Blog

  • Bel fıtığı olanlar için 10 öneri

    Bel fıtığı olanlar için 10 öneri

    1. Ameliyat

    Her bel fıtığı için ameliyat gerekmez. Ama gecikme olur ya da hatalı tedavi görürse bizim “düşük ayak” dediğimiz ayakta felç ve daha kötüsü sürekli idrar kaçırmaları ortaya çıkabilir. O nedenle bir beyin ve sinir cerrahi uzmanına görünmek en doğrusudur.

    2. Sadece belde ağrı

    Hastalığın başlangıcında olduğu gibi her sürecinde ortaya çıkabilir. Bizim “unstabil” dediğimiz omur kemikleri arasındaki hareketle ortaya çıkan ya da her durumda mevcut olan kaymalar eğer muayene bulguları ve hastanın yakınmaları ile uyuşuyorsa ameliyat gündeme gelebilir. Ancak çoğu bel ağrısı eğer omurga ve sinirlerle ilgili ise basit tıbbi tedavi ve istirahat ile geçer. Belde ağrı yapan omurga ve sinirler dışındaki nedenler için yine uzman görüşü önerilir. Bel fıtığı yakınma ve bulgularını taklit eden birçok başka rahatsızlık vardır.

    3. Bacağa vuran ağrı

    İlerlemiş bel fıtığı olgularında ortaya çıkar ve önem arz eder. Yine çoğunluğu uygun tıbbi ya da fizik tedavi yöntemleri ile geçer. Burada da bel fıtığı dışında örneğin sağrı kemiği ile kalça kemiği arasındaki eklemin rahatsızlığı gibi başka hastalıklar da devreye girmiş olabilir. Bu aşamada bir beyin ve sinir cerrahi uzmanına görünmek ve ameliyat olasılığını sorgulatmak önerilir.

    4. Ayak ya da bacakta kuvvetsizlik, uyuşma

    Bacağa ya da ayağa giden sinirlerin omurilik seviyesinde ya da çıkışlarındaki süregelen baskılardan ortaya çıkar ve ameliyat gerektirebilir. Bu aşamada genellikle ağrı ikinci plandadır hatta tamamen kalkmış bile olabilir; hasta ve cerrah tedaviyi yönlendirmede birlikte karar vermelidir.

    5. Sık idrara çıkma, kaçırma ya da yapamama

    İdrarla ilgili sorunlar aciliyet taşır ve 8 saat içinde ameliyat ile müdahale edilmez ise kalıcı sekellere neden olur ve tedavisi son derece zorlaşır.

    6.Kortizon uygulanması, vidalama ameliyatları

    Kortizon, ameliyat aşamasına gelmiş bel fıtığını geçici bir çözüm olarak tedavi edebilir. Buradaki tedavinin uzman ve deneyimli olanlara bırakılması önerilir. Yerinde ve yetkin deneyimli uzmanlarca stabil olmayan olgular için uygulanan titanyum vidaları ile stabil hale getirme işleminin sakıncası yoktur. Bunlar vücutta bir reaksiyona neden olmaz. Ancak uygulama sırasında ya da başka nedenlerle mikrop kapabilirler. Bu durum normal bel fıtığı ameliyatlarında da %1 oranında gözlenir.

    7. Alternatif uygulamalar

    Hipokrat zamanından beri uygulanan bel çekmeler, zift sürmeler, iplik geçirmeler v.b. manipülasyonlar ciddi komplikasyonlara (yan etkilere) neden olduğu için hiç önerilmez. Aslında bu uygulamalar bazen ameliyat gerektirmeyen bir bel fıtığını ameliyatlık duruma bile sokabilir.

    8. Kilo

    Aşırı kilolu olmayabilirsiniz ama bele yüklediğiniz kiloların az da olsa bir kısmını verebilirseniz omurganın yükünü hafifletmiş olursunuz.

