Blog

  • Saç ekimi sonrası dikkat edilmesi gerekenler nelerdir ?

    • İlk 72 saat minör travmalardan dahi (takılan şapkanın temas etmesi, uyurken yastığın temas etmesi gibi) korunmak için çok dikkatli olunmalıdır.
    • İlk 72 saat mümkün olduğunca istirahat edilmeli ve fiziksel efordan kaçınılmalıdır.
    • İlk günlerde şişlik gelişmesi olasılığına karşı, fırsat buldukça soğuk kompres-buz uygulaması yapılmalıdır.
    • 5 gün süreyle antibiyotik kullanılmalıdır.
    • 15 gün süreyle ağır işlerden kaçınılmalıdır.
    • 2. günde ekim alanını (varsa dikiş alanını) yıkamaya başlamalıdır.
    • Yaklaşık 15 gün süreyle pH’ ı 5.5 olan şampuan kullanılmalıdır.
    • Yara iyileşmesi esnasında saçlı deri kaşınmamalıdır.
    • İlk 15 gün sıcak ve basınçlı su kullanılmamalıdır.
    • Durulama sonrası ılık hava ile saçlar kurutulmalıdır.
    • Yaklaşık 1 ay boyunca havlu kullanılmamalıdır.
    • Saçlı deride oluşan minik kabuklara, yara iyileşmesini hızlandıran epitelizan solüsyonlar yıkama öncesi uygulanmalıdır.
    • Yaklaşık 1 ay süreyle güneşten kaçınılmalıdır.
    • Yaklaşık 1,5 ay süreyle havuz ve denize girilmemelidir.
    • 1-1.5 ay süreyle fitnes, futbol gibi sporlardan kaçınılmalıdır.
    • 3-4 ay süreyle saç boyası, jöle, sprey, köpük gibi maddelerden kaçınılmalıdır.

  • GENİTAL   ESTETİKTE  LABİOPLASTİ

    GENİTAL ESTETİKTE LABİOPLASTİ

    Genital  bölge estetiğinde sıklıkla  yapılan müdahale  tıp dilinde labioplasti denilen iç dudak onarımıdır. Labioplasti (İç dudak estetiği) labium minuslerin (iç dudak)cerrahi olarak düzeltimesidir.

    İç dudaklar büyük dudakların arasında  vagen girişinden yukarı uzanan ve yukarıda klitorisi saran  oldukça ince bir  deri kıvrımıdır. Renk ve şekil olarak ırklara ,yaşa,cilt tonuna göre farklılıklar gösterir.

    Labioplasti niçin yapılır?

    İç dudaklar bazı kadınlarda asimetrik ,bazı kadınlarda sarkık ve bazı kadınlara koyu renk olabilir.

    Dış genital  bölgenin estetiği   hem kozmetik açıdan hem de hijyenik  açıdan önemlidir. Kozmetik açıdan dar pantolon,tayt,bikini giydiklerinde düzgün olmayan bir görüntü oluşur. Pekçok kadında özgüven kaybı ,beğenilmeme kaygısı olur. Cinsel ilişki esnasında uzamış dudaklar vajen girişinde engel oluşturur ve buna bağlı olarak ağrı  ve gerginlik hissi olur.Kendine güvenini kaybeden ve eşlerinden utanan ,cinsel ilşkide ağrı duyan  kadında zamanla cinsel isteksizlik ve anorgazmi(orgazm olamama) gibi cinsel fonksiyon bozuklukları gelişir.

    Hijyenik açıdan uzamış küçük dudakların arasında terlemeye bağlı ıslaklık ve buna bağlı olarak enfeksiyona yatkınlık ve kötü koku oluşur.Uzamış küçük dudakların  iç çamaşırına sürtünmesi sonucunda tahrişe bağlı renginde koyulaşma olur

    Labioplastide (Küçük dudak onarımı)merak edilenler:

    **Labioplasti operasyonu evli , bekar veya bakire  estetik ve hijyenik endişeleri  olan her kadına yapılabilir.

    ** Bu operasyon kesinlikle kızlık zarına zarar vermez

    ** Hamile kalmaya veya doğum yapmaya engel değildir

    ** Cinsel ilişkiyi ya da orgazmı etkilemez.

    ** İdrar yapma ile ilgili bir sıkıntıya sebep olmaz.

     Labioplasti Operasyonu:

    **20-30 dakika süren  basit bir cerrahi işlemdir.

    **Lokal veya genel anestezi yardımıyla steril şartlarda yapılır.

    **Estetik dikiş(subcuticuler dikiş)tekniği ile dikildiğinden dışarıdan iplik görünmez.Kendiliğinden eriyen iplik kullanıldığından dikişleri almaya gerek kalmaz.

