Etiket: Akıntı

  • GENİTAL ENFEKSİYONLARDAN KORUNMA YOLLARI

    GENİTAL ENFEKSİYONLARDAN KORUNMA YOLLARI

    Vajinal enfeksiyonlar, her kadının hayatın belli bir döneminde karşılaştığı, bazen son derecede basit bazende ciddi sorunlara yol açabilecek sağlık sorunudurlar. Vajinal enfeksiyonların sıklığı genellikle cinsel hayatın başlaması ile birlikte artar. Alınacak basit önlemlerle bu enfeksiyonların sık oluşmasını önleyebiliriz. Genital hijyenin kadının özgüveni ve sağlıklı cinsel hayatı için ne kadar önemli olduğunu göz önünde bulundurursak, bu enfeksiyonlardan korunmanın ne kadar önemli olduğunu anlayabiliriz.

    Sağlıklı bir cinsel yaşam ve genital hijyen için dikkat edilecek önemli noktalar:

    Tuvalette temizlik önemlidir: Tuvalet sonrası mutlaka önden arkaya temizlik yapılmalıdır. Arkadan öne doğru yapılan temizlikte makat bölgesinde olan mikroplar vajinaya doğru taşınabilir. Bu mikroorganizmalardan en önemlisi E.Coli isimli bakteridir ve vajinal enfeksiyonların sık görülen nedenlerindendir

    Vajinal duş yapılmamalıdır: Sanılanın aksine vajina içini basınçlı su ile yıkamak ortamın asit-baz dengesini değiştireceğinden içeride bulunan mikroorganizmalarında ortamını değiştirir. Bu dengenin bozulması bazı mikroorganizmaların olması gerekenden daha fazla oranda ortamda bulunmasına neden olarak enfeksiyona yol açar.

    Nemden korunmak gereklidir: Genital bölgenin nemli kalması mantar başta olmak üzere genital enfeksiyonlara zemin hazırlar.Cinsel bölgenin temizliğinde bu bölge için üretilmiş yıkama jelleri tercih edilmelidir. Genital bölge kuru ve temiz tutulmalıdır. İç çamaşırları hergün değiştirilmelidir.

    Dar giysilerden kaçınmak gerekir: Dar pantolonlar, özellikle zayıf kadınların tercih ettiği kıyafetlerdendir. Uzun süre dar kıyafetlerin giyilmesi bölgedeki nem oranının artmasına yol açar.

    Pamuklu çamaşır tercih edilmelidir: Sentetik iç çamaşıları ortamın hava dolaşımını engeller ve nemi emmedikleri için de vajinal enfeksiyonlara zemin hazırlar. İç çamaşırları ütülenmeli ve mümkün olduğunca çamaşır suyu kullanılmamalıdır.

    Tahriş edici maddelerden uzak durulmalıdır: Renkli tuvalet kağıtları,parfümler, kokulu kişisel hijyen ürünleri ve sabun genital bölgenin düşmanlarıdır. Bu ürünler mümkün olduğunca kullanılmamalıdır.

    Güvenli olmayan cinsel ilişkide prezervatif kullanılmalıdır: Uzun süreli tek eşli ilişkiniz yoksa mutlaka cinsel yolla bulaşan hastalıklara karşı prezevatif ile önlem alın.Bu hastalıklardan korunmanın tek ve en etkili yoludur.

    Adet kanaması döneminde dikkat edilmesi gerekli hususlar: Adet kanaması döneminde hareket serbestliği sağlayan vajinal tamponların kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta sık değiştirilmeleri gerektiğidir. Bu tamponlar uzun süre vajen içinde kaldığında ağır enfeksiyonlara yol açabilecekleri gibi toksik şok sendromu gibi ağır tablolara bile yol açarlar.

    Adet kanaması döneminde cinsel ilişkiyi yasaklayan yeterli tıbbi bilgi elimizde bulunmamakla birlikte,üst genital sistem enfeksiyonu daha önceden geçirmiş olan bayanların ilişkiye girmemeleri gerektiği bilinmektedir. Enfeksiyon belirtisi varsa, hemen doktorunuzla temasa geçin. Her 6 ayda bir şikayetiniz olmasa bile jinekolojik muayene olun.

    VAJINAL AKINTI

    Kadınların jinekoloğa başvurma nedenlerinden başta geleni vajinal akıntılardır. Akıntıların özellikle bekar genç kızlarda ve menopozdaki kadınlarda başta olmak üzere herhangi bir sebebi yoktur. Bunlar doğal akıntı olarak bilinir. Bir enfeksiyon veya altta yatan bir neden varsa bu akıntılar doğal olmayan akıntılardır.

    Doğal akıntılar: Berrak yapıda olup, sıvı yumurta akını andırır. Genellikle kokusuzdur, fakat bazı kadınlar ekşi bir kokudan şikayet ederler. Genellikle kaşıntı yoktur ve cinsel ilişkide ağrı olmaz.Bu akıntıların en büyük özelliği aynı şiddette uzun süre devam etmesidir.Bazen bu akıntı miktarı çok fazla miktarda olup, endişeye kapılabilirler. İç çamaşırları ve günlük pedleri devamlı ıslaktır. Bu ıslaklığın kıvamı yumurtlama döneminde biraz sıvılaşabilir. Bunun amacı döllenmeyi kolaylaştırmak içindir. Adet dönemine yaklaştıkça bazı hanımlarda akıntının renginde koyulaşma ve koku olabilir. Bu adet kanamasını oluşturan hormonların etkisir. Eğer akıntı normale göre artmış ise, görüntü ve yapısında değişiklik oluşmuş ise vajinal enfeksiyon teşhisi konulabilmesi için mutlaka jinekolog muayenesi gerekmektedir.

