Günümüz şartlarında yoğun iş temposunda artık malesef ağrı yaşamımızın bir parçası haline geldi. Bu ağrılardan kurtulmanın yolu yok mu? Elbette var. Nasıl ağrılar modern yaşamın bir parçası haline geldiyse teknolojik gelişmeler sayesinde ağrıdan kurtulmak artık daha kolay. Ultrason eşliğinde tam ağrının kaynaklandığı yeri görerek o bölgeye enjeksiyonlar yapılmakta ve ağrı anında sonladırılabilmektedir. Mesela omuzumuzu ağrıdan dolayı kaldıramıyormuyuz. Omuz ağrısının olduğu yeri ultrason ile görerek o bölgeye yapılan iğne ile anında omuz ağrısı sonlandırılmaktadır. Ultrason ile görerek tüm vucut ağrıları o bölgeye yapılan zararsız iğneler ile sonlandırılmaktadır. Sağlıcakla kalın…
Blog
-
Sünnetde anestezi yöntemi ne olmalı…
Sünnet bildiğimiz üzere malesef tüm çocukların ve dahada önemlisi ailelerin korkulu rüyasıdır. Günümüzde bu korkulu rüya eğer aile anesteziye ikna edilebilirse konforlu bir hale gelebilir. Sünnette lokal anestezi elbette yapılmakta ve ağrı engellenebilmektedir ama çocuklarımızın korku nedeniyle ağlamaları devam etmektedir. Aile anestezi konusunda ikna edilemediği için çocuklarımıza malesef işkence yapıyoruz. Ben bir anestezi uzmanı olarak çocuklarımızda genel anestezinin mutlaka olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü çocuklarımız ağrıdan değil, dokunmaktan ve korkudan ağlamaktadır. Hiçbirimiz bu çocuklarımıza lokal anestezi ile ağrı olmayacağını anlatamayız. Peki genel anestezi sakıncalı mı? Gün arkadaşlarımıza, komşularımıza ve arkadaşlarımıza sorarsak evettt…. Bana sorarsanız son derece güvenli ve olması gereken bir yöntem. Arada ki fark görülmeden karar verilmekte ve genel anestezi malesef öcü gibi gösterilmektedir. Çok yakında burada her iki yönteminde videosunu yayınlayacağım ve kararı videoları izledikten sonra size bırakacağım… Sağlıcakla kalın…
-

Diz ağrısı ve prp
PRP (platelet rich plasma), özellikle diz, omuz ve kalça eklem ağrısında oldukça başarılı sonuçlar alınan bir yöntemdir. Hastanın kendi kanının santrifüj edilmesi ile elde edilen serumun (trombositten zengin plazma) eklem aralığına enjekte edilmesi ile kıkırdak ve doku iyileşmesi hızlanmaktadır. PRP hastanın kendi kanı ile hazırlandığı için yan etkisi yok denecek kadar azdır, ancak mutlaka uzman ellerde yapılması gerekmektedir.



-
Omuz ve kol ağrıları

Üst ekstremite olarak adlandırılan bu bölgedeki ağrılarda öncelikle mekanik problemler düşünülmektedir.
Omuz ve kol da travma
Omuz ve kolda oluşabilecek kırık ya da kaslarda ortopedik problemler
Donuk omuz (Hareket bozukluğuna bağlı koruma mekanizması ile kolu ve omuzu oynatamama, kemiğe ait kanser ya da bir başka organ kanserinin kemiklere metastazı gibi nedenler)
Sporcularda görülebilen golfçü ya da tenisçi dirseği
Karpal Tünel Sendromu (özellikle kadınlarda, şeker hastalarında, diyabet tanısı alan hastalarda ve kilo problemi yaşayan hastalarda)
Bu bölgeleri içine alan görüntüleme yöntemleri, sinirlerin sıkışıklık durumlarını ortaya çıkaran EMG ve kan tahlilleri ile öntanı ve tanı konulur.
İlaç tedavisi, bu bölgelere ve eklemlere uygulanan iğne ile yapılan ağrı tedavisi, fizik tedavi, gerekirse ortopedik tedaviler ile hastalar takip edilir.
-
Bel fıtığı ameliyatı sonrası geçmeyen ağrı
Postlaminektomi Sendromu
(Başarısız Bel Cerrahisi Sendromu) FBSS
Cerrahinin hatası ya da cerrahın başarısızlığı değil, ameliyattan sonra gelişen özel bir durumdur. Ameliyat sırasında çıkarılan dokuların yerinde nedbe oluşması, iyileşme şekli, kişilerin hastalıkları (şeker hastalığı gibi) birçok neden ile oluşabilmektedir.
Ağrı, ameliyata girmeden önceki özelliklerinden farklı olabilir.Öncelikle ilgili cerrah ile görüşülüp tekrar cerrahi gerektirip gerektirmediği sorgulanır. Kan testleri ve görüntüleme tetkikleri tekrar edilir.
Sonrasında ilaçlar ile tedavi başlanır. Duruma göre omirilik içine ya da etrafındaki dokulara özel ilaçlar verilir. Girişimsel Ağrı Tedavisi sıra ile uygulanır. Ameliyat alanına ve etkilenen sinir köklerine Radyofrekanstermoregülasyon cihazı ile işlemler yapılır. Gerekir ise omurilik pili uygulanabilir.
-
Ciddi sorunlarımızdan biri: boyun ağrıları