    **Operasyon sonrası  bir süre dinlendirildikten sonra hasta yürüyerek evine gidebilir. Aşırı bir ağrı sızı olmaz.

    **Operasyon sonrası doktorun tavsiyelerine uyulduğunda ve kişisel hijyen kurallarına dikkat edildiğinde 1-2 hafta içinde iyileşme olur.

    **Operasyondan sonra kişiden kişiye değişmekle birlikte 2-4 hafta içinde cinsel ilişkiye girilebilir.

    **İyileşme süreci tamamlandıktan sonra dikiş izi belli olmaz.

    **Kişiden kişiye değişmekle birlikte çoğu hastamız  ertesi gün işine gidebilir. Bu cerrahi işlemle  sarkık, uzun ve rengi koyulaşan  iç dudaklar yeniden normal görünümüne kazandırılır.

    Labioplastida dikkat edilmesi gerekenler:

     **Küçük dudakların (Labium mi) yapısal olarak kanlanması  cinsel fonksiyon açısından önemlidir.Operasyon sırasında doku kanlanmasını bozulmamasına önem verilmelidir.

    ** Küçük dudaklar tamamen çıkarılmamalı,şeklin doğal olmasına özen gösterilmelidir.Küçük dudaklar onarılırken dış denital bölgede görüntüyü bozan doku fazlalıkları ,şekil bozuklukları  da düzeltilmelidir.

  • Saç ekimi öncesi dikkat edilmesi gerekenler nelerdir ?

    • Kişinin önceki sağlık sorunları açısından sorgulaması (şeker hastalığı, hipertansiyon, epilepsi gibi hastalıkların varlığı açısından) yapılmalıdır.
    • Kişinin kan tetkikleri istenmelidir.
    • Operasyonda kullanılacak lokal anesteziklere ve diğer ilaçlara karşı alerji olup olmadığı değerlendirilmelidir.
    • Kişinin psikiyatrik bir rahatsızlığının varlığı ve psikiyatrik bir ilaç kullanıp kullanmadığı sorgulanmalıdır.
    • Kişi operasyon günü yorgun olmamalıdır.
    • Bir hafta önce sigara kullanımının kesilmesi veya azaltılması tavsiye edilmelidir.
    • Yaklaşık bir hafta önce alkol ve uyuşturucu madde kullanımı kesilmelidir.
    • Yine bir hafta önce aspirin başta olmak üzere antiagregan özellikli ilaçların kullanımı bırakılmalıdır.
    • Operasyondan yaklaşık 2 saat önce yemek yenmesi hatırlatılmalıdır

  • RİSKLİ OBEZ GEBELİKTE  ZAYIFLAMA ÇABASI DA SAKINCALI

    RİSKLİ OBEZ GEBELİKTE ZAYIFLAMA ÇABASI DA SAKINCALI

        Pek çok sağlık sorununu beraberinde getiren obezite, gebelikte de bebek ölümlerine kadar gidebilen riskleri barındırıyor. Gebelikte zayıflamaya çalışmak çözüm yerine sorun getirirken, gebelik öncesinde uygun kiloya düşülemiyorsa sonrasında yanlış beslenme alışkanlıklarının düzenlenmesi ve emzirmenin desteklenmesi gerekiyor.

    Prof. Dr. Yusuf Üstün, gebeliğe obez girilmesi halinde hem annenin hem bebeğin risk altında olduğunu belirtirken; beden kitle indeksindeki her 1 kg/ m2’lik artışın  şeker sıklığını yüzde 1, sezaryen ihtimalini de yüzde 7 artırdığına dikkat çekti. 

