Etiket: Aktivite

  • Hobiler Düşündüğümüzden Çok Daha Fazlası

    Hobiler Düşündüğümüzden Çok Daha Fazlası

    İnsanların birbirlerini tanımaya çalışırken sıkça sorduğu bir sorudur “Boş zamanlarınızda neler yapmaktan hoşlanırsınız?”. Bu sorunun cevabı bize kişiyle ilgili oldukça önemli ip uçları verecektir. Çünkü boş zamanlarımızda yaptığımız her türlü aktivite bizim birer seçimimizdir ve bu aktiviteler bizi yansıtır. İşte herhangi bir zorunluluk olmadan seçtiğimiz, severek ve keyif alarak yaptığımız her türlü aktiviteye “hobi” deriz.

    Hobiler, kişinin kişisel gelişimine katkıda bulunmakla birlikte kişinin stresten arınmasına ve zihninin dinlenmesine de olanak tanır. Hobileri olan insanlar, keşfetmeye ve yeniliklere açıktır. Bu kişiler dış dünyayı keşfetmenin yanısıra kendi zihinsel ve fiziksel yeteneklerini de tanıma fırsatı yakalarlar. Ve bu beceriler kişiden kişiye değişiklik gösterdiğinden dolayı hobiler de kişiden kişiye değişiklik gösterir.

    Hobi dediğimizde aklınıza uç aktiviteler gelmesin. Kitap okumak, bulmaca çözmek hatta yazmak da hobidir. Hobi edinmek isteyen kişiler çok geniş bir yelpazeyle karşılaşır. Yogadan, ebru sanatına, enstrüman çalmaktan, fotoğraf çekmeye, balık tutmaktan ahşap boyamaya, takı yapmaktan bitki yetiştirmeye, satrançtan okçuluğa birçok hobi bu yelpazede yer almaktadır.

    Hobiler sadece insanların boş zamanları doldurmaya veya insanları günlük stresten uzaklaştırmaya değil bundan çok daha fazlasına yarar.

    Hobiler kişinin görsel, işitsel ve sözel yeteneklerini arttırır. Tamamen kendi isteğimizle yaptığımız bu aktiviteler mutlu olmamızı sağlar, özgüvenimizin gelişmesine katkıda bulunur, bizi öz-disiplin sahibi bireyler yapar ve bu doğrultuda sosyal yaşantımızda kendimizi daha iyi ifade edebilen, aktif bireyler olmamızı sağlar. 

    Yapılan araştırmalar doğrultusunda, bulmaca çözmek gibi daha çok zihinsel beceri gerektiren aktivitelerin bunama başlangıcını geciktirdiği gözlemlenmiştir. Sanatsal değer taşıyan hobilerin ise sağ beyni etkin kullanarak duygusal zekayı geliştiren, kişiyi stresten uzaklaştıran, konsantrasyonu arttıran etkisi kanıtlanmıştır. Diğer yandan, spor aktivitelerinin beyinde “endorfin” hormonunun salgılanmasını sağladığı gözlemlenmiştir.  “Mutluluk hormonu” olarak da bilinen bu hormon beyinde ne kadar çok salgılanırsa kişideki rahatlama ve mutluluk da o kadar artacaktır. Bu nedenle özellikle depresyon hastalarınca yoga, pilates, spor aktiviteleri gibi fiziksel aktiviteler tercih edilebilmektedir. 

    Kendinize iyi gelecek bir hobi mi arıyorsunuz?