    Doğal olmayan akıntılar:

    En sık görülen nedenleri:

    1. Vajen enfeksiyonları
    2. Rahim ağzı yaraları
    3. Cinsel ilişki ile bulaşan enfeksiyonlar
    4. Rahim ağzı kanseri
    5. Spiralin ipine bağlı akıntı
    6. Rahim ağzında olan poliplere bağlı akıntı

    En sık görülen belirtileri:

    • Akıntı
    • Kaşıntı ve tahriş
    • Cinsel ilişki sırasında ağrı
    • Kasıklarda rahatsızlık hissi veren ağrı
    • Dış bölgede şişme,ödem

    Bu belirtileri gördüğünüzde mutlaka en yakın zamanda tedavi için doktorunuza başvurun…

  • VAJİNAL ENFEKSİYONLAR

    VAJİNAL ENFEKSİYONLAR

    Vaginal akıntı kadınların yaşamları boyunca en sık karşılaştığı yakınmalardan birisidir. Kadın doğum polikliniklerindeki hasta başvurularında birinci sırayı oluşturur. Vaginal akıntı yakınmasında genellikle altta bir hastalık söz konusu iken, bazen fizyolojik dediğimiz normal akıntılar da kadınların hekimlere başvurmasına yol açabilir. Yani, her akıntı mutlaka bir hastalığı işaret etmeyebilir. Adet döngüsünün belli dönemlerinde, şeffaf, kokusuz, herhangi bir yakınmaya yol açmayan akıntı doğaldır, bir hastalığa işaret etmez. Bu tür akıntılar hormonların etkisiyle oluşur ve kendiliğinden geçer. Bu tür akıntılar için hekime başvurmaya gerek yoktur.

    Vaginal akıntıda miktar, akıntının öneminde rol oynamaz. Bazen tamamen normal bir akıntının miktarı fazla olup, kişiyi rahatsız edebilir. Vaginal akıntı renkli (sarı, yeşil), kokulu, beyaz peynir parçaları şeklinde ise, yanma, kaşıntı ve cinsel ilişkide rahatsızlığa yol açıyorsa altta bir patojen etken söz konusudur. Eğer akıntı kanlı, et suyu renginde ise akla kadın organları kanserleri gelmelidir.
    Vaginal akıntıda ilk akla gelen etken enfeksiyon oluşturan mikroplardır. Daha az oranda rahim, rahim ağzı ve yumurtalık kanallarının kanserleri akla gelmelidir.

    Akıntının özellikleri (rengi, kokusu ve yoğunluğu) bize hastalığın nedeni hakkında yaklaşık bir bilgi verebilir. Örneğin tricomonas vaginalis enfeksiyonunda yeşil-gri, köpüklü bir akıntı, şiddetli yanma kaşıntı varken, gardnerella vaginalis enfeksiyonunda kötü (bozuk balık kokusu) kokulu ve gri-beyaz renkli bir akıntı vardır. Mantar enfeksiyonlarında ise beyaz peynir parçaları şeklinde bir akıntı, yoğun yanma ve kaşıntı şikayeti vardır. Yumurtalık kanallarının kanserinde et suyu renkli bir akıntı ve alt karın ağrısı, rahim kanserinde ise menopoz sonrası kanama veya adet dışı kanama şeklinde kendini belli eder. Rahim ağzı kanserinde ilişki sonrası kanama veya kanlı akıntı vardır, hastalığın ileri dönemlerinde bu kanlı akıntı kötü kokulu hale döner. Yani akıntıdaki kötü koku mutlaka bir patolojiyi ifade eder.

    Bakteri ve mantarlarla oluşan akıntıların hepsinde kadınla birlikte eş tedavisi gerekmez. Örneğin tricomonas vaginalis enfeksiyonunda eş tedavisi de gerekirken, mantar enfeksiyonlarında genellikle eş tedavisi gerekmez.

    Akıntı ile birlikte kasık ağrısı ve ateş yüksekliğinin olması iç genital organlarda da enfeksiyon şüphesi uyandırır. Bu durum derhal ciddi bir tedavinin başlanmasını gerektiren sağlık sorunudur. Yine kanlı akıntının kötü kokulu olması rahim ağzı kanserini akla getirmelidir. Buradaki kötü koku dokuların harabiyeti nedeniyledir. Kanlı akıntı ile birlikte alt karın ağrısının olması kadın organ kanserlerini akla getirmeli ve derhal uzman doktora başvurulmalıdır.

    Yukarıdaki bilgilerden de anlaşılacağı gibi aslında akıntı birçok hastalığı teşhis etmemizi sağlayan bir belirtidir. Bu nedenle beyaz, şeffaf, kokusuz akıntılar dışındaki bütün akıntılarda derhal bir hekime başvurmalı ve gerekli tedavileri uygulamalıyız.

  • Bakirelerde Vajinal Akıntılar ve Muayene

    Bakirelerde Vajinal Akıntılar ve Muayene

    Bakirelerde Vajinal Akıntının nedenleri

    Çocukluktan genç kızlığa geçiş döneminde birtakım hormonal değişimler olur. Bu değişimler adet kanamaları başlatırken bir yandan da vagina epitelinde birtakım değişikliklere neden olurlar. vagina florası laktobasil denilen ve zararlı bakterilere karşı savunma görevi gören iyi huylu basiller içermeye başlar. Laktobasiller vaginanın asit PH sında üreyerek hastalık yapabilecek mikroplara karşı vaginayı korurlar, bu da tıpkı burnumuzda ya da kulağımızda olduğu gibi o bölgenin hafif bir akıntı ile temiz tutulmasını sağlar.

    Yine özellikle estrojen isimli kadınlık hormonlarının etkisi ile yumurtlama başlar, yumurtlamaya yakın dönemlerde rahimin ağzından salgılanan sıvılarda spermin geçmesine olanak sağlayacak şekilde bazı değişiklikler olur. Rahim ağzındaki salgının miktarı artar, sümük gibi uzayan şeffaf kokusuz ve daha bol bir hal alır. Artmış olan bu salgı da salgı da yaklaşık olarak 2 adet döneminin ortasında vaginal akıntı olarak gözlemlenir.

