Dirseğin bükülmesi sonucu ulnar sinir gerilir ve sıkışır. Bu duruma dirsekte sinir sıkışması denir. Elini başının altına koyarak uyuyan ve dirseklerini dayayarak çalışmak zorunda kalanlarda daha sık görülür.
Dirsekte Sinir Sıkışması Nedenleri
Dirsekte eskiden olan kırık veya çıkıklar
Dirsekte kireçlenme olması
Dirseğin uzunca süre bükülmesine sebep olan meslekler
Dirsekte Sinir Sıkışması Tedavisi
Rahatsızlığın erken dönemlerinde tanı konulduysa ameliyatsız dirsekte sinir sıkışması tedavi yöntemleri uygulanabilir. Şikayetlere neden olan pozisyonlardan kaçınmaya teşvik edilmesinin yanı sıra ilaç tedavisi de yapılabilir. Hastalık ileri seviyedeyse dirsekte sinir sıkışması ameliyatı yapılır. Ameliyat genellikle narkozsuz yapılır. Hasta çoğunlukla aynı gün taburcu edilir.
Kamburluk olarak da bilinen kifoz, omurganın öne doğru eğilmesiyle meydana çıkan bir hastalıktır. İnsan omurgasında yandan bakıldığında anatomik olarak birbirini izleyen ters eğrilikler (boyunda, sırtta, belde ve leğen kemiğinde) bulunur.
Kifoz hastalık olarak en çok sırt bölgesinde görülür. Bu bölgede normal kifoz açısının üst limiti 50 derece olup bu dereceyi aştığında hastalık düzeyinde kifozdan söz edilir.
Kifoz hastalarına yandan bakıldığında baş vücuda göre önde izlenir. Sırta yandan bakıldığında kifoz çıkıntısı fark edilir. Bazı hastalarda bel çukurunda bir artış da görülebilir. Bu değişiklikler çoğu hastada üzerinde elbiseler olduğunda fark edilemez. Dolayısıyla hastanın soyunuk iken değerlendirilmesi en doğrusudur. Genelde aileler çocuklarındaki kifozu yazın deniz ve havuz aktivitelerinde fark ederler.
Duruş bozukluğu zaman içinde esnekliğini yitirebilir. Zaman içinde koltuğa yığılarak kambur oturmaya ve kambur yürümeye bağlı olarak omurgadaki bazı bağlar kısalarak kifoz hastalığına dönüşebilir. Çaba sarf etseler de dik duramazlar. Bu kifoz hastalığına dönüşüm olarak düşünülebilir.
Kifoz Belirtileri
Başlıca şikayet kozmetik olup sırta yandan bakıldığında eğrilik göze çarpar. Bazı hastalarda orta dereceli sırt ağrısı, omurgada sertlik ve kas kısalıklarına bağlı genel yorgunluk hali kifozun ek belirtileridir. Konjenital kifoz ya da omurga kırığına bağlı kifozlarda başka sebeplere bağlı ağrı görülebilir.
Kamburluk Tedavisi
Kifozun önlenebilmesine yönelik egzersizler genelde duruş bozukluğuna bağlı kifoz ya da erken dönemde Schuerrmann kifozu için geçerli olabilir. Kısa olan karın, göğüs ve bacak kaslarının uzatılması; omurga çevresi kasların güçlendirilmesi ana prensiplerdir.
Kamburluk Ameliyatı
Eğimin çok arttığı hastalarda (75 derece ve üstü) cerrahi tedavi tercih edilir. Cerrahi ile kamburluk düzeltilir ve eğikliğin ilerlemesi durdurulur.
Skolyoz, omurganın göğüs (thoracic) veya bel (lumbar) bölgelerinde görülebilen, yana doğru eğriliğidir. Tek başına olabileceği gibi, kifoz (arkadan öne doğru anormal bir eğrilik) ile beraber de görülebilir.