    Obezitede en pratik hesaplama yönteminin “beden kitle indeksi” olduğunu hatırlatan Üstün, “Bu indeks, kişinin vücut ağırlığının, boy uzunluğunun karesine bölünmesiyle elde edilen sayısal bir değerdir. Obezite, gebelik öncesi vücut kitle indeksinin 30 kg/m2 veya üzerinde olması olarak tanımlanmaktadır” dedi. Üstün, obez kişilerde gebeliğe bağlı risklerin arttığını şu örneklerle aktardı:

    Doğum uzarken, emzirme süresi azalıyor

    “İndekste her 1 kg/m2’lik artışta gebeliğe bağlı şeker sıklığı  yüzde 1 ve sezaryen doğum ihtimali yüzde 7 artar. Suni sancı başlanması, normal kilolu gebelere göre obez gebelerde daha yaygındır ve başarısızlığı konusunda çalışmalarda artmış gözlenmektedir. Her 5 kg/m2’lik artışta ise gebelik zehirlenmesi riski 2 katına çıkar. İdrar yolu enfeksiyonlarının yüzde 40 arttığı rapor edilmiştir. Sezaryende de bebeğin çıkarılmasına kadar geçen süre uzar, 1000 ml üzerinde kanama riski ve cilt enfeksiyonu, pıhtı atması riski artar. Bu tür gebeliklerde emzirmenin başlaması da daha geç olur ve emzirme süresi kısalır. Bebek ölümleri sıklığı da obez gebelerde artmaktadır.” Üstün, obez gebelerde rutin doğum öncesi bakımın daha dikkatli yapılması gerektiğini vurgularken, “Şeker taraması erken dönemde gerçekleştirilmeli; diyet, egzersiz ve uygun kilo alımı için özen gösterilmelidir. Gebelik döneminde zayıflama programlarının uygulanması, gerek bebeği gerekse süt salınımını olumsuz yönde etkileyeceğinden sakıncalıdır. Önerilen gebelik öncesi dönemde uygun ağırlığa gelmektir. Ancak bu sağlanamadıysa gebeliğin başlangıcından itibaren annenin yanlış beslenme alışkanlıkları düzenlenmelidir ve emzirme desteklenmelidir” dedi.

  • Saç ekiminde nelere dikkat edilmelidir ?

    • Hastanın yaşı, dikkatli aile öyküsü, fizik muayenesi bu değerlendirmeyi yapmak için önemli faktörlerdir.
    • Saç ekiminden önce bölgenin tamamen kelleşmesini beklemek gerekli de değildir; avantajlı da değildir.
    • Göreceli olarak erken androgenetik alopesili bir kişinin var olan saçları, operasyon sonrasında daha iyi kamuflaj sağlar.
    • İkinci bir operasyon gerekli olursa, iki operasyon arasındaki sürenin daha uzun olmasını sağlar.
    • Tüm planlama androgenetik alopesinin son halinin doğru tespit edilmesine ve donör alanın büyüklük ve özelliklerine göre yapılmalıdır.
    • Saç taşıyan bölgelere ekim yapmak saç kaybını hızlandırmaz.
    • Bölgenin saçlı olması daha fazla dikkat gerektirir. Kanal açmak için yapılan kesiler bölgedeki mevcut saçlarla aynı yönde ve açıda olmalıdır.
    • Ayrıca kişinin mevcut saçlarını korumak için oldukça etkili medikal tedaviler kullanılmaktadır.
    • Bu tedaviler başarılı sonuç verdiğinde, kişinin mevcut saçlarını kaybederek ikinci bir operasyon geçirmesi söz konusu olmayacaktır.
    • İşlem için doğru yaş üzerine kesin kural yoktur. Ancak 20 yaş öncesi ve 80 yaş sonrası işlem için çok uygun değildir.
    • Son 10 yıldaki gelişmelerden dolayı, kadınlar saç ekimi için kabul edilebilir adaylar haline gelmişlerdir. Kadınlar şu anda saç ektiren hastalarda daha fazla orana ulaşmışlardır.

    Saç ekiminde, başarılı sonuçlar başka hangi faktörlere bağlıdır?

    Saç ekiminde sonuç sadece dökülme şekline değil; saçın rengi, telin kalınlığı, telin yapısı gibi faktörlere de bağlıdır.