Bel ağrılarından sonra ikinci sırada yer alır. Omurgamızın en hareketli bölümü ve baş ile gövdemizin bağlantı yeridir. Bu bölgedeki kaslar, omurlar, sinirler ve damarların yapılarındaki bozukluklar ağrı olarak karşımıza çıkar. Baş ağrılarının, omuz ve kol ağrılarının nedeni boyun bölgesindeki problemlerden kaynaklanabilir. Özellikle kollarda ve ellerde uyuşma, karıncalanma ve elektrik çarpması ile birlikte ağrı var ise “boyun fıtıkları” akla getirilmelidir.
Görüntüleme yöntemleri ve sinirlerin durumunu test etmek için yapılan tetkiklerden sonra tedaviye başlanır. Hekimlerin önerdiği ilaçlar, önerilen dozda ve sürede kullanılır. Ancak daha hızlı ve hedefe yönelik tedavi için “girişimsel ağrı tedavi yöntemleri” dediğimiz, ameliyathane koşullarında yapılması gereken, yöntemler uygulanabilir.
-

Fibromiyalji hakkında

Fibromiyalji, yaygın ve inatçı kas ağrıları olmak üzere, özellikle sabahları vücutta tutukluk, yorgunluk gibi yakınmalarla seyreden yumuşak dokunun romatizması olarak tanımlanmaktadır. Kronik başağrısı, depresyon, anksiete, çene eklemi bozuklukları, huzursuz bacak sendromu, kabızlık, uykusuzluk, yorgunluk ve enerjininin olmaması şikayetleri ile farklı branşlardaki birçok doktora başvuru yapılır.
Bu şikayetler ile başvuran hastalarda, kan tetkikleri ve görüntüleme yöntemleri ile karışabilecek diğer hastalıklar gözden geçirilir.
Tedavide: Ağrı, Fizik Tedavi, Psikiatri, Romatoloji uzmanları beraber hareket etmelidir. Fibrozit denilen “ağrılı kas noktalarının” gevşetilmesine yönelik ” girişimsel yöntemler ve içinde “antidepresanların” da bulunduğu özel ilaç kombinasyonları kullanılır. Son yöntemlerden Radyofrekans teknikleri ile tek seanslık tedaviler uygulanabilmektedir. Ağrısızlık süreleri 6 aydan 2 yıla kadar devam eddebilir.
-