    9. Spor ve namaz

    “Spor sağlığa zararlıdır” diye bir deyiş vardır. Gerçekten bilinçsiz yapılan spor bedene zarar verebilir. Yaptığınız sporda bel omurlarının hareketinin en azda tutan tiplerini seçiniz. Kol ve bacakların hareketi yararlıdır. Bu nedenle biz yüzmeyi öneririz. Aşırı bel hareketine neden olan sporları yapmayınız. Karın kaslarını kuvvetlendirici sporlar ve yürüyüş en idealidir. Halter kaldırma işlemini yatarak yapınız. Ameliyat sonrası iyileşme döneminde namazı oturarak kılınız.

    10. Cinsel faaliyetler ve stres

    Bele yük veren ve zorlayan aktif hareketler zararlı olabilir. Cinsel güce ameliyatın kötü bir etkisi yoktur. Ancak stres ve ağrı cinsel dürtüleri etkilediğinden bir isteksizlik oluşur. O nedenle “pasif” kalmak önerilir.

  • Beyin cerrahisinde gamma knife (gama bıçağı)

    Beyin cerrahisinde gamma knife (gama bıçağı)

    Gamma knife yani ‘Gama bıçağı’ beyin cerrahisinde özellikle son 20 yıldır etkinliğini ispatlamış gelişmiş bir tedavi yöntemidir. Gamma knife, İsveçli beyin cerrahı Lars Leksell öncülüğünde geliştirilmiştir. Kobalt 60 radyoizotopunundan çıkan gamma ışınlarını 201 değişik açıdan tek bir alana milimetrenin beşte biri keskinliğinde odaklayabilen ve normal beyin dokusuna zarar vermeden hastalıklı dokuyu büyük bir kesinlikle tedavi eden bu yöntem beyin cerrahisinde bir devrim niteliğindedir.

    İşlem, lokal anestezi altında hastanın kafatasına özel bir çerçevenin dört noktadan sabitlenmesi ile başlar; kafatasına yerleştirilen bu çerçeve sayesinde gamma ışınlarına uygun kılavuzluk sağlanır. Gamma ışınları, MR-BT ve gerekirse anjiyografi görüntülerine bakılarak hesaplanan hastalıklı beyin dokusunun olduğu koordinatlara büyük bir keskinlikle gönderilir. Bütün işlem, 2 ila 5 saat arasında değişmektedir ve hastalar genellike aynı gün evlerine gidebilmektedir. Çoğu olguda tek bir seansta, uygun tümörler, beyin damar yumakları, yüz-baş ağrıları (Trigeminal nevralji) ve obsesif-kompülsif (takıntı hastalığı) gibi psikiyatrik hastalıkları tedavi edilebilmektedir.

  • Beyin kanamaları nedenleri, belirtileri ve tedavisi

    Beyin kanamaları nedenleri, belirtileri ve tedavisi

    Beyin kanaması beyin içindeki damarlardan birinin yırtılması nedeniyle beyin içine kanama olması demektir. Kanama olduğu zaman da, esnek olmayan bir yapı olan kafatasının içinde bulunan beyin, içine dolan kanın oluşturduğu basınç altında kalır, ezilir ve buna bağlı olarak koma gibi hayatı tehdit eden son derece ciddi durumlar ortaya çıkar.

    Beyin Kanamaları Tipleri

    İntraserebral ( beyin dokusu içine )

    Subaraknoidal ( beyin zarları arasına )

    Epidural ( kafatası ile beyinin en dış zarı olan dura arasında )

    Subdural ( dura ile beyin arasında )

    Beyin İçi Kanamalar

    Beyin kanaması beyin içindeki damarlardan birinin yırtılması nedeniyle beyin içine kanama olması demektir. Kanama olduğu zaman da, esnek olmayan bir yapı olan kafatasının içinde bulunan beyin, içine dolan kanın oluşturduğu basınç altında kalır, ezilir ve buna bağlı olarak koma gibi hayatı tehdit eden son derece ciddi durumlar ortaya çıkar.

    Beyin Kanaması Nedenleri

    Beyin kanamalarının en sık rastlananı damar yapısına bağlı anormalliklerden, kendiliğinden yani yüksek tansiyon veya travma gibi sebeplerden dolayı meydana gelebilir.

