamilelik korkusuna ya da tam tersi gebe kalma isteğinin çok fazla olmasına bağlı olarak oluşabilen adet bozuklukları da örnekler arasındadır. Aynı ortamda yaşayan kadınların bir süre sonra regl tarihlerinin aynı zamana gelmesi, iklim ve seyahat şartlarının adet düzenini etkilemesi gibi durumlar bilinen şeylerdir.

    Dünya Sağlık Örgütü-WHO dünyada 50-80 milyon kadının kısır olduğunu yayınlamıştır. Türkiye’de ise (DİE) 12 milyon kadın doğurganlık çağında olduğunu, 1 milyon kadının kısır olduğunu bildirmektedir.

    Kısırlık sebepleri arasında kadına bağlı faktörler %40-45, erkeğe bağlı faktörler %30, açıklanamayan faktörler ise %25 oranındadır.

    Suni döllenme yöntemlerinde başarıyı arttıran faktörler aşağıda sıralanmıştır. Nöralterapi bu basamakların hepsi üzerinde etkiye sahiptir. Akupunktur ile kombine edildiği takdirde çok daha iyi sonuçlar vermektedir.

    1. Rahim ve yumurtalıklara kan akımının arttırılması

    2. Bağışıklık faktörlerinin düzenlenmesi

    3. Hormon-sinir sisteminin düzenlenmesi

    4. Stres, endişe, kaygı ve depresyonun önlenmesi

    Bu konuda yapılan pek çok çalışma arasından seçilen 24 çalışmanın meta analizi 2012 yılında yayınlanmıştır; “ Akupunktur IVF başarı şansını arttırmaktadır, eğer uygun bir kontrol ve daha bireysel bir akupunktur programı kullanılırsa IVF de akupunktur uygulamalarından daha pozitif etkiler beklenebilir” denilmektedir. IVF denemelerinde sıklıkla yapılan yanlış, her hastaya aynı protokolün ve sadece transfer öncesi ve sonrası toplam 2 seans uygulanmasıdır. Çalışmada da bu konu üzerinde durulmuş ve her çifte özel bir yaklaşım gerekliliği vurgulanmıştır.

    Bizde klinik deneyimlerimize göre bu konuda aynı şekilde düşünüyoruz ve her başvuran kişiye özel bir tespit yaparak akupunktur, nöralterapi, fitoterapi, ozon, detoks( arındırma) gibi farklı tedavilerden uygun olanları seçiyoruz. Sonuç olarak; çoğunlukla IVF uygulaması öncesinde 2-3 adet dönemi boyunca hastanın tedavi edilmesi daha iyi sonuç vermektedir.

  • Akupunktur ile kilo tedavisi nasıldır?

    Bilindiği gibi akupunktur alışkanlık tedavilerinde kullanılır. Kilo verme de beslenme alışkanlıklarının ve yaşam tarzının değiştirilmesi ile mümkün olduğuna göre, bu yeni alışkanlıkların edinilmesi sırasında, akupunktur hastaya çok büyük kolaylıklar sağlar.

    İştahı düzenler ve yemeklere saldırma güdüsünü ortadan kaldırır.

    Mide asiditesi kontrol altına alınarak, mide kazınması, yanması gibi sorunlar engellenir.

    Düşük kalorili beslenmeden dolayı yaşanabilecek halsizlik önlenir.

    Metabolizma hızını düzenler. Akupunkturla tedavi gören hasta, kendi kendine yaptığı diyetlerden daha kolay kilo vermeyi başarır.

    Akupunktur tedavisi sırasında, vücutta serotonin ve endorfin seviyeleri artmaktadır. Bu hormonlar diyet yapan kişiye huzur verir, sedasyon sağlar. Böylece diyet yapan kişi, eski yemek yeme zevkinin kısıtlanmasından dolayı huzursuzluk ve tedirginlik yaşamaz.
    30-40 kg. fazlası olan hastaların tabii ki uzun bir zaman diyet yapmaları gerekir. Ancak, çoğu insanda böyle bir sabır olmadığı için, her pazartesi başlanan diyetler, her cumartesi sona erer. Böylece sık sık yapılan diyet denemeleri sonucu her geçen günkilo vermek daha da zorlaşır. İşte, bu gibi hastalarda akupunktur inanılmaz başarılar sağlar ve hasta 1 yıla kadar uzanan bir zaman diliminde onlarca kilo verebilir. Hastanın uzun süre diyete dayanabilmesinin nedeni, akupunkturun yarattığı sedatif ve trankilizan etkiden dolayıdır. Ayrıca hasta kilolarının eridiğini gördükçe daha çok motive olup, bu işe dört elle sarılmaktadır.

  • Akupunktur ve tedavi yöntemleri

    AKUPUNKTUR NEDİR?

    1.Ağrı kesici etkisi (Analjezik)
    2.Vücutta dengeyi sağlayıcı etki (Bio Regülatör)
    3.Rahatlatıcı, sıkıntı giderici etki (Sedasyon ve Psikolojik)
    4.Vücudun bağışıklık sistemini ve direncini arttırıcı etki (İmmü Stimülan)
    5.Motor tamir etki (Felçli hastalarda)
    özellikleri olan ÇİN’de 5000 yıldan beri uygulanan ve hiçbir yan etkisi olmayan doğal bir tedavi yöntemidir.