Türkiye’de 2,5 milyon skolyoz hastası mevcuttur. Skolyoz hastaları üzerine Türkiye’de yapılmış özel araştırma olmasa da ortopedi uzmanlarının birleştikleri nokta, hastalığın kız çocuklarında çok daha sık görüldüğüdür. Fakat bunun sebebi henüz bilinmemektedir. Özellikle 20 dereceyi geçen skolyozlar kızlarda erkeklere oranla sekiz kat fazla görülmektedir. Skolyoz çok çeşitli nedenlerle ortaya çıkabilmektedir. Mesela spastik çocuklarda ya da çocukluk çağında felç geçirenlerde görülmektedir.
Ancak sıklıkla kaşılaşılan skolyozlar, daha çok 10’lu yaşlarda ortaya çıkan ve nedeni tam olarak halen bilinmeyen (idiyopatik) grupta görülen skolyozlar ile anne karnındaki etmenler nedeniyle ortaya çıkan ve doğuştan itibaren bulgu veren doğumsal (konjenital) skolyozlardır. Birincinin nedenini tam olarak bilinmemektedir.
Konjenital skolyoza ise gebelik sırasında geçirilen enfeksiyonlar, şeker hastalığı, bazı vitamin eksikliklerinin neden olduğu düşünülmektedir. Doğuştan olabilir (konjenital). Bu durum genellikle omurgadaki bir kusura veya birbirine kaynamış kaburgalara bağlıdır.
3 tane sinir el kaslarının çalışmasını ve eldeki duyuların hissedilmesini sağlar. Median sinir bunların en büyüğüdür. El bileğinden avuç içine bir tünel içinden ulaşır. Median sinir bu tünelde sıkışırsa içeride basınç artar, tünel daralır ve karpal tünel sendromu oluşur. Karpal tünel sendromunun diğer adıel bileğinde sinir sıkışmasıdır.
Karpal Tünel Sendromu Kimlerde Görülür?
Ellerini sürekli kullanarak iş yapanlarda çok görülür. Ev işi yapanlar, dantel işleyenler, bilgisayar kullananlar, müzik aleti çalanlar buna örnektir. Şeker, hipotroidi, romatoid artrit gibi hastalıkları olan kişilerde karpal tünel sendromu riski yüksektir. Ayrıca aşırı kilolular da risk altındadır.
Karpal Tünel Sendromu Belirtileri
Elde güçsüzlük
Eldeki erken yorulma belirtileri
Parmaklarda karıncalanma hissi
Karpal Tünel Sendromu Tedavisi
Ameliyatsız Karpal Tünel Tedavisi: Tedavi yöntemlerinin ilk aşaması cerrahi dışı yöntemdir. Bilek hareketlerinde kısıtlama, ilaç kullanımı dinlenme, çeşitli fizik tedavi uygulamaları bunlardan bazılarıdır. Ancak bu yöntemler hastalığın erken döneminde faydalıdır.
Karpal Tünel Sendromu Ameliyatı: Eğer hastalık ilerlemişse tedavi cerrahidir. Cerrahi önerilen hastaların ameliyattan kaçmaları durumunda sinirlerde geri dönüşü olmayan hasarlar meydana gelebilir. Nispeten kolay bir ameliyattır. Tünelin gevşetilmesi esastır. Kısa süren ameliyat sonrasında hastalar genellikle aynı gün evlerine dönebilirler.
Anlaşılır bir tanım yapmak gerekirse kafa içindeki su miktarının artmasıyla kafanın büyümesine hidrosefali denir. Kafanın içinde ventriküller (karıncık) vardır. Kafamızın içinde arttığını söylediğimiz su aslında beyin – omurilik sıvısıdır. Birçok işlevi olan bu sıvının en önemli görevi şiddetli çarpmalarda beyni korumaktır. Ayrıca bu sıvılarda tıpkı kanda olduğu gibi besleyici maddeler de vardır. Yan karıncıklardaki beyin – omurilik sıvısı beynin ortasındaki karıncığa akar ve oradan da daha ince olan bir kanaldan dördüncü karıncığa gider. Omuriliğin merkezine kadar bu akış devam eder. Dördüncü karıncıktan çıkan beyin – omurilik sıvısı omuriliğin ve beynin çevresinde dolaştıktan sonra beyin yüzeyindeki toplardamarlara emilerek geri döner. İşte, karıncıkların genişlemesi sonucu beyin – omurilik sıvısının basıncının ve miktarının artması hidrosefali hastalığını meydana getirir.