    Saçın rengi ile alttaki derinin rengi arasındaki kontrast ne kadar az olursa, saçların seyrekliği o kadar az fark edilir ve saç ekimi daha başarılı sonuç verir.

    Bu bakımdan en şanslı hastalar sırasıyla saç renkleri sarı, beyaz ve gri olanlardır. Kural olarak; sarı-beyaz-gri saçlar daha az yoğunluk ile, koyu renkli saçlara oranla sık görülürler.

    Kahverengi ve siyah saçlı hastalarda daha fazla greft ekimi gerekmektedir. Kalın saç telleri daha fazla alanı kapatırlar. Saç kalınlığı 80 mikron civarındaki kişiler ince saç teli olanlara göre daha şanslıdırlar.

    Kıl çapında 0,01 mm´ lik artış, kıl hacminde % 36’lık şok edici şekilde artış sağlamaktadır. Kural olarak; ince telli saçlarda daha yoğun ekim gereklidir.

    Ayrıca dalgalı-kıvırcık saçlar daha dolgun ve hacimli göründüklerinden dolayı, saç ekiminde düz saçlı olanlara göre daha avantaj sağlar. Kural olarak; dalgalı-kıvırcık saçlar daha az yoğunluk ile düz saçlara oranla daha sık görünürler.

    Saç ekimi operasyonları hangi vakalarda uygulanabilir?

    Saç ekimi operasyonları sadece androgenetik alopeside uygulanmaz.

    Yanık, yara, infeksiyon sonrası iz gibi sikatris bırakan saç dökülmelerinde ve alopesi areata (pelad – saç kıran) hastalığında da başarıyla uygulanmaktadır.

    Saçlı deri dışında sakal ve kaşlı deriye de ekim operasyonları yapılabilmektedir.

  • Kadınlar için ideal annelik yaşı

    Kadınlar için ideal annelik yaşı

    Kadınlar için ideal üreme yaşı 21-33 arasıdır. Ancak modern toplumlarda evlenme yaşı ve buna bağlı olarak gebelik yaşı giderek gecikmektedir. Günümüzde, özellikle kadınların iş hayatında aktif rol almasının artışıyla birlikte, doğurganlıklarını ertelemeleri söz konusudur. İleri yaşta bebek doğuran, özellikle ilk bebek için 30’lu yaşlarını bekleyen pek çok kadın mevcuttur. Tıptaki gelişmelere paralel olarak gebelik takibindeki gelişmeler de ileri yaş gebeliklerini teşvik eder bir hal almıştır. İleri yaşta anne olmak isteyip normal yollarla anne olamayan kadınların, ortalama 35 yaştan sonra yumurta sayılarının azalması veya yumurtaların kalitesinin bozulması nedeniyle Tüp Bebek’te de gebelik oranları düşmektedir. Bu nedenle çocuk sahibi olmak isteyen kadınlara gebeliği geciktirmemeyi öneriyoruz. Bu yaş grubunda zaman, gerçekten kritik önem taşımaktadır. En kısa sürede en etkili tedaviye geçmek, izlenecek en doğru yoldur. 40’lı yaşlarda gebe kalma olasılığı, azalan yumurta rezervi nedeniyle %50 civarında azalır. Gebelik olsa bile, düşük riski de %30 civarındadır. Tüp bebek yönteminin başarıya ulaşması için kadının yumurtalıklarında yumurta kalitesi büyük önem taşımaktadır. Yumurta azalması veya kalitesinin bozulması, bazı durumlarda daha erken yaşta olabilmektedir. 

  • Fue saç ekim tekniği nedir ?

    Fue , dikişsiz, acısız, iz bırakmayan, gündelik hayatı etkilemeyen saç ekim tekniğidir.

    FUE tekniği özelikleri

    • Ensede şerit biçimde çizgi kalmaz.
    • Kılların alındığı alanda uzun süre hissizlik duyusu olmaz.
    • Uygun vücut bölgelerinden kıl köklerinin nakline olanak tanır.
    • Greftlerin çıkarıldığı alanda hızlı iyileşme görülür.
    • Profesyonelce uygulandığına saçlar doğal ve dolgun görünümlü olur.

    FUE tekniği ile ekim nasıl yapılır?