    Eğer hobi edinmek istiyorsanız ve sizin için uygun hobiyi henüz bulamadıysanız, öncelikle aktiviteyi bireysel mi yapmak istiyorsunuz yoksa başkalarıyla birlikte yapılan bir aktivite mi sizi daha mutlu eder bunu düşünün. Daha sonra fiziksel olarak hareketli bir aktivite mi yapmak istiyorsunuz yoksa sakin bir aktivite mi buna karar verin. Son olarak yaptığınız aktivite genelde aynı yerde mi olmalı yoksa daha çok gezeceğiniz, kendinizi farklı yerlerde bulacağınız bir aktivite mi olmalı bu soruyu cevaplayın. İşte bu üç sorunun cevabını alabildiğinizde birçok aktiviteyi elimine etmiş olacaksınız ve sizin için uygun olan aktivitelerden birini seçmek kolaylaşmış olacak.

    Bırakın çocuklarınız hobilerini kendileri belirlesin (!)

    Bazen ebeveynler çocuklarının aktivitelerini belirleme eğilimi taşıyorlar. Kendi yapmak isteyip yapamadıkları aktiviteleri çocukları yapsın istiyorlar. Bırakın çocuklarınız hobilerini kendileri belirlesin. Kendi sevdikleri, yapmaktan zevk aldıkları aktiviteleri yapmalarına fırsat tanıyın. Sizin yapmasını istediğiniz aktivite her ne kadar çocuğun gelişimine katkı sağlayan bir aktivite olsa da eğer çocuğunuzun bu aktiviteye ilgisi ya da yeteneği yoksa o alanda pek fazla gelişme kaydedemeyecektir ve bu durum onu mutsuz ettiğinden aktiviteyi bırakmak isteyecektir. Akabinde çocuğunuz belki bunu bir “başarısızlık” olarak algılayabilir hatta bu durum öz-güveninin sarsılmasına yol açabilir. Bu nedenle çocuğunuzun severek yaptığı, kendisini ifade edebildiği aktiviteyi yapması konusunda onu destekleyin. Eğer bu aktivitede çocuğunuz belirgin bir başarı elde edebiliyorsa onu ilerlemesi için cesaretlendirin, yönlendirin ve teşvik edici olun.

    Sevgiyle kalın…

  • Çocuklarda obeziteye dikkat

    Yemek yeme alışkanlıkları değiştirilmeli

    Abur cubur tüketimi önlenmeli

    Televizyon alışkanlığı sınırlandırılmalı

    Aileler sağlıklı beslenerek çocuklarına örnek olmalı

    Çocuklarda obezite tedavi edilmeli

    Yemek yeme alışkanlıkları değiştirilmeli

    Obezitenin gelişiminde önemli rol oynayan etmenlerden birincisi, dengesiz beslenmedir. Yüksek kalorili ve fast food türü gıdaların çok sık tüketilmesi, hızlı yemek yeme, öğünler arasında uzun ya da kısa süreler olması, gece yatmadan önce yemek yeme gibi alışkanlıklar, dengesiz beslenmeyi oluşturmaktadır. Obez çocukların beslenme öykülerinde; çok miktarda şeker, şekerli, yağlı ve hazır gıda tüketimi vardır. Obezitenin önlenmesinde birinci kural, sağlıklı beslenme alışkanlıkları kazanabilmek için, yemek yeme şeklinin ve içeriğinin değiştirilmesi gerekmektedir.

    Abur cubur tüketimi önlenmeli

    Özellikle abur cuburlar, reçel, bal, yağ, ekmek, makarna, mantı gibi yağdan ve karbonhidrattan zengin gıdaların tüketiminin sınırlandırılması; hamburger, pizza, tost gibi hazır yiyeceklerin tamamen yasaklanması, bunların yerine taze meyve, sebze ve kuru baklagiller gibi posalı yiyeceklerin tüketilmesi, beslenme içeriğinin düzenlenmesi bakımından önemlidir. Çocuklar büyüme çağında olduğu için kısıtlı diyet uygulanması gelişimlerinde olumsuz etkiye neden olabilir. Burada yapılması gereken, büyümeyi sağlayacak yeterli kalori ve esansiyel besinleri içeren; protein karbonhidrat ve yağ içeriği bakımından dengeli olan diyetler uygulanmalıdır. Bu nedenle beslenme ve diyet uzmanları tarafından belirlenen bir diyet programı uygulanmalıdır.