Hidrosefali Belirtileri (Bebeklik döneminde)
Kafanın büyük olması
Huzursuz olmak
Sürekli uykulu hal
Beslenmedeki bozukluk
Kusma
Gözlerdeki batan güneş görünümü
Bıngıldaktaki kabarıklık
Bunların dışında baş ile göğüs arasındaki uyumsuzluk, erken doğan bebeklerde kafada patlama tarzı büyümeler de hidrosefalinin belirtileri arasındadır. Muayene sırasında bebeğin başını zor kontrol edebilmesi gözlenebilir. Hidrosefali hastası olan çocuklarda bazen baş ağrısı, yürüme bozukluğu, derslerde düşüş gibi gözlemler de dikkat çeker.
Hidrosefali Tedavisi
Hidrosefali Ameliyatı: Fazla sıvının vücudun başka yerine gönderilmesine yönelik uygulamalar yapılır. 3.ventrikülostomi, şant ameliyatlarını bunlar içinde sayabiliriz.
Doğumsal bir hastalık olan beyincik sarkması beyinciğin alt bölümünün omuriliğin başladığı kanalın içine sarkması durumuna denir. Sarkmanın derecesi (boyutu) önemlidir. Chiari hastalığı da denir. Teşhis edilmesi zor olan bir hastalıktır. Genelde boyun emarı sonucu tesadüfen tespit edilir. Az teşhis edilmesi az görüldüğü kanısına vardırır ancak öyle değildir. Tetkiklerin iyi incelenmesi gerekir; çünkü ciddiye alınması gerekilen, önemli bir hastalıktır.
Beyincik Sarkması Belirtileri
Beyincik sarkması genellikle erişkinlik döneminde belirti verir. Çünkü bu dönemde bası artar ve şikayetlere yol açar. Kollarda yanma tarzında ağrı ve uyuşma, sıcak soğuk ayrımı yapamama gibi bulguları vardır.
Beyincik Sarkması Ameliyatı
Omurilik içerisinde kist varsa ameliyatla tedavi etmek gerekir. Baş ve boynun birleştiği noktadan yaklaşarak sıkışıklık rahatlatılır.
Omurilik tümörlerinin tanı ve tedavisinde kolaylık sağlamak için yerleşim yerine göre sınıflandırma yapmak önemlidir. Omurilik tümörleri ekstradural, intradural ekstramedüller ve intradural intramedüller olarak 3 gruba ayrılır. En çok ekstradural tümörü karşımıza çıkarken sırasıyla intradural ekstramedüller ve intradural intramedüller tümörler görülür.
Omurilik tümörlerinin tedavisindeki başarı oranı ilerleyen teknolojiyle birlikte tıbbi olanakların artması ve özellikle mikrocerrahi yöntemlerin gelişmesiyle önemli seviyede arttığını söyleyebiliriz.
Omurilik Tümörü Belirtileri
Sırt ve bel bölgesindeki yerleştiği yere göre belirti verir
En önemli şikayet ağrıdır. Genellikle sırtta ağrı oluşur
Boyun bölgesinde tümör varsa kollarda ve bacaklarda güçsüzlük, uyuşma oluşabilir.
Bel ve sırt bölgesinde tümör varsa sadece bacaklarda güçsüzlük, yürüyememe ve uyuşma gibi durumlarla karşılaşılabilir.
İdrar kaçırma, büyük abdest tutamama sorunuyla karşılaşılabilir.
Erkeklerde iktidarsızlık durumu söz konusu olabilir.
Omurilik Tümörü Nedenleri
Omurilik tümörlerinin nedeni tıpkı diğer tümörlerde olduğu gibi tam olarak bilinmiyor. Genetik etmenler, radyasyon, virüsler risk faktörüdür. Diğer organlardan sıçrama ihtimali omurilik tümörlerinde yüksektir.