    Travmaya bağlı olan beyin kanamaları oldukça sık rastlanır. Kafatasına alınan bir darbe sonucu meydana gelir ve kanamamalara neden olur.

    Beyin damarı anormalliklerine bağlı olarak oluşan kanamalar da bulunmaktadır. Diğer tip kanamalar ise beyin dokusunun kendi içinde çıkan kanamalar olup beynin yapısal bozukluğu veya tümör sonucu meydana gelir.

    Beyin Kanamalarının Belirtileri

    Bulantı

    Kusma

    Baş ağrısı

    Uyuşukluk veya herhangi bir yerini hareket ettirememe,

    Bilincinde bozukluğu

    Uykuya eğilim yüzde çarpılma

    Konuşmanın etkilenmesi gibi belirtiler gösterebilir.

    Beyin Kanaması Tedavisi

    Beyin kanaması mutlaka doktor kontrolü gerektirir. Koma durumunun gelişip gelişmemesine bağlı olarak tedavisi değişir. Koma gelişmeyen hastaların cerrahi müdahale ile hayata dönmeleri yüksektir.

  • Meraljiya parestetika nedir? Tedavisi nasıl yapılır?

    Meraljiya parestetika nedir? Tedavisi nasıl yapılır?

    Lateral femoral kutanöz sinir L2 ve L3 spinal sinirlerinden orijin alır ve inguinal ligamanın lateralinde bir tünelden geçer. Lateral femoral kutanöz sinir sadece duyusal lifler içerir ve uyluğun ön yan bölümlerinin duyusunu sağlar.

    Meraljia parestetika; lateral femoral kutanöz sinirin inguinal kanalın altından geçerken sıkışmasına bağlı olarak uyluk ön ve dış tarafında ağrı, uyuşma ve karıncalanmanın görüldüğü bir hastalıktır.

    Meraljia Parestetikada Belirtiler Nelerdir?

    Uyluk yan yüzünde

    Uyuşma

    Karıncalanma

    Ağrı şikayeti olur.

    Dokunma ile ağrı oluşabilir. Ayakta durmak ve uzun süre yürümek şikayetleri arttırabilir .Dar giysiler, korseler, kemerin sıkı takılması sinirdeki basıya neden olabilir.

    Meraljia Parestetika Nasıl Tedavi Edilir?

    Ağrının kontrolünde kilo verilmesi ve karın kaslarının kuvvetlendirilmesi yararlıdır. Kortikosteroid ve lokal anesteziklerin inguinal ligamanın lateral kısmına enjeksiyonu ağrıyı azaltabilir.Şikayetlerin şiddetli olması durumunda cerrahi müdahale gerekli olabilir.

  • Trigeminal nevralji nedir?

    Trigeminal nevralji nedir?

    Trigeminal nevralji, hastanın günlük aktivitelerini, hatta yaşamsal işlevlerini dahi yapamaz duruma getirebileceğinden en kısa sürede tanının konması ve tedavi edilmesi gereken ciddi bir rahatsızlıktır.

    Ciddi ve şiddetli bu ağrı sırasında yüz kaslarında hep aynı tarzda oluşan ani kontraksiyon nedeniyle “ağrılı tik” (tic douloureux) de denmektedir.

    Trigeminal nevralji, direkt olarak beyinden çıkan 12 çift sinirden beşincisi olan “trigeminal sinir”in tutulduğu, çok şiddetli ağrılarla seyreden bir hastalıktır.

    Trigeminal sinirin 3 dalı vardır.

    Bunların birincisi göz çevresinin, ikincisi üst çene ve yanağın, üçüncüsü ise alt çenenin duyusunu beyne iletir.

    Ayrıca üçüncü dal bazı çiğneme kaslarının hareketlerinden de sorumludur. Trigeminal nevralji de an çok üçüncü ve ikinci dallar tutulur. Birden fazla dalın aynı anda tutulduğu da görülür.