    Televizyon alışkanlığı sınırlandırılmalı

    Günümüzde çocukların televizyon ve bilgisayar başında geçirdiği süreler uzamaktadır. Bu sürelerin günlük 2 saat ile sınırlandırılması, fiziksel aktiviteyi artırmak için çocukların yürüyüşe teşvik edilmesi, çocuğun kendi kendine giyinmesi, çantasını hazırlaması, odasını düzenlemesi gibi bireysel işlerin sağlanması; basketbol, tenis gibi ileri yaşlarda da onu aktif kılacak spor becerilerini geliştiren aktivitelere yönlendirilmesi gerekir.

    Aileler sağlıklı beslenerek çocuklarına örnek olmalı

    Çocukluk çağında obezitenin önlenmesi için yaşa uygun diyet programlarının uygulanması çok önemlidir. Bunun yanında; tüketilen yiyeceklerin dengeli ve sağlıklı olmasına dikkat edilmelidir. Televizyon ve bilgisayar karşısında yemek yeme alışkanlığının ortadan kaldırılması gerekir. Öğünler arası atıştırmaların sınırlandırılmalı, günlük aktivitelerin düzenlenerek çocuklar egzersiz yapmaya teşvik edilmeli, kilo kaybettikçe çocuğa ödül verilmeli ve özgüveni geliştirilmeli, sağlıklı beslenme ve aktivite konusunda aileler de çocukları için model teşkil etmelidir.

    Çocuklarda obezite tedavi edilmeli

    Obez çocukların önemli bir kısmında altta yatan önemli bir sorun yoktur. Çocukluk çağı obezitesinde; besinlerden elde edilen enerjinin alımı ve bu enerjinin fiziksel aktivite ile harcanması arasında önemli bir dengesizlik bulunmaktadır. Çocuklarda obezitenin önlenmesi ve tedavisi; dengeli ve sağlıklı beslenmeyi sağlayacak yemek alışkanlıklarının kazanılması ve fiziksel aktivitelerin desteklenmesi ile sağlanabilir. Çocukluk çağında tedavi edilmeyen obezite; kalp, karaciğer hastalıklarının yanı sıra diyabet gibi endokrin hastalıklarının artmasına neden olarak, çocukların yaşamını tehdit etmektedir.

  • Yaz Tatilini Nasıl Değerlendirelim?

    Yaz Tatilini Nasıl Değerlendirelim?

    Çocukların bir yıl boyunca yorulup dört gözle bekledikleri yaz tatilleri nihayet başladı. Ancak sınavlar, dersler, erken kalkma zorunlulukları gibi birçok zorluğun geçici bir süreyle de olsa son bulduğu bu dönem, anne ve babalar için başka soru işaretlerini de beraberinde getiriyor.  Çocuklar tarafından anlamı rahatlama ve serbestlik olan tatil dönemi anne babalar için özellikle zaman ve aktivite planlaması konusunda birçok soru işareti içeriyor. Biz de onların sorularına cevap olması için, bir tavsiye yazısı hazırladık.

    1. Karnesi çocuğun yapabileceğinden düşük ise; ceza vermeyin, suçlamayın, nedenlerini araştırmak için tatili bir fırsat olarak değerlendirin. Ancak ilk sorgulamamız gereken kendi ebeveynlik becerimiz bu konuda.Çünkü alınan karne, hem çocuğun hem ailenin karnesidir. Çocuğumun hayatıyla ilgilendim mi? Uygun ortamı (fiziksel, duygusal, psikolojik) oluşturdum mu? Temel ihtiyaçlarını karşıladım mı? Çocuğuma destek (kurtarıcı değil) oldum mu? Doğru rehber-model olabildim mi? Kendi hayatımı düzenli bir şekilde yaşıyor muyum? Kendi ruh sağlığım yerinde mi? Sorunların çözülmesinde doğru yer ve kişilerden destek aldım mı? Sorularına evet cevabını veremiyorsanız, durup düşünmeli, bunlara dikkat etmelisiniz demektir.