Bel ağrısı nedenleri ve tedavisi hakkında

Bel bölgesindeki ve kuyruk sokumundaki, kemik, kas ve eklem yapılarının bozulması ile, belde hissedilen ama en çok bacaklardan birisine yansıyan ağrıdır. Sabahları yataktan kalkamama, belde tutukluk, gün içinde açılma ya da sabah rahat uyanıp akşama doğru bacaklardan birinde, künt, elektrik çarpması, kaslarda gerilme, parmaklarda uyuşma ya da karıncalanma niteliğinde ağrı olabilir.
Bu bölgedeki ağrı nedeni mutlaka ” disk hernisi” denilen bel fıtığı olmayabilir. Uzman doktorlarca ayrıntılı bel-bacak muayenesi yapılıp sonrasında “görüntüleme tetkikleri” istenmelidir. Hastaların tedavilerine film bulgularına göre değil, klinik durumlarına göre karar verilir.
Nedenleri:
1. Disk hernisi (Bel fıtığı)
2. Kemik yapılarda dejenerasyon (bozulma)
3. Dar kanal (omiriliğin kemik yapılarının, diskin, geçmesi gereken kanalın içinde sıkışması)
4. Faset eklem sendromu (omur kemiklerinin arasındaki eklemlerin kireçlenmesi, yapısının bozulması)
5. Travma ya da kemik yapının erimesi ile oluşan kırıklar
6. Bel cerrahisi ameliyatlarından sonra ortaya çıkan özel ağrılar
7. Beli çevreleyen ve omurgayı destekleyen kaslardan kaynaklanan ağrılar
8. Kalça ekleminin kendi içindeki eklem bozukluklarından kaynaklanan ağrılar (sakroiliak eklem hastalıkları)
9. Siyatalji (siyatik sinirin kas içinde sıkışması ya da omurların arasından köken aldığı sinirin sıkışması)
Tedavi
Kronik ağrı tedavisinde temel amaç “nedene yönelik” olmaktadır. Bu neden ile bel ağrısının nedeni araştırılıp diğer branş hekimleri ile de görüşülüp tedavi planlanır. Beyin Cerrahisi, Ortopedi, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Psikiatri, Dahiliye branş hekimlerince gerekli hastalar için görüş alınmalıdır.
Öncelikle “ilaç tedavisi” ile tedaviye başlanır.
Kullanılan ilaçların üzerinde “ağrı kesici” yazmayabilir. Farklı tedavi amacı ile kullanılan ilaçların, beraber kullanılması ile “ağrı tedavisi” yapılabilmektedir. Belirli aralıklarla hastalar takip edilerek, ilaç tedavisine yanıt değerlendirilir. Hastların “ağrı derecesi” ve “yaşam kalitesi” bir sonraki tedavi aşamasını belirler. Bu tedavi “girişimsel ağrı tedavisi” olarak isimlendirilir.
Girişimsel Tedaviler
Radyofrekans termokoagülasyon (RFTC)
Özel bir cihaz ve çok yüksek frekanslı bir akım ile ağrıyı beyine ileten sinirlerin durdurulmasını sağlar. Bu ileti bloğunda; hareket ile ilgili sinirler korunur ve sadece ağrı ileten sinirler yakılır. Halk arasında “Lazer ile Ağrı Tedavisi” olarak adlandırılır. Uygulamalar bu konuda eğitim almış Algoloji uzmanlarınca yapılmaktadır. Ağrısızlık süresi, kişiye, ağrının şiddeti ve bölgesine göre değişmektedir.
-
Prp ve ağrı tedavisi hakkında
Kök hücre: yeni hücrelerin yedeğidir. Hastalıklar ve yaralanmalarda ölen hücrelerin yerine geçebilmek için kök hücreler aktive olup yeni hücreler oluştururlar.
yani onarım hücreleridir. Özellikle kas ve kıkırdak harabiyetlerinde etkin ve hızlı sonuçlar alınmaktadır.
Diz ve kalça eklem ve kıkırdaklarının hasarlı durumlarında ameliyat olamayan hastalarda başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.
PRP: trombositten zengin plazma ise kanımızın santrifüj edilerek elde edilen pıhtılaşma hücrelerimiz olan trombositten zengin kanımızdır.
İkisi farklı uygulama ve tedavi seçeneğidir.
Ortak özellikleri: kişinin kendi kanı ve hücrelerinin kullanılarak kendisini tamir etmeye yönelik tedavi yöntemlerinin olmasıdır.
Kök hücre ve PRP (trombositlerden zengin plazma) ayni tedaviler değildir. Amaçları ayni ama uygulama teknikleri, tedavi süreleri çok farklıdır.
İnternette ve kanıta dayalı tıbbi paylaşımlarım yapılmafığı sitelerde maalesef ikisi ayni tedaviymiş gibi anlatılmaktadır.
PRP nispeten daha kolay ve daha basit bir işlemdir. Hastanın kanı alınır, santrifüj edilir. Tüpün bir kosmından elde edilen serum hastanın hasarlı bölgesine uygulanır. İyileştirme ve onarma etkisi hızlı başlar. Kök hücreden daha az etkilidir daha sık yapılması gerekebilir.
Kök hücre vücudun karın yağ dokusundan ya da daha özel biölgelerden alınan dokulardan, daha özel yöntemlerle elde edilen, çok daha özel uygulanan tedavi yöntemidir. Mutlaka ameliyathane şartlarında, çok daha steril koşullarda uygulanır. Daha etkili ve uzun süreli tedavi oluşturur.
Bu yazılardaki amacım: her kan alınıp dize ya da eklemlere enjekte edilince her hastamız “kök hücre tedavisi” olduğunu zannetmesin ve bu tedavilerin farklı olduğunu öğrenebilsin.
Ağrı (Algoloji) alanında her iki tedavi yöntemi de ehil ellerde ve tıbbın öngördüğü yöntemler çerçevesinde yapılmaktadır.
-
Baş ağrıları tanı ve tedavisi hakkında
İnsanlık tarihi var olduğundan beri ve hemen hemen her insanın yaşadığı ağrı baş ağrısıdır. Baş bölgesi, beyin, kulak burun boğaz, gözler, ağız ve dişler, beyinden çıkan sinirler, kaslar ve kemik yapıları ile bir çok sistemin hastalıklarından etkilenen karmaşık ve özel bir alandır.

Her baş ağrılı hasta bizlere “migrenim var” tanısı ile gelir ancak her baş ağrısı migren değildir. Ayrıntılı ve titiz bir hikaye ile ağrının sıklık, şiddet, tür, süre, yayılım, arttıran azaltan nedenler, eşlik eden diğer şikayetler sorgulanır. Ön tanı ile tetkikler istenir ki tek başına sadece “kranial MR” yeterli değildir.
Baş ağrılarına, gözden kaçan kronik hastalıklar, “diabet, kansızlık, tiroid hastalıkları” neden olabilir. Bu neden ile ayrıntılı kan tahlilleride gerekir. Ön tanı ve tanı konulması “baş ağrısının asıl nedenin bulunması” ile hastalara tedavi planlanır. Özel “analjezikler” ağrı kesiciler ile hastaların tedavileri başlar eşlik eden zamanlarda “girişimsel yöntemler” ile tedaviye devam edilir. Girişimsel yöntemlerde, baş ağrısının nedenine yönelik “sinir blokları, radyofrekans ile blok tedavileri, botoks uygulamaları” yapılabilir.
Hastalar ile sık aralıklarla görüşülerek takip ve tedaviye devam edilir.