    Sonuç olarak bakire olsun olmasın ergenlikten menapoz dönemine kadar ,tüm bayanlarda birtakım fizyolojik ,yani doğal akıntılar olur. Bunlar kokusuz, kaşıntısız, şeffaf veya beyaz renkli, genellikle yumurta akı kıvamında , çektikçe uzayan ve rahatsızlık vermeyen akıntılardır , dönemsel olarak artıp azalırlar ve herhangibir tedavi gerektirmezler. vajinit olarak adlandırılan vagina iltihaplarında akıntı daha bol miktardadır, kötü, rahatsız edici kokusu olabilir, daha koyu kıvamlıdır, bazen süt kesiği görünümüde,bazen köpüklü sarı-yeşil renktedir.Akıntının karekteri bu şekilde farklıllıklar gösteriyorsa bir kadın hastalıkları hekimine müracat edilmelidir.

    Bakirelerde Vajinal Kaşıntı

    Bu bölgenin kaşınmalarında bir çok sebep sayılabilir bu sebeplerin sıklığı değişkendir ama büyük çoğunluğunu candida albikans denilen bebeklerin ağzında oluşan pamukçuğa benzer bir tür mantar hastalığı sonucu olduğu bilinmektedir . Vaginal mantar enfeksiyonlarında kaşıntı ile beraber süt kesiği tarzında bir akıntı veya genital bölge cildinde birtakım lezyonlar görülebilir. Vajinal enfeksiyonların oluşum mekanizması vajen asitliğinin ve bakteri ortamının dengesinin bozulması ile olur.Bu da sıklıkla herhangibir enfeksiyon ki bu üst solunum yolu enfeksiyonu veya vucudun herhangibir yerinde oluşan bir enfeksiyon olabilir: bu enfeksiyonların tedavisinde kullanılan antibiotiklere bağlı olarak gelişir.çeşitli sebeplerden kullanılan hormon hapları, tedavi edilmemiş şeker hastalığı da mantar enfeksiyonunu kolaylaştıran etkenlerdir.Bunun dışında alerjik sebepler olabilir, pet allerjisi, kullanılan temizleme maddeleri, sabun vs gibi maddeler tahriş edere kaşıntıya neden olabilirler. .Çeşitli deri rahatsızlıkları kaşıntıya neden olabilir. Çok nadiren genital bölgenin kanserojen hastalıkları da kendini vajinal kaşıntı şeklinde gösterebilir. Ayrıca genital bölgedeki Kılların temizlenmemesi de kaşıntı yapabilir..

    Bakirelerde Vajinal Akıntıda Koku

    Vaginal akıntıda koku olması kötü hijyen veya bakteriyel vaginit sebebiyle olabilir.
    Fizyolojik akıntılar kötü kokmazlar, akıntıda kokmuş balık kokusu, çürük yumurta kokusu gibi bazı değişiklikler olursa mutlaka bir kadın hastalıkları uzmanına muayene olmak gereklidir. Bazı enfeksiyon etkenleri vaginal penetrasyon olmadan sürtünme yolu ile de bulaşabilir.
    Vajina ve idrar yolu çıkışı olan üretranın anal bölgeye yakınlığı nedeni ile koli basili kaynaklı vajinal enfeksiyonlara da sıklıkla rastlanır. Özellikle tuvalet sonrası temizliğinyanlış yapılması, önden arkaya yapılması gerekirken arkadan öne doğru yapılması , çoklu kullanıma açık tuvaletlerin temizliğindeki sorunlar , sık iç çamaşırı değiştirme alışkanlığının gelişmemesi nedeniyle de koku yapan vajinal enfeksiyonlara sık rastlanmaktadır. Bulgular hemen hemen aynı olmakla birlikte tedavi seçenekleri farklı olacağından vajinal kültür ile bakteri tip tayini yapılması gerekebilmektedir.

    Bakirelerde Vajinal Akıntı Muayenesi Nasıl Yapılır?

    Bakire bayanlar genital bölgede kızarıklık, akıntı, koku gibi değişik şikayetlerle kadın hastalıkları ve doğum hekimlerine müracat edebilirler. Jinekolojik muayene pozisyonunda veya düz masada genital bölge muayeneleri yapılabilir. Bakire olmayanlarda yapılan spekulum ile vagina ve rahim ağzını görüntüleme muayenesi genellikle yapılmaz. Öncelikle akıntıdan ince pamuklu çubuklar yardımı ile akıntıdan örnek alınarak laboratuara yollanır ve etken mikroorganizma saptanmaya çalışılır. Ultrason muayeneleri de vajinal yoldan değil, karından yapılır. Bakirelerin yapılan jinekolojik muayeneleri elbetteki kızlık zarlarına zarar verilmeyecek şekilde yapılır. Bu nedenle bakire bayanların veya onları muayene getiren ebeveynlerinin herhangibir endişe duyması yersizdir.
    Çok nadiren birçok kez kültür alınmasına ve tedavi edilmesine rağmen geçmeyen birtakım akıntılar olabilmektedir. Yabancı cisim veya primer vaginal kanserler çok nadir olmakla birlikte bu tip durumlardan sorumlu olabilir. Bunların tanısı için gerekli olan vaginal görüntüleme çok minik spekulumlar ki bunlar burun muayenesinde kullanılan spekulumlar gibi ufaktır, bunlar kullanılarak uygulanabilir.