    1. En güzel hediye, çocuğunuza gönülden ayırdığınız zamandır. Karne hediyelerinin çok abartıldığını görüyoruz. Elbette temsili küçük bir hediye alınabilir. Ancak, ödül için çabalayan çocuğunuz, sizin için çalıştığını sanabilir. En kalıcı ve özel hediye, yaz tatilinde çocuğunuzla isteyerek ve severek bir arada olmanızdır.

    1. Tatil demek; sınırsız televizyon, bilgisayar, tablet demek değildir. Okul döneminde sınırlı bir şekilde verilen ya da hiç verilmeyen tablet ve bilgisayarların açılmasını bekliyor çocuklar. Tatile televizyon izlemek, tablet, bilgisayar oynamak gözüyle bakan çocuklarımızla bunu konuşmaya ihtiyacınız var. Tatilde de sınırlı ve kontrollü olmalı bu aktiviteler. Tablet, televizyon, bilgisayarın kapatıldığı zaman dilimlerinde; yalnız başlarına ya da sizinle birlikte diğer aktiviteler mutlaka olmalıdır. Çünkü çocuk yalnız kaldığında, teknolojiye yönelecektir! Çocuklarınızı teknoloji büyütmesin… Çünkü çocuk yalnız kaldığında, teknolojiye yönelecektir!

    1. Tatili nasıl geçirmek istediğine dair sohbet edin. İmkânlar ve aile yaşamınıza uygun şekilde kendi planını oluşturmasına izin verin. Kendi planını yaparsa, daha çok sahip çıkacak ve görev olmaktan çıkıp keyifli bir tatile dönüşecektir.

    1. Karnesi iyi değilse, sıklıkla “Karnen iyi olsaydı yapardık”, “Bunu hak etmiyorsun”, “Seneye ders çalışacaksan yaparım” gibi cümleler kurulmamalıdır. Böylesi konuşmalar, suçlama, değersiz-beceriksiz-başarısız hissettirmeye neden olacağı için çocuğun başarısı daha da artmayacaktır. Yani bunlar işe yarayan cümleler değildir, tam tersi etkisi olacaktır. Neler yaparsak daha düzenli çalışmasını sağlayabiliriz? sorusunun cevabını araştırmak daha faydalı olacaktır.

    1. Tatil kitabı almayı teklif edebilirsiniz. Yaz boyu, var olan bilgilerini unutmaması, zamanı verimli kullanması, önümüzdeki yıla iyi bir seviyeden başlaması gibi yararlarından bahsedin ve bu konuda ne düşündüğünü sorun. Uzlaşmacı bir şekilde birlikte karar alın. “Bayramdan sonra alalım”, “Her gün 1 saat kitaptan konu ve soru çözeyim” gibi.

    1. Bir günü planlayarak verimli bir şekilde geçirin. Yukarıda anlattığımız şekilde, hem yalnız başlarına hem de sizinle yapabildikleri aktiviteleri planlı bir şekilde gün içine dağıtabilirsiniz. Kendi ileriki yaşamlarında zamanı nasıl planlayacakları konusunda deneyim kazandıkları gibi, sorumluluk duygusunu da almaları için çok değerlidir bu ayrıntı.

    1. Birlikte oyun oynayın, etkinlikler yapın. Çocuğunuzun yaşına ve gelişim dönemine uygun bir şekilde birlikte geçirdiğiniz zaman dilimlerini artırın. Evde ya da dışarıda birlikte sadece eğlenmeye yönelik, bazen öğrenmeye yönelik, bazen de sadece yakınlık duygusunun artmasına yönelik aktiviteler planlayın. İşinizi gücünüzü bırakıp; çocuklarınızı gerçekten görün, duyun, dokunun ve hissedin.