  • Gergin omurilik sendromu, oluşumu, tanısı ve tedavisi

    Gergin omurilik sendromu, oluşumu, tanısı ve tedavisi

    Gergin omurilik sendromu (GOS) doğuştan ya da sonradan nedenlerle omuriliğin gerilmesi ile ortaya çıkan,ilerleyici nörolojik kayıplar ile karakterize bir hastalık grubudur.

    Omuriliğin gerilmesine bağlı olarak, ilerleyici ortopedik şekil bozuklukları, ayak ve bacaklarda kuvvetsizlik, bel ve/veya bacaklarda ağrı, skolyoz ve idrar-dışkılama kusurunun görülebilidiği bir klinik tablodur.

    Gergin Omurilik Sendromunun Oluşumu

    Anne karnındaki dönemde , omuriliğin yapışmasına veya gerilmesine neden olan kalın filum, ayrık omurilik, miyelomeningosel, lipomiyelomeningosel gibi nedenler omuriliğin gerilmesine neden olurlar.

    Normal gebelik haftasında doğan bebeklerin %98’inde omuriliğin son kısmı (konus) L2–L3 aralığına, %1–2 olguda ise L3 vertebra düzeyine kadar uzanmaktadır. Doğum sonrası üçüncü ayda konus hemen hemen erişkinde olduğu gibi L1–2 aralığı düzeyindedir.

    Gergin omurilik tanısının konulabilmesi için omuriliğin son kısmının L2–3 düzeyinin altında olduğunun radyolojik olarak gösterilmesi gereklidir. Ancak omurilik normal sonlanma yerinde sonlansa bile gergin omurilik sendromu görülebilir.

    Lipomiyelomeningosel,dermal sinus traktusu, kalın filum,ayrık omurilik malformasyonları, miyelomeningosel veya lipomiyelomeningosel tamirlerinden sonra oluşan skar dokusu ve yapışıklıklar da gergin omurilik sendromuna neden olabilirler.

    Gergin Omurilik Sendromunda Klinik Belirtiler

    Gergin omurilik sendromunda omurilik etkilenmektedir. Adale erimesi, reflekslerde azalma ve idrar kaçırma omuriliğin son kısmının etkilendiğinin göstergesidir. Erişkin dönemde gerilen omurilik sendromlu hastalarda ağn ve ürolojik bulgular ön plandadır. Çocukluk çağında ise cilt bulguları (kıllanma, kapiller hemanjiomlar, anjiomatoz nevüsler, ve atretik meningoseller vb.), ayak-bacak deformiteleri ve skolyoz görülebilir. Gergin Omurilik Sendromu olgularında belirti ve bulgular doğumdan itibaren bulunabilecegi gibi, ileri yaşlarda da ortaya çıkabilmektedir.

    Gergin Omurilik Sendromu Tanısı

    MRG ilk tercih edilecek radyolojik incelemedir. EMG hastalığın tanısında, takibinde ve ameliyat esnasında yararlanılmaktadır.

    Gergin Omurilik Sendromu Tedavisi

    Tedavide erken tanı ve erken ameliyat esastır. Ameliyatta omurilik sonlanma yeri olan gergin filum terminale kesilerek omurilik serbestleştirilir.

  • Spina bifida nedir, nasıl oluşur, tedavisi nasıldır?

    Spina bifida nedir, nasıl oluşur, tedavisi nasıldır?

    Spina bifida; ayrık veya açık omurga anlamına gelir. Doğumsal bir anomalidir. Ülkemizde yaklaşık 1000 de 3 oranında görülür.

    Spina Bifida Nasıl Oluşur?

    Bebek anne karnında iken, omurganın (omuriliği koruyan omurga kemikleri) kapanamaması sonucu, açık kalan bölgeden , omuriliğin etrafını saran zarlar (meningosel) veya zarlarla beraber omurilik dokusunun (meningomiyelosel) fıtıklaşmasıyla oluşur.

    En sık bel bölgesinde görülen Spina bifidanın 3 tipi vardır:

    Spina Bifida Occulta: Spina bifidanın en hafif şeklidir. Omurgayı oluşturan kemiklerin bir ya da birkaçında küçük defekt ya da defektler vardır. Omurilik ve sinirler normaldir. Defektin olduğu bölgede cilt üzerinde aşırı bir kılllanmanın olması dışında herhangi bir bulgu vermez.