    FUE yönteminde saç ekimi dört temel adımda yapılmaktadır. Bunlar:

    1. Donör alandaki kıllar işlem öncesinde 2 mm uzunluğunda kısaltılır.
    2. Özel bir cerrahi aletle (0.5-0.9 mm çapında iğneler) saç kökleri çıkarılır.
    3. 0.8-0.9 mm çaplı silindirik aletlerle kanallar açılır.
    4. Donör alandan alınan saç kökleri, istenilen bölgeye yerleştirilir.

    FUE tekniği ile ne kadar ekim yapılabilir?

    • Saçlı deride normal sıklık santimetrekare başına 70-100 foliküler ünitedir.
    • Saç sıklığı %50 azaldığında saç kaybı gözle fark edilir hale gelir.
    • Santimetrekare başına 35 ila 50 foliküler ünite ekimi ile yeterli saç sıklığı sağlanır.
    • Bazı kişilerde saçın yapısına bağlı olarak, istenen sonuçlar için 65 foliküler üniteye kadar ekime ihtiyaç duyulabilir.
    • FUE tekniğinde dikkat edilmesi gerekenler!
    • Kökler zedelenmeden çıkarılmalı.
    • Saç köklerinin mutlaka doğru yönde ekilmeli.
    • İşlem sonrası hasta uyarılara dikkat etmeli.

    FUE tekniği ile günde ne kadar ekim yapılabilir?

    • Deneyimli, uzman ekipler 2.000 ila 3.000 greft ekim yapabilmektedirler.
    • Hastanın ensesi çok yoğunsa ve ihtiyacı fazla ise iki gün üst üste toplam 4.000 -5.000 greftlik ekimler mümkündür.
    • İhtiyaç halinde ikinci FUE operasyonu en erken 3 ay sonra gerçekleştirilebilir.

  • Tüp Bebek Tedavisi Kaç Kez Denenir?

    Tüp Bebek Tedavisi Kaç Kez Denenir?

    Kısırlık gibi oldukça komplike olgularda belli bir başarı tablosu çizen ve çiftlerin sorunlarına yönelik uygulanan tüp bebek tedavi yöntemleri, günümüzde normal yollardan çocuk sahibi olamayan çiftler için alternatif çözüm yolu sunmaktadır. Teknolojiyi paralel olarak başarısını desteklese de, %100’lük başarı garantisi yoktur. Çiftlerin bu ihtimali göz önünde bulundurması ve tedaviye bu bilinçle başvurması önerilmektedir. Aksi halde başarısızlık karşısında ortaya çıkan maddi ve manevi kayıplar çiftleri olumsuz yönde etkileyerek, sonraki denemelerde elde edilebilecek başarı oranı görmezden gelmelerine yani tedaviyi reddetmelerine neden olmaktadır. Bu nedenle çiftlerin başarıya odaklanmaları ancak başarısızlık ihtimalinin de olduğunu düşünerek her şeye karşı hazırlıklı olmaları gerekir. 

    Tüp bebek tedavilerinde deneme sayısı olarak belirlenmiş belli bir sınırlandırma yoktur. Anne ve baba adaylarının isteği doğrultusunda başarı elde edinene kadar deneme yapılabilir. Ancak bu denemeler daha çok çiftlerin maddi ve manevi yeterlilikleri doğrultusunda sınırlandırılmaktadır. Eğer yeni deneme için maddi ve manevi olarak kendilerini hazır hissediyorlar ise, tedaviye tekrar başvurabilir. Bu durum başarısızlıkla sonuçlanan her deneme için geçerlidir. Ancak uzmanlar 3 deneme sonunda başarı elde edilememiş ise, gebelik şansının düştüğü yönünde ortak görüşe sahiptir. Fakat ilk denemelerin başarısızlıkla sonuçlanması ciddi bir sorun olarak görülmemekle beraber, ikinci denemeler için daha uygun tedavi seçeneklerinin değerlendirilmesini sağlamaktadır. Bu nedenle uzmanlar ilk başarısızlığın rehber niteliğinde olduğunu vurgulayarak, çiftlerin hemen ümitsizliğe kapılmamasını önermektedir. Ayrıca ilk başarısızlıktan sonraki denemelerde ciddi bir sorun bulunmuyor ise, mutlak başarı elde edilmektedir.