    Bakirelerde Vajinal Mantar Enfeksiyonları

    Vaginanın doğal yapısında bulunan ve flora adlı koruyucu bariyeri oluşturan Laktobasiller vajenin asit PH’sinde üreme özelliği göstererek vajeni zararlı mikroplardan adeta korurlar. Laktobasillerin sayıca azaldığı pek çok durumda vajen enfeksiyonları (vaginitler) görülebilecektir. Örneğin antibiotik kullanımı sonucunda vajinal mantar oluşmasının nedeni çoğunlukla koruyuculuğu sağlayan bu bakterilerin azalması ve flora dengesinin bozulmasıdır. Flora zayıfladığı zaman mantar hücreleri hızla çoğalarak enfeksiyon yaparlar.
    Bağışıklık sistemini zayıflatan her türlü hastalık ve ilaç da mantar oluşumunu kolaylaştırır. Şeker hastaları, doğum kontrol hapı kullanan kişilerde de mantar enfeksiyonu sık görülür. Yine florayı bozan çok yoğun miktarda ve genital bölge PH ından faklı PH da olan temizleyici jel, sabun, parfüm veya hava almayı engelleyen sentetik, çok dar ve üstüste giyilen çamaşır kullananlarda da mantar oluşumu kolaylaşır.
    Vaginal mantar enfeksiyonlarının en sık belirtisi vaginal bölgede kaşıntıdır. Bazen yanma hissi olur. Akıntı her zaman olmayabilir. Akıntı bazen kesik süt kıvamında izlenir.

    Bakirelerde Vaginal Akıntı Tedavisi

    Bakirelerde vaginal akıntı saptandığında öncelikle etken patojene yönelik tanı konmalıdır. Yani bu akıntıya neden olan mikrobun adı konmalıdır. Bu amaçla akıntıdan ince çubuklar yardımıyla alınan örnek laboratuara gönderilir. Buna Vaginal Kültür Antibiogram testi denir. Vaginal Kültür antibiogramın sonucu yaklaşık 3-4 gün sonra çıkar ve bu sonuç raporuna göre hastaya o mikroba etkili olduğu laboratuar şartlarında saptanan ilaçlardan biri verilir.
    Vaginal enfeksiyonların tedavisinde Bakire olan hastalarda tek fark vaginal yoldan uygulanan fitillerin uygulanmamasıdır. Bu tip vaginal fitiller bakire bayanlarda kullanılmaz, ancak yüzeyel olarak uygulanan kremler kullanılabilir.
    Bakirelerde Vaginal Akıntılarda Kültür Alınabilir mi?
    Bakirelerde akıntının görünümü mantar enfeksiyonunda olduğu gibi çok tipik bir akıntı değilse vaginal kültür almak gerekebilir. Vaginal kültür alınırken kızlık zarına zarar vermeyecek ince pamuklu çubuklar kullanılır, kültür alınırken akıntı dışındaki herhangibir yerden bulaş olmamasına dikkat etmek gerekir. Kızlık zarında herhangibir zedelenme olmaması için hekiminiz mutlaka işlemi daha nazikce ve daha dikkatli uygulayacaktır.

    Bakirelerde jinekolojik muayenede nelere bakılır?

    Bakire bayanların jinekolojik muayeneye çamaşırlarıda gördükleri akıntılardaki renk değişiklikleri, kaşıntı veya koku , adetinin olmaması, geç olması, erken olması, çok olması, az olması veya karın ağrısı vs. gibi birçok sebeple gelebilirler. Yapılacak jinekolojik muayene ile genital bölgenin anatomik yapısının normal olup olmadığı, herhangibir enfeksiyonun olup olmadığı, adet düzensizliği veya ağrıya neden olabilecek yumurtalıklar veya rahime ait kist vs. gibi yer kaplayan birtakım oluşumların olup olmadığı değerlendirilebilir.

    Bakirelerde elle jinekolojik muayene nasıl yapılır?

    Bakire bayanlarda da jinekolojik muayenenin bir parçıas olan elle muayene yapılabilir. Çünkü sadece Ultrason ile karın içindeki organların gözle değerlendirilmesi bazı hastalıkların tanısında yetersiz kalır. Örnegin bir ağrının lokalizasyonu belirlemek için veya karın içinde yer kaplayan bir kitlenin yapısını daha iyi anlayabilmek için bimanuel muayene dediğimiz elle muayene yapmak gerekebilir. Bu durumda Hekim sağ elinin işaret parmağını vazelin veya bir kayganlaştırıcı yardımı ile nazikçe rektuma sokar, sol elini hastanın karnında dolaştırarak bu bölgedeki organları değerlendirir. Hasta bilinçli hekim de nazik olduğunda çok da fazla rahatsızlık veren bir muayene şekli değildir.
    Bakirelerde jinekolojik muayenede nelere dikkat edilir?

  • Vajinal akıntılar

    Vajinal akıntılar

    Öncelikle bilinmesi gereken her vaginal akıntı bir hastalık değildir. Vajen normalde, içinde bir miktar akıntı barındırır. O halde hangi akıntı hastalık, hangi akıntı fizyolojik, yani normal akıntıdır bunu ayırd etmek gerekir.

    Normalde vajen, ancak geç menapoz dönemlerinde tamamen kuru bir hal alabilir ki esas tedavi edilmesi gereken rahatsız edici durum budur. Menapoz öncesi dönemde vajen kup-kuru olmaz. Tıpkı ağzımızın içinin kupkuru olmadığı gibi. 

    Farklı olarak vaginal akıntı miktarı bir adetin bitimiden diğer adetin başlamasına kadar olan süre içinde de farklı miktarlarda ve nitelikte olur. Yani kadının vaginal akıntı miktarı hergün aynı değildir. Örneğin iki adetin ortasına rastlayan günlerde miktarı artar ve daha yapışkan bir hal alır. Adetten birkaç gün önce de miktarda artış olur , cinsel uyaranlar yine vaginal akıntı miktarını arttırır. Normal yani fizyolojik kabul ettiğimiz bu tür akıntılara topluca Fluor Genitalis denilir. 

    Özelliği başlangıçta renksiz, kumaş üzerinde kuruduğunda kumaşta “saman kağıdı” rengine benzer lekelenme yapan rahatsız edici bir kokuya da sahip olmayan fizyolojik bir akıntıdır. Adete yakın günlerde ve iki adetin tam ortasındaki günlerde biraz daha artar.