    AKUPUNKTUR TEDAVİSİ UYGULANAN HASTALIKLAR
    Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafında Akupunktur yapılması öngörülen başlıca hastalıklar.
    1.Şişmanlık
    2.Sigara alışkanlığı
    3.Migren ve gerilim baş ağrıları
    4.Romatizmal hastalıklar ve ağrılı sendromlar
    •Boyun, omuz, bel ve bacak ağrıları, siyatik
    •Boyun fıtığı
    •Artoz (kireçleme)
    5.Trigeminus nevraljisi
    6.Yüz felci
    7.Beyin felci
    8.Bronşit,Bronşial Astma Kr.Sinüzit ve rinit
    9.Alerjik hastalıklar
    10.Gastro-Intestinal sistem hastalıkları
    •Gastrit, Peptik ülser
    •Spastik Kolon
    •Kabızlık, ishal
    11.Ürogenital sistem hastalıkları
    •Ağrılı ve düzensiz adet görme
    •Menapoz şikayetleri
    •Kadın ve Erkekte kısırlık
    12.Psiko-somatik hastalıklar
    •Uyku bozukluğu, Depresyon, Stres
    •İlaç, uyuşturucu ve alkol bağımlılığı

    ve değişik hastalıklarda tedavi olanağı…

    BİLGİSAYARLI AKUPUNKTUR SİSTEMİ İLE TEŞHİŞ VE TEDAVİ

    Nörofonksiyonel bir ölçüm, teşhis ve tedavi programıdır.12 çift Akupunktur meridyeninde ölçümler yapılarak, vücudumuzun genel durumu, hastalıkları, tedavi programı ve akupunktur tedavi prensiplerini bize gösterir.

    PROLOTERAPİ

    Zayıflamış, eski işlevini kaybetmiş eklemleri, kıkırdakları, ligamentleri ve tendonları güçlendirmek tekrar eski haline getirmek için proliferant ( hücre ve dokuların iyileşmesini sağlayan )solüsyonların enjeksiyonu ile karakterize vücudun kendi kendini tamir etme yeteneğini ortaya çıkaran akut ve kronik kas iskelet sistemi hastalıklarının tedavisinde kullanılan bir yöntemdir.

    NÖRALTERAPİ

    Vejetatif sinir sisteminin regülasyonu esasına dayanan vücudumuzdaki belirli noktaların lokal anestezik solüsyon enjeksiyonu ile uyarılması sonucu tedavi edici özelliği ortaya çıkan bir yöntemdir.

    YORK TEST (Gıda İntoleransı Testi)

    SİNGLET OKSİJEN TEDAVİSİ (Air Energy)

    CİLT GENÇLEŞTİRME ve YENİLEME UYGULAMALARI

    -Mezolift (Catherine Deneuve sistem yüz gençleştirme)

    -P.R.P (Kök hücre tedavisi ile yüz ve vücut gençleştirme ve Saç dökülme tedavisi

    -Endopeel doğal gençleşmenin yolu,yüz ve vücut uygulamaları

    -Botox ile kırışıklık tedavisi

    -Dolgu maddeleri ile kırışıklık tedavisi

    -Lighteyes ile göz altı kırışıklık torbalanma ve morluk tedavisi

    -Lipoliz ile selülit tedavisi ve bölgesel incelme

    -Mezoterapi ile selülit tedavisi ve bölgesel incelme

    -Mezoterapi ile saç dökülme tedavisi

    -Karbondioksit (Karboksiterapi) tedavisi ile selülit tedavisi ve bölgesel incelme

    -Ultrason ile selülit tedavisi ve bölgesel incelme

    ŞİŞMANLIK TEDAVİSİ

    Zayıflama tedavisinde akupunktur tokluk hissi verir, midede kazınmayı önler metabolizmayı düzene soktuğu için halsizlik ve bitkinlik hissedilmez acıktığımız zaman ki sinirlilik el, ayak titremesini önler, açlık baş ağrısı yaşanmaz, kan şekerinin düşmesini önler ve tansiyon düşüklüğü, yüksekliği gibi belirtileri ortadan kaldırır.
    Bu etkileri hisseden bir kişinin diyet yapması ve günlük yürüyüşlerle hareketini artırması ile kilo vermeyi işkence olmaktan çıkarır kişiye rahat ve kolay bir zayıflama sağlar.
    Merkezimizde şişmanlık tedavisinde iğne kullanılmadan kulak akupunkturu uygulanmaktadır. Kulakta tespit edilen noktalar laserle uyarılarak, bitki tohumları ile bu uyarı sürekli hale getirilerek iğnesiz, ağrısız, acısız bir yöntem uygulanır.

    SİGARA BIRAKMA TEDAVİSİ
    Sigara bırakma tedavisinde yine kulak akupunkturu ile aynı yöntemle uygulanır ve kişinin sigaraya olan isteği azaltılır. Sigaranın tadı bozulur ve sigara içilmediği zaman ortaya çıkan sinirlilik, el, ayak titremesi ve yoksunluk belirtileri ortadan kaldırılarak tek seansta sigarayı bırakması sağlanır.