Omurilik Tümörü Tedavisi
Omurilik tümörlerinin tedavisinde tümörün yeri ve tipine göre tedavi yöntemine karar verilir. Cerrahi tedavi, radyoterapi, kemoterapi bu yöntemlerden bazılarıdır.
Omurilik Tümörü Ameliyatı
Genellikle omurilik tümörlerinde tedavi yöntemi cerrahidir. Mikrocerrahi yöntemle omurilik zarı içerisindeki, eğer çok yayılmamışsa omurilik içerisindeki iyi huylu tümörler çıkarılabilir. Omurilik zarının dışındaki tümörler genellikle metastatiktir. Bunlar omurgada kırıklara, güçsüzlüğe ve ağrıya sebep olabilir. Özellikle omurga tutulumu olan kanserli hastalarda ameliyatın amacı tümörü çıkarmak yerine hastanın konforlu hayatını sürdürmesini sağlamaktır.
Omurilik Tümörü Radyoterapi Tedavisi
Omurilik tümörleri radyasyona duyarlı oldukları için ameliyattan öncesi ya da sonrasında radyoterapi tedavisi uygulanır.
Omurilik Tümörü Kemoterapi Tedavisi
Diğer tedavi yöntemlerini desteklemeye yönelik olan kemoterapi tedavisinde tümörün küçültülmesi amaçlanır.
Fasulye büyüklüğünde bir salgı bezi olan hipofiz bezi burun kökünün arkasındaki sella tursika denilen kemik yapının içinde bulunur. Bu bezden prolaktin, büyüme hormonu ve adrenokortikotropik hormonlar salgılanır. Bunlar cinsel gelişimden kemik gelişimine, kas yapısından birçok hastalıktan korunmaya kadar önemli fonksiyonlara yardımcı olan hormonlardır. Çoğunlukla hipofiz bezinin ön tarafında oluşan iyi huylu tümörlere hipofiz tümörü denir. Bu tümörler hormonların düzgün çalışmasını bozar.
Hipofiz tümörü her yaş grubunda karşımıza çıkabilir. Ancak sıklıkla 30-60 yaş arasındaki kişilerde rastlanır. Menenjiomların ve gliomların ardından en çok görülen primer beyin tümörüdür. Çoğunlukla hormon etkili tümörler genç grupta, hormon etkisi olmayan tümörler ileri yaş grubunda görülür.
Hipofiz Tümörü Çeşitleri ve Hipofiz Tümörü Belirtileri
Prolaktin salgılayan hipofiz tümörleri: En sık görülen çeşittir. Genellikle kadınlarda görülür. Cinsel fonksiyonları kontrol eden hormon salgılar. Aşırı salgı sonucu kadınlarda regl kanamalarının durması ve memeden süt gelmesi görülebilir. Erkeklerde baş ağrısı, görme bozukluğu, sertleşme bozukluğu gibi belirtiler verebilir.
Büyüme hormonu salgılayan hipofiz tümörleri: Sıklıkla erkeklerde görülür. Çocuklarda devleşmeye, büyümeyi tamamlamış kişilerde el, ayak ve çenede büyümeye neden olur.
Adrenokortikotropik hormon salgılayan hipofiz tümörleri: Kadınlarda daha çok görülür. Aşırı glukokortikoid salgılanmasına neden olur. Bu da cushing hastalığına sebep olur. Kilo artması, şeker hastalığı, aşırı kıllanma, adet düzensizliği, yüksek tansiyon ve cildin kolay morarması bu hastalığın belirtileridir.
Hormon salgılamayan hipofiz tümörleri: Bu tömörler genelde belirti vermeden büyürler. Büyüme, görme bozukluğu ve baş ağrısı belirtileri görülebilir. Bazen hipofizde salgılanan hormanları durdurabilir. Bu da yorgunluğa, solgunluğa, ilgisizliğe neden olabilir.
Hipofiz Tümörü Tedavisi
Hipofiz tümörünün tedavi yöntemi hormonal aktiviteye, tümörün büyüklüğüne, oluştuğu yere göre farklılık gösterir. Tedavinin esas amacı tümörü çıkartmak, küçültmek, hormon düzeyini normale çevirmektir.