    Bu durumda hangi tür akıntılar patolojik yani bir hastalık düşündürecek akıntılardır?

    Eğer akıntınız yukarıda tanımladığım niteliklerden başka bir nitelikteyse mesela koyu kahverengi, sarı-yeşil-kirli görünümlü, içinde süt kesiği gibi partiküller bulunduruyorsa veya kokulu ise, vajen içinde kaşınma veya yanma gibi şikayetlere sebep oluyorsa ozaman bu akıntı tedavi edilmesi gereken bir akıntı olarak değerlendirilebilir ve birçlk zaman tedavi gerektiri.

    Normal Vaginal Akıntı olarak tanımladığımız Fluor Genitalis türü akıntılar, kusurlu kıyafet ve uygulamalar nedeniyle artarak nitelik olarak normal olmasına rağmen, rahatsız edici bir hal alabilir. Vajen normalde havayla temas etmesi gereken bir organdır. Bu yüzden nesiller boyu ve hemen her kültürde kadın kıyafetleri vajen havalanmasını sağlayacak şekilde tasarlanmıştır. Etekler, entariler böyledir. Ancak son yüzyılda kadınların sosyal hayatta işgal ettikleri yer ister istemez kullandıkları kıyafetlere de yansımakta bu anlamda daha sağlıksız giyinmek zorunda kalmaktadırlar. Kilotlu çoraplar, taytlar, sentetik materyalden imal edilmiş iç çamaşırları, pedler hatta oturarak çalışan hanımların kullandıkları sandalye ve koltukların sentetik kumaşları vaginal akıntı miktarını arttırır. Artmış bir vaginal akıntı heryerde bolca bulunan bakteriler mantarlar için bir besi yeri haline gelir. Bu ortamda üreyen bakteriler enfeksiyona sebep olurlar. 

    Vaginal enfeksiyonlara ve akıntıya sebep olan önemli faktörlerden biri de gebeliktir. Normalde vajen içinde bulunan bir tür mikroorganizma, burada hastalık yapıcı diğer mikroorganizmaların üremesini ve hastalık oluşturmasını önler. Gbelikte değişen hormonal işleyiş nedeniyle normal vaginal akıntının asitliği artar artan asidite sözü edilen bu koruyucu mikroorganizmaların azalmasına böylelikle vagenin savunmasının düşmesine neden olur. Özellikle mantar enfeksiyonları kolayca oluşur. Tedavi edilse bile gebelik süresince tekrarlama eğilimi çok yüksektir. Sık rastlanılan şeker hastalığı da benzer bie etki ile vajen savunmasını olumsuz yönde etkileyerek vaginal enfeksiyonlarda artışa sebep olabilir.
    Günümüzde sık kullanılan antibiyotiklerden bazıları (özellikle penisilin grubu antibiyotikler), cortisol ve kanser ilaçları gibi vücudun top yekün savunma sistemiini olumsuz etkileyen ilaçlar da sözü edilen, vajende normalde bulunması gereken mikroorganizmaları yok ederek, vajenin savunma gücünü azaltır ve akıntıların ortaya çıkmasına sebep olabilir.
    Bilinmesi gereken bir diğer önemli konu da her vaginal akıntı cinsel yolla bulaşan bir hastalık değildir. Evli çiftlerde zaman zaman çatışmalara sebep olabilen bu durumu da akılda tutmak gerekir.

  • Aile Planlaması

    Aile Planlaması

    Ergenlikten başlayarak bir erkekte üreme yeteneği sperm üretiminin kesintisiz olmasına bağlı olarak sürekli iken, kadınlarda bu yetenek adet döngüsünün belli günleriyle sınırlıdır.Kadında karın içinde bulunan yumurtalıklarda, ergenlik sonrası üreme hormonlarının etkisiyle her ay bir yumurta gelişerek belli günlerde döllenmeye elverişli halde karın boşluğuna atılır. Yumurtlama dönemi olarak tanımlanan bu günlerde, kadın vücudunda gebeliğe hazırlık olarak düşünülebilecek bazı belirtiler de olur.
    Bu konuda bilinçlenerek doğurganlık belirtileri olan değişiklikler izlendiğinde kadınlar hangi günlerde gebe kalabileceklerini aslında anlayabilirler.

    Gebelik istendiğinde bu günlerde cinsel ilişkide bulunarak gebe kalmak, istenmiyorsa da cinsel ilişkiden kaçınarak gebelikten korunmak olanaklıdır.

    Doğurganlık Belirtilerine Dayalı Yöntemler
    Adet döngüsü boyunca doğurganlık dönemlerinde rahim ağzından gelen akıntının tipi ve miktarı, rahim ağzının biçimi ve kıvamı ile vücut sıcaklığında değişiklikler olur.

    Rahim ağzından gelen akıntının tipi ve miktarı değişir.
    Vajinada (hazne) çok kıvamlı olmayan, bol, şeffaf, kaygan ve iki parmak arasında uzayan bir akıntı olduğu günler (mukus uzaması), gebelik için elverişli günlerdir.
    Rahim ağzının biçimi ve kıvamı değişir.
    Adet günlerinin bitiminde sert olan rahim ağzı yumurtanın olgunlaşmasından 4-5 gün önce yumuşamaya başlar, parmakla dokunulmak istendiğinde vajinanın üst bölümünde hissedilir, yumurtlama olduğu günlerde rahim ağzı iyice yumuşar ve zor ulaşılacak derinliktedir.
    Vücut sıcaklığı değişir.
    Yumurtlamadan hemen sonra vücut ısısı biraz (yarım derece kadar) artar ve yüksek kalır.
    Akıntının Niteliğini İzlemeye Dayalı Yöntem
    Adet kanaması tam olarak bitince birkaç gün vajinadan akıntı gelmez. Bu günler “KURU” günler sayılır.
    Kuru günlerden sonra yapışkan, koyu kıvamlı ve pürtüklü az miktarda bir akıntı hissedilir. Rengi sarı ya da beyazdır. Bu akıntı bazen fark edilemeyebilir.Yumurtlama günleri yaklaşırken akıntı artar, kıvamı incelir ve görünümü berraklaşır. İki parmak arasında uzayabilir. Vajinadan “ISLAKLIK” olarak hissedilen bu ortamda spermler rahatlıkla 3-5 gün yaşayabilir, rahim içine geçer ve yumurtayı dölleyebilirler.
    Islak günler doğurgan günlerdir. Gebelik isteniyorsa düzenli cinsel ilişkide bulunulur, istenmiyorsa ilişkiye girilmez.
    Yumurtlamadan sonra akıntı yine değişir. Azalır, pürtüklü ve yapışkan olur. Vajinada yine KURU hissedilir. Bu ortamda spermlerin hareketleri güçleşir, rahim ağzından geçemezler ve yaşayamazlar.