    Tüp bebek neden tutmaz?

    Tüp bebek tedavi yöntemlerine başvuran çiftlerin sorunlarına yönelik uygulanan alternatif tedavi seçenekleri ile oldukça karışık birçok faktörün birbirine paralel olarak işleyişi sonucunda başarılı bir şekilde sonuçlanmaktadır. Kısacası tüp bebek başarısını etkileyen birçok faktör vardır. Özellikle anne adayının ilerleyen yaşı yumurta rezervleri için ciddi bir sorun oluşturmaktadır. Ayrıca yaş ilerledikçe genetik risk faktörleri de ortaya çıkmaktadır. Bu durumlar tedaviyi başarısız kılarken, yumurta gelişimi aşamasında uygulanan ilaçlara karşılık yumurtalıklardan istenilen cevaplarda yetersiz olmaktadır. Bu nedenle anne adayını yaşı tüp bebek tedavilerini tutmama nedenlerinin başında gelmektedir. Bunun dışında baba adayından kaynaklanan sorunlarda başarısızlığı etki kılmaktadır. Tüp bebek tutmama nedenleri aşağıdaki gibi olmaktadır:

    • Sperm sayısının, kalitesinin, hareketliliğinin yetersiz olması
    • Rahim duvarının yeterli kalınlıkta olmaması
    • Başarısız embriyo transferi
    • Embriyo kalitesinin yetersiz olması
    • Yanlış tedavi
    • Tedavi kapsamında kullanılması gereken ilaçların zamanında kullanılmaması
    • İlaçların hatalı dozlarda kullanılması
    • Sağlıksız ve düzensiz beslenme alışkanlıkları gibi birçok faktöre bağlı olarak tedavi başarısızlıkla sonuçlanmaktadır.

    Tüp bebek tedavisi en fazla kaç kere yapılabilmektedir?

    Tüp bebek tedavi deneme sayısı hakkında yasal olarak ya da bilimsel olarak başarısızlık olarak adlandırılacak bir sınırlama yoktur. Fakat tedavinin başarısını etkileyen en önemli faktörlerden biri olan tecrübeli ve güvenilir merkez seçimi, deneme sayısında da etkili olmaktadır. Ancak genel olarak anne adayının yaşı ile alakalı olarak belli bir başarı oranı izlenmektedir. Eğer anne adayını yaşı ilerlemiş ise, başarı şansı her denemede biraz daha düşecektir. Ancak yaş sorunu olmayan ve ciddi kısırlık vakaları dışında kalan sağlıklı çiftlerde bu risk faktörü içinde yer alabilmektedir. Bu nedenle çiftlerin sorularına yönelik maddi ve manevi yeterlilikleri doğrultusunda tüp bebek denemelerinin gerekliliği konusunda doktorunuz sizi bilgilendirecektir. Günümüzde ilk 3 denemede başarıyı yakalayan çiftlerin yanı sıra 8. ve 10. denemelerinde de başarıyı elde eden çiftler de vardır.

    Tüp bebek tedavisi hangi durumlarda iptal edilir?

    • Yumurtalık fonksiyonlarının yetersiz olması, istenilen cevabın alınamaması
    • Yumurtalıkların beklenen tarihten daha önce çatlamış olması
    • Elde edilen üreme hücreleri ile döllenmenin olmaması
    • Baba adayının menisinde hiç sperm hücresi olamaması ya da testislerden sperm elde edilememesi
    • Sağlıklı embriyonun elde edilememesi halinde embriyo transferi gerçekleştirilmeden önce tüp bebek tedavisi iptal edilmektedir.
  • Saç ekim operasyonu nasıl gerçekleşir ?

    Saç ekim operasyonu nasıl gerçekleşir ?

    Operasyonun ilk işlemi hastanın saçlı derisinin lokal anestezi uygulanarak uyuşturulmasıdır.

    Bu sayede hasta operasyon süresince uyanık kalır, TV seyredebilir, yemek yiyebilir, gazete-kitap okuyabilir, ancak acı duymaz.

    Saçsız alana nakledilecek saç kökleri iki şekilde elde edilir.