    Meningosel: Spina bifidanın en nadir görülen şeklidir.Omurganın açık kalan kısımlarından, omuriliği çevreleyen zarlar dışarıya doğru fıtıklaşırlar.Fıtık kesesi içinde beyin ve omuriliği çevreleyen ve koruyan beyin omurilik sıvısı da bulunur.

    Meningomiyelosel: Spina bifidanın en ileri ve en ağır şeklidir. Fıtıklaşan kesenin içinde zarlarla birlikte omurilik ve sinir kökleri de bulunur.

    Spina Bifidalı Bebekte Tanı Amaçlı Neler Yapılmalıdır?

    Spina bifida ile doğan bebekte öncelikle fizik ve nörolojik muayene yapılır. Direkt omurga filmi, kafa ve omurilik ultrasonu, bilgisayarlı beyin tomografisi ve manyetik rezonans görüntüleme ile spina bifidanın tipi, ağırlığı, sinir tutulumunun derecesi değerlendirilir.

    Spina Bifida’nın Tedavisi Nasıldır?

    Spina Bifida occulta genelde tedavi gerektirmez. Omuriliğin etkilenmediği meningosel vakalarında herhangi bir paralizi (felç) riski olmadan cerrahi tedavi mümkündür. Meningoseli olan pek çok çocuk cerrahi tedavi sonrası normal yaşamlarına devam edebilirler.

    Meningomyeloseli olan bir bebek ise doğduktan 24-48 saat sonra operasyona alınmalıdır.Burada omurilik yerine yerleştirildikten sonra üzeri kas ve zar tabakaları ile kapatılır. Amaç enfeksiyon oluşumunu önlemek ve sinirlerin zedelenmesine engel olmaktır. Ancak eğer sinirler operasyon öncesi zaten zedelenmiş ise bu geri dönüşümü olmayan bir olaydır ve bacak felçleri ile idrar, dışkı problemleri kalıcı olur. Bu bebeklerde uzun süreli rehabilitasyon gereklidir.

    Hidrosefali oluşan bebeklerde ise biriken sıvı cerrahi olarak yerleştirilen bir şant (shunt) yardımı ile bebeğe zarar vermeden boşaltılır. Son yıllarda “üçüncü ventrikülostomi” adı verilen yeni bir ameliyat yöntemi şant yerine kullanılmaya başlanmıştır. Daha doğal ve şantların yol açtığı komplikasyonların görülmediği bir yöntemdir.

  • Vertebroplasti ve kifoplasti

    Vertebroplasti Nedir?

    Kemik yoğunluğu azalmış, dolayısı ile yüklenme ile kırık riski taşıyan veya kırılmış olan omurgaların veya kanser metastazlarına bağlı omurga gövdesindeki yükseklik azalmalarının olduğu durumlarda omurga gövdesi içerisine polimetilakrilat(kemik çimentosu) enjekte edilmesi işlemine vertebroplasti denir. Vertebraplasti omurga içi kemiğin kuvvetlendirilmesine yönelik bir işlemdir.

    Vertebroplasti Nasıl Yapılır?

    Hastaya uygulama öncesi sakinleştirci ilaç uygulanır. Hasta yüz üstü pozisyonda ameliyat masasına yatırılır. Omurga kırığının yerine göre sırt veya bel bölgesinde girişimin yapılacağı yer steril olarak silinip örtülür. Skopi(X-ışınları kullanarak görüntüleme sağlayan cihaz) kontrolü ile müdahalenin yapılacağı bölge görüntülenir .Girişim noktası saptandıktan sonra giriş noktasına lokal anestezik uygulanır. Bu noktadan küçük bir kesi yapılarak vertebroplasti iğnesi kemikle temas edene kadar ilerletilir ve iğne döndürülerek omurga korteksinin içine girilir. İğne yerleştirildikten sonra sıra kemik çimentosu skopi kontrolü ile sement verilir

    Kimlere Vertebroplasti Yapılabilir?