Hipofiz Tümörü Ameliyatı
Genellikle çok küçük aletler kullanılarak sfenoid kemiğin içinden tümöre ulaşılır. Üst dudağın altından veya burun kanalından hipofize ulaşılarak tümör çıkarılır. Bazen kafatasının açılması gerekebilir. Ek tedaviye gereksinim duyulabilir.
Ameliyatsız Hipofiz Tümörü Tedavisi
İlaç tedavisiyle tümörlerin aşırı hormon salgılamaları önlenebilir. Cerrahi ya da ilaç tedavisine ek olarak radyoterapi uygulanabilir. Amaç tümörü küçültmek ve kontrol altına almaktır.
Beyin kanaması birçok farklı nedene bağlı oluşabilir. Yüksek tansiyon, darbe, beyindeki damarlarda zayıflamayla birlikte kan birikmesi sonucu oluşan anevrizmalar, kanama bozukluğu, damar bozukluğu, kanamayı arttıran karaciğer hastalığı bu nedenler arasına girebilir. Genellikle 50 yaşın altındaki kişilerde darbe sonucu beyin kanaması görülürken 50 yaşın üstündeki kişilerde anevrizmalar ve yüksek tansiyon başroldedir. Kanamaya yol açan etmenler kanamanın olduğu bölgede ağır ağır yıpranmaya sebep olmasından ötürü ileri aşamaya geçene kadar belirti vermez. Önemli olan beyin kanamasından şüpheleniyorsanız zaman kaybetmeden bir hekime görünmenizdir. Basit bir baş ağrısı bile olsa küçümsemeden muayene olmanız gerekir.
Beyin Kanaması Belirtileri
Belirtiler kanamanın oluştuğu bölgeye göre değişir. Mesela beynin görmeyle ilgili bir bölgesinde kanama oluştuysa görmede sıkıntı, konuşmayla ilgili bir bölgesinde kanama oluştuysa konuşmada bir bozukluk meydana gelebilir.
Vücudun bir tarafında gerçekleşen güçsüzlük, denge bozukluğu beyin kanaması belirtisi olabilir.
Beyin sapında kanama oluştuysa kişi komaya girebilir.
Baş ağrısı sık görülen belirtidir fakat her baş ağrısı tabi ki beyin kanaması belirtisi olmayabilir. Daha önce de dikkat çektiğimiz gibi en ufak bir şüphe dahi olsa hekime başvurmakta fayda vardır. Beyin kanamasına bağlı baş ağrıları genellikle şiddetlidir. Uykudan uyandıracak kadar can sıkan ağrılardır. Hastalar bu ağrıları tarif ederken “Ben ömrümde böyle bir ağrı görmedim, kafam yerinden çıkacak gibiydi, sanki bıçak saplanıyordu” gibi cümleler kullanırlar.
Diğer belirtileri ise şöyle sıralayabiliriz;
Bilincin zayıflaması, çevrede oluşan olaylara, seslere karşı kayıtsız kalmak
Uykulu hal
Konuşma zorluğu ve konuşanları anlayamama
Yutkunmada güçlük
Denge bozuklukları
Yazarken ya da okurken zorlanma
Elde titreme
Vücudun bir yanında oluşan güçsüzlük
Midenin bulanması, kusma
Duyuların zayıflaması (Tat almama gibi)
Uyuşma, karıncalanma
Görme bozukluğu, gözün istemsiz kayması, göz kapağının düşmesi
Beyin Kanaması Nasıl Anlaşılır?
Beyin kanaması ağır ilerleyebilir. Bu yüzden örneğin darbe sonucu kanama gerçekleştiyse kısa zamanda belirti vermeyebilir, beyin kanaması yaşandığı anlaşılmayabilir. Belirtilerinde bahsettiğimiz gibi bazı bulgular başka hastalıkların belirtisi olabilir. Ancak her ihtimale karşı yukarıdaki belirtiler gözlemleniyorsa bir hekime başvurmak gerekir.
Beyin Kanaması Tedavisi
Tedaviden önce kanamaya neden olan durumun ve kanamanın hangi bölgede olduğunun tespit edilmesi için çeşitli testler ve tetkikler yapılacaktır. Beyin kanamasının nedeni, çapı ve yerine göre tedavi yöntemi belirlenecektir.