    Bu bulguları izleyerek gebelikten korunmak isteyenler üç ay süre ile yalnızca akıntılarını gözleyerek ve bulgularını kayıt edip gözden geçirdikten sonra korunmaya başlayabilirler. Bu sırada mutlaka bu konuda eğitim almış bir sağlık personelinin rehberliği gereklidir. Cinsel ilişki, sıvıların niteliğinin değişmesine yol açar, bu nedenle ilk ayda cinsel ilişkiye girilmez. Akıntı izlenemeyeceğinden adet kanaması sürerken de cinsel ilişkiye girilmemelidir.

    Adet sonrası hiç akıntı olmayan KURU GÜNLERDE GÜNAŞIRI İLİŞKİ OLABİLİR. DAHA SIK İLİŞKİ OLURSA GEÇERLİ İZLEM YAPILAMAZ.

    Vajinada ISLAKLIK hissedilince cinsel perhize başlanır. İNCE KIVAMLI, UZAYAN, BERRAK GÖRÜNTÜLÜ AKINTIDAN SONRAKİ DÖRT GÜN EN TEHLİKELİ GÜNLERDİR.

    Tehlikeli günler geçince adet görene kadar olan cinsel ilişkilerde artık gebelik riski yoktur.
    Arada kanama olursa, bu günlerde ve kanamanın en az üç gün sonrasına kadar yine ilişkide bulunulmaz.
    Yalnızca vücut ısısını ya da rahim ağzının değişimini izleyerek gebelikten korunma da olasıdır. Ancak bunlar etkililiği daha az olan yöntemlerdir.

    Pratik ancak daha uzun süreli cinsel perhizi gerektiren ve takvime dayalı bir yöntem olan Standart günler Yöntemi”nde adet sıklığı 26 ile 32 gün arasında değişen kadınlar adet başlangıcından itibaren 8 (sekiz) ile 19. (ondokuzuncu) günler arasında cinsel ilişkide bulunmayarak ya da bu günlerde kondom kullanarak da gebelikten korunabilirler. Bu yöntem eskiden önerilen takvim yönteminin daha geçerli bir uygulamasıdır.

    Doğurganlık Belirtilerine Dayalı Yöntemler ile Gebeliğe Karşı Etkili Bir Koruma Sağlanabilir mi?
    Özenle doğru uygulandığında bu yöntemler elbette koruyucudur. Kurallarına tam uyulmadığı takdirde ise koruyuculuk çok azalır. Bu yöntemlerin kadın ya da erkek kondomu, diyafram, spermisit gibi bariyer yöntemlerle birlikte uygulanması etkililiği artırır.

    Yumurtlama günleri bazı hastalıklarda, büyük sıkıntı ya da üzüntüler yaşandığında, tatil dönemlerinde değişiklik gösterebilir. Bu durumlarda izlem özel bir dikkat gerektirir. Genital yol enfeksiyonları varlığında akıntının niteliği değişeceğinden bu yöntemin uygulanması uygun değildir.

    Emzirmeyle Korunma (Laktasyon Amenoresi)
    Halk arasında süt koruması olarak adlandırılan yöntemdir. Doğumdan sonra ilk altı ay boyunca anne, bebeğini sadece anne sütü ile sık aralıklarla günde toplam en az 60 dakika emzirerek beslediği takdirde annede yumurtlama gerçekleşmeyebilir. Bu durumda cinsel ilişki olsa dahi gebelik meydana gelmez. Ancak bu süre sırasında adet kanaması görülür, ek gıdaya geçilir ya da anne emzirmeyi keserse bu yöntemin koruyuculuğu çok azalır. Bütün kurallarına uyulduğunda koruyuculuğu yüksektir. Emzirme ile korunmanın ilk altı aydan sonra mümkün olmayacağını bilmeli ve daha bu süre bitmeden mutlaka etkili ancak emzirmeyi etkilemeyecek bir yönteme geçilmelidir.

    Geri Çekme(Dışarı Boşalma)Yöntemi

    Cinsel ilişki sırasında vajina içine boşalma olmadan önce erkeğin cinsel organını kadının vajinasından çıkararak dışarıya boşalmasıdır. Bu yöntemin doğru uygulanabilmesi ve cinsel ilişkinin olumsuz etkilenmemesi için iki tarafın da bu konuda istekli ve kesin kararlı olması gerekir. Tam uygulanmadığında koruyuculuğu çok düşer.

    Cinsel ilişki sonrasında gebelikten korunma amacıyla vajinanın yıkanması tamamen etkisiz bir uygulamadır. Vajinanın yıkanması doğal korunmasını bozarak enfeksiyonların oluşma riskini artırdığından kesinlikle önerilmez.
    DoğalYöntemlerinVücuttaGebeliğiÖnlemeDışındaBaşkaBirEtkisiVar mı?

    Hiçbir yan etkisi olmayan bu yöntemleri özenle uygulamak için çok bilinçli ve kararlı olmak gerekir. Eşle tam uyum sağlamadan kullanılamazlar.