    Osteoporoza bağlı kompresyon fraktürleri

    Kanser metastazına bağlı omurga kırıkları

    Omurga anjioması

    Multipl myeloma

    Travmatik omurga kırıklarında

    Vertebroplasti Sonrası Ne Olur?

    Kemik çimentosunun vertebra içinde sertleşmesi yaklaşık bir saatlik bir sure alır. Bu sure içerisinde hastanın yerinden oynatılmaması gerekir. İki saat sonra hasta sırtüstü döndürülebilir. Uygulamadan sonra hastanın bir hafta istirahati uygundur.

    Kifoplasti Nedir?

    İşlem vertebroplastiye benzemekle beraber, hedef omurganın içine önce balon yerleştirilmesi, bu balonun şişirilmesi, sonra söndürüldükten sonra oluşturulan boşluğa daha koyu kıvamlı tıbbi çimento verilmesi işlemidir.

  • Bel ağrısı ve korunma yolları

    Bel ağrısı ve korunma yolları

    Hemen hemen her insan hayatının bir bölümünde bel ağrısından yakınır. Ağrılı atakların tedavisi kolay, yerleşmiş ağrının tedavisi oldukça zordur.

    Ağır fiziksel aktivite ile çalışmak, öne eğilerek ve uzun süreli aynı pozisyonda çalışmak, ağır kaldırmak ve taşımak, sırt ve bel kaslarının güçsüzlüğü, obezite, sigara içmek gibi kişisel risk faktörleri bel ağrısının gelişiminde rol oynamaktadır.

    Bel ağrısının en sık nedeni belin yanlış kullanımına ve kötü duruşa bağlı oluşan yumuşak doku zorlanmasıdır. Bel ağrısının diğer nedenleri arasında bel fıtıkları, kireçlenmeler, bel kaymaları, tümörler, iltihabi ve mikrobik hastalıklar, kemik hastalıkları ve kırıklar yer alır.

    Bel ağrılarının tedavisinde istirahat, fizik tedavi, ilaç tedavisi, hasta eğitimi, koruma, cerrahi tedavi yer almaktadır.

    Bel ağrısından korunmak için;

    Ayakta ve otururken duruşunuza dikkat edin.

    Ağır eşyaları doğru bir şekilde kaldırın ve taşıyın. • Günlük hayatımızda ve iş ortamında belinizi zorlayan hareketlerden kaçının.

    Düzenli egzersiz yapın.

    Yatağınızı iyi seçin, doğru uyuma pozisyonunda uyuyun.

    Egzersiz

    Egzersiz omurgayı güçlendirir, zorlanma ve yaralanma oluşma ihtimalini azaltır, duruşunuzu düzeltir, bel ağrısını azaltır. İyileşmeyi çabuklaştırmak, bel ağrısının tekrarını engellemek, kondisyonu güçlendirmek için egzersiz yapmak çok önemlidir.

  • Boyun ağrısı ve tedavileri

    Boyun ağrısı ve tedavileri

    Günümüzde birçok kişi hayatı boyunca en az bir kez boyun ağrısı çekmektedir Boyun ağrısına yol açan hastalıklarda ağrı bazı kişilerde sadece ensede görülürken,bazı kişilerde ise enseden başa, sırta, kollara ve hatta göğse doğru yayılabilir. Genellikle hastanın boyun hareketlerinde kısıtlılık , kola ve ele yayılan uyuşmalar, ellerde güçsüzlük hissi, baş dönmesi, sersemlik hissi ağrı ile birlikte sık dile getirilen diğer şikayetlerdir. Boyun ağrısına yol açan hastalıklar çok çeşitlidir. Bunlar arasında boyun omurgasında osteoartrit (kireçlenme), boyun fıtığı, miyofasyal ağrı sendromları, aşırı kullanıma bağlı gelişen ve zedelenme sonucu gelişen ağrılar sayılabilir. Masa başında çalışanlar ve bilgisayar kullananlarda boyun ağrısı sıktır. Özellikle kadınlarda yaşla birlikte ağrının sıklığı artmaktadır.