Beyin Kanaması Ameliyatı
Kanamayı durdurmak için ve beyni baskılayan şişliği azaltmak amacıyla cerrahi tedavi uygulanabilir. Ağrıyı geçirmek için ilaç yardımı alınabilir.
Her yaş gurubunda görülebilen beyin tümörlerini iyi huylu beyin tümörleri ve kötü huylu beyin tümörleri olarak ikiye sınıflandırabiliriz.
İyi Huylu Beyin Tümörü (Menenjiom)
Menenjiom beyin tümörleri arasında en sık karşılaşılan tiptir. En önemli belirtisi geçmeyen baş ağrılarıdır. Tümörün olduğu yere göre kol veya bacaklarda güçsüzlük, konuşmada bozukluk, sara nöbeti geçirme, gibi belirtiler de verebilir. Her baş ağrısı çeken kişilerde beyin tümörü olacak diye bir kaide yoktur ancak uzun süreli baş ağrıları varsa her ihtimale karşı bir beyin emarı tetkiki yaptırmakta fayda vardır. Memenjiomların tipleri ve yerleri çok farklı olabilir. Yavaş büyürler. Tiplerine, yerlerine, büyüklüğüne göre tedavi seçeneği kararlaştırılır. Genellikle cerrahi tedavi uygulanır. Hastaya zarar vermediğini düşündüğümüz çok küçük tümörlerde cerrahi uygulamayıp takip yapabiliriz.
İyi Huylu Beyin Tümörü Belirtileri
Memenjiomun belirtileri arasında ilk sırada geçmeyen şiddetli baş ağrıları vardır. Bunun yanı sıra sara nöbeti, bazen kol ve bacaklarda güçsüzlük, konuşma bozuklukları da menenjiomun belirtileri arasındadır.
İyi Huylu Beyin Tümörü Tedavisi
Hastaya zarar vermeyen küçük tümörler için ameliyat yapılmadan gözlem altında tutulabilir ancak genellikle iyi huylu beyin tümörlerinde tedavi cerrahidir. Cerrahi operasyonda çoğunlukla tüm tümerler çıkarılır. Ameliyattan önce tümörün nerelerden beslendiği, hangi damarlardan dallandığını görmek için görüntüleme yöntemleri yapılır.
Kötü Huylu Beyin Tümörü
Kötü huylu beyin tümörlerini beynin kendi kötü tümörleri ve beyne başka yerden atlayan tümörler olarak ikiye ayırabiliriz. Beyne başka yerden atlayan tümörlere metastaz da denir.
Kötü Huylu Beyin Tümörü Belirtileri
Şiddetli baş ağrılarını, bulantı ve kusmayı, şuur kayıplarını, sara nöbetlerini, etkilenen yere göre kol ya da bacakta felç olmasını kötü huylu beyin tümörlerinin belirtileri arasında sayabiliriz. Kötü huylu beyin tümörlerinin belirtileri iyi huyluların tam tersi çok hızlı gelişir. Birkaç günde bile kendini gösterebilir.
Beynin Kendi Kötü Tümörleri
Beynin kendi kötü tümörlerinden bahsedince ilk akla glioblastoma multiforme gelir. Bu tümörün günümüz şartlarında kesin bir tedavisi yoktur. Cerrahi tedavide de yüksek başarı oranı maalesef bulunmamaktadır. İleri evredeki tümörler çok hızlı yayılır. Beynin kendi kötü tümörleri vücudun başka bir bölgesine atlamaz.
Metastaz – Beyne Başka Bir Yerden Atlayan Tümörler
Genellikle akciğer, meme, prostat, mide, bağırsak, böbrek gibi kanserli organlardan beyne atlayan tümörlerdir. Akciğer kanserinin genellikle beyne atladıktan sonra belirti verdiğini de söylemek mümkündür. Şiddetli baş ağrıları, bulantı ve kusmalar, denge koordinasyon bozuklukları, kolda veya bacakta güçsüzlükmetastazın belirtileri arasında sayılabilir.