    1. Birincisi FUT Yöntemidir. Güvenli donör alan olan enseden bir şerit çıkarılır. Şerit, saç köklerine ayrılır. Şeridin ayrılmasıyla elde edilen küçük saçlı deri parçacıklarına greft adı verilir. Her greft bir veya daha fazla sayıda saç teli (folikül) içerir.Başın arka kısmındaki şeridin çıkarıldığı boşluğun kenarındaki deriler birbirlerine dikilerek kapatılır. Şeridin boş bıraktığı alanın basit bir dikişle kapanabilmesi ve çizgi şeklindeki dikiş izinin saçlarla tamamen kamufle edilebilmesi saç ekimi operasyonunun önemli bir avantajıdır.

    2. İkincisi ise FUE Yöntemidir. Bu yöntemde enseden şerit çıkartılmasını ve dikiş atılmasını gerektirmez. Saçlı derinin arka ve yan kısmından veya diğer uygun bölgelerden (sırt, omuz, göğüs gibi) bu işlem için geliştirilen cihazlarla saç kökleri greft şeklinde hazır olarak çıkarılır. ( Halk arasında bu çıkarma işlemi “tek tek” olarak isimlendirilir.)

    Operasyona kullanılan aletlerin özellikleri nelerdir?

    Greftler saçsız bölgede özel aletlerle açılan kesilere (kanallara) yerleştirilirler. Kullanılan aletlerin özelliği, açılan kanalların boyutlarının olabildiğince küçük olmasını sağlamaktır. Bu sıklık ve doğallığı arttırırken, aynı zamanda yara iyileşmesini hızlandıran bir yöntemdir.

    Aletlerin özellikleri belli bir alana daha fazla sayıda kanal açmayı, böylece bu alana daha fazla sayıda ve daha küçük boyutta greft ekmeyi mümkün kılmaktadır. Kanalların ve greftlerin boyutlarının küçük olması, saç ekiminin sıklığını (yoğunluğunu) ve doğallığını arttıran en önemli faktördür.

    Küçük kanal boyutunun diğer bir avantajı; greftin kanal içine tam oturması ve deri yapısının hemen hemen hiç bozulmamasıdır.

    Kanalın büyük açılması; onu çevreleyen deride çukurlaşma, renk değişikliği, greftlerin aşağı yukarı kayması gibi kozmetik sorunlara yol açabilir.

    Kanalların orjinal saçların yönünde açılması ve ekilen greftlerin orjinal saçlarla aynı açıda çıkması, saç ekiminde doğallığı sağlayan önemli noktalardan birisidir.

    Operasyonda doğal saç çizgisinin önemi nedir?

    Başarılı bir saç ekimi operasyonunda en önemli noktalarından biri doğal saç çizgisinin oluşturulmasıdır. Saç çizgisi simetrik ve ahenkli olmalıdır; kişinin yüz şekli ile orantılı şekilde belirlenmelidir. Yüz hatları yanında, saçın dökülme şekline uygun çizilmelidir.

    Saç çizgisinin belirlenmesinde doktorun deneyimi ve estetik yaratıcılığı belirleyici olur. Oluşturulacak saç çizgisinin on yıllar boyunca sabit kalacağı gerçeğinden dolayı, şekil ve yer (lokalizasyon) olarak ideal çizginin belirlenmesi amaçtır. Hastalar ileri yaşlarda da çizginin doğal görünmesi gerektiğini unutmamalıdırlar. Saç çizgisi, gençlik yıllarının başlarındaki kadar aşağıda tutulmamalıdır.

    Alnın iki yanında (temporal bölge) çizginin daha geride olduğu yüksek bir saç çizgisi hayat boyu süren mükemmel bir sonuç sağlayacaktır. Bu şekilde; düşük ve oval bir saç çizgisi ile karşılaştırıldığında, daha fazla yoğunluğa ve daha doğal görünüme ulaşılacaktır.

    Operasyon sonrasında nelere dikkat etmek gerekir?

    Operasyon sonrasında ekim yapılan bölgeye hiçbir şey kapatılmaz. Ekim dikiş atılarak yapılmışsa, dikiş üzerine bandaj kapatılır. Bunun nedeni, bölgeyi dış etkenlerden korumaktır. Bandaj en az 12 saat, en fazla 72 saat sonra çıkarılır. Bandaj çıkarıldıktan sonra, dışardan bakıldığında operasyon izi görülmez.