    Herhangi bir nedenle doğal korunma yöntemlerini uygularken kurallarına tam uyamazsanız ilişki sonrasında korunmak için en geç 72 saat içinde acil gebelikten korunma önlemlerinden faydalanmak üzere hekime başvurabilirsiniz.

    UNUTMAYIN!
    DOĞAL YÖNTEMLER CİNSEL YOLLA BULAŞAN ENFEKSİYONLARDAN KORUMAZ. Cinsel yolla bulaşan enfeksiyonlardan korunmanın tek yolu cinsel ilişki sırasında kadın ya da erkeğin kondom kullanmasıdır.

    Özetle, yaygın olan ama yanlış bilinen bazı noktaları hatırlatmakta yarar vardır.

    Erkeğin spermleri kadın vücudunda 2-3 gün kadar canlı kalabilirler. Bu da takvim metodunun güvenilirliğini azaltmaktadır.

    Spermlerin ilişkiden 2-3 dakika sonra rahim ağzındaki mukus adı verilen yapının içersine yerleştikleri ve rahim içine doğru yola almaya başladıkları bilinmektedir.Dolayısıyla ilişki sonrası vajinal duş koruyucu etkiye sahip değildir!..
    Geri çekme yöntemi ise güvenilir değildir ve bireysel olarak çok farklılıklar göstermektedir.
    Bu yöntemde başarısızlıklar % 30″lara varabilmektedir.

    Dolayısıyla günümüzde modern ve etkili korunma yöntemleri uygulanmalıdır.

  • VAJİNAL KAŞINTILAR

    VAJİNAL KAŞINTILAR

    (DIŞ GENİTAL ORGANLARDA KAŞINTI)

    Vajina ve vulvada olan kaşıntılar genellikle vajinal akıntılar ile birlikte olabilir, bazı

    durumlar da ise akıntı olmadan da kaşıntı olabilir.

    Özellikle üreme çağında olan kadınlarda servikal bezlerden ve vajina duvarından berrak

    bir mukus salgısı olur. Üretilen bu mukusun miktarı, adet günlerine bağlı olarak salgılanan hormon

    düzeylerine göre sürekli olarak değişir. Sevikal mukus, hava ile temas edince beyaz veya sarı

    yönünde renk değiştirir. Cinsel ilişki sırasında, ovülasyon (yumurtlama) döneminde ve gebelik

    olduğunda servikal mukus miktarı artar. Çeşitli genital enfeksiyonlar akıntının renk ve miktarını

    değişmesine, kötü kokuya ve kaşıntıya neden olabilir.

    Genital Organlarda Kaşıntı Yapan Nedenler

    ­Vajinal mantar enfeksiyonları: Peynir, süt kesiği tarzında vajina ve vulvada kaşıntılı

    akıntıya neden olur.

    ­Bakterial vajinozis: Cinsel yolla bulaşmayan, normal vajinada yaşayan bakterilerin

    uygunsuz şartlarda aşırı artması sonucu krem tarzında kötü kokulu, genital organlarda kaşıntı ve

    irritasyon yaratan bir akıntının ortaya çıkmasına neden olur.

    ­Tricomonas, klamidya, gonore gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklar akıntı ve aşırı

    kaşıntıya neden olabilir.

    ­Genital bölge temizliği için kullanılan deterjanlar, sprey, krem, jel, kontraseptif köpükler

    vajina ve vulvada irritasyon ve kaşıntıya neden olurlar.

    ­Vajinal tampon kullanmak ve uzun süre vajinada unutmak kötü koku ve kaşıntı

    ­Menopoz döneminde östrojen seviyelerinin düşmesi (atrofik vajina) vajinada darlık,

    kuruluk, irritasyon ve kaşıntıya neden olabilir.

    ­Nadiren genital kanserler kaşıntı nedenidir.

    ­Dış genital organlarda HPV etkisi ile oluşan siğiller, liken planus gibi dermatolojik

    hastalıklar da genital kaşıntı nedenidir.

    Genital Kaşıntılar için Önlem

    Genital bölge daima temiz ve kuru tutulmalıdır.

    Vajinal sprey, pudra çok tehlikelidir. Daima pamuklu iç çamaşırı giyilmeli, sentetik üretilen

    eşyalar asla kullanılmamalıdır.

    Tuvalat temizliği daima önden arkaya doğru olmalı. Banyoda ise genital bölge uygun bir

    şekilde tam olarak temizlenmelidir.

    Vajinal duştan sakınmak gerekir. Çünkü, vajinal duş, vajinada mevcut olan flora

    bakterilerini ortadan kaldırır. Halbuki bu bakteriler vajina enfeksiyonlara karşı vücudu korur. Kan

    şekeri de daima kontrol altında tutulmalıdır. Kan şekeri yükselirse vajinal enfeksiyonlar (özellikle

    vajinal mantar enfeksiyonu) artar.

    Vajinal enfeksiyondan şüphe edildiğinde öncelikle muayene olarak; gerekirse vajinal

    kültür ve servikovaginal smear testi yapılarak ya da inatçı enfeksiyonlarda HPV DNA ve cinsel

    yolla bulaşan hastalıkların etkenini tespit etmek için vajinadan örnekler alınarak PCR yöntemi ile

    kesin tanı konulduktan sonra uygun tedaviler yapılarak bu enfeksiyondan ve bunların neden

    olduğu kaşıntılardan kurtulmak mümkündür. Vajinal enfeksiyon devam ederken vajinal tampon

    asla kullanılmamalıdır. Enfeksiyonların yayılmasını önlemek için cinsel birliktelik sırasında

    gerekirse mutlaka kondom kullanılmalıdır.