    1. Bir yıl boyunca, “ders çalış” diyerek bozulan ilişkinizi düzeltin. Birlikte eğlenmek ve bunu isteyerek yapmak iyi gelecektir. Dersler hayatın tek gerçeği değil. Sizin ilişkiniz iyi ve sağlam olduğu sürece, çocuğunuza onu önemsediğinizi gösterdikçe ve sorumluluk almasını öğrettikçe dersler zaten yapılacaktır. Derslerin yapılmaması bir sonuçtur. Nedenlerini bir uzman desteği alarak belirlemenizde yarar var.

    1. Çocuklarınızı atölye programlarına, spor, müzik, tiyatro vb aktivitelere yönlendirebilirsiniz. Çocukların hayal güçlerini, yaratıcılıklarını, sabretmeyi, mücadele etmeyi, sıkıntıya katlanmayı öğrenmeye ihtiyaçları var. Bu becerileri geliştirebilecekleri, çocuklarınızın ilgi ve yetenek alanlarına uygun aktivitelerle ilgili fikirlerini alabilir, bu konuda rehberlik yapabilirsiniz.

    1. Birlikte kitap okuyun. Bunun için, birlikte bir kitap listesi oluşturabilirsiniz. Yaz boyu bu kitapları bitirmeyi hedefleyebilirsiniz. Bunu bir göreve dönüştürüp “Kitabını okudun mu?”, “Kitabını oku ondan sonra” gibi kış dönemindeki ders çalış kısır döngüsüne dönüştürmeyin.  Çocuklara “kitap oku” deyip kendimiz televizyon izlersek, elimizden telefonu-tableti bırakmazsak doğal olarak bu alışkanlığı onlara veremeyiz. Birlikte kitap okuma saatleri planlayın. Çocuğunuz küçükse; onu kucağınıza oturtun, siz ona okuyun, resimlerini yorumlamasını isteyin.

    1. Dışarıda vakit geçirin, gezmeye gidin. Birlikte gidebileceğiniz park, bahçe gibi açık alanlar olabileceği gibi; sinema, tiyatro gibi aktiviteler ya da akraba, komşu ziyaretleri çocuğu teknolojiden uzaklaştıracak, iletişim becerilerini geliştirecek, iyi vakit geçirdiğiniz için de kendine güveni, benlik saygısı ve ilişkiniz gelişecektir.

    1. Evcil hayvan besleyebilirsiniz. Evinizin, vaktinizin, imkânınızın elverdiği ölçüde evcil bir hayvan beslemeniz çocuğunuzun sorumluluk alması adına da faydalı olacaktır. Aldığınız hayvanın neler yediği, nasıl bir ortamda yaşaması gerektiği, ihtiyaçları vb konularında birlikte araştırma yapabilir üzerine sohbetler edebilirsiniz.

    1. Kendi başlarına vakit geçirmeyi öğrenme fırsatı verin. Çocuklara iyi vakit geçirtme telaşıyla sürekli onların hayatını kolaylaştırmaya, eğlendirmeye çalışmak da uygun değildir. Kendi kendilerine sıkıldıklarında, çözüm bulmaya çalışmaları için destekleyebilirsiniz. “Sıkıldığını anlıyorum. Acaba neler yapabilirsin?” şeklinde sohbet edin.

    Ortaokul ve lisedeki çocuklar, arkadaşlarıyla görüşebilirler. Görüştükleri arkadaşlarını tanımanız, gittikleri yeri bilmeniz iyi olacaktır. Önceden var olan kurallarınızı yeniden çerçeveleyip, birlikte karar vermenizde fayda vardır. Nereye, kiminle gidecek? Neler yapacaklar? Ne zaman gelecek? gibi sorulara net cevaplar alarak gönderebilirsiniz.