    Hasta operasyon sonrası hemen evine gidebilir. Enfeksiyon riskini önlemek için, operasyon sonrası 5 gün antibiyotik tablet kullanılır. İşlem sonrasında birkaç gün ekim yapılan alan yara kabuğu ile kaplı kalır. 2. günde yıkanmanın başlaması ile kabuklar düşer.

    Bu süreçte hastaya şapka kullanması önerilir. Saç ekimi dikiş atılarak yapılmış ise, dikişler 15 gün sonra alınır. Ekilen saçlar operasyonu takiben 2-4 hafta içinde dökülürler. Saç kökleri yeni yerlerine uyum sağladıkça (bunun için 2.5 – 3 ay gereklidir) , saçlar çıkmaya başlarlar ve ayda ortalama 1 cm. hızla uzarlar. Saç ekimi operasyonunun ilerde kişinin sağlığını bozacak herhangi bir yan tesiri ve komplikasyonu yoktur.

  • VAJİNİSMUS

    VAJİNİSMUS

    Vajinismus Nedir?

    Vajinismus  vajeni saran kaslarının (pelvik  taban kasları veya aşk kasları olarak da bilinir)  istemsiz olarak kontrolsüz olarak kasılması sonucu  cinsel ilişkinin ya hiç olamaması veya ağrılı olması halidir.

    Vajinismus tanısı  nasıl  konur?

    Vajinismus  hastaları çoğunlukla cinsel ilişkide bulunamama  şikayeti ile kliniğimize başvurdurlar.Ancak vajinismus vejene girişin  gerektiği  bazı hallerde de ortaya çıkar.

    **Bir kısım vajinismus hastası vajene fitil veya tampon  yerleştiremezler.

    **Bir kısım vajinismus hastası  jinekolojik muayene olamazlar.

    **Bir kısım vajinismus hastası  jinekolojik ultrasonografiye giremezler.

    **Bir kısım vajinismus hastası vajene parmak sokamaz hatta dokunamazlar.

    **Bir kısım vajinismus hastası cinsel ilişkide bulunur ancak oldukça ağrılıdır.

    İşte bu şikayetleri olan kadınlar da vajinismus hastası olarak kabul edilip tedavi olmalıdır.

    Vajinismus sorunu yaşayan kadınlar neler hisseder?

    Vajinismus sorunu yaşayan kadınlar hiç kimseyle bunu paylaşmazlar.Bir süre eşiyle birlikte bu sorunu çözmeye çalışırlar ancak profesyonel yardım almadan çözemezler.Sorunu çözemediklerini görünce de mümkün olduğunca cinsel ilşki girişimlerinden kaçmaya başlarlar.Bahaneler üreterek tedaviyi geciktirirler.Vajinismus bu yüzden bir erteleme hastalığı olarak da bilinir.

    Vajinismus sorunu yaşayan kadınların hepsi  değişen derecelerde depresyondadırlar.Kendilerini eşlerine karşı suçlu hissederler. Diğer kadınların kolayca yaptığı işikendisi yapamıyordur.Kendilerinin diğer kadınlardan farklı olduklarını düşünürler. Özgüvenleri düşüktür.Öfkeli ve sinirlidirler.

    Vajinismus sorunu yaşayan kadını eşi:

    Vajinismus sorunu yaşayan kadının eşi  çoğunlukla kibar ,anlayışlıdır.Aslında eşlerin anlayışlı olması sorunun çözümünün de gecikmesine neden olan bir faktördür.Cinsellik evlilikte önemli bir yer tutar.Vajinismus sorunu yaşayan çiftlerde zamanla çeşitli ilişki  bozuklukları oluşur:

    **Zamanla cinsel ilişki olmadan bir evliliğe uyum sağlarlar.Aynı evde iki arkadaş  gibi yaşamaya başlarlar.

    **Kadın ve erkek arasında çatışma başlar ve boşanma ile sonuçlanır.

    **Erkek kadını aldatır.

    Vajinismus tedavisi geciktiğinde erkekte ereksiyon(sertleşme ) problemleri,cinsel isteksizlik(libidoda azalma)erken boşalma gibi cinsel fonksiyon bozuklukları görülebilir.