    Neler Yapmalıyız?

    Duruşunuzun düzgün olması ve boyun-sırt bölgenizin güçlendirilmesi, boyununuzun darbeden ve tekrarlayıcı stresten korunması gerekmektedir. Dengeli beslenmeli ve günlük fiziksel aktivitemizi arttırmalıyız.

    Masabaşı Çalışanlar İçin

    Masada otururken sık ve kısa aralar verip ayağa kalkmalısınız, kısa yürüme ve germe egzersizleri yapmak önemlidir.

    Sandalyenizi kalçalarınızın hizasında dizlerinizden hafifçe daha yukarıda olacak şekilde ayarlamalısınız, baş ve boyun doğru pozisyonda olmalıdır.

    Genel Olarak

    Çok kalın yastıkla yatmamalıyız. Yüzüstü yatmak boyundaki ağrınızı ve kısıtlılığı arttırabilir bu nedenle sırtüstü ya da yan pozisyonda yatmak daha doğrudur.

    Uzun süre başınızı aşağı doğru eğecek aktivitelerden kaçınmanız gereklidir.

    Boyuna yönelik germe ve güçlendirme egzersizlerin yapılması uzun dönemde ağrının tekrarlamaması için önemlidir. Genel sağlığınız için yürüyüşler yapmalı ve mümkünse omurga sağlığımız için yüzmeliyiz.

    Boyun Ağrılarının Tedavisi

    Boyun ağrılarının tedavisinde öncelikle ağrının kaynağının teşhis edilip tedavinin bu tanı yönünde planlanması en doğru olanıdır. Bazı boyun ağrılarının kaynağı boyun fıtıkları yada tümörler olabilmektedir. Boyun fıtığı olgularının bir kısmı ilaç tedavisi ve fizik tedavi gibi ameliyat dışı yöntemlerle iyileşebilmektedir. Ancak, mesane ve barsak fonksiyonlarında bozulma,uygun tedaviye rağmen kas gücü ve duyu kusurunun ilerlemesi, sinir kökü basısına bağlı ağrının diğer tedavi yöntemleriyle giderilememesi gibi durumlarda cerrahi tedavi uygulanır.

    Fizik tedavi: Birçok kişide boyun ağrılarında fizik tedavi ile düzelme sağlanabilmektedir. Fizik Tedavide sıcak, soğuğun ve elektriksel uyarının fizyolojik etkilerinden yararlanarak kaslarda gevşeme ve yumuşak doku ağrılarının giderilmesi amaçlanır. Sinir kökü ağrılarının ve baskısının azaltılması için traksiyon yöntemleri kullanılabilir.

    İlaç tedavisi: Boyun ağrılarında ağrı kesiciler, antienflamatuar ilaçlar, kas gevşetici ilaçlar, uyku düzenleyici ve antidepresan ilaçlar kullanılabilir. İlaç tedavisinin mutlaka hekim tarafından düzenlenmesi gereklidir.

    Bazı hastalarda , elle yapılan spinal mobilizasyon ve manipulasyon tedavileri de oldukça yüz güldürücüdür. Ancak mutlaka bu konuda eğitimli ve deneyimli hekimler tarafından uygulanmalıdır. Yumuşak doku veya boyun eklemlerine ya da epidural aralığa enjeksiyon uygulamaları da uygun hastalarda faydalıdır.

    Boyun ağrılarında özellikle akut dönemdeki boyun zedelenmelerinde boyunluk verilebilir. Uzun süreli veya devamlı kullanımda boyun kaslarında zayıflama ve boyun hareketlerinde kısıtlılık gelişebileceği için kısa süreli kullanım önerilmektedir.

    Rehabilitasyon: Hangi tedavi uygulanırsa uygulansın, kalıcı bir iyileşme için doktor tarafından düzenlenen boyun egzersiz programı tedavinin esasını oluşturur. Egzersiz programı her hasta için ayrı düzenlenir. düzeltici egzersizler, boyun kaslarını germe egzersizleri ve boyun kaslarını güçlendirici egzersizler uygulanır.