    Makale Yazım Tarihi: 29.07.2016

    Op. Dr. Kutlugül Yüksel

    Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

    Eskişehir yolu, 9. Km, No: 266, Tepe Prime

    C Blok No: 45 Ankara

    Tel: 0312 4258530

    Cep: 0532 6121783

    www.kutlugulyuksel.com.tr

    www.ankarakadindogumcu.com

  • Sınav Kaygısı

    Sınav Kaygısı

    Sınav kaygısı ne yazık ki başarımızın önüne bir engel olarak çıkabiliyor. Eğer sınav kaygısı yaşıyorsanız farkında olmadan yaptığınız fakat kaygınızı artıran davranışlarınız olabilir. Kaygılandığımızda kendimizi sakinleştirmeye çalışırız. Çünkü kaygı ve huzursuzluk duyguları bizi olumsuz etkiler ve rahatlayabilmek için bazı davranışlarda bulunuruz.

    Hangi davranışlarımız kaygımızı artırabilir?

    Kimimiz kaygılandığında kendi kendine olumlu cümleler kurar yani telkin verir. Kimimiz su içer bir şeyler yer ve böylece rahatlatır kendini imiz ise kaygılandığında sakinleşebilmek adına bulunduğu ortamı terk eder. Kişi kendi düşüncelerinden dolayı kaygı yaşıyorsa düşüncelerinden kaçmak ve rahatlamak için dikkatini başka şeylere yöneltir. Bu saydığımız davranışlar kişinin kaygısını azaltır kişi kendini o an için daha dingin ve huzurlu hisseder.

    Örneğin hissedilen kaygının da etkisiyle sürekli ve mola vermeden çalışmak kişiyi rahatlatabilir huzurlu hissettirebilir. Bu örnek verdiğimiz davranışlar çok anlamlı davranışlardır nihayetinde biziz rahatlatırlar. Bu davranışlar kaygımızı azaltır azaltmasına fakat kısa süreliğine azaltır. Psikoloji biliminde bu davranışlarımıza verilen isim kaçma ve kaçınma davranışlarıdır. Kaygı duygusundan kurtulmak için yaptıklarımız kaygımızı artırabilir.

    Kaçma ve kaçınma davranışı ne demek?

    Kaygı hissettiğimizde tekrar dingin huzurlu hissetmek adına otomatik olarak yapma ihtiyacı duyduğumuz davranışlarımızdır. Mesela bize kaygı veren yerlere gitmeyi tercih etmeyiz, bu bir kaçınma davranışıdır. Sınav anında aşırı heyecanlanıp sınavı terk etmek bir kaçma davranışıdır, sonraki sınava hiç girmemek ise bir kaçınma davranışıdır.

    Kaygı duygusundan kaçmaya çalıştığımızda ne olur?

    Kaygılandığımızda doğal olarak kaçma ihtiyacı duyarız. Örneğin bir köpek bizi kovalamaya başlarsa korkup kaçarız kaygı hissettiğimizde de o duygudan kaçmaya başlarız yani kaçma ve kaçınma davranışlarına koşarız fakat maalesef ki kaçma kaçınma davranışları bizi anlık olarak rahatlatsa da uzun vadede kaygıyı artırır. Kaygıyı azaltmak için kendine olumlu telkinler vermek bir şeyler yiyerek rahatlamay çalışmak sınav ortamını terk etmek kaygıyı ilerde daha da büyük hissetmemize neden olacaktır. Bu bahsettiğimiz davranışlar kısa vadede sizi rahatlatsa da uzun vadede kaygınızı artırabilir.

    Kaçma ve kaçınma davranışları nasıl oluyor da kaygıyı artırıyor?

    Kaçma ve kaçınma davranışlarımız ile kaygı duygumuz arasında kısır bir döngü oluşabilir. Yani kaygı duyduğumuz herhangi bir şey yaşadığımızda kaçarsak eğer kaygımız daha da artacaktır ve kısır bir döngüye hapsolabiliriz.

    Kaçınma kaçma davranışlarımız artıkça kaygı artar, kaygının artmasıyla kaçma kaçınma davranışlarımız da artacaktır çünkü kendimizi o an rahatlatmak isteriz , çift yönlü etkileşim vardır. Kaygımızı anlık rahatlatmak için ne kadar çok kaçınma davranışları sergilersek uzun vadede kaygılar daha büyüyecektir. Yani bir nevi kaçma kaçınma davranışlarımız bizim zararlı başa çıkma yöntemlerimizdir. Kendimizce bulduğumuz kaygıyla başa çıkma yöntemlerimizdir fakat yararlı değildirler.

    Kaygıdan kaçma ve kaçınma davranışlarımı nasıl fark edebilirim?

    Kaçma kaçınma davranışlarımızı fark edebilmemiz için önce hangi davranışlarda bulunduğumuzu fark etmeliyiz. Kaygı duygusunu hissettiğiniz anda kendi davranışlarınıza bakın neler yapıyorsunuz? 3. Bir göz gibi kendinize tepeden bakmayı deneyebilirsiz ve ya kendinize sorabilirsiniz şu an hangi davranışlarda bulunuyorum. Bununla alakalı olarak davranış kayıt formu doldurmak sizin hangi davranışlarda bulunduğunuzu fark etmeniz için faydalı bir egzersiz olacak.

    Kaçma ve kaçınma davranışları kaygıyı daha da artırıyorsa bunun yerine ne yapmalıyız?

    Kaygılarımızla yüz yüze gelmemiz ve böylece kaygılarımıza karşı duyarsızlaşmamız işe yarayabilir. Kaygılardan anlık olarak kurtulmaya çalışmak bataklıkta çırpınmaya benzer. Bataklıkta hayatta kalmanın yolu hareket etmeden öylece hareketsizce durabilmektir. Çırpınır ve kurtulmaya çalışırsanız bataklık sizi kendine doğru çekecektir. Aynı şeklide denizlerde çeken akıntıya kapıldığınızda hayattan kalabilmenin yolu akıntıya karşı yüzmemektir akıntıya kendinizi bırakın akıntı yönünde yüzün bir süre sonra akıntının gücü azalır ve akıntı zayıfladığında yanlara doğru yüzerek kurtulabilirsiniz.